Ködürgü, masum sivilleri hedef alan terör eylemlerini en sert şekilde kınadıklarını belirterek, “Ülkemizde son dönemde yaşanan IŞİD terör eylemleri ve tehditleri, Türkiye’nin milli güvenliğini doğrudan hedef alan son derece vahim gelişmelerdir. Masum vatandaşlarımızın can güvenliğini tehdit eden bu alçak saldırıları en güçlü şekilde lanetliyor; teröre karşı devletimizin ve milletimizin yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Terör örgütü IŞİD; dini istismar eden, insanlıktan nasibini almamış, küresel terör şebekelerinin taşeronluğunu yapan kanlı bir yapıdır. Bu örgütle mücadele yalnızca güvenlik güçlerimizin fedakârlığına bırakılabilecek bir konu değildir. Siyasi iradenin kararlı, tutarlı ve şeffaf bir milli güvenlik politikası ortaya koyması zorunludur” dedi.
“SINIR GÜVENLİĞİ DERHAL EN ÜST SEVİYEDE YENİDEN YAPILANDIRILMALIDIR”
“Ne yazık ki bugün gelinen noktada; Kontrolsüz göç politikaları, sınır güvenliğindeki zafiyetler, radikalleşmeyle mücadeledeki eksiklikler, istihbarat ve önleyici güvenlik mekanizmalarındaki koordinasyon sorunları ülkemizi terör örgütleri açısından kırılgan hale getirmiştir” diyen Selahattin Ködürgü, şu ifadeleri kullandı: “İYİ Parti olarak açıkça ifade ediyoruz: Türkiye, terörle mücadelede geçici çözümlerle değil, akılcı, milli ve uzun vadeli bir güvenlik stratejisiyle yönetilmelidir. Terörle mücadele, iç politika malzemesi yapılamaz; ihmallerin ve yanlış tercihlerin bedelini milletimiz ödeyemez. Bu çerçevede çağrımız nettir: Sınır güvenliği derhal en üst seviyede yeniden yapılandırılmalıdır. Göç politikaları milli güvenlik perspektifiyle ele alınmalı, kayıt dışılık tamamen ortadan kaldırılmalıdır. Terör örgütleriyle bağlantılı kişi ve yapılarla mücadelede sıfır tolerans ilkesi benimsenmelidir. Meclis ve kamuoyu, alınan tedbirler konusunda açık ve şeffaf biçimde bilgilendirilmelidir. Bizler, şehitlerimizin hatırasına, milletimizin can güvenliğine ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasına sahip çıkmakta kararlıyız. Teröre karşı susmayacağız, geri adım atmayacağız.”
