Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Muhtarın Azası
Muhtarın Azası

Önder Artuk, rakibini eleştirmek yerine kendini anlatsa!

Önder Artuk’un da artık rakibinin geçmişinden çok, kendi geleceğe dönük planlarını anlatmasının zamanı gelmiştir.

Çünkü iş dünyası polemik değil, icraat bekliyor!

Tecrübe küçümseyerek değil, ortaya koyduğun eserle ölçülür! Dün yanında olanların bugün neden karşında durduğunu sorgulamadan, başkalarının 17 yılını eleştirmek ne kadar inandırıcı?

Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) seçimleri yaklaşırken rekabetin dozu da giderek yükseliyor. Ancak rekabetin bir seviyesi, eleştirinin de bir ağırlığı olmalı. Hele ki söz konusu olan Afyonkarahisar iş dünyasını temsil edecek bir makam ise…

ATSO Başkan Adayı Önder Artuk’un geçtiğimiz günlerde kendi medyası üzerinden servis ettiği ve mevcut başkan Hüsnü Serteser’in 17 yıllık görev süresini hedef alan haber, tam da bu noktada bazı soruları beraberinde getiriyor.

Bir insanın 17 yıldır görev yapmasını eleştirmek kolaydır. Peki, o 17 yılda ortaya konulan birikimi, tecrübeyi ve kurumsal hafızayı yok saymak ne kadar akılcıdır? Mesele yalnızca kaç yıl koltukta oturduğunuz değil, o yıllar boyunca ne ürettiğiniz, neyi değiştirdiğiniz ve arkanızda nasıl bir kurumsal miras bıraktığınızdır.

Burada bir çelişki yok mu?

Öğretmenlik tecrübesiyle övünmek başka, tecrübeyi yok saymak başka!

Önder Artuk’un farklı platformlarda öğretmenlik tecrübesinden söz ederek kendisini ifade ettiğini biliyoruz. Peki, burada bir çelişki yok mu?

İnsan kendi mesleki geçmişini anlatırken tecrübenin önemini vurguluyor, fakat iş başkasının 17 yıllık görev süresine geldiğinde bu birikimi görmezden geliyorsa, kamuoyunun da bu tutumu sorgulaması gayet doğaldır.

Önder Artuk’un yapması gereken, Hüsnü Serteser’in kaç yıldır görevde olduğunu hatırlatmak yerine, ATSO’yu bundan sonra nasıl yöneteceğini, hangi sorunlara nasıl çözüm üreteceğini ve mevcut yönetimden hangi somut farkları ortaya koyacağını anlatmaktır.

Dört yıl önce yanında olanlar bugün neden yok?

Gelelim meselenin asıl dikkat çekici tarafına…

Önder Artuk’un seçim sürecinde birlikte hareket ettiği ekibe ve geçmişte yanında bulunan isimlerin bugünkü tutumlarına bakıldığında, sorulması gereken önemli sorular var.

Dört yıl önce yanında yer alan, iş dünyasında tanınan bazı isimler bugün neden aynı safta değil? Hatta neden farklı bir tarafta duruyorlar?

Dört yılda ne değişti?

Verilen sözler mi karşılık bulmadı? Beklentiler mi karşılanmadı? Birlikte çıkılan yolun sonunda fikir ayrılıkları mı yaşandı?

Bunlar cevaplanması gereken sorular. Elbette herkesin kendi tercihini yapma hakkı var. İnsanlar zaman içinde fikir değiştirebilir, farklı adayları destekleyebilir. Ancak aynı isimlerin bir dönem yanınızda olup bugün başka bir yerde durması, siyasi ve ticari açıdan değerlendirilmesi gereken bir tablodur.

Önder Artuk’a düşen, yalnızca rakibinin geçmişini sorgulamak değil, kendi geçmişindeki bu değişimin nedenlerini de kamuoyuna anlatmaktır.

Çünkü başkalarının 17 yılını sorgulayan bir adayın, kendi dört yıllık değişimini açıklaması da en az o kadar önemlidir.

Birlikte yola çıktığınız insanlarla yollarınız neden ayrıldı? Hangi konularda anlaşamadınız? Dün yanınızda duranların bugün farklı tercihler yapmasına yol açan nedenler nelerdi?

Bunlar kişisel saldırı değil, adaylık iddiasının doğal sorularıdır.

17 yılda kim kimi eleyecek?

Önder Artuk’un Hüsnü Serteser’in 17 yıllık görev süresini eleştirmesi üzerinden bir soru daha soralım:

Mesele gerçekten uzun süre görev yapmak mı, yoksa o görev süresinde ortaya konulan yönetim anlayışı mı?

Eğer sorun uzun süre görev yapmaksa, o zaman asıl tartışılması gereken konu liyakat, hesap verebilirlik, kurumsal yenilenme ve demokratik rekabettir.

Önder Artuk’a son bir soru:

Başkalarının 17 yılını sorgularken, kendi geçmişindeki dört yılın hesabını vermeye hazır mısın?

Dün yanında olanların bugün neden farklı tercihler yaptığını açıklayabilecek misin? Ticari ve yönetsel geçmişinden hangi dersleri çıkardığını ortaya koyabilecek misin?

Unutulmamalıdır ki seçimler yalnızca rakibin eksiklerini anlatarak kazanılmaz. Seçmen, kendisine ne sunulacağını da bilmek ister.

Ve en önemlisi…

İnsanları eleştirmek kolaydır; güven kazanmak zordur. Koltuğa talip olmak kolaydır; o koltuğun sorumluluğunu taşımak zordur.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER