<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<atom:link href="https://www.gazete3.com.tr/tag/ataturk-ilkeleri-ve-inkilap-tarihi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<description>Gazete 3 - Afyon Haberleri - Afyon Son Dakika Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 23 Apr 2026 11:17:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/cropped-Adsiz-512-x-512-piksel-1-32x32.png</url>
	<title>Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>23 Nisan’ın tarihsel dönüşüm boyutu</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/23-nisanin-tarihsel-donusum-boyutu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 11:17:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan 1920]]></category>
		<category><![CDATA[Afyon Kocatepe Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Amasya Genelgesi]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet’in kuruluş süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum Kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız Devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Gülden Yürektürk]]></category>
		<category><![CDATA[Islahat Fermanı]]></category>
		<category><![CDATA[İtilaf Devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Jean-Jacques Rousseau]]></category>
		<category><![CDATA[John Locke]]></category>
		<category><![CDATA[Magna Carta]]></category>
		<category><![CDATA[Meclis Hükümeti Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Meclis-i Ayan]]></category>
		<category><![CDATA[Meclis-i Mebusan]]></category>
		<category><![CDATA[milli egemenlik ilkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Misak-ı Milli]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı modernleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel Yazıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas Kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat Fermanı]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Westphalia Antlaşması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=686576</guid>

					<description><![CDATA[Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Eğitim Fakültesinde, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanlığı, Kocatepe-Büyük Taarruz Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde “23 Nisan 1920 Egemenliğin Millete Devri: Siyasal ve Tarihsel Bir Analiz” konulu konferans düzenlendi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Abdullah Kaptan Konferans Salonunda düzenlenen konferansa; Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sibel Yazıcı ile birlikte öğrenciler katıldı. Konferansta; Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Gülden Yürektürk, “23 Nisan 1920 Egemenliğin Millete Devri: Siyasal ve Tarihsel Bir Analiz” konulu sunumunda ulusal egemenliğin tarihsel arka planı, Milli Mücadele’nin hazırlık evresi ve 23 Nisan 1920’de meclisin açılmasıyla yaşanan gelişmeleri anlattı. 23 Nisan 1920 tarihinin egemenliğin yön değiştirdiği, meşruiyetin yeniden tanımlandığı ve siyasi iktidarın temelinin kökten sarsıldığı bir tarihsel kırılma anı olduğunu söyleyen Yürektürk, “Egemenliğin kaynağı değişmiştir. Meşruiyetin dayanağı değişmiştir. Siyasi iktidarın örgütlenme biçimi değişmiştir. Bu değişim, geri dönülemez değişimdir. 23 Nisan 1920 sadece bir ‘açılış’ değildir. Aynı zamanda bir kopuş ve kuruluştur” dedi.</p>
<p><strong>MAGNA CARTA’DAN FRANSIZ DEVRİMİ’NE EGEMENLİK MÜCADELESİ</strong></p>
<p>Ulusal egemenliğin tarihsel arka planını anlatan Yürektürk, şunları söyledi: “Modern devlet anlayışının temelleri ve egemenliğin kaynağının sorgulanması süreci, şüphesiz 1215 tarihli Magna Carta ile başlatılabilir. Bu belge ile ilk kez bir kralın yetkileri sınırlandırılmış, bireyin hakları kavramsal düzeyde tanınmış ve egemenliğin kaynağı tartışmaya açılmıştır. Ardından 1648 Westphalia Antlaşması ile ulus-devlet sisteminin temelleri atılmış; egemenliğin yalnızca tanrısal bir kaynaktan değil, giderek halk iradesiyle ilişkilendirilebileceği fikri güç kazanmıştır. Egemenliğin monarşiden millete geçişinin felsefi altyapısı ise özellikle John Locke ve Jean-Jacques Rousseau tarafından oluşturulmuştur. Locke, egemenliğin halka ait olduğunu ve yönetime emanet edildiğini savunmuş; bu emanetin kötüye kullanılması durumunda halkın direnme ve hatta yönetimi değiştirme hakkına sahip olduğunu savunmuştur. Rousseau ise bu düşünceyi daha ileri taşıyarak egemenliğin bölünemez, devredilemez ve yanılmaz olduğunu, dolayısıyla yalnızca halka ait olabileceğini ifade etmiştir. Bu felsefi birikimin pratiğe dönüşmesi ise 1789 Fransız Devrimi ile gerçekleşmiştir.”</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-686578" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/23-Nisanin-tarihsel-donusum-boyutu-2-scaled.jpg" alt="23 Nisan’ın tarihsel dönüşüm boyutu" width="2560" height="1707" title="23 Nisan’ın tarihsel dönüşüm boyutu 1" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/23-Nisanin-tarihsel-donusum-boyutu-2-scaled.jpg 2560w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/23-Nisanin-tarihsel-donusum-boyutu-2-540x360.jpg 540w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/23-Nisanin-tarihsel-donusum-boyutu-2-272x182.jpg 272w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<p><strong>“TÜRK İNKILABI, OSMANLI MODERNLEŞMESİNİN YÜZYILA YAYILAN BİRİKİMİ”</strong></p>
<p>Osmanlı-Türk tarihindeki monarşiden kopuş ve milli egemenliğe geçiş süreci hakkında bilgiler veren Yürektürk, konuşmasına şöyle devam etti: “Avrupa’da ortaya çıkan fikirler yalnızca Batı toplumlarını etkilememekle kalmamış, Osmanlı aydınları üzerinde de derin izler bırakmıştır. 19. yüzyıl boyunca Osmanlı entelektüelleri, Aydınlanma düşüncesini kendi toplumsal yapılarıyla uyumlu hale getirmeye çalışmışlardır. Bu süreçte gerçekleştirilen ıslahat hareketleri, doğrudan bir rejim değişikliği yaratmamış olsa da yapısal dönüşümün temelini oluşturmuş ve egemenliğin kaynağının sorgulanması, Türk inkılabını hazırlayan zemini meydana getirmiştir. Bu çerçevede III. Selim döneminde Batı ile kurulan ilişkiler, özellikle Fransa ile yapılan diplomatik temaslar ve Batı düşünce eserlerinin Türkçeye çevrilmesiyle birlikte yeni bir zihinsel açılım başlatmıştır. Ardından II. Mahmut döneminde bu zihinsel dönüşüm, devlet yapısında gerçekleştirilen köklü reformlarla desteklenmiş; merkezi otorite yeniden düzenlenmiş ve Avrupa’ya öğrenci gönderilerek yeni bir aydın kuşağı yerleştirilmiştir. Abdülmecid döneminde ise Batı kültürüyle temas daha da yoğunlaşmış, Fransızca bilen, Batı’yı doğrudan okuyabilen ve yorumlayabilen bir devlet adamı profili ortaya çıkmıştır. Tanzimat ile birlikte devletin hukuki yapısında önemli değişiklikler yapılmış, padişahın yetkilerinin sınırlandırma süreci, zamanla daha ileri bir aşamaya taşınarak, yeni bir aydın hareketi olan Genç Osmanlılar ortaya çıkmıştır. Genç Osmanlıların düşünsel birikimi ile I. Meşrutiyet ve II. Meşrutiyet ilan edilmiştir. Türk inkılabı, tarihin boşluğunda ortaya çıkmış ani bir kırılma değil; Osmanlı modernleşmesinin yüzyıla yayılan birikimi üzerine yükselen tarihsel bir devamlılığın ürünüdür.”</p>
<p><strong>“KONGRELERDE; ÖN PLANA ÇIKAN TEK BİR TEMEL İLKE ULUSAL EGEMENLİK”</strong></p>
<p>19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışıyla birlikte yeni bir dönem fiilen başladığını belirten Yürektürk, “Mustafa Kemal’in önderliğinde başlatılan bu süreç, kısa sürede bölgesel direniş hareketlerini aşarak, dalga dalga yayılan ulusal bir mücadeleye dönüşmüştür. Cepheler öncesi hazırlık evresi olarak adlandırdığımız bu dönemde Havza ve Amasya Genelgeleri ile Erzurum ve Sivas Kongrelerine baktığımızda, kongrelerin satır aralarında ön plana çıkan tek bir temel ilke görürüz; ulusal egemenlik” diye konuştu. Ulusal egemenliğin, yalnızca teorik bir ifade değil; aynı zamanda yürütülen mücadelenin yönünü belirleyen siyasi bir irade olduğunu kaydeden Yürektürk;  “Amasya Genelgesi bu sürecin adeta bir manifestosu, bir yol haritası ve aynı zamanda açık bir başkaldırı niteliğindedir. Erzurum ve Sivas Kongreleri ile daha da somut ve kurumsal bir nitelik kazanır. Erzurum Kongresi’nde bölgesel gibi görünen kararların aslında ulusal bir perspektife sahip olduğu görülürken; Sivas Kongresi ile bu hareket tamamen ulusal bir kimlik kazanmıştır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“MİSAK-I MİLLİ’DEN MECLİSE: ULUSAL EGEMENLİĞİN İNŞASI”</strong></p>
<p>Yürektürk, Mustafa Kemal’in 108 gün boyunca Sivas’tan Milli Mücadele’yi yönettiğini Aralık 1919’da Ankara’ya geldiğini ifade ederek, şöyle konuştu: “Ankara bu tarihten itibaren hem askeri operasyonların koordine edildiği hem de siyasi örgütlenmenin yürütüldüğü stratejik bir merkez haline gelmiştir. Aynı dönemde gerçekleştirilen Meclis-i Mebusan seçimleri, milliyetçi kadroların İstanbul’daki parlamentoya güçlü bir şekilde girmesiyle sonuçlanmış ve Misak-ı Milli kabul edilmiştir. Ancak bu gelişme uzun ömürlü olmamış; 16 Mart 1920’de İstanbul’un İtilaf kuvvetleri tarafından resmen işgal edilmesi ve Meclis-i Mebusan’ın kapatılmasıyla yeni bir kırılma noktası ortaya çıkmıştır. Fakat bu durum beklenmedik bir dağılma yaratmamış, aksine dağınık enerjiyi merkezi bir iradeye dönüştürmüştür. Mustafa Kemal, bu gelişmeye hızlı ve kararlı bir şekilde yanıt vermiştir. Bir yandan valilere ve komutanlara gönderdiği genelge ile olağanüstü yetkilere sahip yeni bir meclisin Ankara’da toplanacağını bildirmiş, diğer yandan seçim çalışmaları başlatmıştır. 23 Nisan 1920 tarihi, rastlantısal bir gelişme değil; uzun bir hazırlık sürecinin birikiminin doğal ve kaçınılmaz sonucu olarak ortaya çıkmıştır. TBMM’nin açılması, sıradan bir parlamento açılışı değil; egemenlik anlayışında köklü bir kırılmanın ilanıdır.” Konferans, soru cevap bölümün ardından sona erdi. <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi</strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-686579" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/23-Nisanin-tarihsel-donusum-boyutu-3-scaled.jpg" alt="23 Nisan’ın tarihsel dönüşüm boyutu" width="2560" height="1707" title="23 Nisan’ın tarihsel dönüşüm boyutu 2" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/23-Nisanin-tarihsel-donusum-boyutu-3-scaled.jpg 2560w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/23-Nisanin-tarihsel-donusum-boyutu-3-540x360.jpg 540w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/23-Nisanin-tarihsel-donusum-boyutu-3-272x182.jpg 272w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyeti biz böyle kazandık</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/cumhuriyeti-biz-boyle-kazandik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Oct 2024 15:29:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Afyon Kocatepe Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[akü]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Erdal Akar Konferans]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=457940</guid>

					<description><![CDATA[Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürlüğü ile Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanlığı tarafından Cumhuriyetin 101. yılı kapsamında “Cumhuriyeti Biz Böyle Kazandık” temalı panel düzenlendi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erdal Akar Konferans Salonunda düzenlenen panele, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Panel Moderatörü Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Şahin yaptığı açış konuşmasında, Cumhuriyetin ilanına giden sürecin bir yönüyle bir vatan savunması iken Cumhuriyetin ilanından sonraki süreçte ulus inşa süreci olduğunu belirtti.</p>
<h4><strong>CUMHURİYET’E GİDEN SÜREÇ ANLATILDI</strong></h4>
<p>Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altıntaş, “Cumhuriyet’in İlanına Giden Süreç” konulu sunumu gerçekleştirdi. Cumhuriyete giden sürecin Tanzimat ile başladığını ifade eden Altıntaş, “Padişahın görev yetki ve sorumlulukları meclisler vasıtasıyla sınırlandırılmıştır. Özellikle tebaanın eşit olduğu vurgulanmıştır. Tanzimat ile tebaanın eşit olması Cumhuriyete giden süreçte, anayasal vatandaşlık kavramının belirlenmesi önemli bir adım olacaktır. Tanzimat yeterli olmayacak, Islahat Fermanı ve Kanunu esasi ile de padişahın görev ve yetkileri sınırlandırılacaktır” dedi. Cumhuriyet sürecinin sadece anayasal süreç ve yönetim biçimlerinin değişimiyle olmadığını aynı zamanda devletin sınırlarının belirlenmesinin de gerektiğine dikkat çeken Altıntaş, “Vatan neresidir kavramı 1850’lerden itibaren Osmanlı topraklarında tartışılıyor. Toprağınız olmadığı zaman vatanınız olmaz. Cevdet Paşa, vatandaşa köylerinin dışında topraklarının da olduğunu anlatmaya çalışıyor. Bu, şu nedenle önemli; komşu köyün toprağını vatan olarak göremediğiniz takdirde kendi harman yerinize işgal kuvvetleri gelene kadar eliniz kolunuz bağlı oturmuş olursunuz. Dolayısıyla Cumhuriyet’in dayandığı vatan kavramı bizde ancak Misak-ı Milli ile çizilecektir” diye konuştu.</p>
<h4><strong>“MİLLET KENDİ KADERİNE EL KOYUYOR”</strong></h4>
<p>Mustafa Kemal’in Cumhuriyet’in kurulacağı işaretini ilk olarak Amasya Genelgesi ile verdiğini kaydeden Altıntaş, şunları ifade etti: “Mustafa Kemal, Amasya genelgesinde İstanbul Hükümetinin görevini yapamadığını ifade etmiştir. Bu nedenle milli irade kavramı ortaya atılıyor. Mustafa Kemal, burada milletin kendi kaderine el koyacağını söylüyor” dedi. Altıntaş, diğer milli mücadelelerde önce ordunun kurulduğunu daha sonra meclisin kurulduğunu, Türk milletinin ise önce meclisi kurduğunu sonra meclisin orduyu kurduğuna vurgu yaptı. Vatan kavramının Lozan Antlaşması ile ortaya çıktığı bilgisini kaydeden Altıntaş, “29 Ekim’de genel kurul toplanıyor ve burada tartışmalar oluyor. Hükümetin olmaması tartışmaların boşuna olduğunu düşündürüyor. Mustafa Kemal’e gidilerek bu konu danışılıyor. Mustafa Kemal, Teşkilat-ı Esasiye’nin birinci maddesi olan ‘Devletin rejimi Cumhuriyettir’ diyor. Bunun üzerine 158 milletvekilinin onayıyla Cumhuriyet ilan ediliyor.”</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-457941" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/2-Cumhuriyeti-biz-boyle-kazandik-1-scaled.jpg" alt="Cumhuriyeti biz böyle kazandık" width="2560" height="1707" title="Cumhuriyeti biz böyle kazandık 3"></p>
<h4><strong>“DEVRİMCİ NİTELİK, MUSTAFA KEMAL’İN ŞAHSİYETİNDE ŞEKİLLENİYOR”</strong></h4>
<p>Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyza Kurnaz Şahin ise “Cumhuriyetin İlanı ve Kazanımları”nı anlattığı konuşmasında, Cumhuriyet’in en önemli kazanımlarından birinin de Cumhuriyet’in devrimci niteliği olduğunu kaydetti. Şahin, “Osmanlı’da modernleşme sürecine baktığımızda bunun devrimci nitelikte olduğunu görürüz. Mustafa Kemal, yenilgi coğrafya olan Selanik’ten gelen bir lider. Tarihin dayattığı şartları çok çabuk kavrayabilen başarılı bir lider. Dolayısıyla devrimci nitelik, Mustafa Kemal’in şahsiyetinde şekilleniyor” dedi. Cumhuriyetin önemli kazanımlarından bir tanesinin de ulus devlet inşası olduğunu belirten Şahin, “Ulus devlet inşası Osmanlı’da başlamıştı. Türkiye Cumhuriyeti’ni inşa eden temellerin Türk milliyetçiliğine ve iktisadi milliyetçiliğe dayandığını görüyoruz” diye konuştu.</p>
<h4><strong>“ASYA’DA ÇAĞDAŞ BİR CUMHURİYET OLGUSU OLUŞTU”</strong></h4>
<p>Cumhuriyet’in Osmanlının geleneksel yapısını dönüştürerek, yaratıcı bir yıkım gerçekleştirdiğini vurgulayan Şahin, “1932 yılında bütün mesleklerin Türkleştirildiğini görüyoruz. O dönem ayakkabıcılık, avukatlık, satıcılık gibi bütün mesleklerde gayrimüslimleri görüyorduk. Cumhuriyet ile ‘bizim bu işleri ve iktisadi yapıyı örebilecek insan potansiyelimiz vardır. Biz bu meslekleri yeniden inşa etmek durumundayız’ denilmiştir. Anadolu coğrafyasındaki gençlik sürekli savaştığı için temel becerileri kaybolmuş. Dolayısıyla Cumhuriyetin temel kazanımlarından bir tanesi de Türk milletinin kaybetmiş olduğu temel becerileri tekrar kazanmış olmasıdır” ifadelerini kullandı. Rumeli’nin kaybedilmesinin modernleşmeye etkileri hakkında bilgi veren Şahin, şöyle konuştu: “Rumeli’nin kaybedilmesiyle Asya Hükümeti haline geleceğimizden belki de aşiret bir devlet haline geleceğimizden korkuluyor. Osmanlı tamamen bir Asya devleti değildi. Dolayısıyla İttihat ve Terakki ve o dönemin entelektüel kesimi, coğrafyayı kaybetmenin kimlik değişimine neden olacağını söylüyor. 1923’e gelindiğinde Balkan toprakları büyük oranda kaybediliyor. Osmanlı Asya toprağına çekiliyor. Cumhuriyet’in ilanı sürecinde tartışılan bir konuda Avrupa topraklarının kaybedilmesiyle Avrupalı kimliğin de kaybedildiği varsayılıyor. Fakat Asya topraklarına çekilmiş bir millet olarak modern kimlikten ayrılmamasının, Avrupalı kimliğin devam ettirilmesinin de Cumhuriyet’in devrimci niteliğini ortaya koyuyor. Dolayısıyla Asya’da Çağdaş bir Cumhuriyet olgusu oluşuyor.” Panel, soruların cevaplanmasının ardından panelistlere teşekkür belgelerinin verilmesiyle sona erdi. <strong>&gt;&gt;&gt;Haber Merkezi </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
