<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türk savunma sanayi &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<atom:link href="https://www.gazete3.com.tr/tag/turk-savunma-sanayi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<description>Gazete 3 - Afyon Haberleri - Afyon Son Dakika Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Sun, 17 May 2026 08:49:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/cropped-Adsiz-512-x-512-piksel-1-32x32.png</url>
	<title>Türk savunma sanayi &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ALTAY Tankı, Türk savunma sanayisinde dönüm noktası oldu</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/altay-tanki-turk-savunma-sanayisinde-donum-noktasi-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2026 08:49:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ALTAY Tankı]]></category>
		<category><![CDATA[askeri sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[BATU motoru]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Yalçıntaş]]></category>
		<category><![CDATA[OYAK]]></category>
		<category><![CDATA[savunma teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[tank projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk savunma sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye savunma projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[yerli üretim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=695872</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye'nin savunma sanayisinde yaşadığı dönüşümün en önemli kilometre taşlarından olan ALTAY Tankı Projesi, özgün platform geliştirme ve yerli tasarım-üretim anlayışının kurumsallaşmasında belirleyici bir rol oynadı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ALTAY Tankı&#8217;nın seri üretim fazının ana yüklenicisi BMC&#8217;de bir dönem genel müdürlük yapan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, tecrübelerinden yola çıkarak &#8220;Yeni Altay&#8217;ın Bilinmeyen Hikayesi&#8221; kitabını kaleme aldı. Yalçıntaş, deneyimleri, Türk savunma sanayisinin gelişimi ve OYAK&#8217;ta yürüttükleri çalışmalara ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Kitabın arkasındaki temel motivasyonun yalnızca kişisel bir anlatı oluşturmak olmadığını belirten Yalçıntaş, savunma sanayisindeki kurumsal hafızanın korunmasının hayati önem taşıdığına işaret etti. Yalçıntaş, bu süreci şu sözlerle anlattı: &#8220;Bu kitabı yazmaya başladığımda temel hedef şuydu: 2000&#8217;li yılların başından beri savunma sanayisinde binlerce mühendisin, ustanın, iş adamının, bürokratın ve siyasetçinin emekleri var. Bu emeklerin unutulmamasını istedim ve tarihe geçmesini istedim. Ülkeler bilgi birikimini ancak bilgiyi nesilden nesle aktararak yaparlar. Eğer bu bilgi aktarımı olmazsa her gelen nesil sıfırdan başlamak zorunda kalır. Bu özellikle savunma sanayisi projeleri için geçerli. Eğer yaşananlar tarafsız ve gerçek şekilde aktarılabilirse arkadan gelenler aynı hataları yapmazlar ve doğru yapılanları daha hızlı uygularlar.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;ASIL KIRILMA NOKTASI MOTOR DEĞİL, TASARIM ANLAYIŞIYDI&#8221;</strong></p>
<p>ALTAY Tankı Projesi&#8217;nin kamuoyunda en çok motor konusu üzerinden tartışıldığını ancak asıl kritik değişimin daha derinde yaşandığına işaret eden Yalçıntaş, Türkiye&#8217;nin savunma anlayışında yaşanan zihinsel dönüşüme ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: &#8220;Kamuoyu bu projedeki en kritik kırılma noktasının motorun bulunamaması olduğunu düşündü. Bir noktaya kadar doğru ama bence bundan daha önemli bir nokta vardı. O da şuydu: Artık temel amaç bir platformu satın almak değil, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına göre o platformu tasarlamaktı. Herhangi bir platformu yurt dışından satın alabilirsiniz ama bu hiçbir zaman Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını tam olarak karşılamaz. ALTAY Projesi bize şunu öğretti: Türkiye&#8217;nin şartlarına göre geliştirilmiş platformlar üretmek zorundayız.&#8221;</p>
<p>Bugün yürütülen yeni projelerin büyük bölümünün milli tasarım anlayışıyla geliştirildiğini dile getiren Yalçıntaş, bu dönüşümün ALTAY Projesi ile hız kazandığını ifade etti.</p>
<p>Projenin Türkiye&#8217;nin savunma sanayisindeki konumunu değiştirdiğini aktaran Yalçıntaş, şunları kaydetti: &#8220;Türkiye artık yurt dışından hazır silah sistemleri alan bir ülke olmaktan çıkmış, kendi silah sistemlerini tasarlayan ve bunları milli ve yerli imkanlarla üretebilen bir ülke haline gelmiştir. ALTAY Tankı Projesi bu gerçeği hem Türk kamuoyuna hem de dünyaya gösterdi. Prototipler üretilirken güç grubunun yurt dışından alınacağı düşünülmüştü. Ancak seri üretim aşamasına gelindiğinde bu parçalar verilmedi ve seri üretim durdu. O zaman anladık ki kritik alt sistemleri kendimiz geliştirmeliyiz. Bu yüzden ALTAY Tankı&#8217;nın motorunu, yani BATU’yu Türkiye olarak milli şekilde geliştirdik ve üretmeye başladık.&#8221;</p>
<p><strong>OYAK, SAVUNMA SANAYİSİ PROJELERİNDE &#8220;ÇİFT KULLANIMLI&#8221; ALANLARA ODAKLANACAK</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de savunma sanayinin stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Murat Yalçıntaş, OYAK&#8217;ın gelecekte savunma alanında doğrudan rekabet yerine tamamlayıcı rol üstleneceğini söyledi.</p>
<p>Yalçıntaş, &#8220;OYAK’a baktığınız zaman yaklaşık 143 şirketiyle Türkiye&#8217;nin en büyük sanayi gruplarından biridir. Böyle bir yapının savunma sanayisine bigane kalması düşünülemez. Ancak kaynakların doğru yönlendirilmesi gerekir.&#8221; dedi.</p>
<p>Bu çerçevede OYAK&#8217;ın özellikle çift kullanımlı teknolojilere odaklandığını, yüksek kaliteli çelik üretiminin buna önemli bir örnek olduğunu bildiren Yalçıntaş, şöyle devam etti: &#8220;OYAK&#8217;ı çift kullanımlı projelerde yoğunlaştırıyoruz, bu şekilde savunma sanayisine hizmet ediyoruz. Çalışmalarımızı hem sivil hem askeri alanda kullanılabilecek ürünlerde konumlandırdık. Örneğin üstün vasıflı çelik üretimi bu alanın en güzel örneklerinden biridir. Bu çelik hem madencilikte hem de askeri sektörde, yani zırh çeliği olarak kullanılabiliyor. Türk savunma sanayisinin birçok kıymetli vakıf şirketi bu alanda gerekli AR-GE çalışmalarını yapıyor. OYAK&#8217;ın aynı alanlarda rekabete girmesi doğru değildir. Bu kaynakların kötü yönetilmesi olur. Bizim yaklaşımımız tamamlayıcı olmak.&#8221;</p>
<p>Savunma sanayisinin kamuoyuna doğru anlatılmasının önemine de değinen Yalçıntaş, nitelikli insan kaynağının sektöre kazandırılmasında medyanın kritik rol oynadığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: &#8220;Yöneticilik yaparken şunu çok net gözlemledim: Bir şeyi başarmak kadar önemli olan şey, yaptığınız işi doğru şekilde kamuoyuna anlatmaktır. Savunma sektörünün önemi gençlere iyi anlatılmazsa bu arkadaşlarımız başka sektörlere yönelir. Halbuki savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu kaliteli insan gücünü ancak bu alanın önemini anlatarak sağlayabiliriz.&#8221; <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PANORAMA PENCERESİ</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/panorama-penceresi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selim Bakal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Mar 2025 05:35:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[SELİM BAKAL]]></category>
		<category><![CDATA[Türk savunma sanayi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=514604</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Dünyaya Yeni Bir Güç: Türk Savunma Sanayisinin Küresel Yükselişi&#8221; Türk savunma sanayisi son yıllarda büyük bir dönüşüm ve ivme kazanarak, dünya çapında dikkat çeken bir oyuncu haline geldi. Savunma sanayi, sadece askeri gücü artırmakla kalmayıp, aynı zamanda Türkiye’nin dış politika stratejileri ve ekonomik gücü açısından da önemli bir etkiye sahip. Son dönemde üretilen yerli ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><strong>&#8220;Dünyaya Yeni Bir Güç: Türk Savunma Sanayisinin Küresel Yükselişi&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>Türk savunma sanayisi son yıllarda büyük bir dönüşüm ve ivme kazanarak, dünya çapında dikkat çeken bir oyuncu haline geldi. Savunma sanayi, sadece askeri gücü artırmakla kalmayıp, aynı zamanda Türkiye’nin dış politika stratejileri ve ekonomik gücü açısından da önemli bir etkiye sahip. Son dönemde üretilen yerli ve milli savunma araçları, Türkiye’yi savunma sanayinde önde gelen ülkelerden biri yapma yolunda ilerletiyor. Türk savunma sanayisinin ürettiği araçlar göğsümüzü kabartmaya devam ediyor.</p>
<blockquote><p><strong>Türk Savunma Sanayisinde Güçlü Altyapı ve Yükselen Yıldızlar</strong></p></blockquote>
<p>Türk savunma sanayisinin son dönemdeki en dikkat çekici gelişmeleri arasında, yerli ve milli projeler öne çıkmakta. Bunlardan en önemlileri, insansız hava araçları (İHA), insansız kara araçları, milli gemiler ve tank projeleri. Türk savunma sanayisinin önde gelen oyuncularından <strong>Baykar</strong>, <strong>ASELSAN</strong>, <strong>Roketsan</strong> ve <strong>FNSS</strong> gibi şirketler, bu projeleri hayata geçiren ve geliştiren kuruluşlar arasında yer alıyor.</p>
<p>Türk İHA’ları, özellikle <strong>Bayraktar TB2</strong> ve <strong>Anka</strong>, uluslararası alanda büyük bir ün kazandı. Bayraktar TB2, hem askeri hem de insani görevlerde kullanılabilen bir sistem olarak, son yıllarda fazlasıyla kendini kanıtladı. Bu araçlar, düşük maliyetleri, yüksek verimlilikleri ve operasyonel kapasiteleri ile dünya savunma sanayisinde yeni bir dönemin habercisi oldu.</p>
<p>Türk savunma sanayisinin son dönemdeki büyümesinin en büyük sebeplerinden biri, devletin bu sektöre verdiği güçlü destek ve savunma sanayisine dayalı bir alt yapı oluşturması. Türkiye, yabancı silah tedarikine olan bağımlılığını azaltarak, kendi milli silah sistemlerini geliştirme yolunda büyük adımlar attı. Ayrıca, teknoloji transferi ve ortak üretim gibi stratejilerle yerli üretim kapasitesini artıran Türkiye, bu alandaki dışa bağımlılığını en aza indirdi.</p>
<blockquote><p><strong>Savunma Sanayisinde Global Rekabet</strong></p></blockquote>
<p>Dünya genelinde savunma sanayisinde önde gelen ülkeler, ABD, Rusya, Çin, Almanya ve Fransa gibi büyük güçler. Ancak, son yıllarda Türk savunma sanayisinin önemli bir rakip olarak çıkışı, bu ülkelerle kıyaslandığında dikkat çekici bir noktaya geldi. Özellikle İHA ve kara sistemleri alanında Türkiye, kendi milli projeleriyle global pazarda önemli paylar edindi. Türk İHA’ları, dünya çapında birçok ülke tarafından tercih edilmekte ve uluslararası arenada büyük talep görmekte. Özellikle, Türk İHA’ları, batılı ülkelerle yapılan askeri anlaşmalarda alternatif bir seçenek olarak öne çıkmakta.</p>
<p>Türk savunma sanayisinin, insansız sistemlerdeki başarısı, Çin ve Rusya gibi ülkelerle kıyaslandığında önemli bir avantaj sağlamakta. Özellikle, Türk İHA’larının düşük maliyetli ve etkili operasyonları, birçok ülkenin bu sistemleri tercih etmesine yol açtı. Çin, dünya çapında geniş bir üretim kapasitesine sahip olsa da, Türk savunma sanayisinin sağladığı bağımsızlık ve yüksek teknoloji, Türk ürünlerinin uluslararası pazarda rekabet gücünü arttırıyor.</p>
<blockquote><p><strong>Sonuç: Türk Savunma Sanayisinin Geleceği</strong></p></blockquote>
<p>Türk savunma sanayisi, son yıllarda elde ettiği başarılarla küresel arenada güçlü bir aktör olma yolunda ilerliyor. Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişmeler, sadece askeri alanda değil, aynı zamanda dış politika ve ekonomik strateji açısından da büyük bir öneme sahip. Türk savunma sanayisi, gelecekte daha fazla ihracat yaparak ve daha güçlü projeler geliştirerek dünya çapında daha fazla etki yaratabilir.</p>
<p>***</p>
<blockquote><p><strong>Siyasetten…</strong></p></blockquote>
<p>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili gelişmeler, Cumhurbaşkanı adaylığı süreci ve bunlara ilaveten CHP’ye kayyum atanacağı iddialarının önüne geçmek adına CHP Lideri Özgür Özel’in 6 Nisan’da yapılacağını açıkladığı Olağanüstü Kurultay hamlesi.</p>
<p>Elbette siyaset tarihinin sayfalarında yer alacak bu önemli gelişmeleri yakından takip ediyorum. Sadece yorumlamak için biraz erken olduğunu düşünüyorum. Karşılıklı atışmalar üzerinden yorum yapmayı şimdilik doğru bulmuyorum.</p>
<blockquote><p><strong>Bu Süreçte Sağduyu Çok Önemli</strong></p></blockquote>
<p>Protesto en temel haktır, ancak barışçıl yönlü olması bu protestoları haklı kılacaktır ve bundan sonrası için halkın demokratik haklarını kullanmasının önünü açacaktır.</p>
<p><strong>Gözaltı ve suçlamalar konusunda hukuki sürecin takip edilmesi gerektiği gibi, siyasi liderlerin ve halkın da sağduyu ile hareket etmeleri gerektiği unutulmamalıdır. Türkiye&#8217;nin geleceği, sadece hukukun üstünlüğü ve demokratik hakların korunmasıyla şekillenecektir.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
