Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen Hane İslam Eserleri Sergisi’nin açılışının ardından sanatçı ve katılımcılarla bir araya geldi. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Erdoğan, Taha suresinden ayetler okudu. Erdoğan, soruları yanıtlamadan önce katılımcılara hitaben konuştu.
“HİÇ TEREDDÜTSÜZ BU NESLİ ÜLKEMİZDE ÇOĞALTALIM İSTİYORUZ”
Ardından Yasemin Karaca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Sizi biz aile içi kimliklerinizden yani bir eş olarak, bir evlat olarak, bir dede olarak, bir baba olarak da biliyoruz. Siz bunlardan hangisi olmayı daha çok seviyorsunuz?” sorusunu yöneltti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi: “Her şeyden önce tabii dedeyim ve 9 tane elhamdülillah torunum var. O da fakir için ayrı bir güzellik. Biliyorsunuz devamlı söylediğim bir söz var. ‘En az 3 çocuk’ diyorum. Bu tabii güçlü bir ailenin olmazsa olmazı. Neslimizi çoğaltmamız lazım. Bu neslin artması lazım. Bu tabii bizim arzumuz değil, Rabb’imizin emri, sevgili habibinin bizlere sürekli olarak tavsiyesi. ‘Diğer toplumlara karşı ümmetimin çokluğuyla iftihar ederim’ diyor Peygamberimiz, öyleyse bunun yerine gelmesi lazım. Bunun için de biz aile derken buradan hareket ederek geçtiğimiz yılı ‘Aile Yılı’ olarak ilan ettik. Aile Yılı olarak bu adımı atmamızın da esbabımucibesi özellikle bir halkı Müslüman olan topluluk olarak bunu hiç tereddütsüz bu nesli ülkemizde çoğaltalım istiyoruz.” Karaca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kalabalık aileye verdiği önemin farkında olduklarını belirterek, dünyada şu an genç nüfusun tehdit altında olduğunun birçok raporla ortaya konduğunu ancak Erdoğan’ın bu riski yıllar önce görerek yaklaşık 25 yıldır en az 3 çocuk çağrısında bulunduğunu hatırlattı ve bunu nasıl öngördüğünü sordu.

“ŞU ANDA EN DOST BİLDİKLERİMİZ BİLE NÜFUSUN ARTIŞINA KARŞI ÇIKIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan soruya cevap olarak, “Yani bunu gördük ama hala biz bir netice almış değiliz. Şu anda gelişmeler iyi değil. En yakınlarımızla sohbet ederken bile bakıyorsunuz onlar da maalesef yani nüfusun artışına karşı çıkıyorlar. Bu da bizi tabii ciddi manada üzüyor. Şu anda en dost bildiklerimiz bile nüfusun artışına karşı çıkıyor. İnşallah Tophane-i Amire’deki bu buluşmamız nüfusun artışı noktasında yeni bir adıma vesile olur.” ifadelerini kullandı. Sergiyi kurgularken birkaç neslin işlerini bir araya getirmeye çalıştıklarını aktaran Karaca, hem 200 yıllık tarihi eserleri hem bugüne ait çağdaş eserleri hem de genç sanatçıların işlerini bir arada sunarak büyük bir aile ve nesiller arası bir ilişki kurmaya çalıştıklarını anlattı. Yasemin Karaca’nın, “Sizin ailenizde büyük bir aile olarak bu nesiller arası ilişkiyi koruyor mu?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani şu an itibarıyla elhamdülillah bizim ailede şu anda gelişme iyi. Bundan dolayı da mutluyum.” dedi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Emine Eflanur Güler, Erdoğan’a, “Gençlerle kurduğunuz iletişimin çok güçlü olduğunu hepimiz biliyoruz. Bugün torunlarınız da bu genç neslin bir parçası, onlarla günlük hayata, kültürel yaşama ve sanata dair sohbetler yapıyor musunuz?” sorusunu yöneltti. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Şimdi bu sabah en küçüğüyle iyi bir muhabbetim oldu. En küçüğü şu anda 2 yaşında. Onunla görüşmemi yaptım ve öyle ayrıldım. O da Baykar grubunun bir yavrusu ve hamdolsun o muhabbet bize ayrı bir dinçlik veriyor. Rabb’im buradaki bütün kardeşlerime de aynı muhabbeti evlatlarından ve torunlarından almayı nasip etsin. Onlar bizi gerçekten dingin kılıyor.” diye konuştu.

“ESERLERİMİZİ GELECEĞE TAŞIMAK İÇİN HER TÜRLÜ YATIRIMI YAPMAMIZ GEREKİR”
Hattat Savaş Çevik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “İşin başından beri ülkemizde sanat kurumlarının gelişmesine büyük katkılarda bulundunuz. Atatürk Kültür Merkezi gibi, İstanbul Modern gibi çeşitli önemli camilerin açılışı, kültür merkezlerinin kuruluşu, eski eserlerimizin ihyası ve restorasyonu konularında sayısız çabalarınızı gördük ve teşekkür ediyoruz. Bütün bu faaliyetlerin dünya sanat platformundaki yansımasını nasıl görüyorsunuz? Türkiye’mizin bu, dünya sanat platformundaki yerini ne şekilde etkilemiştir?” şeklinde soru yöneltti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, öncelikle programın yapıldığı Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nin hizmete girmesinin bile çok önemli olduğunu belirterek, “Bu tür eserler eğer hizmete girmemiş olsaydı, biz bugün burada böyle bir toplantıyı yapamayacaktık. Ama bu eserin hizmete girmiş olması böyle bir toplantıyı burada yapmamıza da vesile oldu. Buradan kimler geldi kimler geçti? Buranın tarihi de bizim için çok çok önemli. Onun için de biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak da bu kültür yolu etkinliklerini bu noktada da çok önemli görüyoruz. Ben şu anda bu eserin girdisi ve çıktısıyla burada yapılan bütün etkinliklerin ülkemizin geleceğine yönelik önemli adımları oluşturduğunu görüyorum ve bu eserler asla ihmal edilmemeli. Bunun hesabını veremeyiz” diye konuştu.
HEDİYE ESERLERİ SERGİLEME DÜŞÜNCESİ
Tezhip Sanatçısı Şeyma Okur, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a birçok sanatçının eser takdim ettiğini ya da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sanata destek vermek adına eserler edindiğini belirterek, “İleride bu eserlerin bir koleksiyon, sergi ya da müze çatısı altında toplanması ve sergilenmesi gibi bir düşünceniz var mıdır?” sorusunu yöneltti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bizlere hediye edilen bütün eserleri Kasımpaşa’da, şimdi fakirin adına kurduğumuz bir müzemiz var. Orada eski Kuzey Deniz Saha Komutanlığı vardı. Bu Kuzey Deniz saha Komutanlığını bizler ele aldık. Orayı, tamamen restorasyonunu bitiriyoruz ve orası da adeta harabeydi. Kuzey Deniz Saha Komutanlığını gerçekten şimdi muhteşem bir eser olarak ele aldık. Orayı düzenledik ve bitirmek üzereyiz. Orada bütün bu eserleri, fakire ne hediye ettiyseler, ister hat olsun ister kitaplar olsun ister diğer türlü, her türlü eser olsun bunların hepsini orada inşallah sergileyeceğiz ve orayı da bütün halkımıza açmak suretiyle, oradan hepsinin istifade etmesini sağlayacağız.” ifadelerini kullandı. Serginin Küratörü Yasemin Karaca’nın, “Siz hiç gençliğinizde sanatla ilgilendiniz mi, geleneksel sanatlara ilgi duydunuz mu?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlgilendim dersem doğru olmaz çünkü biz siyasetle ilgilendik.” yanıtını verdi.
EL YAZMASI KUR’AN-I KERİM TALEBİ
Katılımcılardan Hafize Zeynep Altun ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, geleneksel sanatlara ilginin gençler arasında yeni yaygınlaşmaya başladığını vurgulayarak, “Sizler bu ilgiyi artırma konusunda ilave ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz ya da ne gibi çalışmalar yapılabilir?” diye sordu. Özellikle hat eserlerine düşkün olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bununla ilgili de çalışmalarımız oldu, oluyor. En önemlisi de şu anda Mehmed Özçay üstadım da burada, kendilerinden hep bir şeyi istirham ettim. Özellikle cumhurbaşkanlığım döneminde bir Kur’an-ı Kerim yazılması arzum, talebim vardı. Sağ olsun bu eseri de yazdılar ve bizi mutlu ettiler. İnşallah bu da bizim cumhurbaşkanlığı dönemimizin bir eseri olacak. Bununla birlikte ayrıca bir farklı eserin de hamdolsun bitişini gördük. Bunlar da cumhurbaşkanlığı dönemimizin bir eseri olarak ülkemize ve dünyaya kazandırmış olduğumuz iki tane önemli eser olacak.” dedi. Programı aileye ilişkin soruyla bitirmek istediğini belirten Yasemin Karaca, “Yeni aile kuracak gençlere, yeni anne-baba olacak çiftlere, özellikle de genç babalara neler tavsiye edersiniz?” sorusunu yöneltti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şeyden önce bizim babalara da annelere de Rabb’imizin emri çerçevesi içerisinde, Allah’ın emri, sevgili Habibi’nin sünnetine uygun bir hayatı yaşamalarını tavsiye ediyorum.” diye konuştu. >>>AA
