Sendikal anlamda yoğun ve tempolu bir eğitim öğretim yılı geçirdiklerini belirten Afyonkarahisar Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Muhtar Demirci, Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün kronik sorun haline gelen meselelere çözüm üretemediğinin altını çizdi: “Merkezde ve ilçelerimizde hemen hemen her okulumuza gidip arkadaşlarımızla sohbet etme fırsatı bulduk. Kendimize gitmedik okul tutmadık el bırakmama hedefini koyduk. Proje okullarında çalışanların görev sürelerinin uzatılıp uzatılmaması konusunu okul müdürlerine danışarak işlem yaptılar, fakat dışarıdan proje okuluna atanmak isteyenlerin önüne mutlaka sendika değişiklik formu uzatıldı, sendika değişikliği yaptırıldı. Doğal olarak bizim aklımıza da bunu yapanlar il milli eğitim müdürlüğü ile organize mi çalıştı sorusunu getiriyor. Farklı nedenlerle ve mazeretlerle ilçeler de dahil olmak üzere geçici görev talebinde bulunanlara sendika değişikliği mecburiyetini koşulduğu bilgisi devamlı geldi. Bunu yapanlar yöneticilerden habersiz mi yaptı? Kapanan okulun yöneticileri yönetmelik gereği kadrosu boş olan okula verilmek zorundayken, bu insanlara ‘ya şu sendika işini halledin de sizin işinizi yapalım, bizde zor durumda kalmayız denildiğini ve diyenleri iyi biliyoruz. İddialarımızın hepsine merak eden yönetici olursa isim listeleri ile kendilerine veririz. Özetle söylemek gerekirse bizim köyde bu anlamda değişen bir şey yok, eski hamam eski tas, sendika görünümlü yapı bürokratik uzantıları ile yapacağı her türlü etik dışı hareketi yapıyor” dedi.
“SON DERECE YANLIŞ VE RİSKLİDİR”
Ek binası veya tamamen yapılacak olan okulların ayrı ayrı ve uzak binalara bölünmesine de değinen Demirci, “Örneğin Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ana binası yıkılalı yıllar oldu. Okulun Çocuk Gelişimi bölümüne bağlı Uygulama Sınıfı ve eklentileri okulun gerçek adresi olan Zafer Mahallesinde devam ederken diğer bölümler ise Sahipata Semtindeki Hoca Ahmet Yesevi Mahallesinde. İki bina arası kilometrelerce uzakta. Okul kültürü, okul yönetimi açısından bu son derece olumsuz bir durum. Aynı şekilde Afyon Lisesi de bölünmüş binalarda eğitim öğretim yapmaya çalışıyor. Bize gelen bilgilere göre Halkımız tarafından Sanat Okulu olarak bilinen Şehit Yunus Çiçek Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi de atölyeler eski yerinde kalacak, derslikler ve bazı bölümler Fatih Mahallesinde tamamlanmak üzere olan binaya taşınacakmış. Bu uygulama son derece yanlış ve risklidir. Okul yönetimi kaç parçaya bölünecek, okul bütünlüğü nasıl sağlanacak, okul kültürü nasıl muhafaza edilecek? Yapmayın bu yanlış. Bu okulumuzun ek bina için arazisi var ve burası tarihi bir kültür. Bu Sarmaşıklı okul günümüz teknik imkanlarıyla depreme dayanıklı hale getirilerek muhafaza edilmelidir” ifadelerini kullandı.
“İLİMİZ GERÇEKTEN EĞİTİMDE NE KADAR BAŞARILI?”
Demirci, Afyon’un başarı grafiğini sordu: “Sayın İl Milli Eğitim Müdürü geldiği günden beri başarı meselesi üzerinde duruyor, okullara da ziyarete gidiyor, bunlar olumlu ve güzel şeyler. Birçok eksik ve yanlışların yanında bu olumlu durumu da takdir etmek lazım. Fakat burada aklımıza gelen soru şu. Gerçek başarı nedir? İlimiz gerçekten eğitimde ne kadar başarılı? Bize göre gerçek başarı bütünsel öğrenci sayıları, sınav verileri ve çalışanların memnuniyet sesleridir. İlimizden çıkacak birkaç Türkiye derecesi yapan öğrenci ile medyaya görüntü vermek gerçek başarıyı ifade etmez. 8. Sınıftan mezun olan öğrenci sayısı kaçtır, LGS’ye il genelinde kaç öğrenci katıldı? Akademik başarısı düşük olması nedeniyle sınava katılmamaya ikna edilen öğrenci oldu mu? LGS ile ilgili genellikle birtakım açıklamalar yapılırken, YKS sınavı ile ilgili hiçbir veri paylaşılmadan dereceye giren öğrencilerle mevzu kotarmaya çalışmak kamuoyunu yanıltmak olur. Bunları şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşmanızı tavsiye ediyoruz. Bizim paylaşmamız herhalde doğru olmaz. Paylaşın ki Afyonkarahisar eğitimi nerelerde, ne durumda, hepimiz görelim, başarıda emeği geçenlere teşekkür edelim, başarısızlığa da el birliği çözüm üretelim.”
“İL VE İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜKLERİ SINIFTA KALMIŞTIR”
“Kamu etiğinde İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri sınıfta kalmıştır” diyen Demirci açıklamasına şöyle devam etti: “Bütün bir yıl sahalarda, eğitim çalışanlarımızın yanındaydık. Biz söylemekten bıkmadık, siz de aynı hataları yapmaktan bıkmadınız. İlçelere görevlendirdiğiniz şube müdürü-ilçe müdürü görünümlü sendikacılar, kamu barışını bozmakta, kamu kaynaklarını dibine kadar kullanmakta, ikna odalarında meslektaşlarımızı ve özellikle üyelerimizi baskı altında tutmaya devam etmektedir. Bu makamları işgal eden şahsiyetler öğretmenleri mazeret kaynaklı görevlendirmeleri yapmak için sendika değiştirmeye, okul idarecilerini -öğretmenlerini soruşturma açmak ile korkutmaya, eğitim ortamını psikolojik savaş ortamına dönüştürmeye adeta ant içmişlerdir. Yine söylüyoruz-Sahadan yükselerek gelen çığlıklara kulak verin. Bu görevlendirmeleri ivedilikle iptal edin, bu makamları belli siyasi-sendikal görüşün aracı haline getirmeyin. Geri dönülmez hatalara ve kul haklarına sebep oluyorsunuz, bu uygulamadan derhal vazgeçin. Daha birkaç gün önce İscehisar İlçesinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün akıllara zarar uygulamaları gazetelerde çıktı. Birincisi hata bir kurumda üst yönetici yok ise vekaleten onun yerine bir alt yönetici görevlendirilir. Yani bir okul da müdür yoksa kadrolu müdür yardımcısı müdür vekili yapılır. Bir İlçede kadrolu ilçe Milli Eğitim Müdürü yoksa, kadrolu şube müdürü, ilçe müdür vekili yapılır. Kamu kuralları ve kamu etiği bunu gerektirir. Fakat arkadaşalar müdürlükten alınan öğretmeni tuhaf bir şekilde okul müdürü olarak görevlendiriyor. Bu arkadaş bu cesaret ile tuhaf şeyler yapıyor. Devlet kimsenin babasının çiftliği değil, yöneticilere yetki verilir, fakat yetki kullanımı belirli kurallara tabidir. Şube Müdürlerine rotasyon kuralı var. İlimizde bu kurala reel olarak uyuluyor mu orası tartışmalı, bundan sonra uyulacak mı. İl Merkezinde ve İlçelerdeki boş şube müdürlüğü normları mutlaka tam olarak ilan edilmeli. İl Merkezinde, İlçelerde şube müdür, ilçe müdürü görevlendirilmeleri tamamen kaldırılmalıdır.” >>>Haber Merkezi