UNESCO’dan 8 Eylül’de yapılan açıklamada, dünya genelinde 2025’te 1680 okula saldırı gerçekleştirildiğinin Birleşmiş Milletler (BM) tarafından teyit edildiği bildirildi.
Açıklamada, okullara yönelik saldırıların bir önceki yıla göre yüzde 33 arttığı, Gazze’de eğitimin devamı için UNESCO’nun “Gazze Sanal Kampüs” platformuyla bölgedeki öğrencileri desteklemeyi sürdürdüğü ifade edildi.
Filistin’in UNESCO Daimi Temsilcisi Atieh, AA muhabirine, Gazze’de ve dünyanın diğer bölgelerinde bulunan okullara yönelik saldırılardaki artışı değerlendirdi.
Atieh, UNESCO’nun bu ayki açıklamasında söz ettiği okullara yönelik saldırılardaki artışı çoğunlukla Filistin’deki eğitim kurumlarının yıkılmasının sonucu olarak değerlendirdiğini belirtti.
“Gazze’deki okulların yüzde 97’si tamamen veya kısmen yıkıldı.” diyen Atieh, bu okulların yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.
Atieh, işgal altında olan Batı Şeria’daki duruma ilişkin, “Batı Şeria’da okullar, günlük olarak terörist yerleşimcilerin ve İsrail ordusunun saldırıları altında. Dünyada (okullara yönelik) saldırılardaki artışın, esasen Filistin’de İsrail’in Gazze’deki Filistin halkına karşı yürüttüğü soykırım savaşının ve Batı Şeria’da etnik temizlik ve taciz operasyonlarının sonucu olduğunu düşünüyorum.” dedi.
İsrail’in Filistin’deki eğitim sektörünü ve kültürel mirası amansızca hedef almasının ve Filistin halkına yönelik soykırımının yalnızca güvenlik argümanlarıyla açıklanamayacağına dikkati çeken Atieh, “Bu savaşın amacı, İsraillilerin dediği gibi Hamas’ın askeri kapasitesini yıkmak değildi. Aksi takdirde, yalnızca askeri altyapılar hedef alınabilirdi ancak gördüğünüz gibi, bu soykırım savaşı Gazze’deki sivil altyapının yüzde 80’inin yıkımına neden oldu.” şeklinde konuştu.
“Gazze’de bir neslin tamamı, okula gitme hakkını kaybetti”
Atieh, Gazze’deki üniversite altyapısının da büyük ölçüde hasar gördüğüne işaret etti.
“Okulları ve üniversiteleri yıkmak, gelecek nesilleri yok etmektir.” diyen Atieh, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dolayısıyla tüm bunlar, İsrail’in Filistin topraklarının tamamında kontrolünü ve işgalini sağlaması için Filistinlileri sürmeye ve Filistin’den çıkarmaya yönelik genel stratejisinin bir parçası hatta İsrailli bakanlar bu konuda çekinmiyor, İsrail’in Nil’den (nehir) Fırat’a (nehir) uzanan sınırları olan bir harita gösteriyorlar. ‘Bu, bizim topraklarımız.’ diyorlar.”
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında yaklaşık 20 bin öğrencinin katledildiğine ve çok sayıda öğretmenin de hedef alınarak öldürüldüğüne dikkati çeken Atieh, “(Gazze’de) Bir neslin tamamı, okula gitme hakkını kaybetti.” dedi.
Atieh, Gazze’deki eğitim çağında olan 800 bin öğrenciden yalnızca 300 bininin çevrim içi eğitimden faydalanabildiğine işaret ederek, “Bu öğrencilerin hangi koşullarda çadırlara giderek eğitim aldıklarına bakmak gerekiyor, okullarının kalıntıları arasında, gerekli imkanlar olmadan ve sağlık koşulları olmadan, ara ara sivillere ve öğrencileri barındıran çadırlara saldıran işgalci ordunun günlük ve kalıcı tacizinin altında.” diye konuştu.
UNESCO ve Filistin hükümetinin, uluslararası ortaklarıyla bölgedeki eğitim sistemini kısmen eski haline getirmek için çaba sarf ettiklerini anlatan Atieh, öğrencilerin bilgisayar, masa, sandalye ve internet bağlantısına ihtiyaç duyduklarını ancak İsrail’in Gazze’deki okulların yeniden inşası için gerekli malzemelerin girişini yasakladığını söyledi.
Atieh, Filistin halkının keyfi kanunlara boyun eğmesini kolaylaştırmak amacıyla İsrail’in koca bir nesli mahvetmek istediğini belirterek, “Bir neslin tamamı, İsrail’in eğitim kurumlarını yıkma politikasının bedelini ödüyor.” dedi.
“Filistin halkının geleceğinin olmaması için genç nesil yıpratılıyor”
Atieh, halk eğitimli oldukça direnme kapasitesinin de arttığını, dolayısıyla bir halka boyun eğdirmenin en kolay yolunun eğitimden mahrum bırakmak olduğunu dile getirerek, “İsrailliler, bunu anladı. Filistin halkının geleceğinin olmaması için genç nesil yıpratılıyor.” ifadelerini kullandı.
İsrail’in 2008’de de Gazze’ye yönelik kanlı saldırısını öğrencilerin okuldan ayrıldığı sırada gerçekleştirdiğine dikkati çeken Atieh, şunları söyledi:
“Birçok aşırıcı, faşist İsrailli, ‘Bugünün çocuklarını öldürmek gerekiyor çünkü onlar yarının direnişçileri.’ diyor. Onlar için (çocuklar) yarının teröristleri. Dolayısıyla çocukları hedef almak, neredeyse Filistin halkını direnç ve direniş kapasitesinden mahrum bırakmak gibi.”
“Maalesef, dünya bizi duymadı”
Atieh, İsrail’in en fazla sayıda Filistinliyi öldürerek halka terör saçmak istediğine işaret ederek, “İsrail, Filistinlilere karşı ciddi, fiziksel ve materyal bir yıkım savaşı yürütmekle birlikte aynı zamanda ‘Hamas’ın savaşçılarını hedef alıyorum.’ şeklinde propaganda savaşı yürütüyor.” dedi.
Ekim 2023’ten bu yana Filistinlilerin ve Birleşmiş Milletler (BM) özel raportörlerinin Gazze’de ciddi yıkımlar ve soykırım yaşandığını aktardıklarını dile getiren Atieh, “Maalesef, dünya bizi duymadı ancak bugün, bu belgesel (NAZA) dünyaya Gazze’de hakikate ne yaşandığını hatırlatmak için çok önemli çünkü insan hafızası kısa.” diye konuştu.
Atieh, Gazze’de yıkılan okul ve üniversitelerin tamamını yeniden inşa etmenin 5 milyar dolara mal olacağını, bölgenin tamamen inşası için ise 80 milyar dolar gerektiğini anlatarak, “Bu, yıkımın boyutu, İsrail’in saldırısının vahşiliğini gösteriyor. Doğru soru ise uluslararası topluma İsrail’in (Gazze’nin) yeniden inşasındaki sorumluluk payının ne olduğunu sormak.” ifadelerini kullandı.
Bugün kimsenin bundan bahsetmediğine dikkati çeken Atieh, “İsrail yıkıyor, uluslararası topluma yeniden inşa etmesini talep ediyor. İsrail, bedelini ödemiyor, uluslararası toplumdan istiyor.” dedi.>>>AA
