Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Duran: Hakikatin bulanıklaştığı çağda gazetecinin rolü daha da kritik

İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’dan dijitalleşme, yapay zekâ, dezenformasyon ve medya okuryazarlığı vurgusu

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, Basın İlan Kurumu tarafından İstanbul’da düzenlenen “Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik, Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler” etkinliğinde yaptığı konuşmada, dijitalleşmenin medya alanında ortaya çıkardığı fırsat ve risklere dikkat çekti. Duran, hız çağında hakikat ile yalan arasındaki çizginin giderek belirsizleştiğini vurgulayarak, gazeteciliğin sorumluluğunun her zamankinden daha ağır hale geldiğini söyledi.

İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’dan dijitalleşme, yapay zekâ, dezenformasyon

“HIZ KOLAYLIK SAĞLIYOR AMA RİSKLERİ DE BÜYÜTÜYOR”

Dijitalleşmenin en belirgin etkisinin hız olduğuna dikkat çeken Duran, bu hızın bilgiye erişimi kolaylaştırdığını ancak beraberinde ciddi tehditler getirdiğini ifade etti. Özellikle doğru ile yanlış arasındaki sınırın bulanıklaşmasının, dijital çağın en büyük sorunlarından biri olduğunu belirten Duran, teyit ve bağlamın göz ardı edilmesi halinde yanlış bilginin hızla yayılabildiğini söyledi.

MEDYA OKURYAZARLIĞI HAYATİ ÖNEMDE

Bu sorunların çözümüne ilişkin net bir çerçeve çizen Prof. Dr. Duran, medya okuryazarlığının güçlendirilmesinin zorunlu hale geldiğini belirtti. Nerede, nasıl ve hangi kaynaktan bilgi elde edileceğini bilen okur-yazar bireylere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Duran, toplumun bu alanda bilinçlendirilmesinin stratejik bir gereklilik olduğunu ifade etti.

ALGORİTMALAR VE DEZENFORMASYON TEHLİKESİ

Dijitalleşmenin gündeme getirdiği bir diğer kritik başlığın algoritmalar olduğunu söyleyen Duran, bu sistemlerin belirli odaklar tarafından yönlendirilmesi riskine dikkat çekti. Otomatik içerik üretimi, sahte hesap ağları ve yapay şekilde üretilmiş içeriklerin, doğru bilginin önünü tıkadığını vurgulayan Duran, bu durumun yalnızca bireysel değil, devletler ve organize yapılar eliyle de yapılabildiğini ifade etti. Bu sürecin sonucunda toplumda derin bir güven bunalımı oluştuğunu dile getiren Duran, hakikatin ne olduğu konusunda ciddi bir belirsizlik yaşandığını kaydetti.

“GAZETECİLİĞE TARİHİ SORUMLULUK DÜŞÜYOR”

Bu tablo karşısında gazeteciliğin hayati bir rol üstlendiğini belirten Duran, ilkeli ve etik değerlere bağlı basın emekçilerinin toplum için vazgeçilmez olduğunu söyledi. Dijital paylaşım kültürünün yalnızca olumsuz yönlerden ibaret olmadığını da vurgulayan Duran, veri analizi, otomatik haber yazımı, eğilim tespiti ve içerik öneri sistemleri gibi yeniliklerin gazetecilere önemli kolaylıklar sunduğunu ifade etti. Ancak bu teknolojilerin gazetecinin kontrolünde olması gerektiğinin altını çizen Duran, “Bizi yöneten yapay zekâlar olmamalı. Yapay zekâ gazetecinin yardımcısı olabilir ama gazetecinin yerini alamaz” mesajını verdi.

“DOĞRULAMA VE ŞEFFAFLIK STRATEJİK DEĞER HALİNE GELDİ”

Günümüzde doğrulama, şeffaflık, kaynak kullanımı ve haberin güvenilirliğinin artık stratejik bir değer taşıdığını belirten Duran, dijital alanda görülen her içeriğin gerçekliğinin mutlaka sorgulanması gerektiğini söyledi. Bu ihtiyaca karşılık veren gazeteciliğin, toplum nezdinde değerinin daha da artacağını vurguladı.

ERDOĞAN’IN SÖZÜ: “İNSANI YÜCELTMEYEN YENİLİĞİN KIYMETİ YOKTUR”

Konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “İnsanı ve insani değerleri yüceltmeyen hiçbir yeniliğin kıymeti harbiyesi yoktur” sözünü hatırlatan Duran, bu yaklaşımın bir ilke olarak benimsendiğini ifade etti. İletişim Başkanlığı olarak dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerine bu perspektiften yaklaştıklarını belirten Duran, hem sunduğu imkânları hem de barındırdığı riskleri birlikte değerlendiren sorumlu bir yaklaşım sergilediklerini dile getirdi.

“GAZETECİLERİMİZİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde bugüne kadar gazetecilerin yanında olduklarını hatırlatan Duran, dijital çağın getirdiği yeni meydan okumalar karşısında da basın camiasını desteklemeyi sürdüreceklerini söyledi. Kamu yararı ve doğru bilgilendirme temelinde bu gayretin devam edeceğini belirten Duran, Basın İlan Kurumu’nun yerel ve ulusal medyaya sağladığı desteklerin de bu amaca hizmet ettiğini vurguladı.

“PASİF İZLEYİCİ DEĞİL, AKTİF AKTÖR OLMALIYIZ”

Yapay zekâ ve veri teknolojilerinin, belirli amaçlar doğrultusunda kurgulanarak sunulabildiğine dikkat çeken Duran, medya kuruluşlarının bu konuda son derece bilinçli davranması gerektiğini ifade etti. Gazetecilerin, kendi değer dünyalarından beslenerek dijital alanda pasif izleyici değil, aktif ve yön veren aktörler olması gerektiğini söyledi.

“DİJİTAL DÜNYAYI ŞEKİLLENDİREN TARAFTA OLMALIYIZ”

Konuşmasını bu mesajla tamamlayan Prof. Dr. Burhanettin Duran, gazetecilerin dijital dünyayı kabullenen değil, şekillendiren bir pozisyonda yer almasının hem medya hem de toplum açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. >>>Berna TÜRKSOY