Araştırmada, Türkiye’de yapay zekâ kullanan ürün ve hizmetleri heyecan verici bulanların oranı yüzde 65 olurken, endişe duyduğunu belirtenlerin oranı yüzde 48’de kaldı. Ayrıca yapay zekânın faydalarının zararlarından fazla olduğunu düşünenlerin oranı Türkiye’de yüzde 65 ile 32 ülke ortalaması olan yüzde 55’in üzerine çıktı.
Analizde, yapay zekâya yaklaşımda ülkeler arasında belirgin farklılıklar bulunduğu vurgulandı. Çin, Tayland, Endonezya ve Güney Kore gibi Asya ülkeleri yapay zekâya en olumlu yaklaşan ülkeler arasında yer alırken, Kanada, Avustralya ve ABD’de endişe düzeyinin daha yüksek olduğu belirtildi.
Değerlendirmede, bu farklılığın yalnızca coğrafi değil, ülkelerin teknolojiye bakışından kaynaklandığı ifade edildi. Gelişmekte olan ve değişimi fırsat olarak gören ülkelerin yapay zekâyı ekonomik büyüme ve teknolojik sıçrama aracı olarak değerlendirdiği, Batılı ülkelerin ise etik, veri güvenliği ve düzenleme gibi risklere daha fazla odaklandığı kaydedildi.
Türkiye’nin ise genel tabloda yapay zekâ konusunda iyimser bir konumda bulunduğu, ancak ekonomiye etkisi konusunda toplumun olumlu, olumsuz ve tarafsız görüşler arasında dengeli bir dağılım sergilediği aktarıldı. >>>Mustafa BAYER
