Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kırtasiye alışverişinde ailelere kritik uyarı

Uzmanlar, çocukların okul döneminde yoğun şekilde kullandığı kırtasiye ürünlerinin seçiminde sağlık açısından dikkatli olunması, kaynağı ve markası belli olmayan, özellikle ambalajsız ürünlerden kaçınılması gerektiğini bildirdi.

Uzmanlar, çocukların okul döneminde yoğun şekilde kullandığı kırtasiye ürünlerinin seçiminde

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Nihan Bayram, AA muhabirine, kırtasiye ürünlerinin oluşturabileceği risklerin, çocuğun yaşı ve gelişim düzeyiyle yakından ilişkili olduğunu söyledi.

Özellikle okul öncesi dönemde çocukların çevrelerini nesneleri ağızlarına götürerek de keşfettiklerini, küçük yaşlarda bir nesnenin yiyecek olmadığını ayırt etme ve dürtü kontrolünün henüz tam gelişmediğini belirteren Bayram, “Renkli, kokulu, şeker veya başka bir yiyecek görünümündeki bir silgi ya da oyun hamuru, küçük bir çocuk tarafından ağza alınabilir, ısırılabilir hatta yutulabilir. Bu nedenle risk değerlendirilirken yalnızca ürünün içeriğine değil, hangi yaş grubundaki çocuğun o ürünü nasıl kullanabileceğine de bakmak gerekir.” diye konuştu.

Bayram, küçük çocuklarda ağza alma davranışının hem küçük parçaların yutulması ve boğulma riskini hem de ürünün içerdiği kimyasal maddelere ağız yoluyla maruziyeti artırabileceğini, bu nedenle özellikle küçük yaş grubundaki çocuklar için ürün seçiminde daha hassas davranılması gerektiğini vurguladı.

Bazı kırtasiye ürünlerinde kurşun ve kadmiyum gibi ağır metallerin, ftalatların, PAH adı verilen maddelerin veya nikelin bulunabileceğine işaret eden Bayram, söz konusu maddelerin oluşturabileceği riskin ürünün yapısına ve maruziyet şekline göre değiştiğini kaydetti.

Bayram, kurşun ve kadmiyumun bazı boya ve pigmentlerde bulunabileceğini dile getirerek, “Kurşun içeren boyalı bir yüzeye kısa süre dokunulmasıyla kurşun zehirlenmesi beklemeyiz. Burada özellikle çocuklarda önemli olan maruziyet yolu, ürünü ağza alma, emme veya çiğneme ya da ele bulaşan maddenin el ve ağız yoluyla alınmasıdır.” diye konuştu.

Kurşunun yeterli miktarda ve tekrarlayan şekilde vücuda alınması halinde gelişmekte olan sinir sistemi ve kan yapımı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini aktaran Bayram, bazı ftalatların ise hormon sistemi ile üreme ve gelişim sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle sınırlandırıldığını ifade etti.

“Markası, kaynağı ve üreticisi belli olmayan, özellikle ambalajsız ürünlerden kaçınılmalı”

Bayram, yumuşak plastik silgiler, kalem kaplamaları, kalemlikler ve benzeri aksesuarlarda ftalatların gündeme gelebildiğini, burada temel kaygının tek seferlik cilt temasından ziyade özellikle küçük çocukların ürünleri ağızlarında tutması veya çiğnemesiyle oluşabilecek tekrarlayan maruziyet olduğunu belirtti.

Bayram, kauçuk, lastik ve bazı plastik materyallerde PAH’ların, kalemtıraş, pergel ve makas gibi ürünlerin metal bölümlerinde ise nikelin bulunabileceğini aktararak, nikele duyarlı çocuklarda tekrarlayan temasın alerjik kontakt dermatite, kaşıntı ve egzamaya yol açabileceğini kaydetti.

Bir ürünün yalnızca üretildiği ülkeye bakılarak güvenli veya güvensiz kabul edilmesinin doğru olmadığının altını çizen Bayram, “Aynı ülkede hem uluslararası güvenlik standartlarına uygun üretim yapan firmalar hem de standart dışı üretimler bulunabilir. Dolayısıyla ‘ithal ürün’ veya ‘Çin malı’ olmak tek başına bir sağlık riski göstergesi değildir.” diye konuştu.

Tüketiciler açısından daha önemli unsurun ürünün izlenebilirliği olduğuna dikkati çeken Bayram, “Veliler, üreticisi veya ithalatçısı belli, güvenilir satış noktalarından temin edilen ve gerekli ürün bilgilerini taşıyan ürünleri tercih etmeli. Markası, kaynağı ve üreticisi belli olmayan, özellikle ambalajsız ürünlerden kaçınılmalı, ürünün etiket ve güvenlik bilgileri mutlaka kontrol etmeli.” ifadelerini kullandı.

“Ürünün mevzuata uygunluğu değerlendirilirken hangi kategoriye girdiği de önem taşıyor”

Türkiye’de kimyasal maddelerin kullanımına ilişkin çeşitli düzenlemelerin bulunduğunu belirten Bayram, bazı ftalatların oyuncak ve çocuk bakım ürünlerinin plastik materyallerinde belirli sınırların üzerinde kullanılmasının yasaklandığını söyledi.

Bayram, kırtasiye ürünleri ile oyuncaklar arasında ayrım olduğunu, her kırtasiye ürününün oyuncak olarak değerlendirilmediğini, ancak oyun amacı taşıyan veya oyuncak niteliği bulunan bazı kırtasiye ürünlerinin oyuncaklara ilişkin özel güvenlik kurallarının kapsamına girebildiğini anlattı.

Bu nedenle uygulanacak güvenlik kurallarının ürünün niteliğine göre değişebildiğini ifade eden Bayram, “Bir ürünün mevzuata uygunluğu değerlendirilirken ürünün hangi kategoriye girdiği de önem taşıyor.” dedi.

Bayram, bir kırtasiye ürününün yalnızca görüntüsüne veya kokusuna bakılarak kanserojen ya da sağlığa zararlı olduğunun söylenemeyeceğini belirterek, ürünlerin taşıdığı risklere göre laboratuvar analizlerinden geçirildiğini kaydetti.

Güvensiz olduğu belirlenen ürünlerin piyasaya arzının yasaklanabildiğini, toplatılabildiğini ve sorumlu üretici veya ithalatçıya idari yaptırım uygulanabildiğini kaydeden Bayram, tüketicilerin de Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS) üzerinden güvensiz ürünlere ilişkin bildirimleri takip edebileceğini dile getirdi.

“CE işareti her kırtasiye ürününde aranması gerekiyor”

Bayram, okul alışverişinde velilerin yalnızca ürünün fiyatına veya çocukların ilgisini çeken görünümüne odaklanmaması gerektiğini vurgulayarak, üreticisi veya ithalatçısı belli, Türkçe kullanım ve güvenlik uyarılarını içeren, gerekli yaş sınırlamalarının belirtildiği ve izlenebilir ürünlerin tercih edilmesini önerdi.

Özellikle küçük çocuklarda küçük parça ve boğulma uyarılarının önem taşıdığını, keskin ve rahatsız edici kimyasal kokusu bulunan ürünlere karşı da temkinli olunması gerektiğinin altını çizen Bayram, şunları kaydetti:

“CE işareti her kırtasiye ürününde aranması gerekiyor. CE, bir ürünün genel anlamda kaliteli olduğunu gösteren bir kalite belgesi değildir. Ürünün tabi olduğu teknik mevzuatın temel sağlık ve güvenlik gereklerine uygunluğunu gösteren bir işarettir. Çocuğun yaşına uygun, üreticisi veya ithalatçısı belli, Türkçe etiketi ve gerekli güvenlik uyarıları bulunan, izlenebilir ürünleri güvenilir satış noktalarından tercih edin. Özellikle küçük çocuklarda güvenli ürün seçiminin yanında kırtasiye malzemelerini ağıza götürmeme alışkanlığının kazandırılması ve kullanım sırasında gözetim de önemlidir.”

“Yumuşak plastik ürünlere, boyalara, oyun hamurlarına ve yapıştırıcılara dikkat edilmeli”

Memorial Bahçelievler Hastanesi Pediatri Bölümünden Uzm. Dr. Pınar Karadeniz ise kırtasiye ürünlerinde yalnızca kimyasal içeriğin değil, ürünlerin fiziksel özelliklerinin de çocuk sağlığı açısından değerlendirilmesi gerektiğini, küçük parçaların yutulması, solunum yoluna kaçması ile ürünlerin göz ve ciltle temasının da risk oluşturabileceğini belirtti.

Çocukların vücut ağırlıklarının daha düşük olması ve sinir ile hormonal sistemlerinin gelişimini sürdürmesi nedeniyle bazı kimyasallara karşı erişkinlerden daha hassas olabildiğini vurgulayan Karadeniz, kırtasiye ürünlerinde kurşun gibi toksik metaller, bazı ftalatlar, boya maddeleri ve çözücülerin önem taşıdığını dile getirdi.

Kurşun maruziyetinin çocuklar açısından özellikle önem taşıdığını vurgulayan Karadeniz, “Kurşun maruziyetinde çocuklar için güvenli kabul edilen bir düzey yok. Uzun süreli maruziyet gelişmekte olan sinir sistemini etkileyebilir, öğrenme, dikkat, davranış ve bilişsel gelişim üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabilir.” dedi.

Karadeniz, “Bazı ftalatlar ise hormonal sistem ve üreme sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle önem taşıyor. Bazı boya maddelerinden açığa çıkabilen aromatik aminler arasında kanserojen olarak sınıflandırılan maddeler de bulunuyor. Burada aileleri gereksiz yere endişelendirmemek de önemli. Bir ürünle temas etmek doğrudan kanser ya da başka bir hastalık gelişeceği anlamına gelmez. Risk, hangi maddeye, ne miktarda ve ne kadar süre maruz kalındığıyla ilişkilidir.” diye konuştu.

Küçük çocuklarda kokulu ve yiyeceğe benzeyen silgiler, kalem kapakları ve küçük parçalar konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirten Karadeniz, şunlar kaydetti:

“Yumuşak plastik ürünlere, boyalara, oyun hamurlarına ve yapıştırıcılara dikkat edilmeli. Çocuklara kırtasiye malzemelerini ağızlarına götürmemeleri öğretilmeli, boya ve oyun hamuru kullanımından sonra eller mutlaka yıkanmalı. Ailelere en önemli önerim, çocuğun yaşına uygun ürünleri seçmeleri ve gereksiz kimyasal maruziyeti mümkün olduğunca azaltmaları. Özellikle küçük çocuklarda çok yoğun kokulu, yiyeceğe benzeyen veya ağıza götürmeyi teşvik eden ürünlerden uzak durmak basit ama önemli bir koruyucu önlem.”>>>AA