“Verem, tıbbi adıyla Mycobacterium tuberculosis bakterisinin neden olduğu, genellikle akciğerleri etkileyen bulaşıcı bir hastalıktır” diyen Çilekar, “Ancak verem sadece akciğerlerle sınırlı değildir; kemikler, böbrekler veya lenf bezleri gibi vücudun başka kısımlarını da etkileyebilir. Verem, hava yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Aktif verem hastası bir kişi öksürdüğünde, hapşırdığında veya konuştuğunda, havaya küçük damlacıklar saçar. Bu damlacıkların solunmasıyla verem bulaşabilir” diye konuştu.
“GÖĞÜS AĞRISI VE KANLI BALGAM DA GÖRÜLEBİLİR”
“Veremin başlıca belirtileri iki haftadan uzun süren öksürük, ateş, gece terlemesi, iştahsızlık ve kilo kaybıdır” bilgisini paylaşan Çilekar, “Ayrıca göğüs ağrısı ve kanlı balgam da görülebilir. Veremin tedavisi mümkündür ve genellikle başarılıdır. Tedavi, birkaç farklı antibiyotiğin düzenli olarak kullanılmasını içerir. Tedavi süresi genellikle altı ay veya daha uzun sürebilir ve doktorun talimatlarına kesinlikle uyulması gerekir. Bu hastalıkla ilgili halk arasında bazı yanlış kanılar mevcut. Örneğin, veremin tedavi edilemez bir hastalık olduğu veya sadece yoksullarda görüldüğü düşünülür. Ancak modern tedavi yöntemleriyle verem tamamen tedavi edilebilir ve sosyoekonomik durumdan bağımsız olarak herkesi etkileyebilir. Tedavi sürecinde en kritik nokta, ilaçların düzenli ve doktorun belirttiği süre boyunca kullanılmasıdır. Erken iyileşme belirtileri görülse bile, tedavi asla kesilmemelidir. Ayrıca, dengeli beslenme, yeterli uyku ve hijyen kurallarına riayet etmek de iyileşme sürecini destekler” şeklinde değerlendirmede bulundu.
“TOPLUMSAL BİLİNÇ VE DESTEK, VEREMLE MÜCADELEDE KRİTİK BİR ROL OYNAR”
“Tedavi tam ve eksiksiz olarak tamamlandığında, tekrarlama riski oldukça düşüktür” diyen Çilekar, “Önemli olan, tedaviye sadık kalmak ve doktorun takibini sürdürmektir. Bağışıklık sistemi, veremle mücadelede çok kritik bir role sahiptir. Güçlü bir bağışıklık sistemi, bakterinin vücuda girmesi durumunda bile hastalığın gelişmesini önleyebilir. Sağlıklı yaşam tarzı, bağışıklığı güçlendirmenin anahtarıdır. Toplumsal bilinç ve destek, veremle mücadelede kritik bir rol oynar. Farkındalığın artması, erken teşhis ve tedaviye erişimi kolaylaştırır. Ayrıca, hastaların tedavi sürecinde yalnız hissetmemeleri ve damgalanmamaları için toplumsal destek hayati önem taşır” şeklinde konuştu. >>>Haber Merkezi

