Şirketin yerleşim yerlerine yaklaşık 100 metre mesafede kil çıkarma faaliyeti yürütmek istediği öne sürülürken, Taşoluk’un 7’den 70’e tüm halkı bu çalışmalara karşı çıkıyor. Yeşil doğası, verimli ovası ve tarıma elverişli topraklarıyla bilinen beldenin sakinleri, doğalarını ve yaşam alanlarını korumak için teyakkuzda.
VATANDAŞLARIN DİRENİŞİNE MİLLETVEKİLLERİNDEN DESTEK

Gece yarısı başlayan iş makinesi girişimi, halkın sert tepkisiyle karşılaştı. AK Parti, MHP ve İYİ Parti milletvekilleri de bölgeye gelerek veya yaptıkları açıklamalarla vatandaşlara destek verdi. Bu destek, Taşoluk halkının direncini daha da artırdı. Gazete 3’ün röportaj çalışması ise adeta mitinge dönüştü. Halk, oluşturulan haberleşme grubu üzerinden kısa sürede organize olarak çalışma yapılmak istenen alana akın etti. Kimi kucağında bebeğiyle, kimi bastonuyla zorlanarak gelen vatandaşların ortak mesajı açıktı: “Toprağımızı vermeyeceğiz.”
685 HEKTARLIK ALANDAN KAYGI VAR

Şirketin maden sahası için 19.5 hektar alan beyan ettiği öğrenilirken, köylüler birden fazla ruhsatla toplamda 685 hektarlık bir alanın madencilik faaliyetiyle yok olabileceğini savunuyor. Bu geniş alan içinde köylülerin tapulu tarım arazilerinin bulunduğu da iddialar arasında.
ESKİ BELEDİYE BAŞKANI HİMMET DİRİL: 75 YILDIR BÖYLE BİR ŞEY GÖRMEDİM

Eski Belediye Başkanı Himmet Diril, Gazete 3’e yaptığı açıklamada, “1999–2004 yılları arasında bu kasabanın belediye başkanıydım. Taşoluk yıllardır birlik ve beraberliğiyle örnek bir kasabadır. 75 yaşındayım, böyle bir hazırlıksız, böyle sıkıntılı bir durum görmedim. Halkımızdan, ailemizden herkes sabahlara kadar jandarma geliyor, polis geliyor diye uykusuz kalıyor. Biz durumu kaymakamımıza, valimize, milletvekillerimize ilettik. Devletimizi arkamızda görmek istedik. Bu kasaba örnek bir kasabadır, yazık günah değil mi? Bize bırakılan bu toprakları kaybediyoruz. Ben bugün varım, yarın yokum ama çocuklarımızın geleceğini düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.
75 YAŞINDAKİ ŞERİFE TAŞERON: BURASI BENİM VATANIM

“Burası benim vatanım, toprağım. Burada doğdum, burada koyun kuzu güttüm. Toprağımızı kimseye veremeyiz. Yetimlerim var, sözlerim var. Maden ocağını buraya kurduramayız. Tarım var, hayvancılık var. Biz vermeyiz, veremeyiz. Taşoluk yeşil kalsın, yavrum.”
CENNET GÜNDOĞDU: TOPRAĞIMIZI VERMEYİZ

“Biz burayı veremeyiz yavrum. Yok öyle bir şey. Saatler içinde toplandık, yine toplanırız. Burası bizim. Senin cennetin de burası. Burası bize emanet.”
EŞE ÖZKAN: BURASI MADEN OCAĞI DEĞİL, YAŞAM ALANI

“Burası maden ocağı değil; 5 bin nüfusun yaşadığı, hayvanların otladığı, barınaklarımızın olduğu yaşam alanımız. Madene de madenciye de geçit vermeyiz. Sağlığımız gasp ediliyor. Toprağımız elden gidecek. Gece yarısı baskın yapar gibi geldiler. Atalarımız bu toprağı bize bırakırken can verdi. Biz bir avuç toprağımızı bile vermeyiz. Gerekirse bizi çiğnesinler ama yine de madeni açtırmayız.”
GÖNÜL MÜJDE: TAŞOLUK KALKINSIN DİYE DÜKKAN AÇTIK, YOK OLMASINA İZİN VERMEYİZ

“Biz burada esnafız. Taşoluk kalkınsın diye iki dükkanımızı da buraya açtık. Şimdi biri çıkmış burayı elimizden almak istiyor. Vermeyiz. Bebeğimizle geldik, burası çocuklarımıza bırakacağımız en kıymetli şey. Biz başka yerde yaşayamayız. Taşoluk’tan başka hiçbir yerde yaşayamam.”
HANIM ÖZEN: YEŞİLİ ALDIKTAN SONRA O TOZDA YAŞAYABİLİR MİYİZ?
“Kil madenini alıp götürecekler, bizim sağlığımız ne olacak? Çoluğumuz çocuğumuz ne olacak? Toz içinde yaşayabilir miyiz? Su içebilir miyiz? Bu yeşilliği görebilir miyiz? Biz nereye gideceğiz? Milletvekillerimiz hep bizim arkamızdaydı, şimdi biz onları yanımızda görmek istiyoruz.”
MADENCİLİK ÖĞRENCİSİ BATUHAN DALMIŞ: TEKNİK OLARAK DA İNSANİ OLARAK DA YANLIŞ
“Burada büyük bir usulsüzlük var. 19 dönüm deniyor ama arka tarafa doğru alan genişleyip yok olacak. Burası bal ormanı, Türkiye’de arıcılıkta ilk sıralara konabilecek bir yer. Hem çevreye hem tarıma büyük zarar verir. Ben Ankara’dan geldim, birkaç gün burada olup bu mücadelenin içinde olacağım. Başka Taşoluk yok, hep beraber sahip çıkacağız.”
HİMMET ÖZEN: MADENİ ÇOK GÖRDÜK, NEYE YOL AÇACAĞINI BİLİYORUZ
“18 yaşımdan beri Türkiye genelinde DSİ şantiyelerinde çalıştım. Madeni, madenciyi iyi bilirim. Daha önce yaşananlar var. Bu iş büyümeden, zarar vermeden durdurulmalı.”
MAHMUT ÖZTÜRK: TAŞOLUK ÇAKIL TAŞI BİLE VERMEYECEK
“Biz burada tarımla uğraşıyoruz. Afyonkarahisar’ın en kaliteli ürünlerini yetiştiriyoruz. Burası dört tarafı baraj, sıcak su, mesire alanları ve yerleşimle çevrili. 150 metreye kadar evler var. Maden açılırsa tarım biter. Taşoluk bir çakıl taşı bile vermez. Milletvekillerimizi yanımızda görmek istiyoruz. 19 hektar deniyor ama hesapladığımızda 850 hektarlık alan yok olacak.”
SÜLEYMAN KEDİCİ: BURADA ARICILIK YAPIYORUZ, MADEN İSTEMİYORUZ
“Bu dağlarda arıcılık yapıyoruz. Kasabamıza ait 30 kamyon arı var. Bu dağlarda olan polen başka bir yerde yok. Maden istemiyoruz çünkü, bu maden burada açılırsa ne arıcılık kalacak ne de polen üretimi.” Yine bölgede arıcılık yapan Onur Akgün de, madenciliğin bölgede kurulan bal ormanlarını etkileyeceğini, arıcılık faaliyetlerinin sonunun geleceğini, bununla birlikte tarımsal üretimin de olumsuz bir şekilde etkileneceğini aktardı.
SON SÖZ: TAŞOLUK “TOPRAĞIMIZA DOKUNMAYIN” DİYOR
Tüm konuşmaların ortak noktası; Taşoluk halkı, toprağını, havasını, suyunu ve yaşam alanlarını madene teslim etmek istemiyor. Valiliğin geçici durdurma kararının ardından gözler şimdi nihai kararda. Halk ise kararlı: “Bir gece yarısı daha gelirlerse, biz yine buradayız.”
VATANDAŞIN DİRENİŞ GÜCÜ ARTTI
Milletvekillerinin desteği vatandaşın gücünü ve umudunu arttırdı. Maden şirketinin bölgeye iş makinesi getirmesi ile ortaya çıkan sıcak anlara AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, bölgeye giderek vatandaşlara destek vermişti. Özkaya, “Taşoluk ve Afyon halkının iradesi her şeyin üzerindedir. ÇED süreci tamamlanmadan bölgede herhangi bir çalışma yapılmasına müsaade edilmeyecek” diyerek süreci yakından izlediklerini belirtti.
“ÇEVRE MESELESİ DEĞİL, MÜLKİYET, GEÇİM VE YAŞAM HAKKI”
İYİ Parti Milletvekili Hakan Şeref Olgun da TBMM’de bu konuyla ilgili vatandaşın yanında olduğunu deklare etti. Olgun, “Planlanan maden çalışmaya başladığı andan yoğun toz, titreşim, kimyasal parçacıklar ve ağır kamyon trafiği nedeniyle arı kolonileri çökecek, bal ve polen üretimi duracak, bölgenin polen işleme tesisi kapanmak zorunda kalacak. Binlerce aile geçim kaynağını kaybedecek ve tüm tarımsal zincir domino taşı gibi yıkılacaktır. Üstelik bu bölgede tarla, bahçe vasıflı şahsi mülkiyete konu olanlar vardır. Bu mesele çevre meselesi değil, mülkiyet hakkı, geçim hakkı ve yaşam hakkı meselesidir” dedi.
“BU GÜZELLİKLERİNİN KAYBOLMASINA KİMSENİN GÖNLÜ EL VEREMEZ”
MHP İl Başkanı Ahmet Kahveci, “Taşoluk beldemiz doğal güzelliklerinin yanı sıra belde halkımızın çabaları ile son derece güzel, yeşil ve hayranlık uyandıran bir görünüme sahiptir. Taşoluk’un bu güzelliklerinin kazanımında MHP’li Belediye Başkanımız ve teşkilatlarımızın emekleri yadsınamaz. Hal böyle iken Taşoluk’un bu güzelliklerinin kaybolmasına kimsenin gönlü el veremez” ifadelerine yer verdi. Konuyla ilgili tüm siyasi partiler üst perdeden tepki göstererek Taşoluk, halkının yanında olduğunu dile getirerek, madene karşı olduklarını bildirdi. Afyonkarahisar Valiliği de ÇED raporu gelene ve mahkeme süreci sonuçlanana kadar çalışma ruhsatını geçici olarak durdurdu.
