Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Trump şimdi de gözünü o ülkeye dikti!

ABD Başkanı Donald Trump’ın stratejik hedefleri arasında yer alan Grönland için Beyaz Saray’dan uluslararası kamuoyunu sarsacak bir açıklama geldi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, dünyanın en büyük adası olan Grönland’a sahip olmak için ABD ordusunun kullanılmasının da bir seçenek olarak masada olduğunu duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın stratejik hedefleri arasında yer alan Grönland

Beyaz Saray Sözcüsü Leavitt, yazılı açıklamasında Başkan Trump’ın adayı sadece bir toprak parçası olarak değil, Kuzey Kutbu bölgesindeki rakiplere karşı hayati bir savunma kalesi olarak gördüğünü belirtti. Leavitt, “Başkan ve ekibi, bu önemli dış politika hedefini gerçekleştirmek için çeşitli seçenekleri tartışıyor ve ABD ordusunu kullanmak da her zaman Başkomutan’ın elinde olan bir seçenek” ifadelerini kullanarak, adanın “satın alınması” ya da “devralınması” sürecinde askeri gücün bir kart olarak tutulduğunu ima etti.

HEDEF: RUSYA VE ÇİN’E HAKİMİYET

Trump’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarla fitilini ateşlediği bu strateji, Grönland’ın stratejik konumuna dayanıyor. Beyaz Saray’a göre:

  • Kutup Hakimiyeti: Arktik bölgesinde artan Rus askeri hareketliliği ve Çin’in bölgedeki maden iştahına karşı set çekmek.

  • Maden Kaynakları: Bölgedeki zengin nadir toprak elementleri ve enerji kaynakları üzerinde kontrol sağlamak.

  • Askeri Üs: Mevcut Thule Hava Üssü’nün ötesinde, bölgeyi tamamen bir ABD savunma kalkanına dönüştürmek.

DANİMARKA VE GRÖLAND’IN TEPKİSİ MERAK EDİLİYOR

Trump yönetimi 2026 yılının başında bu hedefi resmen bir “ulusal güvenlik önceliği” ilan ederken, adanın bağlı olduğu Danimarka ve Grönland yerel hükümetinden daha önce gelen “satılık değiliz” yanıtlarının bu yeni “askeri seçenek” vurgusuyla nasıl bir boyuta evrileceği merak konusu. Diplomatik kaynaklar, ABD’nin bu tutumunun NATO içindeki dengeleri ve Kuzey Avrupa güvenliğini derinden sarsabileceği uyarısında bulunuyor.