Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Asya Altyapı Yatırım Bankasından Türkiye’deki teknoloji yatırımına 75 milyon dolarlık finansman

AIIB, Türkiye’nin ileri teknoloji ve yeşil imalat kapasitesinin geliştirilmesine yönelik yatırımlarına yenisini ekleyerek Çinli Great Rich Technology’nin Kırklareli’nde kuracağı ileri imalat tesisi için 75 milyon dolara kadar finansman sağlayacak.

AIIB, Türkiye'nin ileri teknoloji ve yeşil imalat kapasitesinin geliştirilmesine yönelik

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Dünya Bankası Grubu kuruluşu Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile ortak finanse edilecek proje kapsamında kurulacak tesis, GRT’nin Çin dışındaki ilk üretim üssü olacak.

Enerji tasarruflu cam filmleri, karbondioksit ve uçucu organik bileşiklerin emilimine yönelik malzemeler ile boya koruma filmlerinin üretileceği tesisin, endüstriyel emisyonların azaltılmasına katkı sağlaması ve düşük emisyonlu ileri malzemelerin gelişmekte olan pazarlarda kullanımını desteklemesi hedefleniyor.

Yatırımla yerel üretim kapasitesinin artırılmasının yanı sıra Türkiye’nin Avrupa, Asya ve çevre pazarlarını birbirine bağlayan bölgesel bir üretim merkezi olarak konumunun güçlendirilmesi amaçlanıyor.

“Banka, son 10 yılda tüm üyeleri arasında en büyük ikinci yatırımını Türkiye’de gerçekleştirdi”

Asya Altyapı Yatırım Bankası Başkan Yardımcısı Ajay Bhushan Pandey, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın çok önemli bir ortağı olduğunu belirterek, Türkiye’nin bankanın kurucu üyelerinden biri olduğunu dile getirdi.

Bankanın son 10 yılda tüm üyeleri arasında en büyük ikinci yatırımını Türkiye’de gerçekleştirdiğini dile getiren Pandey, “Yatırım yaptığımız yaklaşık 40 proje ve 9 milyar dolar tutarında bir hacimden bahsediyoruz. Hazırlık aşamasında olan daha pek çok proje de bulunuyor. Portföyümüzde en büyük yatırımımız Hindistan’da, hemen ardından ikinci sırada Türkiye geliyor. Kişi başına düşen yatırım miktarına baktığınızda Türkiye birinci sırada yer alır.” dedi.

Pandey, Türkiye’de kamu, özel sektör ve yerel finans kuruluşları aracılığıyla gerçekleştirilen yatırımların olduğunu aktararak, “Türkiye’deki birçok kalkınma bankasıyla ortaklık kurduk, ayrıca Türk bankalarının ihraç ettiği tahvillere katılım sağladık. Çok çeşitli finansal araçlar kullanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Gelecek yıllarda çok daha fazlasını başarabileceğimizi öngörüyorum”

Ajay Bhushan Pandey, hem kamu sektöründe hem de özel sektörde Türkiye’nin altyapı gelişimine katkı sağlama kararlılığını sürdürdüğünü kaydederek, Türkiye’de daha fazla proje hayata geçirmek ve daha fazla finansman sağlamak için büyük bir potansiyel olduğuna işaret etti.

Projeler için finansmanı doğrudan kendilerinin sağlayabileceği gibi çok taraflı kalkınma bankalarıyla veya Türkiye içindeki kalkınma finansmanı kuruluşlarıyla işbirliği yaparak da organize olabileceklerini ifade eden Pandey, “Gelecek yıllarda geçmişte yaptıklarımızdan çok daha fazlasını başarabileceğimizi öngörüyorum.” diye konuştu.

Pandey, bankanın mevcut portföyünün enerji, ulaştırma, atık yönetimi, kentsel gelişim ve iklim direnci alanlarında yoğunlaştığına dikkati çekerek, “Sürdürülebilir şehirler, elektrifikasyon ve sıfır atık alanlarında daha da büyümek istiyoruz. Türkiye için onaylanmış bir jeotermal projemiz de mevcut.” açıklamasını yaptı.

Mevcut jeopolitik durum nedeniyle her ülkenin kendi enerji güvenliğini sağlama arayışında olduğunu kaydeden Pandey, “Enerji güvenliğinden bahsettiğinizde yenilenebilir enerji ve elektrifikasyon, bu politikanın ayrılmaz birer parçası haline gelir.” ifadelerini kullandı.

“Banka, Türkiye’de gelecek birkaç yıl içinde daha da fazlasını yapmayı hedefliyor”

Ajay Bhushan Pandey, bankanın çok güçlü bir portföye sahip olduğunu belirterek, Türkiye’de gelecek birkaç yıl içinde daha da fazlasını yapmayı hedeflediklerini vurguladı.

Türkiye’deki proje portföylerinin oldukça dinamik olduğuna dikkati çeken Pandey, “Bizim açımızdan ‘Türkiye’de yalnızca şu kadar sayıda projeyi finanse ederiz’ gibi bir sınırlama ya da üst sınır söz konusu değil. Türkiye hükümetiyle birlikte fizibilitesi yüksek, kaliteli projeler tespit ettiğimiz sürece bunları finanse ederiz. Şayet 10 iyi proje belirlersek, önümüzdeki birkaç yıl içinde bu 10 projenin tamamını finanse etmeye çalışırız.” ifadelerini kullandı.

Pandey, altyapı geliştirirken aynı zamanda iklim sorununa da çözüm üretmek zorunda olunduğuna işaret ederek, “Dolayısıyla yeşil altyapı ve altyapı finansmanı hayati önem taşır. Önümüzdeki yıllarda Asya altyapısının ihtiyaç duyacağı kaynak ile mevcut sermaye arasında devasa bir finansman açığı bulunuyor.” dedi.

Çok taraflı kalkınma bankalarının (MDB) rolünün son derece kritik olduğuna dikkati çeken Pandey, şu değerlendirmelerde bulundu:

“MDB’ler, gerek kendi bilançoları üzerinden gerekse çeşitli finansal enstrümanlar aracılığıyla özel sermayeyi harekete geçirerek bu açığın kapatılmasına yardımcı olabilir. MDB’ler, projelerin tespit edilip finanse edilebilir nitelikte yapılandırılmasına katkı sunar. Böylece projelerin çok taraflı kalkınma bankalarından, özel sermayeden veya kredi iyileştirme ve garanti mekanizmaları gibi farklı enstrümanlardan finansman temin etmesi mümkün hale gelir.”>>>AA