Gül, AK Parti tarihini iki döneme ayırarak kuruluş felsefesinin ve ilk dönem reformlarının Türkiye için hâlen en geçerli reçete olduğunu vurguladı.
“Seçime Giderken Elimizde Dosyamız Vardı, Çok Çalıştık”
AK Parti’nin kuruluşundan önce geniş kapsamlı bir hazırlık süreci yürüttüklerini belirten Abdullah Gül, Politika Araştırmaları Merkezi (PAM) ve ANAR bünyesinde yapılan çalışmalara dikkat çekti:
-
Acil Eylem Planı: Hukuk, ekonomi, kamu maliyesi ve sağlık alanlarında iktidara gelmeden önce somut programların hazırlandığını ifade etti.
-
Ortak Akıl Vurgusu: Parti programı ve manifestosunun tek bir kişinin eseri olmadığını, geniş istişareler ve çalıştaylar sonucunda ortaya çıktığını belirtti.
Fazilet Partisi’ndeki “Yenilikçi-Gelenekçi” Ayrışması
2000 yılındaki Fazilet Partisi kongresinde yaşanan süreci anlatan Gül, aralarındaki farkın yalnızca bir kuşak çatışması olmadığını söyledi:
“Parti politikalarının değişmesi gerektiğini savunduk. Retorikten ve ideolojik görüntüden çıkıp; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve temel insan haklarını merkeze alan bir çizgiye gelmesini istedik.”
1 Mart Tezkeresi: “AK Parti’nin Yıldızı Bu Kararla Parladı”
Başbakanlığı dönemindeki en kritik dönemeçlerden biri olan 1 Mart 2003 tezkeresi oylamasında milletvekillerini serbest bıraktığını hatırlatan Gül, meclisin bağımsız iradesinin Türkiye’nin uluslararası itibarını güçlendirdiğini kaydetti:
-
Vekillere Çağrı: “Altında imzam var ama siz mecbur değilsiniz; inandığınız gibi oy kullanın.”
-
Uluslararası Etki: “AK Parti’nin İslam dünyasında ve Arap sokaklarındaki esas yükselişi ve parlaması 1 Mart tezkeresinin reddedilmesiyle oldu.”
Deniz Baykal ve Başbakanlığın Erdoğan’a Devri
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağının kaldırılması sürecine değinen Gül, CHP ve dönemin lideri Deniz Baykal’ın anayasa değişikliğine verdiği desteğin hakkının teslim edilmesi gerektiğini ifade etti.
Siirt seçimlerinin ardından başbakanlığı Erdoğan’a devretme sürecini ise şu sözlerle anlattı:
“Çevremden ‘devam et’ diyenler oldu ama siyasi ahlakıma uymazdı. Erdoğan’a, ‘Artık değişiyoruz, ben ayrılacağım, sen gel başbakanlığı devral’ dedim. Şaşırdı, önce ‘Niye acele ediyoruz?’ dedi. Sonrasında sırt sırta verip çalıştık.”
“AK Parti O Vizyona Tekrar Sahip Çıkmalı”
AK Parti dönemini 15 Temmuz öncesi ve sonrası olarak iki evrede ele alan Gül, yaşanan olağanüstü süreçlerin reformlarda geri adımlara yol açtığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Ümit ediyorum ki tüm bu travmalar geride kalır ve Türkiye tekrar AK Parti’nin ilk dönemindeki deklare ettiği vizyonla yönetilmeye başlar. O kuruluş vizyonu bugün de Türkiye için geçerlidir. AK Parti o vizyona yeniden sahip çıkarsa hukuk, ekonomi ve demokrasi alanında ülkeye çok şey kazandırır.”
