<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>umut &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<atom:link href="https://www.gazete3.com.tr/tag/umut/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<description>Gazete 3 - Afyon Haberleri - Afyon Son Dakika Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 29 Jun 2026 06:56:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/cropped-Adsiz-512-x-512-piksel-1-32x32.png</url>
	<title>umut &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Sınırlarımız dışındaki 100 milyonların da umut kaynağı haline geldik”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/sinirlarimiz-disindaki-100-milyonlarin-da-umut-kaynagi-haline-geldik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2026 06:56:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[25 yıl]]></category>
		<category><![CDATA[33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[açıklama;]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti kampı]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirme toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[istişare]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Sapanca]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=712380</guid>

					<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, "25 yıl önce milletin umudu olarak yola çıkmıştık ama bugün sınırlarımız dışında yaşayan 100 milyonların da umut kaynağı haline geldik." dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Sakarya&#8217;nın Sapanca ilçesinde düzenlenen &#8220;AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı&#8221;nın kapanış konuşmasında, toplantıya iştirak ederek fikirleri, tespitleri, tenkit ve teklifleriyle katkı sunan katılımcılara teşekkür etti.</p>
<p>Erdoğan, organizasyonun herhangi bir aksaklık yaşanmadan, planlandığı gibi gerçekleşmesinde payı olanları tebrik ederek, &#8220;İki gün boyunca büyük bir gayret ve özveriyle bizlere yardımcı olan tesis personeline, emekçi kardeşlerimin her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Aynı şekilde, her zaman olduğu gibi görevlerini yüksek bir hassasiyetle icra eden emniyet birimlerimize bir kez de sizlerin huzurunda tebriklerimi iletiyorum.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kameraları, mikrofonları ve teknik ekipmanlarıyla milletin doğru, tarafsız, güvenilir habere erişebilmesi için fedakarca çalışan basın mensuplarını da kutlayan Erdoğan, &#8220;Bizleri samimiyetle bağrına basan Sapancalı, Sakaryalı vatandaşlarıma bu güzel ve kıymetli ev sahiplikleri için tek tek şükranlarımı sunuyorum.&#8221; dedi.</p>
<p>AK Parti&#8217;yi 14 Ağustos 2001&#8217;de kurarak Türkiye&#8217;de yepyeni bir sayfa açtıklarını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu: &#8220;AK Parti, Türk siyasetini pek çok yenilikle tanıştırdı, Türkiye&#8217;yi dönüştürdü, siyaset kurumuna yeni soluk, yeni ve özgün bir bakış açısı kazandırdı. Bilhassa istişareyi farklı bir yaklaşımla ele aldık ve tarz-ı siyasetimizin tam merkezine oturttuk. Kamplarımızın en önemli özelliği, istişareyi geleneksel hale getirmesi, kurumsal bir zemine kavuşturmasıdır. Şunu bir defa açıkça söylemek isterim, bugün her aşaması başarılarla dolu çeyrek asırlık bir destandan söz ediyorsak bunda milletimizle inşa ettiğimiz gönül köprüleri kadar meşverete verdiğimiz önemin de büyük payı vardır. Çeyrek asırlık bu destanın her sayfasında her türlü öneriye, her türlü yapıcı eleştiriye kapımızı açık tutmamız vardır. Millet hesaba çekmeden kendimizi hesaba çekmeyi prensip edinmemiz vardır. Ak saçlılarımızın tecrübesiyle gençlerimizin dinamizmini aynı zeminde birleştirme, aynı potada eritme kabiliyetimiz vardır. Türkiye&#8217;nin bütün renklerini partimizin çatısı altında buluşturma vasfımız vardır. AK Parti&#8217;nin, dün de dediğim gibi, bir Türkiye kitabı olması vardır. 25 yıldır bu ilkelerimizden taviz vermedik. 25 yıldır farklı düşünce ve önerilere kapımızı kapatmadık. 25 yıldır kendimizi yenilemekten, ufkumuzu genişletmekten vazgeçmedik.&#8221;</p>
<p>Erdoğan, 25 yıldır AK Parti kitabına yeni sayfalar, yeni hikayeler ve yeni karakterler eklemekten geri durmadıklarını vurgulayarak, &#8220;Şurası da son derece önemlidir. Artık kendi alanında ülkemizde ve dünyada bir markaya dönüşen istişare ve değerlendirme toplantılarımız, en geniş katılımlı platform kimliğiyle her zaman özel bir konuma sahip oldu. Yer seçiminden hazırlık çalışmalarına, içeriğinden temasına, şarkısından oturumlarda ele alınacak konulara kadar hep çok titiz davrandık. Hiçbir detayı atlamadık, hiçbir boşluk bırakmadık. En verimli, en doyurucu şekilde geçmesi için çok titiz bir çalışma yürüttük.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Erdoğan, istişare mekanizmasını iki gün boyunca tüm unsurlarıyla çalıştırmaya gayret ettiklerini söyledi.</p>
<p>Dün Merkez Yürütme Kurulu üyeleri ve yol arkadaşlarıyla, partilerinin temel politikaları ve stratejik vizyonu doğrultusunda kapsamlı fikir teatileri gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, parti politikaları oturumlarında hem kurumsal hafızanın hem de geleceğe dönük hedeflerin ayrıntılı bir şekilde değerlendirildiğini, gözden geçirildiğini dile getirdi.</p>
<p>Erdoğan, Genel Merkez çalışmalarının da ele alındığı bu oturumlardaki katkı ve önerilerin tamamını partinin gelecek döneme ilişkin yol haritasını oluştururken öncelikli surette göz önünde bulunduracaklarını kaydetti.</p>
<p>Güvenlik, kalkınma, ekonomi ve toplum gibi çeşitli başlıklarda tertiplenen ortak akıl oturumlarında ise bakanların ve genel başkan yardımcılarının, katılımcılarla mevcut çalışmalarını paylaştıklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: “Bakanlıklarımızın faaliyetlerine yönelik sahadan gelen talep, öneri ve eleştirileri tek tek not ettik. Sorulara ayrıntılı cevaplar verildi. Dün akşam 28. dönem milletvekillerimizin katılımıyla meclis parti grubu çalışmaları ve değerlendirmeleri oturumu son derece verimli ve amaca matuf bir şekilde başarıyla icra edildi. Bugün ise genel istişare ve değerlendirme oturumunda katılımcılar kabine üyelerimize hem sorularını yönelttiler hem temsil ettikleri şehirlerin sorunlarını ilettiler. Hem de değerlendirmelerini samimiyetle dile getirdiler. Biz de bu süreçte arkadaşlarımızla görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Sahadan aktardıkları geri bildirimleri aldık. Milletimize nasıl daha iyi hizmet edebileceğimizi kendileriyle mütalaa ettik. Gerekli talimatları verdik. Allah&#8217;a hamdolsun her açıdan dolu dolu bir iki gün geçirdik. AK Parti&#8217;nin mutfağının Türkiye&#8217;ye yön verecek politika üretme, fikir ve paradigma üretme kapasitesine sahip olduğunu bir kere daha gördük.”</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek soru ve sunumlarıyla gerek fikirleriyle gerekse teklif ve tenkitleriyle toplantıya katkı yapan tüm arkadaşlarına gönülden teşekkür ettiğini belirterek, organizasyonun başarıyla icrasında emeği geçen Genel Sekreterlik birimi ile Tanıtım ve Medya Başkanlığını ayrıca tebrik ettiğini vurguladı.</p>
<p><strong>“BİZ BU YOLA REVAN OLURKEN NEYE TALİP OLDUĞUMUZU BİLEREK ÇIKTIK”</strong></p>
<p>Toplantının, parti, ülke ve millet için hayırlar getirmesini dileyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Değerli arkadaşlarım, bundan 7,5 asır evvel Yunus Emre o arı, duru Türkçesiyle şöyle seslenmişti, &#8216;Yol odur ki doğru vara, Göz odur ki Hakk&#8217;ı göre, Er odur kalçakta dura, Yüceden bakan göz değil&#8217;. Bizler de 25 sene önce millete hizmet yolculuğuna bu niyetlerle koyulduk. Biz bu yola revan olurken neye talip olduğumuzu bilerek çıktık. Çıkar birliği değil, kader birliği yaparak çıktık.”</p>
<p>Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek&#8217;in &#8220;Perdenin ardı perde, Perdenin ardı perde, Her siper aşıldıkça, Gaye öbür siperde&#8221; dizelerini aktararak, &#8220;İşte biz de bir siperi aştığımızda önümüzde yeni ufuklar açıldı. Bir engeli aştığımızda önümüzde daha büyük hedefler belirdi. Elbette çok ağır bedeller ödedik. Çok büyük duvarlarla karşılaştık. Ama her defasında önümüze çekilen setleri tek tek devirerek, karşımıza çıkarılan bariyerleri tek tek yıkarak bugünlere geldik.&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Aziz milletin kendilerine 25 sene önce kutsal bir emanet yüklediğini kaydeden Erdoğan, &#8220;Bu millet bize yüreğini vermiş, kalbini vermiş, gönlünü vermiş, hepsinden önemlisi bu kadroya özlemlerini, hayallerini emanet etmişti. Allah&#8217;a hamdolsun o emanete bugüne kadar gölge düşürmedik.&#8221; sözlerini sarf etti.</p>
<p>Erdoğan, AK Parti olarak, hep birlikte, çeyrek asırda, Cumhuriyet tarihinde başka hiçbir hükümete nasip olmayan büyük bir başarı hikayesine imza attıklarını vurgulayarak, &#8220;Şunu da büyük bir gururla ifade etmek istiyorum. Çeyrek asırlık bu kutlu yolculukta sizlerle omuz omuza olmak, birlikte yorulmak, birlikte ter dökmek, en çetin mücadelelere birlikte girmek, bir yol arkadaşınız, bir dostunuz olarak beni ziyadesiyle mutlu etmiştir. Böyle bir hareketin neferi olduğum için, böyle bir partinin genel başkanı olduğum için, çeyrek asırlık destanın parçası olduğum için hep şeref duydum, kıvanç duydum. Aldığım her nefeste Rabb&#8217;ime hamdettim.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Kendisiyle yol yürüyen dava arkadaşlarına teşekkür eden Erdoğan, &#8220;Bir kardeşiniz olarak ben, siz kardeşlerimden razıyım. İnanıyorum ki bu millet de sizlerden razıdır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;RABB&#8217;İM KADRO OLARAK BİZLERE BU ÜLKEYE VE MİLLETE HİZMET ETME BAHTİYARLIĞINI NASİP ETTİ&#8221;</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet, memleket ve Türkiye&#8217;nin genç nesilleri için çıktıkları yolda kol kola, yürek yüreğe daha nice senelere birlikte yürümeye devam edeceklerini belirterek, &#8220;Değerli yol ve dava arkadaşlarım, Rabb&#8217;im kadro olarak bizlere bu ülkeye ve millete hizmet etme bahtiyarlığını nasip etti. 25 yıl önce milletin umudu olarak yola çıkmıştık ama bugün sınırlarımız dışında yaşayan yüz milyonların da umut kaynağı haline geldik.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde Türkiye&#8217;nin 81 ilini defalarca ziyaret ettiklerini anımsatan Erdoğan, &#8220;Daha önce hiçbir siyasetçinin gitmediği ilçelere, beldelere, köylere beraberce gittik. Uzak yakın demedik, yağmur çamur demedik, güneş, yaz, ayaz demedik, Türkiye&#8217;yi bir baştan diğer başa pek çok kez dolaştık.&#8221; bilgisini paylaştı.</p>
<p>Erdoğan, sadece Türkiye&#8217;de değil, bölgeden başlayarak Avrupa&#8217;dan Asya&#8217;ya, Afrika&#8217;dan Latin Amerika&#8217;ya, Orta Doğu&#8217;dan Türk dünyasının dört bir yanına ziyaretler gerçekleştirdiklerini, bunların önemli bir kısmının daha önce hiç gidilmeyen, hiç ziyaret edilmeyen yerler olduğunu hatırlattı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, &#8220;En sıkıntılı zamanlarında Somalili kardeşlerimizi yalnız bırakmadık. Arakan&#8217;daki kardeşlerimizin yürek dağlayan dramını dünyaya duyurduk. Sel felaketiyle sarsılan Pakistan halkının zor günlerinde yanında olduk. İsrail&#8217;in devlet terörü karşısında Filistinli kardeşlerimize destek verdik. Biz gidemezsek ailemiz gitti, arkadaşlarımız gitti, diplomatlarımız, resmi kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, özel temsilcilerimiz gitti. İç siyasette Ankara&#8217;yı Türkiye&#8217;ye açtığımız gibi, dış politikada da Türkiye&#8217;yi dünyaya açtık.&#8221; ifadelerine yer verdi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, yıllarca ihmal edilmiş, yok sayılmış, Türkiye&#8217;nin kapsama alanı dışında bırakılmış kardeş coğrafyalarla kucaklaştıklarını söyledi. Erdoğan, &#8220;Mazlumlara el uzattık. Nerede bir haksızlık, hukuksuzluk varsa, nerede Türkiye&#8217;nin yardımına ihtiyaç duyuluyorsa, Türk nerede bekleniyorsa, yolu nerede gözleniyorsa, tüm imkanlarımızla orada olmaya gayret ettik. Bugün şu gerçeği bir kez daha tüm samimiyetimle, tüm yüreğimle burada siz dostlarımın huzurunda açıkça ifade etmek istiyorum. Bunu belagat olsun diye değil, gittiğim gördüğüm, ziyaret ettiğim yerlerde bizzat şahitlik ettiğim için söylüyorum. Nasıl Türkiye Türkiye&#8217;den daha büyükse, AK Parti de mensuplarından çok daha büyük bir harekettir. AK kadrolar olarak hepimiz elbette 86 milyonun umuduyuz ama bu teşkilat, bu parti, bu hareket sadece 86 milyonun değil, aynı zamanda ümmetin de umuduyuz. Emin olunuz Gazze&#8217;nin yegane umudu sizlersiniz, ayağa kalkmakta olan Şam&#8217;ın umudu sizlersiniz, küllerinden yeniden doğan Halep&#8217;in umudu sizlersiniz. Mogadişu&#8217;nun, Hartum&#8217;un, Beyrut&#8217;un, Trablusşam&#8217;ın, Trablusgarp&#8217;ın, umudu sizlersiniz. Unutmayın Lefkoşa size bakıyor, Bakü size bakıyor. Saraybosna, Üsküp, Prizren, Bağdat, Basra size bakıyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: &#8220;Unutmayın biz sadece kendi insanımızın değil, gönül coğrafyamızdaki yüz milyonlarca kardeşimizin de duasını alan, desteğini alan bir hareketiz. Kim ki şahsi hırslarına yenik düşer, bilsin ki aziz milletimizin de kardeş coğrafyalarında ümmetin de vebali üzerindedir. Bizim mazlumlara verdiğimiz sözler vardır. Bizim mazlumlara ödenecek borcumuz vardır. Bizim mazlumlara karşı mesuliyetimiz vardır. Bakınız Gazze&#8217;de bir arabada yakınlarının cesetleri arasında sıkışmış halde ambulans bekleyen, bu sırada sağlık çalışanıyla birlikte dua eden Kur&#8217;an okuyan Hind Recep yavrumuzu kasten öldürdüler. Annesinin emzirdiği bebeği nişan alarak kasten öldürdüler. Parklarda, okullarda, hastanelerde, kuvözlerde masum yavruları kasten öldürdüler. Dünyayı daha tanımadan daha ne olup bittiğini anlamadan binlerce bebeği, ağzı süt kokan binlerce sabiyi şehit ettiler.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;BU SOYKIRIMIN HESABI HİÇ ŞÜPHE YOK Kİ SORULACAK&#8221;</strong></p>
<p>Gazze&#8217;de saldırıların halen devam ettiğini ve bir soykırım yaşandığını vurgulayan Erdoğan, &#8220;Bu soykırımın hesabı hiç şüphe yok ki sorulacak, sorulacak, sorulacak. Bunu ihmal edemeyiz. Bu soykırımın hesabını Allah izin verirse işte bu kadro soracak. Tüm kalbimle söylüyorum yükünüz çok ağır ama siz bu yükün altına bilerek, isteyerek, gönüllü olarak girdiniz. Yaptığınız ve yapacağınız her işte, atacağınız her adımda Hind Recep&#8217;in o güzel gözleri, o masum gözleri, gözünüzün önüne gelsin. Eren Bülbül&#8217;ü hatırlayın, Aybüke Yalçın&#8217;ı hatırlayın, Ayşe Nur Alkan&#8217;ı hatırlayın, Mehmet Selim Kiraz&#8217;ı hatırlayın, Ömer Halis Demir&#8217;i, Halil Kantarcı&#8217;yı hatırlayın, şehit Mustafa Cambaz&#8217;ı hatırlayın, 15 Temmuz gecesi kurşunların hedefi olan yol arkadaşlarımızı hatırlayın. Onların henüz 16-17 yaşındayken acımasızca hayattan kopartılan evlatlarını, kardeşlerimizi hatırlayın. Bu aziz kadro bugüne kadar Hz. Peygamber&#8217;in, ehli beytin, evliyanın, ulemanın, ecdadın, şehitlerimizin, gazilerimizin din, vatan, bayrak uğruna can veren kahramanların, mazlumların hatırasına sahip çıkmış bir kadrodur. Sahip çıkmaya da devam edecektir.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“TEŞKİLATIMIZIN EN AZ BİR ÜYESİYLE TOKALAŞMAYAN, KONUŞMAYAN, TANIŞMAYAN KİMSE KALMAYACAK”</strong></p>
<p>Erdoğan, &#8220;Yapmanız gereken davanıza dört elle sarılmak, üzerinizdeki emanetin hakkını vermek, daha çok çalışmak, daha çok gayret etmektir. Yorulan varsa, buyursun kenara gelsin, dinlensin. Kenara gelmeyen de meydanın hakkını versin. Boşa harcayacak tek bir saniyemiz bile yok. Caddeyi, sokağı asla boş bırakmayacağız. Her büyükşehirde, ilde, ilçede, beldede, köyde teşkilatımızın en az bir üyesiyle tokalaşmayan, konuşmayan, tanışmayan kimse kalmayacak. Medya tamam, sosyal medya tamam ama bizim hareketimiz ruberu muhabbet üzerine kurulur. Unutmayın muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed&#8217;siz muhabbetten ne hasıl.&#8221; dedi.</p>
<p>Gönüller yaparak, gönüller kazanarak bugünlere geldiklerini ifade eden Erdoğan, parti teşkilatının her an vatandaşlarla hemhal olacağını, kendilerine geleni başlarının tacı edecekleri, gelmeyeni gidip arayıp bulup, hal hatır sorarak derdini dinleyeceklerini kaydetti.</p>
<p>Tebrik ve takdirler kadar, hatta onlardan daha da fazla eleştirilere kulak vereceklerini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Kibirden özellikle uzak duracağız. Tevazuyu elden bırakmayacağız. İktidar partisi demek hacet kapısı, dert kapısı, derman kapısı demektir. Vatandaşlarımızın ilettiği sorunlara bigane kalmayacak, çare bulmaya çalışacak, çare bulamıyorsak imkanlarımızı daha da zorlayacağız. Allah&#8217;ın izniyle çeyrek asırlık destana yeni zaferler eklemeye hep birlikte devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantımızın bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Kampımızın her aşamasında payı ve emeği bulunan, toplantımıza katkı veren tüm kardeşlerime tekrar şükranlarımı sunuyorum.” <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Organ bağışıyla üç hastaya umut oldu!</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/organ-bagisiyla-uc-hastaya-umut-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 12:47:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[bağış]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[nakil]]></category>
		<category><![CDATA[organ bağışı]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Şen]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=701641</guid>

					<description><![CDATA[Denizli’de ALS tedavisi gören 51 yaşındaki Ramazan Şen, beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından ailesinin bağışladığı organlarıyla üç hastaya umut oldu. 21 Mayıs’ta evinde fenalaşan ve kalbi duran Şen, sağlık ekiplerinin müdahalesiyle hayata döndürülerek Denizli Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesine kaldırıldı. Burada 11 gün süren yaşam mücadelesini kaybeden Şen'in beyin ölümünün gerçekleşmesi üzerine ailesi organ bağışı kararı aldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="model-response-message-contentr_4975443ff9db69e1" class="markdown markdown-main-panel enable-updated-hr-color" dir="ltr" aria-live="off" aria-busy="false">
<p data-path-to-node="2"><b data-path-to-node="2" data-index-in-node="0">Organlar İzmir’deki hastalara gönderildi</b></p>
<p data-path-to-node="3">Denizli Devlet Hastanesi Organ Nakli Birimi&#8217;nin aileyle yaptığı görüşmeler sonucunda, İzmir Organ ve Doku Koordinasyon Merkezi ile iletişime geçildi. İzmir’den gelen ekipler tarafından Şen’den alınan karaciğer ve iki böbrek, organ bekleyen hastalara nakledilmek üzere yola çıkarıldı.</p>
<p data-path-to-node="4"><b data-path-to-node="4" data-index-in-node="0">İl sağlık müdürü Öztürk’ten bağış çağrısı</b></p>
<p data-path-to-node="5">Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, acılı aileye örnek davranışları için teşekkür ederek organ bağışının toplumsal önemine dikkat çekti. Öztürk, organ bağışının hayatını kaybeden bir kişinin geride bıraktığı en değerli miraslardan biri olduğunu ve bu karar sayesinde üç hasta için yeni bir umut doğduğunu belirtti. Türkiye’de binlerce hastanın organ beklediğini hatırlatan Öztürk, tüm vatandaşları organ bağışında bulunmaya davet etti.<strong>&gt;&gt;&gt;İHA</strong></p>
<p data-path-to-node="6">
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÖRDÜĞÜMÜZÜN ÖTESİNDE BİR HAZİRAN</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/gordugumuzun-otesinde-bir-haziran/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Öznur Kırman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 06:25:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk işçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[empati]]></category>
		<category><![CDATA[engelli farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü kan bağışı]]></category>
		<category><![CDATA[Haziran ayı]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[iyot yetersizliği]]></category>
		<category><![CDATA[kanser sağkalanları]]></category>
		<category><![CDATA[maneviyat]]></category>
		<category><![CDATA[Merhamet]]></category>
		<category><![CDATA[mülteciler günü]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal duyarlılık]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=700791</guid>

					<description><![CDATA[Farkındalığın Yaz Dönümü!  Değerli Okurlarım; ​  Haziran kapıyı çaldığında, çoğumuzun zihninde canlanan resim az çok bellidir: Gökyüzünün en cömert maviliği, içimizi ısıtan sıcak günler, doğanın canlanışı, okulların kapanmasıyla birlikte  yapılan tatil planları&#8230; Ancak takvim yapraklarını sadece mevsimsel bir döngü, sıradan bir zaman dilimi olarak görmekten sıyrılıp, ona toplumsal vicdanın, maneviyatın ve empatinin pencerelerinden baktığımızda, Haziran [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Farkındalığın Yaz Dönümü!</strong></p>
<p><em> Değerli Okurlarım;</em></p>
<p>​  Haziran kapıyı çaldığında, çoğumuzun zihninde canlanan resim az çok bellidir:</p>
<p>Gökyüzünün en cömert maviliği, içimizi ısıtan sıcak günler, doğanın canlanışı, okulların kapanmasıyla birlikte  yapılan tatil planları&#8230;</p>
<p>Ancak takvim yapraklarını sadece mevsimsel bir döngü, sıradan bir zaman dilimi olarak görmekten sıyrılıp, ona toplumsal vicdanın, maneviyatın ve empatinin pencerelerinden baktığımızda, Haziran ayının bambaşka bir derinliğe büründüğünü görürüz. Bu ay, aslında insanlığımızın, merhametimizin ve birbirimize olan manevi bağlarımızın test edildiği, sesini duyuramayanların sesi olmamız için bize uzatılan evrensel bir farkındalık aynasıdır.</p>
<p>​  Gördüğümüzün ötesine geçip zamana kalbimizle yaklaştığımızda, Haziran’ın her bir gününün, insanlığın ortak hafızasına ve vicdanına yazılmış derin birer mektup olduğunu anlarız.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-700792" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/Oznur-Kirman-GORDUGUMUZUN-OTESINDE-BIR-HAZIRAN.jpg" alt="GÖRDÜĞÜMÜZÜN ÖTESİNDE BİR HAZİRAN" width="1394" height="780" title="GÖRDÜĞÜMÜZÜN ÖTESİNDE BİR HAZİRAN 2" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/Oznur-Kirman-GORDUGUMUZUN-OTESINDE-BIR-HAZIRAN.jpg 972w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/Oznur-Kirman-GORDUGUMUZUN-OTESINDE-BIR-HAZIRAN-400x225.jpg 400w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/Oznur-Kirman-GORDUGUMUZUN-OTESINDE-BIR-HAZIRAN-540x302.jpg 540w" sizes="(max-width: 1394px) 100vw, 1394px" /></p>
<p>​  <strong><em>Umudun İlmek İlmek Örüldüğü Hayatlar</em></strong></p>
<p>​ Haziran ayı, adeta hayatın en zorlu virajlarında insan iradesinin ve yaşama sevincinin nasıl bir mucizeye dönüşebileceğini hatırlatarak başlar.</p>
<p><em> &#8220;<strong>Ulusal Kanser Sağkalanları  Günü&#8221;,</strong></em> bu mücadelenin en somut örneğidir. Kanser teşhisiyle yüzleşmiş, o ağır tedavi süreçlerinin karanlık dehlizlerinden geçerek hayata yeniden tutunmuş ya da şu an o koridorda yürüyen canlarımızın azmini selamlama günüdür bu. Onlar, sadece tıbbi bir sürecin özneleri değil; sabrın, tevekkülün ve her şeye rağmen yaşama sarılmanın yaşayan anıtlarıdır. Onların gözlerindeki o ışığı fark etmek, hikayelerine omuz vermek ve <em>&#8220;yalnız değilsiniz&#8221;</em> diyebilmek, modern dünyanın unuttuğu en büyük insani sorumluluğumuzdur.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>​ Hemen ardından gelen <strong><em>1-7 Haziran İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi Haftası</em></strong> ise, ilk bakışta sadece tıbbi bir konu gibi görünse de, aslında nesillerimizin sağlığına, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın zihinsel ve bedensel gelişimine verilen değerin bir göstergesidir. Maneviyat, sadece soyut kavramlarda değil; bir çocuğun sağlıklı büyümesi için gereken en küçük bir ayrıntıyı bile dert edinmekte, yani koruyucu bir merhamette gizlidir.</p>
<p>​ <strong><em>Çocuklarımızın Çalınan Düşleri ve İnsanlığın Ağır Sınavı</em></strong></p>
<p>​ <em>Takvimler <strong>12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’</strong>nü gösterdiğinde</em> ise, insanlığın yüzleşmesi gereken en ağır, en yaralı aynayla karşı karşıya kalırız. Parklarda neşeyle koşması, akranlarıyla masalları paylaşması, kalemiyle ve defteriyle kendi geleceğini inşa etmesi gereken çocukların, küçücük ellerine haksız ve ağır yüklerin verildiği gerçeği, hepimizin yüreğinde sızlaması gereken bir yaradır.</p>
<p>​ Bir çocuğun çocukluğunu elinden almak, sadece onun dünyasını değil, insanlığın geleceğini karartmaktır. Onlar, bu dünyaya erkenden büyümek, hayatın acımasız dişlileri arasında ezilmek için gelmediler. Onlar, toplumun en saf, en masum ve en kutsal emanetleridir. Bu özel gün, sadece bir anma günü değil; o minik ellerin haksızca ağır yükler altında ezilmesine karşı topyekûn bir vicdan hareketidir. Bir çocuğun tebessümünü kurtarmak, dünyayı kurtarmakla eşdeğerdir.</p>
<p>​ <strong><em>Damarlardaki Yaşamdan Hayat Köprülerine</em></strong></p>
<p>​ Ayın ortasına doğru ilerlerken, insanı <strong><em>&#8220;insan&#8221; </em></strong>yapan en saf, en karşılıksız iyilik hareketlerinden birinin huzuruna varırız<em>: </em></p>
<p><strong><em> 14 Haziran Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü.</em></strong> Hiç tanımadığınız, adını bile bilmediğiniz, belki de hiç karşılaşmayacağınız bir insanın hayatına dokunmak; damarlarınızdaki o hayati sıvıyı bir başkasının yaşama tutunması için karşılıksızca sunmak&#8230; İşte bu, maneviyatın ve toplumsal dayanışmanın zirvesidir. Kan bağışı, sadece biyolojik bir takviye değil, insandan insana uzanan görünmez bir can köprüsü, sevginin en somut halidir.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>​  Bu dayanışma ruhu<em>, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü’nde</em> bizi daha geniş bir empati çemberine davet eder. Evini, barkını, çocukluğunun geçtiği sokakları, anılarını ve sevdiklerini bir gecede geride bırakıp belirsizliğe doğru yola çıkmak zorunda kalan milyonlarca insanın trajedisini anlamaktır bu günün özü. Merhamet ve insanlık, pasaportlara veya sınırlara sığmaz. Başını sokacak güvenli bir yuva arayan, evlatlarının canını kurtarmaya çalışan her bir insanın onurunu korumak, küresel vicdanın en büyük sınavıdır.</p>
<p>​  <strong><em>Sözün Özü: Gönül Gözüyle Görmek</em></strong></p>
<p>​ Değerli okurlarım, Haziran ayı bize çok net bir hakikati fısıldıyor: Hayat sadece kendi konfor alanlarımızdan, kendi küçük dünyalarımızdan ve günlük telaşlarımızdan ibaret değil. Bizler; bir kanser savaşçısının direnme gücünde, bir çocuğun gözündeki hüzünde, bir kan bağışçısının şefkatinde ve bir mültecinin umudunda birbirimize görünmez, kalbi bağlarla bağlıyız.</p>
<p>​ Bu Haziran’da pencerelerimizi sadece yaza ve güneşe değil; insani değerlerimize, maneviyatımıza ve birbirimize açalım. Gönül gözümüzü karartmadan, hayatın zorlu yollarında yürüyen hiç kimseyi geride bırakmayacak bir duyarlılıkla hareket edelim.</p>
<p><em>​  Çünkü hayat, ancak birbirimizin elinden tuttuğumuzda, acıyı paylaşıp sevgiyi çoğalttığımızda ve her şeye &#8220;farkındalıkla&#8221; baktığımızda gerçekten yaşanmaya değer kılınır.</em></p>
<p><em> <strong>Haziranı İyi Tanıyın</strong></em></p>
<p><strong><em>Hayatı Engelsiz Sayın</em></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gökçe Vedia Öztürk’ten güzel haberler geliyor! Herşey yolunda!</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/gokce-vedia-ozturkten-guzel-haberler-geliyor-hersey-yolunda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 May 2026 13:04:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar]]></category>
		<category><![CDATA[dubai]]></category>
		<category><![CDATA[gökçevediaöztürk]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=699494</guid>

					<description><![CDATA[Dubai’de tedavi süreci devam eden Gökçe Vedia Öztürk’ün doktor kontrollerinin olumlu geçtiği öğrenildi. Tedavisine Dubai’de devam eden Öztürk’ün kontrollerinde şuana kadar herşey yolunda gidiyor. Afyonkarahisar halkı da gelecek güzel haberleri umutla beklemeyi sürdürüyor. ŞAHAN KARTAL ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dubai’de tedavi süreci devam eden Gökçe Vedia Öztürk’ün doktor kontrollerinin olumlu geçtiği öğrenildi. Tedavisine Dubai’de devam eden Öztürk’ün kontrollerinde şuana kadar herşey yolunda gidiyor. Afyonkarahisar halkı da gelecek güzel haberleri umutla beklemeyi sürdürüyor. <strong>ŞAHAN KARTAL </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİRLİKTE ESKİMEK AMA EKSİLMEDEN</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/birlikte-eskimek-ama-eksilmeden-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 2026 19:26:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[2026 mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlık yarınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl yazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=626670</guid>

					<description><![CDATA[Koca bir yıl daha geride kaldı. 2025; kan, gözyaşı, elem ve sıkıntıyla anılacak bir yıl oldu. Dünyada ve ülkemizde ekonomik sorunlar arttı. Bu yıl da zengin daha zengin oldu. Emekçi, emekli, dar ve sabit gelirli bir kez daha fakirleşti. Ve demokrasiyi mumla arar hâle geldik. Tek tek liste yapmanın anlamı yok; yaşadıklarımız zaten ortada. Herkes [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-626671" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/ISMAIL-AKAR-BIRLIKTE-ESKIMEK-AMA-EKSILMEDEN.jpeg" alt="BİRLİKTE ESKİMEK AMA EKSİLMEDEN" width="1117" height="1450" title="BİRLİKTE ESKİMEK AMA EKSİLMEDEN 4"></p>
<p>Koca bir yıl daha geride kaldı.</p>
<p>2025; kan, gözyaşı, elem ve sıkıntıyla anılacak bir yıl oldu. Dünyada ve ülkemizde ekonomik sorunlar arttı.</p>
<p>Bu yıl da zengin daha zengin oldu. Emekçi, emekli, dar ve sabit gelirli bir kez daha fakirleşti.</p>
<p>Ve demokrasiyi mumla arar hâle geldik.</p>
<p>Tek tek liste yapmanın anlamı yok; yaşadıklarımız zaten ortada.</p>
<p>Herkes kendi çapında iyilikler, güzellikler yaşadı ama, olumsuzluklar çok daha fazlaydı.</p>
<p>Ve ne yazık ki yaşamaya da devam ediyoruz…</p>
<p><strong>UMUDUNU YİTİRME </strong></p>
<p>Sararmış takvim yaprakları birer birer düşerken, yeni bir yıla yine de umutla girmeye çabalayacağız. Terörün olmadığı, ötekileştirmenin yaşanmadığı,</p>
<p>İnsan haklarına ve demokrasiye sıkı sıkıya bağlı kalınan bir yıl olması umuduyla 2026’ya “merhaba” demek istiyoruz&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sürekli okuyucularım bilir; yazılarımın çoğunu</p>
<p>“Mutlu ve aydınlık yarınlara” cümlesiyle bitiririm.</p>
<p>Bu bir umuttur.</p>
<p>Bir beklentidir.</p>
<p>Olur…</p>
<p>Olmaz…</p>
<p>Ama ben umudu her daim yeşertirim. Yeşermesini yeğlerim.</p>
<p>Çünkü;</p>
<p>Umudunu yitiren bireyler ve toplumlar, geleceğe ışık tutamaz.</p>
<p>Unutmayalım; en zifiri karanlığın ardından bile güneş doğar ve dünyayı pırıl pırıl aydınlatır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>GÖKKUŞAĞI GÖRDÜN MÜ?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şöyle bir durup bakalım…</p>
<p>Hayatta yaşadıklarımızın karşılığı gerçekte nedir?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Para mı?</p>
<p>Mevki mi?</p>
<p>Makam mı?</p>
<p>Hırs mı?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bunların peşinde koşarken farkına bile varmadığımız öylesine güzellikler var ki…</p>
<p>Bu yıl senin için iyi geçti mi?</p>
<p>Sağlıklı olduğuna sevindin mi?</p>
<p>Sorusuna cevap arasak&#8230;</p>
<p>Mesela;</p>
<p>Hiç gün ışığıyla uyandın mı?</p>
<p>Kaç kez güneşin doğuşunu izledin?</p>
<p>Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldın?</p>
<p>Kaç sabah yolda bir kediyi okşadın?</p>
<p>Yeni doğmuş bir bebeğin parmağını sımsıkı tuttu mu hiç elin?</p>
<p>Onu kokladın mı?</p>
<p>Yaz gecelerinde gökyüzündeki yıldızların çokluğuna şaşırdın mı?</p>
<p>Kaç kez gözlerinden yaş gelinceye kadar güldün?</p>
<p>Hiç tek başına kalıp gökyüzüne bakarken gözlerin doldu mu?</p>
<p>Yaşlı bir ağaca sarıldın mı bu yıl?</p>
<p>Çimlere uzandığın oldu mu?</p>
<p>Çocukluğundan kalan bir şarkıyı bağıra bağıra söyledin mi?</p>
<p>Suda taş sektirdin mi?</p>
<p>Kaç kez kuşlara yem attın?</p>
<p>Bir çiçeği dalındayken kokladın mı?</p>
<p>Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördün?</p>
<p>Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı fark ettin mi?</p>
<p>Kaç mektup aldın?</p>
<p>Eski bir dostunu aradın mı?</p>
<p>Aslında mutlu olduğunu kaç kez fark ettin bu sene?</p>
<p>Belki de iyi bir yıl;</p>
<p>Böyle küçük ama gerçek anlara bağlıdır.</p>
<p>Yeni yılda bunları düşün…</p>
<p>Bir sabah mutlaka güneşin doğuşunu izle.</p>
<p>O muhteşem gün batımına tanıklık et.</p>
<p>Yakamozu gör.</p>
<p>Kışın karla kaplı beyaz örtü üzerinde dakikalarca yürü.</p>
<p>Bahar yağmurunda ıslan; korkma, tuz değiliz, erimeyiz.</p>
<p>Ve hiç düşünmeden uzanıver yemyeşil çimenlerin üzerine…</p>
<p>Acele et…</p>
<p>Çünkü er ya da geç,</p>
<p>çimenler de yayılacak üzerimize…</p>
<p>Yeni yıl girişinde bu sene beni en etkileyen görüntü Silivri önünde yakılan ateş etrafında okunan şiir ve söylenen türkülerdi.</p>
<p>Tüm tutsaklar anısına&#8230;</p>
<p>Üzüldüğüm ise yıldızlı otellerde alkol duvarını aşarak İzmir dağlarında çiçekler açtığını zannetmeye devam eden zevatların eğlence görüntüleri oldu.</p>
<p>Ne diyelim herkes çapına göre davranıyor&#8230;</p>
<p>Ve yazıya noktayı iki ustanın şiiri ile koyalım&#8230;</p>
<p>Nazım Hikmet diyor</p>
<p>Senelerle birlikte eskimek lazım</p>
<p>Ama</p>
<p>Eksilmeden.</p>
<p>Kayıp vermeden&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cahit Sıtkı Tarancı ise der ki</p>
<p>&#8220;Öyle bir yıl olsun ki;</p>
<p>Ne zengin fakir,</p>
<p>ne sen ben farkı olsun.</p>
<p>Kış günü herkesin evi barkı olsun.</p>
<p>Öyle bir yıl olsun ki;</p>
<p>Yaşamak sevmek gibi gönülden</p>
<p>olsun.</p>
<p>Olursa bir şikayet ölümden olsun.</p>
<p>O&#8217;da</p>
<p>gençlerden uzak olsun&#8221;&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlar dileğiyle…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EKİM’DEN, KASIM’A İNSANLIK KÖPRÜSÜ</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/ekimden-kasima-insanlik-koprusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Öznur Kırman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 09:23:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Gönüllülük]]></category>
		<category><![CDATA[HayatBağışı]]></category>
		<category><![CDATA[insaniyardım]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlıkKöprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[KanBağışı]]></category>
		<category><![CDATA[KızılayHaftası]]></category>
		<category><![CDATA[Merhamet]]></category>
		<category><![CDATA[organbağışı]]></category>
		<category><![CDATA[organnakli]]></category>
		<category><![CDATA[öznur kırman]]></category>
		<category><![CDATA[SosyalSorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[VicdanMirası]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamhakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=605103</guid>

					<description><![CDATA[Sevgili Okurlarım; Takvim yaprakları, Cumhuriyetimizin coşkusundan yeni çıkmışken, 29 Ekim&#8217;de başlayan Kızılay Haftası ile 3 Kasım&#8217;da start alan Organ Bağışı ve Nakli Haftası&#8217;nın kesiştiği önemli ve kritik bir döneme işaret ediyor. Bu günler, sadece birer anma değil; birbirine kenetlenmiş, eşsiz bir insani dayanışma ,vicdanın ve yaşamın mirasını temsil ediyor. Bu haftadaki yazımı bu haftaların amacı, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Okurlarım;</p>
<p>Takvim yaprakları, Cumhuriyetimizin coşkusundan yeni çıkmışken, 29 Ekim&#8217;de başlayan Kızılay Haftası ile 3 Kasım&#8217;da start alan Organ Bağışı ve Nakli Haftası&#8217;nın kesiştiği önemli ve kritik bir döneme işaret ediyor. Bu günler, sadece birer anma değil; birbirine kenetlenmiş, eşsiz bir insani dayanışma ,vicdanın ve yaşamın mirasını temsil ediyor.</p>
<p><em>Bu haftadaki yazımı bu haftaların amacı, önemi ve farkındalık bilinci misyonu üzerine  sosyal sorumluluk almamız  gerektiğini anlatmaya çalışacağım. İyi okuma lar.</em></p>
<p><strong>Hayatın ikinci şansına açılan tarihler arasında, 3-9 Kasım ve Kalbimizdeki Umut</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şu an bu satırları okurken, Türkiye’de binlerce insan bir listede, nefes almak, yürümek, yaşamak için bir telefon sesini bekliyor. Böbrek yetmezliği, kalp hastalığı, karaciğer sirozu&#8230; Onların hepsi, bir meçhul kahramanın &#8216;Evet&#8217; diyeceği o kritik karara bağlı. Bu bekleyiş, ertelediğimiz hayatların, yitirilen umutların ve tükenen zamanın ağırlığını hissettirir. Oysa organ bağışı, bir insanın diğerine sunabileceği en büyük armağandır:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>İkinci bir hayat.</em></strong> Bir can yitirilirken, başka bir cana can katmak&#8230; Bundan daha yüce, daha anlamlı bir miras olamaz. Beyin ölümü gerçekleşen birinin kalbi, böbreği veya karaciğeri, toprak altında çürümesi yerine, bir başka insana <em>&#8220;ikinci bir doğum günü&#8221;</em> armağan edebilir.</p>
<p><strong><em>***</em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Organ bağışı sorumluluk gerektiren bir karardır. Bu karar, genellikle en acı ve zor anda, yaslı aileden bekleniyor. Bu nedenle, en büyük sorumluluk hayattayken bize düşüyor: Kararımızı net bir şekilde ifade etmeliyiz. Ailemize, sevdiklerimize dönüp cesurca şunu söylemeliyiz:</p>
<p><em>&#8220;Benim hayatım sonlandığında, organlarım başka bir hayatı kurtarsın istiyorum. Bu benim vasiyetimdir.”</em></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-605104" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/opgopg.jpg" alt="EKİM’DEN, KASIM’A İNSANLIK KÖPRÜSÜ" width="1156" height="1239" title="EKİM’DEN, KASIM’A İNSANLIK KÖPRÜSÜ 6"></p>
<p>Organ bağışı konusundaki çekinceler genellikle dini inançlardan kaynaklanıyor. Oysa Diyanet İşleri Başkanlığı net bir şekilde organ bağışının caiz olduğunu, aksine bunun en büyük hayırlardan biri sayıldığını belirtiyor. Kalbin, böbreğin, karaciğerin vb. organların toprak altında çürümesi yerine, bir başka insanın vücudunda yaşamaya devam etmesi, sadece tıbbi bir olay değil, aynı zamanda manevi bir hediyedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>     &#8220;Konuşulan&#8221; Bağış, &#8220;Kurtarılan&#8221; Hayat Olsun…</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><em>   Ne yazık ki istatistikler organ bağışı konusunda bizim acı  gerçeğimizi adeta yüzümüze bir şamar gibi vuruyor: Türkiye’de organ bağış oranları hâlâ çok düşük. Neden? Çoğu zaman bilgi eksikliği değil, <strong>‘konuşulmamış bir karar’</strong> yüzünden.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><em>     </em> <strong>İnsaniyetin Teminatı: Kızılay Haftası (29 Ekim &#8211; 4 Kasım)</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>3 Kasım&#8217;ın içine denk gelen, 29 Ekim&#8217;de başlayıp 4 Kasım&#8217;a kadar süren Kızılay Haftası ise, organ bağışının bireysel ve yaşamsal kurtuluşuna ek olarak, toplumun geniş kesimlerine yayılan kolektif yardımlaşmanın simgesi olmuştur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Türk Kızılay’ı</strong>: Sadece kan bağışı çadırları değil, afetlerde  ilk koşan, savaşta yarayı saran, yoksullara gıda ulaştıran, yani insanlığın olduğu her yerde elini uzatan dev bir gönüllüler ordusudur. Kızılay, dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin, felaket anlarında devlet ile millet arasında köprü kurmaktadır. Onun için Kızılay haftasında, Kızılay&#8217;ın yürüttüğü o devasa yardım ağının farkına vararak, bu ağa destek olalım.</p>
<p><strong><em>   Unutmayalım ki, bir ünite kan bağışı (Kızılay&#8217;ın temel misyonlarından sadece biri), bazen bir organ nakli kadar kritiktir; ameliyatta olan bir hastanın hayata tutunmasını sağlar. Kızılay&#8217;a destek olmak, çorbada tuzumuzun olması, sadece vicdani bir görev değil, aynı zamanda ulusal bir sorumluluğumuzdur</em></strong>.</p>
<p><strong>Mirasımız İyilik Olsun! </strong></p>
<p>Ekim&#8217;in sonunda başlayıp Kasım&#8217;ın ilk haftasına yayılan bu dönem, bize insan olmanın en temel erdemlerini hatırlatıyor: Merhamet ve Paylaşım.</p>
<p><strong><em>Organ bağışı ile bir kişinin hayatına ikinci bir şans verelim.</em></strong></p>
<p><strong><em>  Kızılay&#8217;a destek ile toplumun en zor anlarına güven ve umut taşıyalım.</em></strong></p>
<p><strong><em> Bu iki haftanın ortak mesajı aynıdır .&#8221;Beklemeyin, harekete geçin!&#8221;</em></strong></p>
<p>Gelin hep birlikte, bu yıl bu iki önemli haftayı sadece takvimde kutlamakla kalmayalım. Ailemizle organ bağışını konuşalım, en yakın kan bağışı noktasına gidelim ve Kızılay&#8217;ın yardım kampanyalarına destek olalım.</p>
<p><strong><em>   Geleceğe bırakabileceğimiz en değerli miras ne mal ne de mülktür; en değerli miras, kurtardığımız ve dokunduğumuz hayatlar olsun</em></strong>.</p>
<p><strong><em>Unutmayın! organ bağışı yapmanın bir bedeli yoktur, ancak ertelemenin bedeli bir insanın hayatıdır.</em></strong></p>
<p><strong><em>   3-9  Kasım&#8217;ı sadece bir farkındalık bilinci ile, hayatları değiştiren kararların alındığı, sessiz çığlıkların umut dolu bir nefese dönüştüğü bir dönüm noktası yapalım. Kalbimizdeki merhamet, bir başkasının kalbinde atmaya devam etsin!</em></strong></p>
<p><strong><em> Hayat Kimseyi Organ Nakli beklemek Zorunda Bırakmasın…Bırakırsa da bağışçıları çok olsun.</em></strong></p>
<p>** Organ Bağışı hakkında detaylı bilgileri, İl Sağlık Müd., Devlet ve Üniversite Hastaneleri, Toplum Sağlığı Merkezlerinden öğrenebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
