Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İsmail Akar
İsmail Akar

O GECE

“O gece İstanbul’daydım, sivil plakalı bir araç ile eskortsuz ziyarete gidiyordum. Şoförüm ‘Efendim Boğaziçi köprüsünde trafik olabilir, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçelim’ dedi.  Bu dediğim 2.30 civarında. Tam köprüden geçerken baktım Asya yakasından Avrupa yakasına geçişler durdurulmuş, öbüründe de birtakım tedbirler alınmış, kontrollü geçiş veriyorlar.  Sivil olduğumuz için ben de geçtim gittim. Ama darbe olduğunu hemen orada anlamadım.  Neticede Sayın Cumhurbaşkanımızın korumasını aradım.  O da öğrenmiş, biz de öğrendik. Ben de oradan DSİ Bölge Müdürlüğü’ne gittim, hemen eve gitmedim.  Çocuklara dedim ki; sizler evi terk edin derhal.  Arkadaşlarla, diğer Bakanlarla temas kurayım, yapılacak bir şey var mı diye takip ettim.  Saat 03.00 civarında Milli Savunma Bakanımız aradı.  Mamak’taki 4’üncü Kolordu’nun çıkışlarını Orman ve DSİ teşkilatlarının dev araçları ile kesin dedi.  Bakanlığıma bağlı DSİ ve OGM’nin iş makineleri General Eşref Akıncı Kışlası’nın girişine yığılarak giriş çıkışlar kapatıldı ve daha büyük olayların yaşanmasının önüne geçildi. Öncelikle 15 Temmuz gecesi ülkemizin son 14 yılda elde ettiği kazanımları ve milletin iradesini ortadan kaldırmayı hedefleyen darbe girişimini nefretle kınıyorum.”

Bu sözler 10 sene önce Dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’na ait. Eroğlu, o geceyi yaşadıklarını böyle anlatmıştı.

15 Temmuz kanlı darbe girişiminin demokrasiye, seçilmişlere nasıl bir tehdit oluşturduğunun örneğidir bu olay…

ULUSLARARASI CASUSLUK

Çok şükür ki

Bu darbe girişimi, halkın dirayeti ile püskürtüldü.

Bu bir uluslararası casusluk faaliyetiydi.

Neden böyle diyorum.

Bakın, FETÖ’nün Ege Bölge imamı, bundan tam 20 yıl önce, Aralık 2006’da, cebindeki o belleği İzmir’de bir otobüste düşürmüştü. Görevli, temizlik yaparken bulup amirine teslim etti. Aynı zamanda bir futbol hakemi olan amir, belleğin sahibini bulmak için bilgisayarına taktığında şoke oldu. İlk açtığı dosyada Türkiye’de yaşayan Aleviler il il, ilçe ilçe fişlenmişti.

Bellek içindeki bilgilerin çoğu Ege Ordu Komutanlığı’ndaki askerlerle ilgiliydi. Aracı vasıtasıyla randevu alıp komutanlıkta görev yapan bir generale ulaştırdı.

Ancak bir ses çıkmadı.

Yeni çıkan kitabında Tuncay Özkan bu olayın kapatıldığını ve bu flaş diskinde Adil Öksüz tarafından imha edildiğini anlatıyor.

FETÖ’cülerin halen yurt dışında cirit atmaları ve hücre faaliyetlerine de devam etmeleri bu tezimize dayanaktır.

DEMOKRASİYE HALK SAHİP ÇIKTI

Doğru bakış açısı şu.

15 Temmuz kanlı darbe girişimi, demokrasiye, seçilmişlere tehditti.

Acemice hazırlanan darbe girişimi, halkın dirayeti ile püskürtüldü.

O gece ve sonrası halkımız demokrasiye sahip çıktı.

Peki,

Sonraki yaşananlara baktığımızda Cumhurbaşkanı yetkilerinin genişletilmesi,

Seçilmiş Belediye Başkanlarına açılan soruşturma ve tutuklamalar, Belediye Başkanları ve milletvekillerinin parti değiştirmeleri…

Halkın iradesini yansıtmıyor.

Burada suçluya, hırsızlık ve yolsuzluğa geçit verilsin anlamı çıkmasın.

Her daim yazdık hırsızlığın, yolsuzluğun partisi, ilkesi olmaz

Herkes

Hukuk önünde hesabını verir, vermelidir.

Hukuk siyasete alet olmadan

tabii ki.

MİLLETİN DİRAYETİ

Sonuçta,

Emperyalist ülkelerin desteği ile ülkemizin hücrelerine kadar giren FETÖ’nün darbe girişimi milletin dirayeti sayesinde püskürtüldü.

Vatana, millete, bayrağa ihanet edenler er geç yargının önünde hesap verdi, veriyor.

O gece ülkemiz çok büyük bir felaketin eşiğinden döndü.

Allah böylesi günleri tekrar yaşatmasın.

Unutmayalım ki;

Türk milleti için vatan, bayrak, bağımsızlık denildiğinde akan sular durur.

Duracaktır.

Şimdi

Demokrasiye dört elle sarılmamız lazım.

Mutlu ve aydınlık yarınlar diliyorum.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Reklamı Geç