Serebral palsi hastalığı konusunda bilgiler veren Ünver, “Serebral palsi, gelişimini sürdürmekte olan beyinde meydana gelen bir etkilenme sonucunda ortaya çıkan, kişinin hareketlerini, kas kontrolünü, duruşunu ve dengesini etkileyebilen bir durumdur. Gebelik sırasında, doğumda, doğumdan 2 yaşa kadar olan sürede oluşan beyin hasarı sebebiyle serebral palsi ile sonuçlanabilir. Burada özellikle vurgulanması gereken nokta, serebral palsinin tek tip bir tablo olmadığıdır. Her bireyde farklı şekilde görülebilir. Bazı bireylerde yalnızca yürüme ve dengeyle ilgili hafif güçlükler görülürken, bazı bireyler günlük yaşam aktivitelerinde daha fazla desteğe ihtiyaç duyabilir. Etkilenim vücudun yalnızca bir tarafında, her iki bacakta veya kol ve bacakların tamamında görülebilir” diye konuştu.
“FİZYOTERAPİ YALNIZCA KLİNİKTE GEÇİRİLEN SEANSLARDAN İBARET DEĞİLDİR”
Serebral palside erken rehabilitasyonun büyük önem taşıdığına değinen Ünver, “Çünkü çocukluk döneminde beyin ve sinir sistemi gelişmeye devam eder ve bu dönemde öğrenme kapasitesi oldukça yüksektir. Erken dönemde başlanan fizyoterapi, çocuğun mevcut hareket potansiyelini daha iyi kullanmasına, yeni beceriler kazanmasına olanak sağlar” dedi. Tedavide aile iş birliğinin önemine değinen Ünver, “Serebral palsili bireylerin rehabilitasyonunda aile iş birliği tedavinin en önemli parçalarından biridir. Çünkü fizyoterapi yalnızca klinikte geçirilen seanslardan ibaret değildir. Bireyin gün içerisindeki oturma biçimi, pozisyon değiştirmesi, oyunlara ve günlük aktivitelere katılması da gelişimini doğrudan etkiler. Bu nedenle çocuğun ihtiyaçları belirlenip tedavi programı günlük yaşama entegre edilmelidir” dedi.
ÜNVER, 30 YAŞINDAKİ BİR HASTADAN SÖZ ETTİ
30 yaşında takip ettikleri bir serebral palsili hastadan söz eden Ünver, “Tedavi sürecinin sonunda bağımsız yürüme dengesi, kavrama fonksiyonları konusunda ilerleme gözlemledik. Kendisi 3 tekerlekli bisikletine binebiliyor, elini ağzına götürüp yemeğini kendisi yiyebiliyor. İlerleyen dönemde temel hedefimiz, bu hastamızın mevcut kazanımlarını korumak ve geliştirmektir, bağımsızlığını artırmaktır” dedi. >>>Haber Merkezi
