<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Büro Emekçileri Sendikası &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<atom:link href="https://www.gazete3.com.tr/tag/buro-emekcileri-sendikasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<description>Gazete 3 - Afyon Haberleri - Afyon Son Dakika Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 08:41:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/cropped-Adsiz-512-x-512-piksel-1-32x32.png</url>
	<title>Büro Emekçileri Sendikası &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Mezarda emekliliğe, kayıt dışı ücrete ve sefalete hayır”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/mezarda-emeklilige-kayit-disi-ucrete-ve-sefalete-hayir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 08:41:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[3600 ek gösterge]]></category>
		<category><![CDATA[ABO]]></category>
		<category><![CDATA[Ali İhsan Orhan]]></category>
		<category><![CDATA[BES]]></category>
		<category><![CDATA[Büro Emekçileri Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilik sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[kamu emekçileri]]></category>
		<category><![CDATA[kayıt dışı ücret]]></category>
		<category><![CDATA[SGK]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tam Sigorta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=694628</guid>

					<description><![CDATA[Büro Emekçileri Sendikası (BES) Afyonkarahisar İl Temsilcisi Ali İhsan Orhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde yaptığı açıklamada kamu emekçilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Orhan, sosyal devlet anlayışının zayıflatıldığını ve kamu hizmetlerinin giderek özelleştirildiğini savunarak, emekçilerin hem çalışma hayatında hem de emeklilikte ciddi mağduriyetlerle karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Kayıt dışı ücret uygulamalarının emeklilik haklarını olumsuz etkilediğini belirten Orhan, mevcut sistemin “güvencesizlik ürettiğini” dile getirdi.</p>
<p><strong>“YAŞADIĞIMIZ KRİZ TESADÜF DEĞİLDİR”</strong></p>
<p>Orhan açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde; sosyal devletin tasfiyesine ve kamu emekçisinin geleceğinin çalınmasına karşı sesimizi yükseltiyoruz. Yaşadığımız kriz tesadüf değildir; ‘devletin küçülmesi’ safsatasıyla kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin ve uluslararası sermayeye verilen taahhütlerin bir sonucudur. Kamu Yönetimi Temel Reformu ile başlayan bu süreçte hizmetler paralı hale gelmiş, yurttaşlar düşük emekli aylıklarına mahkûm edilmiş, kamu emekçileri hem güvencesizleştirme hem de geleceksizleşme politikalarına mahkum edilmiştir. 2006 yılında &#8220;reform&#8221; ve &#8220;devrim&#8221; sloganlarıyla kurulan SGK, gelinen noktada bir şirket gibi yönetilerek toplumun sırtından kâr etmeye odaklanmıştır. Kurum bütçesi özel sağlık sektörüne ve ilaç tekellerine kaynak aktarmanın aracı haline getirilirken; vatandaşın ilaca ve tedaviye erişimi zorlaşmış, hizmet kalitesi düşmüştür. Ülkede artan kayıt dışı istihdam ve SGK bütçesinin sermayeye peşkeş çekilmesinin sonucu olarak sosyal güvenlik kapsamının giderek daraldığını rakamlarla göstermektedir:</p>
<ul>
<li>Aktif-Pasif Dengesi: 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 26,3 milyon aktif sigortalıya karşılık, 17 milyon emekli ve hak sahibi bulunmaktadır.</li>
<li>Bakmakla Yükümlü Olunanlar: Sistemde 33,8 milyon kişi &#8220;bakmakla yükümlü&#8221; statüsündedir.</li>
<li>Aktif/Pasif Oranı: 2024 başında 1,63 olan bu oran, 2026 itibarıyla 1,62’ye gerileyerek kritik eşiğin altına düşmüştür.</li>
<li>Güvence Yoksunluğu: Sigortalıların toplam nüfusa oranı %89,7 görünse de çalışanların nüfusa oranı sadece 0,48&#8217;dir; yani toplumun yarısı gerçek bir güvenceden yoksundur.</li>
</ul>
<p>Emekli Aylıklarında Erime:</p>
<p>İktidarın politikaları, emekli aylıklarını asgari yaşam standartlarının altına itmiştir. Emekli aylıkları; 2003 yılında asgari ücretin %36 üzerinde iken, bugün asgari ücretin %22 altına düşmüştür.</p>
<p>Sosyal Güvenlik Yerine; &#8220;Her Koyun Kendi Bacağından Asılır&#8221; Düzeni</p>
<p>Zorunlu BES ve Cumhurbaşkanlığı Stratejik Planı’nda yer alan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) gibi uygulamalarla, anayasal bir hak olan kamusal emeklilik adım adım tasfiye edilmek istenmektedir. Seyyanen dâhil ek ödemeler emekliliğe sayılmazken, maaşlardan yapılmak istenen %3&#8217;lük kesintiler ve devlet teşvikleri aracılığıyla emekçinin sırtından özel fonlara kaynak aktarılması, &#8220;her koyun kendi bacağından asılır&#8221; mantığının bir dışavurumudur. Oysa devlet, kendi eliyle yarattığı bu &#8220;yasal kayıt dışılığa&#8221; son verip tüm ek ödemeleri emekli keseneğine dâhil etse, memurlar önceden olduğu gibi ücretine oranla hak ettiği emekli aylığını alabilecektir. Oysaki kamu emekçileri bugün yasal kayıt dışılık nedeniyle emekli olamamaktadır. 2008’de yürürlüğe giren 5510 sayılı yasa ile 01.10.2008 tarihinden sonra atanan yaklaşık 2,5 milyon kamu emekçisi, birçok hak kaybının yanı sıra emeklilikte de açlığa mahkûm edilmiştir:</p>
<ul>
<li>ABO Kaybı: 2008 öncesi 25 yıl çalışan bir emekçi için Aylık Bağlama Oranı (ABO) %75 iken, yeni yasada bu oran %50’ye çekilmiştir.</li>
<li>Güncelleme Katsayısı: Eskiden primler güncellenirken ülke büyüme hızının %100’ü hesaba katılırken, bu oran %30’a düşürülerek emekli aylıkları enflasyona mahkûm edilmiştir.</li>
<li>Meslek ve Kariyer Etkisinin Kaybolması: 5434 sayılı yasada mesleki unvanlar (VHKİ, Müdür, İMD, Gelir Uzmanı, Katip, Hakim, Doktor, Öğretmen vb.) emekli aylığını doğrudan etkilerken, 5510 sayılı yasada unvanın önemi kalmamış; aylık sadece &#8220;ortalama prime esas kazanca&#8221; indirgenmiştir.</li>
<li>Alt Sınır: Emekli aylığı alt sınırı, ortalama aylık kazancın %35’ine düşürülerek fiilen kaldırılmıştır.</li>
<li>Emeklilik Yaşı: 2008 sonrası sisteme girenler için emeklilik yaşı kademeli olarak 65’e yükseltilmiştir. Bu durum, daha uzun süre çalışma zorunluluğuna rağmen daha düşük aylık alınması sonucunu doğurmaktadır.</li>
</ul>
<p><strong>SGK VE İŞKUR EMEKÇİLERİNE YÖNELİK HAK GASPLARI VE TUTULMAYAN SÖZLER</strong></p>
<p>EYT sürecinin tüm iş yükü omuzlarına yüklenen SGK emekçilerine verilen sözler tutulmadığı gibi, 666 sayılı KHK ile gasp edilen hakları, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına rağmen iade edilmemektedir. 2011 yılından bu yana SGK ve İŞKUR bünyesinde görev yapan emekçilerin; ikramiyeleri, ek ödemeleri ve havuz paraları hukuksuz bir şekilde ellerinden alınmıştır. Bununla da yetinilmemiş; personelin en temel kazanımları olan servis ve yemek haklarına dahi göz dikilmiş; uzmanlık hakkı verilmemiş ve 3600 ek gösterge sözü tutulmamıştır. Yoğun iş yükü altında ezilen, hakları tırpanlanan ve talepleri görmezden gelinen SGK ve İŞKUR emekçileri artık &#8220;yeter&#8221; demektedir.</p>
<p><strong>KAMUDA KAYIT DIŞI ÜCRETE SON: &#8220;TAM SİGORTA&#8221; KAMPANYAMIZ</strong></p>
<p>Memur maaşının yarısından fazlasını oluşturan kalemler (ek ödeme, seyyanen zam vb.) prime esas kazanca (PEK) dâhil edilmeyerek &#8220;yasal kayıt dışılık&#8221; sürdürülmektedir. Bu durumun sonuçları şöyledir:</p>
<p>SGK Zararı: Bu durum SGK&#8217;yı yılda yaklaşık 450 Milyar TL gelirden mahrum bırakmaktadır. Seyyanen ödemelerin emekliliğe yansıtılmaması nedeniyle, bir emekçinin birikmiş aylık ve ikramiye kaybı 900.000 TL bandına ulaşmıştır. Kamu emekçilerinin maaşının yarısından fazlasının kayıt dışı bırakılmasına karşı; 657 sayılı DMK ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu&#8217;nda yapılması gereken düzenlemelerle ilgili yasa teklifimizi TBMM’de muhalefet partilerine sunduk. Buradan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı&#8217;na ve hükümete sesleniyoruz: Bu kayıt dışılığın nedeni sizin kök ücret modelinizdir. Bu durum kamu emekçileri en düşük emekli aylığına mahkûm etmekte hem de birçok hak kaybına neden olmaktadır. Hazırladığımız yasa taslağına destek verin. Hükümet bu yasal düzenlemelere engel olur ise aşağıdaki taleplerle tüm kamu emekçilerini iş yerlerinde örgütlenmeye ve ortak mücadeleye çağırıyoruz.</p>
<p><strong>TALEPLERİMİZ:</strong></p>
<ol>
<li>Tam Sigorta: Seyyanen zam dâhil tüm ek ödemeler Prime Esas Kazanca dâhil edilerek emekliliğe yansıtılmalıdır.</li>
<li>666 Sayılı KHK Mağduriyeti: SGK ve İŞKUR emekçilerinin gasp edilen ikramiye ve ek ödemeleri derhal iade edilmelidir.</li>
<li>ABO ve Refah Payı: Aylık Bağlama Oranı (ABO) yeniden %75’e çıkarılmalı; büyüme hızının %100&#8217;ü güncelleme katsayısına dâhil edilmelidir.</li>
<li>Taban Aylık: En düşük emekli aylığı, çalışan en düşük memur maaşından az olmamalıdır.</li>
<li>3600 Ek Gösterge: Verilen sözler tutulmalı, 3600 ek gösterge ayrım yapılmaksızın tüm kamu emekçilerine uygulanmalıdır. Çalışırken yoksullaşmaya, emeklilikte sefalete hayır! Kamuda kayıt dışı ücrete son, Tam Sigorta istiyoruz.” <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi </strong></li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Gerçek bir toplu sözleşme için mücadele ediyoruz”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/gercek-bir-toplu-sozlesme-icin-mucadele-ediyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2025 13:04:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Ali İhsan Orhan]]></category>
		<category><![CDATA[Büro Emekçileri Sendikası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=545380</guid>

					<description><![CDATA[Sendikanın taleplerini dile getiren Büro Emekçileri Sendikası Afyon Temsilcisi Ali İhsan Orhan, “En düşük memur maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılsın. Seyyanen zam dahil olmak üzere bütün ek ödemeler temel ücrete yansıtılsın. Bütün emekçilere 3600 ek gösterge verilsin ve adil bir ek gösterge düzenlenmesine gidilsin” dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Derin bir yoksullaşmanın yaşandığına dikkat çeken Orhan, ekonomi programını eleştirdi: “Uygulanan bu ekonomik programla, başta biz kamu emekçileri olmak üzere, emeğiyle geçinen geniş kesimlerin gelirleri, yoksulluk sınırı altıda, açlık sınırının üzerinde bir eşikte tutulmaktadır. Her gün bizleri daha fazla yoksullaştıran bu politikalara rağmen, iktidar mensuplarının her kurduğu cümlede, bizleri enflasyona ezdirmedikleri yalanını söylemeye devam etmektedir. Oysa bizler, her geçen gün pazara, markete ve diğer ihtiyaç duyduğumuz tüketim mallarına daha zor ulaşıyoruz, en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılamaktan uzaklaşıyoruz. Yani iktidar mensupları uyguladıkları bu politikalara nasıl güzelleme yaparlarsa yapsınlar, biz emekçilerin ve yoksulların yaşadığı derin yoksullaşma gerçeği değişmiyor.”</p>
<blockquote><p><strong>“YOKSULLAŞTIRMA POLİTİKALARI EN ÇOK KADINLARI VE ÇOCUKLARI MAĞDUR EDİYOR”</strong></p></blockquote>
<p>“Yaşanan bu derin yoksullaşma, muhakkak bütün toplum kesimlerini eşit derecede vurmuyor” diyen Ali İhsan Orhan, “Bu derin yoksullaştırma politikalarından kadın emekçiler ve çocuklar, daha fazla mağdur olmaktadırlar. Her yaş grubundan çocuklarda, beslenme sorununa bağlı olarak, başta bodurluk olmak üzere kalıcı sağlık sorunları ortaya çıkarken kadınlar, bu derin yoksullukla baş etmek için daha fazla fedakârlık etmek zorunda kalmaktadırlar. Başta çocuk ve bakım yükü, kadın emekçilerin omuzlarına bir görevmiş gibi yüklenmektedir. Bu durum, yaşanan yoksullukta bile eşitsizliği ve daha derin bir yoksulluğu kadınlara dayatmaktadır. Toplumun en önemli nüvesini oluşturan aile yükünü, kadın bedeni ve kadının fedakarlığı üzerine kuran iktidar, uzun yıllardır doğum oranlarının artırılması yönünde politikaları teşvik ederken kadını sadece annelik ve aile üzerinden tanımlamakta, kadının yaşadığı sorunlara toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten bir yerden çözüm üretmemekte, çocuk bakımına ilişkin bütün sorumluluğu kadının fedakarlığı üzerinden çözmeye çalışmaktadır” ifadelerine yer verdi.</p>
<blockquote><p><strong>“EN DÜŞÜK MEMUR MAAŞI YOKSULLUK SINIRININ ÜZERİNE ÇIKARILSIN”</strong></p></blockquote>
<p>Talepleri dile getiren Orhan, şunları söyledi: “En düşük memur maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılsın. Seyyanen zam dahil olmak üzere bütün ek ödemeler temel ücrete yansıtılsın. Bütün emekçilere 3600 ek gösterge verilsin ve adil bir ek gösterge düzenlenmesine gidilsin. 5510 sayılı Kanunun ortaya çıkardığı mağduriyetler giderilsin. Bütün emekçilere kira yardımı yapılsın. Söz verildiği halde kaldırılmayan mülakat haksızlığına son verilsin. 666 sayılı KHK ile kaldırılan ikramiye ve ek ödemeler hemen ödenmesi için düzenleme yapılsın. Çocuk bakım ve eğitim hizmetleri, tüm ebeveyn ve çocuklar için bir hak olarak tanımlansın ve bu konuda yasal düzenlemeler bir an önce yapılarak uygulamaya geçirilsin. 0-6 yaş grubu çocuklar için, en az 50 çalışanın bulunduğu işyerlerinde ve 50’den az çalışanın bulunduğu işyerleri için çalışma alanına yakın, ortak bebek bakım üniteleri ve kreşler açılsın. Bakım hizmeti veren kurumlarda çalışanlar, çocuk gelişimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi almış olmalı ve her türlü ayrımcılık pratiğinden ve söylemlerinden uzak durulsun. Kreşlerin denetim ilkelerinin belirlendiği bir yönerge çıkarılmalı, kreş denetimleri, ebeveynlerin de içinde bulunacağı, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı çalışan, sosyal çalışmacılar ve ilgili uzmanların istihdam edileceği düzenlemeler yapılsın. Doğum izni bitiminden çocuğun ilköğretime başlayacağı süreye kadar, ebeveynlerin 6 ay dönüşümlü olarak kullanabilecekleri, iki yıl ücretli ebeveyn izin hakkı için acil yasal düzenleme yapılsın. Yaşasın onurlu mücadelemiz. Yaşasın BES. Yaşasın KESK.” <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Grevli sendika hakkı istiyoruz”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/grevli-sendika-hakki-istiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 May 2025 13:37:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar]]></category>
		<category><![CDATA[Büro Emekçileri Sendikası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=531225</guid>

					<description><![CDATA[Büro Emekçileri Sendikası (BES) Afyonkarahisar Temsilcisi Ali İhsan Orhan, “Emekçiler ancak grevli toplu sözleşmeli sendikal hak mücadelesi ile kazanabilir. Yoksullaşmaya ve ayrımcılığa karşı insanca bir yaşam için gerçek bir toplu sözleşme ve grevli sendika hakkı istiyoruz” dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büro Emekçileri Sendikası (BES) Afyonkarahisar Temsilcisi Ali İhsan Orhan, “Emekçiler ancak grevli toplu sözleşmeli sendikal hak mücadelesi ile kazanabilir. Yoksullaşmaya ve ayrımcılığa karşı insanca bir yaşam için gerçek bir toplu sözleşme ve grevli sendika hakkı istiyoruz” dedi.</p>
<p>Orhan yazılı yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “1 Mayıs’tan sonra kamu emekçileri bakımından 2026-2027 Toplu Sözleşme süreci başlamış oldu. Bu hafta iktidarın giderek içini boşalttığı emekçiler açısından mücadele günlerini de içinde barındırmakta. 10-16 Mayıs Engelliler Haftası, 12-18 Mayıs Sosyal Güvenlik Haftası olarak ilan ediliyor. Ancak bu yıl 5510 Sayılı Yasada yapılan değişiklikle engelli emekçilerin kazanılmış hakları budandı, 10 Mayıs hafta sonuna geliyor diye idari izinleri bile kullandırılmadı. Engelli emekçileri “eksik” ya da “idare edilecek” bir grup olarak gören kamu binalarında hala gerekli düzenlemeleri yapmayan sağlamcı politikaları kabul etmiyoruz. Esas engelli olan sistemdir, bizler değiliz. Engeller kader değil, tercihtir ve biz o tercihleri birlikte değiştireceğiz.”</p>
<p><strong>“SOSYAL GÜVENLİĞİN ADI VAR KENDİ YOK”</strong></p>
<p>Orhan, “Sosyal güvenlik ise ülkenin kanayan yarası bir yandan 5510 Sayılı yasa ile emekli aylıkları hızla eriyor, öte yandan 85 Milyon yurttaşa hizmet veren sosyal güvenlik emekçisinin sırtında hala boza pişiriliyor verilen sözler tutulmuyor. Ne 3600 Ek gösterge, ne Sosyal Güvenlik Hizmet Sınıfı-Uzmanlık ne de 666 KHK ile gasp edilen ikramiye, ek ödeme gibi kazanılmış hakları Anayasa Mahkemesi kararının üzerinden 12 Yıl geçmesine rağmen hala verilmiyor. Bunu nedeni banka promosyon anlaşmasına imza atan yandaş sendika ve çalışanının haklarına sahip çıkmayı zül gören SGK Başkanlığı ve bürokratlarıdır. Bu barikatı ancak SGK emekçileri birleşik mücadele ile aşabilir, birlikte aşabiliriz” ifadelerini kullandı.  <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
