<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ayrımcılık &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<atom:link href="https://www.gazete3.com.tr/tag/ayrimcilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<description>Gazete 3 - Afyon Haberleri - Afyon Son Dakika Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Sun, 07 Jun 2026 11:09:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/cropped-Adsiz-512-x-512-piksel-1-32x32.png</url>
	<title>ayrımcılık &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Kadına ve insan onuruna yönelik ayrımcı söylemleri kınıyoruz”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/kadina-ve-insan-onuruna-yonelik-ayrimci-soylemleri-kiniyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:09:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[açıklama;]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar]]></category>
		<category><![CDATA[ayrımcı söylem kınama]]></category>
		<category><![CDATA[ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik ilkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Gülşen Koçak]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[insan onuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kadına şiddet dili]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınanalar Kültür Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[kamuoyu açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal birlik]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal tepki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=703626</guid>

					<description><![CDATA[Kadınanalar Kültür Derneği Başkanı Fatma Gülşen Koçak, yazılı bir açıklama yaparak, “İnsanların cinsiyetleri, etnik kökenleri, inançları veya kültürel aidiyetleri üzerinden ayrıştırılması ve küçük düşürülmesi; hem vicdani hem de ahlaki açıdan kabul edilemez bir tutumdur” dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başkan Koçak açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Toplumun her kesimine örnek olması beklenen, kamuoyunda saygın bir konuma sahip kişilerin kullandıkları dil ve sergiledikleri tutumlar, toplumsal sorumluluk bilinciyle şekillenmelidir. Son günlerde kamuoyuna yansıyan ve sayın Rahmi Koç tarafından anlatıldığı belirtilen fıkra; kadınlık onurunu inciten, annelik gururunu zedeleyen, insanları etnik kimlikleri ve aidiyetleri üzerinden aşağılayan bir içerik taşımaktadır. Kadın; bir toplumun vicdanı, merhameti ve geleceğidir. Kadınları alay konusu hâline getiren, onları küçümseyen veya değersizleştiren söylemler sadece kadınları değil; anneliği, aileyi ve toplumun ortak değerlerini de hedef almaktadır. Mizah adı altında sunulan hiçbir ifade, bir insanın onurunu kırmanın ve toplumsal kesimleri aşağılamanın gerekçesi olamaz.</p>
<p><strong>“KULLANDIKLARI HER SÖZÜN OLUŞTURACAĞI ETKİYİ DİKKATE ALMALILAR”</strong></p>
<p>İnsanların cinsiyetleri, etnik kökenleri, inançları veya kültürel aidiyetleri üzerinden ayrıştırılması ve küçük düşürülmesi; hem vicdani hem de ahlaki açıdan kabul edilemez bir tutumdur. Toplumları güçlü kılan şey, farklılıkları aşağılamak değil; farklılıklarla birlikte saygı içerisinde yaşayabilmektir. Söz konusu söylemler, Anayasa’nın eşitlik ilkesine, insan haklarının evrensel değerlerine ve toplumsal barış anlayışına aykırı bir yaklaşımın yansımasıdır. Kamuoyunda etkisi bulunan kişilerin kullandıkları her sözün toplum üzerinde oluşturacağı etkiyi dikkate almaları gerektiğine inanıyoruz.</p>
<p><strong>“ŞEKİLDE KINIYORUZ”</strong></p>
<p>Kadınları aşağılayan her türlü ayrımcı söz karşısında sessiz kalmak da, bu sözleri alkışlamak veya kahkahalarla karşılamak da toplumsal sorumlulukla bağdaşmamaktadır. Kadınların onurunu hedef alan ifadeler karşısında gösterilecek tavır, toplumun vicdani olgunluğunun da bir göstergesidir. Kamu görevlerinde bulunmuş, devlet tecrübesiyle öne çıkmış veya toplumda örnek gösterilen kişilerin; kadınların saygınlığını, toplumsal hassasiyetleri ve birlikte yaşama kültürünü gözeten daha dikkatli ve sorumlu bir dil kullanmaları gerektiğine inanıyoruz. Kadınanalar Kültür Derneği olarak; kadınların onurunu, annelik makamının saygınlığını ve insan haysiyetini hedef alan her türlü ayrımcı, küçümseyici ve ötekileştirici söylemi açık bir şekilde kınıyoruz. Kadına saygının insanlığa saygının bir gereği olduğuna inanıyor; toplumsal birlik ve beraberliğimizi zedeleyen bu tür yaklaşımların karşısında durduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. Toplumun tüm kesimlerini daha sorumlu, daha kuşatıcı ve insan onurunu esas alan bir dil kullanmaya davet ediyoruz.” <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlyas Salman hakkında o şok iddia ne? Halil İbrahim Kalaycıoğlu&#8217;na neden iş vermedi?</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/ilyas-salman-hakkinda-o-sok-iddia-ne-halil-ibrahim-kalayciogluna-neden-is-vermedi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 12:20:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[gazete3]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Halil İbrahim Kalaycıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[İlyas Salman]]></category>
		<category><![CDATA[itiraf]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtlar Vadisi]]></category>
		<category><![CDATA[magazin]]></category>
		<category><![CDATA[mezhepçilik]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=696405</guid>

					<description><![CDATA[Kurtlar Vadisi dizisindeki Zülfikar Ağa karakteriyle tanınan oyuncu Halil İbrahim Kalaycıoğlu, katıldığı bir televizyon programında sinema oyuncusu İlyas Salman hakkında çarpıcı iddialarda bulundu. Kalaycıoğlu, Salman'ın geçmişte kendisini mezhebi nedeniyle reddettiğini ileri sürdü.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="model-response-message-contentr_f02665fcdb97a033" class="markdown markdown-main-panel enable-updated-hr-color" dir="ltr" aria-live="off" aria-busy="false">
<p data-path-to-node="2"><b data-path-to-node="2" data-index-in-node="0">Sünni olduğunu öğrenince iş vermedi iddiası</b></p>
<p data-path-to-node="3">Cem TV&#8217;de yayınlanan Net Konuşalım programına konuk olan Halil İbrahim Kalaycıoğlu, yatılı okuldan arkadaşı ve hemşehrisi olan İlyas Salman’ın yanına giderek iş istediğini belirtti. Kalaycıoğlu, o anları şu sözlerle aktardı: &#8220;Yanına gidip ‘Abi beni çalıştırır mısın? Malatya’dan geldim, hemşehriyiz’ dedim. Bana ‘Sünni misin sen?’ dedi. ‘Evet’ deyince de ‘Seninle uğraşamam’ dedi. Yanındaki çocuğu gösterip ‘Bu işe girecek, sen giremezsin’ dedi.&#8221;</p>
<p data-path-to-node="5"><b data-path-to-node="5" data-index-in-node="0">Ünlü oyuncu hakkını helal etmediğini söyledi</b></p>
<p data-path-to-node="6">Uğradığı ayrımcılık nedeniyle İlyas Salman’a hakkını helal etmediğini dile getiren Halil İbrahim Kalaycıoğlu’nun bu itirafları, televizyon dünyasında ve sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Konuyla ilgili olarak suçlanan İlyas Salman cephesinden henüz resmi bir açıklama gelmedi.&gt;&gt;&gt;HABER MERKEZİ</p>
<p data-path-to-node="7">
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YouTuberlar Müslüman karşıtlığını nasıl körükledi?</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/youtuberlar-musluman-karsitligini-nasil-korukledi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 06:49:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[dijital içerik]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel ötekileştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Londra]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[nefret söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[Visegrad24]]></category>
		<category><![CDATA[YouTube]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=689288</guid>

					<description><![CDATA[İngiltere’de Müslüman karşıtlığına ilişkin yürütülen inceleme, son aylarda YouTube’da yayımlanan ve milyonlarca izlenmeye ulaşan içeriklerin dikkat çekici benzerlikler taşıdığını ortaya koydu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Farklı kanallar tarafından üretilen bu videoların, aynı başlıklar, benzer mekanlar ve ortak söylemler üzerinden Müslüman toplulukları hedef aldığı tespit edildi.</p>
<p>AA Ayrımcılık Hattı’nın incelediği içeriklerde, özellikle Londra’da Müslüman nüfusun yoğun olduğu bölgelerin öne çıkarıldığı ve anlatıların büyük ölçüde aynı çerçevede kurgulandığı görüldü.</p>
<p>Videolarda sokaklar, restoranlar, tabelalar ve ibadethaneler üzerinden kurulan anlatılarda gündelik hayatın bilinçli bir kurgu ile “yabancılaştırıldığı”, Müslümanlara ait unsurların ise doğrudan “tehdit” olarak sunulduğu dikkati çekiyor.</p>
<p>YouTube’da Visegrad24 kanalında yayımlanan ve 2 milyondan fazla izlenen bir videoda, camiye giden Müslümanların görüntüleri eşliğinde Londra’daki demografik değişim vurgulanıyor. Videoda, beyaz nüfus oranının 1966’da yüzde 95 iken 2021’de yüzde 39’a düştüğü, beyaz İngiliz oranının ise yüzde 23’e kadar gerilediği bilgisi öne çıkarılıyor. Bu veriler, herhangi bir bağlam sunulmadan “demografik dönüşüm” ve “kimlik kaybı” söylemiyle ilişkilendiriliyor.</p>
<p>Aynı videoda yer verilen Türk kökenli Rıdvan Aydemir’in kişisel hikayesi de bu çerçevede sunuluyor. Müslümanlıktan ateizme, ardından Hristiyan kimliğine geçişi üzerinden anlatılan bu hikaye, bireysel bir deneyim olmasına rağmen daha geniş bir toplumsal dönüşümün göstergesi gibi aktarılıyor. Aydemir’in kendi kanalında Hz. Muhammed’e yönelik karikatürize ve nefret içeren içerikler paylaşması ve İsrail destekçisi söylemleriyle biliniyor olması da videodaki anlatının bir parçası olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Visegrad24 kanalının kurucusu Stefan Tompson’un da benzer şekilde İslam karşıtı söylemleriyle tanındığı ve sıklıkla İsrail medya kanallarına konuk olduğu görülüyor. Kanalda Birleşik Arap Emirlikleri’nden gazeteci Amjad Taha’nın ağırlanması ve BAE’nin “radikal İslam’ı reddeden ülke” olarak övülmesi, içeriklerdeki ideolojik çerçevenin güçlendirildiğine işaret ediyor. Taha’nın da İsrail ile normalleşmeyi savunan ve radikal İslam karşıtlığıyla öne çıkan bir isim olduğu biliniyor.</p>
<p>Benzer bir anlatı, İsrail yanlısı içerikleriyle tanınan ve SaharTV olarak bilinen Sahar Mazoz’un videolarında da görülüyor. Mazoz’un Müslümanlara ait bir dükkanda yaşadığı diyalog, bağlamından koparılarak izleyiciye “zorla şehadet getirtilmeye çalışıldığı” izlenimi verecek şekilde sunuluyor. Mazoz’un İsrail haber kanalları tarafından “medyadaki propagandayı kazanan isim” olarak övülmesi de dikkat çeken unsurlar arasında yer alıyor.</p>
<p>Amerikalı bir Yahudi olarak Donald Trump’ı neden desteklediğini İsrail medya kanallarına anlatan Nate Friedman’ın kanalında da benzer söylem çerçevesinde içerikler üretildiği görülüyor. Friedman’ın, Müslüman karşıtı söylemleriyle bilinen Tommy Robinson ile yaptığı röportaj da bu içeriklerin ideolojik yönünü pekiştiriyor.</p>
<p>Two Mad Explorers adlı kanalda yayımlanan videolarda ise daha çok gündelik yaşam ve yemek kültürü üzerinden benzer bir dil kuruluyor. Sokakta satılan yemekler üzerinden alaycı ifadeler kullanılan içeriklerde “şavurma, falafel… tipik İngiliz yemekleri değil mi?” sözleriyle kültürel unsurlar küçümsenirken, “İngiltere Hristiyanlıktan uzaklaştı, bakın kilise kapalı” gibi ifadelerle dini karşıtlık öne çıkarılıyor.</p>
<p>Aynı videolarda yer alan “fısıldayarak İngilizce konuşuyorum, biri bana vurabilir diye korkuyorum” gibi ifadeler ise somut verilere dayanmayan bir güvenlik tehdidi algısı oluşturmayı hedefliyor. Bu tür söylemlerle Müslümanların yaşadığı bölgeler “tehlikeli” ve “yaşanamaz” alanlar olarak gösteriliyor.</p>
<p>İncelenen içeriklerde ortak olarak Müslüman toplulukların tek tip ve radikal bir yapı gibi yansıtıldığı, Londra’daki nüfus değişiminin ise açık şekilde “demografik ele geçirme” söylemiyle yorumlandığı görülüyor. Filistin’e destek gösterileri dahi “bu ülkenin meselesi değildi ancak İslam etkisiyle buraya taşındı” şeklinde sunularak farklı toplumsal ve siyasi gelişmeler tek bir anlatı altında birleştiriliyor.</p>
<p>Uzmanlara göre, sokak röportajı, gezi videosu ya da yemek kültürü gibi farklı formatlar kullanılarak üretilen bu içerikler, İngiltere’de yaşayan milyonlarca Müslümanı sistematik biçimde “yabancı” ve “sorun” olarak kodlayan ortak bir dil oluşturuyor. Aynı söylemleri kullanan kanalların benzer zaman dilimlerinde içerik üretmesi ve dikkat çeken uluslararası bağlantıları ise bu içeriklerin arka planının daha kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğine işaret ediyor. <strong>&gt;&gt;&gt;AA</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Derin bir endişe duyuyoruz”</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/derin-bir-endise-duyuyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[afsü]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesel barış]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[idam cezası]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[siyonizm]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası hukuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=681542</guid>

					<description><![CDATA[Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi: İsrail Parlamentosu’nun yalnızca Filistinlilere yönelik idam cezasını öngören düzenlemeyi kabul etmesini nefretle kınıyoruz. Evrensel hukuk normları ve insan hakları ilkeleri açısından son derece tehlikeli bir tahrik niteliği de taşıyan bu gelişmenin muhtemel sonuçları hakkında, derin bir endişe duyuyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörlüğü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Söz konusu düzenleme, açık biçimde orantısız ve ayrımcı bir uygulama niteliği taşımakta olup bireyler arasında kimlik temelinde farklı muamele öngörerek etnik ve dini temelli ayrımcılık anlayışına yasal kılıf sağlamaktadır. Bu düzenleme, temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan uluslararası sözleşmelerle açıkça çelişmekte ve uluslararası hukukun ihlali anlamına gelmektedir. İsrail cezaevlerinde Filistinli esirlere yönelik, sistematik işkence ve kötü muameleler zaten biliniyorken, idam cezasının seçici ve hedefli biçimde uygulanmasına kapı açılması, yaşam hakkına vurulmuş ağır bir darbedir ve insan onurunu hiçe sayan bir yaklaşımın tezahürüdür. Bu yönüyle söz konusu kararın hiçbir meşruiyeti yoktur.</p>
<p><strong>“BÖLGESEL BARIŞI PERVASIZCA TEHDİT ETMEKTEDİR”</strong></p>
<p>İsrail Parlamentosu’nun bu gayrimeşru düzenlemeyi kabul etmesi, Filistin halkına yönelik sistematik baskı ve şiddet politikalarının kurumsal zemine taşındığını göstermenin yanı sıra siyonizmin hâlihazırda bölgede derinleşmiş olan çatışma ortamını daha da alevlendirme niyetini aşikâr hâle getirmiştir. Terör devleti İsrail’in Filistin halkına yönelik soykırımını derinleştirme niyetini açığa çıkartan bu tür adımlar bölgede süregelen gerilimleri tırmandırarak bölgesel barışı pervasızca tehdit etmektedir. İsrail’in kuruluşundan itibaren izlediği siyonist politikaların, Amerika Birleşik Devletleri desteğiyle bölgede yol açtığı istikrarsızlık, artık uluslararası toplum açısından tahammül edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Süregelen cezasızlık hâli, hukukun üstünlüğünü zedelemekte ve küresel adalet mekanizmalarına güveni sarsmaktadır.</p>
<p><strong>“FİLİSTİNLİLERİN HER TÜR HAKLI TALEBİNİ SONUNA KADAR DESTEKLİYORUZ”</strong></p>
<p>Bu çerçevede, özellikle Birleşmiş Milletler başta olmak üzere ilgili bütün uluslararası kuruluşların, söz konusu ihlallere karşı derhal ve etkili adımlar atması zorunludur. Uluslararası hukuk mekanizmalarının işletilmesi, sorumluların hesap vermesinin sağlanması ve temel insan haklarının korunması adına gecikmeksizin İsrail’i caydıracak müdahalelerde bulunulmalıdır. AFSÜ’nün akademik ve idari personeli ve öğrencileri olarak, Filistin halkının temel hak ve özgürlük mücadelesinin yanında olduğumuzu bir kez daha açıkça ifade ediyor; Filistinlilerin adalet, insanlık onuru ve uluslararası hukuk temelinde sürdürdükleri her tür haklı talebi, sonuna kadar desteklediğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.” <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
