Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Öznur Kırman
Öznur Kırman

GÜN IŞIĞI AFYON’DA

 

Sevgili okurlarım;

Kaleme aldığım bu yazımda sizlere sadece bir projeden değil, bir çocuğun dünyasının nasıl aydınlandığından, bir ailenin yeşeren umutlarından ve Afyonkarahisar’ımızın sokaklarında yankılanan bir iyilik hareketinden bahsetmek istiyorum.

Bazı anlar vardır, sadece bir olaya tanıklık etmezsiniz; bir mucizenin sessizce filizlenişini izlersiniz.

Geçtiğimiz günlerde Afyonkarahisar’ın tarih kokan sokaklarında, böyle bir mucizenin, “Gün Işığı Projesi’nin” izini sürdüm. Bir yazar ve gözlemci olarak masaya oturduğumda, karşılaştığım şey sadece bir teknoloji projesi değil, bir çocuğun dünyayı yeniden keşfetme hikayesiydi.

Bunun adı “Bakamamak” Değil, “Görmeyi Öğrenmek”

Küçük bir çocuk hayal edin. İsmi Ali ya da Ayşe olsun… Etrafındaki dünya,puslu bir camın arkasından bakıyormuş gibi flu. Renkler var ama sınırları yok. Yazılar var ama anlamları eksik.

Toplumda çoğu zaman bu çocuklara “görme engelli” deyip geçiyoruz. Oysa Türk Telekom’un, Gönül Turgut Eğitim Danışmanlık ve Engelsiz Yaşama Derneği (EyDer) ile yürüttüğü bu proje, bize ezber bozan bir gerçek öğretiyor: Az görmek, bir son değil; bir başlangıçtır.

​   Türk Telekom’un, Gönül Turgut Eğitim Danışmanlık ve Engelsiz Yaşama Derneği (EyDer) iş birliğiyle hayata geçirdiği “Gün Işığı Projesi”, Uzun yıllardır ülke genelinde olduğu gibi ilimiz Afyonkarahisar’da da meyvelerini vermeye başladı. Bir yazar ve en önemlisi bu sürecin yakın bir takipçisi olarak söyleyebilirim ki; bu çalışma bir “sosyal sorumluluk” projesinden çok daha fazlası; bu bir gelecek inşasıdır.

***

“Peki, Nedir Gün Işığı Projesi?”

 Türk Telekom tarafından 2014 yılında başlatılan bu proje  Engelsiz Yaşama Derneği (EyDer) ve Gönül Turgut Bireysel Eğitim Danışmanlığı iş birliğiyle yürütülüyor. Projenin ana amacı, yasal olarak “kör” olarak tanımlanan ancak %1 ila %10 arasında görme yetisi bulunan çocukların, var olan görme kalıntılarını kullanarak hayata daha bağımsız katılmalarını sağlamak.

Proje kapsamında yapılanlar şunlardır:

* Az Gören Eğitimi: Çocuklara, görme yetilerini en verimli şekilde kullanabilmeleri için özel eğitimler verilir. Bu eğitimler sayesinde çocuklar, normal alfabeyle okuyup yazmayı, günlük yaşam becerilerini geliştirmeyi ve bağımsız hareket etmeyi öğrenirler

*Aile ve Öğretmen Eğitimi: Sadece çocuklara değil, onların hayatındaki en önemli figürler olan ailelere ve öğretmenlere de eğitimler verilir. Bu sayede, çocukların eğitim süreçleri daha etkili bir şekilde desteklenir ve toplumsal farkındalık artırılır.

 * Teknolojik Destek: Türk Telekom’un teknolojik altyapısı kullanılarak hazırlanan TahtApp gibi uygulamalarla, az gören öğrencilerin okuldaki eğitimlerini daha rahat takip etmeleri sağlanır. Bu sayede öğrenciler, sınıf tahtasındaki içerikleri tabletlerinden anlık olarak görebilirler.

* Uzatma Eğitimleri: Proje, uzaktan eğitim imkanı sunarak Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuklara ulaşmayı hedefler. Çocuklara ve ailelerine ücretsiz olarak verilen tablet ve internet hatlarıyla eğitim kesintisiz devam eder.

*2014 yılında başlayan proje, 2025 yılı itibarıyla 11. yılını doldurmuş durumdadır. Proje, o tarihten bu yana sürekli olarak güncelleniyor ve geliştiriliyor. Özellikle 2025 yılı için  proje kapsamında geliştirilen TahtApp gibi teknolojik desteklerle birçok az gören öğrenciye ulaşılmış ve onların okul başarıları artırılmıştır.

*Projenin temel amacı olan “Az da olsa ışığın peşinden koşan çocuklara umut taşıyabilmek” misyonu, her yıl yeni katılımcılarla devam ediyor ve daha fazla çocuğun hayatına dokunmayı hedefliyor.

*Fayda sağlayacak özellik şartları;

* 1’inci ve 9’uncu sınıf arası olması

* kaynaştırma sınıf öğrencisi

* Az görmesi olmalı

​  Az Görmek, Engel Değildir!

​  Toplum olarak “görme yetersizliği” denildiğinde genellikle zihnimizde sadece tam bir karanlık canlanıyor. Oysa “az gören” çocuklarımız, doğru bir eğitim ve erken müdahale ile %1 ile %10 arasındaki görme kalıntılarını kullanmayı öğrenebiliyorlar.

   “ Gün Işığı Projesi” bu noktada devreye giriyor. Çocuklarımıza “bakmayı değil, görmeyi” öğretiyor; onların akranlarıyla aynı sıralarda, kimseden yardım almadan eğitim görmelerinin kapılarını aralıyor.

   Türkiye’nin dört bir yanına yayılan bu hareket,  binlerce çocuğun hayatına dokundu. Afyonkarahisar da bu şanslı ve vizyoner  illerden biri oldu. Proje kapsamında sunulan özel yazılımlar ve eğitim metodolojileri sayesinde, az gören çocuklarımız artık sadece “dinleyen” değil, “okuyan, yazan ve üreten” bireyler haline geliyor.

   Sınıftaki bu çalışmada teknoloji ile insanın saf duygularının nasıl iç içe geçtiğine şahitlik ettim. Sınıftaki atmosfer, klasik eğitimden çok farklı idi. Öğretmenin ; sabırla, sevgiyle ve profesyonelce teknolojiyi bir köprü gibi kullandığını gördüm. Ayrıca öğretmenin gözlerindeki o parıltıyı sizlerin de görmesini çok isterdim.

Öğretmenin bu gayretli çalışması sonunda, çocuğumuzun  ekrandaki objeyi fark etmesi bizlere de “ işte bu” dedirtiyor.

Çocuğumuzun ise; O küçücük parmakları ile tabletteki figürlerle buluştuğu anda adeta “keşif yolculuğuna çıkan kaşif” gibiydi. Sonunda teknolojinin sunduğu filtreler ve özel yazılımlar sayesinde dünyayı  anlamlandırmaya  başlayınca “başarılı kaşif” gibi gururlu ve mutlu idi.

En sonunda bilimle merhametin buluştuğu nokta keşfedilmiş oldu.

 Bir sınıfta, tabletindeki özel bir uygulama sayesinde tahtadaki yazıyı ilk kez net bir şekilde okuyan o çocuğun yüzündeki şaşkınlık ve ardından gelen o vakur gülümseme… İşte o an, tüm raporlardan, rakamlardan ve istatistiklerden daha gerçekti. O gülümseme, “Ben de buradayım ve ben de yapabilirim!” demenin en saf haliydi.

​   Bu yazım bitmiş bir çalışmanın özeti değil toplumsal bir seslenişimdir.

Çevrenizde dünyayı “Az Gören” bir evladımız varsa, onun sadece karanlığa mahkum olmadığını bilin. “Gün Işığı Projesi” gibi bilimsel temelli çalışmalar, o çocukların akranlarıyla aynı sıralarda, kimseden yardım almadan hayallerine koşabilmeleri için var. Bizler, bu farkındalığı ne kadar büyütürsek, şehirlerimizdeki engelleri o kadar hızlı yıkarız.

***

Bunun için çok basit ama bir o kadar da önemli bilgiler;

* Aileler Olarak: Eğer çocuğunuzda görme kaybı belirtileri varsa, “yapacak bir şey yok” demeyelim. “Gün Işığı Projesi” gibi bilimsel ve teknolojik temelli çalışmaları takip edip, yardım alalım.

* Eğitimciler  Olarak:  Okulunuzdaki, sınıfınızdaki az gören öğrencileri fark edelim. Onların potansiyelini ortaya çıkarmak için bu metodolojileri öğrenelim.

* Toplumun Tüm Bireyleri Olarak: Engelsiz bir yaşamın, sadece fiziki yolları düzeltmekle değil, zihniyetteki engellerin kaldırılması olarak başladığını aklımızdan çıkarmayalım.

   “Gün Işığı Projesi, bu temel taşın en parlak parçalarından biri.

Afyonkarahisar olarak bu projeye sahip çıkmaya, daha fazla çocuğumuza ulaşmaya devam edeceğiz. Unutmayın; ışık her yerdedir, yeter ki biz bakmayı ve gördüğümüzü yeşertmeyi bilelim.

​  Şimdi sorma sırası bizde:  Daha fazla “Gün Işığı” için siz ne yapmaya hazırsınız?

     Karanlığa Değil Geleceğe Bakın

            Hayatı Engelsiz Sayın

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

Verified by MonsterInsights