Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kaptan-ı Derya’nın komutanlık binasında eğitim geleneğini sürdüren Cezayirli Gazi Hasanpaşa İlkokulu

Osmanlı’nın önemli denizcilerinden Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın yaptırdığı ve bir dönem Kaptan-ı Derya’nın komutanlık binası olan tarihi yapı, 120 yıldır Cezayirli Gazi Hasanpaşa İlkokulu olarak öğrencilerin eğitim yolculuğuna eşlik ediyor.

Osmanlı'nın önemli denizcilerinden Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın yaptırdığı ve bir

Anadolu Ajansının “Asırlık Mektepler” dosyasının bu bölümünde, Kasımpaşa’nın denizcilik tarihinin izlerini taşıyan, komutanlık binasından tekkeye, ordunun aşhanesinden eğitim yuvasına dönüşen Cezayirli Gazi Hasanpaşa İlkokulunun geçmişi ele alındı.

1710-1790 yılları arasında yaşayan Cezayirli Gazi Hasan Paşa, Osmanlı denizcilik tarihinin önemli isimleri arasında yer aldı.

Gelibolu’da dünyaya gelen Hasan Paşa, genç yaşta denizcilikle tanıştı, katıldığı savaşlarda gösterdiği başarıların ardından Osmanlı donanmasında yükselerek Kaptan-ı Deryalığa kadar ulaştı.

Hasan Paşa, Kaptan-ı Deryalığı döneminde Osmanlı donanmasının merkezlerinden Kasımpaşa’da kendi imkanlarıyla taş bir komutanlık binası yaptırdı.

Bugün öğrencilerin ders gördüğü bu yapı, o dönem Kaptan-ı Derya’nın komuta merkezi olarak kullanıldı.

Kasımpaşa’nın denizcilik geçmişinin izlerini taşıyor

Tarihi binanın çevresi de yapıldığı dönemde bugünkünden farklı bir görünüme sahipti.

Kaptan-ı Derya'nın komutanlık binasında eğitim geleneğini sürdüren Cezayirli Gazi Hasanpaşa İlkokulu

Binanın önünden dere geçerken, çevresinde donanmanın ihtiyaçlarına hizmet eden alanlar bulunuyordu. Kayıkhane olarak kullanılan bölümün bugünkü Salhane Sokağı’na kadar uzandığı, Hasan Paşa’nın ikamet ettiği malikanenin ise ilerleyen yıllarda deniz askeri hastanesi olarak kullanıldığı biliniyor.

Hasan Paşa’nın ölümüne kadar komutanlık binası olarak kullanılan taş yapı, sonraki yıllarda Kasımpaşa’nın geçirdiği dönüşümlerle birlikte farklı işlevler üstlendi. Osmanlı döneminde uzun süre tekke olarak kullanılan bina, bir dönem ordunun aşhanesi olarak da hizmet verdi.

Tarihi yapı 20. yüzyılın başında eğitimle buluştu

Böylece Kasımpaşa’nın askeri ve denizcilik hayatının içerisinde yer alan yapı, 20. yüzyılın başında yeni bir kimlik kazandı. Yıllarca farklı amaçlarla kullanılan tarihi binanın eğitimle buluşması 1906’da gerçekleşti.

Bu tarihten itibaren okul olarak kullanılmaya başlanan yapı, Cumhuriyet’in ilanının ardından Milli Eğitim Bakanlığına bağlandı ve 5 yıllık ilkokul olarak eğitim faaliyetlerini sürdürdü.

1997-1998 eğitim öğretim yılında zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılmasıyla ilköğretim okuluna dönüştürülen kurum, eğitim sistemindeki değişikliğin ardından 2013-2014 eğitim öğretim yılında yeniden 4 yıllık ilkokul oldu.

Kaptan-ı Derya'nın komutanlık binasında eğitim geleneğini sürdüren Cezayirli Gazi Hasanpaşa İlkokulu

Adını, binayı yaptıran Osmanlı’nın ünlü denizcisi ve devlet adamı Cezayirli Gazi Hasan Paşa’dan alan okul, bugün yaklaşık 700 öğrencisiyle ikili eğitim sisteminde faaliyetlerini sürdürüyor.

Bir zamanlar Osmanlı donanmasının komuta faaliyetlerine tanıklık eden taş duvarlarda, 1906’dan bu yana çocukların ve öğretmenlerin sesleri yankılanıyor.

Kaptan-ı Derya'nın komutanlık binasında eğitim geleneğini sürdüren Cezayirli Gazi Hasanpaşa İlkokulu

“Kasımpaşa’nın yerlisi tarafından çok iyi korunan bir okul”

Cezayirli Gazi Hasanpaşa İlkokulu Müdürü Ramazan Oğuz Ercan, AA muhabirine, okulun geçmişinin 18. yüzyıla uzandığını anlattı.

Kaptan-ı Derya'nın komutanlık binasında eğitim geleneğini sürdüren Cezayirli Gazi Hasanpaşa İlkokulu

Okulun Kasımpaşalılar tarafından sahiplenildiğini dile getiren Ercan, “Özellikle Kasımpaşa’nın yerlisi tarafından çok iyi korunan, çok sevilen bir okul. Bizler de aynen devraldığımız gibi bu şekilde biraz daha üzerine bir şey katarak ilerletmeye çalışıyoruz.” dedi.

Okulda 16 derslik bulunduğunu aktaran Ercan, yaklaşık 700 öğrenciyle ikili eğitime devam ettiklerini söyledi.

Ercan, iki yıldır okulda görev yaptığını belirterek, asırlardır kullanılan tarihi bir binada bulunmanın kendisinde oluşturduğu duyguyu, “O ruhu, o tarihi akışı, bir şekilde sizden neredeyse 250 yıl önce birilerinin burada olduğunu bilmek mükemmel bir duygu. Yani tarif edilemez. Bu da eğitim ruhuna yansıyor. Tarihi bir şekilde öğrencilere veya öğretmene de lanse ettiğinizde onlar da o hissiyatı yaşıyor. Daha fazla saygı gösterme gereği duyuyorsunuz. Daha dikkatli olmak zorundasınız. Rahat olma şansınız yok, sonuçta bir tarih devraldınız.” sözleriyle ifade etti.>>>AA