Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Küresel jeopolitik gerilimler akaryakıt piyasasında rafineri marjlarını yükseltti

ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı’nda artan riskler ve Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları, benzin ve motorin fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluştururken rafineri marjlarını da yükseltti.

ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı'nda artan riskler ve Ukrayna'nın Rus

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, ABD ile İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırılar, küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndan petrol ve petrol ürünleri sevkiyatına ilişkin endişeleri artırdı. Arz güvenliğine yönelik kaygıların güçlenmesiyle ham petrol ve petrol ürünleri fiyatları yükseldi.

Petrol ürünleri fiyatlarındaki yükseliş, rafinerilerin ham petrolü işleyerek elde ettiği benzin, motorin ve jet yakıtı gibi ürünlerin değeri ile ham petrol maliyeti arasındaki farkı gösteren rafineri marjlarını etkiledi.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarından bir gün önce 27 Şubat’ta Akdeniz havzasında varil başına yaklaşık 27 dolar seviyesinde bulunan rafineri marjı, çatışmaların ardından mart ayında 47,5 dolara yükseldi.

Sonraki dönemde küresel petrol ürünleri piyasasında yeni arz kayıplarının ortaya çıkması, ürün fiyatlarını destekleyerek rafineri marjlarının yüksek seviyelerde kalmasına neden oldu. Ukrayna’nın Rusya’daki rafinerilere yönelik saldırıları nedeniyle ülkenin rafinaj kapasitesinde yaşanan kayıplara, Moskova’nın akaryakıt ihracatına yönelik kısıtlamaları da eklenince petrol ürünleri arzına ilişkin endişeler daha da arttı.

Bu gelişmelerin etkisiyle Akdeniz havzasındaki rafineri marjı 8 Eylül’de varil başına 78,5 dolara yükseldi. Rafineri marjı, eylül ayında gün içi işlemlerde 81 dolar seviyesini test etmişti.

Dünya genelinde marjlar rekor seviyeye çıktı

Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) temmuz ayına ilişkin son petrol piyasası raporuna göre, mevsimsel olarak artan talep, arz açıkları ve düşük stokların etkisiyle dizel, jet yakıtı ve benzin ürün fiyat farklarının yükselmesi, Atlantik Havzası’ndaki rafineri marjlarını temmuzda tüm zamanların en yüksek seviyelerine taşıdı.

Rapora göre, küresel rafinerilerin günlük ham petrol işleme miktarı temmuzda önceki aya göre 1,8 milyon varil artmasına rağmen, geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık 5 milyon varil daha düşük kaldı.

Sistem genelindeki diğer rafineri kapasitelerinin petrol ürünlerindeki arz darboğazlarını telafi edemezken, deniz yoluyla yapılan petrol ürünü ticareti ise geçen yıla göre günlük 3,8 milyon varil azaldı.

Özellikle Rusya, Orta Doğu ve Asya’dan günlük motorin ihracatı yıllık bazda 1,3 milyon varil gerilerken, bu düşüş küresel deniz yoluyla yapılan motorin ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geldi.

Küresel ölçekte petrol ürünleri piyasasında yaşanan sıkışıklık, Avrupa ve ABD’deki rafineri marjlarına da yansıdı.

Eylül başında uluslararası basında yer alan haberlere göre, Avrupa’da motorin rafineri marjı varil başına 78,91 dolara çıkarak rekor kırdı. Dünyanın en büyük petrol üreticisi ABD’de ise motorin rafineri marjı ilk kez varil başına 100 dolar seviyesini aşarken, gün içi işlemlerde 108,02 dolarla rekor seviyeye ulaştı.

Küresel baskı Türkiye’ye de yansıyor

Küresel piyasalardaki hareketliliğin yol açtığı rafineri marjlarındaki bu artış, Türkiye’deki akaryakıt fiyatları üzerinde de yukarı yönlü baskı oluşturuyor.

Türkiye’de akaryakıt fiyatları serbest piyasa koşullarında belirlenirken, fiyatlamada uluslararası piyasalardaki petrol ürünleri fiyatları önemli rol oynuyor. Türkiye’deki benzin ve motorin fiyatlarının hesaplanmasında Akdeniz piyasasındaki ürün fiyatları referans alınıyor.

Benzin ihtiyacının tamamına yakınını yerli rafinerilerden karşılayan Türkiye, motorin ihtiyacının yaklaşık yüzde 53’ünü yurt içi üretimden, yüzde 47’sini ise ithalat yoluyla sağlıyor.

Türkiye, küresel piyasalardaki olağanüstü fiyat hareketlerinin tüketiciye yansımasını sınırlamak amacıyla 5 Mart’ta Eşel Mobil sistemini devreye almıştı. Sistem, uluslararası petrol fiyatlarındaki değişimin pompa fiyatlarına etkisini vergiler üzerinden dengeleyerek akaryakıt fiyatlarındaki artışı sınırlamayı amaçlayan bir mekanizma olarak uygulanıyor.