<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sağlık haber &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<atom:link href="https://www.gazete3.com.tr/tag/saglik-haber/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<description>Gazete 3 - Afyon Haberleri - Afyon Son Dakika Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 May 2025 13:09:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/cropped-Adsiz-512-x-512-piksel-1-32x32.png</url>
	<title>sağlık haber &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hastane temizlik personeline uygulamalı eğitim</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/hastane-temizlik-personeline-uygulamali-egitim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 May 2025 13:09:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Hastanesinde temizlik personeli]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=534323</guid>

					<description><![CDATA[Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde temizlik personeline yönelik bilgilendirici bir eğitim programı düzenlendi.
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gerçekleştirilen eğitim, teorik ve uygulamalı içeriklerle personelin mesleki bilgi ve becerilerini artırmayı hedefledi. Eğitim programı; Kalite Yönetim Direktörü Tülay Öztoprak, Enfeksiyon Kontrol Hemşiresi Mesude Aksu, Sivil Savunma Uzmanı Mehmet Cengiz, Hemovijilans Hemşiresi Nesrin Özsoy ve Kemoterapi Sorumlu Hemşiresi Gülseren Canpolat tarafından sunuldu. Temizlik personeline yönelik verilen eğitimde; hijyen kuralları, enfeksiyon kontrolü, acil durum yönetimi, kan ürünlerinin güvenliği ve kemoterapi alanlarında dikkat edilmesi gereken uygulamalar ele alındı.</p>
<p><strong>Program sonunda katılımcılara teşekkür eden yetkililer, hizmet kalitesinin artırılmasında eğitimin önemine vurgu yaptı.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Gençlere örnek olacak şekilde kutlamalıyız”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/genclere-ornek-olacak-sekilde-kutlamaliyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Mar 2025 12:33:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar]]></category>
		<category><![CDATA[Pedagog Emrah Şenbabaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Pedagoji]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=516469</guid>

					<description><![CDATA[Pedagog Emrah Şenbabaoğlu: Geçmiş bayram nostaljisi yapmayı bir yana bırakıp çocuklara bu bayram atmosferini yaşatmak için ‘Ah nerede o eski bayramlar’ demeden çocuklara, gençlere örnek olacak şekilde kutlamalıyız.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Afyonkarahisar Pedagoji Merkezi’nden Doktor Pedagog Emrah Şenbabaoğlu, çocuklar için Ramazan ayı, Ramazan Bayramı ve ara tatilini psikolojik ve pedagojik açıdan değerlendirdi. Şenbabaoğlu, “Pedagojik olarak çocuk için Ramazan ayı tek bir anlama gelmez. Çocuk için Ramazan ayının anlamı, yetişkinlerin bu aya verdiği değerle ilgidir. Çünkü çocukların inancı taklittir. O yüzden, yetişkin Ramazan’ı hangi derinlikte geçiriyorsa, çocuk için Ramazan o anlama gelir. Ve her çocuk için Ramazan farklı bir anlam taşır. Ve bu durum aynı şekilde bayram içinde geçerlidir. Çocuğa bayram nasıl yaşatılırsa, bayram, çocuk için o anlama gelir. Kendi çocukluğumuzdan hatırlayalım, bayramda ailemiz erken kalkar, kapı ve camları açardı. Günün daha ilk ışıkları ile tertemiz bir oksijeni evimizin içinde hissettirirdik. Bayramda böylesi güzel bir atmosferin oluşması, geçmiş günlere değil, o güne anlam katan insana has bir özellik. Özlem duyulan şey de geçmiş bayramlar değil, o bayrama anlam katan insan modelidir. O yüzden geçmiş bayram nostaljisi yapmayı bir yana bırakıp çocuklara bu bayram atmosferini yaşatmak için ‘ah nerede o eski bayramlar’ demeden çocuklara, gençlere örnek olacak şekilde kutlamalıyız. Hele sms, telefon kutlamalarından uzak durup bayramı yaşamalı ve yaşatmalıyız” ifadelerini kullandı.</p>
<blockquote><p><strong>“BAYRAMLAR SOSYALLEŞME ZAMANLARIDIR”</strong></p></blockquote>
<p>Emrah Şenbabaoğlu, “Çocuklar ve gençler, özel günler ve bayramlarda büyükleri, ailesi ve akranları ile bir araya gelerek iletişim kurar, farklı insanlarla bir araya gelir ve hissettikleri dostluk ortamı, güven duygularını artırmaya yardımcı olur. Kültürel değerlerimizin öğretildiği zamandır. Çocuklar ve gençler, bayramlar ile içinde bulundukları milli manevi kültürel değerlerimizi tanıma fırsatı bulurlar. Paylaşmayı, yardımlaşmayı, empatiyi öğrenirler. Bayramların temelinde yardımlaşmak ve paylaşmak vardır. Sahip olan ihtiyacı olana yardım eder, bayramlarda yiyecek ikram edilir, sevgi ve mutluluklar paylaşılır. Çocukların böyle ortamda tanık olması paylaşma duygusunu kazanma için önemlidir” dedi.</p>
<blockquote><p><strong>PEKİ NELERE DİKKAT ETMELİYİZ? </strong></p></blockquote>
<p>“Bayramda çocuğunuza zaman ayırmayı kesinlikle ihmal etmeyin. Onu dinleyin” diyen Emrah Şenbabaoğlu, “Sorularını yanıtlayın. Başkalarıyla iletişime girmesi için çocuğunuzu kesinlikle zorlamayın. Başkalarının yanında çocuğunuz hakkında olumsuz konuşmayın. Harçlık, çikolata, oyuncak karşılığında çocuğunuzu öpmelerine kesinlikle izin vermeyin. Çocukların zorla el öpmesini istemeyin ve çocuklar istemediği sürece sarılmayın. Özellikle özel bölgelerine dokunulmasına kesinlikle müsaade etmeyin. Çocuklar biraz rahat bıraksın diye ellerine ‘’dijital’’ verilmemeli ve akranlarının, akrabalarının yanında oyunlar oynamaya teşvik edilmelidir. Ve dijital demişken burada ‘Rol Model’ olma adına ebeveynler de kullanımlarına dikkat etmelidir. Memleketine yolculuğa giden aileler muhakkak araç içi sohbetlere dikkat etmeli, çocuklarına tanıklık-şahitlik duygusunu (çevreyi birlikte izleme-çocuklarınızı heyecanlarına ortak olma) yaşatmalıdırlar” ifadelerine yer verdi.</p>
<blockquote><p><strong>“BAYRAMDAN SONRA DEVAM EDEN GÜNLER ARA TATİL İÇİN DİNLENEREK GEÇİRİLMELİDİR”</strong></p></blockquote>
<p>Emrah Şenbabaoğlu, “Bayramdan sonra devam eden günler ara tatil için dinlenerek geçirilmelidir. 7 Nisan&#8217;da çalacak olan ders başı ziline kadar bayram atmosferinin getirdiği güzellikler ve yorgunluklarının atıldığı değerli zaman olacak şekilde aile planlaması yapabiliriz. Evet sınava girecek genç arkadaşlarımız tempolarına devam ediyor ama aile baskısı olmamasına dikkat edilmesi çok önemli. Sınavların son virajlarında stres-kaygı faktörü çok önemli olduğu vurgusunu yaparak uzmanından destek alma konusunu da ihmal etmemenizi hatırlamak isterim. Bu ara tatille birlikte dinlenmiş ve kendisini 2. dönemin 2 yarısına hazır hisseden çocuk sene sonuna kadar enerjisi yüksek ve başarı ile 2. dönemi noktalayacaktır” dedi. <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>14 Mart Tıp Bayramı</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/14-mart-tip-bayrami/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2025 06:57:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[afyon]]></category>
		<category><![CDATA[afyon haber]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar]]></category>
		<category><![CDATA[Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<category><![CDATA[tıp fakültesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=511497</guid>

					<description><![CDATA[&#160; İlk Tıp Fakültesi Osmanlı İmparatorluğu döneminde, II. Mahmut tarafından 14 Mart 1827’de askeri tıp fakültesi olarak açılan “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” dir, Cerrahhane-i Amire ve Tıphane-i Amire bölümlerinden oluşmaktaydı. Bu kurumlardan birinde cerrahlar, diğerinde ise hekimler yetiştirilmiştir. Tıp Bayramı, 1919 yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Geçmişte hekimler, şehrin ileri gelenleri ve mülki idare amirleri tarafından büyük [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>İlk Tıp Fakültesi Osmanlı İmparatorluğu döneminde, II. Mahmut tarafından 14 Mart 1827’de askeri tıp fakültesi olarak açılan “<strong>Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” dir</strong>, <em>Cerrahhane-i Amire</em> ve <em>Tıphane-i Amire</em> bölümlerinden oluşmaktaydı. Bu kurumlardan birinde cerrahlar, diğerinde ise hekimler yetiştirilmiştir.</p>
<p>Tıp Bayramı, 1919 yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Geçmişte hekimler, şehrin ileri gelenleri ve mülki idare amirleri tarafından büyük coşku ve balolarla kutlanan bu özel gün, ne yazık ki son yıllarda eski önemini yitirmiştir.</p>
<p>Eski günlerdeki coşkusuna kavuşması temennisiyle, tüm hekimlerimizin ve kızlarımın <strong>14 Mart Tıp Bayramı</strong>nı kutlarım</p>
<p><strong>                                                                                                   Uzm. Dr. Ali Rıza Bahadır</strong></p>
<p><strong>                                                                                                              </strong><strong><em>Özel Fuar Hastanesi</em></strong></p>
<p><strong><em>                                                                                                                           Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı</em></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıkta hak, adalet ve direniş</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/saglikta-hak-adalet-ve-direnis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2025 10:59:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[afyon]]></category>
		<category><![CDATA[afyon haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Demirkırkan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=511356</guid>

					<description><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı için açıklama yapan CHP’li Belediye Meclis Üyesi Kemal Demirkırkan, “Türk hekimlerinin ve sağlık çalışanlarının artık sabrı kalmadı. Tükenmişlik Sendromu yaşayan sağlık çalışanlarının verdiği sağlık hizmetinin kalitesi de düşmektedir” dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partili Belediye Meclis Üyesi Doktor Kemal Demirkırkan, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Demirkırkan, şunları ifade etti: “Sağlık ‘bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir.’ Dolayısıyla açlık, yoksulluk, eşitsizlikler de birer halk sağlığı sorunudur. Açlığın ve zayıflığın olduğu, adaletin ve demokrasinin olmadığı bir ülkede sağlıktan bahsedilemeyeceği açıktır. AKP iktidarının yıllardan beri uyguladığı dış kaynaklı ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’ ile, sağlık sisteminin hem hekimler, hem sağlık çalışanları, hem de halkımızın sağlığı açısından tehdit haline geldiğini üzülerek görüyoruz.”</p>
<blockquote><p><strong>“BU PROGRAM ARTIK MUTLAKA DEĞİŞMELİDİR”</strong></p></blockquote>
<p>“Çok yakın dönemde yaşadığımız yenidoğan yoğun bakım merkezlerinde bebeklerimizin ölüme terk edilmesi, anjiyo masasında kayda alınan ücret pazarlıkları iktidarın halkçı politikalardan ne kadar uzaklaştığının, 22 yıllık AKP iktidarında sağlığın bir hak olmaktan çıkarıldığının, denetlenemediği gibi serbest piyasa ekonomisinin insafına terk edildiğinin göstergesidir” diyen Demirkırkan, “Sağlık yerine sağlıksızlık üreten, güvenli çalışma koşulları yerine taşeron, sözleşmeli çalışma, esnek mesai gibi uygulamalarla mesleğimizi, emeğimizi değersizleştiren bu program artık mutlaka değişmelidir” ifadelerini kullandı.</p>
<blockquote><p><strong>SAĞLIK ÇALIŞANLARI DA, HALKIMIZ DA TÜKENDİ</strong></p></blockquote>
<p>Kemal Demirkırkan, açıklamasını şöyle tamamladı: “Her gün yüz binlerce kişiyi sağlığına kavuşturmak, hastalanmalarını önlemek için çalışırken; şiddet, mobbing, performans dayatması, güvencesiz gelir, liyakatsız yöneticiler, sağlıkta çeteleşme gibi saymakla bitmeyecek sorunlarla boğuşan, bütün bunlar yetmezmiş gibi ‘Giderlerse, gitsinler’ diye horlanan, ‘Gidin sağlık personelinin gırtlağına yapışın’ diye hedef gösterilen Türk hekimlerinin ve sağlık çalışanlarının artık sabrı kalmadı. Tükenmişlik Sendromu yaşayan sağlık çalışanlarının verdiği sağlık hizmetinin kalitesi de düşmektedir. Unutulmasın ki, ilk kez 1919 yılında Birinci Dünya Savaşı sonunda İstanbul’un işgali sırasında Tıbbiyeli Hikmet önderliğindeki tıp öğrencilerinin, yabancı işgal güçlerine karşı direnişinin sembolü olarak kutlanmaya başlayan 14 Mart Tıp Bayramı bugün, daha demokratik, daha sağlıklı bir toplum mücadelemizin de mihenk noktası olacaktır. Bu vesile ile topluma nitelikli bir sağlık hizmeti sunmak için fedakarca çalışan tüm meslektaşlarımın 14 Mart Tıp Bayramını kutlarım.” <strong>&gt;&gt;&gt;Ferhat YÜKSEL</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğrencilerin bilimsel projeleri ödüllendirildi</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/ogrencilerin-bilimsel-projeleri-odullendirildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2025 10:35:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<category><![CDATA[tıp fakültesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=511331</guid>

					<description><![CDATA[Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Tıp Fakültesi öğrencilerinin bilimsel araştırma metotları eğitimleri kapsamında ürettikleri çalışmalarını inceleyen değerlendirme jürisi, dört kategoride ödül verdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çalışmalardan üretilen posterler, Tıp Fakültesi giriş katında sergilendi. III. Sınıfta “Proje Uygulama Çalışması” dersini alan 227 Tıp Fakültesi öğrencisi, öğretim üyelerinin sorumluluğunda 20 gruba bölünerek her hafta iki saat pratik ders olarak belirledikleri konularla ilgili çalışmalarını tamamladı. Prof. Dr. Sefa Çelik, Prof. Dr. Tuba Berra Sarıtaş, Doç. Dr. Ayşe Tolunay Oflu, Doç. Dr. Özden Kutlay, Doç. Dr. Alper Sarı ve Doç. Dr. İbrahim Ethem Ay’dan oluşan Değerlendirme Jürisi, projeleri “Sözel Bildiri” ve “Poster Sunumu” olarak iki aşamada değerlendirdi.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-511333" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/2-Ogrencilerin-bilimsel-projeleri-odullendirildi2.jpg" alt="Öğrencilerin bilimsel projeleri ödüllendirildi" width="1152" height="808" title="Öğrencilerin bilimsel projeleri ödüllendirildi 1"></p>
<p><strong>En İyi Sözel Bildiri:</strong> “AFSÜ Öğrencilerinin Çocuk Hakları, Çocuk İstismarı ve İhmali Konusunda Bilgi, Görüş ve Farkındalık Düzeylerinin Değerlendirilmesi”</p>
<p><strong>Danışman:</strong> Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Güngör</p>
<p><strong>Proje Ekibi:</strong> Ayşe Dağ, Ceren Çavuşoğlu, Yavuz Selim Şahin, Melike Topal, İdil Elif Yıldırım, Bahadır Kızıler, İlknur Dönmez, Havva Sena Ekelik, Nur Ceren Deper, Rüveyda Çiftci, Batuhan Aras</p>
<p><strong>En İyi Poster:</strong> “Uterin Servikste HPV Subtipleri ile Sitopatolojik Tanılar Arasındaki İlişkinin Retrospektif Olarak İncelenmesi”</p>
<p><strong>Danışman:</strong> Dr. Öğr. Üyesi Derya Aksu</p>
<p><strong>Proje Ekibi:</strong> Semanur Karademir, Mehmet Hüsnü Dönmez, Atakan Arda Balçınkaya, Mehmet Yiğit Tümük, Umut Can Us, Onur Ercan, Raziye Akıncı, İbrahim Yusuf Akış, Merve Sena Gürsoy, Übeydullah Yüce, Esra Kaçmaz</p>
<p><strong>En İyi İş Birliği Yapılan Proje:</strong> “Şizofreni Hastalarında Bir Neuregulin-1 Gen Varyantının Araştırılması”</p>
<p><strong>Danışman:</strong> Prof. Dr. Mehmet Ali Sözen</p>
<p><strong>Proje Ekibi:</strong> Nurcan Demirsoy, Berfin Ağın, Nazlı Can Sallama, İbrahim Şare, Nazmiye Karaduman, Batuhan Mürsel Demirci, Melih Dursun, Sabire Beyza Özcan, Sude Nur Köken, Muhammed Fatih Yusuf Saftekin, Dilara Keçe, Emir Lütfi Karabulut</p>
<p><strong>Sosyal Farkındalığı Destekleyen En İyi Proje:</strong> “Sisplatin’in SHSY-5Y Nöroblastoma ve MCF-7 Meme Kanseri Hücre Hatlarında Apoptotik Etkilerinin Karşılaştırılması”</p>
<p><strong>Danışman:</strong> Dr. Öğr. Üyesi Mahmud Mustafa Özkut</p>
<p><strong>Proje Ekibi:</strong> Melih Şener, Beyza Batu, Fatma Solak, Mehmet Enes Avcı, Seçil Satılmış, Edanur Ölmez, Hüseyin Utku Sağlam, Berkay Çağlar, Mehmet Akif Özer, Erkam İpek, Elif Karayol. <strong>&gt;&gt;&gt;Şahan KARTAL </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Böbrek Sağlığının Korunmasında Beslenmenin Rolü &#8211; I</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/bobrek-sagliginin-korunmasinda-beslenmenin-rolu-i/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2025 06:57:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[İLAYDA ÇETİNKAYA]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=511235</guid>

					<description><![CDATA[Böbreklerimiz, vücudumuzun en hayati organlarından biri olmasına rağmen çoğu zaman göz ardı edilir. Bu organlar, kanı süzerek zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır, su ve mineral dengesini korur, tansiyon kontrolüne yardımcı olur ve hatta hormon üretiminde rol oynar. Ancak, böbrek sağlığı ihmal edildiğinde geri dönüşü zor olan hastalıklarla karşı karşıya kalabiliriz. Günümüzde kronik böbrek hastalığı dünya genelinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Böbreklerimiz, vücudumuzun en hayati organlarından biri olmasına rağmen çoğu zaman göz ardı edilir. Bu organlar, kanı süzerek zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır, su ve mineral dengesini korur, tansiyon kontrolüne yardımcı olur ve hatta hormon üretiminde rol oynar. Ancak, böbrek sağlığı ihmal edildiğinde geri dönüşü zor olan hastalıklarla karşı karşıya kalabiliriz.</p>
<p>Günümüzde kronik böbrek hastalığı dünya genelinde giderek artan bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Özellikle yüksek tansiyon, diyabet ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları böbrek fonksiyonlarını bozarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. En büyük tehlike ise, böbrek hastalıklarının genellikle belirti vermeden ilerlemesidir. Bu nedenle, böbrek sağlığını korumak ve olası hastalıkları önlemek için bilinçli adımlar atmak hayati önem taşır.</p>
<p>Beslenme, böbrek sağlığını korumanın en güçlü yollarından biridir. Doğru besinleri tüketmek ve zararlı alışkanlıklardan kaçınmak, böbrek sağlımızı korumamıza yardımcı olur. Peki, böbrek dostu beslenme nasıl olmalı? Hangi besinler böbreklere zarar verir? Ve en önemlisi, böbrek hastalıklarından korunmak için hangi önlemleri almalıyız? Bu yazıda, sağlıklı böbrekler için beslenmenin rolünü tüm yönleriyle ele alacağız.</p>
<h4><strong>Böbrek Hastalıklarının Dünyada ve Türkiye&#8217;deki Önemi</strong></h4>
<p>Böbrek sağlığı, dünya genelinde giderek daha fazla önem kazanan bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Kronik böbrek hastalığı (KBH), genellikle belirti vermeden ilerleyen ve geç fark edildiğinde geri dönüşü zor olan ciddi bir hastalıktır. Yapılan araştırmalara göre, dünya genelinde yaklaşık 850 milyon kişi KBH ile yaşamaktadır. Türkiye’de ise bu oran oldukça yüksektir; Türk Nefroloji Derneği’nin CREDIT çalışmasına göre, erişkin nüfusta KBH prevalansı %15,7’dir. Başka bir deyişle, her 6-7 yetişkinden biri bu hastalıkla karşı karşıyadır. Özellikle yaş faktörü, KBH gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. 60 yaşın altındaki bireylerde hastalığın görülme oranı %11,5 iken, 60 yaş ve üzerindeki bireylerde bu oran %38,3’e yükselmektedir.</p>
<p>Böbrek sağlığını korumak ve hastalığın ilerlemesini önlemek adına dünya genelinde birçok politika geliştirilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kronik hastalıklarla mücadele stratejileri kapsamında KBH’yi de öncelikli sağlık sorunları arasına dahil etmektedir. Uluslararası Nefroloji Birliği (ISN) ve Uluslararası Böbrek Vakıfları Federasyonu (IFKF) gibi kuruluşlar, bu hastalığın farkındalığını artırmak ve sağlık politikalarında daha fazla yer almasını sağlamak için çalışmalar yürütmektedir.</p>
<p>Türkiye’de de böbrek sağlığının korunması ve hastalığın önlenmesi amacıyla çeşitli programlar uygulanmaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan &#8220;Türkiye Böbrek Hastalıkları Önleme ve Kontrol Programı (2018-2023)&#8221;, bu alandaki en kapsamlı stratejilerden biridir. Programın temel hedefleri arasında toplumun KBH hakkında bilinçlendirilmesi, erken teşhisin teşvik edilmesi ve böbrek hastalıklarının önlenmesine yönelik sağlık politikalarının güçlendirilmesi yer almaktadır. Bununla birlikte, KBH ile doğrudan ilişkili olan diyabet, hipertansiyon ve obezite gibi risk faktörlerine karşı da önlemler alınmaktadır. &#8220;Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı&#8221; ve &#8220;Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı&#8221; gibi girişimler, böbrek sağlığını da koruma amacını taşımaktadır.</p>
<p>Tüm bu çalışmalar, böbrek hastalıklarının önlenebilir olduğuna ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla riskin büyük ölçüde azaltılabileceğine işaret etmektedir. Ancak, bireylerin de bilinçli davranarak böbrek sağlığını koruma konusunda sorumluluk alması gerekir. Sağlıklı beslenme, yeterli su tüketimi, tuz ve işlenmiş gıda tüketiminin azaltılması, düzenli fiziksel aktivite ve rutin sağlık kontrolleri, böbrekleri korumanın en etkili yolları arasındadır.</p>
<p><strong>Kronik böbrek hastalığının (KBH) temelinde, modern yaşam tarzının getirdiği birtakım olumsuz alışkanlıklar ve sistemik hastalıklar yatmaktadır.</strong></p>
<h4><strong>Böbrek Hastalıklarının Nedenleri</strong></h4>
<p>Yüksek Tansiyon ve Diyabet: Günümüzde KBH’nin en yaygın nedenlerinden biri yüksek tansiyondur. Kan basıncının uzun süre yüksek seyretmesi, böbreklerdeki kılcal damarlara zarar vererek süzme fonksiyonlarının bozulmasına yol açabilmektedir. Aynı şekilde, diyabet (şeker hastalığı) de böbrek hastalıklarının önde gelen sebeplerinden biridir. Kandaki yüksek şeker seviyeleri, böbreklerin ince damarlarını harap ederek zamanla böbrek fonksiyonlarını bozabilmektedir ve diyabetik nefropati adı verilen ciddi bir duruma neden olabilmektedir.</p>
<p>Yanlış Beslenme Alışkanlıkları: Yanlış beslenme alışkanlıkları da böbrek sağlığını tehdit eden önemli faktörler arasındadır. Özellikle aşırı tuz tüketimi, kan basıncını yükselterek böbreklerin üzerindeki yükü artırabilmektedir. İşlenmiş ve paketlenmiş gıdalar, hazır soslar ve fastfood ürünleri, farkında olmadan yüksek miktarda tuz alımına neden olabilmektedir. Ayrıca, yüksek protein içeren diyetlerin uzun süreli uygulanması da böbreklere aşırı yük bindirebilmektedir. Çünkü protein metabolizması sonucu ortaya çıkan üre gibi atık maddeler, böbrekler tarafından süzülerek vücuttan atılmakta ve bu süreç, zamanla böbreklerin yorulmasına neden olabilmektedir.</p>
<p>Yetersiz Su Tüketimi: Yetersiz su tüketimi de böbrek sağlığını olumsuz etkileyen bir diğer önemli faktördür. Vücudun ihtiyacı olan suyun yeterince alınmaması, böbreklerin atık maddeleri gerektiği gibi süzememesine yol açabilmektedir. Bu durum, zamanla böbrek taşı oluşumuna ve idrar yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlayarak böbrek fonksiyonlarını bozabilmektedir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-511239" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/FACEBOOK-TWITTER-GONDERI-2-3.jpg" alt="Böbrek Sağlığının Korunmasında Beslenmenin Rolü - I" width="1280" height="720" title="Böbrek Sağlığının Korunmasında Beslenmenin Rolü - I 3"></p>
<p>Yanlış ve Bilinçsiz İlaç Kullanımı: Bazı ilaçların uzun süre bilinçsizce kullanılması da böbreklere zarar verebilmektedir. Ağrı kesiciler ve bazı antibiyotikler, böbrekler üzerinde toksik etkiye sahip olabilmektedir. Özellikle reçetesiz ve doktor kontrolü olmadan sıkça alınan steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar (NSAID’ler), böbreklerde hasar oluşturabilmektedir.</p>
<p>Sigara ve Alkol: Sigara ve alkol kullanımı da böbrek hastalıkları açısından önemli risk faktörleri arasındadır. Sigara, böbreklerdeki kan dolaşımını bozarak organın işlevlerini yavaşlatabilmektedir. Alkol ise vücutta su kaybına yol açarak böbreklerin sağlıklı çalışmasını engelleyebilmektedir.</p>
<p>Genetik Faktörler: Ailesinde böbrek hastalığı öyküsü bulunan bireyler, bu hastalığa yakalanma açısından daha yüksek risk taşıyabilmektedir. Polikistik böbrek hastalığı gibi kalıtsal hastalıklar, böbreklerin normal yapısını bozarak ilerleyici böbrek yetmezliğine neden olabilmektedir. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları benimsemek, böbreklerin yükünü azaltarak uzun vadede fonksiyonlarını korumalarına yardımcı olabilmektedir.</p>
<h4><strong>Böbrek Hastalıklarından Korunmak İçin Alınabilecek Önlemler</strong></h4>
<p>Öncelikle, düzenli sağlık kontrolleri yaptırmak büyük önem taşımaktadır. Özellikle diyabet, hipertansiyon veya ailede böbrek hastalığı öyküsü bulunan bireylerin böbrek fonksiyonlarını düzenli olarak takip ettirmeleri gerekmektedir. Kan basıncı ve kan şekeri seviyelerinin kontrol altında tutulması, böbrek sağlığını doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biridir.</p>
<p>Yeterli ve dengeli su tüketimi, böbrek hastalıklarından korunmanın en temel adımlarından biridir. Vücudun ihtiyacı olan suyun düzenli alınması, böbreklerin toksinleri süzmesini kolaylaştırmakta ve taş oluşumunu engelleyebilmektedir. Bu nedenle, günlük su ihtiyacı bireyin yaşına, kilosuna ve fiziksel aktivite düzeyine göre belirlenmelidir.</p>
<p>Düzenli egzersiz yapmak da böbrek sağlığını koruma açısından oldukça faydalı olabilmektedir. Fiziksel aktivite, kan dolaşımını iyileştirmekte, vücuttaki fazla tuz ve toksinlerin atılmasına katkı sağlamakta ve böbreklerin daha sağlıklı çalışmasını desteklemektedir.</p>
<p>Ancak, tüm bu önlemler içinde beslenme, böbrek sağlığını korumanın en etkili yollarından biri olarak öne çıkmaktadır. Yanlış beslenme alışkanlıkları, böbrek hastalıklarının başlıca sebepleri arasında yer almakta, buna karşın dengeli ve bilinçli bir beslenme düzeni, böbrek fonksiyonlarını destekleyerek hastalık riskini önemli ölçüde azaltabilmektedir. Peki, böbrek dostu beslenme nasıl olmalıdır? Hangi besinlerden kaçınılmalı, hangi besinler böbrekleri desteklemektedir? Şimdi, böbrek sağlığını koruyan beslenme önerilerine daha yakından bakalım. <strong>(DEVAMI YARIN…)</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korkmaz: &#8220;Ülkemizde her 6-7 erişkinden birinde çeşitli evrelerde kronik böbrek hastalığı bulunmaktadır&#8221;</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/korkmaz-ulkemizde-her-6-7-eriskinden-birinde-cesitli-evrelerde-kronik-bobrek-hastaligi-bulunmaktadir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Mar 2025 13:25:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<category><![CDATA[Serhat Korkmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=511138</guid>

					<description><![CDATA[Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Serhat Korkmaz, böbrek sağlığına dikkat edilmesi gerektiğini ifade ederek, "Türk Nefroloji Derneği tarafından yapılan bir çalışmaya göre her 6-7 erişkinden birinde çeşitli evrelerde kronik böbrek hastalığı bulunmaktadır" dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Korkmaz, Dünya Böbrek Günü ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamasında böbrek sağlığının vücut için çok önemli olduğuna dikkat çeken Korkmaz, &#8220;Ülkemizde, Türk Nefroloji Derneği tarafından yapılan bir çalışmaya göre, her 6-7 erişkinden birinde çeşitli evrelerde Kronik Böbrek Hastalığı (KBH) bulunmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan 2023 yılı ölüm ve ölüm nedeni istatistikleri incelendiğinde de ülkemizde gerçekleşen ölümlerin yüzde 3,1’inin böbrek yetmezliği nedenli olduğu görülmektedir. Bu vesileyle, 2025 Yılı Dünya Böbrek Günü&#8217;nün teması ‘Böbreklerine İyi Bak! Böbrek Sağlığını Korumak, Geleceğini Korumaktır!’ olarak belirlenmiştir.<br />
Dağılımı ülkeye, ırka, yaşa ve cinsiyete göre farklılıklar göstermekle birlikte, dünyada, Kronik Böbrek Hastalığına yol açan en sık nedenler diyabet ve hipertansiyondur. Türk Nefroloji Derneği Böbrek Kayıt Sistemi verileri, ülkemizde de benzer bir eğilimi göstermekte; hipertansiyon, diyabet ve kalp hastalığı olanlarda kronik böbrek hastalığı sıklığının, normal popülasyona göre daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong>Dolayısıyla, bu hastalıklara neden olan risk faktörleriyle mücadele etmek, söz konusu hastalıklarından korunmada ya da ilerlemesini durdurmada birincil korunma yöntemidir. Erken teşhis, etkili tedavi ve periyodik izlemler de kronik böbrek hastalıklarının ilerlemesinin durdurulması ve bu hastalıklara bağlı yeni hastalık oluşmasının engellemesine yönelik önemli mücadele basamaklarıdır&#8221; dedi.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp ritim bozukluğunu hızlı tespit!</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/kalp-ritim-bozuklugunu-hizli-tespit/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Mar 2025 07:40:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ritim bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=509970</guid>

					<description><![CDATA[Başlık: Yaşar Üniversitesi Öğrencisi, Kalp Ritim Bozukluğunu Yüksek Doğrulukla Tespit Eden Cihaz Geliştirdi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşar Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Doktora Programı öğrencisi Çağla Sarvan Cibil, kalp ritim bozukluğu olan Atriyal Fibrilasyonun yüksek doğrulukla tespitini sağlayan ve yapay sinir ağlarıyla hızlı analiz yapabilen bir cihaz geliştirdi. Cihaz, Ege Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı&#8217;ndan alınan verilerle yapılan testlerde, ön tanı başarısının yüzde 95&#8217;i aşmasını sağladı.</strong></p>
<p>Cibil’in geliştirdiği cihaz, dalgacık dönüşümü ve derin öğrenme tabanlı bir yöntemle, kalp ritim bozukluklarını hızlı ve doğru bir şekilde tespit edebiliyor. Ayrıca, bu teknoloji giyilebilir cihazlara entegre edilerek evde bakım gören yaşlı hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Proje, TÜBİTAK 1001 Programı ve Yaşar Üniversitesi&#8217;nin bilimsel araştırma desteğiyle gerçekleştirildi.</p>
<figure id="attachment_509971" aria-describedby="caption-attachment-509971" style="width: 2300px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="size-full wp-image-509971" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/AW408406_02.jpg" alt="Kalp ritim bozukluğunu hızlı tespit!" width="2300" height="1404" title="Kalp ritim bozukluğunu hızlı tespit! 4"><figcaption id="caption-attachment-509971" class="wp-caption-text">KALP RİTİM BOZUKLUĞUNU HIZLI TESPİT EDEN CİHAZ (İHA/İZMİR-İHA)<br />Yaşar Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Doktora Programı öğrencisi Çağla Sarvan Cibil, bir kalp ritim bozukluğu olan Atriyal Fibrilasyonun yüksek doğrulukla tespitini sağlayan ve yapay sinir ağları ile hızlı analiz yapabilen cihaz geliştirdi. Faydalı model başvurusu yapılan cihazın geliştirilme aşamasında, Ege Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı&#8217;ndan Atriyal Fibrilasyona sahip hastaların kayıtları üzerinden yapılan testlerde, ön tanı başarısının yüzde 95&#8217;i aştığı görüldü. Proje Danışmanı Yaşar Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Nalan Özkurt, &#8220;Bu yöntem, giyilebilir teknolojilere entegre edilerek, özellikle evde bakım gören yaşlı hastaların yaşam kalitesini artıracak&#8221; dedi.</figcaption></figure>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AFSÜ Göz Bankası, Türkiye’de ilk üçe girdi</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/afsu-goz-bankasi-turkiyede-ilk-uce-girdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2025 13:39:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[AFSÜ Göz Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<category><![CDATA[sondakika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=491425</guid>

					<description><![CDATA[AFSÜ Göz Bankası, ülkemizde faaliyet gösteren 50 Göz Bankası arasında ilk üçe girme başarısı gösterdi. AFSÜ Göz Bankası’nda yalnızca Afyonkarahisar ve çevre illerdeki değil Türkiye genelinden kornea nakli bekleyenlere katkı sağladıklarını dile getiren AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Nurullah Okumuş, “Sağlık Bakanlığı ile koordineli şekilde hareket eden ve yoğun bir çalışma temposu içinde çalışan AFSÜ Göz Bankası ekibini kutluyorum.” dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı’nın, Doku, Organ Nakli ve Diyaliz Hizmetleri Daire Başkanlığı ile sürekli iletişimde olduklarını belirten AFSÜ Göz Bankası Tıbbi Müdürü Doç. Dr. İbrahim Ethem Ay, “Aldığımız ve nakil yaptığımız her korneayı bakanlığın ilgili birimlerine 24 saat içinde bildiriyoruz ve bakanlıkla iletişim hâlinde olmadığımız tek bir gün bile olmuyor” dedi. AFSÜ Göz Bankasının 2024 verilerine Türkiye’deki 50 Göz Bankası içinde, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Göz Bankası ve İstanbul Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Bankası’nın ardından üçüncü olmasından gurur duyduklarını belirten Doç. Dr. Ay, “Nakil sayımız artışıyla bu konuda Türkiye’de üst sıralara tırmanışımız sürüyor. Her yıl, bir öncekinden daha fazla kişiye kornea naklini başarıyla uygulamaya gayret ediyoruz. Bu kapsamda AFSÜ’de kapalı sistem kornea nakli (Descemet membran endotelyal keratoplasti-DMEK Cerrahisi) ameliyatlarına da başlamış bulunuyoruz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>“BİZİ DESTEKLEYENLERE TEŞEKKÜR EDERİZ”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Ay şöyle konuştu: “AFSÜ Göz Bankası’nın Afyonkarahisar’a kazandırmasında ve başarılı bir şekilde faaliyetlerini yürütmesinde bizi destekleyen başta Av. Ali Özkaya olmak üzere tüm milletvekillerimize, Rektörümüz Prof. Dr. Nurullah Okumuş’a ve Dekanımız Prof. Dr. Necip Becit ile Başhekimimiz Prof. Dr. Ahmet Ali Tuncer’e ne kadar teşekkür etsek azdır. Laboratuvar Sorumlumuz Doç. Dr. Hamidu Hamisi Gobeka, bize her fırsatta destek olan Araştırma Görevlilerimiz Dr. Bilge Mumyakmaz ve Dr. Kadir Sevindik ile birlikte, gece gündüz çalışarak çoğu zaman uykusundan fedakârlık eden teknikerimiz, Hemşire Erkan Sağdıç’a da teşekkür ederiz.”</p>
<p><strong>“AFSÜ’DE, TÜM TÜRKİYE’DEN KORNEA NAKLİ BEKLEYEN HASTALARIMIZA YARDIMCI OLMAYA HAZIRIZ”</strong></p>
<p>Başhekim Prof. Dr. Ahmet Ali Tuncer de AFSÜ’de kornea nakli için birkaç yıl değil, en fazla birkaç ay sıra beklendiğinin altını çizerek “AFSÜ’de, tüm Türkiye’den kornea nakli bekleyen hastalarımıza yardımcı olmaya hazırız.” dedi. Prof. Dr. Tuncer şunları söyledi: “Ülkemizde kornea nakli için yıllarca sıra bekleyen insanlarımız var. Dolayısıyla Göz Bankamızın faaliyetlerini ülkemiz açısından çok yararlı buluyoruz ve elimizden gelen desteği vermeye gayret ediyoruz. Bakanlık yetkililerinden Göz Bankamızın 2024 yılında ilk üçe girdiğini öğrenince çok mutlu olduk. Zaten arkadaşlarımızın gece gündüz çalıştığını görüyorduk, bununla birlikte Türkiye’nin önde gelen göz bankalarından birine sahip olmak da AFSÜ açısından çok büyük bir başarı. Doç. Dr. İbrahim Ethem Ay başta olmak üzere, emek veren tüm ekibi hem tebrik ediyor hem de kendilerine teşekkür ediyorum. İnşallah nakillerimiz daha da artacak ve AFSÜ bu konuda da önde gelen merkezlerden biri olmaya, başarılı nakil sayılarıyla yıllar içinde derece yapmaya devam edecek.” <strong>&gt;&gt;&gt;Şahan KARTAL </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kavanoz açamıyorsanız osteoporoz riskiniz artmış demektir</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/kavanoz-acamiyorsaniz-osteoporoz-riskiniz-artmis-demektir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Nov 2024 06:41:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<category><![CDATA[sondakika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=478877</guid>

					<description><![CDATA[Uzm. Dr. Müge Yetener, el kavrama gücünün kas fonksiyonunu ve genel fiziksel kapasiteyi değerlendirmede temel bir ölçüt görevi gördüğünü söyledi. El kavrama gücünün yalnızca genel kas gücüyle ilişkili olmadığını belirten Yetener, “Ellerinizde, bileklerinizde ve ön kollarınızda tuttuğunuz güç, ne kadar sağlıklı olduğumuz hakkında çok şey söyler. Bir alış-veriş torbası taşımak, kavanoz açmak, bez sıkmak, kalem tutmak gibi eylemlerde devreye girer. Eğer bir kavanozun kapağını açamıyorsanız osteoporoz riskiniz artmış olabilir. Kavrama gücü doğal olarak 50 yaş civarında ve hatta belki daha erken azalmaya başlar, kavrama güçlerini koruyan kişiler daha yavaş yaşlanır. El egzersizleri kavrama gücünü artırabilir. Bu gücü artırmak için tenis topunu, ıslak havluyu sıkmayı, barfiks çubuğuna asılmayı, parmakları sıkıştırarak ağırlık kaldırmayı ve yürürken dambıl taşımayı öneririm.” dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Acıbadem Bayraklı Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı ve Fonksiyonel Tıp Uygulayıcısı Dr. Müge Yetener el kavrama gücünün tıbbı değerlendirmedeki önemine dikkat çekti. Kavrama gücünün, elinizin, bileğinizin ve ön kol kaslarınızın bir nesneyi kavramak için ne kadar kuvvet uygulayabileceğini ifade ettiğini kaydeden Uzm. Dr. Yetener, şöyle konuştu: “Geleneksel olarak ilk tıbbi değerlendirmeleri nabız, kan basıncı, sıcaklık ve solunum hızı gibi temel fizyolojik belirteçler oluşturur. Bu ölçümler hastaların sağlığına dair temel bir bakış açısı sunarken, kiloyla ilgili endeksler (vücut kitle indeksi, bel çevresi), kas-iskelet sistemi gücü göstergeleri (özellikle el kavrama gücü) ve vücudun oksijen satürasyon durumu gibi parametreler de değerlendirmeye katıldı. Bu ölçümlerin çekiciliği, uygulamayı kolaylaştırmaları ve invaziv olmamalarıdır. Ayrıca, COVID-19 pandemisinin ortaya çıkması, hiperglisemi insidansının artışını ön plana çıkardı ve kan şekeri ölçümünün yeni bir hayati belirti olarak tanınmasına neden oldu. El kavrama gücü, kas fonksiyonunu ve genel fiziksel kapasiteyi değerlendirmede temel bir ölçüt görevi görür. El kavrama gücü, yalnızca genel kas gücüyle yüksek oranda ilişkili olmakla kalmayıp aynı zamanda birden fazla kronik hastalık ve ölüm riskini doğru ve güvenilir şekilde tahmin eden basit ve düşük maliyetli bir güç ölçüm yöntemidir.“</p>
<h4>
<p>&#8220;Kavrama güçlerini koruyan kişiler daha yavaş yaşlanır&#8221;</h4>
<p>Uzm. Dr. Yetener, kavrama gücünün, her yaştan yetişkinde, kas gücü, kas kütlesi, kemik mineral yoğunluğu ve beslenme durumunun güvenilir bir öngörücüsü olarak ele alınabileceğini söyledi. Yaşlı yetişkinlerde, kavrama gücünün canlılığın bir göstergesi ve fiziksel ve zihinsel işlevlerdeki düşüşün doğru bir öngörücüsü olarak kullanıldığını ifade eden Uzm. Dr. Yetener, sözlerini şöyle sürdürdü: “Araştırmalar, kavrama gücündeki düşüşü kalp hastalığı, kronik akciğer hastalığı, obezite, artrit, bilişsel bozukluklar, depresyon, osteoporoz, Tip 2 diyabet ve bazı kanserler dahil olmak üzere bir dizi olumsuz sağlık sorunuyla ilişkilendirirken, ameliyat sonrası komplikasyon olasılığının, ameliyat sonrası iyileşme süresinin ve ölüm oranının bir öngörücüsü olduğu da bulundu. Bir gösterge olabilmesine rağmen, kavrama gücü tek başına bir semptom olarak ele alınmamalıdır. El egzersizleri kavrama gücünü artırabilir. Bunlar arasında tenis topunu, ıslak havluyu sıkmak, barfiks çubuğuna asılmak, parmakları sıkıştırarak ağırlık kaldırmak ve yürürken dambıl taşımak yer alır. Kavrama gücü yalnızca bir kavanoz kapağı açarken, ağırlık kaldırırken veya tenis gibi bir spor yaparken önemli değildir, genel sağlık ve refahımızın da bir yansımasıdır. Araştırmalar kavrama gücünün kan basıncından daha iyi bir kalp sağlığı ve uzun ömür göstergesi olabileceğini öne sürüyor. Yine yapılan araştırmalar kavrama gücü ile kemik mineral yoğunluğu/osteoporoz arasındaki eş zamanlı bir ilişki bulunduğu gibi, kavrama gücü ile kırıklar arasında da ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Yapılan 11 çalışmanın tümü, el kavrama gücünde azalma ile kalça kırıkları insidansı arasında bir ilişki olduğunu doğruladı. Ellerinizde, bileklerinizde ve ön kollarınızda tuttuğunuz güç, ne kadar sağlıklı olduğumuz hakkında çok şey söyler. Ellerinizde ve kollarınızda güç kaybediyorsanız ve bu nedenle daha zayıf bir kavramaya sahipseniz, bunun tüm vücudunuzda gerçekleştiğinin bir göstergesidir. Zayıf kavrama gücünün, aynı zamanda kronik hastalıklar için daha yüksek riskin bir uyarı işareti olarak görülüyor. Bunun bir nedeni de, kas kütlesinin azalmasının egzersiz yapmayı zorlaştırması, hareketsiz bir yaşam tarzına ve daha yüksek güçsüzlük riskine yol açmasıdır. Çalışmalar, iskelet kasının bağışıklık fonksiyonunu ve insan vücudundaki inflamasyon derecesini doğrudan düzenleyebileceğini gösteriyor. Bu nedenle, kas gücü, kronik inflamasyon ve bağışıklık fonksiyonu arasındaki ilişki tek yönlü değildir. Son yirmi yıldır iskelet kası sadece bir motor organ olarak değil, immünomodülatör (bağışıklık sistemini daha etkili çalışacak şekilde değiştiren ilaçlar) özelliklere sahip özel bir organ olarak tanınmaya başlandı. İyi beslenmek, yeterli protein almaya odaklanmak ve tüm vücudunuzu çalıştırmak yaşlanma sürecini yavaşlatmak için önemlidir.”</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>El hijyeninin önemi</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/el-hijyeninin-onemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Nov 2024 14:21:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Başhemşire Yardımcıları Nazmi Kanad]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Fakültesi Dekan Yrd. Dr. Öğr. Üyesi Nergiz Uz]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Aydın Balcı]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. İbrahim Eker]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Murat Çilekar]]></category>
		<category><![CDATA[El hijyeninin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hastane Başmüdürü Hatip Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tülay Köken]]></category>
		<category><![CDATA[Reyhan Şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<category><![CDATA[Zeliha Elbir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=477546</guid>

					<description><![CDATA[AFSÜ Hastanesi İnfeksiyon Kontrol Komitesi (İKK) tarafından bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde en etkili uygulama olan el yıkamanın öneminin vurgulandığı bir etkinlik düzenlendi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Program kapsamında stant açan AFSÜ Hemşirelik Kulübü üyesi öğrencileri, alkol bazlı susuz el antiseptikleriyle ellerini ovalayan gönüllülerin cihaz altında ellerini doğru ovalayıp ovalamadıklarını kendilerine gösterdi. Dünya El Yıkama Günü dolayısı ile yapılan etkinliğe; Başhekimimiz Prof. Dr. Ahmet Ali Tuncer, Başhekim Yardımcıları Prof. Dr. Tülay Köken, Doç. Dr. Murat Çilekar, Doç. Dr. Aydın Balcı, Doç. Dr. İbrahim Eker, Diş Fakültesi Dekan Yrd. Dr. Öğr. Üyesi Nergiz Uz, Hastane Başmüdürü Hatip Aydın, Başhemşire Yardımcıları Nazmi Kanad, Zeliha Elbir, Reyhan Şimşek ve Yasemin Yener ile çok sayıda personel katıldı.</p>
<p><strong>EL YIKAMAK, HASTANE İNFEKSİYONLARINI ÖNLEMEK İÇİN ÖNEMLİ </strong></p>
<p>İKK Başkanı Prof. Dr. Neşe Demirtürk’ün açılış konuşmasını yaptığı etkinlikte konuşan Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Dezenfeksiyon, Antisepsi, Sterilizasyon (DAS) Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Duygu Perçin Renders, el yıkamanın hastane infeksiyonlarını önlemek için en önemli uygulama olduğunu söyledi. Alkol temelli el dezenfektanları ile hijyen sağlamanın el yıkamadan bile daha etkin ve kolay uygulanabilir olduğunu hatırlatarak hastanelerde el yıkama uyumunun yeterli düzeyde olmamasına dikkat çeken Prof. Dr. Renders, bu konuda verilecek sürekli eğitimlerin, personelin farkındalığını arttıracağını ifade etti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-477547" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2024/11/3-El-hijyeninin-onemi-1.jpg" alt="El hijyeninin önemi" width="2560" height="1650" title="El hijyeninin önemi 5"></p>
<p><strong>PLAKET VE TEŞEKKÜR BELGELERİ TAKDİM EDİLDİ</strong></p>
<p>Etkinlikte, AFSÜ Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Havva Tünay ve İKK Hemşireleri Gülümser Güler ile Zeliha Yaşar da birer konuşma yaptı. Türkiye’nin, hastane infeksiyonlarının ‘orta sıklıkta’ görüldüğü ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan konuşmacılar, antimikrobiyal dirençli bakteri infeksiyonlarının tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorun olduğunun altını çizdi. İnfeksiyonların kontrolü ve yayılımının engellenmesi için el yıkamanın önemini vurgulayan konuşmacılar, AFSÜ Hastanesindeki el yıkama uygulamaları, denetlemeleri ve sürveyans hakkında da bilgi verdi. Etkinlik kapsamında sağlık bakım ilişkili infeksiyon oranları, el antiseptiği tüketim miktarları ve el hijyeni uyum oranları göz önüne bulundurularak El Hijyeni Koordinatörlüğü ile beraber ‘yoğun bakım’, ‘klinik’ ve ‘ayaktan tedavi ünitesi’ kategorilerinde AFSÜ Hastanesinin el hijyeni şampiyonları da belirlendi. Buna göre yoğun bakım kategorisinde ‘Yenidoğan Yoğun Bakım’, klinik kategorisinde ‘Palyatif Bakım Ünitesi’, ayaktan tedavi ünitesi kategorisinde ‘Yetişkin Kemoterapi Ünitesi’ sorumlularına plaket ve teşekkür belgeleri takdim edildi. Etkinliğe AFSÜ akademik ve idari personeli, hastane çalışanları ve ayrıca ilimizdeki diğer hastanelerden gelen sağlık personeli ile çok sayıda öğrencimiz katıldı. Etkinlik el yıkama konusundaki bilgilerin test edildiği eğlenceli bir yarışma ve dans gösterisi ile son buldu. <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Glutensiz gıdaya erişim zor”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/glutensiz-gidaya-erisim-zor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Nov 2024 15:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar’da Çölyak]]></category>
		<category><![CDATA[çölyak hastaları.]]></category>
		<category><![CDATA[Glutensiz gıda]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=476122</guid>

					<description><![CDATA[Afyonkarahisar’da Çölyak ve PKU Yaşam Derneği tarafından glutensiz kahvaltı etkinliği düzenlendi. Gluten hassasiyeti olan bireyler bir araya gelerek tanıştı, kaynaştı sohbet etti. Dernek Başkanı Aybike Kocasoy, çölyak hastası bireylerin glutensiz ürünlere ulaşmasının zorluğundan söz etti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çölyak hastaları kahvaltıda buluştu. Geçtiğimiz aylarda kuruluşunu tamamlayan Afyonkarahisar Çölyak ve PKU Yaşam Derneği glutensiz kahvaltı etkinliği yaptı. Afyonkarahisar öğretmen evinde düzenlenen kahvaltıya gluten hassasiyeti bulunan bireyler ve aileleri ile Afyonkarahisar belediye başkan yardımcısı eylem ayar, Belediye Meclis Üyesi ve Başkan vekili Kemal Demirkırkan ile STK başkan ile temsilcileri katıldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-476123" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2024/11/Glutensiz-gidaya-erisim-zor2.jpg" alt="“Glutensiz gıdaya erişim zor”" width="1891" height="963" title="“Glutensiz gıdaya erişim zor” 6"></p>
<p><strong>“ÇÖLYAK HASTALARININ SIKINTILARI ÇOK FAZLA”</strong></p>
<p>Dernek başkanı Aybike Kocasoy, “6 Mayıs 2024 tarihinde kurulan derneğimizin amacı, çölyak hastalığına sahip bireylerin yaşamlarımı kolaylaştırmak için birçok alanda faaliyet göstermek. Bu faaliyetler arasında eğitim seminerleri düzenlemek, çölyak hastaları için glutensiz beslenme rehberleri hazırlamak, sağlık profesyonelleri ile iş birlikleri kurmak ve toplumda farkındalık oluşturmak. Çölyaklı bireylerin sağlıklarına kavuşmalarına yardımcı olmak ve çölyak hastalığı hakkında daha fazla bilgi sahibi olunmasına destek vermek istiyoruz” diyerek dernek hakkında bilgi verdi. Kocasoy, gluten hassasiyeti olan bireylerin sıkıntıları da dile getirdi. Kocasoy, “Çölyak hastalarının sıkıntıları çok fazla. Bunların başında glutensiz gıdalara ulaşmakta zorlanıyorlar. Gıdalar çok pahalı” dedi. Afyonkarahisar Belediyesi’nin desteklerinden de söz eden Aybike Kocasoy, Belediye Başkanı Burcu Köksal’a teşekkür etti. <strong>&gt;&gt;&gt;Şahan KARTAL</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hastanede diyabet hastaları için anlamlı gün!</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/hastanede-diyabet-hastalari-icin-anlamli-gun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Nov 2024 10:34:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Afiş ve broşür]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabet Günü]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<category><![CDATA[sondakika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=475374</guid>

					<description><![CDATA[Dünya Diyabet Günü nedeniyle Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde etkinlik gerçekleştirildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hastane içinde kurulan stantta hastaneye gelen hasta ve yakınları konu hakkında bilgilendirildi. Afiş ve broşürlerle halkın diyabete karşı farkındalığı arttırıldı. Özellikle; kentleşme, yaşlanan nüfus, azalan fiziksel aktivite seviyeleri, yanlış beslenme alışkanlıkları, aşırı kilo ve obezite yaygınlığının artmasına bağlı olarak artan tip 2 diyabet vakalarına dikkat çekildi.</p>
<p><strong>ZİYARETÇİLERE BİLGİLER VERİLDİ </strong></p>
<p>Sağlıklı bir yaşam tarzı benimsendiği takdirde tip 2 diyabetten korunulabileceği bilgileri hastanede görevli Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanları Dr. Sinem Kargün ve Dr. Mustafa Can tarafından stant ziyaretçilerine aktarıldı. Hastane yöneticilerinin de katıldığı etkinlikte görevli personel, diyabetin sembol rengi, mavi kıyafetler giyip ziyaretçilere sağlıklı atıştırmalıklar ikram etti.</p>

<p><strong>ETKİNLİKLERLE DİYABETİN TOPLUMSAL FARKINDALIĞINI ARTIRMAK AMAÇLANIYOR</strong></p>
<p>Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü Dünya Diyabet Günü nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Dünya Diyabet Günü (DDG), 160&#8217;tan fazla ülkede 1 milyardan fazla kişiye ulaşan dünyanın en büyük diyabet farkındalık kampanyasıdır. Diyabet Günü 1991 yılından beri her yıl, 1922&#8217;de Charles Best ile birlikte insülini keşfeden Sir Frederick Banting&#8217;in doğum günü olan 14 Kasım&#8217;da, farklı temalarla kutlanmaktadır. Dünya Diyabet Günü 2024-2026’nın teması ‘Diyabet ve Esenlik’tir. Diyabet bakımına uygun erişim ve destek ile diyabetli herkes iyi yaşama şansına sahiptir. Bu bağlamda sağlık kurum ve kuruluşlarımızda halkımızı bilinçlendirmeye yönelik farklı etkinlikler yapılıyor. Etkinliklerle diyabetin toplumsal farkındalığını artırmak amaçlanıyor. Diyabet hastalığını önlemek, onu kontrol altına almanın ilk adımıdır. Diyabetin ve komplikasyonlarının etkin tedavisi için diyabetli bireyler ve yakınları, ihtiyaç duyduğu eğitimlere ve desteğe kurum ve kuruluşlarımızda kolayca ulaşabilir.” <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AFSÜ’de kapalı sistemle kornea nakli yapıldı</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/afsude-kapali-sistemle-kornea-nakli-yapildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Nov 2024 13:54:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[afsü]]></category>
		<category><![CDATA[korneo]]></category>
		<category><![CDATA[nurullah okumuş]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<category><![CDATA[sondakika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=474355</guid>

					<description><![CDATA[


Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Hastanesi (Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi) Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı bünyesinde ilk kez kapalı sistemle kornea nakli ameliyatı (DMEK Cerrahisi) yapıldı. AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Nurullah Okumuş, “Türkiye’de sınırlı sayıda merkezde uygulanabilen bu son derece ihtisas gerektiren ameliyatın AFSÜ’de yapılmaya başlanmasıyla artık şifa arayanlar Afyonkarahisar dışına gitmek zorunda kalmayacak” dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tam kat kornea naklinden farklı olarak çok sayıda dikiş olmaması sebebiyle ‘dikişsiz kornea nakli’ olarak da anılan DMEK Cerrahisinin, ileri düzeyde uzmanlık gerektiren bir işlem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Okumuş, “Türkiye’de DMEK Cerrahisi yapılabilen sınırlı sayıda merkez varken AFSÜ Hastanemizde bu işlemin yapılmaya başlanmasından, büyük gurur duyuyoruz. Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalına, AFSÜ Kornea Birimi ve Göz Bankası personelimize teşekkür ediyor ve çalışmalarında başarılar diliyorum.” dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-474357" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2024/11/2-AFSUde-kapali-sistemle-kornea-nakli-yapildi-.jpg" alt="AFSÜ’de kapalı sistemle kornea nakli yapıldı" width="1279" height="959" title="AFSÜ’de kapalı sistemle kornea nakli yapıldı 7"></p>
<p><strong>DAHA HIZLI İYİLEŞME, DAHA DÜŞÜK REDDETME</strong></p>
<p>AFSÜ Kornea Birimi Sorumlusu ve Göz Bankası Tıbbi Müdürü Doç. Dr. İbrahim Ethem Ay, korneanın sadece alt katmanının değiştirilmesi işlemi olan DMEK (Descemet Membran Endotelyal Keratoplasti) Cerrahisinin, daha hızlı görsel iyileşme ve daha düşük reddetme oranı sağlamada diğer yöntemlere göre üstünlük gösterdiğini söyledi. Kapalı sistemle kornea nakli ameliyatının her nakil hastası için uygun olmadığının altını çizen Doç. Dr. Ay, bu yönteme en sık, kalıcı kornea ödemi durumunda başvurulduğunu kaydetti. Kalıtsal kornea hastalıklarında ileri yaşlarda ya da bazen katarakt ameliyatlarından sonra kalıcı kornea ödemi görülebildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Ay, “DMEK Cerrahisinde hastalar kendi kornealarının üst tabakalarını korudukları için travmaya karşı daha dayanıklı oluyorlar. Söz konusu hasta grubuna DMEK uygulandığında, göze 16 dikiş yerine tek dikiş atılıyor ve hasta çok daha hızlı iyileşebiliyor.” dedi. Doç. Dr. Ay, “Göz Bankası kurulması ve kornea nakillerinin şehrimizde gerçekleştirilmesine yönelik tüm girişimlerimize ilk günden beri tam destek veren başta Rektörümüz Prof. Dr. Nurullah Okumuş olmak üzere Dekanımız Prof. Dr. Necip Becit’e ve Başhekimimiz Prof. Dr. Ahmet Ali Tuncer’e şükranlarımı sunuyorum. Artık kornea nakli için başka şehirlere gitmek ya da kornea nakli için uzun süre sıra beklemek zorunda kalmayacak bütün hastalarımızı AFSÜ’ye bekliyoruz.” diye konuştu. <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme ağrısı anksiyete sebebi oluyor</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/meme-agrisi-anksiyete-sebebi-oluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Sep 2024 12:55:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA["MEME TÜMÖRLERİ MEME  KİTLELERİ OLARAK BAŞLAR"]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[MEME KANSERİ BELİRTİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=439488</guid>

					<description><![CDATA[Kadınlarda sık görülen meme ağrısının meme kanseri endişesine yol açabildiğini, ancak meme ağrısıyla meme kanseri arasında doğrudan bir ilişki olmadığını ifade eden Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Okuş, meme ağrısından ziyade memede kitleye odaklanılması gerektiğine dikkat çekti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme dokusundaki hücrelerin anormal bir şekilde büyüyüp çoğalması sonucu ortaya çıkan bir kanser türü olan meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığı biliniyor. Kadınların öncelikle kendi kendilerini muayene etmelerinin öneminden bahseden Medicana Konya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Okuş, meme başında, şeklinde ya da cilt dokusunda herhangi bir değişiklik olursa, hemen bir hekime başvurulması gerektiğini vurguladı.</p>
<p><strong> </strong></p>
<h4><strong>&#8220;MEME TÜMÖRLERİ MEME  </strong><strong>KİTLELERİ OLARAK BAŞLAR&#8221;</strong></h4>
<p>Kadınlarda en çok ölüme neden olan kanser türünün meme kanseri olduğunu, bu sebepten dolayı kadınlarda meme ağrısının anksiyeteye sebep olabileceğini ifade eden Doç. Dr. Ahmet Okuş, “Meme ağrısından dolayı meme kanseri olduğunu düşünüp panik içinde gelen hasta çok olur. Meme tümörleri meme kitleleri olarak başlar ve genellikle ağrısız olarak seyreder. Ağrının olmaması tanının gecikmesine neden olur. Çünkü hasta tarafından elle muayenede kitle fark edilse bile ağrının olmaması hastanın hekime müracaatını geciktirebilir. Ağrıdan çok kitlenin fark edilmesi daha önemlidir” dedi. Kadınların yaklaşık yüzde 50‘sinin meme ağrısından dolayı yakındığını söyleyen Doç. Dr. Ahmet Okuş, “Meme ağrısı, kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteron hormonlarından kaynaklanabilir. Regl döneminden 3-4 gün önce meme ağrıları fizyolojik kabul edilir. Meme ağrılarının büyük çoğunluğu (yaklaşık yüzde 70) hormonal dalgalanmaya bağlıdır. Regl döneminden sonra sıklıkla geçer. Kalan ağrıların yüzde 30’luk kısmı ise bu hormonal döngü ile ilişkisiz olup, başka nedenlere (meme kitleleri, inflamasyon vb.) bağlıdır. Meme ağrıları ile meme tümörleri arasında net bir ilişki olmadığı bilinmektedir. Rutin kontrollerin ihmal edilmemesi de ağrıdan daha çok önemsenmelidir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong> </strong></p>
<h4><strong>&#8220;HER KİTLE KANSER DEMEK DEĞİLDİR&#8221;</strong></h4>
<p>Kendi kendine meme muayenesinin, meme kanserinin erken dönemde tespit edilmesinde önemli rol oynadığını, regl dönemi bittikten 1 hafta sonra, ayda 1 kez meme kontrolü yapılmasını öneren Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Okuş, menopoza girmiş hastaların ise ayın hep aynı gününde, ayda 1 kez meme kontrolü yapmalarını tavsiye etti. Aile öyküsünde meme kanseri bulunmayan kadınların 25 yaşından itibaren kendi kendine meme kontrolünü yapmasının gerekliliğine dikkati çeken Doç. Dr. Ahmet Okuş, bu sayede kadınlarda meme kanseri farkındalığının artacağını söyledi. Her kitlenin kanser olmadığını açıklayan Doç. Dr. Ahmet Okuş, “Meme ağrısı ile meme kanseri arasında net bir ilişki yoktur. Kadınlık hormonlarına bağlı regl dönemi öncesi memede bir miktar ödem olur. Bundan dolayı meme kontrolleri regl dönemi bittikten sonra yapılmalıdır. Çünkü bu dönemde memenin hormonlara bağlı ödemi çözülmüş olur. Her gün meme kontrol edilirse, bu sefer de normal meme dokuları kocaman bir kitle varmış şeklinde algılanabilir. Ancak memede ağrıdan daha önemlisi memede oluşabilecek tümörlerin ve kitlelerin tarama ile çok küçükken tespit edilmesidir” diye konuştu<strong>.&gt;&gt;&gt;İHA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Egzersiz yapmak ruh  halini iyileştirebilir”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/egzersiz-yapmak-ruh-halini-iyilestirebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 18:16:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Otel]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=437008</guid>

					<description><![CDATA[Wyndham Afyonkarahisar Thermal &#38; Spa Otel Tesisleri Fitness Müdürü S. Çelik, fitness ve termal tesislerin bireylerin sağlığı üzerindeki olumlu etkileri hakkında açıklama yaptı. Fitness ve termal tesislerin genel sağlık, fiziksel kondisyon ve mental iyilik halleri üzerindeki etkilerine değinen Çelik, fitness ve düzenli egzersizin genel sağlığı iyileştiren birçok olumlu etkisi olduğunu belirtti. Çelik, &#8220;Düzenli fiziksel aktivite, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Wyndham Afyonkarahisar Thermal &amp; Spa Otel Tesisleri Fitness Müdürü S. Çelik, fitness ve termal tesislerin bireylerin sağlığı üzerindeki olumlu etkileri hakkında açıklama yaptı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-437009" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2024/08/termal-otel-1.jpeg" alt="“Egzersiz yapmak ruh halini iyileştirebilir”" width="1299" height="888" title="“Egzersiz yapmak ruh halini iyileştirebilir” 9"></p>
<p>Fitness ve termal tesislerin genel sağlık, fiziksel kondisyon ve mental iyilik halleri üzerindeki etkilerine değinen Çelik, fitness ve düzenli egzersizin genel sağlığı iyileştiren birçok olumlu etkisi olduğunu belirtti. Çelik, &#8220;Düzenli fiziksel aktivite, kardiyovasküler sağlığı güçlendirir, kas ve kemik sağlığını destekler, metabolizmayı hızlandırır ve kilo kontrolüne yardımcı olur. Ayrıca, egzersiz yapmak stres seviyelerini azaltabilir, ruh halini iyileştirebilir ve genel yaşam kalitesini artırabilir.&#8221; dedi. Termal suyun sağlık üzerindeki etkileri nelerdir? sorusuna Çelik, &#8220;Termal suyun içeriğindeki mineraller, cilt sağlığını destekleyebilir ve çeşitli cilt rahatsızlıklarının tedavisinde yardımcı olabilir. Aynı zamanda termal suyun rahatlatıcı etkisi, kas gerginliklerini azaltabilir ve ağrıları hafifletebilir.&#8221; yanıtını verdi. Fitness ve termal tesislerin herkese uygun olup olmadığı konusuna değinen Wyndham Afyonkarahisar Thermal&amp;Spa Otel Tesisleri Fitness Müdürü S. Çelik, bazı sağlık durumları veya tıbbi koşulları olan kişilerin dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Fitness&#8217;ın düzenli egzersiz yaparak güçlü bir kardiyovasküler sistem, esnek kaslar ve sağlıklı bir kilo yönetimi sağlayabildiğine dikkat çeken Çelik, bu durumun genel yaşam kalitesini artırdığını ve günlük aktivitelerde daha fazla enerji sağladığını ifade etti. Çelik, &#8220;Termal tesisler ise kas gerginliklerini azaltabilir, rahatlama sağlayabilir ve detoksifikasyon sürecine yardımcı olabilir. Her iki uygulamanın da düzenli olarak entegre edilmesi, hem fiziksel hem de mental sağlığı destekleyici bir etki yaratabilir. Sağlıklı bir yaşam tarzı için egzersiz ve rahatlama tekniklerini dengeli bir şekilde kullanmak en iyisidir.&#8221; açıklamasını yaptı. Son olarak Wyndham Afyonkarahisar Thermal &amp; Spa Otel Tesislerinin olanaklarına ilişkin değerlendirme yapan S.Çelik, &#8220;Tesisimiz, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığa kapsamlı bir yaklaşım sunar. Egzersiz ile güçlenen vücut, termal tedavilerle de rahatlar ve iyileşir. Bu kombinasyon, insanların hem bedensel performanslarını hem de genel iyilik hallerini artırabilir. Ayrıca, tesislerde genellikle uzmanların rehberliğinde yapılan aktiviteler, bireylerin doğru teknikleri öğrenmesine ve en iyi sonuçları elde etmesine yardımcı olabilir.&#8221; ifadelerine yer verdi.&gt;&gt;&gt;<strong>Haber Merkezi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebek Dostu Destekleyici kuruluş olmak için çalışıyorlar</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/bebek-dostu-destekleyici-kurulus-olmak-icin-calisiyorlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Aug 2024 16:40:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Dostu Destekleyici  kuruluş olmak için çalışıyorlar]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=436414</guid>

					<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından 1991 yılından itibaren anne ve çocuk sağlığı hizmetleri kapsamında çocuk sağlığının korunması, hastalıkların azaltılması, ölümlerin önlenmesi amacıyla diğer çocuk sağlığı programlarına paralel olarak “Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı” yürütülüyor.  “Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı” kapsamında Bebek Dostu Destekleyici Kuruluşta 7 adım kriterlerini yerine getiren [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından 1991 yılından itibaren anne ve çocuk sağlığı hizmetleri kapsamında çocuk sağlığının korunması, hastalıkların azaltılması, ölümlerin önlenmesi amacıyla diğer çocuk sağlığı programlarına paralel olarak “Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı” yürütülüyor.  “Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı” kapsamında Bebek Dostu Destekleyici Kuruluşta 7 adım kriterlerini yerine getiren kurum ve kuruluşlara bebek dostu destekleyici kuruluş unvanı veriliyor. İl Sağlık Müdürlüğünde de söz konusu unvanı almak üzere  çalışmalar devam ediyor. “Bebek Dostu Destekleyicisi Kuruluşta 7 Adım” stratejileri çerçevesinde, emzirme odası ve anne bebekle ilgili alanlarda gerekli fiziksel düzenlemelerin ardından, İl Sağlık Müdürlüğünde görev yapan bütün personelin iki saatlik eğitimleri de tamamlandı. Bütün kıstaslar sağlandıktan sonra gerekli dosya düzenlenip Sağlık Bakanlığı “Bebek Dostu Üst Komitesi” ne sunulacak. Komite tarafından uygun görüldüğü takdirde İl Sağlık Müdürlüğü de Bebek Dostu Destekleyici Kuruluş unvanı alacak. Adı geçen unvan Afyonkarahisar’da, Özdilek, AFİUM ve Park Afyon AVM’ler, Sosyal Güvenlik Kurumu, Adliye, Maliye ve AFTAŞ Otogar İşletmesi olmak üzere yedi kuruma verilmişti.&gt;&gt;&gt; Haber Merkezi</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evde epilepsi krizi geçiren kadın hastanede hayatını kaybetti</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/evde-epilepsi-krizi-geciren-kadin-hastanede-hayatini-kaybetti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Aug 2024 16:27:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Isparta]]></category>
		<category><![CDATA[Raziye Çelik]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=431732</guid>

					<description><![CDATA[ Isparta&#8217;da epilepsi krizi geçirerek evde baygın halde bulunan genç kadın, hastanede hayatını kaybetti. Isparta&#8217;da bir mermer fabrikasında çalışan Raziye Çelik (27), 10 Ağustos Cumartesi günü rahatsız olduğunu belirterek iş yerinden izin aldı. Ertesi gün Raziye Çelik&#8217;e telefonla ulaşamayan yakınları, Çelik&#8217;in arkadaşını arayıp evini kontrol etmesini istedi. Aynı gün Raziye Çelik&#8217;in evine giden arkadaşı kapının açılmaması [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3> Isparta&#8217;da epilepsi krizi geçirerek evde baygın halde bulunan genç kadın, hastanede hayatını kaybetti.</h3>
<p>Isparta&#8217;da bir mermer fabrikasında çalışan Raziye Çelik (27), 10 Ağustos Cumartesi günü rahatsız olduğunu belirterek iş yerinden izin aldı. Ertesi gün Raziye Çelik&#8217;e telefonla ulaşamayan yakınları, Çelik&#8217;in arkadaşını arayıp evini kontrol etmesini istedi. Aynı gün Raziye Çelik&#8217;in evine giden arkadaşı kapının açılmaması üzerine durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarla birlikte bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Çilingir yardımı ile içeri giren ekipler, Çelik&#8217;i yerde bilinci kapalı şekilde yatarken buldu. Olay yerinde sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından Süleyman Demirel Üniversitesi Hastanesi&#8217;ne götürülen Çelik, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.<br />
Öte yandan, Çelik&#8217;in ilk belirlemelere göre epilepsi krizi geçirdiği tespit edildi. Kesin ölüm sebebinin ise yapılacak otopsi sonrası belli olacağı bildirildi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selülite karşı  arı zehri önerisi</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/selulite-karsi-ari-zehri-onerisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Aug 2024 13:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<category><![CDATA[Selülite karşı arı zehri önerisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=430503</guid>

					<description><![CDATA[Uzmanlar, son yıllarda önemi daha iyi anlaşılan adı zehir kendi şifa arı zehri ile selülit problemlerini doğal olarak hafifletmenin mümkün olduğuna dikkat çekiyor. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Zekai Kutlubay, “Arı zehri, içeriğindeki bileşenleri sayesinde selülit görünümünün giderilmesinde etkili bir rol oynar” dedi. Selülit hakkında bilgiler paylaşan Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Zekai Kutlubay; “Selülit ve çatlaklar, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4>Uzmanlar, son yıllarda önemi daha iyi anlaşılan adı zehir kendi şifa arı zehri ile selülit problemlerini doğal olarak hafifletmenin mümkün olduğuna dikkat çekiyor. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Zekai Kutlubay, “Arı zehri, içeriğindeki bileşenleri sayesinde selülit görünümünün giderilmesinde etkili bir rol oynar” dedi.</h4>
<div class="mceTemp"></div>
<p>Selülit hakkında bilgiler paylaşan Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Zekai Kutlubay; “Selülit ve çatlaklar, kadınların sıkça karşılaştığı cilt sorunlarından biridir ve genellikle yaşam tarzı ve genetik faktörlerle ilişkilendirilir. Genellikle portakal kabuğu görünümü ile karakterize edilen ve bacaklar, kalça, karın ve üst kol gibi bölgelerde görülen bir cilt problemidir. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve cilt bakımı gibi yaşam tarzı değişiklikleri, selülit oluşumunu önlemek için bilinen etkili yöntemlerdir. Bu değişikliklerle birlikte, arı zehri gibi doğal bileşenleri içeren cilt bakım ürünleri, son yıllarda popüler hale gelmiştir. Arı zehri, içeriğindeki bileşenleri sayesinde selülit görünümünün giderilmesinde etkili bir rol oynar” dedi. BEE&#8217;O ApiBeauty&#8217;nin Kurucusu Arı Ürünleri Uzmanı Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı da &#8220;Selülitin neden olduğu dolaşım bozuklukları, portakal kabuğu görünümü ve inflamasyona karşı arı zehri, içeriğindeki hyaluronidazlar sayesinde, uygulandığı bölgede etkili bir şekilde derinlere nüfuz eder. Selülit genellikle inflamasyonla ilişkilidir ve arı zehrinin içeriğindeki bileşenler, proinflamatuarsitokinlerin salınımını önemli ölçüde baskılayarak inflamasyonun gelişimini engelleyici etki gösterir. Özellikle, arı zehrinin ana bileşeni olan melittin, inflamasyonu düzenleyerek ilgili sinyal yolaklarını etkileyerek ve inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca, melittin ve apaminin düz kasları uyarıcı etkileriyle dolaşım sistemi uyarılır ve kan akışında artış sağlanır. Artan kan akışıyla birlikte, kolajen ve elastin üretimi teşvik edilerek, arı zehrinin uygulandığı cilt bölgesinde, doğal olarak selülit görünümünde azalma ve pürüzsüz bir görünüm sağlamak mümkündür&#8221; ifadelerini kullandı<strong>.&gt;&gt;&gt; İHA</strong></p>
<figure id="attachment_430504" aria-describedby="caption-attachment-430504" style="width: 1600px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-430504" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2024/08/6.haber-1.jpg" alt="Selülite karşı arı zehri önerisi" width="1600" height="1066" title="Selülite karşı arı zehri önerisi 10"><figcaption id="caption-attachment-430504" class="wp-caption-text">BEE&#8217;O APİBEAUTY&#8217;NİN KURUCUSU ARI ÜRÜNLERİ UZMANI DR. ASLI ELİF TANUĞUR SAMANCI (İHA/ANTALYA-İHA)<br />Uzmanlar, son yıllarda önemi daha iyi anlaşılan adı zehir kendi şifa arı zehri ile selülit problemlerini doğal olarak hafifletmenin mümkün olduğuna dikkat çekiyor. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Zekai Kutlubay, &#8220;Arı zehri, içeriğindeki bileşenleri sayesinde selülit görünümünün giderilmesinde etkili bir rol oynar&#8221; dedi.</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzm.Dr.Bahadır meslekte 52. yılına girdi</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/uzm-dr-bahadir-meslekte-52-yilina-girdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jul 2024 15:45:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık haber]]></category>
		<category><![CDATA[Uzm.Dr.Bahadır meslekte 52. yılına girdi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=426863</guid>

					<description><![CDATA[Özel Fuar Hastanesi doktorlarından Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Rıza Bahadır aktif hekimliğinde 52 yılına girdi. &#160; 1949 yılında Afyon&#8217;da doğan Uzm. Dr. Ali Rıza Bahadır, ilk &#8211; orta &#8211; lise tahsilini Afyon&#8217;da tamamladıktan sonra Afyon Belediyesi&#8217;nin sağladığı bursla 1965-66 yılında Ankara Tıp Fakültesi&#8217;ne öğretimine başladı. 1973 yılında mezun olan Bahadır bu dönem [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4>Özel Fuar Hastanesi doktorlarından Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Rıza Bahadır aktif hekimliğinde 52 yılına girdi.</h4>
<p>&nbsp;</p>
<p>1949 yılında Afyon&#8217;da doğan Uzm. Dr. Ali Rıza Bahadır, ilk &#8211; orta &#8211; lise tahsilini Afyon&#8217;da tamamladıktan sonra Afyon Belediyesi&#8217;nin sağladığı bursla 1965-66 yılında Ankara Tıp Fakültesi&#8217;ne öğretimine başladı. 1973 yılında mezun olan Bahadır bu dönem zarfında Ankara Afyonlular Derneği başkanlığında da bulundu. Mezun olduğu aynı yıl burslu olduğu Afyon Belediye doktorluğuna başladı. Bu dönem zarfına boş bulunan hükümet tabipliği, Adli tabiplik, Cezaevi tabipliği gibi görevlerini üstlendi. 1976 yılında kısa dönem askerlik sonrası kazanmış olduğu Ankara Numune Hastanesi Bakteriyoloji ve Enfeksiyon hastalıkları iktisadına başladı. 1980 yılında iktisadisini tamamlayarak Afyon Devlet Hastanesi&#8217;nde göreve başladı. Bu dönem zarfında değişik zamanlarda İl Sağlık Müdürlüğü ve Afyon Türk Ocağı başkanlığı gibi görevlerde de bulunan Uzm. Dr. Ali Rıza Bahadır 2005 yılında emekli olarak Afyon&#8217;un ilk özel hastanesi olan Özel Fuar Hastanesi&#8217;nde çalışmaya başladı. Halen hastanede görev yapmaya devam ediyor<strong>.&gt;&gt;&gt; Haber Merkezi </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
