<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>insan hakları &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<atom:link href="https://www.gazete3.com.tr/tag/insan-haklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<description>Gazete 3 - Afyon Haberleri - Afyon Son Dakika Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Jun 2026 07:17:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/cropped-Adsiz-512-x-512-piksel-1-32x32.png</url>
	<title>insan hakları &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dünya yaşlanıyor, yaşlı istismarı vakaları alarm veriyor</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/dunya-yaslaniyor-yasli-istismari-vakalari-alarm-veriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 07:17:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[2030 projeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[2050 tahmini]]></category>
		<category><![CDATA[bakım]]></category>
		<category><![CDATA[BM]]></category>
		<category><![CDATA[DSÖ]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Yaşlı İstismarı Farkındalık Günü]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[küresel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanan nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı nüfus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=706712</guid>

					<description><![CDATA[Dünya genelinde 2030 yılına kadar 60 yaş ve üzeri nüfusun, genç nüfusu geride bırakacağı ve istismara maruz kalanların sayısının ise 2050 yılına kadar 320 milyona yükselebileceği tahmin ediliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) kararıyla &#8220;Dünya Yaşlı İstismarı Farkındalık Günü&#8221; olarak belirlenen 15 Haziran&#8217;da, her yıl yaşlıların maruz kaldığı istismar, kötü muamele ve ihmali önlemek amacıyla farkındalık oluşturulması hedefleniyor. Bu kapsamda BM ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) raporlarından yaşlı istismarına dair veriler derlendi.</p>
<p><strong>2030 YILINA KADAR 60 YAŞ VE ÜZERİ NÜFUS, GENÇ NÜFUSU GERİDE BIRAKACAK</strong></p>
<p>BM&#8217;den yapılan açıklamaya göre, Dünya Yaşlı İstismarı Farkındalık Günü&#8217;nün 2026 teması &#8220;Farkındalığın ötesinde: Yaşlı istismarının önlenmesini işler hale getirmek&#8221; olarak belirlendi. 2019-2030 döneminde dünya genelinde 60 yaş ve üzerindeki nüfusun 1 milyardan 1,4 milyara çıkması ve genç nüfusu geride bırakması bekleniyor. Yaşlı nüfusun en fazla ve en hızlı şekilde gelişmekte olan ülkelerde artacağı öngörülüyor.</p>
<p><strong>2050 YILINA KADAR MAĞDUR SAYISI 320 MİLYONA YÜKSELEBİLİR</strong></p>
<p>Yaşlı istismarı fiziksel, psikolojik ve mali istismarın yanı sıra ihmal de dahil olmak üzere birçok biçimde ortaya çıkarken, yaygın olarak yeterince tanınmayan ve bildirilmeyen bir sorun olmaya devam ediyor.</p>
<p>DSÖ&#8217;nün 28 ülkeden 52 çalışmaya dayanan açıklamasına göre, 60 yaş ve üzerindeki her 6 kişiden birinin istismara maruz kaldığı tahmin ediliyor.</p>
<p>Yaşlı istismarı mağdurlarının oranı sabit kalsa bile, nüfusun yaşlanması nedeniyle küresel olarak mağdur sayısının hızla artacağı öngörülüyor.</p>
<p>60 yaş ve üzeri küresel nüfusun 2050 yılına kadar 2 milyara ulaşmasıyla, mağdur sayısının da yaklaşık 320 milyona yükselebileceğine işaret ediliyor.</p>
<p><strong>YAŞLI İSTİSMARI NELERE YOL AÇIYOR?</strong></p>
<p>Yaşlılara yönelik istismar fiziksel, ruhsal, ekonomik ve sosyal açıdan birçok ciddi olumsuz duruma neden olabilir.</p>
<p>Bunlar arasında fiziksel yaralanmalar, erken ölüm, depresyon, bilişsel işlevlerde gerileme, mali yıkım ve bakım kuruluşlarına yerleştirilme yer alıyor.</p>
<p>Mağdurların maruz kaldığı istismarın ağır etkileri nedeniyle iyileşme süreçleri de uzun zaman alabilir.</p>
<p><strong>YAŞLI İSTİSMARINI ÖNLEME ÇABALARI NELER?</strong></p>
<p>Yaşlı istismarını önlemek ve buna müdahale etmek için birçok strateji denenirken, bu yöntemlerin çoğunun etkinliğine ilişkin kanıtların ise sınırlı olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Küresel ölçekte özellikle gelişmekte olan ülkelerde, yaşlı istismarı ve bunun nasıl önleneceği hakkında çok az şey bilinirken, bazı ülkelerde sağlık sektörü ya da sosyal hizmetler sektörü farkındalığı artırmaya çalışıyor.</p>
<p>Yaşlı istismarını önlemede en iyi yöntemler arasında, bu kişilerin bakım yükünü hafifletmeye yönelik hizmet veren görevlilerin müdahaleleri, mali istismara karşı savunmasız yaşlılar için para yönetimi programları, yardım hatları ve acil barınaklar yer alıyor.</p>
<p><strong>YAŞLANMA VE ENGELLİLİK ALANLARINDA YÜRÜTÜLEN ÇABALARIN YAKIN KOORDİNASYONU GEREKLİ</strong></p>
<p>BM&#8217;ye göre, dünya genelinde nüfusun yaşlanmasıyla, daha fazla engelli birey ileri yaşlara ulaşırken, birçok kişi de yaşlandıkça engellilikle karşı karşıya kalıyor.</p>
<p>Bu durum, yaşlanma ve engellilik alanlarında yürütülen çabaların, özellikle koruma, bakım ve toplum temelli destek hizmetleri konusunda daha yakın şekilde koordine edilmesini gerekli kılıyor.</p>
<p>Söz konusu alanların tümü, yaşlı istismarının önlenmesi bakımından kritik önemde bulunuyor. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsrail, yine saldırdı: 3 Filistinli hayatını kaybetti</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/israil-yine-saldirdi-3-filistinli-hayatini-kaybetti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2026 06:36:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ateşkes]]></category>
		<category><![CDATA[Bureyc Mülteci Kampı]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Filistinli ölümler]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze Sağlık Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hamas]]></category>
		<category><![CDATA[Han Yunus]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[insansız hava aracı]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail-Filistin Çatışması]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[sivil kayıplar]]></category>
		<category><![CDATA[son dakika Gazze]]></category>
		<category><![CDATA[tutuklular]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=706281</guid>

					<description><![CDATA[İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'nin orta ve güney kesimlerine düzenlediği saldırılarda 3 Filistinlinin yaşamını yitirdiği, 2 kişinin yaralandığı bildirildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="flex flex-col items-start gap-1">
<div class="flex flex-row items-start gap-2">
<div class="flex flex-col items-start gap-2"></div>
</div>
</div>
<p>Gazze&#8217;deki sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail&#8217;e ait insansız hava aracının (İHA) Gazze Şeridi&#8217;nin güneyindeki Han Yunus kentinin El-Emel Mahallesi&#8217;nde sivillerin bulunduğu bir noktayı hedef alması sonucu 2 Filistinli hayatını kaybetti, bir çocuk yaralandı.</p>
<div class="embed-responsive prose max-w-none text-start text-[17px] xl:pe-14 dark:text-white lora space-y-4 mt-2 overflow-x-auto" dir="ltr">
<p>Öte yandan İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#8217;nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı yakınlarında bulunan çöp depolama alanını hedef aldı.</p>
<p>Saldırıda bir Filistinli hayatını kaybetti, bir kişi yaralandı.</p>
<p>Yerel kaynaklar, yaşamını yitiren kişinin Bureyc Belediyesinde görevli bir temizlik işçisi olduğunu ve çalıştığı sırada İsrail saldırısında hedef alındığını ifade etti.</p>
<h2>İsrail&#8217;in Gazze Şeridi&#8217;ne saldırılarında can kaybı 72 bin 993&#8217;e yükseldi</h2>
<p>Gazze&#8217;deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail&#8217;in Ekim 2023&#8217;ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin bilgilere yer verildi.</p>
<p>Son 48 saatte Gazze&#8217;deki hastanelere 2 ölü ve 11 yaralının getirildiği belirtildi.</p>
<p>Gazze&#8217;de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025&#8217;ten bu yana İsrail&#8217;in saldırılarında 983 kişinin yaşamını yitirdiği, 3 bin 122 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 783 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı ifade edildi.</p>
<p>İsrail&#8217;in Ekim 2023&#8217;ten bu yana Gazze Şeridi&#8217;ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 993&#8217;e, yaralı sayısının 173 bin 230&#8217;a yükseldiği kaydedildi.</p>
<h2>Hamas: İsrail’in tutuklulara yönelik ihlalleri nedeniyle uluslararası toplum harekete geçmeli</h2>
<p>Hamas’tan yapılan açıklamada, İsrail’deki Ofer Hapishanesi yönetiminin tutukluların avukatlarıyla görüşmeleri sırasında getirdiği yeni uygulamaların, &#8220;ağır ve aşağılayıcı ihlaller&#8221; olduğu ifade edildi.</p>
<p>Açıklamada, söz konusu uygulamaların, Filistinli tutuklulara yönelik &#8220;vahşi ve insanlık dışı politikanın devamı&#8221; olduğu vurgulanarak, bunların uluslararası hukuk, insani değerler ve ahlaki ilkelerin ihlali anlamına geldiği belirtildi.</p>
<p>Hamas, İsrail’in tutuklulara yönelik bu uygulamalarının &#8220;uluslararası sessizliğin ve İsrailli yetkililerin işlediği ihlallerden hesap sorulmamasının doğal sonucu&#8221; olduğunu aktardı.</p>
<p>Açıklamada, tüm ülkeler ve Birleşmiş Milletler’e bağlı kurumlara &#8220;İsrail’i izole etmek, uygulamalarını durdurmak ve ihlallere son verilmesi için baskı oluşturmak&#8221; amacıyla harekete geçme çağrısı yapıldı.</p>
<p>Hamas ayrıca, İsrail hapishanelerindeki tutuklulara yönelik devam eden uygulamaların onların &#8220;direncini, kararlılığını ve özgürlük umutlarını zayıflatamayacağını&#8221; vurguladı.</p>
<p>Filistin halkına, Arap ve İslam dünyasına ve uluslararası topluma tutuklulara destek olma çağrısında bulunan Hamas, insan hakları ve insani yardım kuruluşlarından da &#8220;artan ihlallerin durdurulması için acil adım atmalarını&#8221; istedi. &gt;&gt;&gt;AA</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Türkiye&#8217;de adalet hiç gelmiyor”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/turkiyede-adalet-hic-gelmiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:00:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[adalet sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar Milletvekili]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hakan şeref olgun]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk Çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İYİ Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[yargı bağımsızlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=705286</guid>

					<description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun: Türkiye'de adalet yalnızca geç gelmiyor-çoğu zaman hiç gelmiyor. Bu bir gecikme sorunu değil; sistematik bir çöküşün belgesidir. Ve bu çöküş, sıradan bir vatandaşın gündelik hayatına kadar sızmış durumdadır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, Ankara parti genel merkezinde basın açıklaması gerçekleştirdi. “İYİ Parti olarak biz, her ay çeşitli konularda kamuoyu araştırması yapıyoruz” diyen Olgun, “Geçtiğimiz aylardaki araştırma konumuz vatandaşlarımızın hukuk ve adalet üzerine düşünceleriydi. Maalesef çok vahim sonuçlarla karşı karşıyayız. Vatandaşlarımız büyük oranlarda, pek çok konuda hukuka ve adalete olan güvenini kaybetmiş durumda. Araştırma sonuçlarımıza göre vatandaşlarımızın % 74’ü cezasızlık algısının şiddeti arttırdığını düşünüyor. Yetersiz cezalar ve yanlış infaz sistemi nedeniyle suç işleyenlerin adeta ödüllendirildiği bir ülkede bu oranın çıkması son derece normal. Yine % 73 oranında insanlarımız mafyanın ve çetelerin sokaklara hâkim olduğu kanısında.  % 71 oranında vatandaşlarımız diziler ve filmler yoluyla mafya kültürünün gençlerimizin dimağını kirleterek onları suça ittiği konusunda hemfikir.</p>
<p><strong>“ÇALIŞTAY DÜZENLENMESİ GEREKTİĞİ SONUCUNA VARDIK”</strong></p>
<p>Suç işleyenler ellerini kollarını sallayarak ve aldıkları cüzi cezaları adeta madalya gibi üzerlerinde taşıyarak dolaşırken suç mağdurlarının ise devletçe yalnız bırakıldığı ve bir kere de devletçe mağdur edildiği herkesin malumu. Bu gerçeğin kamuoyundaki karşılığı % 54.!  % 66 oranında insanlarımız yargı önünde zenginin korunduğu, yoksulun ise aynı fiili işlediğinde çok daha ağır cezalara maruz kaldığı düşüncesinde. Ve maalesef bu boş bir inanç değil, her gün karşı karşıya kaldığımız acı bir gerçek.  Türkiye’de hukukun üstünlüğünün işlemediğini düşünenlerin oranı ise % 55! Yargının muhalifleri sindirmede silah olarak kullanıldığını düşünenler % 58! Bu tablo hukuk devletinin sadece kâğıt üzerinde kaldığının üzücü bir göstergesi. Biz yaptığımız bu kamuoyu araştırmasında çok vahim ve çarpıcı sonuçlarla karşılaştığımız için Partimizin yetkili organlarıyla bu Çalıştayı düzenlenmesi gerektiği sonucuna vardık” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“BU TABLOYU BİZ DEĞİL, AVRUPA KONSEYİ SÖYLÜYOR”</strong></p>
<p>Milletvekili Olgun, konuşmasında şu başlıklara dikkat çekti: “Türkiye&#8217;de adalet yalnızca geç gelmiyor-çoğu zaman hiç gelmiyor. Bu bir gecikme sorunu değil; sistematik bir çöküşün belgesidir. Ve bu çöküş, sıradan bir vatandaşın gündelik hayatına kadar sızmış durumdadır: İş yerinde haksızlığa uğrayan işçi mahkemede yıllarca beklemekte, mülkiyet uyuşmazlığına düşen vatandaş sonucu göremeden hayatını kaybetmekte, şiddete maruz kalan kadın adalet kapısında çaresizce ölümü beklemektedir. Hukuk devleti bir kavramdan ibaret kaldığında, bedelini en ağır biçimde ödeyen her zaman toplumun en savunmasız kesimleri olmaktadır. Anayasa&#8217;nın 138. maddesi yargı bağımsızlığını güvence altına almaktadır.  Ama maalesef bu iktidar döneminde kâğıt üzerinde kalmaktadır. Yargının yürütmenin güdümüne girmesi sebebiyle; hâkim ve savcı atamalarında siyasi iradenin ve mahkeme kararlarında iktidar keyfiyetinin kural haline geldiği bir tablo söz konusudur. Bu tabloyu biz değil, Avrupa Konseyi söylüyor. Venedik Komisyonu söylüyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi söylüyor. Türkiye, yargının yürütme üzerindeki denetim işlevi bakımından 143 ülke arasında 129. Sırada… Bağımsız denetim organlarının etkinliği bakımından ise 138. Sıradadır. Bu sıralama; 85 milyon insanı barındıran, köklü bir devlet geleneğine sahip Türkiye Cumhuriyeti için başlı başına bir utanç belgesidir. Bireysel mağduriyetler ise tablonun en çarpıcı yüzünü oluşturmaktadır. Hatay Milletvekili Can Atalay’ın başına gelenler hukuk devletine olan inancı derinden sarsmıştır.</p>
<p><strong>“BU TABLO, ADALETİN BİNA İSİMLERİNDE KALDIĞININ GÖSTERGESİ”</strong></p>
<p>Anayasa Mahkemesi kararıyla tahliyesine hükmedilmiş olmasına rağmen Yargıtay 3. Ceza Dairesi; milletvekilli seçilmiş bir kişiyi mahkum etmiş, üstelik AYM üyeleri hakkında da suç duyurusunda bulunmuştur. Yargı organlarının birbirinin kararını tanımadığı bu tablo, adaletin bina isimlerinde kaldığının göstergesidir. Yaşanan bu hukuksuzluklara bir de basın özgürlüğünün hunharca katledilişini de eklemek gerekir. Türkiye, gazetecileri hapsederek susturma yolunu seçen ülkeler arasında başı çekmektedir. Habercilik faaliyetleri gerekçesiyle tutuklanan gazeteciler; terörle mücadele yasaları, casusluk suçlamaları, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ ve TCK 217/A da düzenlenen ve kamuoyunda Dezenformasyon yasası olarak bilinen geniş kapsamlı ve muğlak hükümler aracılığıyla yargılanmaktadır.</p>
<p><strong>“GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”</strong></p>
<p>Gazetecilik suç değildir; ancak Türkiye&#8217;de zaman zaman suç gibi muamele görmektedir.  Tutuklu gazeteciler, uzun süre ön soruşturma aşamasında tutularak fiilen cezalandırılmaktadır. Basın özgürlüğü endekslerinde Türkiye&#8217;nin sürekli olarak en alt sıralarda yer alması; demokratik gerilemenin bizzat kendisidir. Bir ülkede gazeteciler susturulduğunda, o ülkedeki vatandaşlar gerçeği öğrenme hakkından mahrum bırakılmaktadır. Bu, yargı bağımsızlığının çöküşüyle doğrudan bağlantılı bir özgürlük sorunudur. İşin daha vahim ve trajikomik yanı ise iktidara yakın bazı yayın organlarınca yapılan yalan haberlere, sahte verilere ve soruşturmanın gizliliği ihlal edilerek duruşmalardan önce açıklanan bilgilere karşı en ufak bir denetimin dahi yapılmayışıdır.</p>
<p><strong>“ASILSIZ VE TUTARSIZ İDDİALARLA TUTSAK EDİLİYORLAR”</strong></p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Belediye yöneticilerine yönelik Silivri&#8217;de görülen davalar ise yargının siyasi araç olarak kullanılmasının en güncel örneğini oluşturmaktadır. Bu dosyalar, deliller, tanıklar gizli; tutuklama şekilleri ve isnatlar alenidir. Kişinin itibarını sarsmak serbest, nedenini sormak yasaktır. On sekiz milyon tarafından seçilmiş bir belediye başkanı asılsız ve tutarsız iddialarla tutsak edilmektedir. Yargının siyasi araçsallığının bir başka boyutu ise muhalefet partilerini hedef alan hukuki girişimlerde kendini göstermektedir. Bu süreçlerde basın mensupları kullanılarak yargıya güven daha da azaltılmaktadır.  Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi&#8217;nin CHP&#8217;nin Genel Kurul kararları hakkında verdiği mutlak butlan kararı, UYAP Sistemine yüklenmeden, taraf avukatlarına tebliğ edilmeden haber olmuştur. Taraflardan önce basına yansıtılan kararın hukukiliği ayrı bir tartışma konusudur. Söz konusu karar; seçilmiş delegelerin iradesiyle alınan kongre kararlarını denetleyen seçim kurulları tarafından onaylanmış olmasına rağmen, özel hükümler yok sayılmak suretiyle hukukun olağan sınırlarını aşmıştır. Hukuk devleti; yalnızca muktedirin değil, muhalefetin de yargısal güvenceden eşit biçimde yararlandığı düzendir. Demokratik çoğulculuğu zedeleyebilecek nitelikteki yargı kararları, bu ilkeyle bağdaşmaz.</p>
<p><strong>KARAR BEKLEYEN DOSYA SAYISI 3 MİLYONU GEÇMEKTEDİR</strong></p>
<p>Adalet Bakanlığı&#8217;nın 2025 verilerine göre hukuk mahkemelerinde karar bekleyen dosya sayısı 3 milyonu geçmektedir. Yargıtay ceza dairelerinde 2024&#8217;ten devredilen dosya sayısı tek başına 308 bini aşmaktadır. Vatandaş yıllarca mahkemede sürünmekte, hakları gecikmiş adalet kılığında rafa kaldırılmaktadır. Bir dava ortalama dört ila altı yıl sürerken, bu süreçte katlanılan maddi ve manevi yük büyük çoğunlukla vatandaşın hakkından vazgeçmesine neden olmaktadır. Ertelenmiş adalet, fiilen reddedilmiş adalettir. Türkiye, tarihsel bir eşikte durmaktadır. Toplumun yargıya olan güveni erimekte, hukuk kurumlarına duyulan inanç giderek zayıflamaktadır. Böyle bir ortamda muhalefet partilerinin salt eleştiriyle yetinmesi yeterli değildir; çözüm üretme kapasitesini ve iktidar vizyonunu ortaya koyması gerekmektedir.</p>
<p><strong>“İYİ PARTİ OLARAK BİZ SORUMLULUĞUN BİLİNCİNDEYİZ”</strong></p>
<p>İYİ Parti olarak biz bu sorumluluğun bilincindeyiz. Sorunun teşhisiyle yetinmeyip çözüm üretme kararlılığıyla hareket ediyoruz. Türkiye&#8217;nin önüne yalnızca bir eleştiri belgesi değil, somut bir yol haritası koymak için bir çalıştay düzenliyoruz. Üstelik bu çalıştay, iktidar değişiminin artık uzak bir ihtimal olmadığı bir siyasi konjonktürde yapılmaktadır. Türkiye yakın gelecekte önüne çıkacak fırsatı değerlendirmek için hazırlıklı olmak zorundadır. İYİ Parti olarak biz o hazırlığı şimdiden yapıyoruz. 13-14 / Haziran / 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan ‘İyilik İçin Adalet: Türk Hukuk Çalıştayı’, Türkiye&#8217;nin hukuk tarihinde hiçbir siyasi parti tarafından daha önce gerçekleştirilmemiş kapsamda ve derinlikte bir buluşmadır. Bu bir parti etkinliği değildir; bu, Türkiye&#8217;nin hukuk vicdanının harekete geçirilmesidir. 13 Haziran Cumartesi günü, eş zamanlı olarak 5 ayrı salonda, öğleden önce ve öğleden sonra olmak üzere on başlık altında kapsamlı oturumlar düzenlenecektir. Bu oturumlar Türkiye&#8217;nin hukuk sorunlarını tek boyutlu bir perspektiften değil; tüm boyutlarıyla ve bütünüyle ele alacaktır: Basın Özgürlüğü ve Dezenformasyon, Üniter Devlet ve Parlamenter Sistem, Adil Yargılanma ve Toplumsal Uzlaşı, Yargının Sacayakları: Mesleki Sorunlar ve İtibar, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği, Kadına Karşı, Şiddet ve İstanbul Sözleşmesi, Çocuk Adalet Sistemi: Koruyucu ve Önleyici, Politikalar, Mali Hukuk Normları ve İhale Mevzuatı, Dijitalleşen Dünyanın Hukuka Etkisi ve Yapay Zeka, Seçim Hukuku ve Demokratik Meşruiyet, Hukuk Devleti Revizyonu ve İnsan Hakları… Bu başlıkların her biri, günümüz Türkiye&#8217;sinde acil müdahale gerektiren bir alanı temsil etmektedir.</p>
<p><strong>“BU SORUNLAR ÇALIŞTAYDA MASAYA YATIRILACAK”</strong></p>
<p>Basın özgürlüğü sıralamasında dünyada alt sıralarda yer alan bir Türkiye, dijital dünyada hukuki boşluklarla boğuşan bir Türkiye, seçim hukukunda güven bunalımı yaşayan bir Türkiye. Tüm bu sorunlar bu çalıştayda masaya yatırılacaktır. Bu çalıştay yalnızca bir partinin sesini taşımayacaktır. Akademisyenler, yargı mensupları, baro yöneticileri, avukatlar, gazeteciler, sivil toplum temsilcileri ve siyasetçiler. Toplumun her kesiminden, her görüşten insan bu çalıştaya davetlidir. Kapılarımız herkese açıktır. Çünkü Türkiye&#8217;nin hukuk sorunları 85 milyonun ortak derdidir. Her oturum yalnızca sorunları tartışmakla kalmayacak; somut öneriler ve yasal düzenleme metinleri üretecektir. 14 Haziran Pazar günü ise bu etkinliği tarihsel kılan adım atılacaktır: İktidarımızda hukuk ve adalet alanında atacağımız somut adımları, maddeler halinde ve taahhüt olarak ortaya koyduğumuz Hukuk Vizyon Belgesi kamuoyuyla paylaşılacaktır. Bu belge; bir seçim vaadi kataloğu değil, bir yönetim taahhütnamesidir. Yargı bağımsızlığının güvence altına alınmasından hâkim ve savcı atama süreçlerinin şeffaflaştırılmasına, basın özgürlüğünün pekiştirilmesinden dijital hukuk boşluklarının giderilmesine kadar pek çok alanda somut yasal düzenleme taahhütlerini içerecektir. Türkiye daha iyi bir yargıyı hak ediyor. Türkiye hukuk devletini hak ediyor. Ve 13-14 Haziran&#8217;da, hep birlikte, o hukuk devletinin taslağını çizmeye başlıyoruz. Çalıştayımıza bekliyorum.” <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstüdür”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/kadina-yonelik-siddetle-mucadele-siyaset-ustudur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 06:42:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[aile politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların üstün yararı]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadına yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Mahinur Özdemir Göktaş]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetle mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Hizmetler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=705153</guid>

					<description><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Biz bu meseleyi toplumun huzurunu, sosyal dayanışmayı, çalışma hayatını, aile içi ilişkileri ve sağlıklı nesillerin yetişmesini doğrudan etkileyen bir sorun olarak görüyoruz. Her zaman belirttiğimiz gibi kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstü bir meseledir. Bir insan hakları mücadelesidir” dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakan Göktaş, Ankara Hakimevi&#8217;nde düzenlenen &#8220;Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu 19. Toplantısı&#8221;nda konuştu. Toplantıda, şiddetle mücadelede mevcut çalışmaları değerlendireceklerini, koruyucu ve önleyici hizmetlerin sahada daha etkin uygulanması için atacakları yeni adımları istişare edeceklerini belirten Göktaş, ele alınacak konuların şiddetle mücadelede daha güçlü ve hızlı bir koruma sisteminin inşasına katkı sunacağını söyledi. Bunun temelinde, şiddeti ortaya çıkmadan önlemeye yönelik, ihtiyaç anında hızlı destek sunan ve her süreci yakından takip eden sağlam bir altyapı bulunduğunu dile getiren Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi adalet, sosyal hizmet, sağlık, eğitim, güvenlik, yerel yönetimler ve sivil toplum boyutlarıyla birlikte yürüttüklerini kaydetti.</p>
<p><strong>“KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE, BİR İNSAN HAKLARI MÜCADELESİDİR”</strong></p>
<p>Kadına yönelik şiddetin bugün hala küresel ölçekte varlığını sürdüren ciddi bir sorun olduğunun altını çizen Göktaş, &#8220;Biz bu meseleyi toplumun huzurunu, sosyal dayanışmayı, çalışma hayatını, aile içi ilişkileri ve sağlıklı nesillerin yetişmesini doğrudan etkileyen bir sorun olarak görüyoruz. Her zaman belirttiğimiz gibi kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstü bir meseledir. Bir insan hakları mücadelesidir. Bu anlamda kadın ile aileyi karşı karşıya getirmeye çalışan söylemleri asla kabul etmediğimizi ve doğru olmadığını bir kez daha açıkça ifade etmek isterim.&#8221; dedi. Göktaş, Aile ve Nüfus 10 Yılı&#8217;nın kadınların, çocukların ve ailelerin refahını güçlendirmeyi amaçlayan vizyonlarının adı olduğunu dile getirerek, aynı durumun aile hukuku için de söz konusu olduğunu söyledi.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-705156" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/MANSET-3-1.jpeg" alt="“Kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstüdür”" width="1721" height="941" title="“Kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstüdür” 1" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/MANSET-3-1.jpeg 1024w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/MANSET-3-1-540x295.jpeg 540w" sizes="(max-width: 1721px) 100vw, 1721px" /></p>
<p><strong>&#8220;AMACIMIZ TEK BİR VAKAYI BİLE ÖNLEMEK&#8221;</strong></p>
<p>Bakan Göktaş, Meclis tarafından yapılacak yeni düzenlemenin hakkaniyeti esas alan ve toplumsal ihtiyaçları gözeten bir anlayışla hazırlanacağına inandıklarını söyledi. Düzenleme sürecinde bir yandan uygulamada ortaya çıkan problemlerin giderilmesi ve diğer yandan yeni mağduriyetlerin oluşmasının önlenmesinin temel öncelik olması gerektiğini dile getiren Göktaş, &#8220;Bu düzenlemenin, kadınları koruyan, çocukların üstün yararını esas alan, aileyi ve toplumun adalet duygusunu güçlendiren bir çerçevede ele alınmasını bekliyoruz.&#8221; ifadelerini kullandı. <strong>&gt;&gt;&gt;Ferhat YÜKSEL</strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-705155" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/MANSET-2-1.jpeg" alt="“Kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstüdür”" width="1604" height="877" title="“Kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstüdür” 2" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/MANSET-2-1.jpeg 1024w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/MANSET-2-1-540x295.jpeg 540w" sizes="(max-width: 1604px) 100vw, 1604px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Kadına ve insan onuruna yönelik ayrımcı söylemleri kınıyoruz”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/kadina-ve-insan-onuruna-yonelik-ayrimci-soylemleri-kiniyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:09:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[açıklama;]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar]]></category>
		<category><![CDATA[ayrımcı söylem kınama]]></category>
		<category><![CDATA[ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik ilkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Gülşen Koçak]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[insan onuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet dili]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınanalar Kültür Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[kamuoyu açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal birlik]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal tepki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=703626</guid>

					<description><![CDATA[Kadınanalar Kültür Derneği Başkanı Fatma Gülşen Koçak, yazılı bir açıklama yaparak, “İnsanların cinsiyetleri, etnik kökenleri, inançları veya kültürel aidiyetleri üzerinden ayrıştırılması ve küçük düşürülmesi; hem vicdani hem de ahlaki açıdan kabul edilemez bir tutumdur” dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başkan Koçak açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Toplumun her kesimine örnek olması beklenen, kamuoyunda saygın bir konuma sahip kişilerin kullandıkları dil ve sergiledikleri tutumlar, toplumsal sorumluluk bilinciyle şekillenmelidir. Son günlerde kamuoyuna yansıyan ve sayın Rahmi Koç tarafından anlatıldığı belirtilen fıkra; kadınlık onurunu inciten, annelik gururunu zedeleyen, insanları etnik kimlikleri ve aidiyetleri üzerinden aşağılayan bir içerik taşımaktadır. Kadın; bir toplumun vicdanı, merhameti ve geleceğidir. Kadınları alay konusu hâline getiren, onları küçümseyen veya değersizleştiren söylemler sadece kadınları değil; anneliği, aileyi ve toplumun ortak değerlerini de hedef almaktadır. Mizah adı altında sunulan hiçbir ifade, bir insanın onurunu kırmanın ve toplumsal kesimleri aşağılamanın gerekçesi olamaz.</p>
<p><strong>“KULLANDIKLARI HER SÖZÜN OLUŞTURACAĞI ETKİYİ DİKKATE ALMALILAR”</strong></p>
<p>İnsanların cinsiyetleri, etnik kökenleri, inançları veya kültürel aidiyetleri üzerinden ayrıştırılması ve küçük düşürülmesi; hem vicdani hem de ahlaki açıdan kabul edilemez bir tutumdur. Toplumları güçlü kılan şey, farklılıkları aşağılamak değil; farklılıklarla birlikte saygı içerisinde yaşayabilmektir. Söz konusu söylemler, Anayasa’nın eşitlik ilkesine, insan haklarının evrensel değerlerine ve toplumsal barış anlayışına aykırı bir yaklaşımın yansımasıdır. Kamuoyunda etkisi bulunan kişilerin kullandıkları her sözün toplum üzerinde oluşturacağı etkiyi dikkate almaları gerektiğine inanıyoruz.</p>
<p><strong>“ŞEKİLDE KINIYORUZ”</strong></p>
<p>Kadınları aşağılayan her türlü ayrımcı söz karşısında sessiz kalmak da, bu sözleri alkışlamak veya kahkahalarla karşılamak da toplumsal sorumlulukla bağdaşmamaktadır. Kadınların onurunu hedef alan ifadeler karşısında gösterilecek tavır, toplumun vicdani olgunluğunun da bir göstergesidir. Kamu görevlerinde bulunmuş, devlet tecrübesiyle öne çıkmış veya toplumda örnek gösterilen kişilerin; kadınların saygınlığını, toplumsal hassasiyetleri ve birlikte yaşama kültürünü gözeten daha dikkatli ve sorumlu bir dil kullanmaları gerektiğine inanıyoruz. Kadınanalar Kültür Derneği olarak; kadınların onurunu, annelik makamının saygınlığını ve insan haysiyetini hedef alan her türlü ayrımcı, küçümseyici ve ötekileştirici söylemi açık bir şekilde kınıyoruz. Kadına saygının insanlığa saygının bir gereği olduğuna inanıyor; toplumsal birlik ve beraberliğimizi zedeleyen bu tür yaklaşımların karşısında durduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. Toplumun tüm kesimlerini daha sorumlu, daha kuşatıcı ve insan onurunu esas alan bir dil kullanmaya davet ediyoruz.” <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Kudüs insanlığın ortak vicdanıdır”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/kudus-insanligin-ortak-vicdanidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 10:16:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[dini hassasiyetler]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınanalar Kültür Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[kınama]]></category>
		<category><![CDATA[kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[kutsal mekanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mescid-i Aksa]]></category>
		<category><![CDATA[ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[protesto açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası hukuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=701497</guid>

					<description><![CDATA[Kadınanalar Kültür Derneği, İsrailli aşırılık yanlısı grupların İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Dernek, kutsal mekânda İsrail bayrağı açılması ve provokatif eylemlerde bulunulmasını “derin üzüntü ve endişe” ile karşıladığını belirterek, söz konusu eylemleri en güçlü şekilde kınadı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Açıklamada, Mescid-i Aksa’nın yalnızca Filistin halkı için değil, tüm Müslümanlar için ilk kıble ve ortak manevi değer olduğu vurgulanarak, bu kutsal mekâna yönelik her türlü saygısızlığın inanç özgürlüğüne ve insanlığın ortak vicdanına yönelik bir saldırı niteliği taşıdığı ifade edildi. Dernek, Kudüs’ün tarihi, dini ve hukuki statüsünü hedef alan girişimlerin bölgede zaten kırılgan olan barış ortamını daha da tehlikeye attığını belirterek, bu tür eylemlerin uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararlarının ihlali olduğunu kaydetti.</p>
<p><strong>“EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE KINIYORUZ”</strong></p>
<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İsrailli aşırılık yanlısı grupların, İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa’ya yönelik gerçekleştirdiği baskını, kutsal mabedimizin avlusunda İsrail bayrağı açılması ve çeşitli provokatif eylemlerde bulunulmasını derin bir üzüntü ve endişeyle karşılıyor, en güçlü şekilde kınıyoruz. Mescid-i Aksa yalnızca Filistin halkının değil, dünya üzerindeki milyonlarca Müslümanın ilk kıblesi, ortak manevi değeri ve insanlık mirasının önemli bir parçasıdır. Bu kutsal mekâna yönelik her türlü saygısızlık, yalnızca bir ibadethaneye değil, aynı zamanda inanç özgürlüğüne, uluslararası hukuka ve insanlığın ortak vicdanına yönelmiş bir saldırıdır. Kudüs’ün tarihi, dini ve hukuki statüsünü aşındırmayı hedefleyen bu tür girişimler, bölgede zaten kırılgan olan barış ve istikrar ortamını daha da tehlikeye atmaktadır. Uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler kararlarının açık ihlali niteliğindeki bu eylemler, kutsal mekânların dokunulmazlığı ilkesini de ağır şekilde zedelemektedir. Son yıllarda işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan gelişmeler, kutsal değerlere yönelik sistematik ihlallerin giderek arttığını göstermektedir. Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınlar, ibadet özgürlüğünü kısıtlayan uygulamalar ve kutsal mekânların siyasi hesaplara alet edilmesi, bölgede kalıcı barış umutlarını zayıflatmaktadır.</p>
<p><strong>“KUDÜS, İNSANLIĞIN ORTAK VİCDANINI TEMSİL EDEN KADİM BİR MİRASTIR”</strong></p>
<p>Kadınanalar Kültür Derneği olarak; Müslümanların, Hristiyanların ve tüm inanç mensuplarının kutsal kabul ettiği mekânlara yönelik her türlü saldırının karşısında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. İnançlara saygı, insan haklarının ve evrensel değerlerin temel unsurlarından biridir. Bu nedenle kutsal mekânların korunması, yalnızca bölgesel değil, küresel bir sorumluluktur. Uluslararası toplumu, ilgili kuruluşları ve insan hakları mekanizmalarını bu tür provokasyonlar karşısında daha kararlı bir tutum sergilemeye davet ediyoruz. Sessizlik ve kayıtsızlık, ihlallerin devam etmesine zemin hazırlamaktadır. Bölgede adaletin, huzurun ve kalıcı barışın tesisi için somut adımların atılması artık ertelenemez bir zorunluluktur. Kadınanalar Kültür Derneği olarak; Kudüs’ün tarihi kimliğinin, Mescid-i Aksa’nın kutsiyetinin ve Filistin halkının temel haklarının korunmasına yönelik her türlü haklı mücadelenin yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Kudüs, yalnızca bir şehir değil; insanlığın ortak vicdanını temsil eden kadim bir mirastır. Mescid-i Aksa ise bütün Müslümanlar için vazgeçilmez bir değerdir. Bu değerlere yönelik saldırılar karşısında sessiz kalmayacak, hukukun, adaletin ve insan haklarının yanında olmaya devam edeceğiz.” <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“İsrail ordusunda işkence etmekten zevk alanlar var”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/israil-ordusunda-iskence-etmekten-zevk-alanlar-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 07:39:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Adrien Jouan]]></category>
		<category><![CDATA[aktivist]]></category>
		<category><![CDATA[alıkonulma]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa birliği]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[işkence iddiası]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[kötü muamele]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Sumud Filosu]]></category>
		<category><![CDATA[Tortuga]]></category>
		<category><![CDATA[yaptırım çağrısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=701349</guid>

					<description><![CDATA[Küresel Sumud Filosu'nun Fransız aktivistlerinden "Tortuga" lakaplı Adrien Jouan, İsrail ordusunda insanlara işkence etmekten zevk alan "psikopatların" olduğunu söyledi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu&#8217;na katılan Jouan, AA muhabirine, İsrail&#8217;in aktivistlere uyguladığı şiddet ve işkenceleri anlattı.</p>
<p>Jouan, filonun amacının Gazze Şeridi&#8217;ndeki ablukaya ve İsrail&#8217;in Filistinlilere yönelik muamelesine tepki göstermek ve bölgeye yardım ulaştırmak olduğunu vurguladı.</p>
<p>Bu girişim meşru olmasına rağmen İsrail ordusu tarafından alıkonulduklarına işaret eden Jouan, işkence gördükten sonra bırakıldıklarını söyledi.</p>
<p><strong>&#8220;DAYAK ATAN, ŞOK CİHAZI KULLANAN VE CİNSEL TACİZDE BULUNAN BİR EKİP VARDI&#8221;</strong></p>
<p>Jouan, hapishaneye çevrilen İsrail gemisinde sistematik olarak tüm aktivistlerin dövüldüğüne dikkati çekerek &#8220;İki gün boyunca dayak atan, şok cihazı kullanan ve cinsel tacizde bulunan bir ekip vardı.&#8221; dedi.</p>
<p>Tüfeğin dipçiğiyle kendisine de vurduklarını, bu nedenle sırtında daire şeklinde 12 izin olduğunu belirten Jouan, aktivistlerin her türlü aşağılanmaya maruz kaldıklarını, gece soğuk havada üzerlerine su atıldığını anlattı.</p>
<p>İsrail askerlerinin attığı tekmeler nedeniyle iki kaburgasının kırıldığını dile getiren Jouan, &#8220;Fransa&#8217;da hastaneye gittim, bunu tespit ettiler. Şikayetçi olmayı düşünüyorum.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Jouan, gemide yaşadıklarına ilişkin şunları kaydetti: &#8220;3 konteynerin olduğu bir alana atıldık, burada uyuyamıyorduk çünkü çok fazla sıkıştırılmıştık. Benim iki kaburgam kırık olduğu için tam olarak uzanamıyordum, dolayısıyla geceyi ayakta veya dışarıda geçirmeye çalıştım ancak dışarıdayken gözlerimize lazer tutuyorlardı ve ardından insanların uyumasını engellemek için flaşlar kullanıyorlardı.&#8221;</p>
<p>İsrailli askerlerin kendisi dahil aktivistlerin üzerine kurşun bilye tarzı mühimmatla ateş açtıklarını anlatan Jouan, &#8220;Bizleri bütün bunlarla, silahlarla tehdit ettiler.&#8221; dedi.</p>
<p>Jouan, İsrail&#8217;e vardıklarında bazı aktivistlerin yeniden dövülüp aşağılandıklarını, bunu yaparken kendilerine &#8220;İsrail&#8217;e hoş geldiniz&#8221; denildiğini söyledi.</p>
<p>Tamamen sebepsiz ve rastgele şekilde bu muameleye maruz kaldıklarının altını çizen Jouan, İsrail tarafından alıkonulan son gemide olduğunu, bu nedenle daha fazla kötü muameleye maruz kaldığını dile getirdi.</p>
<p>İsrailli askerlere yalnızca &#8220;Durun! Biz barışçılız.&#8221; dediğini aktaran Jouan, &#8220;Bizi sürekli başımız yerde ve bir elimiz arkada olacak şekilde götürüyorlardı, kolu kırık olanları dahil. Burada saatlerce bizi dizlerimizin üzerinde tuttular, tam olarak bilmiyorum ne kadar, en az 3-4 saat diye düşünüyorum.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;İŞKENCE GÖRÜYORLAR, HAYVAN MUAMELESİ GÖRÜYORLAR&#8221;</strong></p>
<p>Jouan, hapishaneye çevrilen gemiyi terk etmeden önce yaşadıklarına ilişkin, &#8220;1,5 ile 2 saat arası bizi dizlerimizin üzerinde güneşin altında bıraktılar.&#8221; dedi.</p>
<p>İsrail hapishanelerinde 9 binden fazla Filistinli esirin bulunduğuna işaret eden Jouan, filonun da İsrail&#8217;in yaptıklarına tepki göstermek amacıyla yola çıktığını vurguladı.</p>
<p>Jouan, Filistinli esirlerin hangi koşullar altında bulunduklarını hayale cesaret edemediğini dile getirerek &#8220;İşkence görüyorlar, hayvan muamelesi görüyorlar. Bu, son derece korkunç. Bunu 2-3 gün yaşadığınızda bu şekilde aylarca, yıllarca nasıl dayanılır diye merak ediyorsunuz.&#8221; görüşünü paylaştı.</p>
<p>İsrail&#8217;in yaptıklarına rağmen cezasız kaldığına işaret eden Jouan, &#8220;Ordularında insanlara işkence etmekten zevk alan psikopatlar var. Bazıları gülüyorlardı, müzik açıyorlardı, bizleri aşağılayıcı pozisyonlara düşürerek, bizleri taklit ederek eğleniyorlardı. Son derece sorunlu bir ordu.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Jouan, İsrail ordusunun kendisini &#8220;dokunulmaz hissettiğine&#8221; dikkati çekerek, Avrupalı ülkelerden İsrail&#8217;e karşı somut yaptırım kararları almalarını istedi. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsrail hapishanelerinde 3 bin 376 tutulu var</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/israil-hapishanelerinde-3-bin-376-tutulu-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 08:08:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Şeria]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin Esirler Cemiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Filistinli Esirler]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[hapishane]]></category>
		<category><![CDATA[idari tutukluluk]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[tutuklama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=700889</guid>

					<description><![CDATA[İsrail yönetiminin, hapishanelerdeki Filistinli esirlerden 139'u hakkında "idari tutukluluk" kararı aldığı belirtildi. İsrail hapishanelerindeki idari tutuklu sayısı mayıs ayı itibarıyla 3 bin 376'ya yükseldi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Filistin Esirler Cemiyeti ile Filistin Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti konuya ilişkin ortak yazılı açıklama yaptı.</p>
<p>İsrail hapishanelerindeki 139 esir hakkında 2 ila 6 ay arasında değişen idari tutukluluk kararı alındığı kaydedildi.</p>
<p>Bunlardan bir kısmının yeni kararlar, bir kısmının ise daha önceki idari tutuklulukların yenilenmesi şeklinde olduğu ifade edildi.</p>
<p>İsrail yönetiminin, &#8220;gizli bir dosyanın varlığını&#8221; bahane ederek idari tutukluluk uygulamasını sıklıkla kullandığı belirtilen açıklamada, hapishanelerdeki idari tutuklu sayısının mayıs ayı itibarıyla 3 bin 376&#8217;ya ulaştığı aktarıldı.</p>
<p>İsrail, &#8220;idari tutukluluk&#8221; adını verdiği uygulamayla Filistinlileri 1 aydan 6 aya kadar alıkoyabiliyor. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÖRDÜĞÜMÜZÜN ÖTESİNDE BİR HAZİRAN</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/gordugumuzun-otesinde-bir-haziran/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Öznur Kırman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 06:25:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk işçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[empati]]></category>
		<category><![CDATA[engelli farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü kan bağışı]]></category>
		<category><![CDATA[Haziran ayı]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[iyot yetersizliği]]></category>
		<category><![CDATA[kanser sağkalanları]]></category>
		<category><![CDATA[maneviyat]]></category>
		<category><![CDATA[Merhamet]]></category>
		<category><![CDATA[mülteciler günü]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal duyarlılık]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=700791</guid>

					<description><![CDATA[Farkındalığın Yaz Dönümü!  Değerli Okurlarım; ​  Haziran kapıyı çaldığında, çoğumuzun zihninde canlanan resim az çok bellidir: Gökyüzünün en cömert maviliği, içimizi ısıtan sıcak günler, doğanın canlanışı, okulların kapanmasıyla birlikte  yapılan tatil planları&#8230; Ancak takvim yapraklarını sadece mevsimsel bir döngü, sıradan bir zaman dilimi olarak görmekten sıyrılıp, ona toplumsal vicdanın, maneviyatın ve empatinin pencerelerinden baktığımızda, Haziran [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Farkındalığın Yaz Dönümü!</strong></p>
<p><em> Değerli Okurlarım;</em></p>
<p>​  Haziran kapıyı çaldığında, çoğumuzun zihninde canlanan resim az çok bellidir:</p>
<p>Gökyüzünün en cömert maviliği, içimizi ısıtan sıcak günler, doğanın canlanışı, okulların kapanmasıyla birlikte  yapılan tatil planları&#8230;</p>
<p>Ancak takvim yapraklarını sadece mevsimsel bir döngü, sıradan bir zaman dilimi olarak görmekten sıyrılıp, ona toplumsal vicdanın, maneviyatın ve empatinin pencerelerinden baktığımızda, Haziran ayının bambaşka bir derinliğe büründüğünü görürüz. Bu ay, aslında insanlığımızın, merhametimizin ve birbirimize olan manevi bağlarımızın test edildiği, sesini duyuramayanların sesi olmamız için bize uzatılan evrensel bir farkındalık aynasıdır.</p>
<p>​  Gördüğümüzün ötesine geçip zamana kalbimizle yaklaştığımızda, Haziran’ın her bir gününün, insanlığın ortak hafızasına ve vicdanına yazılmış derin birer mektup olduğunu anlarız.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-700792" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/Oznur-Kirman-GORDUGUMUZUN-OTESINDE-BIR-HAZIRAN.jpg" alt="GÖRDÜĞÜMÜZÜN ÖTESİNDE BİR HAZİRAN" width="1394" height="780" title="GÖRDÜĞÜMÜZÜN ÖTESİNDE BİR HAZİRAN 4" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/Oznur-Kirman-GORDUGUMUZUN-OTESINDE-BIR-HAZIRAN.jpg 972w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/Oznur-Kirman-GORDUGUMUZUN-OTESINDE-BIR-HAZIRAN-400x225.jpg 400w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/Oznur-Kirman-GORDUGUMUZUN-OTESINDE-BIR-HAZIRAN-540x302.jpg 540w" sizes="(max-width: 1394px) 100vw, 1394px" /></p>
<p>​  <strong><em>Umudun İlmek İlmek Örüldüğü Hayatlar</em></strong></p>
<p>​ Haziran ayı, adeta hayatın en zorlu virajlarında insan iradesinin ve yaşama sevincinin nasıl bir mucizeye dönüşebileceğini hatırlatarak başlar.</p>
<p><em> &#8220;<strong>Ulusal Kanser Sağkalanları  Günü&#8221;,</strong></em> bu mücadelenin en somut örneğidir. Kanser teşhisiyle yüzleşmiş, o ağır tedavi süreçlerinin karanlık dehlizlerinden geçerek hayata yeniden tutunmuş ya da şu an o koridorda yürüyen canlarımızın azmini selamlama günüdür bu. Onlar, sadece tıbbi bir sürecin özneleri değil; sabrın, tevekkülün ve her şeye rağmen yaşama sarılmanın yaşayan anıtlarıdır. Onların gözlerindeki o ışığı fark etmek, hikayelerine omuz vermek ve <em>&#8220;yalnız değilsiniz&#8221;</em> diyebilmek, modern dünyanın unuttuğu en büyük insani sorumluluğumuzdur.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>​ Hemen ardından gelen <strong><em>1-7 Haziran İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi Haftası</em></strong> ise, ilk bakışta sadece tıbbi bir konu gibi görünse de, aslında nesillerimizin sağlığına, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın zihinsel ve bedensel gelişimine verilen değerin bir göstergesidir. Maneviyat, sadece soyut kavramlarda değil; bir çocuğun sağlıklı büyümesi için gereken en küçük bir ayrıntıyı bile dert edinmekte, yani koruyucu bir merhamette gizlidir.</p>
<p>​ <strong><em>Çocuklarımızın Çalınan Düşleri ve İnsanlığın Ağır Sınavı</em></strong></p>
<p>​ <em>Takvimler <strong>12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’</strong>nü gösterdiğinde</em> ise, insanlığın yüzleşmesi gereken en ağır, en yaralı aynayla karşı karşıya kalırız. Parklarda neşeyle koşması, akranlarıyla masalları paylaşması, kalemiyle ve defteriyle kendi geleceğini inşa etmesi gereken çocukların, küçücük ellerine haksız ve ağır yüklerin verildiği gerçeği, hepimizin yüreğinde sızlaması gereken bir yaradır.</p>
<p>​ Bir çocuğun çocukluğunu elinden almak, sadece onun dünyasını değil, insanlığın geleceğini karartmaktır. Onlar, bu dünyaya erkenden büyümek, hayatın acımasız dişlileri arasında ezilmek için gelmediler. Onlar, toplumun en saf, en masum ve en kutsal emanetleridir. Bu özel gün, sadece bir anma günü değil; o minik ellerin haksızca ağır yükler altında ezilmesine karşı topyekûn bir vicdan hareketidir. Bir çocuğun tebessümünü kurtarmak, dünyayı kurtarmakla eşdeğerdir.</p>
<p>​ <strong><em>Damarlardaki Yaşamdan Hayat Köprülerine</em></strong></p>
<p>​ Ayın ortasına doğru ilerlerken, insanı <strong><em>&#8220;insan&#8221; </em></strong>yapan en saf, en karşılıksız iyilik hareketlerinden birinin huzuruna varırız<em>: </em></p>
<p><strong><em> 14 Haziran Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü.</em></strong> Hiç tanımadığınız, adını bile bilmediğiniz, belki de hiç karşılaşmayacağınız bir insanın hayatına dokunmak; damarlarınızdaki o hayati sıvıyı bir başkasının yaşama tutunması için karşılıksızca sunmak&#8230; İşte bu, maneviyatın ve toplumsal dayanışmanın zirvesidir. Kan bağışı, sadece biyolojik bir takviye değil, insandan insana uzanan görünmez bir can köprüsü, sevginin en somut halidir.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>​  Bu dayanışma ruhu<em>, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü’nde</em> bizi daha geniş bir empati çemberine davet eder. Evini, barkını, çocukluğunun geçtiği sokakları, anılarını ve sevdiklerini bir gecede geride bırakıp belirsizliğe doğru yola çıkmak zorunda kalan milyonlarca insanın trajedisini anlamaktır bu günün özü. Merhamet ve insanlık, pasaportlara veya sınırlara sığmaz. Başını sokacak güvenli bir yuva arayan, evlatlarının canını kurtarmaya çalışan her bir insanın onurunu korumak, küresel vicdanın en büyük sınavıdır.</p>
<p>​  <strong><em>Sözün Özü: Gönül Gözüyle Görmek</em></strong></p>
<p>​ Değerli okurlarım, Haziran ayı bize çok net bir hakikati fısıldıyor: Hayat sadece kendi konfor alanlarımızdan, kendi küçük dünyalarımızdan ve günlük telaşlarımızdan ibaret değil. Bizler; bir kanser savaşçısının direnme gücünde, bir çocuğun gözündeki hüzünde, bir kan bağışçısının şefkatinde ve bir mültecinin umudunda birbirimize görünmez, kalbi bağlarla bağlıyız.</p>
<p>​ Bu Haziran’da pencerelerimizi sadece yaza ve güneşe değil; insani değerlerimize, maneviyatımıza ve birbirimize açalım. Gönül gözümüzü karartmadan, hayatın zorlu yollarında yürüyen hiç kimseyi geride bırakmayacak bir duyarlılıkla hareket edelim.</p>
<p><em>​  Çünkü hayat, ancak birbirimizin elinden tuttuğumuzda, acıyı paylaşıp sevgiyi çoğalttığımızda ve her şeye &#8220;farkındalıkla&#8221; baktığımızda gerçekten yaşanmaya değer kılınır.</em></p>
<p><em> <strong>Haziranı İyi Tanıyın</strong></em></p>
<p><strong><em>Hayatı Engelsiz Sayın</em></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alıkonulan bazı aktivistler ülkelerine döndü</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/alikonulan-bazi-aktivistler-ulkelerine-dondu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 09:57:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[aktivistler]]></category>
		<category><![CDATA[diplomatik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Sumud Filosu]]></category>
		<category><![CDATA[Luca Poggi]]></category>
		<category><![CDATA[Marco Orefice]]></category>
		<category><![CDATA[Martina Comparelli]]></category>
		<category><![CDATA[Roma Fiumicino Havalimanı]]></category>
		<category><![CDATA[THY]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası sularda alıkoyma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=698064</guid>

					<description><![CDATA[İsrail'in Küresel Sumud Filosu'nda hukuksuz şekilde alıkoyduğu ve dün tamamını serbest bıraktığı aktivistlerden İtalyan vatandaşlarının bir kısmı dün gece saatlerinde ülkelerine ulaştı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel Sumud Filosu&#8217;nda bulunan 29 İtalyan aktivistten 2&#8217;si dün sabah, 16&#8217;sı da dün akşam geç saatlerde Türk Hava Yollarının (THY) tarifeli İstanbul-Roma seferiyle Roma Fiumicino Havalimanı&#8217;na geldi.</p>
<p>İtalyan aktivistleri, aralarında ailelerinin de bulunduğu 50&#8217;yi aşkın Filistin destekçisi, ellerindeki Filistin bayrakları ve tezahüratlarla coşkulu şekilde Fiumicino Havalimanı’nın 3 numaralı terminalinin geliş katında karşıladı.</p>
<p>Aileler ve destekçiler, aktivistleri beklerken sık sık &#8220;Özgür Filistin&#8221;, &#8220;Hepimiz antisiyonistiz&#8221;, &#8220;Nehirden denize özgür Filistin&#8221;, &#8220;İtalya hangi tarafta yer alacağını biliyor&#8221; şeklinde slogan attı. Havalimanında aktivistlerin yakınlarıyla buluşmasında büyük sevinç yaşandı.</p>
<p>Aktivistlerden Luca Poggi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu son seferde, bir önceki sefere nazaran daha fazla kötü muameleye maruz kaldıklarını belirterek, &#8220;Aslında biraz da beklediğimiz gibi şiddet çok arttı ve kendimizi ilk seferdekinden çok daha ağır bir durumda bulduk. Geçen sefer aşağılanmıştık ama esasen sağlam dönmüştük. Bu kez kelimenin tam anlamıyla kemiklerimiz kırılmış halde dönüyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p>Kendileri İsrail güçlerinin kötü muamelesine maruz kalırken İtalyan hükümetinin yaklaşımını nasıl bulduğu sorulan Poggi, &#8220;Onların başka öncelikleri olduğunu biliyoruz. Soykırımdaki suç ortaklıklarını gizlemeye devam etmeleri de açık. Bizim yaptığımız şeyi sürdürmemizin nedeni de bu; özellikle İtalyan hükümeti başta olmak üzere Avrupa hükümetlerinin suç ortaklığını da ortaya koymak.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Poggi, Gazze&#8217;de soykırım sona erene dek mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.</p>
<p>Aktivist Martina Comparelli, böyle bir misyona katıldığı için neler hissettiği sorusuna, &#8220;Bu, benim için bir onur meselesi değil, yapabileceğim ve yapacağım meselesi idi. 80 yıldır buna direnen insanlar var ve kendimi bir şey yapabilecek bir konumda bulduğum anda, bunu basit bir görev duygusuyla yapıyorum.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>İsrail güçlerinin kendilerini hukuksuz şekilde alıkoymasıyla ilgili olarak da Comparelli, &#8220;İnsanları teknelerden kaçırıp, kendi gemilerine götürüyorlar, bütün kişisel eşyalarımızı alıyorlar, bize sadece numaralı bir bileklik veriyorlar, bizi dövüyorlar ve orada bırakıyorlar. Ne olacağını bilmiyorduk. Konteynerlerde içeri girmek için prosedür şöyleydi; önce dövülüyorsunuz, sonra içeri giriyorsunuz.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>İtalyan hükümetini, İsrail’in suç ortağı olmakla itham eden Comparelli, Türkiye&#8217;ye gelene kadar bir İtalyan diplomatı görmediğini de ifade etti.</p>
<p><strong>&#8220;ONLARCA YILDIR YÜZ BİNLERCE FİLİSTİNLİYE YAPTIKLARI ŞEYİ BİZE DE YAPTILAR&#8221;</strong></p>
<p>Aktivist Marco Orefice de İsrail güçlerinin kendilerini hukuksuz alıkoymasına ilişkin, &#8220;Onlarca yıldır, yüz binlerce Filistinliye yaptıkları şeyi bize de yaptılar. Belki bu sefer daha görünür oldu çünkü canlı yayınlayabildik ve bazı insanlar şimdi şiddetin görünür izleriyle geri dönüyorlar. Ne yazık ki, bu şiddet Filistin halkının günlük yaşamının bir parçası. İşkence, şiddet, baskı, istismar, insanlıktan çıkarma, açlık; aklınıza ne gelirse, hepsini bizi korkutmak, hayatımızı tehlikeye atmak, bize zarar vermek için yaptılar.&#8221; yorumunu yaptı.</p>
<p>Orefice, uluslararası sularda kaçırılmalarının akabinde yüzen bir &#8220;toplama kampını&#8221; andıran gemiye alındıklarını belirterek, işkenceye varan kötü muameleyi şöyle anlattı: &#8220;50 kişi bir konteynerin içinde tıka basa yaşamaya zorlandık. Isınmanın tek yolu birbirimize sardalya gibi yakın durmaktı ve soğuktan korunacak yer bile yoktu. Dikenli teller, üzerimize yöneltilmiş projektörler ve keskin nişancılar vardı ve parmağımızı kıpırdattığımız anda bize ateş ediyorlardı. Nereye nişan alacaklarını biliyorlardı çünkü profesyonellerdi, bu denizde oldu. Gemiden indiğimiz andan itibaren ve tüm nakil boyunca, bizi tuttukları hapishanede şiddet başladı. Neredeyse 24 saat boyunca ellerimiz kelepçeliydi, su veya yiyecek görmedik ve bu 24 saat boyunca sürekli kötü muamele gördük, her türlü şekilde dövüldük. Bazı insanlar keskin nişancılar tarafından vuruldu.&#8221;</p>
<p>Orefice, İtalyan hükümetinin tarihe soykırıma ortak olan hükümet olarak geçeceğini kaydetti.</p>
<p>Diğer yandan, Küresel Sumud Filosu&#8217;ndaki &#8220;Kasr-i Sadabada&#8221; teknesinden alıkonulan İtalya Temsilciler Meclisi Milletvekili Dario Carotenuto ve İtalyan gazeteci Alessandro Mantovani de bu sabah Yunanistan’ın başkenti Atina üzerinden Roma&#8217;ya ulaşmıştı. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Brezilya, İsrail maslahatgüzarını Dışişleri&#8217;ne çağırdı</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/brezilya-israil-maslahatguzarini-disislerine-cagirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 07:19:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[aktivistler]]></category>
		<category><![CDATA[Aşdod Limanı]]></category>
		<category><![CDATA[Brezilya]]></category>
		<category><![CDATA[diplomatik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[dışişleri bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Gözaltı]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[Itamar Ben-Gvir]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Sumud Filosu]]></category>
		<category><![CDATA[maslahatgüzar]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Sumud Filosu]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası hukuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=697879</guid>

					<description><![CDATA[Brezilya, İsrail güvenlik güçlerinin Küresel Sumud Filosu aktivistlerine kötü muamelesine ilişkin görüntülerin ortaya çıkmasının ardından İsrail'in Brazilya Büyükelçiliği Maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığına çağırdı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal basına göre, İsrail&#8217;in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir&#8217;in paylaştığı &#8220;kışkırtıcı videonun&#8221; ardından İsrail&#8217;in Brazilya Maslahatgüzarı Rasha Athamni, Brezilya Dışişleri Bakanlığına çağırıldı.</p>
<p>Orta Doğu Dairesi Başkanı Clelio Nivaldo Crippa Filho’nun Athamni ile yaptığı görüşmede, söz konusu görüntülerden duyulan rahatsızlığı ileterek, aralarında 4 Brezilyalı aktivistin de bulunduğu tüm kişilerin serbest bırakılması gerektiğini ifade ettiği bildirildi.</p>
<p>Brezilya Dışişleri Bakanlığı, 20 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, Sumud Filosu aktivistlerine yönelik kötü muamele nedeniyle İsrail’e tepki göstermiş ve durumu yasa dışı olarak nitelendirmişti.</p>
<p>Açıklamada, &#8220;Brezilya, aralarında 4 Brezilya vatandaşının da bulunduğu gözaltındaki tüm aktivistlerin derhal serbest bırakılmasını, ayrıca İsrail Devleti’nin üstlendiği uluslararası yükümlülükler doğrultusunda bu kişilerin haklarına ve onuruna tam saygı gösterilmesini talep etmektedir.&#8221; ifadelerine yer verilmişti.</p>
<p>Ben-Gvir, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, aktivistlerin tutulduğu Aşdod Limanı&#8217;na gittiği ve İsrail güvenlik güçlerinin aktivistlere kötü muamelede bulunduğu görüntüyü paylaşmıştı.</p>
<p>Görüntülerde, Ben-Gvir&#8217;in geçişi sırasında bir kadın aktivistin &#8220;Özgür Filistin&#8221; diye bağırdığı, İsrail polisinin ise kadına sert müdahalede bulunarak yere yatırdığı kameraya yansımıştı.</p>
<p>Bu sırada aşırı sağcı Ben-Gvir&#8217;in &#8220;İşte böyle yapmak gerekiyor.&#8221; dediği duyulmuştu. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>O rapor, tecavüz vakalarının arttığını gösterdi</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/o-rapor-tecavuz-vakalarinin-arttigini-gosterdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2026 11:42:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[2025 raporu]]></category>
		<category><![CDATA[askeri disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[askeri rapor]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[Haaretz]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[Meclis Dışişleri ve Güvenlik Komitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=696784</guid>

					<description><![CDATA[Filistinlilere yönelik tecavüz haberleriyle sık sık gündeme gelen İsrail ordusunun parlamentoya sunduğu raporunda, 2025 yılında ordu içinde toplam 2 bin 420 cinsel saldırı yaşandığı belirtildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Haaretz gazetesinin haberine göre, İsrail ordusunun, Meclis Dışişleri ve Güvenlik Komitesine sunduğu raporda, orduda cinsel saldırı vakalarına ilişkin bildirimlerde önceki yıllara kıyasla ciddi artış yaşandığı ifade edildi.</p>
<p>Rapora göre, 2025 yılında ordu içinde 2 bin 420 cinsel saldırı bildirimi alındı. Bu sayı, İsrail&#8217;in Ekim 2023&#8217;te bölgede çeşitli ülkelere başlattığı saldırılar öncesinde 2022 yılında 1744 olarak kayıtlara geçmişti.</p>
<p>Raporda, İsrail ordusundaki tecavüz bildirimlerindeki artışın, &#8220;diğer faktörlerin yanı sıra askerlerin yeterli şekilde taranmadan geniş çaplı yedek kuvvetlerin seferber edilmesi ve askeri disiplinin zayıflamasıyla bağlantılı olabileceği&#8221; değerlendirmesine yer verildi.</p>
<p>İsrail ordusu, Gazze&#8217;deki saldırıları sırasında sık sık hem Filistinlilere hem de kendi askerlerine yönelik cinsel şiddet haberleriyle gündeme geliyor.</p>
<p>Bir çok uluslararası insan hakları kuruluşu ve sivil toplum örgütü, İsrail askerlerinin özellikle Filistinli esir ve mahkumlara yönelik işkence ve ağır hak ihlallerine ilişkin çok sayıda rapor yayımlamıştı.</p>
<p>New York Times gazetesi de İsrail&#8217;de askerler, yerleşimciler ve yetkililer tarafından Filistinli erkek, kadın ve hatta çocuklara yönelik sistematik bir cinsel şiddet modelinin geliştiğini ortaya koyan bir haber yayımlamıştı.</p>
<p><strong>İSRAİL&#8217;İN GUANTANAMOSU: SDE TEİMAN ASKERİ ÜSSÜ</strong></p>
<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Filistinlilere yönelik cinsel şiddetin &#8220;standart prosedür&#8221; haline geldiğini ortaya koyan 11 Mayıs tarihli araştırma haberi nedeniyle New York Times gazetesine dava açacaklarını bildirmişti. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
<figure id="attachment_696785" aria-describedby="caption-attachment-696785" style="width: 1598px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-696785" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/f3bd0eb6f1e7f21d9cdf8a3369c264b7.jpg" alt="O rapor, tecavüz vakalarının arttığını gösterdi" width="1598" height="2762" title="O rapor, tecavüz vakalarının arttığını gösterdi 5" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/f3bd0eb6f1e7f21d9cdf8a3369c264b7.jpg 1120w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/f3bd0eb6f1e7f21d9cdf8a3369c264b7-278x480.jpg 278w" sizes="auto, (max-width: 1598px) 100vw, 1598px" /><figcaption id="caption-attachment-696785" class="wp-caption-text">İsrail&#8217;in Guantanamosu olarak adlandırılan güneydeki Negev Çölü&#8217;nde bulunan Sde Teiman Askeri Üssü, Gazze Şeridi&#8217;nden alıkonulan kişilere uygulanan cinsel istismar, işkence başta olmak üzere insanlık dışı suçlarla yeniden gündeme geldi. ( Efnan İpşir &#8211; Anadolu Ajansı )</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fransız milletvekilinden Eurovision çağrısı</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/fransiz-milletvekilinden-eurovision-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 07:07:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa protestoları]]></category>
		<category><![CDATA[Avusturya]]></category>
		<category><![CDATA[boykot]]></category>
		<category><![CDATA[Eurovision 2026]]></category>
		<category><![CDATA[Eurovision Şarkı Yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[France Télévisions]]></category>
		<category><![CDATA[fransa]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[Thomas Portes]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Viyana]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=694203</guid>

					<description><![CDATA[Fransız milletvekili Thomas Portes, bu yıl Avusturya'da yapılacak Eurovision Şarkı Yarışması'na, insan hakları ve uluslararası hukuk ihlallerinde bulunan İsrail'in katılımını boykot etmek için yarışmanın Fransa'da yayınının yapılmamasını istedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) milletvekili Thomas Portes, Ulusal Meclis&#8217;te basın mensuplarına yaptığı açıklamada, 70. Eurovision Şarkı Yarışması&#8217;nın 160 milyon kişi tarafından izleneceğini hatırlattı.</p>
<p>Gazze&#8217;de ve işgal altındaki Filistin topraklarında işlediği suçlar nedeniyle İsrail&#8217;in tüm çağrılara rağmen yarışmadan men edilmemesine tepki gösteren Portes, &#8220;Eurovision, soykırım işleyen İsrail devletine ve hükümetine kırmızı halı sermeye hazırlanırken bugün barışın konuşulduğu, kardeşliği ve halklar arasında dayanışmayı savunan bir yarışma olarak anılmaya devam edebilir mi?&#8221; diye sordu.</p>
<p>&#8220;İsrail&#8217;in Eurovision&#8217;da yeri yok&#8221; diyen Portes, Gazze&#8217;deki soykırımın devam ettiğini, işgal altındaki Batı Şeria&#8217;da da sömürgeciliğin hızlandığını vurguladı.</p>
<p>Portes, işlediği suçlar ve hak ihlalleri nedeniyle İsrail&#8217;in yarışmaya katılımına tepki göstererek Eurovision&#8217;u boykot eden İspanya, Hollanda, Slovenya, İzlanda ve İrlanda&#8217;yı tebrik etti.</p>
<p>Ayrıca Portes, Fransa&#8217;nın ulusal kamu yayıncısı France Televisions&#8217;dan &#8220;soykırım işleyen bir devletin operasyonlarını aklamamak&#8221; adına Eurovision yayını yapmamasını istedi.</p>
<p>Avusturya&#8217;nın başkenti Viyana&#8217;da 12-16 Mayıs&#8217;ta yapılacak 2026 Eurovision Şarkı Yarışması&#8217;ndan İsrail&#8217;in çıkarılması için Avrupa genelinde protestolar ve boykot çağrıları artmıştı.</p>
<p>İspanya, İrlanda, İzlanda, Hollanda ve Slovenya, İsrail&#8217;in organizasyona kabul edilmesini gerekçe göstererek yarışmayı boykot etme kararı almıştı. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsrail Meclisi, Filistinlilere idam cezasını onayladı</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/israil-meclisi-filistinlilere-idam-cezasini-onayladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 07:03:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Aksa Tufanı]]></category>
		<category><![CDATA[askeri mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Şeria]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Filistinliler]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[idam cezası]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Knesset]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=693776</guid>

					<description><![CDATA[İsrail Meclisi, 7 Ekim 2023'teki Aksa Tufanı Operasyonu'na karıştığı öne sürülen Filistinlilere idam cezası verilmesi ve yargılamaların kamuya açık yapılmasına izin verecek yasa tasarısını onayladı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>The Times of Israel gazetesinin haberine göre, İsrail&#8217;de Aksa Tufanı Operasyonu&#8217;na karıştığı iddia edilen Filistinlilerin yargılanması için özel yasal bir çerçeve oluşturan tasarı kabul edildi.</p>
<p>120 sandalyeli Knesset Genel Kurulunda yapılan son oylamada 93 milletvekili, yasa tasarısı için lehte oy kullanırken, aleyhte ve çekimser oy kullanılmadı.</p>
<p>İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich liderliğindeki Dini Siyonizm Partisi&#8217;nden Simcha Rothman ve Avigdor Liberman liderliğindeki İsrail Evimiz Partisi&#8217;nden Yulia Malinovsky tarafından sunulan tasarı, hem iktidar hem de muhalefet tarafından hazırlandı.</p>
<p>Adalet Bakanı Yariv Levin, tartışmalı tasarının yasalaşmasından sonra yaptığı konuşmada, &#8220;Seçim arifesinde olmamıza ve var olan tüm anlaşmazlıklarımıza rağmen, bu anda birleşmenin bir yolunu bularak doğru şeyi yaptığımızı hissedebiliyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p>Muhalefetteki İsrail Evimiz Partisi&#8217;nden tasarının altında imzası bulunan milletvekili Malinovsky, &#8220;Bunlar modern zaman Nazilerinin yargılamaları olacak ve tarih kitaplarına geçecekler.&#8221; iddiasında bulundu.</p>
<p>İsrail basını, 7 Ekim 2023&#8217;teki olaylara katıldığı iddia edilen 300 Filistinlinin alıkonulduğunu ve İsrail&#8217;deki çeşitli gözaltı merkezlerinde tutulduklarını aktarıyor.</p>
<p><strong>7 EKİM&#8217;E KARIŞTIĞI ÖNE SÜRÜLEN FİLİSTİNLİLERE İDAM CEZASI YASASI</strong></p>
<p>İsrail Meclisi&#8217;nde onaylanan yasaya göre, Aksa Tufanı Operasyonu&#8217;na karıştığı iddia edilen Filistinlilerin davaları, normal ceza davalarından farklı olacak şekilde özel bir askeri mahkemeye sevk edilecek.</p>
<p>Filistinlilere karşı ayrımcılığın öne çıktığı özel bir yasal çerçeve olarak tasarı, mahkemenin bazı olağan delil ve usul kurallarını değiştirmesine izin verecek.</p>
<p>Duruşmaların önemli anları kayıt altına alınarak görüntüler özel bir internet sitesi üzerinden yayımlanacak, video ile ses kayıtları devlet arşivlerinde saklanacak.</p>
<p>İsrail basını, yasa uyarınca, mahkemenin Filistinlileri, &#8220;İsrail&#8217;in 1950 tarihli Soykırımı Önleme Yasası&#8217;nın hükümleri kapsamında soykırım, İsrail&#8217;in egemenliğine zarar verme, savaşa neden olma, savaş sırasında düşmana yardım etme ve İsrail&#8217;in 2016 tarihli terörle mücadele yasası kapsamındaki terör suçları dahil olmak üzere tüm ilgili suçlarla yargılayabileceğini&#8221; ve soykırım suçlamasıyla mahkum olanların idam cezasına çarptırılabileceğini yazdı.</p>
<p><strong>İSRAİL MECLİSİ, FİLİSTİNLİLERE YÖNELİK İDAM CEZASI YASASINI ONAYLAMIŞTI</strong></p>
<p>İsrail Meclisi, mart ayında İran&#8217;a saldırıların gölgesinde, Filistinli esirlere idam cezası getirilmesini öngören tartışmalı yasa tasarısını da onaylamıştı.</p>
<p>Yasaya göre, &#8220;İsrail’in varlığını inkar etme amacıyla bir İsrailliyi veya burada yaşayan birini öldürmek&#8221; suçlamasıyla hüküm giyenler idam edilebilecek. Uluslararası hak ve hukuk örgütleri özellikle yasanın bu maddesinin &#8220;Filistinlileri&#8221; hedef almak için hazırlandığına dikkati çekiyor.</p>
<p>İsrail Yüksek Mahkemesi, insan hakları ve hukuk örgütü &#8220;Adalah&#8221;ın başvurusu üzerine yasa hakkında 24 Mayıs&#8217;a kadar ihtiyati tedbir kararı getirmişti. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>4 Filistinli yaralandı, 2 kişi gözaltında</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/4-filistinli-yaralandi-2-kisi-gozaltinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 11:28:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[baskın]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Şeria]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[El Halil]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin Kızılayı]]></category>
		<category><![CDATA[Gözaltı]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[Nablus]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Tulkerim]]></category>
		<category><![CDATA[WAFA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=692602</guid>

					<description><![CDATA[İsrail ordusunun işgal altındaki Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda 4 Filistinli yaralanırken, baskınlarda 2 Filistinli gözaltına alındı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Filistin Kızılayından yapılan açıklamada, İsrail askerlerinin akşam saatlerinden itibaren Batı Şeria&#8217;nın kuzey, orta ve güney kesimlerindeki birçok noktaya baskın ve saldırılar gerçekleştirdiği bildirildi.</p>
<p>Batı Şeria&#8217;nın kuzeyindeki Tulkerim kentinin doğusunda yer alan Annab askeri kontrol noktasında İsrail askerleri tarafından darbedilen bir Filistinlinin hastaneye nakledildiği belirtildi.</p>
<p>Filistin resmi ajansı WAFA&#8217;nın haberinde ise İsrail askerlerinin, kontrol noktası yakınlarında çalıştığı sırada 33 yaşındaki bir genci saatlerce alıkoyduğu ve darbettiği kaydedildi.</p>
<p>İsrail ordusunun Batı Şeria&#8217;nın Tubas kentine bağlı Akabe beldesinden bir genci gözaltına aldığı ve Burkin köyüne de baskın düzenleyerek çok sayıda evde arama yaptığı, bazı dükkanları ve ara yolları kapattığı ifade edildi.</p>
<p>Filistin&#8217;in Sesi Radyosu, İsrail ordusunun Nablus&#8217;un doğusundaki Beyt Furik ve Azmut köylerinin yanı sıra Tulkarem&#8217;in doğusundaki Zinnebe Mahallesi&#8217;ne baskınlar düzenlediğini duyurdu.</p>
<p>Ramallah&#8217;ın kuzeyinde yer alan Dur el-Kara köyünde, İsrail güçlerinin saldırısı sonucu Filistinli bir gencin gerçek mermiyle karnından yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi verildi.</p>
<p>Batı Şeria&#8217;nın güneyindeki El Halil&#8217;de ise Zahiriye beldesindeki bir askeri kontrol noktası yakınında 2 Filistinlinin İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu yaralandığı aktarıldı.</p>
<p>Ayrıca El Halil&#8217;in güneyindeki Mesafir Yatta bölgesinde bir çobanın gözaltına alındığı, kentin kuzeyindeki Beyt Ummar beldesinde ise dükkanların zorla kapattırıldığı bilgisi verildi.</p>
<p>Filistin resmi verilerine göre, Batı Şeria&#8217;da Ekim 2023&#8217;ten bu yana Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ve İsrail ordusunun saldırılarında ciddi artış yaşanıyor. Bu süreçte düzenlenen saldırılarda en az 1155 Filistinli hayatını kaybetti, 11 bin 750 kişi yaralandı, yaklaşık 22 bin kişi de gözaltına alındı. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral yurda döndü</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/sumud-filosu-aktivisti-huseyin-oral-yurda-dondu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 11:26:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[aktivist]]></category>
		<category><![CDATA[basın açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Gözaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Oral]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Havalimanı]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Sumud Filosu]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük filosu]]></category>
		<category><![CDATA[Sumud Filosu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye dönüş]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası sular]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=691482</guid>

					<description><![CDATA[İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistlerinden Hüseyin Oral, İstanbul'a geldi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bükreş&#8217;ten THY&#8217;nin tarifeli uçağıyla Türkiye&#8217;ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VIP Terminali Girişinde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı.</p>
<p>Burada basın açıklaması yapan Oral, tüm aktivist arkadaşlarına teşekkür ederek, özellikle Brezilyalı aktivist Thiago Avila&#8217;nın büyük bir kahraman olduğunu söyledi.</p>
<p>Oral, İsrailli askerlerin kendilerine saldırdığı anda daha önce eğitim aldıkları üzere yere çömelerek ellerini havaya kaldırdıklarını ve gemiye gelen İsraillilerin kendilerini ters kelepçeyle gözaltına aldıklarını anlattı.</p>
<p>Kollarındaki morlukları göstererek kelepçe izlerinin halen durduğunu vurgulayan Oral, hapishane gibi yaptıkları gemiye tekme tokat aktarıldıklarını dile getirdi.</p>
<p>Oral, kendilerine kötü muamele yapıldığını, verdikleri sandviçleri de hayvanın önüne atar gibi attıklarını belirtti.</p>
<p>Kendisinin darp edildiğine işaret eden Oral, &#8220;Şu anda izlerini görüyorsunuz. Ama Allah sizi inandırsın şu kadarcık acım yok. Ne vurduklarında ne de sonrasında&#8230; Yunanlılara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardılar. Benim ufak bir çantam vardı. İçerisinde 1000 avro vardı. Bir de ehliyetim vardı. Orada Yunanlılara teslim ettik dediler. Yunanlılar da &#8216;Aldık.&#8217; dediler. Karaya varınca Yunanlılara dedim &#8216;Benim çantam nerede?&#8217;, &#8216;Çantayı biz almadık.&#8217; dediler. Yunanlıların böyle bir işbirliğinin olduğunu gördük orada.&#8221; dedi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin kendileriyle süreç boyunca çok iyi ilgilendiğini ifade eden Oral, ihtiyaç halinde yine gidebileceğinin altını çizdi.</p>
<p><strong>&#8220;BURADAN ADLİ TIP KURUMUNA SÜRECİN TAKİBİ VE DAVALAR İÇİN GÖTÜRÜLECEK&#8221;</strong></p>
<p>Oral&#8217;ı karşılamaya gelen Özgürlük ve Sumud Filosu Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Beheşti İsmail Songür de şunları söyledi: &#8220;Bugün yanımızda Hüseyin ağabey var. Hüseyin ağabey, Girit açıklarında İsrail terör güçlerinin saldırısı sonucu esir alınan ve zorla Girit Adası&#8217;na bırakılan Sumud aktivistlerinden bir tanesi. Burada geçtiğimiz gün Sumud aktivistlerimizi tahliye etmiştik. 59 aktivist tahliye edilmişti. Aynı zamanda orada hala kalan ve bulunan Türk vatandaşlarımız vardı. Hüseyin ağabey de onlardan bir tanesi. Bu süreçte kendisi İsrail terör güçleri tarafından ağır saldırıya uğradı, yaralandı. Orada hastanede kaldı. Tedavisi yapıldı. Dün Türkiye&#8217;ye gelecekti fakat uçağı kaçırıldı, kasıtlı olarak yapıldı.&#8221;</p>
<p>Songür, &#8220;Bugün hem Valiliğimizin girişimleriyle hem de milletvekillerimizin girişimiyle Romanya&#8217;dan buraya tahliyesini başardık. Buradan da inşallah Adli Tıp Kurumuna sürecin takibi ve davalar için götürülecek.&#8221; ifadelerini kullandı. Kendilerine gelen yeni bir bilgiyi paylaşacağını belirten Songür, filoya destek olmak için İtalya&#8217;dan yola çıkan 4 gemiye İsraillilerin halihazırda müdahale ettiğini kaydetti. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-691486" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Sumud-Filosu-aktivisti-Huseyin-Oral-yurda-dondu-4.jpg" alt="Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral yurda döndü" width="1559" height="1039" title="Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral yurda döndü 6" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Sumud-Filosu-aktivisti-Huseyin-Oral-yurda-dondu-4.jpg 1200w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Sumud-Filosu-aktivisti-Huseyin-Oral-yurda-dondu-4-540x360.jpg 540w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Sumud-Filosu-aktivisti-Huseyin-Oral-yurda-dondu-4-272x182.jpg 272w" sizes="auto, (max-width: 1559px) 100vw, 1559px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-691485" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Sumud-Filosu-aktivisti-Huseyin-Oral-yurda-dondu-3.jpg" alt="Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral yurda döndü" width="1691" height="1151" title="Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral yurda döndü 7" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Sumud-Filosu-aktivisti-Huseyin-Oral-yurda-dondu-3.jpg 1200w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Sumud-Filosu-aktivisti-Huseyin-Oral-yurda-dondu-3-540x368.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1691px) 100vw, 1691px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-691483" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Sumud-Filosu-aktivisti-Huseyin-Oral-yurda-dondu-1.jpg" alt="Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral yurda döndü" width="1661" height="1174" title="Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral yurda döndü 8" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Sumud-Filosu-aktivisti-Huseyin-Oral-yurda-dondu-1.jpg 1200w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Sumud-Filosu-aktivisti-Huseyin-Oral-yurda-dondu-1-540x382.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1661px) 100vw, 1661px" /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Gazeteci ve medya çalışanlarının öldürülmesi soruşturulmalı”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/gazeteci-ve-medya-calisanlarinin-oldurulmesi-sorusturulmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 06:58:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Basın Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Basın Özgürlüğü Günü]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci cinayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[gazetecilere yönelik şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kaja Kallas]]></category>
		<category><![CDATA[medya çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[savaş bölgeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=691242</guid>

					<description><![CDATA[AB Yüksek Temsilcisi Kallas, 2025'in dünya genelinde gazeteciler açısından en ölümcül yıl olduğuna dikkati çekerek, gazetecilerin ve medya çalışanlarının öldürülmesinin soruşturulması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 2025&#8217;in dünya genelinde gazeteciler açısından en ölümcül yıl olduğuna dikkati çekerek, gazetecilerin ve medya çalışanlarının öldürülmesinin soruşturulması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>Kallas, Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.</p>
<p>Demokrasinin özgür bir basın olmadan var olamayacağının altını çizen Kallas, &#8220;Bağımsız medya, her demokratik toplumun temel taşlarından biridir. Medyaya erişim ve ifade özgürlüğü &#8216;olsa iyi olur&#8217; türünden unsurlar değil, temel insan haklarıdır.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kallas, uluslararası hukukun çok açık olduğunu ve gazetecilerin her koşulda korunması gerektiğini vurgulayarak, &#8220;İşlerini özgürce, herhangi bir müdahale, şiddet korkusu, taciz, yıldırma, zulüm ya da sınır dışı edilme tehdidi olmadan yapabilmelidirler. Bu durum özellikle çatışma bölgelerinde kritik önemdedir. Zira gazeteciler, savaşın gerçeklerini, vahşetleri ve olası savaş suçlarını gün yüzüne çıkarır.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Dünya genelinde gazetecilerin öldürülmesi, yaralanması ve tehdit edilmesi, keyfi şekilde gözaltına alınmaları, sürgüne zorlanmaları ve susturulmalarının artık şok edici bir gerçeklik haline geldiğini aktaran Kallas, kadın gazetecilerin ise çevrim içi taciz ve istismar da dahil olmak üzere toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin hedefi olarak orantısız biçimde etkilendiğine işaret etti.</p>
<p>Kallas, 2025 yılının dünya genelinde gazeteciler açısından şimdiye kadar kaydedilen en ölümcül yıl olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: &#8220;Gazetecilerin ve medya çalışanlarının öldürülmesi, Rusya&#8217;nın Ukrayna&#8217;ya yönelik saldırganlık savaşı ile Orta Doğu&#8217;daki mevcut çatışmalarda, son olarak Gazze ve Lübnan&#8217;da, ayrıca Afrika&#8217;da görüldüğü üzere, kapsamlı şekilde soruşturulmalı ve sorumlular hesap vermelidir.&#8221; <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Özgür Gazze’de buluşmak üzere”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/ozgur-gazzede-bulusmak-uzere/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 May 2026 11:18:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[abluka]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar]]></category>
		<category><![CDATA[basın açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin’e Destek Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze krizi]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Badak]]></category>
		<category><![CDATA[İmaret Camii]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[insani yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Sumud Filosu]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=689952</guid>

					<description><![CDATA[Afyonkarahisar’da Filistin’e Destek Platformu tarafından İmaret Camii önünde basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada Küresel Sumud Filosu’nun Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıktığı, ancak İsrail güçlerinin müdahalesine uğradığı ifade edildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İsrail’e tepkiler sürüyor. Filistin’e Destek Platformu, Cuma Namazı çıkışında İmaret Camii önünde basın açıklaması yaptı. Platform adına açıklamayı İbrahim Badak yaptı. Badak, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de yaşanan insani krizin derinleştiğini belirterek, sivillerin hedef alındığını ve insani yardım süreçlerinin engellendiğini söyledi.</p>
<p><strong>“İNSANLIĞIN ORTAK HAFIZASINDA DERİN BİR YARA”</strong></p>
<p>İnsanı değerlerin ağır şekil ihlal edildiğine dikkat çeken Badak, “7 Ekim’den bu yana Gazze’de yaşananlar, insanlığın ortak hafızasında derin bir yara olarak durmaya devam etmektedir. Bu süreçten itibaren ortaya çıkan tablo, temel insani değerlerin ağır şekilde ihlal edildiği bir duruma dönüşmüştür. Sivillerin hedef haline geldiği, yaşam alanlarının daraldığı ve insani yardımın dahi tartışma konusu yapıldığı bir ortamdan söz ediyoruz. Bugün burada dile getirdiğimiz konu, bu sürecin yeni bir halkasıdır. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda yapılan saldırı, açık biçimde kabul edilemez bir müdahaledir. Gece saatlerinde insansız hava araçları ve çeşitli elektronik sinyal kesme faaliyetleriyle, insani yardım taşıyan sivil girişimin güvenliğinin olumsuz etkilendiği ve katılımcıların baskı ve yönlendirmeye maruz kaldığı yönünde bilgiler kamuoyuna yansımıştır. Uluslararası sularda seyrüsefer özgürlüğü, tüm devletlerin ve sivil girişimlerin ortak güvencesi altındadır. Bu ilkenin ihlal edilmesi, uluslararası düzenin temelini zedeleyen bir yaklaşımdır” dedi.</p>
<p><strong>“BU HUKUK TANIMAZ EYLEME KARŞI ULUSLARARASI TOPLUM SESSİZ KALMAMALIDIR”</strong></p>
<p>Açıklamada, uluslararası sularda insani yardım girişimlerine yönelik müdahalelerin kabul edilemez olduğu vurgulanarak, bu durumun uluslararası hukuku ihlal ettiği ifade edildi: “Küresel Sumud Filosu, Gazze’de yaşanan insani felakete dikkat çekmek ve bölgeye temel insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkmıştır. Bu tür girişimlerin hedef alınması, insani yardım faaliyetlerini suç gibi gösteren bir anlayışın ortaya çıktığını göstermektedir. Bu durum, kabul edilmesi mümkün olmayan bir noktadır. Buradan açık şekilde ifade ediyoruz: Bu hukuk tanımaz eyleme karşı uluslararası toplum sessiz kalmamalıdır. Ortak bir tutum alınması, uluslararası sistemin tutarlılığı açısından bir zorunluluktur. Filoda yer alan vatandaşlarımızın ve diğer yolcuların durumu yakından takip edilmektedir. Sürecin her aşaması dikkatle izlenmekte ve gerekli adımlar atılmaktadır. Bugün burada ortaya konan duruş, daha geniş bir çerçevede, insan onurunu, adaleti ve temel hakları savunan bir yaklaşımın ifadesidir. Gazze’de yaşanan insani krizin derinleşmesine seyirci kalınmaması gerektiği açıktır. Bu tür gelişmeler karşısında uluslararası toplumun sorumluluk üstlenmesi, insani değerlerin korunması açısından hayati önemdedir. Son olarak şunu ifade etmek gerekir: Temennimiz ve inancımız odur ki en kısa zamanda Gazze özgürlüğüne kavuşacak, zulüm sona erecek ve özgür bir Gazze, insanlığın ortak vicdanında yerini bulacaktır. Bu nedenle buradan tüm dünyaya ve tüm vicdan sahibi insanlara çağrımızdır: Herkesi Gazze’nin sesi olmaya, adaletin yanında saf tutmaya davet ediyoruz. Özgür Gazze’de buluşmak üzere.” Platform temsilcileri, Gazze’de yaşanan insani krizin sona ermesi ve bölgede barışın sağlanması gerektiğini belirterek dayanışma çağrısında bulundu. <strong>&gt;&gt;&gt;Ferhat YÜKSEL</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-689955" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ozgur-Gazzede-bulusmak-uzere-3.jpeg" alt="“Özgür Gazze’de buluşmak üzere”" width="2048" height="1536" title="“Özgür Gazze’de buluşmak üzere” 9" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ozgur-Gazzede-bulusmak-uzere-3.jpeg 2048w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ozgur-Gazzede-bulusmak-uzere-3-540x405.jpeg 540w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-689953" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ozgur-Gazzede-bulusmak-uzere-1.jpeg" alt="“Özgür Gazze’de buluşmak üzere”" width="2048" height="1536" title="“Özgür Gazze’de buluşmak üzere” 10" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ozgur-Gazzede-bulusmak-uzere-1.jpeg 2048w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ozgur-Gazzede-bulusmak-uzere-1-540x405.jpeg 540w" sizes="auto, (max-width: 2048px) 100vw, 2048px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AB Komisyonu’ndan cinsel şiddeti önleme çağrısı</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/ab-komisyonundan-cinsel-siddeti-onleme-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 06:41:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[AB Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Şeria]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Hadja Lahbib]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Mülteci Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[yerinden edilme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=689257</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Eşitlik, Hazırlıklılık ve Kriz Yönetiminden Sorumlu Üyesi Hadja Lahbib, İsrailli işgalcilerin Batı Şeria'da Filistinlilere karşı "cinsel içerikli taciz, saldırı ve yıldırma" yöntemlerine başvurduğunu ortaya koyan rapora ilişkin, İsrail'in bu ihlalleri önleme ve soruşturma yükümlülüğü olduğunu bildirdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Lahbib, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, Norveç Mülteci Konseyi tarafından hazırlanan rapora atıfta bulundu.</p>
<p>&#8220;Batı Şeria&#8217;da, İsrailli yerleşimciler tarafından uygulanan cinsel şiddet, yerinden edilmenin en önemli nedenlerinden biridir.&#8221; ifadesini kullanan Lahbib, yerinden edilmiş Filistinli ailelerin yüzde 70&#8217;inden fazlasının kadın ve çocuklara yönelik tehditleri ayrılmalarının belirleyici faktörü olarak gösterdiğini vurguladı.</p>
<p>Lahbib, &#8220;İsrail&#8217;in uluslararası insancıl hukuk uyarınca bu ihlalleri önleme ve soruşturma yükümlülüğü vardır.&#8221; mesajını verdi.</p>
<p>20 Nisan&#8217;da yayımlanan rapor, cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin yalnızca bireysel ihlaller olmadığını, Filistinli toplulukların yerinden edilmesini hızlandıran sistematik bir baskı aracı olarak kullanıldığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Rapora göre, bu tür şiddet olayları çoğu zaman güvenlik güçlerinin varlığında gerçekleşiyor ancak etkili şekilde engellenmiyor ya da soruşturulmuyor.</p>
<p>Araştırma, özellikle kadınlar ve çocuklara yönelik tehditlerin, yerinden edilen hanelerin yüzde 70’inden fazlası için ayrılma kararında belirleyici olduğunu gösteriyor. Cinsel şiddet ve taciz, toplulukların günlük yaşamını ve güvenlik algısını bozarak kalmayı fiilen imkansız hale getiren bir &#8220;zorlayıcı ortam&#8221; oluşturuyor.</p>
<p>Süregelen cezasızlık, ayrımcılık ve ekonomik baskılar da bu tabloyu derinleştirerek, aileleri evlerini terk etmeye mecbur bırakıyor.</p>
<p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric de rapora göre Batı Şeria&#8217;da İsrailli işgalcilerin, Filistinlileri &#8220;kendi evlerinde dahi cinsel içerikli taciz, saldırı ve yıldırma eylemlerine maruz bıraktığını&#8221; belirtmişti. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Katliamın eli kanlı ismi yakalandı!</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/katliamin-eli-kanli-ismi-yakalandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 13:03:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Amjad Yousef]]></category>
		<category><![CDATA[Esad rejimi]]></category>
		<category><![CDATA[Hama]]></category>
		<category><![CDATA[İnfaz]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[katliam görüntüsü]]></category>
		<category><![CDATA[operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Şam]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş Suçu]]></category>
		<category><![CDATA[son dakika]]></category>
		<category><![CDATA[suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Tadamon Katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[tutuklama]]></category>
		<category><![CDATA[yerel haber Tadamon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=687157</guid>

					<description><![CDATA[Suriye'de devrik Esad rejimi döneminin en karanlık sayfalarından biri olan Tadamon Katliamı'nın baş faili Amjad Yousef, düzenlenen operasyonla yakalandı. 2013 yılında Şam’da 41 silahsız sivili işkenceyle katledip cesetlerini yakan askeri istihbarat görevlisinin yakalanma haberi, katliamın yaşandığı mahallede sevinç gösterileriyle karşılandı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="model-response-message-contentr_daee99e9f381ff7e" class="markdown markdown-main-panel enable-updated-hr-color" dir="ltr" aria-live="polite" aria-busy="false">
<p data-path-to-node="2"><b data-path-to-node="2" data-index-in-node="0">Hama kırsalında kıskıvrak yakalandı</b></p>
<p data-path-to-node="3">Suriye İçişleri Bakanı Anas Al-Kattab, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla katliamın bir numaralı zanlısı Amjad Yousef&#8217;un yakalandığını duyurdu. Bakanlık verilerine göre; Yousef, Suriye&#8217;nin batısında yer alan Hama kırsalındaki Sahl al-Ghab bölgesinde gerçekleştirilen titiz bir operasyonla gözaltına alındı.</p>
<p data-path-to-node="4"><b data-path-to-node="4" data-index-in-node="0">İşkence, infaz ve toplu mezar: 21 katliamın sorumlusu</b></p>
<p data-path-to-node="5">Esad rejimi döneminde sivillere yönelik acımasız işkenceleriyle tanınan Yousef, sadece Tadamon değil, toplam 21 ayrı katliamın sorumlusu olarak gösteriliyor. Zanlı, 2013 yılında Tadamon Mahallesi&#8217;nde gözleri bağlı 41 sivili bir çukura sürüklemek, burada ateş açarak katletmek ve ardından cesetleri yakarak toplu mezara gömmekle suçlanıyor.</p>
<p data-path-to-node="6"><b data-path-to-node="6" data-index-in-node="0">Tadamon sokaklarında kutlama</b></p>
<p data-path-to-node="7">Yousef&#8217;in yakalandığı haberi, katliamın izlerini taşıyan Tadamon Mahallesi&#8217;nde büyük bir coşkuya yol açtı. Görüntülerin ortaya çıktığı 2022 yılından bu yana adaletin yerini bulmasını bekleyen mahalle sakinleri, ellerinde bayraklarla sokaklara dökülerek haberi kutladı.</p>
<p data-path-to-node="8"><b data-path-to-node="8" data-index-in-node="0">Görüntüler dünyayı sarsmıştı</b></p>
<p data-path-to-node="9">Suriye iç savaşının en ağır insan hakları ihlallerinden biri kabul edilen Tadamon Katliamı&#8217;na ait sızdırılan görüntüler, 2022 yılında dünya kamuoyunda büyük infial yaratmıştı. 280&#8217;den fazla kişinin hayatını kaybettiği mahallede çekilen videolarda, rejim askerlerinin sivilleri koşturarak çukurlara attığı ve infaz ettiği anlar anbean kaydedilmişti.<strong>&gt;&gt;&gt;İHA-AA</strong></p>
<p data-path-to-node="11">
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaybolan 11 bin 200 kişiyi bulmak için çalışmalar başladı</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/kaybolan-11-bin-200-kisiyi-bulmak-icin-calismalar-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 08:44:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[enkaz]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin Adalet Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze Şeridi]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail Saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[kayıplar]]></category>
		<category><![CDATA[sivil kayıplar]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[WAFA]]></category>
		<category><![CDATA[yardım çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[zorla kaybetme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=686047</guid>

					<description><![CDATA[Filistin yönetimi, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik soykırım saldırılarını başlattığı tarihten bu yana akıbeti bilinmeyen 11 bin 200 kişiyi bulmak ve zorla kaybedilenlerin dosyasını takip etmek amacıyla özel bir ekip kurarak çalışmalarına başladı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Filistin resmi haber ajansı WAFA&#8217;da yer alan Adalet Bakanlığı açıklamasında, ekibin kurulmasının &#8220;en acil ve insani dosyalardan birini takip etmek için kapsamlı bir ulusal adım&#8221; olduğu belirtildi.</p>
<p>Filistin Adalet Bakanı Şurahbil ez-Zaim başkanlığında ilk toplantısını yapan ekibin, ilgili bakanlıklar, kamu kurumları, hak örgütleri ve sendika temsilcilerinden oluştuğu bildirildi.</p>
<p>Ekibin kurulmasının, Filistin yönetiminin &#8220;7 Ekim 2023&#8217;ten beri kayıp olan veya zorla kaybedilen 11 bin 200&#8217;den fazla Filistinlinin akıbetini ortaya çıkarma taahhüdü&#8221; kapsamında olduğu kaydedildi.</p>
<p>Kayıplar arasında 4 bin 700&#8217;den fazla kadın ve çocuğun yanı sıra &#8220;naaşları hala yıkılan binaların enkazı altında olan binlerce şehit ve açıklanmadan işgal (İsrail) hapishanelerinde tutulan kişilerin&#8221; yer aldığını aktarıldı.</p>
<p>Filistin Adalet Bakanı Zaim, ekibin gelecekte kayıplarla ilgili uzman bir ulusal heyetin kurulması için temel teşkil ettiğini vurgulayarak, kayıp kişilerin akıbetini öğrenmenin &#8220;uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış, zaman aşımına uğramayan asli bir insani hak&#8221; olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Ekibin çalışma şeklinde dair bilgi veren Zaim, sürecin kapsamlı belgeleme ile başlayacağını, sonrasında teknik ve saha aşamalarına geçileceğini aktardı. Zaim ayrıca, kayıp verilerinin toplanması için elektronik bir platformun hayata geçirilmesi için çalışmaların başladığını duyurdu.</p>
<p>Gazze&#8217;deki Sosyal Kalkınma Bakanlığı ise 5 Nisan&#8217;da yaptığı açıklamada, Gazze&#8217;deki soykırım sebebiyle aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 8 bin 100&#8217;den fazla Filistinlinin halen kayıp olduğunu duyurmuştu.</p>
<p>Ekibin bünyesinde İçişleri, Dışişleri, Sağlık, Sosyal Kalkınma bakanlıkları ile Esirler Heyeti ve Merkezi İstatistik Kurumu gibi kurumlardan yanı sıra insan hakları kuruluşları ve işçi sendikalarından temsilcilerin olduğu ifade edildi.</p>
<p>Düzenli olarak toplantılar yapacak ekibin belgeleme, adli tıp, hukuk, psikolojik ve sosyal destek, uluslararası işbirliği ve medya konularını kapsayan uzmanlaşmış alt komiteler oluşacağı bilgisi verildi.</p>
<p>İsrail&#8217;in 8 Ekim 2023&#8217;te ABD&#8217;nin desteğiyle başlattığı saldırılardan bu yana Gazze&#8217;de 72 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği, 172 binden fazla kişinin yaralandığı, altyapının yaklaşık yüzde 90&#8217;ının zarar gördüğü ifade ediliyor. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Filistinli anne, İsrail&#8217;in Gazze&#8217;ye saldırılarında ölen oğlunu kurtarmaları için doktorlara yalvardı</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/filistinli-anne-israilin-gazzeye-saldirilarinda-olen-oglunu-kurtarmalari-icin-doktorlara-yalvardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 08:56:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[askeri müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[Ateşkes İhlali]]></category>
		<category><![CDATA[Filistinli çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze dramı]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail Saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[Sarı Hat]]></category>
		<category><![CDATA[sivil kayıplar]]></category>
		<category><![CDATA[Zeytun Mahallesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=684354</guid>

					<description><![CDATA[İsrail askerlerinin Gazze'de ateş açması sonucu hayatını kaybeden 12 yaşındaki Filistinli bir çocuğun annesi, "Doktor, yemin ederim hala göğsü hareket ediyor! Lütfen, onu hayata döndürmeye çalışın." diyerek doktorlara çaresizce yalvardı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İsrail askerlerinin Gazze kentinin doğusundaki &#8220;Sarı Hat&#8221; yakınlarında ateş açması sonucu dün gece 12 yaşındaki Filistinli bir çocuk yaşamını yitirdi.</p>
<p>Saldırıda hayatını kaybeden çocuğun kanlar içindeki naaşı Gazze kentinin Zeytun Mahallesi&#8217;ndeki bir hastaneye getirildi.</p>
<p>Hastane bahçesinde sedye üzerine konulan Filistinli çocuğun annesi, oğlunun başında göz yaşı döktü.</p>
<p>Oğlunun öldüğüne inanmak istemeyen Filistinli anne, evladının naaşına eğilerek, &#8220;Doktor, yemin ederim hala göğsü hareket ediyor! Lütfen, onu hayata döndürmeye çalışın!&#8221; diyerek, çaresizce doktorlardan evladını kurtarmalarını istedi.</p>
<p>Hayatını kaybeden çocuğun nabzını yeniden kontrol eden doktorlar, annenin zor anları karşısında çaresiz kaldı.</p>
<p>Acılı annenin, &#8220;Lütfen doktor, belki hala bir nefes kalmıştır. Allah rızası için, kalp masajı yapın!&#8221; ifadeleri o anlara şahit olanların yüreğini burktu.</p>
<p>İsrail, 10 Ekim 2025&#8217;te varılan ateşkese rağmen Gazze&#8217;ye saldırılarını sürdürüyor.</p>
<p>Filistin makamlarının verilerine göre İsrail ordusu, 10 Ekim&#8217;den bu yana Gazze&#8217;de 2 bin 400&#8217;den fazla kez ateşkes ihlalinde bulundu.</p>
<p>İsrail&#8217;in ateşkese rağmen saldırıları nedeniyle 10 Ekim&#8217;den bu yana en az 312&#8217;sini kadın, çocuk ve yaşlıların oluşturduğu 765&#8217;ten fazla Filistinli hayatını kaybetti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Hapisten girdiğim gibi çıkmadım”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/hapisten-girdigim-gibi-cikmadim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 08:09:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin Esirler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[Han Yunus]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[işkence iddiaları]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail hapishaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed Zeki el-Bekri]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Sde Teiman]]></category>
		<category><![CDATA[tutuklular]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=684284</guid>

					<description><![CDATA[İsrail hapishanelerinden serbest bırakılan Filistinli Muhammed Zeki el-Bekri, 20 ay boyunca farklı cezaevleri ve gözaltı merkezlerinde maruz kaldığını söylediği işkence ve kötü muameleyi, "Hapisten girdiğim gibi çıkmadım." sözleriyle dile getirdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gazze kentinde, yerinden edilmiş halde yaşadığı mütevazı evin dar bir köşesinde oturan 37 yaşındaki Bekri, Filistin Esirler Günü dolayısıyla AA muhabirine, İsrail hapishanelerinde geçirdiği 20 ay boyunca yaşadığı zorlukları anlattı.</p>
<p>Konuşmadan önce kısa bir süre duran Bekri, yaşadıklarını anlatırken kelimeleri seçmekte zorlanarak &#8220;Hapisten girdiğim gibi çıkmadım. Burada bir şey kaldı ya da belki de burada bir şey kırıldı.&#8221; sözleriyle yaşadığı derin izleri ifade etti.</p>
<p>Bekri, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sırasında Mart 2024’ün başlarında Han Yunus’ta düzenlenen bir operasyonda gözaltına alındığını belirterek, bu sürecin yalnızca özgürlüğünün kısıtlanması değil aynı zamanda fiziksel ve psikolojik şiddetin başladığı bir dönem olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>SDE TEİMAN’DA İŞKENCE SEANSLARI</strong></p>
<p>Tutuklanmasının ardından ilk olarak İsrail askerlerinin vahşi işkenceleriyle gündeme gelen Sde Teiman gözaltı merkezine götürüldüğünü anlatan Bekri, burada yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:</p>
<p>&#8220;Bizi tamamen çıplak bıraktılar. Bütün kıyafetlerimizi üzerimizden aldılar ve birbirimizin önünde çıplak halde tutulduk.&#8221;</p>
<p>Maruz kaldığını belirttiği uygulamaların sistematik olduğunu söyleyen Bekri, &#8220;Hassas bölgelere elektrik şoku verilmesinden, vücudumuzda söndürülen sigaralara, ellerimizin ve ayaklarımızın arkadan bağlanmasına ve saatlerce gözlerimizin bağlanmasına kadar her şey günlük bir rutin haline gelmişti.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>İbadet etmenin dahi engellendiğini dile getiren Bekri, &#8220;Namaz bile kılınmasına izin verilmiyordu. Sadece gözlerimizle namaz kılıyorduk ve bunu fark ederlerse bizi cezalandırıyorlardı.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Bekri, hapishane içindeki baskınların da sık yaşandığını belirterek, gardiyanların zaman zaman hücrelere göz yaşartıcı gaz attığını söyledi.</p>
<p>Filistinli Bekri, o anları şu sözlerle dile getirdi: &#8220;Gaz vücutlarımızı felç ediyordu, sinir spazmlarına ve kas güçsüzlüğüne neden oluyordu. İsteseniz bile hareket edemiyordunuz. Gazın etkisi altındayken darbedilip, sürükleniyorduk. Kendimizi savunamıyorduk.&#8221;</p>
<p>Bekri, maruz kaldıkları muamelenin yalnızca fiziksel şiddetle sınırlı olmadığını vurgulayarak, bunun aynı zamanda &#8220;insanın iradesini kırmaya yönelik bilinçli bir çaba&#8221; olduğuna dikkati çekti.</p>
<p><strong>“EN BÜYÜK AŞAĞILANMAYI YAŞADIK”</strong></p>
<p>Yaşadığı zor anlardan birini anlatmadan önce uzun süre duraksayan Bekri, derin bir nefes alarak &#8220;Polis köpeklerini üzerimize saldılar. Bağlanmış, çıplak halde yerde yatıyorduk. Köpekler bana ve 7 tutukluya saldırdı. Gardiyanlar müdahale etmedi. Bu sadece bir saldırı değil, insanlığın tam bir aşağılanmasıydı.&#8221; dedi.</p>
<p>O anların hafızasından silinmediğini vurgulayan Bekri, &#8220;Köpekler üzerimize işedi ve dışkıladı. Bu, hafızamdan asla silinmeyecek bir sahne.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Bekri, yaşadıkları sırasında yardım çağrılarının karşılıksız kaldığını anlatarak, “Acı ve umutsuzluk içinde çığlık attık ama faydası olmadı. Gardiyanlar coplarla bizi dövmeye devam etti. Sonra bizi kanlar içinde, çıplak halde bıraktılar.” diye konuştu.</p>
<p>Olayın ardından tıbbi yardım taleplerinin de reddedildiğini belirten Bekri, “Dayanılmaz acı nedeniyle bir doktor görmek ya da hastaneye götürülmek için yalvardık ancak yalvarışlarımız görmezden gelindi.” dedi.</p>
<p>Bekri, bu tür uygulamaların kasıtlı olduğunu vurgulayarak, gardiyanların kendilerine zaman zaman, “Bunu, Gazze’deki ailelerinize burada başınıza gelenleri anlatabilmeniz için yapıyoruz.” dediklerini aktardı.</p>
<p><strong>&#8220;ZAMAN ANLAMSIZ HALE GELDİ&#8221;</strong></p>
<p>Yaklaşık 20 ay süren gözaltı boyunca dış dünyadan neredeyse tamamen izole edildiklerini anlatan Bekri, iletişim kurmalarına izin verilmediğini ve avukatlara erişimin de son derece sınırlı olduğunu söyledi.</p>
<p>Bekri, bu izolasyonun psikolojik etkilerini, “Zaman anlamsız hale geldi. Geceyi gündüzden ayırt edemiyorduk ve dışarıdakilerden herhangi birinin bizim hakkımızda bir şey bilip bilmediğini bilmiyorduk.” ifadeleriyle dile getirdi.</p>
<p><strong>&#8220;HER NAKİLDE MUAMELE DAHA DA AĞIRLAŞTI&#8221;</strong></p>
<p>Sık sık farklı İsrail hapishanelerine nakledildiklerini belirten Bekri, her yeni cezaevinde koşulların daha da ağırlaştığını kaydetti.</p>
<p>Bu süreçte çeşitli işkence türlerine maruz kaldıklarını aktaran Bekri, “Göğsümüze şiddetli darbeler, kırık kemikler ve vücutlarımıza kaynar su dökülmesi gibi çeşitli işkence biçimlerine tanık oldum.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Tıbbi yardımın yetersiz olduğunu dile getiren Bekri, “Ağrı kesiciler dışında hiçbir tıbbi tedavi görmedik. Onları da ancak çok yalvarıp yakardıktan sonra alabildik.” dedi.</p>
<p>Bekri, barınma koşullarının da ağır olduğunu belirterek, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Hapishanede sadece geceleri 4 saatliğine bir yatak veriliyordu, sonra günün geri kalanında alınıyordu. Çoğu zaman dondurucu soğukta yerde bırakılıyorduk.</p>
<p>Son derece zor psikolojik koşullar yaşadım. Bunu asla unutmayacağım, hayatım boyunca.&#8221;</p>
<p>Bekri, hapishanede maruz kaldığı koşullar nedeniyle çeşitli sağlık sorunları yaşadığını da belirterek, özellikle dikkat dağınıklığı, konsantrasyon eksikliği ve unutkanlık gibi sorunlar yaşadığını, bunun da çocuklarıyla iletişim kurarken kendisini zor durumda bıraktığını söyledi.</p>
<p>Eşi, İsrail saldırısında yaşamını yitirdi</p>
<p>Serbest bırakıldıktan sonra yaşadığı bir başka acıyı da paylaşan Bekri, hapisten çıktığında eşinin İsrail’in hedef aldığı bir hava saldırısında hayatını kaybettiğini, çocuklarından birinin ise ağır yaralandığını öğrendiğini belirtti.</p>
<p>Yaşadığı süreci tarif etmekte zorlandığını ifade eden Bekri, “Yaşadığım deneyim son derece zor ve acı verici bir süreçti. Hapisten çıktığımda karımın öldürüldüğünü, çocuklarımdan birinin yaralandığını ve aylarca yaralarından muzdarip olduğunu öğrendiğimde hissettiklerimi tarif edemedim.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>“Bugün benim için kutlama değil”</p>
<p>Bekri, yaşadıklarının yalnızca kendisine özgü olmadığını, İsrail hapishanelerinde tutulan binlerce Filistinlinin benzer koşullarla karşı karşıya olduğunu belirtti.</p>
<p>Esirlerle ilgili kurum ve kuruluşların verilerine işaret eden Bekri, İsrail hapishanelerinde yaklaşık 10 bin Filistinli esirin bulunduğunu ve bu kişilerin psikolojik ve fiziksel şiddet, ihmal ve hücre hapsi gibi uygulamalara maruz kaldığını belirtti.</p>
<p>Filistinli Esirler Günü’nün kendisi için bir kutlama anlamı taşımadığını dile getiren Bekri, &#8220;Bugün benim için bir kutlama değil, hala orada olanları hatırlatan bir gün. Ben serbest bırakıldım ama binlerce kişi hala benim yaşadıklarımı hatta belki daha kötüsünü yaşıyor.&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Her esir aynı korkuyu yaşıyor&#8221;</p>
<p>Bekri, İsrail’de Filistinli esirlerin idam edilmesine imkan tanıyan yasanın kabul edilmesine ilişkin haberlerin hapishanelerde büyük korku yarattığını ifade etti.</p>
<p>Bu gelişmenin esirler üzerindeki etkisini anlatan Bekri, şunları aktardı: “Yasanın kabul edildiğini duyduklarında mahkumların durumunu gerçekten anlıyorum. Her biri şöyle düşünüyor: Acaba benim başıma da mı gelecek? Kararı ne zaman uygulamaya başlayacaklar?&#8221;</p>
<p>Uluslararası topluma ve esirlerle ilgili kuruluşlara çağrıda bulunan Bekri, &#8220;Onların idam edilmesini görmeden önce hapishanelerdeki mahkumları kurtarın.&#8221; dedi.</p>
<p>İsrail Meclisinin Filistinli esirlerin idamına izin veren yasayı kabul etmesinin hem hapishaneler içinde hem Filistin toplumunda endişeleri artırdığını dile getiren Bekri, bu durumun tutukluların geleceklerine ilişkin korkuları derinleştirdiğini vurguladı.</p>
<p>Filistin Kurtuluş Örgütü&#8217;ne bağlı Filistin Ulusal Konseyi, 1974&#8217;te 17 Nisan&#8217;ı &#8220;Filistin Esirler Günü&#8221; olarak ilan etmişti. Filistinliler, her yıl bu tarihte çeşitli etkinlikler, eylemler ve sempozyumlar düzenleyerek tutuklular meselesini dünya gündemine getirmeye çalışıyor. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Terör biterken, Türkiye kazanmıştır”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/teror-biterken-turkiye-kazanmistir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:03:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[adalet bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[cezaevi]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Yurdunuseven]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<category><![CDATA[Ulucanlar Cezaevi Müzesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=684031</guid>

					<description><![CDATA[Milletvekili Yurdunuseven, Dem Parti grubunun cezaevlerine ilişkin soru önergesine meclis genel kuruldan cevap verdi. Yurdunuseven, “Eski günleri merak edenlere Ulucanlar Cezaevi Müzesini ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum” dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi İbrahim Yurdunuseven, DEM Parti grup önerisi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda partisi adına söz aldı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen saldırılara değinen Yurdunuseven, “Hayatını kaybeden yavrularımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum” dedi.</p>
<p><strong>“HİÇ KİMSE IRKINDAN DOLAYI CEZAEVİNE GİRMEZ”</strong></p>
<p>Türkiye’de hukuk sistemine vurgu yapan Yurdunuseven, “Ülkemizde hiç kimse ama hiç kimse ırkından, milliyetinden dolayı cezaevine girmiyor. İster Türk olsun ister Kürt olsun ister Arap olsun, suç işleyen bir kimse bağımsız mahkemelerimizde yargılanıp aldığı ceza neticesinde cezaevine girmektedir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“ONLARCA CEZAEVİNİ YERİNDE İNCELEDİK”</strong></p>
<p>TBMM’de yaklaşık 7 yıl Hükümlü ve Tutuklu Hakları İnceleme Alt Komisyonu Başkanlığı yaptığını hatırlatan Yurdunuseven, “Bu sürede onlarca cezaevi ve hatta yurtdışında cezaevi ziyaretlerimiz oldu” dedi. Yurtdışındaki uygulamalara da dikkat çeken Yurdunuseven, “Özellikle yurtdışında ağız ve diş aramalarının bile normal görüldüğü ülkeler var” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“SIFIR KÖTÜ MUAMELE İLKESİYLE ÇALIŞIYORUZ”</strong></p>
<p>Ceza infaz sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yurdunuseven, “5275 sayılı Kanun’un amir hükümleri uyarınca ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele ve keyfi bir uygulamanın yapılması söz konusu değildir” dedi. Adalet Bakanlığı’nın yaklaşımını da vurgulayan Yurdunuseven, “Adalet Bakanlığımız sıfır kötü muamele ilkesi ile çalışmaktadır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-684032" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Teror-biterken-Turkiye-kazanmistir-1-e1776330215228-300x166.jpeg" alt="“Terör biterken, Türkiye kazanmıştır”" width="1372" height="759" title="“Terör biterken, Türkiye kazanmıştır” 11" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Teror-biterken-Turkiye-kazanmistir-1-e1776330215228-300x166.jpeg 300w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Teror-biterken-Turkiye-kazanmistir-1-e1776330215228-540x299.jpeg 540w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Teror-biterken-Turkiye-kazanmistir-1-e1776330215228-768x425.jpeg 768w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Teror-biterken-Turkiye-kazanmistir-1-e1776330215228-1024x566.jpeg 1024w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Teror-biterken-Turkiye-kazanmistir-1-e1776330215228-1536x850.jpeg 1536w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Teror-biterken-Turkiye-kazanmistir-1-e1776330215228.jpeg 1600w" sizes="auto, (max-width: 1372px) 100vw, 1372px" /></p>
<p><strong>“275 YENİ CEZAEVİ YAPILDI, 400’E YAKINI KAPATILDI”</strong></p>
<p>Ceza infaz kurumlarının fiziki şartlarına değinen Yurdunuseven, “2002 yılından bu yana 275’e yakın Avrupa Birliği normlarına uygun yeni ceza infaz kurumu hizmete açılmıştır” dedi. Eski yapıların kapatıldığını belirten Yurdunuseven, “Fiziki kapasitesi yetersiz olan yaklaşık 400 ceza infaz kurumu da kapatılmıştır” ifadelerini kullandı. Geçmiş dönemi görmek isteyenlere de çağrıda bulunan Yurdunuseven, “Fikir edinmek isteyenleri Ulucanlar Cezaevi Müzesi’ni ziyaret etmelerini tavsiye ederim” dedi.</p>
<p><strong>“SAĞLIK HİZMETLERİ 7 GÜN 24 SAAT SAĞLANIYOR”</strong></p>
<p>Cezaevlerinde sağlık hizmetlerine değinen Yurdunuseven, “Ceza infaz kurumlarında sağlık hizmetleri, hükümlü ve tutuklunun kuruma kabulünden sonra aile hekiminin ilk muayenesi ile başlar” dedi. Yurdunuseven, “Gerek fiziki gerek ruhsal rahatsızlıkların tedavileri 7 gün 24 saat prensibi ile sağlanmaktadır” ifadelerini kullandı. Ayrıca, “Gerekli görülen her türlü ilaç, muayene, tetkik ve tıbbi malzemeler Adalet Bakanlığımız tarafından karşılanmaktadır” diye konuştu.</p>
<p><strong>“OLUMSUZLUK ORANLARI DÜŞÜK”</strong></p>
<p>Denetim ve izleme kurullarına ilişkin verileri paylaşan Yurdunuseven, “Kapalıdan açığa ayrılmada olumsuzluk oranı yüzde 10, denetimli serbestlikte yüzde 7, koşullu salıvermede ise yüzde 24’tür” dedi. İddialara da yanıt veren Yurdunuseven, “Terör suçlarında olumlu karar verilmediği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“TERÖR BİTERKEN İSTİSMAR DA BİTMEKTEDİR”</strong></p>
<p>Terörle mücadeleye değinen Yurdunuseven, “Bugün terör biterken istismar da bitmektedir” dedi. Yurdunuseven, “Türkiye kazanmıştır, millet kazanmıştır; Türk, Kürt, Arap 86 milyon her bir vatandaşımız kazanmıştır” sözleriyle sürecin önemine dikkat çekti.</p>
<p><strong>“86 milyon bir ve beraberiz”</strong></p>
<p>Toplumsal birlik mesajı veren Yurdunuseven, “Türkiye Cumhuriyeti herkesin ortak yuvasıdır. 86 milyon olarak bir ve beraberiz” dedi. Amaçlarının siyasi olmadığını vurgulayan Yurdunuseven, “Derdimiz siyasi bir gelecek değildir, derdimiz milletimiz ve geleceğimizdir” ifadelerini kullandı.</p>
<div style="width: 1080px;" class="wp-video"><video class="wp-video-shortcode" id="video-684031-1" width="1080" height="1920" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Gazete-3-Video-Post-169-Kopyasi-3.mp4?_=1" /><a href="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Gazete-3-Video-Post-169-Kopyasi-3.mp4">https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Gazete-3-Video-Post-169-Kopyasi-3.mp4</a></video></div>
<p><strong>“ANAYASA’NIN 19’UNCU MADDESİ KORUMA SAĞLAMAKTADIR”</strong></p>
<p>Anayasa vurgusu yapan Yurdunuseven, “Anayasa’nın 19’uncu maddesi kişileri keyfi şekilde hürriyetten yoksun bırakılmaya karşı korumaktadır” dedi. Bu kapsamda, “Ceza infaz süreçleri de kişi hürriyeti ve güvenliği çerçevesinde değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“ÖNERGEYE OLUMSUZ OY VERECEĞİZ”</strong></p>
<p>Yurdunuseven, “Önergeye olumsuz oy vereceğimizi belirtiyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.</p>
<p><strong>“TURİSTİK GEZİ” İDDİASINA YANIT</strong></p>
<p>Konuşmasının ardından DEM Parti Grup Başkanı Sezai Temelli’nin cezaevi ziyaretlerine ilişkin “turistik gezi” şeklindeki sözlerine de yanıt veren Yurdunuseven, “Değerli Grup Başkan Vekili bizi turistik gezi yapmakla itham etti. Ben şunu söyleyeyim: Buradaki grupta, tüm siyasi partilerden bir ya da iki değerli milletvekili arkadaşımızla birlikte bu ziyaretleri gerçekleştirdik. Demek ki sizin grubunuzdaki arkadaşlar da turistik seyahat yapmış oluyor, iddia bu hale geliyor” dedi.</p>
<p>Yurdunuseven, “Biz burada tüm vekillerin ortak çalışmasıyla bir rapor düzenledik. Raporda hiçbir şeyin güllük gülistanlık olduğunu söylemedik; yanlış olanları tespit ettik, doğrulara yönelik tavsiyelerimizi sunduk. Bunları da ilgili bakanlığa gönderdik. Ben bundan dolayı teşekkür ederim Sayın Başkanım” ifadelerini kullandı. <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-684033" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Teror-biterken-Turkiye-kazanmistir-2.jpeg" alt="“Terör biterken, Türkiye kazanmıştır”" width="1600" height="1067" title="“Terör biterken, Türkiye kazanmıştır” 12" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Teror-biterken-Turkiye-kazanmistir-2.jpeg 1600w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Teror-biterken-Turkiye-kazanmistir-2-540x360.jpeg 540w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Teror-biterken-Turkiye-kazanmistir-2-272x182.jpeg 272w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Gazete-3-Video-Post-169-Kopyasi-3.mp4" length="66662355" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>“Derin bir endişe duyuyoruz”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/derin-bir-endise-duyuyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[afsü]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesel barış]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[idam cezası]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[siyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası hukuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=681542</guid>

					<description><![CDATA[Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi: İsrail Parlamentosu’nun yalnızca Filistinlilere yönelik idam cezasını öngören düzenlemeyi kabul etmesini nefretle kınıyoruz. Evrensel hukuk normları ve insan hakları ilkeleri açısından son derece tehlikeli bir tahrik niteliği de taşıyan bu gelişmenin muhtemel sonuçları hakkında, derin bir endişe duyuyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörlüğü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Söz konusu düzenleme, açık biçimde orantısız ve ayrımcı bir uygulama niteliği taşımakta olup bireyler arasında kimlik temelinde farklı muamele öngörerek etnik ve dini temelli ayrımcılık anlayışına yasal kılıf sağlamaktadır. Bu düzenleme, temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan uluslararası sözleşmelerle açıkça çelişmekte ve uluslararası hukukun ihlali anlamına gelmektedir. İsrail cezaevlerinde Filistinli esirlere yönelik, sistematik işkence ve kötü muameleler zaten biliniyorken, idam cezasının seçici ve hedefli biçimde uygulanmasına kapı açılması, yaşam hakkına vurulmuş ağır bir darbedir ve insan onurunu hiçe sayan bir yaklaşımın tezahürüdür. Bu yönüyle söz konusu kararın hiçbir meşruiyeti yoktur.</p>
<p><strong>“BÖLGESEL BARIŞI PERVASIZCA TEHDİT ETMEKTEDİR”</strong></p>
<p>İsrail Parlamentosu’nun bu gayrimeşru düzenlemeyi kabul etmesi, Filistin halkına yönelik sistematik baskı ve şiddet politikalarının kurumsal zemine taşındığını göstermenin yanı sıra siyonizmin hâlihazırda bölgede derinleşmiş olan çatışma ortamını daha da alevlendirme niyetini aşikâr hâle getirmiştir. Terör devleti İsrail’in Filistin halkına yönelik soykırımını derinleştirme niyetini açığa çıkartan bu tür adımlar bölgede süregelen gerilimleri tırmandırarak bölgesel barışı pervasızca tehdit etmektedir. İsrail’in kuruluşundan itibaren izlediği siyonist politikaların, Amerika Birleşik Devletleri desteğiyle bölgede yol açtığı istikrarsızlık, artık uluslararası toplum açısından tahammül edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Süregelen cezasızlık hâli, hukukun üstünlüğünü zedelemekte ve küresel adalet mekanizmalarına güveni sarsmaktadır.</p>
<p><strong>“FİLİSTİNLİLERİN HER TÜR HAKLI TALEBİNİ SONUNA KADAR DESTEKLİYORUZ”</strong></p>
<p>Bu çerçevede, özellikle Birleşmiş Milletler başta olmak üzere ilgili bütün uluslararası kuruluşların, söz konusu ihlallere karşı derhal ve etkili adımlar atması zorunludur. Uluslararası hukuk mekanizmalarının işletilmesi, sorumluların hesap vermesinin sağlanması ve temel insan haklarının korunması adına gecikmeksizin İsrail’i caydıracak müdahalelerde bulunulmalıdır. AFSÜ’nün akademik ve idari personeli ve öğrencileri olarak, Filistin halkının temel hak ve özgürlük mücadelesinin yanında olduğumuzu bir kez daha açıkça ifade ediyor; Filistinlilerin adalet, insanlık onuru ve uluslararası hukuk temelinde sürdürdükleri her tür haklı talebi, sonuna kadar desteklediğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.” <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsrailliler, 14 yaşındaki Filistinli çocuğu kaçırdı</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/israilliler-14-yasindaki-filistinli-cocugu-kacirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 11:21:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Şeria]]></category>
		<category><![CDATA[Burin]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Filistinli çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[FKÖ]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[Itamar Yerleşim Yeri]]></category>
		<category><![CDATA[Kablan]]></category>
		<category><![CDATA[kaçırma]]></category>
		<category><![CDATA[Nablus]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[Tubas]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası uyar]]></category>
		<category><![CDATA[yerleşimciler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=681514</guid>

					<description><![CDATA[Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyindeki Nablus kentindeki bir köye düzenledikleri saldırıda, 14 yaşındaki bir Filistinli çocuğu kaçırarak Itamar Yerleşim Yeri'ne götürdüğü belirtildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Filistin resmi ajansı WAFA&#8217;nın haberine göre, İsrailli yerleşimcilerin işgal altındaki Batı Şeria&#8217;nın kuzeyinde gerçek mermi ve biber gazı kullanarak düzenlediği saldırılarda 5 Filistinli yaralandı, bir çocuk kaçırıldı.</p>
<p>Nablus’un güneyindeki Kablan köyüne saldıran İsrailliler, 14 yaşındaki bir Filistinli çocuğu kaçırarak Itamar Yerleşim Yeri&#8217;ne götürdü. Kaçırılan çocuğun akıbetine ilişkin henüz bir bilgi alınamadı.</p>
<p>Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Nablus&#8217;un güneyinde dört ayrı saldırı ile Tubas kentinin doğusunda bir saldırı gerçekleştirdi.</p>
<p>Saldırganlar, Nablus’un güneyinde, Akraba beldesi ile Yanun köyü arasında bir Filistinli genci darbederek yaraladı.</p>
<p>İsrailli yerleşimcilerin &#8220;Burin&#8221; köyünde bir eve düzenlediği baskında biber gazı kullanması sonucu bir Filistinli kadın boğulma tehlikesi geçirdi.</p>
<p>Burin Köyü Yerel Meclis Başkanı İbrahim İmran, İsraillilerin baskın sırasında gerçek mermi kullandığını belirtti.</p>
<p>Aynabus beldesine de saldıran İsrailli yerleşimciler, iki Filistinli genci kaçırarak yerleşim yeri yakınlarına götürdü. Saldırganlar Filistinli gençleri darp edip kıyafetlerini çıkardıktan sonra serbest bıraktı.</p>
<p>İsrailli yerleşimciler, Tubas’ın doğusunda da tarlasında çalışan bir Filistinli çiftçiye saldırdı. Saldırıya uğrayan çiftçinin sağlık durumuna ilişkin bilgi verilmedi.</p>
<p>Filistin Kurtuluş Örgütü&#8217;ne (FKÖ) bağlı Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi verilerine göre, 28 Şubat-28 Mart tarihleri arasında yerleşimciler tarafından 443 saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırılar arasında ateş açma, mülklerin yakılması ve yeni yerleşim noktaları kurma girişimleri yer aldı.</p>
<p>Söz konusu saldırılarda 9 Filistinli hayatını kaybederken, çok sayıda tarım arazisi ve ekili alan zarar gördü, yangınlar çıkarıldı.</p>
<p>Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria’da devam eden İsrail saldırılarında 1147 Filistinlinin hayatını kaybetti, yaklaşık 11 bin 750 kişi yaralandı ve yaklaşık 22 bin kişi gözaltına alındı.</p>
<p>Uluslararası çevreler, daha büyük bir tırmanış yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanlık sadece sosyal medyada mı kaldı!</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/insanlik-sadece-sosyal-medyada-mi-kaldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şahan Kartal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:10:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail zulmü]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji etiği]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=681419</guid>

					<description><![CDATA[Orta Doğu son zamanlarda adeta bir kan ve gözyaşı gölüne döndü. İsrail’in saldırılarında bugüne kadar yüz binden fazla insan; çocuk, kadın, yaşlı demeden hayatını kaybetti. Dünya bu vahşete sadece seyirci kalırken, insanlık tarihi en büyük sınavlarından birinden geçiyor. Yaklaşık 2 milyar Müslüman’ın yaşadığı dünyada, Müslümanlar toplam nüfusun yüzde 25’ini oluşturuyor. Ancak acı olan şu ki, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu son zamanlarda adeta bir kan ve gözyaşı gölüne döndü. İsrail’in saldırılarında bugüne kadar yüz binden fazla insan; çocuk, kadın, yaşlı demeden hayatını kaybetti. Dünya bu vahşete sadece seyirci kalırken, insanlık tarihi en büyük sınavlarından birinden geçiyor. Yaklaşık 2 milyar Müslüman’ın yaşadığı dünyada, Müslümanlar toplam nüfusun yüzde 25’ini oluşturuyor. Ancak acı olan şu ki, birçok İslam ülkesi bu zulme karşı sessizliğini korurken, Türkiye her fırsatta bu vahşeti en yüksek tondan dünyaya haykırmaya devam ediyor.</p>
<p><strong>SOSYAL MEDYA VİCDAN RAHATLATMA ARACI MI?</strong></p>
<p>İnsanlığın artık gerçek dünyadan kopup dijital bir evrene hapsolduğunu üzülerek görüyoruz. Bugün 12 yaşındaki çocuktan en yaşlımıza kadar herkesin elinde bir akıllı telefon var. İnsanlar hayatlarını bu ekranlarda yaşıyor, geçimlerini buradan sağlıyor, beğeniler ve paylaşımlarla dünyayı takip ediyor. Ancak Orta Doğu’da insanlar katledilirken, sosyal medya artık sadece vicdanları rahatlatmak için kullanılan yapay bir araç haline gelmiş durumda.<br />
Kullanıcılar &#8220;Kahrolsun İsrail&#8221; yazılı bir görseli beğenince veya kendi sayfalarında paylaşınca, insani görevlerini yerine getirdiklerini sanıyorlar. Bir tıklama ile o derinlerdeki sızıyı dindirip &#8220;ben üzerime düşeni yaptım&#8221; diyerek hayatlarına devam ediyorlar. Oysa dijital dünya, gerçeklerden her geçen gün biraz daha uzaklaşan koca bir hayal dünyasından ibaret.</p>
<p><strong>DİJİTAL VİCDAN NEDİR?</strong></p>
<p>Peki, son zamanlarda sıkça duyduğumuz bu dijital vicdan tam olarak nedir? Dijital vicdan; bireylerin, teknoloji devlerinin ve devletlerin dijital dünyada ahlaki ve insani sorumlulukla hareket etmesidir. Yapay zekadan algoritmalara, kişisel verilerin korunmasından sosyal medya kullanımına kadar her alanda &#8220;doğru ile yanlışın dijital versiyonu&#8221;dur. Teknoloji geliştikçe insan haklarına zarar vermemek, mahremiyeti korumak ve şeffaf olmak bir lüks değil, zorunluluk haline geldi.</p>
<p><strong>SANAL ZORBALIKTAN DİJİTAL ADALETE</strong></p>
<p>Sosyal medya platformları maalesef dijital vicdanın en çok yaralandığı yerler. Linç kültürü, nefret söylemleri, dezenformasyon ve dijital zorbalık bugün birer salgın gibi yayılıyor. Kullanıcı verilerinin ticari amaçlarla istismar edilmesi ise işin başka bir boyutu. Dijital vicdanın olmadığı bir gelecekte bizi neyin beklediğini tahmin etmek zor değil: Kişisel özgürlüklerin azaldığı, dijital diktatörlüklerin güçlendiği ve teknolojinin sadece sistemlerin çıkarına hizmet ettiği bir dünya.</p>
<p><strong>TEKNOLOJİ VİCDANLI OLDUĞU SÜRECE DEĞERLİDİR</strong></p>
<p>Gelecekte dijital vicdan kavramı yapay zekâ yasalarının ve eğitim sistemlerinin merkezinde yer alacak. Ancak bu bilinci küçük yaşlardan itibaren çocuklara aşılamalıyız. Medya okuryazarlığı ve dijital empati, en az matematik kadar önemli bir ders haline gelmelidir. Sonuç olarak dijital çağda vicdan, artık sadece bireysel bir mesele değildir. İnsanlığın geleceği, teknolojinin ne kadar akıllı olduğundan çok, onu kullanan ve yönetenlerin ne kadar vicdanlı olduğuna bağlı olacaktır. Unutmayalım ki, ekran başında gösterdiğimiz tepkiler bizi sadece &#8220;dijital bir vatandaş&#8221; yapar; asıl mesele o vicdanı hayatın her alanına taşıyabilmektir.<br />
Özellikle Filistin&#8217;de yaşanan soykırım ve insanlık dışı zulüm karşısında, küresel kamuoyunun büyük bir kısmının sadece &#8220;dijital vicdan&#8221; ile yetindiğini görmek en büyük yaramızdır. Sosyal medyada bir görsel paylaşarak görevini tamamladığını düşünen dünya, Gazze&#8217;deki gerçek çığlıkları dijital gürültünün arasında kaybediyor. İnsanlık, bu büyük acıya karşı sadece birer tıklama ile tepki vererek en ağır sınavında sınıfta kalmaya devam ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Berlin&#8217;de Filistinlileri hedef alan idam yasası protesto edildi</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/berlinde-filistinlileri-hedef-alan-idam-yasasi-protesto-edildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 08:47:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[gösteri]]></category>
		<category><![CDATA[idam cezası]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[Protesto]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası tepki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=681383</guid>

					<description><![CDATA[Almanya'nın başkenti Berlin'de, İsrail'de Filistinli esirlere uygulanması öngörülen idam cezası yasası protesto edildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mescid-i Aksa&#8217;nın kapalı tutulmasını ve İsrail&#8217;in çıkardığı idam yasasını protesto etmek için çok sayıda kişi Alexander Meydanı&#8217;nda toplandı.</p>
<p>Göstericiler, Filistin bayrakları ile üzerinde &#8220;Soykırımı durdurun&#8221;, &#8220;Filistinli esirleri serbest bırakın&#8221; yazan dövizler ve Mescid-i Aksa&#8217;nın fotoğrafını taşıdı. Eylemde, sembolik olarak Filistinli esirlerin darağacına götürülmesi canlandırıldı. Göstericiler, İsrail&#8217;in Gazze&#8217;ye, İran&#8217;a ve Lübnan&#8217;a yönelik saldırılarına tepki gösterdi ve Almanya&#8217;nın İsrail&#8217;e silah tedarik etmesini eleştirdi. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı gösteri, olaysız sona erdi. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-681387" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/1-3-3.jpg" alt="Berlin&#039;de Filistinlileri hedef alan idam yasası protesto edildi" width="1347" height="909" title="Berlin&#039;de Filistinlileri hedef alan idam yasası protesto edildi 13" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/1-3-3.jpg 1200w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/1-3-3-540x365.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1347px) 100vw, 1347px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-681386" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/1-2-3.jpg" alt="Berlin&#039;de Filistinlileri hedef alan idam yasası protesto edildi" width="1346" height="757" title="Berlin&#039;de Filistinlileri hedef alan idam yasası protesto edildi 14" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/1-2-3.jpg 864w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/1-2-3-400x225.jpg 400w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/1-2-3-540x304.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 1346px) 100vw, 1346px" /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİRLİKTE ESKİMEK AMA EKSİLMEDEN</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/birlikte-eskimek-ama-eksilmeden-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 2026 19:26:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[2026 mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlık yarınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl yazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=626670</guid>

					<description><![CDATA[Koca bir yıl daha geride kaldı. 2025; kan, gözyaşı, elem ve sıkıntıyla anılacak bir yıl oldu. Dünyada ve ülkemizde ekonomik sorunlar arttı. Bu yıl da zengin daha zengin oldu. Emekçi, emekli, dar ve sabit gelirli bir kez daha fakirleşti. Ve demokrasiyi mumla arar hâle geldik. Tek tek liste yapmanın anlamı yok; yaşadıklarımız zaten ortada. Herkes [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-626671" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/ISMAIL-AKAR-BIRLIKTE-ESKIMEK-AMA-EKSILMEDEN.jpeg" alt="BİRLİKTE ESKİMEK AMA EKSİLMEDEN" width="1117" height="1450" title="BİRLİKTE ESKİMEK AMA EKSİLMEDEN 16"></p>
<p>Koca bir yıl daha geride kaldı.</p>
<p>2025; kan, gözyaşı, elem ve sıkıntıyla anılacak bir yıl oldu. Dünyada ve ülkemizde ekonomik sorunlar arttı.</p>
<p>Bu yıl da zengin daha zengin oldu. Emekçi, emekli, dar ve sabit gelirli bir kez daha fakirleşti.</p>
<p>Ve demokrasiyi mumla arar hâle geldik.</p>
<p>Tek tek liste yapmanın anlamı yok; yaşadıklarımız zaten ortada.</p>
<p>Herkes kendi çapında iyilikler, güzellikler yaşadı ama, olumsuzluklar çok daha fazlaydı.</p>
<p>Ve ne yazık ki yaşamaya da devam ediyoruz…</p>
<p><strong>UMUDUNU YİTİRME </strong></p>
<p>Sararmış takvim yaprakları birer birer düşerken, yeni bir yıla yine de umutla girmeye çabalayacağız. Terörün olmadığı, ötekileştirmenin yaşanmadığı,</p>
<p>İnsan haklarına ve demokrasiye sıkı sıkıya bağlı kalınan bir yıl olması umuduyla 2026’ya “merhaba” demek istiyoruz&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sürekli okuyucularım bilir; yazılarımın çoğunu</p>
<p>“Mutlu ve aydınlık yarınlara” cümlesiyle bitiririm.</p>
<p>Bu bir umuttur.</p>
<p>Bir beklentidir.</p>
<p>Olur…</p>
<p>Olmaz…</p>
<p>Ama ben umudu her daim yeşertirim. Yeşermesini yeğlerim.</p>
<p>Çünkü;</p>
<p>Umudunu yitiren bireyler ve toplumlar, geleceğe ışık tutamaz.</p>
<p>Unutmayalım; en zifiri karanlığın ardından bile güneş doğar ve dünyayı pırıl pırıl aydınlatır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>GÖKKUŞAĞI GÖRDÜN MÜ?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şöyle bir durup bakalım…</p>
<p>Hayatta yaşadıklarımızın karşılığı gerçekte nedir?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Para mı?</p>
<p>Mevki mi?</p>
<p>Makam mı?</p>
<p>Hırs mı?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bunların peşinde koşarken farkına bile varmadığımız öylesine güzellikler var ki…</p>
<p>Bu yıl senin için iyi geçti mi?</p>
<p>Sağlıklı olduğuna sevindin mi?</p>
<p>Sorusuna cevap arasak&#8230;</p>
<p>Mesela;</p>
<p>Hiç gün ışığıyla uyandın mı?</p>
<p>Kaç kez güneşin doğuşunu izledin?</p>
<p>Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldın?</p>
<p>Kaç sabah yolda bir kediyi okşadın?</p>
<p>Yeni doğmuş bir bebeğin parmağını sımsıkı tuttu mu hiç elin?</p>
<p>Onu kokladın mı?</p>
<p>Yaz gecelerinde gökyüzündeki yıldızların çokluğuna şaşırdın mı?</p>
<p>Kaç kez gözlerinden yaş gelinceye kadar güldün?</p>
<p>Hiç tek başına kalıp gökyüzüne bakarken gözlerin doldu mu?</p>
<p>Yaşlı bir ağaca sarıldın mı bu yıl?</p>
<p>Çimlere uzandığın oldu mu?</p>
<p>Çocukluğundan kalan bir şarkıyı bağıra bağıra söyledin mi?</p>
<p>Suda taş sektirdin mi?</p>
<p>Kaç kez kuşlara yem attın?</p>
<p>Bir çiçeği dalındayken kokladın mı?</p>
<p>Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördün?</p>
<p>Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı fark ettin mi?</p>
<p>Kaç mektup aldın?</p>
<p>Eski bir dostunu aradın mı?</p>
<p>Aslında mutlu olduğunu kaç kez fark ettin bu sene?</p>
<p>Belki de iyi bir yıl;</p>
<p>Böyle küçük ama gerçek anlara bağlıdır.</p>
<p>Yeni yılda bunları düşün…</p>
<p>Bir sabah mutlaka güneşin doğuşunu izle.</p>
<p>O muhteşem gün batımına tanıklık et.</p>
<p>Yakamozu gör.</p>
<p>Kışın karla kaplı beyaz örtü üzerinde dakikalarca yürü.</p>
<p>Bahar yağmurunda ıslan; korkma, tuz değiliz, erimeyiz.</p>
<p>Ve hiç düşünmeden uzanıver yemyeşil çimenlerin üzerine…</p>
<p>Acele et…</p>
<p>Çünkü er ya da geç,</p>
<p>çimenler de yayılacak üzerimize…</p>
<p>Yeni yıl girişinde bu sene beni en etkileyen görüntü Silivri önünde yakılan ateş etrafında okunan şiir ve söylenen türkülerdi.</p>
<p>Tüm tutsaklar anısına&#8230;</p>
<p>Üzüldüğüm ise yıldızlı otellerde alkol duvarını aşarak İzmir dağlarında çiçekler açtığını zannetmeye devam eden zevatların eğlence görüntüleri oldu.</p>
<p>Ne diyelim herkes çapına göre davranıyor&#8230;</p>
<p>Ve yazıya noktayı iki ustanın şiiri ile koyalım&#8230;</p>
<p>Nazım Hikmet diyor</p>
<p>Senelerle birlikte eskimek lazım</p>
<p>Ama</p>
<p>Eksilmeden.</p>
<p>Kayıp vermeden&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cahit Sıtkı Tarancı ise der ki</p>
<p>&#8220;Öyle bir yıl olsun ki;</p>
<p>Ne zengin fakir,</p>
<p>ne sen ben farkı olsun.</p>
<p>Kış günü herkesin evi barkı olsun.</p>
<p>Öyle bir yıl olsun ki;</p>
<p>Yaşamak sevmek gibi gönülden</p>
<p>olsun.</p>
<p>Olursa bir şikayet ölümden olsun.</p>
<p>O&#8217;da</p>
<p>gençlerden uzak olsun&#8221;&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlar dileğiyle…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İl Göç Müdürlüğü Hizmetlerini Sürdürüyor</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/il-goc-mudurlugu-hizmetlerini-surduruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Mar 2025 07:21:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=508785</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye, göç yönetiminde; Hukuk, insan hakları ve milli menfaatlerimiz temelinde, Medeniyet değerlerimizden güç alarak, Kamu düzeni, kamu güvenliği ve kamu sağlığından taviz vermeden, Göçün uzun dönemdeki risk ve fırsat boyutlarını gözeterek hareket etmekte, Tarihsel tecrübesi, insani yaklaşımı ve rasyonel bakış açısıyla Dünyaya örnek bir model ortaya koymaktadır. Ülkemiz, göç konusunu; düzenli, düzensiz göç, uluslararası koruma, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye, göç yönetiminde;</strong></p>
<ul>
<li>Hukuk, insan hakları ve milli menfaatlerimiz temelinde,</li>
<li>Medeniyet değerlerimizden güç alarak,</li>
<li>Kamu düzeni, kamu güvenliği ve kamu sağlığından taviz vermeden,</li>
<li>Göçün uzun dönemdeki risk ve fırsat boyutlarını gözeterek hareket etmekte,</li>
<li>Tarihsel tecrübesi, insani yaklaşımı ve rasyonel bakış açısıyla Dünyaya örnek bir model ortaya koymaktadır.</li>
</ul>
<p>Ülkemiz, göç konusunu; düzenli, düzensiz göç, uluslararası koruma, yeniden yerleştirme, gönüllü geri dönüş, göçmen kaçakçılığıyla mücadele ve sınır yönetimi de dahil olmak üzere tüm boyutlarıyla ele almaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi, Sayın İçişleri Bakanımızın desteğiyle çok boyutlu bir yaklaşım gerektiren göç yönetiminde; insan hak ve hürriyetlerine saygılı, medeniyet değerlerimize bağlı ve kamu düzeni ve güvenliğimizden asla taviz vermeyen bir anlayışla hareket ediyoruz.</p>
<p>Bir taraftan yasal olarak ilimizde bulunan yabancılara ilişkin iş ve işlemleri yürütürken, diğer yandan da düzensiz göçle ve göçmen kaçakçılığıyla mücadeleyi azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz.</p>
<p><strong>Düzensiz göçle mücadelemizi, Sayın Bakanımızın her fırsatta ifade ettiği gibi insanı önceleyen ancak kamu düzeni ve güvenliğinden asla taviz vermeyen bir anlayışla yürütüyoruz. Ülkemizi düzensiz göçün hedefi ve transit geçiş yolu haline getirmeye çalışan göçmen kaçakçılarına fırsat vermiyoruz, vermeyeceğiz.</strong></p>
<p>İlimizde, 01.01.2025 tarihinden itibaren göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik 12 operasyon düzenledik. Bu operasyonlarda, 13 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı. Bunlardan 2’si tutuklandı. Diğer şüpheliler hakkında adli işlemler devam ediyor. Göçmen kaçakçılığında kullanılan 2 araca da el konuldu.</p>
<p>Güvenlik güçlerimizin operasyonları ve denetimleri neticesinde aynı dönemde 61 düzensiz göçmen yakalanarak İl Göç İdaresi Müdürlüğümüze teslim edildi. Bu kişilerin sınır dışı işlemleri derhal başlatıldı.</p>
<p>Düzensiz göçle mücadelede Mobil Göç Noktası Araçlarımız kilit görev üstleniyor. Göç İdaresi Başkanlığımız tarafından ilimize gönderilen Mobil Göç Noktası Araçlarımız sayesinde düzensiz göçmenlerin tespiti kolaylaştı. Durumundan şüphelenilen yabancıların kimlik kontrollerini, medeniyet değerlerimize uygun olarak, çok kısa bir süre içerisinde yaparak yasal kalış haklarının olup olmadığını tespit edebiliyoruz.</p>
<p>24.05.2024 tarihinden bu yana ilimizde hizmet veren Mobil Göç Noktası Araçlarımızda 10.583 yabancının kimlik kontrolü ve parmak izi sorgulaması yapılmış olup bunlardan 47’sinin düzensiz göçmen olduğu tespit edildi.</p>
<p><strong>Kamu düzeni ve güvenliğinden asla taviz vermeyen bir anlayışla görevlerimizi sürdürmeye devam ediyoruz.</strong></p>
<h4><strong> <em>    Buğra TOTAN</em></strong></h4>
<h4><strong><em>İl Göç İdaresi Müdürü</em></strong></h4>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yurdunuseven&#8217;den Cenevre&#8217;de önemli temaslar</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/yurdunusevenden-cenevrede-onemli-temaslar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Sep 2024 08:57:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti]]></category>
		<category><![CDATA[BM]]></category>
		<category><![CDATA[CENEVRE]]></category>
		<category><![CDATA[geneve]]></category>
		<category><![CDATA[human rights]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[tbm]]></category>
		<category><![CDATA[un]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=445319</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye uluslararası platformlarda Filistinli mazlumların sesi olmaya devam ediyor. Cenevre’ye giden TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Derya Yanık, Başkan Vekili İbrahim Yurdunuseven ve komisyon üyeleri bir dizi ziyaret ve görüşmelerde bulundu. İlk olarak Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye Cumhuriyeti Cenevre Daimi Temsilcisi Büyükelçi Sadık Arslan’ı ziyaret eden heyet burada Büyükelçi Arslan’dan brifing aldı. Daha sonra [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Türkiye uluslararası platformlarda Filistinli mazlumların sesi olmaya devam ediyor. Cenevre’ye giden TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Derya Yanık, Başkan Vekili İbrahim Yurdunuseven ve komisyon üyeleri bir dizi ziyaret ve görüşmelerde bulundu. İlk olarak Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye Cumhuriyeti Cenevre Daimi Temsilcisi Büyükelçi Sadık Arslan’ı ziyaret eden heyet burada Büyükelçi Arslan’dan brifing aldı. Daha sonra Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komiser Yardımcısı Nada Al-Nashif’le görüşen komisyon üyeleri temaslarını Filistin Daimi Temsilcisi, Filistin Ulusal Konseyi Üyesi Ibrahim Khraishi’yi ziyaret ederek tamamladı.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“FARKINDALIK OLUŞTURMAK İÇİN İSVİÇRE’DE TEMASLAR GERÇEKLEŞTİRDİK”</strong></p>
<p style="text-align: center;">
Yapılan ziyaret ve temaslar hakkında açıklamada bulunan TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkan Vekili Av. İbrahim Yurdunuseven, “7 Ekim 2023 tarihinden itibaren İsrail’in Filistinli sivilleri hedef alan saldırıları, sivil can kayıpları ve ağır insan hakları ihlallerini beraberinde getirmektedir. Taraflara yapılan ateşkes çağrılarına rağmen İsrail devleti, saldırılarını artırma ve gerilimi tırmandırma yolunu tercih etmektedir. İsrail, hiçbir uluslararası hukuk kuralı tanımadan ve aralarında cami, kilise, okul, hastane ve mülteci kamplarının olduğu sivil alanları ayrım gözetmeden bombalamakta, Gazze’de yaşayan sivilleri kitlesel olarak su, gıda ve elektrik gibi en temel ihtiyaçlarından mahrum bırakmakta, Gazze’deki sivil nüfusu göçe zorlamaktadır. İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu olarak, Gazze’de yaşanan çatışmalar ve insan hakları ihlallerine ilişkin olarak, bu konuda çalışan uluslararası kurum ve kuruluşlarla görüşmelerde bulunmak, toplantılar aracılığıyla akademisyenlerden ve sivil toplum kuruluşlarındaki alan uzmanlarından ayrıntılı bilgi almak, tüm bu çalışmalar neticesinde ulusal ve uluslararası kamuoyunda farkındalık oluşturmak amacıyla İsviçre’de temaslar gerçekleştirdik” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“CUMHURBAŞKANIMIZ ÖNCÜLÜĞÜNDE SOYKIRIMLA MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>
<p style="text-align: center;">
İsrail’in uyguladığı soykırımla mücadeleye devam edeceklerini belirten Yurdunuseven, “Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde, uluslararası hukukun doğurduğu tüm imkânlar ve etkin diplomasi ile İsrail&#8217;in Filistin’de uyguladığı soykırımla mücadeleye devam edeceğiz. Filistin&#8217;de yaşanan ağır insan hakları ihlalleri üzerine Cenevre’de kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik. İsrail&#8217;in Filistin&#8217;de yaptığı katliam başta olmak üzere; Müslüman azınlıkların maruz kaldığı ırkçılık, ayrımcılık gibi ağır insan hakları ihlallerinin bir tezahürü olan İslamofobiyle mücadele etmek için yasal önlemlerden, eğitime ve medyanın rolüne kadar pek çok alanda uluslararası boyutlarıyla değerlendirmelerde bulunduk. Görüşmelerimizin hem Filistin halkının hem de tüm mazlum coğrafyaların huzur ve barışı için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu. <strong>Yunus Üstündağ</strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-445320" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/WhatsApp-Image-2024-09-18-at-11.45.22.jpeg" alt="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar" width="1600" height="1200" title="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar 26"> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-445321" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/WhatsApp-Image-2024-09-18-at-11.45.24-1.jpeg" alt="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar" width="800" height="600" title="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar 27"> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-445322" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/WhatsApp-Image-2024-09-18-at-11.45.24.jpeg" alt="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar" width="800" height="600" title="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar 28"> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-445323" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/WhatsApp-Image-2024-09-18-at-11.45.23-3.jpeg" alt="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar" width="600" height="800" title="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar 29"> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-445324" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/WhatsApp-Image-2024-09-18-at-11.45.23-2.jpeg" alt="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar" width="800" height="600" title="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar 30"> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-445325" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/WhatsApp-Image-2024-09-18-at-11.45.23-1.jpeg" alt="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar" width="800" height="600" title="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar 31"> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-445326" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/WhatsApp-Image-2024-09-18-at-11.45.23.jpeg" alt="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar" width="800" height="600" title="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar 32"> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-445327" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/WhatsApp-Image-2024-09-18-at-11.45.22-2.jpeg" alt="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar" width="800" height="600" title="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar 33"> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-445328" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2024/09/WhatsApp-Image-2024-09-18-at-11.45.22-1.jpeg" alt="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar" width="800" height="600" title="Yurdunuseven&#039;den Cenevre&#039;de önemli temaslar 34"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
