Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi 107 yaşında

Milli Mücadele’nin mihenk taşı Sivas Kongresi’nin 107. yıl dönümü, Sivas’ta çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

Milli Mücadele'nin mihenk taşı Sivas Kongresi'nin 107. yıl dönümü, Sivas'ta

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları tarafından 4 Eylül 1919’da gerçekleştirilen Sivas Kongresi’ne ev sahipliği yapan, “manda ve himaye” fikrinin reddedilerek ulusal bağımsızlık düşüncesinin benimsendiği, ulusal kurtuluş mücadelesine ışık tutacak kararların alındığı ve 108 gün Milli Mücadele’nin merkezi olan Sivas, tarihi kongrenin 107. yıl dönümünde coşkulu günlere tanıklık ediyor.

Kongrenin yıl dönümü dolayısıyla 31 Ağustos’ta başlayan kutlamalar çeşitli etkinliklerle devam ediyor.

Kutlamalar kapsamında Atatürk’ün Sivas’a gelişi dün temsili olarak canlandırılırken, bugün de halk oyunları gösterisi yapılacak.

Kongrenin yapıldığı Atatürk Kongre Müzesi bahçesinde “Selçuklu’dan Cumhuriyet’e Milli İrade” temalı kıyafet defilesi ile Misak-ı Milli Halısı Kesim Töreni gerçekleştirilecek.

Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi 107 yaşında

Kentte 4 Eylül’de Atatürk Anıtı’na çelenk sunulacak, Atatürk ve Kongre Müzesi’nde Sivas Kongresi temsili olarak canlandırılacak ve helikopter gösterisi yapılacak.

Kutlamalar kapsamında Sivas 10. Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı açılacak. Kortej programı ve mehteran konserinin ardından Halk Dansları Topluluğu gösterisi gerçekleştirilecek. Akşam saatlerinde ise konser programı düzenlenecek.

Sivas Kongresi kutlamaları, 5 Eylül’de yapılacak Muhsin Yazıcıoğlu Karakucak Türkiye Şampiyonası’yla sona erecek.

Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi 107 yaşında

“Sivas Kongresi ya istiklal ya ölüm seçeneklerini sunuyor”

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü Öğretim Görevlisi Serap Bozpolat Ayan, AA muhabirine, Sivas Kongresi’ni anlatmaya kitapların yetmeyeceğini söyledi.

Sivas Kongresi’nin Türk milletinin “teslim olmayacağım” çağrısını yaptığı bir kongre olduğunu vurgulayan Ayan, “Sivas Kongresi’nde karşımızda duran tek somut seçenek manda ve himaye gibi görünüyor ama Türk esiri yaşamaz, himaye, sömürgecilik bizim için asla bir seçenek olamaz. O yüzden Sivas Kongresi ya istiklal ya ölüm seçeneklerini sunuyor. Yani manda ve himaye bizim için ölümden bile beter ve bizim için bir seçenek değil. Türk’ün var olabilmesi ancak bağımsızlıkla mümkün olabilecektir.” diye konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi 107 yaşında

Ayan, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk’ün karakterinin hürriyet ve bağımsızlık olduğuna vurgu yaptığını anımsatarak, “İşgalin altındayız, bayrağımız, toprak bütünlüğümüz, bağımsızlığımız tehlikede ve adeta devletsiz kalmış bir durumdayız. Ciddi anlamda galip devletlerin müdahalesi altındayız. Artık kaderimize onların hükmetmek istediği bir sürecin içerisine girmiş durumdayız. Böyle bir ortamda önümüzde bir yol var gibi ama kapkaranlık, yolumuzu göremediğimiz bir süreç yaşıyoruz. Mustafa Kemal’in rolü de aslında bu yolu aydınlatmak oluyor. Sivas Kongresi de bunun en önemli ayaklarından birisi, bir bakıma başlangıcı oluyor.” ifadelerini kullandı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Amasya Genelgesi’nde Sivas Kongresi’ni işaret ettiğini aktaran Ayan, şunları kaydetti:

“Sivas Kongresi’nde bağımsızlığımız uğrunda mücadele etmeye karar vererek bu yolu aydınlatmaya başlıyoruz ve aydınlanan yolda hep beraber yürümeye başlıyoruz. Aslında Sivas Kongresi’nde alınan kararla bütün sürecin nasıl devam edileceğini bize haber veriyor. 4-11 Eylül’de gerçekleşen Sivas Kongresi ve burada alınan kararlar bir adım sonrasında 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasını, ardından Sevr’in reddedilmesini, İstiklal Savaşı’nın yapılmasını, 30 Ağustos 1922’de gelen o büyük zaferi, ardından 29 Ekim 1923’te gelen cumhuriyeti ve bugünü bile bize sağlıyor diyebiliriz.”

Mustafa Kemal Atatürk’ün hiçbir zaman manda ve himayeyi kabul etmediğini ve milletle birlikte yürüdüğünü dile getiren Ayan, “Cumhuriyet demek milli iradenin inkişaf etmesi demek. İşte bu adım Sivas’ta başlıyor, bu yüzden Mustafa Kemal ‘Cumhuriyet’in temelini Sivas’ta attık’ diyor. Toprak bütünlüğümüz içerisinde tam bağımsız bir devlet olmamızın ilk adımını burada atmanın şerefini ve gururunu yaşıyoruz.” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi 107 yaşında

Sivas Kongresi

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlattığı ulusal kurtuluş mücadelesini Amasya’dan sonra, 27 Haziran 1919’da “güvenilir kent” olarak gördüğü Sivas’a gelerek sürdürdü. Sivas’ta yapılan toplantıda ülkenin durumu görüşülerek, en kısa zamanda kentte milli bir kongre yapılmasına karar verildi.

Erzurum Kongresi’ne katılmak üzere Amasya’dan ayrılan Mustafa Kemal Paşa, 27 Haziran 1919 günü Sivas’a geldi ve Sivas halkı tarafından coşkuyla karşılandı.

Daha sonra Erzurum’a giden Atatürk, Erzurum Kongresi’nin ardından 2 Eylül 1919’da yeniden geldiği Sivas’ta 18 Aralık 1919’a kadar kaldı.

Mustafa Kemal Paşa ve beraberindeki heyet tarafından 4 Eylül 1919 Perşembe günü saat 14.00’te bugünkü Atatürk ve Kongre Müzesi binasında, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı Sivas Kongresi yapıldı.

Kayıtlara göre resmi çalışmaları 7 gün süren kongrede, Mustafa Kemal Atatürk başkanlığında ulusun kurtuluşu için çeşitli gündem maddeleri görüşüldü.

Sivas’ta 8-9 Eylül 1919’da “manda” tartışmalarının yaşandığı kongre, 11 Eylül 1919’da sonuç bildirgesinin yayımlanmasıyla kapandı.

“Manda ve himaye kabul olunamaz”

Mustafa Kemal Paşa ve Heyeti Temsiliye, 12 Eylül 1919’da halkın da katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, kongrede alınan kararları açıkladı.

“Manda ve himaye kabul olunamaz” gibi ulusun kurtuluşu için çok önemli kararların alındığı kongrede, ilginç bir olay da yaşandı. Yurdun çeşitli yörelerinden delegelerin katılımıyla 4 Eylül 1919’da düzenlenen kongrede, öğrenci arkadaşlarının temsilcisi olarak aralarında topladıkları para ile kente gelen “Hikmet” ismindeki askeri tıbbiye öğrencisi de bulunuyordu.

Heyecanlı manda tartışmalarının yaşandığı 8 Eylül akşamı, Mustafa Kemal Paşa’nın odasında yapılan toplantıda, askeri tıp öğrencisi Hikmet, şunları dile getirdi:

“Paşam, delegesi bulunduğum tıbbiyeliler, beni buraya istiklal davamızı başarmak yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler. Mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa bunlar her kim olursa olsun, şiddetle ret ve takbih ederiz. Farzımuhal, manda fikrini siz kabul ederseniz sizi de reddeder, Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı değil, vatan batırıcısı olarak adlandırır ve tel’in ederiz.”

Bu sözler karşısında duygulanan ve “Arkadaşlar gençliğe bakın, Türk milli bünyesindeki asil kanın ifadesine dikkat edin.” diyen Mustafa Kemal Paşa, daha sonra Hikmet Bey’e dönerek, “Evlat, müsterih ol. Gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe güveniyorum. Biz, ekalliyette (azınlıkta) kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez, ya istiklal ya ölüm.” dedi.

O dönem Sivaslı kadınlar, Trabzon ve Erzurum’dan gelen çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan göçmenlerle yakından ilgilendi. Mustafa Kemal Paşa’nın Türk kadınlarının da Milli Mücadele’ye örgütlü olarak katılması gerektiğini ifade etmesi üzerine Sivaslı kadınlar dernek kurmak için çalışmalara başladı. Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti adı verilen dernek, 9 Aralık 1919’da kuruldu.

Sivas Kongresi’nden Cumhuriyet’in ilanına uzanan süreç

Atatürk başkanlığında 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında gerçekleştirilen Sivas Kongresi ile Mustafa Kemal Paşa’nın gençlik yıllarından beri düşündüğü ve seslendirdiği, Samsun’a çıktığı andan itibaren resmi yazışmalarında en önemli mesele olarak yer verdiği “milli egemenlik” ve “milli irade” kavramları devlet hayatına yansıtılmaya başladı.

Halkın bütününü kapsayan ilk örgütsel faaliyet Sivas’ta gerçekleştirildi ve Sivas Kongresi, şekli ve içeriği itibarıyla adeta milli bir meclis işlevi gördü.

Kongrede yeni seçilen üyelerin katılımıyla yurdun tamamını kapsayan Heyeti Temsiliye, ülkenin kaderinde birinci derecede söz sahibi bir kurul halini aldı, ulusal hareketin meşru organları biçimlendirilmiş oldu.

Sivas Kongresi, devletin önündeki engelleri ortadan kaldırarak halkı bir bütün halinde, çizdiği program doğrultusunda harekete geçirmeyi sağladı. Bu hareket, 9 Eylül 1922’de büyük bir zafere kapı açıp, 29 Ekim 1923’te ise Cumhuriyet’in ilanıyla taçlandı.>>>AA