Su Vakfı, Gaye Vakfı ve Akademi Vakfı iş birliğiyle düzenlenen çalıştayın geleceğe yönelik stratejik adımlara zemin hazırlamasını temenni eden Büyükköse, Türk Dünyası’nın geniş coğrafyasında artan su kıtlığı riskinin ortak bir sorun haline geldiğini vurguladı. Türkiye’nin de bu riskle karşı karşıya olduğunu hatırlatan Vali Yardımcısı Büyükköse, Falkenmark Su Kıtlığı İndeksi’ne göre ülkenin “su stresi yaşayan ülkeler” arasında yer aldığını belirtti. 2021 yılı verilerine göre kişi başına düşen yıllık su miktarının 1.323 metreküpe gerilediğini ifade eden Büyükköse, “Bu miktar 2050 yılında nüfus artışı ve iklim değişikliğinin etkisiyle 1.069 metreküpe düşebilir” dedi.
“SU VARLIKLARIMIZI KORUMAK HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞUDUR”

Kuraklık ve nüfus artışının su talebi üzerinde zincirleme etkiler oluşturduğuna dikkat çeken Büyükköse, çalıştayın temel amacının “Su İçin Teknik Güç Birliği” mottosuyla ortak irade oluşturmak olduğunu söyledi. Su yönetiminin, kaynakların korunması, kalitenin muhafazası ve en verimli kullanımın sağlanması açısından kritik önem taşıdığını vurgulayan Büyükköse, entegre su yönetimi anlayışının benimsenmesi gerektiğini dile getirdi. Türkiye’de su tüketiminin yüzde 76’sının tarımsal sulamada gerçekleştiğini hatırlatan Büyükköse, modern sulama teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Kardeş ülkeler arasında teknoloji odaklı iş birliklerinin artırılması gerektiğini belirten Büyükköse, çalıştayın su kaynaklarının korunması, kullanılması ve yönetimine ilişkin stratejilerin kapsamlı şekilde ele alınmasına katkı sağlayacağını söyledi. Konuşmasını, “Medeniyetlerin devamlılığında hayati öneme sahip su varlıklarımızı korumak hepimizin ortak sorumluluğudur” sözleriyle tamamlayan Vali Yardımcısı Büyükköse, çalıştayın Türk Dünyası’nın su geleceğine önemli katkılar sunmasını diledi.

