Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Murat Akarçay
Murat Akarçay

BİZİM AFYON BASIN MAHALLESİ; TAM BİR MÜHENDİSLİK HARİKASIDIR MESELA

Kısaca ben yazılarımda ara ara “BİZİM MAHALLE” diye bahsediyorum. Yani Afyon Basın Mahallesi. Şimdi bu yazıdan sonra bana kızabilir bizim bazı mahalle sakinleri. Bazen kurumlar gibi camialarında kendilerini kamuoyu yani okuyucuları önünde “CHECK” etmesi, kendi içinde değerlendirmesi gerekir. Bu nedenle meslekten kimse kızmasın bana. Eğer ki katılmayan varsa da bu yazıma; kendi köşelerinden yazarak, fikir çeşitliliği ile mahallemizi değerlendirmemize ve geliştirmemize katkı sağlasın. Amaç kendimizi eleştirerek doğru yolda emin yol almak. Mesleğimizin ana amacı da bu değil mi zaten. Bu nedenle meslekle ilgili kişi ve kurumları kesinlikle hedef almak için değil, mesleğe dair bir gözlem ve son derece samimi bir öz eleştiri niyetiyle bu yazıyı kaleme aldığımı şahsen belirtmek istiyorum. Hadi buyurun yavaş yavaş ön bir giriş yapalım konumuza.

SIRALAMA YAPILSA İLK 5’E GİRER

Türkiye’nin en farklı basın mahalleleri sıralaması diye bir araştırma yapsalar; kesinlikle metropolleri sollayıp ilk beşe gireceğini iddia edebilirim Afyon Basın Mahallesinin. Sözle anlatmaya kalksanız nefesiniz yetmez, yazayım deseniz kaç cilt ansiklopedi yazacağınıza karar veremezsiniz.  Bir bakarsınız en gereksiz konularda bir halat misali birbirine sağlam bağlıdır, en gerekli konularda pamuk ipliğine bağlı misali bir gelgitler gezegenidir bizim mahalle. Ben size tüm sakinlerini sevdiğim ve 26 yıldır yaşadığım bu mahalleyi anlatmaya çalışayım şimdi.

7.HARİKA RENKTİR BİZİM MAHALLE

Diyeceksiniz ki neden böyle bu sizin mahalle sorusunun cevabı aslında yoktur. Herkesin kendince doğrusu vardır ve o doğru tartışmasızdır. Herkesin cevabı kendince noter onayı gibi doğrudur. Mesleki anlamda bilgi ve donanıma sahip varlıklarıyla onur duyacağımız pırlantalarımızda vardır,  ilginç ve akıl almaz mesleki yaklaşım farklılıklarına sahip, yakutlarımızda vardır bu mahallede. Dedim ya bizim mahalle aslında fevkaladenin fevkindedir. Aslında termal, mermer, sucuk, kaymak, lokum ve haşhaş ’tan sonra coğrafi işaret alınabilecek belki de 7. Harika renk olabilir bizim mahalle.

TABELA VE BAŞKAN ZENGİNİYİZ

Mesela bizim basın mahallesi cemiyetler ve dernekler zenginidir. Mahallede tabela ve başkanımız çoktur. İl protokolü bile aklında tutamaz hangi gazeteci, hangi cemiyetten, hangi dernekten diye. Özel Kalem Müdürleri ve sekreterler bu konuda sürekli güncelleme yapmak zorundadır. Hele bu şehre gelen yeni kamu yöneticileri için bizim basın mahallesinin cemiyet ve derneklerine yapılacak iade ziyaretlerin tümü temasların tekrarı niteliğindedir. Bu konuda yapacakta bir şey yoktur. Aslında tüm tabelalarda ana amaç meslektir ama dedim ya tabelalarımız çoktur.

RAHATLIKLA GÖRÜRSÜNÜZ BİZDE

Öte yanda, Türkiye’nin en büyük cemiyeti olan Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin tarihine bir bakın; gazeteci olmayıp, cemiyet başkanı olan iş insanı yoktur, bulamazsınız. En fazla Sedat Simavi ve Nezih Demirkent gibi gazeteci olup; gazete sahibi olan cemiyet başkanları vardır. Siz Aydın Doğan’ın bir cemiyet başkanlığını duydunuz mu? Ben duymadım. “Ben gazeteci değilim, sadece medya alanında yatırım yapmış bir iş insanıyım demiştir geçmiş dönem bir röportajında.” İşte Türkiye’de pek duymadığınız bu özelliği yani iş insanı cemiyet yönetimlerini bizim basın mahallesinde rahatlıkla dönem dönem görebilirsiniz. Yerelde bu nokta esnektir ve olağandır. Mahallemizde normal bir durumdur bu kısaca. Alışkındır mahallenin her sakini.

GÜNDEM MAKİNALARIMIZ VARDIR BİZİM

Mesela bizim mahallede zaman zaman yapılan sohbetlerde, mesleğe 25-30-35 yıldan fazla bir zamanını veren yazdığı yazısı on binlerce tıklanarak okunduğunu ifade eden altın değerinde ustalarımız vardır. Aynaya baktıklarında gündem makinası olarak görebilmeleri mümkündür kendilerini. Zor değildir onlar için şehrin gündemini parmakları ile klavye arasında görmek. Kolay mı bir ömür vermişlerdir gazeteciliğe. Sen bir gazeteci ya da sahada olan bir muhabir olarak önemli bir insanı iyi tanıdığını düşünürsün; onlar enine boyuna tanıdıklarını ifade edebilirler. İşin vitrin söyleminde önemli insanlarla abi-kardeştir onlar. Samimiyet o kadar tavandır yani akıl-sır ermez. Sen ise daha dünkü çocuk; muhabir yeni yetme gazetecisindir.

GÖK KUŞAĞINDA YOKTUR BİZDEKİ RENKLER

Öte yanda, bizde köşe yazarı gazeteciler çoktur. birinci mesleğinden ziyade daha çok gazetecilik yönü ile tanınan zengin bir yelpazeye sahiptir bizim basın mahallesi. Yelpazenin her bir yaprağı cıvıl cıvıldır. Her meslekten köşe yazarlarıyla doludur her sokağımız. Öyle renklidir ki gök kuşağında yoktur o kadar renk. Aslında hepsi iyi insanlar, kardeşler, arkadaşlardır. Hepsi ayrı bir ikondur.

MÜHENDİSLİK HARİKASIYIZ BİZ

Bizim mahallede, zaman zaman teyitli olmayan söylentilerin bilgi dağılımında kendi içinde inanılmaz bir hızı vardır mesela. Mahallenin bu yönü tam bir mühendislik harikasıdır. Farazi bir örnek veriyorum. Bir gazete, radyo, web sitesinin satıldığı söylentisi ortaya çıkar, mal sahibinin kesinlikle haberi yoktur. Şu gazeteci şunu yapmış, bunu yapmış, şunu almış diye bir konu konuşulur; ucunu ve sonuna tutana bravo. Birçok konuda teyitli ya da doğrulanmış haber alışkanlığına sahip olan bizim mahallede kendi içindeki teyit ve doğrulamaya pek bakılmaz. Mahalle içinde bastırılamaz bir adrenalin ve heyecan noktasıdır kısaca bu durum. Zaman zaman ben bile kaptırabiliyorum kendimi “vay be” öyle miymiş diye bu kadar yani.

EN FAZLA 20-30 KİŞİYİZ ÇABALAYAN

Yukarıda bahsettiğim latifeleri bir kenara bırakıp; işin aslında gazeteciliği hakkıyla yapan arkadaşlarımız gibi meslek icra edilse bu şehir de “araştırmacı gazetecilik” ve en önemli büyük bir eksik olan “özel haber” hazırlama açığımız büyük bir oranda kapanır. Onun için koskoca bu şehir de en fazla 20-30 kişiyiz araştırmacı gazetecilik gelişsin, özel haber daha fazla yapılsın diye çabalayan gazeteci, yayın kuruluşu ve medya mensubu. Düşünün, Türkiye’nin en büyük yüzölçümüne sahip şehirlerinden birisiniz, 17 ilçe ve 400 den fazla köyünüz var. Nüfusunuz 800 bini geçmiş; şehrin medyası araştırma haber ve özel haber fakiri. Ondan sonra o neden çok tık alıyor, bu neden daha çok okunuyor seremonisi başlıyor bizim mahallede.

OKUYUCU FARK İSTİYOR HEPSİ BU

İşin gerçeği şu. Bu şehrin okuyucuları fark istiyor, bülten haberciliği ile birlikte özel haber, röportaj ve araştırma haber istiyor. Sıkça başvurulan ana mantık, eleştireyim bizim gazetecilik tabiri ile çakayım, karşı taraf cevap versin istemiyor. Hadi bu dediğimi yapalım daha fazla özel haber, röportaj, araştırma haber verelim desek aldığımız ücret belli; bülten haberciliği ile bildiğimiz gibi devam edelim olur.

Aslında okuyucunun istediği değişiklik ve farklı içerikleri hayata geçirseler, reklam geliri dâhil tiraj, okunma vs. bir çok girdi artış gösterir. Devamında kazanç çoğalır, personel sayısı artar, yatırım değeri artırılarak kalite yükseltilir. En yakın örnek, Eskişehir yerel gazetelerinde olduğu gibi ve en uzak Japonya yerel basınında olduğu gibi. Hadi Japonya uzak, gidip bir Eskişehir’e göz atın bence. Son olarak 4 gün sonra gelecek olan “Çalışan Gazeteciler Günü”nü kutluyorum bizim mahallenin.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

Verified by MonsterInsights