<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Köşe Yazıları &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<atom:link href="https://www.gazete3.com.tr/category/kose-yazilari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<description>Gazete 3 - Afyon Haberleri - Afyon Son Dakika Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Jan 2026 06:17:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/cropped-Adsiz-512-x-512-piksel-1-32x32.png</url>
	<title>Köşe Yazıları &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>EN PRATİK ANLATIMLA  EKONOMİYE DAİR BİR KAÇ BİLGİ, KARA PARA AKLAMA NEDİR?</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/en-pratik-anlatimla-ekonomiye-dair-bir-kac-bilgi-kara-para-aklama-nedir-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ekonomia Ekstralar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jan 2026 05:00:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi haber]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=628453</guid>

					<description><![CDATA[Son yıllarda sık sık duyduğumuz ve sosyal medya fenomenleri üzerinde yapılan soruşturmalarından kulağımıza çalınan “Kara Para Aklama”yı en pratik anlatımla bilmeyen okurlarımız için şu şekilde ifade edebiliriz. Kara para, yasa dışı  faaliyetler  sonucu  elde  edilen  para, mal veya değerler olarak  tanımlanmaktadır. Suç sayılan faaliyetlerden elde edilen gelirlerin genellikle nakit olması nedeniyle serbestçe ve kısa sürede [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda sık sık duyduğumuz ve sosyal medya fenomenleri üzerinde yapılan soruşturmalarından kulağımıza çalınan “Kara Para Aklama”yı en pratik anlatımla bilmeyen okurlarımız için şu şekilde ifade edebiliriz. Kara para, yasa dışı  faaliyetler  sonucu  elde  edilen  para, mal veya değerler olarak  tanımlanmaktadır. Suç sayılan faaliyetlerden elde edilen gelirlerin genellikle nakit olması nedeniyle serbestçe ve kısa sürede kullanılmaları mümkün değildir ve finansal sisteme dâhil edilmeleri gerekmektedir. Bu noktada, parayı aklamak adına birçok formül vardır. Paravan şirketler üzerinden kesilen faturalar bunların en başında gelen klasik bir girişimdir. Devletler kara para aklama ile son yıllarda gelişen yazılım teknolojileri ve bankacılık sistemleri veri ve hareketlerini yakın takibe alarak kara para ile mücadele etkin çaba sarf etmektedir. Dünya’da her yıl 1 Trilyon Dolar’dan fazla yasadışı gelir sonucu elde edilen paranın finansal sistemlerde aklanmaya çalışıldığı tahmin edilmektedir.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-628455" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/istockphoto-687282846-612x612-1.jpg" alt="EN PRATİK ANLATIMLA EKONOMİYE DAİR BİR KAÇ BİLGİ, KARA PARA AKLAMA NEDİR?" width="1431" height="1073" title="EN PRATİK ANLATIMLA EKONOMİYE DAİR BİR KAÇ BİLGİ, KARA PARA AKLAMA NEDİR? 4"></p>
<p><strong>DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM NEDİR?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sürekli haberlerde duyduğumuz bir söz vardır. “Doğrudan Yabancı Yatırım” Anlamını bilmeyenler için en pratik şekilde anlatalım. Yatırımcının yerleşiği olduğu ekonomi dışındaki bir ekonomide bir işletmenin yönetimini kontrol ettiği veya yönetiminde söz sahibi olduğu uzun vadeli bir yatırım şeklidir. Doğrudan yabancı yatırımda, yatırımcının işletmenin sermayesinde %10 veya daha fazla paya sahip olması veya yönetimde söz sahibi olması esastır. Örnek olarak, Türk şirketlerine yabancı yatırımcıların talip olması sonrasında satılması yada ortak olmaları noktasında söz sahibi olan hisse kısmının  ortak olan yabancı şirketlerin elinde bulunması ve yönetimde dolaylı söz sahibi olmalarıdır.</p>
<div class="mceTemp"></div>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-628456" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/kara-para-aklama-23.jpg" alt="EN PRATİK ANLATIMLA EKONOMİYE DAİR BİR KAÇ BİLGİ, KARA PARA AKLAMA NEDİR?" width="1354" height="846" title="EN PRATİK ANLATIMLA EKONOMİYE DAİR BİR KAÇ BİLGİ, KARA PARA AKLAMA NEDİR? 5"></p>
<p><strong>MERKEZ BANKASI MÜDAHALESİ</strong></p>
<p>Özellikle son zamanlarda ani yükselişe geçen döviz kurlarından sonra haberlerde sıkça duyduğunuz Merkez Bankası Müdahalesi, Merkez bankalarının kısa ve uzun dönemli para politikaları amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik olarak piyasalarda alım-satım yapma işlemidir. Pratik olarak ben buradayım basın frene yada çekin ayağınızı gazdan gibi bir durumdur. Müdahale ile müdahale edilen, döviz ve faiz gibi değişkenlerin piyasa fiyatlarının politika öngörülerindeki düzeylere düşürülmesi / yükseltilmesi  bu noktada hedeflenir. Müdahale yöntemleri farklılık gösterebilir. Merkez bankaları taraf olup kendilerini göstererek doğrudan ve açık olarak piyasalara müdahale edebilecekleri gibi dolaylı olarak da müdahale edebilirler. Benzer şekilde, merkez bankası müdahaleleri zaman ve miktar açısından önceden bildirilebileceği gibi, herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın da gerçekleştirilebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>DEVALÜASYON TAM OLARAK NEDİR?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>En pratik anlatımla kur rejiminde, ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerinin azalmasını ifade eder. Örneğin, 1 Türk lirasının, 1 ABD doları karşısındaki değerinin 2,0TL’den 2,2 TL’ye düşmesi, Türk lirasının ABD doları karşısında %10 değer kaybetmesi (ABD dolarının değer kazanması) anlamını taşır. Türkiye ekonomisi 1990 yıllarda devalüasyonlara alışık olmayan ve ciddi devalüasyonlarda hasarlar olan bir ekonomiye sahipti İnşallah Türk Lirasının Döviz karşısında değerli olacağı yıllar duasıyla.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-628457" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/person-holding-six-pieces-of-Turkish-lira-banknotes.jpg" alt="EN PRATİK ANLATIMLA EKONOMİYE DAİR BİR KAÇ BİLGİ, KARA PARA AKLAMA NEDİR?" width="1497" height="945" title="EN PRATİK ANLATIMLA EKONOMİYE DAİR BİR KAÇ BİLGİ, KARA PARA AKLAMA NEDİR? 6"></p>
<p><strong>İLK PARAYA ÇOK ŞAŞIRACAKSINIZ</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ticaret kavramı, insanların, ihtiyaçlarını karşılama arzusu sonucu ortaya çıktı. ilkel toplumlardan bu yana varlığını geliştirerek sürdürdü. İlk defa 15. yüzyılda kavram olarak Ticaret  konuşulmaya başlasa da günümüzde kullandığımız anlamda ilk defa 18. yüzyılda tanımlandı ve kullanılmaya başlandı. 20. yüzyılda, sanayi ve teknolojide yaşanan gelişmeler ticaret hayatının kurallarını koydu. Peki para nasıl ortaya çıktı? Paranın ilk kullanımının kişilerin fazla ürettikleri malları, ihtiyaç duyduklarıyla değiştirmeye başlaması alışkanlığı ile ortaya çıktığı düşünülüyor. <strong>İlk çağlarda insanlar, ödemede heyecan sağlayan ve o dönemde çok değerli kabul edilen deniz kabuklarını para olarak kullanmaya başladı. </strong>Ardından, küçük semboller, madalyonlar ve Lidyalıların ilk parası gibi değişim araçlarını kullanmaya başladılar. Bu gelişmeler kısa sürede para kullanımını beraberinde getirdi ve bugün anladığımız anlamda ticaret şekillenmeye başladı. Kâğıt para kullanımı ilk defa M.S. 806 yılında ortaya çıktı, bundan önce deri ve ipek üzerine basılmış paralar kullanılıyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ÇEKİRDEK ENFLASYON NEDİR</strong></p>
<p>ÇEKİRDEK ENFLASYON” cümlesi bu terimi ilk kez duyan bir çok kişi için  nedir bu çekirdek enflasyon sorusunu oluşturdu. Hatta bana watsaptan bazı dostlar çekirdek enflasyonu en pratik şekilde yazabilir misin dediler bende tamam dedim. Çekirdek Enflasyon, başta İktisatçı Akademisyenler, Ekonomi Yönetimi ve ekonomi profesyonellerinin bilimsel olarak yakından bildiği ve takip ettiği bir enflasyon ölçüm şeklidir. Türkiye’de Tüik tarafından ölçülen ve aylık oranlarla toplam yıllık orana doğru giden yüzdesel bir rakamdır. En pratik anlatımla Merkez Bankasının Para Politikalarını belirleme noktasında en iyi yol gösteren bir karnedir. Gelişmiş Ülkeler için yıllık enflasyon oranından daha çok takip edilen,  gelişmekte olan Ülkeler için yıllık enflasyon ile birlikte aynı anda takip edilen bir enflasyon takip bilimidir. Akademik anlamda para politikasının etkisinin sınırlı olduğu, kontrol dışı olarak tanımlanan gıda ve enerji gibi kalemlerin dışarıda bırakıldığı mal ve hizmetlerdeki fiyat artış hızıdır. Bir başka deyişle merkez bankasının doğrudan kontrolü altında olmayan gıda ve enerji gibi kalemlerin manşet enflasyondan çıkarılmasıyla elde edilen enflasyon oranına çekirdek enflasyon denir. Tüik tarafından her ay  6 ana alt kalemde takip edilir ve mevsimsel şartlara göre değişkenlik gösterir. Çekirdek enflasyon düşüşü, ana enflasyon oranına etki eder bu nedenle Merkez Bankasının Para Politikaları kararları anlamında takip ettiği daha çok teknik bir terimdir çekirdek enflasyon. Birkaç satır yukarıda yazdığım “Manşet Enflasyon” ise sık sık duyduğunuz TÜFE’nin ekonomistler arasında kullanılan bir diğer adıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitim, kültür ve bilgi aydınlığa açılan en geniş penceredir</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/egitim-kultur-ve-bilgi-aydinliga-acilan-en-genis-penceredir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2025 15:07:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=614151</guid>

					<description><![CDATA[Bugünkü yazımızda Pazar günü yapılan İYİ Parti Afyonkarahisar İl Kongresi, Afyon Mali Müşavirler Odası&#8217;nın Ağaçlandırma Seferberliği ve Öğretmenler Günü ile ilgili gündemi paylaşalım. Başkan Bolluğu Pazar Günü Uydukent’te yer alan Derya Düğün Salonundayız. Hemen her kongrede olduğu gibi salona gelenleri davul zurna ekibi karşılıyor. Ülkede her iki kişiden birisinin başkan olduğunu bilen davul zurna ekibi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünkü yazımızda Pazar günü yapılan İYİ Parti Afyonkarahisar İl Kongresi, Afyon Mali Müşavirler Odası&#8217;nın Ağaçlandırma Seferberliği ve Öğretmenler Günü ile ilgili gündemi paylaşalım.</p>
<p>Başkan Bolluğu</p>
<p>Pazar Günü Uydukent’te yer alan Derya Düğün Salonundayız.<br />
Hemen her kongrede olduğu gibi salona gelenleri davul zurna ekibi karşılıyor.<br />
Ülkede her iki kişiden birisinin başkan olduğunu bilen davul zurna ekibi her gelenin önüne geçiyor ve ‘Başkanım Hayırlı Olsun’ diyerek bahşiş bekliyor.<br />
Özelikle takım elbiseli ve kravatlı olanlara daha fazla ilgi gösteriyor ve bahşişi kapıyor.<br />
Dogrusu salon çok iyi organize edilmiş. Turk Bayrağı Atatürk ve Genel Başkan Musavat Dervişoğlu posterleri yer alıyor.<br />
Zaten Derya Düğün Salonu böylesi toplantılar ve organizasyonlar adına biçilmiş bir kaftan.<br />
Tek göze çarpan ise protokolde olan bir konuk saygı duruşu ve istiklal marşı esnasında başındaki şapkası oldu.</p>
<p>Alper Yağcı Yoktu</p>
<p>Salona girişte çok sayıda dost ve tanıdık ile selamlaşıyoruz. Siyasi tercihlerini bilmediğim fazlaca kişinin kongre salonunda olduğunu görüyorum.<br />
İYİ Parti Kongresinde çok sayıda genç ve kadın var.<br />
Oldukça şık giyimli kadınlar kongreyi izlemeye gelmiş. Bazıları küçük çocuğunu kucağına almış. Hatta çocuk arabası ile salonda yerlerini alan gençleri görüyorum.<br />
MHP ve Saadet Partisi dışında ilimizdeki tüm siyasi parti temsilcileri ve başkanları salonda.<br />
Göremediğim geçen seçimde Belediye Başkanı Adayı Alper Yağcı.<br />
IYI Parti Kongresine Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı temsilen ise Kemal Demirkırkan katıldı.<br />
Şunu eklemek lazım&#8230;.<br />
Yerel seçimlerde İYİ Parti’nin, CHP Adayı Burcu Köksal’a yoğun destek verdiği biliniyor.<br />
Yağcı da bu yüzden olmamıştır.<br />
Kongre başlarken İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun’a partililerce ilgi fazlaca. Divan Başkanlığına Tekirdağ Milletvekili, basından tanıdığımız Genel Başkan Yardımcısı Sercan Taşçı seçildi. Yine İYİ Parti Milletvekili Hasan Toktaş da salonda.<br />
Tüm ilçe Başkanları ayrı ayrı tanıtılıyor. STK temsilcileri de tanıtımda yerlerini alıyor.</p>
<p>Mısırlıoğlu yine döktürdü</p>
<p>Mali Müşavirler Odasının Ağaç Dikme Töreni dolayısıyla İYİ Parti Kongresinden erken ayrılıyorum. Ama gazetecilikte haber takip elzem olması sebebiyle İYİ Parti İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu’nun konuşmasını paylaştığı videoyu izliyorum.<br />
Mısırlıoğlu’nu izlerken, yıllar önce canlı izlediğim Ata Demirer geliyor aklıma.<br />
İnanın ki Ata ile şov konusunda yarışır bizim Muhammet Başkan.<br />
Kulaklıklı mikrofon ile gezinerek, ellerini açarak sesini yükselterek salona coşku veriyor.<br />
Allah var, ilimizdeki il başkanları arasında en fazla çalışan il başkanıdır Muhammet Mısırlıoğlu. Her hafta basın açıklamaları yaparak ülke ve il gündemindeki konulara İYİ Parti’nin bakışını anlatır.<br />
Böylesine yoğun ilgi ve çalışma olmasına rağmen, sandıkta İYİ Parti’nin bir arpa boyu yol almadığını görünce seneler önceki bir siyasetçi geliyor aklıma. Rahmetli Osman Bölükbaşı.<br />
Bölükbaşı’nın mitingleri dolu ve coşkulu geçer.<br />
Seçimde oy çıkmayınca, Osman Bölükbaşı seçmenlere şöyle demişti; ‘Sizin harmanınız büyük de, taneniz çıkmıyor&#8230; &#8216;<br />
Konuşmalar sonrası İYİ Parti’nin yeni yönetimi ve diğer kurulları da belirlendi.<br />
Şimdi ülke seçmenlerinin yüzde 50’si kadın ve yüzde 30’a yakını ise genç.<br />
İYİ Parti listesinde kadın ve genç isimlerin daha fazla olmasını beklerdim doğrusu.</p>
<p>Fidanlar Ağaca<br />
Ağaçlar Ormana</p>
<p>Afyonkarahisar Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası ülkemizde yaşanan orman yangınlarına dikkat çekmek adına Susuz mevkiinde ağaçlandırma seferliğine girdi.<br />
Önce bir rakam vereyim.<br />
Son 10 yılda<br />
28 bin orman yangını,<br />
29 bin 500 kırsalda yangın çıktı.<br />
Bu yangınlarda toplam 255 bin hektar alan yandı.<br />
2025&#8217;te 2 bin 800 orman,<br />
4 bin kırsal olmak üzere 6 bin 800 yangın çıktı, bu yangınlarda toplam 80 bin hektar alan yandı.<br />
İşte böylesi bir ortamda mevsimi de olduğundan yüzlerce fidanlar toprakla buluştu.<br />
ASMM Oda Başkanı Erdal Sayar, emeği geçen arkadaşlarını ve katılımcıları kutlayarak ormanlarımıza sahip çıkılmasının önemine vurgu yaptı.<br />
Emeğe geçenler deyince Sinem Hocaoğlu ve Oda Sekreteri Yusuf Tür’ün gayretli çalışmalarını ekleyelim<br />
Ancaj katılım azdı. Mali Müşavirler sanırım ağaç dikme yerine tatil veya piknik yapmayı tercih etti.<br />
Bu arada tören alanında ağaç, orman ve yeşil deyince emeği fazlaca olan Veysel Hocamı ağaç dikerken aradım.<br />
Prof. Dr. Veysel Eroğlu Mali Müşavirleri başta Başkan Erdal Sayar’ı böylesi duyarlığından dolayı kutladı. Ağaçlandırmanın önemine vurgu yaptı.</p>
<p>Öğretmenim canım benim<br />
canım benim<br />
bilsen seni severim</p>
<p>Pazartesi günü Öğretmenler Günü kutlaması oldu.<br />
Her sene olduğu gibi nakaratlı sözler söylendi. Öğretmenlerin ışık ve başımızın tacı olduğundan dem vuruldu.<br />
Şimdi eğitime bakalım&#8230;.<br />
Daha önce eğitimde 52. sırada olan ilimizde son 3 yıldır her sene 2-3 basamak çıkmaya devam ediyor.<br />
Bu iyiye işaret.<br />
İlimizde 10 bin 600’e yakın öğretmen 858 okulda 147 bin öğrenciye ders veriyor.<br />
Ülke genelinde ise bu rakam 1 milyon 200 bin öğretmen ve 16 milyon öğrenci. Bu rakamlar neredeyse bir ülke nüfusu&#8230;<br />
İllerin eğitimdeki başarıları şöyle;<br />
Ankara 1, Eskisehir 2’nci olduğu bu sonuçlara göre komsu illerimiz Konya 9.,<br />
Burdur 12.,<br />
Uşak 15.,<br />
Isparta 22.,<br />
Kütahya 37. sırada<br />
Dünyadaki sıralama: Finlandiya birinci<br />
Güney Kore,<br />
Hollanda,<br />
Danimarka ve İngiltere.<br />
Şöyle bir maziye gidelim&#8230;<br />
Biz liseden mezun olduğumuzda yaklaşık 40 kişilik sınıftan üniversiteyi kazanan en fazla ¾ öğrenci olurdu.<br />
O dönem açık öğretim, meslek yüksek okulu vs yok ve tekli sınav sistemi var.<br />
Kazanılan üniversiteler de öyle eli boş mezun veren değil, gerçek anlamda üniversite.<br />
Özel üniversite falanda yok.<br />
Ve bazılarına çok ilginç gelir. Afyon’da ÖSYM sınavı da yok. Denizli Eskişehir, İzmir, Ankara gibi illerde girilirdi sınavlara.<br />
Üniversiteye yerleşemeyenler ise genelde polis ve askeri okula giderdi.<br />
Kızlar ise bankacı olurdu.<br />
Burayı da kazanamayanlar ise bir dönem Ecevit, bir dönem Milliyetçi Cephe iktidarları zamanlarında eğitim veren Eğitim Enstitüsüne giderdi.<br />
Burada eğitim 2 yıldı ama 3 ay içinde 2 senelik eğitimi vererek ülkeye öğretmen yetiştirdiler.<br />
İşte bu öğretmenlerimizin bir çoğu da mesleklerinden emekli oldular.<br />
Son soze gelince<br />
Eğitim, öğrenci, öğretmen, veli, idare, sivil toplum ve diğer paydaşlarla olur.<br />
Eğitim, bilimsel süreçlerin bütünüdür.<br />
Eğitim, adaletli olmayı gerektirir.<br />
Eğitim, şeffaflık ister.<br />
Eğitim liyakat ister.<br />
Baş öğretmen Mustafa Kemal Atatürk ne demişti bir asır evvel<br />
‘Eğitim, kültür ve bilgi aydınlığa açılan en geniş penceredir.’<br />
Bu vesileyle ebediyete intikal eden hocalarımıza Allah tan rahmet diliyorum.<br />
Öğretmenler Gününüz kutlu olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitim, kültür ve bilgi aydınlığa açılan en geniş penceredir</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/egitim-kultur-ve-bilgi-aydinliga-acilan-en-genis-penceredir-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2025 15:07:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://afyonsonhavadis.com/egitim-kultur-ve-bilgi-aydinliga-acilan-en-genis-penceredir/</guid>

					<description><![CDATA[Bugünkü yazımızda Pazar günü yapılan İYİ Parti Afyonkarahisar İl Kongresi, Afyon Mali Müşavirler Odası&#8217;nın Ağaçlandırma Seferberliği ve Öğretmenler Günü ile ilgili gündemi paylaşalım. Başkan Bolluğu Pazar Günü Uydukent’te yer alan Derya Düğün Salonundayız. Hemen her kongrede olduğu gibi salona gelenleri davul zurna ekibi karşılıyor. Ülkede her iki kişiden birisinin başkan olduğunu bilen davul zurna ekibi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünkü yazımızda Pazar günü yapılan İYİ Parti Afyonkarahisar İl Kongresi, Afyon Mali Müşavirler Odası&#8217;nın Ağaçlandırma Seferberliği ve Öğretmenler Günü ile ilgili gündemi paylaşalım.</p>
<p>Başkan Bolluğu</p>
<p>Pazar Günü Uydukent’te yer alan Derya Düğün Salonundayız.<br />
Hemen her kongrede olduğu gibi salona gelenleri davul zurna ekibi karşılıyor.<br />
Ülkede her iki kişiden birisinin başkan olduğunu bilen davul zurna ekibi her gelenin önüne geçiyor ve ‘Başkanım Hayırlı Olsun’ diyerek bahşiş bekliyor.<br />
Özelikle takım elbiseli ve kravatlı olanlara daha fazla ilgi gösteriyor ve bahşişi kapıyor.<br />
Dogrusu salon çok iyi organize edilmiş. Turk Bayrağı Atatürk ve Genel Başkan Musavat Dervişoğlu posterleri yer alıyor.<br />
Zaten Derya Düğün Salonu böylesi toplantılar ve organizasyonlar adına biçilmiş bir kaftan.<br />
Tek göze çarpan ise protokolde olan bir konuk saygı duruşu ve istiklal marşı esnasında başındaki şapkası oldu.</p>
<p>Alper Yağcı Yoktu</p>
<p>Salona girişte çok sayıda dost ve tanıdık ile selamlaşıyoruz. Siyasi tercihlerini bilmediğim fazlaca kişinin kongre salonunda olduğunu görüyorum.<br />
İYİ Parti Kongresinde çok sayıda genç ve kadın var.<br />
Oldukça şık giyimli kadınlar kongreyi izlemeye gelmiş. Bazıları küçük çocuğunu kucağına almış. Hatta çocuk arabası ile salonda yerlerini alan gençleri görüyorum.<br />
MHP ve Saadet Partisi dışında ilimizdeki tüm siyasi parti temsilcileri ve başkanları salonda.<br />
Göremediğim geçen seçimde Belediye Başkanı Adayı Alper Yağcı.<br />
IYI Parti Kongresine Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı temsilen ise Kemal Demirkırkan katıldı.<br />
Şunu eklemek lazım&#8230;.<br />
Yerel seçimlerde İYİ Parti’nin, CHP Adayı Burcu Köksal’a yoğun destek verdiği biliniyor.<br />
Yağcı da bu yüzden olmamıştır.<br />
Kongre başlarken İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun’a partililerce ilgi fazlaca. Divan Başkanlığına Tekirdağ Milletvekili, basından tanıdığımız Genel Başkan Yardımcısı Sercan Taşçı seçildi. Yine İYİ Parti Milletvekili Hasan Toktaş da salonda.<br />
Tüm ilçe Başkanları ayrı ayrı tanıtılıyor. STK temsilcileri de tanıtımda yerlerini alıyor.</p>
<p>Mısırlıoğlu yine döktürdü</p>
<p>Mali Müşavirler Odasının Ağaç Dikme Töreni dolayısıyla İYİ Parti Kongresinden erken ayrılıyorum. Ama gazetecilikte haber takip elzem olması sebebiyle İYİ Parti İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu’nun konuşmasını paylaştığı videoyu izliyorum.<br />
Mısırlıoğlu’nu izlerken, yıllar önce canlı izlediğim Ata Demirer geliyor aklıma.<br />
İnanın ki Ata ile şov konusunda yarışır bizim Muhammet Başkan.<br />
Kulaklıklı mikrofon ile gezinerek, ellerini açarak sesini yükselterek salona coşku veriyor.<br />
Allah var, ilimizdeki il başkanları arasında en fazla çalışan il başkanıdır Muhammet Mısırlıoğlu. Her hafta basın açıklamaları yaparak ülke ve il gündemindeki konulara İYİ Parti’nin bakışını anlatır.<br />
Böylesine yoğun ilgi ve çalışma olmasına rağmen, sandıkta İYİ Parti’nin bir arpa boyu yol almadığını görünce seneler önceki bir siyasetçi geliyor aklıma. Rahmetli Osman Bölükbaşı.<br />
Bölükbaşı’nın mitingleri dolu ve coşkulu geçer.<br />
Seçimde oy çıkmayınca, Osman Bölükbaşı seçmenlere şöyle demişti; ‘Sizin harmanınız büyük de, taneniz çıkmıyor&#8230; &#8216;<br />
Konuşmalar sonrası İYİ Parti’nin yeni yönetimi ve diğer kurulları da belirlendi.<br />
Şimdi ülke seçmenlerinin yüzde 50’si kadın ve yüzde 30’a yakını ise genç.<br />
İYİ Parti listesinde kadın ve genç isimlerin daha fazla olmasını beklerdim doğrusu.</p>
<p>Fidanlar Ağaca<br />
Ağaçlar Ormana</p>
<p>Afyonkarahisar Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası ülkemizde yaşanan orman yangınlarına dikkat çekmek adına Susuz mevkiinde ağaçlandırma seferliğine girdi.<br />
Önce bir rakam vereyim.<br />
Son 10 yılda<br />
28 bin orman yangını,<br />
29 bin 500 kırsalda yangın çıktı.<br />
Bu yangınlarda toplam 255 bin hektar alan yandı.<br />
2025&#8217;te 2 bin 800 orman,<br />
4 bin kırsal olmak üzere 6 bin 800 yangın çıktı, bu yangınlarda toplam 80 bin hektar alan yandı.<br />
İşte böylesi bir ortamda mevsimi de olduğundan yüzlerce fidanlar toprakla buluştu.<br />
ASMM Oda Başkanı Erdal Sayar, emeği geçen arkadaşlarını ve katılımcıları kutlayarak ormanlarımıza sahip çıkılmasının önemine vurgu yaptı.<br />
Emeğe geçenler deyince Sinem Hocaoğlu ve Oda Sekreteri Yusuf Tür’ün gayretli çalışmalarını ekleyelim<br />
Ancaj katılım azdı. Mali Müşavirler sanırım ağaç dikme yerine tatil veya piknik yapmayı tercih etti.<br />
Bu arada tören alanında ağaç, orman ve yeşil deyince emeği fazlaca olan Veysel Hocamı ağaç dikerken aradım.<br />
Prof. Dr. Veysel Eroğlu Mali Müşavirleri başta Başkan Erdal Sayar’ı böylesi duyarlığından dolayı kutladı. Ağaçlandırmanın önemine vurgu yaptı.</p>
<p>Öğretmenim canım benim<br />
canım benim<br />
bilsen seni severim</p>
<p>Pazartesi günü Öğretmenler Günü kutlaması oldu.<br />
Her sene olduğu gibi nakaratlı sözler söylendi. Öğretmenlerin ışık ve başımızın tacı olduğundan dem vuruldu.<br />
Şimdi eğitime bakalım&#8230;.<br />
Daha önce eğitimde 52. sırada olan ilimizde son 3 yıldır her sene 2-3 basamak çıkmaya devam ediyor.<br />
Bu iyiye işaret.<br />
İlimizde 10 bin 600’e yakın öğretmen 858 okulda 147 bin öğrenciye ders veriyor.<br />
Ülke genelinde ise bu rakam 1 milyon 200 bin öğretmen ve 16 milyon öğrenci. Bu rakamlar neredeyse bir ülke nüfusu&#8230;<br />
İllerin eğitimdeki başarıları şöyle;<br />
Ankara 1, Eskisehir 2’nci olduğu bu sonuçlara göre komsu illerimiz Konya 9.,<br />
Burdur 12.,<br />
Uşak 15.,<br />
Isparta 22.,<br />
Kütahya 37. sırada<br />
Dünyadaki sıralama: Finlandiya birinci<br />
Güney Kore,<br />
Hollanda,<br />
Danimarka ve İngiltere.<br />
Şöyle bir maziye gidelim&#8230;<br />
Biz liseden mezun olduğumuzda yaklaşık 40 kişilik sınıftan üniversiteyi kazanan en fazla ¾ öğrenci olurdu.<br />
O dönem açık öğretim, meslek yüksek okulu vs yok ve tekli sınav sistemi var.<br />
Kazanılan üniversiteler de öyle eli boş mezun veren değil, gerçek anlamda üniversite.<br />
Özel üniversite falanda yok.<br />
Ve bazılarına çok ilginç gelir. Afyon’da ÖSYM sınavı da yok. Denizli Eskişehir, İzmir, Ankara gibi illerde girilirdi sınavlara.<br />
Üniversiteye yerleşemeyenler ise genelde polis ve askeri okula giderdi.<br />
Kızlar ise bankacı olurdu.<br />
Burayı da kazanamayanlar ise bir dönem Ecevit, bir dönem Milliyetçi Cephe iktidarları zamanlarında eğitim veren Eğitim Enstitüsüne giderdi.<br />
Burada eğitim 2 yıldı ama 3 ay içinde 2 senelik eğitimi vererek ülkeye öğretmen yetiştirdiler.<br />
İşte bu öğretmenlerimizin bir çoğu da mesleklerinden emekli oldular.<br />
Son soze gelince<br />
Eğitim, öğrenci, öğretmen, veli, idare, sivil toplum ve diğer paydaşlarla olur.<br />
Eğitim, bilimsel süreçlerin bütünüdür.<br />
Eğitim, adaletli olmayı gerektirir.<br />
Eğitim, şeffaflık ister.<br />
Eğitim liyakat ister.<br />
Baş öğretmen Mustafa Kemal Atatürk ne demişti bir asır evvel<br />
‘Eğitim, kültür ve bilgi aydınlığa açılan en geniş penceredir.’<br />
Bu vesileyle ebediyete intikal eden hocalarımıza Allah tan rahmet diliyorum.<br />
Öğretmenler Gününüz kutlu olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BEYAZ BASTONUN SESİ</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/beyaz-bastonun-sesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Öznur Kırman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2025 13:42:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=598030</guid>

					<description><![CDATA[       Sevgili Okurlarım, Hızla akan şehir hayatında, çoğu zaman etrafımızdaki küçük detayları fark etmeden ilerleriz. Ancak bazı semboller vardır ki, bir durup düşünmemizi, daha duyarlı ve anlayışlı olmamızı gerektirir. İşte bunlardan biri de, görme engelli bireylerin bağımsızlık ve güvenlik sembolü olan Beyaz Baston’dur. Beyaz Baston, az gören veya görme engelli bir kişinin, çevresindeki engelleri ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>       Sevgili Okurlarım,</strong></p>
<p>Hızla akan şehir hayatında, çoğu zaman etrafımızdaki küçük detayları fark etmeden ilerleriz. Ancak bazı semboller vardır ki, bir durup düşünmemizi, daha duyarlı ve anlayışlı olmamızı gerektirir. İşte bunlardan biri de, görme engelli bireylerin bağımsızlık ve güvenlik sembolü olan <strong>Beyaz Baston’dur</strong>.</p>
<p>Beyaz Baston, az gören veya görme engelli bir kişinin, çevresindeki engelleri ve yolunu algılaması için kullanılan hayati bir yardımcı olmanın çok ötesindedir. O, aynı zamanda topluma güçlü bir mesaj iletir: <em>&#8220;Ben buradayım, lütfen dikkat edin ve öncelik tanıyın.&#8221;</em> Bu baston, sahibinin dünyayı keşfetme, sosyal hayata katılma ve kendi başına hareket etme özgürlüğünün en önemli nişanesidir. Kullanıcısına özgüven ve bağımsızlık kazandırırken, aynı zamanda toplumsal eşitliğin ve saygının da bir simgesidir.</p>
<p><strong><em> Gelelim Beyaz Bastonun Doğuş Hikayesine…</em></strong></p>
<p>Beyaz Bastonun modern anlamdaki kullanımı, bir ihtiyaçtan ve farkındalık arayışından doğmuştur. Geleneksel olarak görme engelliler baston kullanıyordu, ancak bu bastonlar trafikte ve kalabalıkta yeterince dikkat çekmiyordu.</p>
<p><strong><em>      Hikaye, 1921 yılında İngiltere’de bir trafik kazası sonucu görme yetisini kaybeden fotoğrafçı James Biggs&#8217;e dayanır. Biggs, sürücüler tarafından daha kolay fark edilebilmek için bastonunu beyaza boyamıştır. Bu basit ama dahi fikir, kısa sürede yayıldı. 1930&#8217;larda Fransa&#8217;da başlayan kampanyalarla uluslararası bir bağımsızlık sembolü haline geldi. Artık beyaz renk, karanlığa karşı bir uyarı ve görünürlük çağrısıydı.</em></strong></p>
<p><strong>Kısaca Beyaz Bastonumuzun Özelliklerinden Bahsedecek Olursak;</strong></p>
<p>Beyaz Baston, geleneksel bastonlardan farklıdır. Hafif, katlanabilir ve ucunda zeminle sürekli temas sağlayan, engelleri ve yüzey değişikliklerini algılamaya yarayan özel bir top ya da tekerlekçik bulunur. Bu baston, kullanıcısının bir adım ötesindeki dünyayı <em>&#8220;görmesini&#8221;</em> sağlar, düşme, çarpma ve yaralanma risklerini azaltır.</p>
<p>Bu sembolün önemini tüm dünyaya duyurmak ve toplumsal duyarlılığı artırmak amacıyla, her yıl 15 Ekim Dünya Beyaz Baston Güvenlik Günü olarak kutlanır. Bu özel gün, görme engelli bireylerin bağımsız seyahat etme haklarını ve güvenliğini sağlamanın önemini vurgular. ABD’de başlayan ve Uluslararası Körler Federasyonu tarafından benimsenen bu önemli gün, devletlerin ve toplumların bu konudaki sorumluluklarını hatırlatır.</p>
<p><strong>Topluma Mesajımız;</strong></p>
<p><em>   Sevgili okurlarım, görme engelli bir bireyin beyaz bastonla yürüdüğünü gördüğünüzde lütfen unutmayın: O, rehberliğe muhtaç, güçsüz bir insan değil; tam tersine, bağımsızlığını ilan etmiş, hayatına cesaretle devam eden güçlü bir bireydir.</em></p>
<p><strong><em> Sizden isteğimiz çok basit:</em></strong></p>
<p><strong>   Görünür Olana Saygı:</strong> Beyaz Baston taşıyan birini gördüğünüzde, özellikle trafikte ve dar alanlarda, yavaşlayın, sesli bir uyarı yapın ve onlara geçiş önceliği tanıyın. Beyaz Baston, <em>&#8220;Dur ve yol ver&#8221;</em> demektir.</p>
<p><strong>    Yardım Ederken Sorun:</strong> Doğrudan koluna yapışmak yerine, &#8220;<em>Yardımcı olmamı ister misiniz?</em>&#8221; diye sorarak izin isteyin. Unutmayın, rehberliğe ihtiyaçları olup olmadığına kendileri karar vermelidir.</p>
<p><strong>  Engelsiz Çevre İçin Sorumluluk:</strong> Kaldırımları, yolları ve toplu taşıma araçlarını, beyaz baston kullanıcıları için güvenli ve erişilebilir hale getirmek hepimizin sorumluluğudur. Kaldırıma park edilmiş bir araç, açık bırakılmış bir rögar kapağı, dikkatsizce konulmuş bir eşya, onlar için aşılmaz bir engel, hatta hayati bir tehlike olabilir.</p>
<p><em>   Beyaz Baston, sadece körlüğün değil, aynı zamanda bağımsızlığın, özgürlüğün ve toplumsal dayanışmanın da rengidir. Gelin, sadece 15 Ekim’de değil yılın her günü, bu beyaz sembolün bize fısıldadığı duyarlılık ve empati çağrısına kulak verelim.</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-598031" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/yy.jpeg" alt="BEYAZ BASTONUN SESİ" width="1600" height="901" title="BEYAZ BASTONUN SESİ 8"></p>
<p><strong><em>Ankara&#8217;dan Yükselen Yürüyüş ve Toplumsal Adalet Çağrısı</em></strong></p>
<p>Geçtiğimiz 15 Ekim, takvimlerde Dünya Beyaz Baston Güvenlik Günü olarak işaretliydi. Ancak bu tarih, Ankara’da sadece bir anma günü olmaktan öte, görme engelli vatandaşlarımızın haklarını haykırdığı, kararlılıkla yürüdüğü bir eylem gününe dönüştü. Onların bastonları, bu kez sadece yolları değil, toplumsal vicdanın derinliklerini yokladı.</p>
<p>Başkent Ankara&#8217;da, 15 Temmuz Kızılay Milli İrade Meydanı&#8217;nda toplanan görme engelli bireyler, sivil toplum kuruluşları, aktivistler ve onlara destek veren duyarlı vatandaşlar, Beyaz Bastonlarıyla yürüyüş gerçekleştirdi.</p>
<p>Bu yürüyüşe özellikle Türkiye Körler Federasyonu, Altı Nokta Körler Derneği, Türkiye Görme Engelliler Derneği, Görme Engelli Evrensel Hukukçular Derneği ve Gören Kalpler Görme Engelliler Eğitim ve Spor Vakfı gibi sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve üyeleri önderlik etti.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Yürüyüş, görme engellilerin günlük yaşamda karşılaştığı aşılmaz engellere dikkat çekmeyi amaçlıyordu. Ellerindeki dövizlerle ve sloganlarla hem vatandaşlara hem de yerel ve merkezi yönetimlere güçlü bir mesaj iletildi<strong>: &#8220;Engel bedende değil, duyarsız çevrededir!&#8221;</strong></p>
<p>Basın Açıklamasından Önemli Başlıklar</p>
<p>Grup adına yapılan basın açıklamasında, Beyaz Bastonun yalnızca bir araç değil, özgürlüğün, bağımsızlığın ve güvenliğin sembolü olduğunun altı çizildi. Türkiye Körler Federasyonu Başkanı gibi yetkili isimlerin dile getirdiği sorunlar ve talepler, ülkemizdeki erişilebilirlik sorununun boyutunu gözler önüne serdi:</p>
<p><strong>   &#8220;Beyaz Baston Yasası İstiyoruz!&#8221;:</strong> En önemli talep, birçok medeni ülkede olduğu gibi, Beyaz Bastonun anlamını, kullanım standartlarını ve bu baston sahiplerine tanınan yasal hakları (özellikle trafikteki öncelik hakkını) netleştiren bir yasal düzenlemenin, yani bir      &#8220;Beyaz Baston Yasası&#8221;nın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılmasıydı.</p>
<p><strong>   Erişilebilirlik Sorunu:</strong> Açıklamalarda, görme engellilerin yolunu gösteren sarı hissedilebilir yüzeylerin (sarı takip çizgilerinin) birçoğunun standartlara uygun olmadığı, plastik malzemeden yapıldığı ve mevsim şartlarında deforme olarak yeni kaza riskleri yarattığı vurgulandı.</p>
<p><strong>Kentsel Engeller:</strong> Kaldırımlara gelişi güzel yerleştirilen reklam panoları, ağaçlar, mantarlar ve zincirler, görme engellilerin bastonla güvenli hareket etme yeteneklerini doğrudan tehdit eden unsurlar olarak gösterildi. Ayrıca toplu taşıma araçlarındaki sesli anons sistemlerinin sıkça çalışmaması da ulaşım özgürlüklerini kısıtlayan bir diğer temel sorundu.</p>
<p><strong>Yerel Yönetimlere Çağrı:</strong> Başkentteki yürüyüşte, yerel yönetimlere de çağrılar yapılarak, vaat edilen erişilebilirlik projelerinin hızla hayata geçirilmesi ve denetimlerin artırılması talep edildi.</p>
<p><strong>   Toplumsal Duyarlılığın Adresi: Empati</strong></p>
<p>Bu yürüyüş ve basın açıklaması, biz gören bireylere çok önemli bir görev yüklüyor. Beyaz Baston Günü&#8217;nün genel toplumsal mesajı şudur: &#8220;Görme engelli birey, toplumun eşit ve aktif bir parçasıdır.&#8221; Onların bağımsız hareket etme hakkı, temel bir insan hakkıdır.</p>
<p>Bizler;</p>
<p>Yollarda Beyaz Baston gördüğümüzde sadece durmakla kalmayıp, o kişinin güvenli geçişini sağlamalıyız.</p>
<p>Yardım teklifimizi saygıyla sunmalı ve kişinin kabul etmesi durumunda koluna girmesini teklif ederek rehberlik etmeliyiz. Bastona dokunmak, onun dünya ile kurduğu bağı zedeleyebilir.</p>
<p>Beyaz Baston, sahibinin bağımsızlığının güvencesi olduğu kadar, tüm toplumun duyarlılık testidir. Ankara&#8217;da atılan her adım, bize daha eşit, daha güvenli ve daha adil bir dünya inşa etme sorumluluğunu hatırlatmıştır.<em> Engelleri kaldıran insani erdemlerimizdir.</em></p>
<p><strong><em>  Sağlıcakla,</em></strong></p>
<p><strong><em>   Her Birey İçin Mottom!!</em></strong></p>
<p><strong>  “ HAYATI ENGELSİZ SAYIN!”  </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SUCUK MÜZESİ</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/sucuk-muzesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Veli CENGİZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 11:45:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[afyon]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetsucuğu]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[kocaşaban]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[lezzet]]></category>
		<category><![CDATA[Nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[sucukmuzesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=596706</guid>

					<description><![CDATA[     Uzun zamandır görmek istediğim bir yerdi Sucuk Müzesi.

Olmayınca olmuyor; çok yakınında olmasına rağmen gidemiyorsun, göremiyorsun; Türkiye’nin tek müzesini!” Her şeyin bir vakti, saati var” derler atalarımız, o misal bize de geçen hafta nasip oldu…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dostlar Meclisi’nin Başkanı sn. Ahmet Değer Konya, “Şu saatte, Zafer Müzesi önünde toplanıyoruz.” Yeter mi? yetmez tabi! Daha sonra pek çok hatırlatmalar ama gene de bir iki dakika geç kaldım belirtilen saate. Diyeceksiniz ki; bir iki dakikanın ne önemi var. Eskidendi o deseniz de Ahmet bey için çok önemlidir; denilen saatte toplanmak, bir arada olmak.</p>
<p>Cümbür cemaat yola düştük. Şakalaşmalar, takılmalar gırla… Maksat muhabbet olsun, yoksa vakit boşa geçiyor. İnsan hem öğreniyor hem de öğrendiklerini depoluyorsun farkında olmadan; günün birinde çıkıveriyor ortaya…</p>
<p>Öğle yemeğini Sucuk Müzesi’nin yemekhanesinde yedik.</p>
<p>Çok leziz yemekler hazırlamışlar! Dostlar Meclisi’nin geleneği; her yemekten sonra Yasin-i şerif okunur, dualar edilir. Kocaşaban ailesinin rahmete erenlerine, Afyon’a hizmet etmiş gönlü güzel insanlarına ve Cumhuriyeti kuran, bu cennet vatanı bizlere bırakan, başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, tüm şehitlerimize dualar edildi…</p>
<p>Benim gençliğimde marka olarak iki kasap vardı; Cumhuriyet Kasabı ve İpek Kasabı. Hala ikisi de hizmet vermeye devam ediyorlar…</p>
<p>Rahmetli kasap Ahmet başkaydı; Afyon’un eşrafı, politikacıları onunla beş on dakikalığına başlayıp, saatler süren muhabbetine doyamazlardı. Rahmetli Ahmet bey de yaratılıştan, köklü aileden aldığı görülmeyen ama hissedilen “Sevgi helezonları” vardı onu kuşatan. Afyon’un gündemi sanki orada belirlenirdi. Şimdi genç kuşakta aynı izde yola devam ediyor…</p>
<p>Kaşgarlı Mahmut Divan-u Lugati’t Türk’te sucuğun yapılışına değinir: baharat, pirinç, et dönülür bumbar yapılırmış. Hatta suğuk sözcüğü zamanla sucuk’a dönüşmüş.</p>
<p>Şimdi de etlerin, baharatlarla karıştırılıp, bağırsağa doldurulmasıyla devam ediyor.</p>
<p>Afyon, Kayseri uzun yıllar rekabet içindeler… Sucukta yıllardır onların önüne geçtik. Pastırmada ise kafa kafaya bir yarış sürmekte. Bu konuda uzman bir arkadaş geçen hafta misafirim oldu; Cumhuriyet pastırması ikram ettik: bu daha leziz, çünkü pastırmanın içindeki çemen oranı tarifsiz bir tat bıraktı damağımda! Ne diyelim hayırlı olsun. Bu sözcüğü onun ağzından duymak benim gururum oldu.</p>
<p>Müze 1060 metrekarelik bir alana kurulmuş. 1920 yılından beri işletme hizmetini sürdürüyor. Firma o yıldan beri kullandığı tüm araç ve gereçten örnek olarak müzeye koymuşlar. Çocukların ilgisini çekebilecek boğa ve inek bibloları onları bekliyor.</p>
<p>1943 model, taşımada kullandıkları bir araç sanki fabrikadan yeni çıkmış görünümüyle sizleri selamlıyor, siz bakmasanız bile.</p>
<p>Afyon eski sebze halinde bir dünyamız vardı. Su içme bahanesiyle onu görmeye gider, avucumuza akan suyu kana kana içer, içimiz huzur dolardı. Zaman zam da onun çevresinde oynardık.</p>
<p>Hal yıkıldıktan sonra kayboldu diye hayıflanırdık! yine Onu görkemli haliyle karşımda bulmak benim için büyük sürpriz oldu. Gençliğime, çocukluğuma götürdü beni…</p>
<p>Afyon ve Kayseri yarışa dursun daha önce Anadolu’nun bir çok ilinde de sucuk imalatı yapılmış.</p>
<p>Eskişehir’in Dövme Sucuğu, Aydın’ın Deve Sucuğu, Tokat’ın Bez Sucuğu bunlara örnek… Avrupa’da sosis ve salam iki binlik reçete!&#8230;</p>
<p>Konfüçyüs:</p>
<p>“Duydum unuttum</p>
<p>Gördüm hatırladım</p>
<p>Yaptım öğrendim” demiş yüz yıllar öncesinden.</p>
<p>Afyonlu Kocaşaban Ailesi, atalarından gördüklerini unutmamış, hatırladıklarını uygulamış Cumhuriyet Sucuğu markasını tanıtmış tüm dünyaya. Almanya’da imalathane açtıklarını basından izlemiştim. Atalarımız ne demiş: “Uzayan kol bizden olsun.” Yine atalarımız: “Kıskanmayalım, çalış senin de olur” demiş. Bunları gerçekleştirecek yetişmiş personelde var: Yol alalım nurlu ufuklara…</p>
<p>Müzeyi 30 bin kişinin ziyaret ettiğini yazılı kaynaklardan öğrendim.</p>
<p>Ben, Kocaşaban Ailesinin Miras Kültürüne hizmet olarak algıladım. Genç kuşağın Anadolu Kaplanları Yavuz ve Mehmetler kolay gelsin, yolları açık ve bereketli olsun.</p>
<p>Mutlu kalınız….</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEVLET EV SAHİBİ, VATANDAŞ KİRACISI OLUYOR&#8230; ÇOK GÜZEL BİR HABER</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/devlet-ev-sahibi-vatandas-kiracisi-oluyor-cok-guzel-bir-haber/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ekonomia Ekstralar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 14:52:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[CumhurbaşkanıErdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[konut seferberliği]]></category>
		<category><![CDATA[koutkira]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyılınprojesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=596356</guid>

					<description><![CDATA[Yıllarda başta Rusya, Avrupa’nın çeşitli ülkeleri ve enflasyonun artmış olduğu ABD çeşitli eyaletlerinde başarılı bir şekilde yürütülen Devlet Sosyal Konutları projesi nihayet Türkiye’de hazırlanan bir proje kapsamında hayata geçiriliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuda müjdeyi verdi ve detaylar ilerleyen zamanlarda paylaşılacak.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><br />
ÇOK DİKKATLİ OLMAK GEREKİYOR</strong></p>
<p>Sosyoloji Uzmanları bu projede çok dikkatli olunması gereğini düşünürken dar gelirli ailelerin göz önünde bulunmasını talep ediyorlar. Önceliğin bu zamana kadar ev sahibi olmamış emekli ya da çalışan 55 yaş sonrası ve 70 yaş aralığı özellikle emeklileri de kapsaması tavsiyesinde bulunuyorlar. Bu noktada Tapu İşleri Müdürlüğü nezdinde başvuru yapan bu şartlardaki emeklilere öncelik verilmesinin büyük bir eksiği kapatacağını ifade ediyorlar.</p>
<p><strong>ÖNCELİK KRİTERİNDE SEÇİCİ OLMALI</strong></p>
<p>Önceden bir evi olan öncelikli hak verilecek olan Şehit Aileleri ve Gazilere bu proje kapsamında araştırılarak seçilmesini ve önceliğin uzun yıllar Devlet adına kamuda ya da özel sektörde çalışmış ve hiç ev sahibi olamamış ama yüksek kiralardan dolayı maaşlarını kiraya vermek zorunda kalan emeklilere bu hakkın öncelikle tanınmasını tavsiye ediyorlar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-596359" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/images-2.jpg" alt="DEVLET EV SAHİBİ, VATANDAŞ KİRACISI OLUYOR... ÇOK GÜZEL BİR HABER" width="795" height="445" title="DEVLET EV SAHİBİ, VATANDAŞ KİRACISI OLUYOR... ÇOK GÜZEL BİR HABER 9"></p>
<p><strong>YÜZYILIN PROJESİ OLACAK<br />
</strong>Ankara&#8217;da &#8220;AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığı Eğitim Programı&#8221;na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan burada yaptığı konuşmada 500 bin yeni sosyal konut inşa edileceğini duyurdu. &#8216;Yüzyılın Konut Projesi&#8217; adı verilen proje ile Cumhurbaşkanı Erdoğan inşa edilen konutların ucuza vatandaşlara kiraya verileceğini müjdeledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasında şehit yakınlarına, gazilere, 3 çocuklu ailelere ve engelli vatandaşlara öncelik verileceğini duyurarak yüksek kiraların önüne geçileceğini belirtti.</p>
<p><strong>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN AÇIKLAMALARI ŞU ŞEKİLDE</strong></p>
<p>Depremin yaralarını hızla sarmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar cari fiyatlarla 3.6 trilyon liralık yani 90 milyar dolarlık harcama yaptık. Geçen ay Malatya&#8217;da 304 bininci afet konutumuzun anahtarını hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. 2025 yılı sonunda da toplamda 453 bin bağımsız bölümü teslim ederek deprem bölgemizi inşallah ayağa kaldırmış olacağız.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-596360" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/President_Recep_Tayyip_Erdogan.jpg" alt="DEVLET EV SAHİBİ, VATANDAŞ KİRACISI OLUYOR... ÇOK GÜZEL BİR HABER" width="2183" height="2135" title="DEVLET EV SAHİBİ, VATANDAŞ KİRACISI OLUYOR... ÇOK GÜZEL BİR HABER 10"></p>
<p><strong><br />
UCUZ KİRALAMA DÖNEMİNİ BAŞLATIYORUZ</strong></p>
<p>Halen yüksek seyreden kiralar ve konut fiyatları ile ilgili bir projeyi hayata geçiriyoruz. Bundan sonra kira konusunda işin planlamasını devlet yapacak. Yani &#8216;vatandaş gelsin kendisi kiraya versin ve yüksek kiralarla orada vatandaşı sömürsün&#8217; bunlara fırsat vermeyip devlet olarak bu sosyal konutları kiraya verip inşallah ucuz kiralama sürecini biz başlatacağız.</p>
<p><strong>DAR GELİRLİ AİLELERE NEFES ALDIRACAĞIZ</strong><br />
<strong><br />
</strong>‘Yüzyılın Konut Projesi&#8217; ile 81 ilimizde toplam 500 bin konut inşa edeceğiz. Şehit yakınlarına, gazilerimize, 3 çocuğu olan ailelerimize ve engelli vatandaşlarımıza öncelik sağlayacağız. Türkiye&#8217;de ilk kez kiralık konut projesini TOKİ ile hayata geçireceğiz. Sosyal konutların bir kısmını uygun şartlarla kiralayacak, bilhassa dar gelirli ailelerimize nefes aldıracağız. Konut projemiz sadece sosyal projelerde değil enflasyonla mücadelede elimizi güçlendirecek. İnşallah ekim ayına doğru bu proje ile ilgili detayları paylaşacağız.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-596358" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/hq720.jpg" alt="DEVLET EV SAHİBİ, VATANDAŞ KİRACISI OLUYOR... ÇOK GÜZEL BİR HABER" width="686" height="386" title="DEVLET EV SAHİBİ, VATANDAŞ KİRACISI OLUYOR... ÇOK GÜZEL BİR HABER 11"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CAM TAVANLARI KIRAN TEKERLEKLER</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/cam-tavanlari-kiran-tekerlekler-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Öznur Kırman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 11:10:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[azmingücü]]></category>
		<category><![CDATA[engellilerbaşarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[hayatameydanokuyanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ilhamverenhikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[kadınbaşarısı]]></category>
		<category><![CDATA[kübradenizcikeskin]]></category>
		<category><![CDATA[psikologsporcu]]></category>
		<category><![CDATA[rallipilotu]]></category>
		<category><![CDATA[sınırlarıaşanlar]]></category>
		<category><![CDATA[tekerleklisandalyeileyaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=595255</guid>

					<description><![CDATA[Sevgili okurlarım. Bazı insanların azmi, çabası sonundaki başarılarını tasavvur etmekte zorlanıyorum. Hele bu insanlar “Engelli” hayat yaşamak zorunda kalmışlarsa… Bu haftaki yazımda böyle bir hayat hikayesini ele alıyorum.. İyi okumalar…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-595257" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-13-at-11.55.48.jpeg" alt="CAM TAVANLARI KIRAN TEKERLEKLER" width="1377" height="1354" title="CAM TAVANLARI KIRAN TEKERLEKLER 12">  Bazı hayatlar vardır; sadece yaşanmaz, aynı zamanda bir meydan okumadır. Kübra Denizci Keskin&#8217;in hikayesi de tam olarak böyle: Adeta bir zorluk müzesinin orta yerinde, hayata meydan okuyan, parmakla gösterilecek bir cesaret abidesi. Onun adını duyduğunuzda aklınıza sadece bir ralli pilotu gelmez; direksiyon başındaki bir psikolog, tekerlekli sandalyedeki bir özgürlük savaşçısı ve en önemlisi, &#8220;engel&#8221; kelimesinin sadece bir harf yığını olduğunu kanıtlayan bir kadın gelir.</p>
<p>2004 yılında yaşadığı talihsiz bir kaza, Kübra&#8217;nın hayatının rotasını kökten değiştirdi. Omurilik yaralanması&#8230; Gözlerindeki parlaklık, hız ve adrenalin tutkusuyla dolu genç bir kadının, tüm hayatının bir anda &#8220;kısıtlama&#8221; kelimesinin gölgesine düşmesi&#8230;</p>
<p>Çoğu insan için bu, yolun sonu, hayallerin kilitlenmesi anlamına gelebilirdi. Ancak Kübra, o en karanlık anda bile, ruhunun frenini patlatmayacağını biliyordu. O, yolun sadece şekil değiştirdiğine inandı.</p>
<p style="padding-left: 40px;"><strong><em>Ralli İle Özgürlüğün Tanımını Yaptı</em></strong></p>
<p>    Hayat, ona yürüme özgürlüğünü elinden almıştı ama Kübra, bu kaybın yerine bambaşka bir özgürlük inşa etti: Ralli. Tekerlekli sandalyeden inip özel tertibatlı yarış aracının direksiyonuna geçtiğinde, sadece bir koltuğa oturmuş olmuyor, tüm dünyayı ayağa kaldırıyordu. Çünkü onun için ralli, sadece hız yapmak değil; vücudunun ona çizdiği limitleri, bizzat ruhunun elleriyle aşmak demekti.</p>
<p>O, dünyada bu denli zorlu bir sporu yapan tek engelli kadın ralli pilotu ünvanına sahip. Bu ünvan, sadece bir gurur nişanesi değil; her bir virajda, her bir zorlu zeminde, yılmaz bir iradenin somut kanıtıdır. Avrupa Ralli Şampiyonası&#8217;nın prestijli Barum Yarışı&#8217;nda kadınlar pilotlar birincisi olarak podyuma çıktığında, orada sadece Kübra&#8217;nın değil, azmin, tutkunun ve tüm zorluklara rağmen yeniden ayağa kalkabilmenin bayrağı dalgalanıyordu. O an, bir kadının gücünün sınırları zorladığının, hatta o sınırları yeniden çizdiğinin en çarpıcı kanıtıydı.</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em><strong>Verilmek istenen mesaj: Cesaret Bulaşıcıdır</strong></em></p>
<p>  Kübra&#8217;nın hikayesi, sadece spor sayfalarının bir başarısı değil, ruhlarımıza gönderilen derin, subliminal bir mesajdır. Bu mesaj diyor ki: &#8220;Senin için engel olarak görünen ne varsa, aslında o senin en güçlü başlangıç çizgin olabilir.&#8221; O, sadece bir otomobili değil, toplumdaki tüm önyargıları ve &#8220;yapamazsın&#8221; fısıltılarını da süren bir pilot. Klinik psikolog kimliğiyle de, zihinsel dayanıklılığın, fiziksel güçten çok daha güçlü bir motor olduğunu ispatlıyor.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Onun gözlerindeki o derin, azimli bakış, hepimize şunu fısıldıyor: Zorluklar, yolunuzu kesmek için değil, sizi daha farklı bir güzergaha yönlendirmek için vardır. Eğer bir hayaliniz varsa, onu gerçekleştirecek yola her zaman bir erişim rampası bulursunuz.</p>
<p>Kübra Denizci  Keskin, hızı ve tutkusuyla yolları titretirken, azmiyle de kalpleri sarsıyor. O, tekerlekli sandalyenin bir son değil, daha hızlı bir başlangıç noktası olduğunu tüm dünyaya kanıtlayan,  Türkiye&#8217;nin gurur tablosudur. Onun her yarışı, sadece bir spor mücadelesi değil, hepimize ilham veren, göz yaşartıcı bir yaşam dersidir.</p>
<p>Sizce Kübra&#8217;nın hikayesindeki &#8220;imkansız&#8221; kelimesini en çok ezen başarı, hangisidir?</p>
<p>Dünyada Kübra’nın başarılarına benzer yaşamlar mutlaka vardır. Bunlardan çıkartabileceğimiz, hayatımıza uyarlayabileceğimiz noktaları tekrar gözden geçirmeye ne dersiniz?</p>
<p>Hayattaki engelleri kaldırmak için sizin <strong><em>“Ne kadar gaza basmanız gerekiyor”</em></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hastalık Değil, Sağlık Bulaşsın;  Afyonkarahisar Uyardı!</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/hastalik-degil-saglik-bulassin-afyonkarahisar-uyardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Öznur Kırman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Sep 2025 13:43:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar]]></category>
		<category><![CDATA[fizikselaktivite]]></category>
		<category><![CDATA[GençlikEtkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[HalkSağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[RuhSağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[SağlıkFarkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklıyaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=583203</guid>

					<description><![CDATA[Afyon'dan Yükselen Sağlık Sesi: Erken Yaşta Atılan Sağlam Adımlar, Yarınlarımızı Aydınlatır!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>        Sevgili okurlarım, canım Afyon&#8217;umun güzel insanları!</strong></p>
<p>Hayatın temposunda durup kendimize sorduğumuz en önemli soru ne biliyor musunuz? &#8220;Ben ne durumdayım?&#8221; Sadece işler, güçler, koşuşturmalar değil, aynı zamanda bedenimiz ve ruhumuz ne durumda? İşte bu sorunun cevabını aradığımız bir hafta var: 3-9 “Eylül Halk Sağlığı Farkındalık Haftası. “Bu hafta, hepimize &#8220;Sağlık İçin Söyle!&#8221; diye sesleniyor.</p>
<p>Sağlık, sadece bir hediye değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Bedenimize iyi bakmak, ona iyi şeyler sunmak, tıpkı sevdiğimiz bir şarkıyı en güzel tonda söylemek gibidir. Afyonkarahisar&#8217;da bu hafta, bu şarkıyı hep birlikte söylüyoruz. Kentimizin sağlık çalışanları, gönüllüler ve kurumları, birer orkestra şefi gibi bizlere yol gösteriyor.</p>
<p>Bu hafta boyunca düzenlenen etkinlikler, birer nota gibi sağlığımızın melodisini oluşturuyor. Kimisi obeziteye, kimisi diyabete, kimisi de düzenli egzersizin sihirli gücüne vurgu yapıyor. Halkın ücretsiz sağlık taramalarıyla kendisini dinlemesi, bilgilendirici seminerlerle sağlığın notalarını öğrenmesi hedefleniyor. Bu, sadece bir hafta sürecek bir konser değil, hayat boyu devam edecek bir performansın ilk adımıdır.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Bugün sizlere, yüreğimizin sesiyle, 3-9 Eylül tarihleri arasında kutladığımız <em>“Halk Sağlığı Farkındalık Haftası&#8217;</em>ndan seslenmek istiyorum.” Afyonkarahisar olarak bu hafta, sadece bir farkındalık haftası değil, aynı zamanda geleceğimize yaptığımız en değerli yatırımların bir kutlaması. Park Afyon ve Motofest alanındaki cıvıl cıvıl etkinliklerimizle, Sağlık İl Müdürlüğümüz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Gençlik Spor İl Müdürlüğümüz ve Yeşilay gibi can dostlarımızla birlikte, sağlığımızın ne kadar değerli olduğunu hep birlikte haykırıyoruz.</p>
<p>Atalarımız ne güzel demiş: <em>&#8220;Sağlık, en büyük zenginliktir.&#8221;</em> Bu zenginliği hem bedenimizde hem de ruhumuzda korumak, özellikle de henüz o tertemiz fidanlarımızı, yani çocuklarımızı ve gençlerimizi bu bilinçle büyütmek bizlerin en kutsal görevi. Tıpkı &#8220;Ağaç yaşken eğilir&#8221; sözü gibi, erken yaşta atılan her doğru adım, hayat boyu sürecek sağlıklı bir yaşamın tohumlarını eker.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><em>Bu yılki “Halk Sağlığı Farkındalık Haftası&#8217;nın 7 Gün, 7 Tema&#8217;sı, bizlere adeta birer rehber niteliğinde<strong>.</strong></em></p>
<p><strong><em>    Gelin, bu rehberi daha yakından tanıyalım ve içine gizlenmiş o değerli özdeyişleri, deyimleri tekrar hatırlayalım:</em></strong></p>
<p><strong><em>   *Beslenme: &#8220;Ağızda lokma, mideye sıhhat.&#8221; Sağlıklı beslenmek, vücudumuza göstereceğimiz en büyük hürmettir. &#8220;Ne yersen o olursun&#8221; mottosuyla, sofralarımızı bereketlendirelim.</em></strong></p>
<p><strong><em>   *Fiziksel Aktivite: &#8220;Hareket berekettir.&#8221; Enerjimizi doğru yönlendirmek, hastalıklara karşı en güçlü kalkanımızdır.</em></strong></p>
<p><strong><em>  *Uyku: &#8220;Uykusuzluk, sağlığın düşmanıdır.&#8221; Dinlenmiş bir beden, dinlenmiş bir zihin demektir. &#8220;Gecenin sessizliği, günün canlılığıdır.&#8221;</em></strong></p>
<p><strong><em> *Zararlı Alışkanlıklar ve Bağımlılıklar: İşte burası çok önemli! Yeşilay&#8217;ımızın canla başla mücadele ettiği bu alanda, sadece sigara ve uyuşturucu gibi fiziksel bağımlılıklar değil, artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen dijital bağımlılıklar da büyük bir tehdit oluşturuyor. Tıpkı sigaranın dumanının hayatı karartması gibi, ekran başında geçirilen aşırı süreler de gençliğimizin parlaklığını söndürebilir. &#8220;Kontrolsüz teknoloji kullanımı, hayattan koparır.&#8221; Bu nedenle, &#8220;Dijital dünyada bilinçli olmak, özgür olmaktır.&#8221;</em></strong></p>
<p><strong><em>  *Ruh Sağlığı: &#8220;Gönlü hoş olanın, her şeyi hoş olur.&#8221; Sadece bedenimiz değil, ruhumuz da pırıl pırıl olmalı. Stresle başa çıkmayı öğrenmek, pozitif düşünceyi hayatımıza katmak, &#8220;akıl sağlığı yerinde olanın, her işi de yerinde olur&#8221; sözünü doğrular nitelikte.</em></strong></p>
<p><strong><em>  *Hijyen: &#8220;Temizlik, imandan gelir.&#8221; Hem kendi temizliğimiz hem de çevremizin temizliği, hastalıklarla savaşmanın en temel kuralıdır. &#8220;Sağlıklı yaşam, temiz başlangıçtır.&#8221;</em></strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü&#8217;müzün katkılarıyla gençlerimiz, bu konuları hem eğlenerek hem de yaşayarak öğreniyor. Park Afyon AVM ve Motofest alanındaki o enerjik ortamda bile sağlığın ne kadar önemli olduğunu hissetmeleri paha biçilmez. Dijital teknolojiyi de bu denkleme kattığımızda, akıllı telefonlarımızdaki sağlık uygulamaları, online bilgilendirme platformları sayesinde doğru bilgiye ulaşmak artık çok daha kolay. Ancak biliyoruz ki, her şeyin fazlası zarar. Dijital dünyada harcanan aşırı zaman, gerçek hayattan uzaklaşmamıza neden olabilir. Bu yüzden, <strong><em>&#8220;Ekran başında geçen her saat, yaşamdan çalınan bir an olabilir.&#8221;</em></strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Sevgili dostlar, bu farkındalık haftası, bizlere bir hatırlatıcı olsun. Kendi sağlığımız için, sevdiklerimiz için, geleceğimiz için harekete geçme zamanı. <em>&#8220;Sağlık, varlığıyla sevinen, yokluğuyla öğrenilen en büyük servettir.&#8221; </em>Bu serveti korumak ve dijital dünyanın cazibesine kapılmadan, bilinçli ve dengeli bir yaşam sürmek hepimizin görevi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Biliyorsunuz, &#8220;Sağlık her şeyin başı.&#8221; derler. Ne kadar doğru bir söz! Hele ki bu sağlık bilincini daha erken yaşlarda, çocuklarımıza ve gençlerimize aşılayabilirsek, yarınlarımızın ne kadar sağlam temeller üzerine kurulacağını hayal edin. Tıpkı atalarımızın dediği gibi, &#8220;Ağaç yaşken eğilir.&#8221; Bu eğilme, olumlu yönde olduğunda geleceğimizi baştan aşağı güzelleştirir.</p>
<p>Afyonkarahisar&#8217;da Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü&#8217;müzün desteğiyle düzenlenen etkinlikler, gençlerimizin bu bilgileri hem eğlenerek hem de yaşayarak öğrenmelerini sağlıyor. Park AVM ve Motofest alanındaki o hareketli atmosferde, sağlığın da ne kadar önemli olduğu bilinci kazandırılıyor. Bu hafta, sadece bir hafta değil; ömür boyu sürecek sağlıklı bir yaşamın başlangıcıdır.</p>
<p><em> &#8220;Bugünün küçükleri, yarının büyükleridir.&#8221; Onlara vereceğimiz en değerli miras, sağlıklı bir yaşamdır. Afyon&#8217;umuzdan yükselen bu sağlık sesi olsun. Gelin, hep birlikte &#8220;sağlıklı yaş alalım, sağlıklı yarınlar kuralım.&#8221;</em></p>
<p><em>  </em><strong>Afyon&#8217;umuzdan yükselen bu sıcak sağlık çağrısına gelin, hem bedenimizle hem de dijital dünyada attığımız adımlarla sağlıklı bir geleceği hep birlikte inşa edelim.</strong></p>
<p>Bu anlamlı farkındalık etkinliği, sağlığın sadece hastalıkların yokluğu olmadığını, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu ve en önemlisi, bu bilincin ne kadar erken yaşta kazandırılması gerektiğini vurgulanmış oluyor.</p>
<p><strong><em> “Sağlıklı Nesiller İçin Hep Birlikte El Ele Türki’yem!”</em></strong></p>
<p><strong><em>  Sevgi ve sağlıkla kalın.</em></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afrodit&#8217;in kenti, ziyaretçilerine yeni deneyimler yaşatmak için hazırlanıyor</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/afroditin-kenti-ziyaretcilerine-yeni-deneyimler-yasatmak-icin-hazirlaniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Jun 2025 08:53:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[afrodisias]]></category>
		<category><![CDATA[Afrodisias Antik Kenti]]></category>
		<category><![CDATA[Geleceğe Miras]]></category>
		<category><![CDATA[kazı]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[restorasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=545919</guid>

					<description><![CDATA[Aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit'e adanmış kentlerden en ünlüsü olarak bilinen Aydın'daki Afrodisias Antik Kenti, gece müzeciliği, yeni karşılama merkezi ve çevre düzenlemesi ile ziyaretçilerine yeni deneyimler sunmak için hazırlanıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit&#8217;e adanmış kentlerden en ünlüsü olarak bilinen Aydın&#8217;daki Afrodisias Antik Kenti, gece müzeciliği, yeni karşılama merkezi ve çevre düzenlemesi ile ziyaretçilerine yeni deneyimler sunmak için hazırlanıyor.</p>
<p>Karacasu ilçesinde yaklaşık 2500 yıllık geçmişe sahip Afrodisias; Helenistik, Roma, Bizans, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait izleriyle Anadolu&#8217;nun çok katmanlı tarihini gözler önüne seriyor.</p>
<p>Kentteki kazı çalışmaları, geçen yıl Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras projesine dahil edilmesiyle yıl boyunca aralıksız hale getirildi. UNESCO Dünya Miras Listesi&#8217;ndeki Afrodisias&#8217;ta kazı ve restorasyon çalışmalarının yanı sıra karşılama merkezi, çevre düzenlemesi ve gece müzeciliği gibi yeni çalışmalar hayata geçiriliyor.</p>
<p>Antik kentin girişindeki karşılama merkezinin yenilenmesi çalışmaları kapsamında yeni karşılama merkezi için proje çizildi. Uygulama ihalesi aşamasındaki merkezin yapımının yıl sonunda tamamlanması planlanıyor. Kent, yenilenecek yürüyüş yollar ve sosyal donatı alanlarıyla yeni görünümünü kazanacak. Çalışmalar kapsamında Afrodisias Müzesi&#8217;nin güçlendirilmesi 2027 yılına kadar tamamlanacak. Proje ihalesi yapılan gece müzeciliğinin de uygulama ihalesi yapılacak. Kentin 2026 yılında gece ziyaretine açılması planlanıyor.</p>
<p>Yeni projelerin kentin hem ziyaretçi sayısını hem de ziyaretçilerin memnuniyetini artırmayı amaçlıyor.</p>
<p>&#8211; &#8220;Üç aşamalı bir planla ilerliyoruz&#8221;</p>
<p>Geleceğe Miras Afrodisias Projesi Koordinatörü ve Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahadır Duman, AA muhabirine antik kentin projeyle birlikte kapsamlı bir çalışma sürecine girdiğini söyledi.</p>
<p>Antik kentin kazı, restorasyon ve çeşitli alt yapı projeleriyle üç aşamalı bir plan doğrultusunda geliştirildiğini anlatan Duman, &#8220;Kazı çalışmalarının yanı sıra restorasyonlar ve projelendirme faaliyetleri de yürütülüyor. Afrodisias için karşılama merkezi, çevre düzenlemesi, gece müzeciliği ve Afrodisias Müzesi&#8217;nin güçlendirilmesi gibi çalışmalar bu planın bir parçası.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Duman, Geleceğe Miras&#8217;a dahil edilmesinin ardından Osmanlı Hamamı ile Tetrastoon&#8217;da yürütülen kazıların önemli sonuçlar verdiğini belirterek bu alanların restorasyonlarının ardından yıl içinde ziyarete açılmasının planlandığını kaydetti.</p>
<p>Antik kentteki Osmanlı hamamının önemine dikkati çeken Duman, &#8220;Osmanlı Hamamı, Afrodisias&#8217;ın sadece Roma değil, Osmanlı dönemine kadar kesintisiz bir yerleşim yeri olduğunu gösteren önemli bir yapı. Bu çok kültürlü katmanın bir tabakasını, kazı ve restorasyonun ardından görünür kılmak istiyoruz. Tiyatronun bitişiğinde yer alan agorada ise sütunlu galeriler ve mermer döşemelerde restorasyon devam ediyor.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Duman, geçen yıl Tetrastoon&#8217;un doğusundaki galeride dükkan sırası tespit ettiklerini aktararak şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Bu alanda birbirine bitişik dükkan yapıları tespit ettik. İki odada bitkisel ve geometrik motiflerden oluşan zemin mozaikleri ortaya çıkarıldı. Bu mozaiklerin restorasyonu sürüyor, tamamlandığında ziyaretçilere açılacak.&#8221;</p>
<p>&#8211; Tiyatro Hamamı ayağa kaldırılacak</p>
<p>Prof. Dr. Bahadır Duman, antik tiyatronun yakınında yer alan ve milattan sonra 2. yüzyılda inşa edilen Tiyatro Hamamı&#8217;nda kazı ve restorasyon çalışmalarının devam ettiğini dile getirdi.</p>
<p>Hamamın 6. yüzyıla kadar kullanıldığını kaydeden Duman, yapının soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümleriyle birlikte 9 büyük salondan oluştuğunu, 4. yüzyılda bazı değişiklikler geçirdiğini belirtti. Duman, bölgeye odaklandıklarını ifade ederek &#8220;Kazıların yanı sıra restorasyon çalışmalarıyla bu yapıyı da yeniden ayağa kaldırmayı hedefliyoruz.&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel ısınmada tehlike çanları çalıyor</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/kuresel-isinmada-tehlike-canlari-caliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Helin Aygün]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Apr 2025 06:48:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=517339</guid>

					<description><![CDATA[

Tüm dünyada kuraklık ve orman yangınları artıyor. Artık kışlar daha geç başlayıp daha sıcak geçiyor. Yazlar eskisinden bunaltıcı oluyor]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm dünyada kuraklık ve orman yangınları artıyor. Artık kışlar daha geç başlayıp daha sıcak geçiyor. Yazlar eskisinden bunaltıcı oluyor. Bahar aylarında beklenen yağmurlar bir türlü gelmiyor. Buzullar eriyor, deniz seviyesi yükseliyor, şiddetli fırtına ve yağışlar sellere yol açıyor. İşte tüm bunlar, küresel ısınmanın günlük hayatımıza yansıyan etkilerinden sadece birkaçı… Önceden sadece uzak bir tehlike olarak görülen küresel ısınma, hepimizin hissettiği bir gerçeğe dönüştü.</p>
<p><strong>Küresel ısınma</strong>, “petrol, kömür, doğal gaz gibi fosil yakıtlardan, atmosfere salınan sera gazlarının dünya üzerinde bir katman oluşturması, bunun da gezegenimizin ısınmasına yol açması” şeklinde tanımlanabilir. Peki, küresel ısınmada tıpkı şirketler ve devletler gibi bireylerin de rolü, buna karşı alabileceği önlemler var mı?</p>
<p>Elbette var&#8230; Daha az enerji tüketmek, geri dönüşüme önem vermek, mümkün olduğunca toplu taşıma aracı kullanmak, plastik tüketimini azaltmak, ağaç dikmek, su tasarrufu yapmak, çamaşır suyu tüketimini minimuma indirmek, binalarda ısı yalıtımı sağlamak gibi önlemler ilk akla gelenlerden… Küçük ama önemli bu adımlar, milyonlarca insan tarafından uygulandığında etkileri de o kadar büyük olacaktır.</p>
<p>Türkiye de tıpkı diğer ülkeler gibi bu sorunlarla baş etmeye çalışıyor. Bu amaçla ülkemiz, küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadele için uluslararası birçok anlaşmaya taraf oldu, bazı yasal düzenlemeleri hayata geçirdi. Bunlardan en bilineni, küresel sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlandırmayı ve sera gazı emisyonlarını azaltmayı hedefleyen “Paris Anlaşması”&#8230; Türkiye, Paris Anlaşması’na 2021 yılında resmen taraf oldu. Yine aynı yıl “İklim Değişikliği ve Uyum Strateji Belgesi” kabul edildi. Ayrıca Çevre Kanunu ve bağlı yönetmelikler hazırlandı. “Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı” hazırlandı. “Yeşil Mutabakat Eylem Planı” ile Avrupa Birliği hedeflerine uyum sağlanması hedeflendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın eşi Emine Erdoğan&#8217;ın himayesinde yürütülen “Sıfır Atık Projesi” de yaygın olarak uygulandı.</p>
<p>Türkiye, yakın gelecekte bu konuda önemli projeleri hayata geçirmeyi planlıyor. “2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi” ile ülkemiz karbon nötr olmayı hedefliyor. 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarının yüzde 21 azaltılması, yenilenebilir enerji payının artırılması amaçlanıyor.</p>
<p>Sonuç olarak, Türkiye’de küresel ısınma ile mücadelede büyük hedefler, bu hedef için atılan önemli adımlar var. Hem merkezi, hem yerel, hem de bireysel bazda yapılması gerekenler ortada. Bize düşen, insanlığın bu ortak sorunu karşısında daha duyarlı davranmak, kurallara ve yasalara uyulması için takipte olmak. Önlem almayı sonraki nesillere bırakırsak, sorun kördüğüm haline gelecektir. Gelecek nesillerin bugünkünden de iyi, daha yaşanabilir bir dünyaya sahip olması mümkün.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİRAZ GÜLÜVERELİM GARİ</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/biraz-guluverelim-gari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ferhat YÜKSEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Mar 2025 06:36:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=515548</guid>

					<description><![CDATA[Şimdiden Ramazan Bayramımız mübarek olsun. Güzel bir bayram öncesi Afyonkarahisar dilinde yer alan sözcükleri sizlerle paylaşmak istedim. Biraz gülüverelim gari… Öne deyon yok, böne deyon yok, netçez abey böne böne. Leee bizim olan leeee. Zıbar yat gari. Yörü le gara yiğenim. Tafatır olmuş vala. Len sadış nediyon eyimin ne va ne yooğ? Lennetcen hakikatine diyon [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdiden Ramazan Bayramımız mübarek olsun. Güzel bir bayram öncesi Afyonkarahisar dilinde yer alan sözcükleri sizlerle paylaşmak istedim. Biraz gülüverelim gari…</p>
<p>Öne deyon yok, böne deyon yok, netçez abey böne böne.</p>
<p>Leee bizim olan leeee.</p>
<p>Zıbar yat gari.</p>
<p>Yörü le gara yiğenim.</p>
<p>Tafatır olmuş vala.</p>
<p>Len sadış nediyon eyimin ne va ne yooğ?</p>
<p>Lennetcen hakikatine diyon</p>
<p>Ge galı guzuuuuummmm</p>
<p>Lennn amannn</p>
<p>Geyve gari</p>
<p>Garaltın gaybolsun</p>
<p>Gakilen ordan teretsiz</p>
<p>Bubene decen görüsün</p>
<p>Gayz hadi</p>
<p>Yörü gayi</p>
<p>Naha gavecıklar gibi göçesice</p>
<p>Gız ölümün dirimin</p>
<p>Ciyerinde yanasica şora gitcen.</p>
<p>Aba nası gı?</p>
<p>Len aslanım ge len</p>
<p>Len sadıç, Len olum nediyon lee?</p>
<p>Netceg yav</p>
<p>Kaç anam kaç</p>
<p>Len gali gidek</p>
<p>Geliyon leee</p>
<p>Nediyon len</p>
<p>Gelive gidive</p>
<p>Nası lenn?</p>
<p>NE VAAA LEENNN?</p>
<p>Misdava amad memet gelin gali</p>
<p>Len vala bubam dövcek seni eşşek sudan gelinceye gadak</p>
<p>Kapıyı gıyneşdır</p>
<p>Siyortada encek vaaa</p>
<p>Bi gacıllen şooora dur</p>
<p>Ne deyon sen, sen kimsin olum, gafamın tasını attırma bak.</p>
<p>Ne den len bizim olan?</p>
<p>Etini tenişirle paklasin emmi yaradanim senin</p>
<p>Len Omar gelive gari</p>
<p>Peşkir mıkta asılı</p>
<p>Vala varıyon bak!</p>
<p>Goma ora gı.</p>
<p>Esbabları yudug mu</p>
<p>Yağırnım Arıyo</p>
<p>Len olum saketmin sen</p>
<p>Domatis deya len.</p>
<p>Tadeyya görmeyon mu</p>
<p>Canalıcı</p>
<p>Gaçıl ordan yemeden gidesice.</p>
<p>Buba anam ünneyo.</p>
<p>Len hamamda yunan var mı. Yok ben Kayseriliyim.</p>
<p>Sevgiyle kalın… Umutla kalın…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BEN MESLEĞİMİ ‘KANAL 3’TE ÖĞRENDİM</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/ben-meslegimi-kanal-3te-ogrendim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ferhat YÜKSEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Mar 2025 06:43:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=513095</guid>

					<description><![CDATA[Nereden bilsinler Yazmanın güzelliğini ?… Yazıya girmeden malzemenin toplanmasını. (Görüntü, fotoğraf ve metin) Bir yemek yaparken farklı tatları birleştirip yeni lezzetler elde etmeyi. Mahmut Tuncer’in ‘Helva Yapsana’ dediği gibi; un var, şeker var, ne duruyoruz. Zaman helva zamanı. O zaman karalım, karıştıralım elimizdekileri… En iyi sonucu alana dek… ++++ Mesleğin ilk yıllarına spor muhabiri ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nereden bilsinler<br />
Yazmanın güzelliğini ?…<br />
Yazıya girmeden malzemenin toplanmasını. (Görüntü, fotoğraf ve metin)<br />
Bir yemek yaparken farklı tatları birleştirip yeni lezzetler elde etmeyi. Mahmut Tuncer’in ‘Helva Yapsana’ dediği gibi; un var, şeker var, ne duruyoruz. Zaman helva zamanı. O zaman karalım, karıştıralım elimizdekileri… En iyi sonucu alana dek…<br />
++++<br />
Mesleğin ilk yıllarına spor muhabiri ve kameramanı olarak başladım.<br />
Yılların duayen gazetecisi Salih Özkılınç abim, ustam ve (Gazeteci tüm arkadaşlarımızın diliyle) Salih Babamız… Ve yanında ezber bozan gazeteci büyüğüm, ekranların efendi ismi Adnan Eski abim.<br />
Bu mesleğin tozunu yutmama ve yolları arşınlamama sebep olan, bana yol gösteren iki büyüğüm. Bugün elim kalem tutuyor ve olayları kendi gözümüzden yazabiliyorsam bunu Salih abim ve Adnan abime borçluyum.<br />
O toyluk günlerimde bir yandan mesleğe alışabilmek, diğer yandan da farklı görmenin gerçekliğini yansıtma çabası çok güzeldi elbette.<br />
Habere giderken bir heyecan vardı. Ne olacak, neler yaşanacak, kim ne söyleyecek? Kalem kalem, satır satır… Ayrıntı nerede gizlenecek? Kimler o ayrıntıyı yakalayacak? Hangi ‘Kurt Gazeteci’ haberi görecekti? (Çünkü bakmak ve görmenin arasında fark vardı) Ustalarımızın ve abilerimizin yazıları da bizlere yol gösterir olmuştu sonraları. Atılan başlığın, haberin içeriğinin, sonucun nereye varacağının bir anlamı vardı gazetecinin gözünde… Bu mesleği sevenlerin anlayacağı dildendi yaşananlar.<br />
++++<br />
Kimse farkına varmıyor ve bilmiyordu. Nereden bilsin o hissi yaşamayı?<br />
Senin çektiğin bir kare, bir detay, haberinde yazdığın ayrıntı… Onları sadece senin çekmiş olman ve herkesin olayları senin gözünden görmesi, duyması ve ona göre yorumlaması.<br />
Yazmayı çok seven birisi olarak beni mutlu eden en güzel detay buydu. Televizyonda senin kadrajının ekrana yansımasını herkes izliyor, gazetede ise senin attığın o farklı başlık ve bilinmeyen ince bir detayı herkes okuyordu. Bu bambaşka bir duygu gazeteciler için…<br />
İşte bu zamana kadar gelen süre zarfında yaşadığımız, gördüğümüz, şahit olduğumuz, yansıttığımız olayların yanı sıra (henüz mesleğin başında olsak da) edindiğimiz tecrübeler, hissettiğimiz o güzel duyguların tek adresi bende hep Kanal 3 olmuştur. Çünkü ben mesleğe Kanal 3’te başladım. Kanal 3, benim için bambaşka bir yer oldu. Eğitim yuvası gibi… Nakış nakış işledi beni bugüne kadar.<br />
İşte bugün emeğimizin adı 16 yaşında. Afyonkarahisarımızdan dünyanın dört bir yanına açılan penceresi Kanal 3’ten hepinize bin selam olsun…<br />
Sevgiyle kalın… Umutla kalın…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GAZETECİLİK HAROŞA ÖRGÜSÜ DEĞİLDİR;  NEDENİNİ HEMEN ANLATAYIM.</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/512441-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet hicazi Jurnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2025 04:30:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=512441</guid>

					<description><![CDATA[Kadınlar iyi bilirler, evlerinde örgü örerken örgüyü bir ters, bir düz örerler ve buna kadınlar dilinde “HAROŞA” derler.  Bu teknikle birçok şey örerler, sökerler. Yani bir ters ardından bir düz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Kadınlar iyi bilirler, evlerinde örgü örerken örgüyü bir ters, bir düz örerler ve buna kadınlar dilinde <strong>“HAROŞA”</strong> derler.  Bu teknikle birçok şey örerler, sökerler. Yani bir ters ardından bir düz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-512443" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/Untitled3-scaled.jpg" alt="GAZETECİLİK HAROŞA ÖRGÜSÜ DEĞİLDİR; NEDENİNİ HEMEN ANLATAYIM." width="597" height="299" title="GAZETECİLİK HAROŞA ÖRGÜSÜ DEĞİLDİR; NEDENİNİ HEMEN ANLATAYIM. 13"> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-512444" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/WhatsApp-Image-2025-03-13-at-12.58.42-ccC.jpg" alt="GAZETECİLİK HAROŞA ÖRGÜSÜ DEĞİLDİR; NEDENİNİ HEMEN ANLATAYIM." width="240" height="299" title="GAZETECİLİK HAROŞA ÖRGÜSÜ DEĞİLDİR; NEDENİNİ HEMEN ANLATAYIM. 14"></p>
<p><strong>GEÇTİĞİMİZ HAFTA OLDU.</strong></p>
<p>Geçtiğimiz hafta Devlet Hastanesi ile ilgili birkaç konuda Sevgili Gazeteci Arkadaşlarımdan birisi kendi yayın organı olan Web Haber Sitesinde bir köşe yazısı yazdı. Duyuma bağlı edindiği ve ihbar hatlarına gelen bilgiler doğrultusunda yazısını kaleme aldığını belirtti.</p>
<p>Ertesi günde Devlet Hastanesine Başhekim tarafından davet edilerek yazısında belirttiği konuların gerçek cevabını alarak yine satırlarına taşıdı. Bir gün önce ters olanı, ertesi gün düze taşıdı. Tabi ki en doğrusunu yaptı bu nedenle tebrik ediyorum kendisini.</p>
<p><strong>GERÇEKTEN ÇOK İLGİNÇ İDDİALARDI.</strong></p>
<p>Mesela ilk yazıda ortaya attığı 3 iddiadan birisi çok ilginçti. İddiaya göre Devlet Hastanesinde Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı olan ve Afyonkarahisarlıların yakından tanıdığı bir Doktor; hastasının sinir sıkışmasına bağlı olarak sol kolu yerine yanlışlıkla sağ kolunu ameliyat etmiş.</p>
<p><strong>BİR CERRAH BÖYLE BİR HATA YAPAR MI? </strong></p>
<p>Devlet Hastanesiyle birlikte hangi hastanenin Acil Servisine başvursanız size orada Doktorların DİK-MUS adını verdikleri en basit Dikloron ve Muscoril iğnesini bile kalçanızdan size vurmadan önce kâğıda imza attırırlar. Ömrünün en az 12-13 yılını Beyin Cerrahı olmak için uğraşan bir Cerrah yanlış kol ameliyatı yapar mı? İhbar hattıma geldi diye bir mesaj bu şekilde haber yapılır mı araştırılmadan.</p>
<p>Bir diğer iddiada Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Ulusal puantajı konusu. Tüm Bakanlıkların yaptığı bu uygulamanın İlimiz Termal Turizmini olumsuz etkilediğini ilk kez duydum. Dünya da Termal Merkezlerin bulundukları şehirlerin hastaneleri ile eşleştirildiği bir puantaj sistemi yok.</p>
<p><strong>GAZETECİLİĞİN BİR ADI VE SOYADI VARDIR.</strong></p>
<p>Gelelim ana menüye. Bundan sonraki cümlelerim Gazeteciliği tercih edecek genç arkadaşlara yeni meslektaşlarımıza gelsin. Çünkü gerçek fabrika ayarlarına dönmesi gerekiyor mesleğimizin. Gazeteciliğin Kanunla belirtilmiş ödevi yani sorumluluğu vardır. Basın Etik İlkelerine göre istihbarı bir haberi önce araştırarak yani doğruluğunu tespit ederek Kamuoyu ile paylaşmamız gerekmektedir. Gazeteciliğin adı Doğruyu dur, Soyadı ise Araştırmasıdır. Yani bir Gazetecinin Ad ve Soyadı “Doğruyu Araştırmasıdır.”  Gazetecinin gerçek adı soyadı evrensel meslekte budur.</p>
<p><strong>BANA NE SÖYLENTİLER GELİYOR.</strong></p>
<p>Doğal olarak Ekonomi Muhabiri olmam sıfatıyla bana o kadar çok bilgi ve söylenti geliyor ki her birini balıklama dalıp; çok okunayım, tıklanayım diye yazsam size yemin ediyorum haftanın en az 4 günü bu şehrin gündemini oluştururum. Ama bana göre gazetecilik kesinlikle bu değildir. Gazetecilik elindeki gücü koz olarak kullanma oyuncağı değildir. Çünkü başta Basın Kanunu, Evrensel Basın Hukuku, Basın Ahlak Kuralları ve Toplum vicdanı; Gazeteciliği KESİNLİKLE bu şekilde tanımlamıyor.</p>
<p><strong>ÇAKAYIM GEÇEYİM GAZETECİLİK DEĞİLDİR.</strong></p>
<p>Sadece çok konuşulsun, herkes benim yazdığımı okusun, çok beğeni ve yorum alayım, argo tabirle çakayım geçeyim demek bir Gazetecinin egosunu şişirme güdüsünü harekete geçirmesinden başka bir şey değildir. Bu yaklaşım o gazetecinin elindeki okuyucu kitlesinin sayısal zenginliğine yapılmış bir dikta ve saygısızlıktır. Usul ve Erkan açısından çok yanlıştır.</p>
<p><strong>DEĞER VERİLEN GAZETECİLER TAKİP EDİLİR.</strong></p>
<p>Mesela, en çok biz okunuyoruz, biz gündemi belirliyoruz gibi söylemlerde çok yanlıştır. Bir yazı yazarsanız 10 bin kişi okur bir ivme oluşmaz, bir yazı yazarsınız 100 kişi okur bir ivme oluşur. Her Gazetenin ve Gazetecinin bir kitlesi vardır. O kitle zaman denilen ve günümüzde oldukça değerli olan bu kavramı değer verdiği, inandığı ve güvendiği Yayın Kuruluşuna ve Gazeteciye ayırır. Birde adrenalin eğilimli toplum olmamız nedeniyle karşılıklı atışmalı, bugün ne demiş bakalım bir göz atalım adı verilen Gazeteciler de anlık takip edilir.</p>
<p><strong>AL GÜLÜM-VER GÜLÜMLÜ OLMAZ.</strong></p>
<p>Öte yanda şu duyumu bak sana söylüyoruz sadece. Bunu köşende yaz, yaptığın bu katkıyı unutmayız, teşekkürünü fazlasıyla alırsın şeklindeki al gülüm, ver gülümlü Gazetecilikte; Kamuoyu ve okuyuculara haksızlıktır. Bir Gazetecinin kendi okuyucu kitle gücünü ticari ve kiralanabilir bir ürün olarak görmesi ve pazarlaması son derece hatalı bir Gazetecilik davranışıdır.</p>
<p><strong>BİZ GAZETECİLER DUR DİYECEĞİZ.</strong></p>
<p>Gelin sadece araştıralım arkadaşlar. Araştırarak doğru habercilik yapalım. Yanlışlar, Doğrular adı altında bu internet denilen dezenformasyon bataklığında öyle bir rezil hale gelmeye başladı ki artık buna biz Gazetecilerin dur demesi gerekiyor. Sosyal Medya modası ile bozulan bu kimyayı gelin yine biz hep birlikte düzeltelim. Yapabilir miyiz? Tabi ki, istersek çok rahat yaparız. Gücümüz var çünkü.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>GELENEKSEL İFTARDA BU YILDA HEP BİRLİKTEYDİK.</strong></p>
<p>Girişimcilik yönleri başta olmak üzere birbirlerine karşı bağlılıklarını hayranlıkla takdir ettiğim ve her birini bir Gazeteci olarak yakından takip ettiğim ve değer verdiğim; “<strong>YÜKSEK RAKIM”</strong> işletmesinin sahibi olan <strong>Eda-Olcay ve Eray ACAR Kardeşler</strong> geçtiğimiz yıl başlatmış oldukları Geleneksel Şehit ve Gazi Aileleri İftar Daveti organizasyonunu bu yılda gerçekleştirdiler.</p>
<p>İki yıldır katıldığım iftar programlarında öncelikle İlimiz Şehit yakınları ve Gazilerimizle birlikte ailelerini ağırladıkları için sevgili Acar kardeşlerin her birine bir kez daha tek tek teşekkür ediyorum. Bu yıl ki daveti geçtiğimiz yıl olduğu gibi <strong>Şehit ve Gaziler Derneği Başkanı İsmail KUMARTAŞLI</strong> ile birlikte oldukça sıcak, samimi ve güzel bir ev sahipliğinde Tilia Sahnede gerçekleştirdiler.</p>
<p>Her yıl sayısının artarak devam ettiğini gözlemlediğim Şehit ve Gazi Ailelerine adına verilen İftar davetlerinin her yıl artarak devam etmesini; gerekirse 30 gün boyunca tüm Şehit ev Gazi Ailelerinin sürekli olarak bir kurum-kuruluş ve özel sektörün davetlisi olarak Ramazan ayında böylesine değerli ortamlarda onurlandırılmasını diliyorum.</p>
<p>Düzenlenen yemeğe Kanal 3 Ajans Koordinatörü Kardeşim Hüseyin Güner ve Televizyon Ekibinde görevli arkadaşlarımızla birlikte katılırken; davete aralarında <strong>Erkmen Belediye Başkanı Yücel Şahin, Afyon Belediyesi Meclis üyeleri Mahmut Ekici ve Halil İbrahim Baykara, Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu ve Dinar Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Sabri Can Bekle ve daha bir çok kişi katıldı. Kısmetse 2026 yılında birlikte olmak dileğiyle.</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-512446" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/GELENEKSEL-IFTARDA-BU-YILDA-HEP-BIRLIKTEYDIK-cc.jpg" alt="GAZETECİLİK HAROŞA ÖRGÜSÜ DEĞİLDİR; NEDENİNİ HEMEN ANLATAYIM." width="800" height="580" title="GAZETECİLİK HAROŞA ÖRGÜSÜ DEĞİLDİR; NEDENİNİ HEMEN ANLATAYIM. 15"></p>
<p><strong>EMEKLİLER KONUSUNA İLK CEVAP İYİ PARTİDEN GELDİ.</strong></p>
<p>Hatırlarsanız geçtiğimiz hafta ki sayımızda Emekli bir Memur Emeklisinin İlimiz Milletvekillerinden talep ettiği ve kendisi gibi olan Emekli ve Asgari ücretlilerin yaşadığı kira sıkıntısını dile getirdiği yazımız vardı. Hatta yazımızın sonunda tüm Afyonkarahisar Milletvekillerinin bu konu ile ilgili yazılı ya da sözlü değerlendirmeleri olursa sayfamda yayınlayacağımı taahhüt etmiştim.</p>
<p>Buna istinaden ilk cevap 12 Mart Çarşamba günü sabah saatlerinde <strong>İyi Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref OLGUN </strong>tarafından bana yazılı olarak ulaştırıldı. Görevim gereği ve geçtiğimiz haftaki yazımda belirttiğim gibi Sayın Vekilin bana ulaştırmış olduğu değerlendirme açıklamasını sizlerle aşağıda paylaşıyorum.</p>
<p>İlimizin diğer Sayın Vekillerinden açıklama gelmesi durumunda da sayfamızın yayın için hazır olacağını tekrar siz okuyucularımız huzurunda değerli şahıslarına arz ve beyan ediyorum. Ayrıca, <strong>Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref OLGUN’a</strong>, EKONOMİA Sayfamızın değerli okuyucuları adına açıklamalarından dolayı teşekkür ediyorum.</p>
<p><strong>Sayın Murat AKARÇAY,</strong></p>
<p><strong>GAZETECİ YAZAR &#8211; GAZETE 3</strong></p>
<p><strong>Öncelikle, köşe yazınızda toplumun önemli bir sorununu dile getirmeniz ve emeklilerin, asgari ücretlilerin yaşadığı kira sıkıntısını vurgulamanız ve Afyonkarahisar Milletvekillerine seslenmeniz nedeniyle size teşekkür ediyorum. Bu zamana kadar ev sahibi olmak nasip olmamış olan emeklilerimizin de sesi olduğunuz için size ayrıca teşekkür ediyorum.</strong></p>
<p>Kira artışları meselesi, sadece bireysel bir sorun değil, iktidarın yanlış ekonomi politikalarının doğrudan bir sonucudur. Yıllardır uygulanan hatalı politikalar, kontrolsüz enflasyon, piyasaya müdahale etmeden dengeyi sağlamaya çalışan başarısız yaklaşımlar ve vatandaşın sırtına yüklenen ekonomik kriz, bugün milyonlarca kiracıyı ciddi bir barınma kriziyle karşı karşıya bırakmıştır.</p>
<p>İktidar, dar gelirli vatandaşlarımızı, emeklileri ve asgari ücretlileri enflasyon canavarına teslim etmiş, kiralarda fahiş artışların önüne geçebilecek <strong>etkili ve sürdürülebilir hiçbir politika geliştirememiştir</strong>. Daha önce getirilen % 25 kira artış sınırı, geçici bir pansuman niteliğinde olmuş ve gerçek bir çözüm üretmeden kaldırılmıştır. Oysa bugün vatandaşlarımız, maaşlarının büyük bir kısmını kiraya yatırmak zorunda kalmakta, geriye kalanla temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamamaktadır.</p>
<p><strong>BEN ÜSTÜME DÜŞENİ YAPMAYA HAZIRIM</strong></p>
<p>İktidarın bu konuda sosyal devlet anlayışıyla hareket etmesi ve kapsamlı bir düzenleme yapması elzemdir. Meclis’in iradesi devreye girmeli, barınma hakkını koruyacak, piyasayı da dengede tutacak bir yasal düzenleme acilen hayata geçirilmelidir. Bu noktada bizler de üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Kiracıların korunması, dar gelirli ve emeklilere kira desteği sağlanması, sosyal konut projelerinde evi olmayanlara öncelik verilmesi ve ev sahiplerinin de mağdur olmaması için teşvik mekanizmalarının oluşturulması gibi hususların detaylıca araştırılarak, hukuki çerçevede uygulanabilir bir kanun teklifi hazırlanması için çalışmalarımız devam ediyor.</p>
<p>Ancak burada asıl sorumluluk, 22 yıldır ülkeyi yöneten ve her krizde çözüm üretmek yerine günü kurtarmaya çalışan iktidar partisi ve onun milletvekillerindedir. AKP&#8217;li milletvekilleri, her fırsatta halkın yanında olduklarını iddia ederken, bugün milyonlarca vatandaş kira yükü altında ezilirken sessiz kalmayı tercih etmektedirler.</p>
<p><strong>SAYIN ÖZKAYA,YURDUNUSEVEN, ARSLAN VE TAYTAK</strong></p>
<p><strong>Ben sizin vasıtanız ile bir çağrı yapmak istiyorum. Afyonkarahisar Milletvekillerimiz eğer gerçekten, halkın ve emeklilerimizin yaşadığı bu büyük kira krizini çözmek için somut bir adım atsınlar, bir kanun teklifi hazırlasınlar biz de sonuna kadar destekleyelim. Veya biz bir kanun teklisi hazırlayıp verelim, diğer Afyonkarahisar Milletvekillerimiz desteklesinler. Biz her ikisine de hazırız. Yazınızda belirttiğiniz gibi hep birlikte milyonlarca insanın duasını alalım.</strong></p>
<p>Aksi takdirde daha da derinleşecek olan kira krizinin ve vatandaşın çektiği mağduriyetin sorumlusu bizzat kendileri olacaktır! <strong>Bu vesileyle, halkın ve özellikle bu zamana kadar ev sahibi olmayan Emekli Vatandaşlarımızın sesi olduğunuz için tekrar teşekkür eder, iktidarı bir an önce çözüm üretmeye davet ederiz. Sayfanızın değerli okuyucuları ve Afyonkarahisarlı Hemşerilerime en derin selam ve hürmetlerimi sunuyorum.</strong></p>
<p><strong>Hakan Şeref OLGUN</strong></p>
<p><strong>İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili </strong></p>
<p><strong>Hukuk-Seçim ve Parlamento İlişkileri Başkanı</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-512447" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/OLGUN.jpg" alt="GAZETECİLİK HAROŞA ÖRGÜSÜ DEĞİLDİR; NEDENİNİ HEMEN ANLATAYIM." width="488" height="486" title="GAZETECİLİK HAROŞA ÖRGÜSÜ DEĞİLDİR; NEDENİNİ HEMEN ANLATAYIM. 16"> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-512448" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/BBBBB.jpg" alt="GAZETECİLİK HAROŞA ÖRGÜSÜ DEĞİLDİR; NEDENİNİ HEMEN ANLATAYIM." width="800" height="423" title="GAZETECİLİK HAROŞA ÖRGÜSÜ DEĞİLDİR; NEDENİNİ HEMEN ANLATAYIM. 17"></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın bir eliyle beşik bir eliyle dünyayı sallar</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/kadin-bir-eliyle-besik-bir-eliyle-dunyayi-sallar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Mar 2025 06:04:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=509210</guid>

					<description><![CDATA[8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Yine analarımız bacılarımız kızlarımız diyerek süslü sözlerle kadınlarımızı anacağız.  Anacağız anmaya da belki aynı gün beklide ertesi gün kadın cinayetleri, taciz, dayak, kötek devam edecek kadınlarımıza layık gördüğümüz muamele ne yazık ki bu. Kadın cinayet ve şüpheli ölüm Bakın bir rakam vereceğim. 2024 senesinde 394 kadın cinayeti var.259 kadın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Yine analarımız bacılarımız kızlarımız diyerek süslü sözlerle kadınlarımızı anacağız.  Anacağız anmaya da belki aynı gün beklide ertesi gün kadın cinayetleri, taciz, dayak, kötek devam edecek kadınlarımıza layık gördüğümüz muamele ne yazık ki bu.</p>
<p>Kadın cinayet ve şüpheli ölüm</p>
<p>Bakın bir rakam vereceğim.</p>
<p>2024 senesinde 394 kadın cinayeti var.259 kadın ise şüpheli ölüm. Yani her gün bir kadın öldürülmüş ve yine neredeyse her gün bir kadın şüpheli ölümle hayattan koparılmış.</p>
<p>Bak değerli okur:</p>
<p>Kadın doğuran, çalışan üretendir.</p>
<p>Kadın anadır, emekçidir, çalışandır.</p>
<p>Şefkat ve sevginin adıdır kadın.</p>
<p>Kadın bireydir ve yaşamın her alanında varlığını sürdürmekte</p>
<p>Usta yazar Rahmetli Bekir Çoşkun kadının yokluğunu şöyle anlatmıştı..</p>
<p>Kadınlar gittiklerinde arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar…</p>
<p>Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde “yetim-öksüz” kalan çok olur…</p>
<p>Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler…</p>
<p>Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar…</p>
<p>Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların…</p>
<p>Sık sık boynunu büker “sarıkız”…</p>
<p>O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının…</p>
<p>Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz</p>
<p>Bir kadın gittiğinde&#8230;</p>
<p>Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci..</p>
<p>Bir anne gider&#8230; Bir dost&#8230; Bir arkadaş&#8230; Bir sevgili&#8230;</p>
<p>Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde…</p>
<p>Sözcükler bile öksüz kalır…</p>
<p>Kırsal ve Kentte çilekeş kadın</p>
<p>Kadın çilekeştir. Kent yada kırsalda yaşamış olsa da hayatın yükleri büyük kadınların omzundadır.</p>
<p>Kadın kırsal veya şehirde her daim çilekeş kadındır aslında.</p>
<p>Bak hemen yanımızdaki bir köyde yaşayan Sultan bacının yaşamını hatırlayın</p>
<p>Sabah ezanla birlikte kalkan kadın dama geçer hayvanların temizliğini yapar. Onları yemler, sular ve sütünü sağar. Sultan Kadın bahçedeki ağaçlar ve sebzeler sular Fokurdayan kazanda çamaşırları yumuşatır ve çamaşır taşında tokmakla döverek yıkar. Kazanda artan su ile çocuklar yıkanır. Güçlü kolları ile bir gün öncesinden mayalanmış hamuru saatlerce teknede fokur fokur kabarıncaya kadar yoğurur. Fırında ekmeği pideyi yapar. Döner ocakta çorbasını yemeğini hazırlar. Bir günü böyle tamamlar.</p>
<p>Çalışan ve kentte olan kadınımızın da yaşamı hiçte kolay değil.</p>
<p>Kalkıyor./ İşte çalışıyor./Dönüyor./ Evde çalışıyor. ve ertesi gün yine aynı.</p>
<p>Her gün aynı monoton bir hayata devam ediyor.</p>
<p>Günümüzde kadın daha iyi eğitim almış ve daha çok okuyor.</p>
<p>Dolayısıyla taşeron işçilikten yöneticiliğe kadar kadınlarımızı iş hayatında görmekteyiz.</p>
<p>Şimdi sosyal, ekonomik, siyasal ve kültürel her alanda erkeğin yanında hemen yanı başında kadınlarımız.</p>
<p>Çok sevdiğimi bir cümle ile yazıya noktayı koyalım bu günlük.</p>
<p>Kadın bir eli ile beşiği diğer eli ile dünyayı sallar.</p>
<p>Selam olsun hepsine …Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LAÇİN AKYOL</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/lacin-akyol/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Veli CENGİZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Feb 2025 06:21:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=506327</guid>

					<description><![CDATA[  ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Daha düne kadar tanımıyordum Laçin Akyol’u!</p>
<p>Bir melek gibi, ak bir yıldız gibi dünyamızdan kayıp gidince duyduk ve tanıdık.</p>
<p>Televizyonlar, elinde kemanıyla gösterdi bize. Küçük bedeni müziğin tınısıyla sanki gök yüzünde bulutlar üzerinde uçuyor gibiydi… televizyondaki görüntüsü öyleydi ama, gerçekten o uçup gitmiş dünyamızdan.</p>
<p>İsviçre’de müzik eğitimi alıyormuş. Kayak yaparken ayağını kırmış, baba ocağı Mersin’e dönmüş. Anne ve babası Devlet Opera Sanatçısı: Övül ve Mahmut Akyol. Kızlarının ayağını kırmasına çok üzülmüşler, ama kırık ayakla da olsa “Hasrete“ çare olmuş. Doya doya sarılmış ve kucaklamışlar kızlarını. Bu sevgi unutturmuş Laçin’e ayağını. Kırık ayakla dolaşmaya başlamış Mersin’i…</p>
<p>25 Ocak 2025 günü Mersin, Adnan Menderes Bulvarı’nda karşıya geçerken bir oto çarpmış. Üniversite Hastanesi’ne kaldırılmış, 06 Şubat tarihine kadar yoğun bakımda yaşam mücadelesi vermiş. Sonra acı gözyaşları ve dünyadan ayrılış!</p>
<p>Laçin Akyol’un kısa hayatına kısa bir bakışla göz gezdirelim dualarımızla.</p>
<p>Anne ve babasının sanatçı olması onu etkilemiştir tabi. Küçük yaşta kemanı eline bir almış bırakmamış bir daha yatarken bile. Şimdi, onun kemanı yatağının üstünde onu bekler gibi. Sanat disiplinini anne ve babasından almış, hiç aksatmamış derslerini. Cumhurbaşkanlığı Senfoni orkestrasında çoğu kez sahne almış.</p>
<p>2015 yılında Uluslararası Grumlaux genç Kemancılar yarışmasında üçüncü olunca Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan, bir keman hediye etmiş kızımıza. O sevinçle gece gündüz çalışmış ve 2016 yılındaki aynı yarışmadan ikincilik kazanarak dönmüş.</p>
<p>12 yaşında, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni orkestrası solist yarışmasında tüm rakiplerini geride bırakarak birinci olmuştur. Bu başarılar onu İsviçre’ye uçurmuş, Müzik eğitimi almaya başlamıştır. Karlar ülkesinde ayağını kırmış, memleketine dönüş ve talihsiz kaza. Adnan Menderes Bulvarı’n da hız sınırı 50 km. kanunla sınır koy insanlar eğilmedikten sonra, yasaya uyulmadıktan sonra neye yarar.</p>
<p>Cenaze namazında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı sn. Vahap Seçer: “Gelecek vadeden sanatçı ruhlu bir evladımızı kaybettik.” Diyor.</p>
<p>Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü sn. Tan Sağtürk: “Hiçbir şekilde onun yeri doldurulamayacaktır.” Derken acı gerçeği ifade ediyordu.</p>
<p>Gerçek acıydı ama daha acısı babasını yaş günü, kızının ölüm gününe rast gelmesi. Mahmut Beyin bundan sonra yaş günü olmaz diyeceğim ama, bakın aile ne karar almış:</p>
<p>Kızımız Laçin’in organlarını bağışlıyoruz…</p>
<p>Demek ki Laçin yaşayacak!&#8230;</p>
<p>Karaciğerini yıllardır hasta yatağında karaciğer bekleyen (…….) Malatya’lı bir hastaya bağışlanmış.</p>
<p>Böbreğinin birini Kayseri’li bir hastaya,</p>
<p>Diğerini memleketlisi bir hastaya verilmiş.</p>
<p>Laçin öldü denilebilir mi?</p>
<p>Üç kişiye can vermiş, çaresizliklerine çare olmuş…</p>
<p>Organlarımız bizimle birlikte toprak olacağına insanlara “Can” olması daha insani değil mi?</p>
<p>Ruhumuzda, organlarımızda Allah’ın bize geçici “Kullanma hakkı” verdiği şeyler değil mi?</p>
<p>İNSANI YAŞAT Kİ SENDE YAŞAYASIN….</p>
<p>Mutlu kalınız….</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AFYONKARAHİSAR’DA DA  FİLENİN SULTANLARI VAR…</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/afyonkarahisarda-da-filenin-sultanlari-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Feb 2025 06:19:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=506322</guid>

					<description><![CDATA[Belediye Başkanlığımızın finansa ettiği Afyon Belediye Yüntaş Kadın Voleybol Takımımız ilk senesinde Türkiye Voleybol Kadınlar 2. liginde şampiyon olarak 1 lige yükseldi. Kadınlar Voleybol ligleri 2, 1 ve  Sultanlar ligi  olarak en üst  lig den oluşuyor,]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediye Başkanlığımızın finansa ettiği Afyon Belediye Yüntaş Kadın Voleybol Takımımız ilk senesinde Türkiye Voleybol Kadınlar 2. liginde şampiyon olarak 1 lige yükseldi. Kadınlar Voleybol ligleri 2, 1 ve  Sultanlar ligi  olarak en üst  lig den oluşuyor,</p>
<p>Kadın voleybol takımımız ilk senesinde büyük bir başarı elde ederek kadınlar 1 ligine yükseldi. Öncelikle emeği geçen Belediye Başkanımızı, Klüp Başkanımızı, Yönetim kurulunu, teknik ekibimizi, oyuncularımızı, malzemecilerimizi, teknik ekibine kadar herkesi kutluyorum. Başarılarının gelecek sezonda da devamını diliyorum ve kadınlarda en üst lig olan Sultanlar ligine kadar çıkacaklarına inanıyorum. Bu birlikteliğin devamını diliyorum.</p>
<p>Ancakkkk;</p>
<p>Geçmişimize de bakmamız, ders almamız ve yaşadıklarımızı unutmamamız lazım. 2017-2018 sezonunun da futbol takımımız Süper ligin bir altı olan 1. ligde idi, şimdi 3. lige düştü, belki gelecek sezon orada da maalesef olmayacak, üzüntü verici acı gerçek bu tabiiki…</p>
<p>Erkek Basketbol takımımız, süper ligde idi, Avrupa Şampiyonu Fenerbahçeyi, Efes’i, diğer tüm basket  takımlarını, basketbol efsanaleri, Gigi Datome yi, De Colo’yu,</p>
<p>Micic i, Larkin’i   bunun gibi NBA da bile oynamış adı tarihe geçmiş bir çok basketbolcuyu Veysel Eroğlu Spor Salonumuzda, hınça hınç dolu tribünlerde büyük bir coşkuyla ve zevkle izlemiştik. Hatta Efes’i o sezonda bir tek bizim takım yendi diye hatırlıyorum, ama oda maalesef kapandı…</p>
<p>Erkek voleybol takımımız ise süper lige çıktı. Sonra covid döneminde düştü. 2019-2020 sezonunda tekrar Efeler ligine çıktı, maçlar yine dolu tribünler önünde oynanıyordu. Fenerbahçe, Galatasaray geliyordu ve kadın-erkek, genç-yaşlı hepimiz takımımız seviyorduk. Salon yine doluyordu, yensek çok mutlu oluyorduk, yenilsek üzülüyorduk ama takımlarımızı hep seviyorduk, bazılarımız Fenerbahçe’yi, bazılarımız Galatasaray’ı, bazılarımız da Beşiktaş’ı tutuyordu. Ama hepimiz ilimizin takımının maçlarında tabii ki hep birlikte takımımızı tutuyorduk.</p>
<p>O dönemki hem futbol, hem basketbol, hem de voleybol takımlarında yöneticilik yapmış yeri gelmiş yalnız kalmış, yeri gelmiş fedakarlık yapmış ama Afyonumuzun sporuna katkı sağlamış büyüklerimize bize bu mutlulukları yaşattıkları için teşekkür ediyorum.</p>
<p>İnşallah önümüzdeki yıllarda hem futbol da, hem basketbolda, hem de voleybolda üst liglerde takımlarımız olur ve de başarılı oluruz. Belki gençlerimiz spor sayesinde sağda solda, kahvede cafede değilde maçlarda salonlarda olur.</p>
<p>UMARIM….</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afet Bilgisi, Hayat Bilgisi</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/afet-bilgisi-hayat-bilgisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Feb 2025 06:17:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=506316</guid>

					<description><![CDATA[Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının “Afetlere dirençli toplum oluşturmak” vizyonu kapsamında İl Müdürlüğümüzce toplumumuzun tüm kesimlerine yönelik afet ve acil durumlar hakkında eğitim ve tatbikatlar düzenlenmektedir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının “Afetlere dirençli toplum oluşturmak” vizyonu kapsamında İl Müdürlüğümüzce toplumumuzun tüm kesimlerine yönelik afet ve acil durumlar hakkında eğitim ve tatbikatlar düzenlenmektedir.</p>
<p>Bilindiği üzere Ülke topraklarımızın tamamına yakını başta deprem olmak üzere en az bir tehlike türü açısından tehdit altında bulunmaktadır. Bu duruma dair yakın tarihimizde pek çok acı olaylar yaşanmış; asrın felaketi olarak adlandırılan 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremlerinin acısı ise hala çok tazedir. Benzer acıların bir daha yaşanmaması için toplumumuzda afetlere hazırlık kültürünü oluşturmamız gerekmektedir.</p>
<p>Afetlere hazırlık kültürün oluşmasında erken yaşlarda alınan eğitimin çok büyük bir etkisinin olması sebebiyle milli eğitim müfredatları kapsamında yapılan çalışmaların yanı sıra İl Müdürlüğümüzce de okullarımızda ana sınıfından itibaren afet ve acil durumlar hakkında eğitimler ve tatbikatlar düzenlenmektedir.</p>
<p>Bu kapsamda 2024 yılında okullardan gelen talep üzerine İl Müdürlüğümüzce 84 okulda düzenlenen eğitim ve tatbikatlar ile 24.133 öğrenci ve öğretmene ulaşılmıştır.</p>
<p>İl Müdürlüğümüzce işyerlerine yönelik afet ve acil durum eğitimleri de düzenlenmektedir. Çalışılan ortamlardaki tehlikelerin tespit edilmesi, risklerin en aza indirilmesi, afet ve acil durum anlarında doğru davranış şekillerinin öğrenilmesi amacıyla tüm personele yönelik afet farkındalık eğitimlerinin yanı sıra ilgili mevzuatlar kapsamında kurulan acil durum ekiplerine uygulamalı eğitimler de düzenlenmektedir.</p>
<p>Yine bu kapsamda 2024 yılında resmi-özel kurum ve kuruluşlardan İl Müdürlüğümüze gelen talepler doğrultusunda düzenlenen eğitim ve tatbikatlar ile 165 işyerinde 14.867 çalışana ulaşılmıştır.</p>
<p>Ayrıca alışveriş merkezlerinde, kent meydanlarda ve çeşitli fuarlarda açılan sergi ve stantlarda halkımızın bölgemizin tehlikelerine dikkatini çekerek gerekli tedbirleri almalarını sağlamak amacıyla bilgilendirmeler yapılmakta ve broşürler dağıtılmaktadır.</p>
<p>Afetlere dirençli bir toplum oluşturulmasında resmi-özel kurum ve kuruluşlar ile birlikte toplumun yapı taşı olan bireylerin de görevleri vardır. Bölgemizde afete dönüşebilecek tehlikelere, özellikle de depreme karşı birey ve aile olarak bilinçli ve hazırlıklı olmalıyız.</p>
<p><strong>Bireyler ve aileler depremden korunmak için neler yapmalı?</strong></p>
<p>Depremden korunma yolları; deprem öncesi, deprem sırası ve deprem sonrası olmak üzere 3 aşamada ele alınmaktadır.</p>
<p><strong>Deprem öncesinde; </strong></p>
<p>Öncelikle tüm aile bireylerinin katılımı ile bir Aile Afet Planı hazırlamalıyız.</p>
<p>&#8211; Bu planda ilimizde, ilçemizde, mahallemizde, binamızda ve evimizin içindeki tehlikeleri belirlemeliyiz.</p>
<p>&#8211; Özellikle binamızın depreme karşı dayanıklı olup olmadığını öğrenmeli ve gerekli yapısal tedbirleri almalıyız.</p>
<p>&#8211; Evimizde tehlike avı yaparak deprem anında devrilip/düşerek zarar verebilecek veya çıkış yolunu kapatacak eşyaları sabitlemeli ya da yerlerini değiştirmeliyiz</p>
<p>&#8211; Tüm aile bireylerinin ihtiyaçlarını düşünerek, depremden sonraki ilk 72 saat için bir afet ev acil durum çantası hazırlamalı ve çıkışa yakın bir yere koymalıyız.</p>
<p>&#8211; Deprem anında doğru davranış şekillerini öğrenmeli ve 6 ayda bir tatbikat yapmalıyız.</p>
<p>&#8211; İlkyardım ve yangın eğitimleri almalıyız.</p>
<p>&#8211; Evimizdeki elektrik, su, doğalgaz vb. tesisatlarının nasıl kapatıldığını öğrenmeliyiz.</p>
<p>-Evimize en yakın toplanma alanlarını öğrenmeli ve buralardan birisini afet sonrası aile buluşma noktası olarak belirlemeliyiz.</p>
<p>&#8211; Ayrıca depremde evimizin hasar görmesi nedeniyle oluşabilecek ekonomik kayıpların telafisi için deprem sigortası da yaptırmalıyız.</p>
<p><strong>Deprem sırasında;</strong></p>
<p>Öncelikle sakin olmaya çalışmayız. İnsanlar afetler sırasında paniğe kapılıp donup kalmakta ya da bilinçsizce kaçışmaktadır. Paniğin ve yanlış davranışların önlenmesinde, bulunulan ortamda daha önce yapılmış olan tatbikatların büyük önemi vardır. Deprem anında en yakınımızdaki sağlam bir nesnenin yanında çök-kapan-tutun hareketini yaparak kendimizi korumaya almalı ve depremin geçmesini beklemeliyiz. Yani sağlam olduğuna emin olduğumuz bir nesnenin yanında vücudumuzu en küçük hale getirecek şekilde çöküp, bir elimizle başımızı ve ensemizi korumalı ve bir elimizle de bu sağlam nesneden tutunarak sarsıntının geçmesini beklemeliyiz. Burada dikkat etmemiz gereken önemli hususlardan birisi de vücudumuzun yüksekliğinin yanına saklandığımız nesneden daha küçük olduğuna emin olmalıyız.</p>
<p><strong>Deprem sonrasında;</strong></p>
<p>&#8211; Öncelikle yaralanıp yaralanmadığımızı kontrol etmeliyiz.</p>
<p>&#8211; İkincil tehlikelere meydan vermemek için elektrik, su, doğalgaz vb. tesisatları kapatmalıyız.</p>
<p>&#8211; Daha sonra afet çantamızı da alarak dikkatli bir şekilde daha önce belirlemiş olduğumuz      toplanma alanına gitmeliyiz.</p>
<p>&#8211; Artçı depremlere karşı binalardan, köprülerden, elektrik direkleri vb. devrilebilecek nesnelerden uzak durmalıyız.</p>
<p>&#8211; Deniz kenarında isek tsunami tehlikesine karşı güvenli yüksek alanlara gitmeliyiz.</p>
<p>&#8211; Çevremizde yardıma ihtiyacı olanlara yardım etmeli ve yardım kuruluşlarına destek olmalıyız.</p>
<p>&#8211; Yetkililer tarafından güvenli olduğu belirtilmeden binamıza girmemeliyiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Deprem anında saklanmak için evimizde en güvenli yerler nerelerdir?</strong></p>
<p>Deprem anında evimizde saklanabileceğimiz en güvenli yerler yatak, koltuk ve kanepe gibi sağlam eşyaların pencereden ve duvardan uzak olan kenarıdır.</p>
<p><strong>Depremde enkaz altında kalan kişi nasıl davranmalı?</strong></p>
<p>Enkaz altında kalan kişiler öncelikle soğukkanlılığını korumalı. İlk dakikalarda enkaz üstündeki kalabalığın oluşturduğu gürültüden dolayı sesini duyuramayabilir. Enkaz altında ne kadar kalacağı belli olmadığından sürekli bağırıp çağırarak enerjisini boşa harcamamalı. Kurtarma ekipleri enkazı dinleme çalışması yaptıkları anda bağırarak, ya da kurtarma ekiplerinin komutları doğrultusunda sert bir cisimle etrafındaki tesisat borularına veya betona ritmik vuruşlarla yerini belli etme yoluna gitmelidir.</p>
<p><strong>Evimize en yakın toplanma alanlarını nereden öğrenebiliriz?</strong></p>
<p>Ülkemizde toplanma alanları, alana konulan tabela ile işaretlenmiştir. Ayrıca ikametimizin bağlı bulunduğu muhtarlıktan ve e-devlet üzerinden de evinize en yakın toplanma alanları hakkında bilgi alabiliriz.</p>
<p><strong>Binamızın depreme dayanıklı olup olamadığını nasıl öğrenebiliriz?</strong></p>
<p>İlimizde faaliyet gösteren, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş inşaat alanındaki mühendislik firmalarına başvurarak binamızın depreme dayanıklı olup olmadığını öğrenebiliriz.</p>
<p><strong>Atila ALTUNBULAK</strong></p>
<p><strong>Afyonkarahisar İl AFAD Müdürü</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ZAFERLER AFYON’A YAKIŞIR  TEBRİKLER ZAFERİN SULTANLARI</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/zaferler-afyona-yakisir-tebrikler-zaferin-sultanlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ferhat YÜKSEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Feb 2025 05:59:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=505954</guid>

					<description><![CDATA[Afyonkarahisar… Zaferin ve Cumhuriyetin şehri. Zaferin kazanıldığı, Cumhuriyet’in kazanıldığı topraklar… İlimize büyük gurur yaşatan bu özelliklerinin yanı sıra, her geçen gün değişen çehresi ve gelişen kimliği ile adını dünya çapında duyurdu Afyonkarahisar. Zaferin, Cumhuriyetin, mermerin, sucuğun başkenti Afyonkarahisar… İnşallah alınan başarılarla sporun da başkenti olacağız. ++++ İçinde yaşadığımız bugünler farklı bir gurur yaşatıyor şehrimize… Voleybol… [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Afyonkarahisar…</p>
<p>Zaferin ve Cumhuriyetin şehri.</p>
<p>Zaferin kazanıldığı, Cumhuriyet’in kazanıldığı topraklar…</p>
<p>İlimize büyük gurur yaşatan bu özelliklerinin yanı sıra, her geçen gün değişen çehresi ve gelişen kimliği ile adını dünya çapında duyurdu Afyonkarahisar.</p>
<p>Zaferin, Cumhuriyetin, mermerin, sucuğun başkenti Afyonkarahisar…</p>
<p>İnşallah alınan başarılarla sporun da başkenti olacağız.</p>
<p>++++</p>
<p>İçinde yaşadığımız bugünler farklı bir gurur yaşatıyor şehrimize…</p>
<p><strong>Voleybol… Afyon’dan ses veren Filenin Sultanları… Zaferin Sultanları… </strong></p>
<p>Lig başından itibaren rakiplerinin korkulu rüyası olan temsilcimiz bizlere büyük bir gurur yaşattı.</p>
<p>Bu sezon Türkiye Voleybol Federasyonu Kadınlar 2. Ligi’nde mücadele eden Afyon Belediye Yüntaş voleybol takımımız, ligde ve Play Off müsabakalarında tarih yazdı. Tarihin tarih olduğu bir kentte <strong>TARİH YAZMAK DA BİZİM KIZLARA ÇOK YAKIŞTI. </strong></p>
<p>Ligde fırtınalar gibi esen mor beyazlı temsilcimiz çeyrek final, yarı final ve final müsabakalarında rakiplerini geçerek 1. Lig’e yükseldi ve şampiyon oldu.</p>
<p>Afyonkarahisar Belediye Başkanımız Burcu Köksal’ın verdiği büyük destek ile Afyonkarahisar halkının desteğini arkasına alan Zaferin Sultanları bizim kızlar, her hafta aldığı galibiyetlerle lige damga vuracaklarını daha ilk haftalardan hissettirmişti zaten.</p>
<p>Başta Belediye Başkanımız Burcu Köksal olmak üzere şampiyonluğa giden bu serüvende emeği geçen herkesi tebrik ediyor, başarılar diliyor ve teşekkür ediyoruz.</p>
<p>Bu gurur sizlerin… Bu gurur Afyonkarahisar’ın… Bu gurur hepimizin…</p>
<p>Yolunuz açık olsun.</p>
<p><strong>Sevgiyle kalın… Umutla kalın…</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEMOKRASİ VARSA ENFLASYON YOKTUR</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/demokrasi-varsa-enflasyon-yoktur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Feb 2025 06:27:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=505647</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Demokrasinin olmadığı veya iyi işlemediği ülkelerde hükümetler ekonomik sorunları dile getiren kesimler üzerinde baskı oluşturur.  Kişi ve kurumların ifade özgürlükleri kısıtlanır. Temel amaç yüksek enflasyonun sebebinin uygulanan ekonomi politikalarından kaynaklandığını toplumdan saklamak ve bu sayede ekonomik sorunlar ile ilgili toplumsal bilincin oluşmasını engellemektir. ** Demokrasinin iyi işlemediği ülkelerde enflasyondan sorumlu olan kurum olan merkez [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Demokrasinin olmadığı veya iyi işlemediği ülkelerde hükümetler ekonomik sorunları dile getiren kesimler üzerinde baskı oluşturur.  Kişi ve kurumların ifade özgürlükleri kısıtlanır. Temel amaç yüksek enflasyonun sebebinin uygulanan ekonomi politikalarından kaynaklandığını toplumdan saklamak ve bu sayede ekonomik sorunlar ile ilgili toplumsal bilincin oluşmasını engellemektir.</p>
<p>**</p>
<p>Demokrasinin iyi işlemediği ülkelerde enflasyondan sorumlu olan kurum olan merkez bankasının para politikalarına zaman zaman müdahale edilir.  Merkez bankası yetkilileri hükümet tarafından gelen baskılara boyun eğer. Diğer yandan bu ülkelerde bütçe disiplinini sağlamak da zorlaşır. Bunun nedeni şeffaflık ve hesap verebilirliğin olmaması veya şeklen olmasıdır.</p>
<p>**</p>
<p>Bir taraftan merkez bankasının para politikası kararlarında özgürce hareket edememesi, diğer taraftan bütçe disiplinin bozulması yüksek enflasyonu beraberinde getirir.</p>
<p>**</p>
<p>Demokrasinin ileri düzeyde olduğu ülkelerde ise hükümetler kolay kolay enflasyonist politikalara başvuramaz. Bunun nedeni vatandaşların alım güçlerini azaltan politikalara karşı başta sivil toplum örgütleri olmak üzere birçok kurum ve kişinin tepki gösterebilmeleridir.</p>
<p>**</p>
<p>Demokrasinin iyi işlediği ülkelerde yanlış politikalar sadece siyasi alanda değil toplumun bütün kesimlerinde eleştirilir.</p>
<p>Yüksek enflasyonun arkasında hükümetin uyguladığı politikaların olduğuna dair bir toplumsal bilinç oluşur. Bu bilinç enflasyonist politikaları uygulayan politikacıların tekrar seçilmesini zorlaştırır. Politika yapıcılar bunun sonucunda enflasyon oranını düşük seviyelerde tutmak için çaba gösterirler.</p>
<p>**</p>
<p>Demokrasinin ileri seviyede olduğu ülkelerde kötü ekonomi politikası uygulamaları görülebilir. Ancak politikacılar bu uygulamalardan hızlı biçimde dönmek zorundadırlar. Aksi halde tekrar seçilmeleri zorlaşır.</p>
<p>**</p>
<p>Peki dünyada demokrasi seviyelerinde üst sıralarda bulunan ülkelerin enflasyon oranları nedir? Örneğin tam demokrasiye sahip olan ülkelerde enflasyon oranları düşük müdür?</p>
<p>**</p>
<p>Bu sorulara cevap vermek için Economist Intelligence Unit’in 2023 Demokrasi Endeksi’ne bakalım.</p>
<p>**</p>
<p>Dünyada tam demokrasiye sahip tam 24 ülke var. Listenin en başındaki ülke Norveç, enflasyon oranı yüzde 2.30. Yine tam demokrasiye sahip olan Finlandiya’da enflasyon oranı yüzde 0.70, İsviçre’de ise yüzde 0.40. Enflasyon oranı yüzde 1-2 arasında olan ülkeler Danimarka, İrlanda, Lüksemburg, Kanada, Kosta Rika, Mauritius ve Fransa.</p>
<p>**</p>
<p>Tam demokrasi başlığında bulunan diğer ülkelerden en yüksek enflasyon oranına sahip ülke Uruguay, ama o da yüzde 5.05. Diğerler tam demokrasi ülkeleri ülkeleri ise yüzde 2 ile yüzde 3 arasında enflasyon oranlarına sahip.</p>
<p>**</p>
<p>Tam demokrasiye sahip 24 ülkenin enflasyon oranlarının ortalaması da yüzde 2.37. Yani bu ülkelerde yaşayanların satın alma güçleri bir yıl içinde ortalama olarak sadece yüzde 2.37 azalmış.</p>
<p>**</p>
<p>Görüleceği üzere demokrasinin iyi işlediği ülkelerde fiyat istikrarı sağlanmış durumda. Anlaşılan o ki bu ülkeler gelecek kuşaklara iyi bir miras bırakmanın formülünü çoktan bulmuşlar.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BEŞİKTE YANAN BEBEĞİN MECLİSE UZANAN HAYAT HİKAYESİ</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/besikte-yanan-bebegin-meclise-uzanan-hayat-hikayesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Öznur Kırman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Feb 2025 11:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=505353</guid>

					<description><![CDATA[Emine ve Mustafa Bebeğin 7 aylık doğacak olması genç anne babayı çok endişelendirdi. &#8220;Acaba bir eksiği olur mu, sağlam doğar mı?&#8221; Kaygılarıyla yaşamışlardı. Çok şükür Bebek hem sağlıklı, hem dünya tatlısıydı. Bakmaya, sevmeye doyamıyorlardı. Emine yavrusunu kucağına aldıkça, kokladıkça, bebeğine hayranlıkla bakıyor, sürekli Allah&#8217;a şükrediyordu. &#160; Emine&#8217;nin eşi Mustafa Bir Oğlu olduğu için çok mutluydu. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Emine ve Mustafa</p>
<p>Bebeğin 7 aylık doğacak olması genç anne babayı çok endişelendirdi. &#8220;Acaba bir eksiği olur mu, sağlam doğar mı?&#8221; Kaygılarıyla yaşamışlardı.</p>
<p>Çok şükür Bebek hem sağlıklı, hem dünya tatlısıydı. Bakmaya, sevmeye doyamıyorlardı. Emine yavrusunu kucağına aldıkça, kokladıkça, bebeğine hayranlıkla bakıyor, sürekli Allah&#8217;a şükrediyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Emine&#8217;nin eşi Mustafa Bir Oğlu olduğu için çok mutluydu. Bebeğin dünyaya gelmesiyle dünya daha da  güzelleşmişti Sanki&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Evet o bebek Serkan Bayram dı.</p>
<p>Beşikteki yangından Meclis&#8217;e uzanan bir hayat hikayesi: Engellilerin engelini kaldıran vekil</p>
<p>Erzincan&#8217;ın bir dağ köyünde dünyaya gelen İstanbul Milletvekili Serkan Bayram henüz beşikte bir bebekken tarlada çıkan yangında alevler arasında kaldı. Ağır yaralanan Bayram, eşek sırtında götürüldüğü hastanede 41 gün yaşam savaşı verdi. Cildinde büyük yanıklar oluşan, ellerini kaybeden Bayram, engelini gerekçe gösteren kanun maddesi yüzünden hayali olan hâkimliğe veda etti. Hayata küsmedi, mücadele etti milletvekili olup kendisine engel olan kanun maddesini kaldırdı. AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram&#8217;ın engellilere ilham olacak hayat hikâyesini 3 Aralık Dünya Engelliler Günü&#8217;nde beyaz perdeye taşıyor&#8230;</p>
<p>Beşikteki yangından Meclis’e uzanan bir hayat hikayesi: Buğday Tanesi Kitabı (5 dilde) ve Buğday Tanesi filmi.. Engellilerin engelini kaldıran vekil</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Birleşmiş Milletler Barış Elçisi &#8211; Nobel Barış ödülüne aday, Türkiye&#8217;de ilk Engelli Hakim olma Yasasını  büyük çabalarla kanun maddesini  düzenlenmesi için tüm siyasi partilerin oylarıyla yasayı mecliste kabul ettiren,  birçok hizmetleri ile Engelli Engelsiz  topluma ayna olan  Akparti İstanbul Mlletvekili Av.Serkan Bayram.. Tamda Hayatını Engelsiz Sayan Vekil&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>📌 Buğday Tanesi milyonların hikayesi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>📌&#8221;Yere Düştüğünde değil Vazgeçtiğinde Kaybedersin&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>📌Bir buğday tanesi gibi kök sal, yeşer ve dünyaya iz bırak!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hayatını Kitaba  (5 dilde) sonra beyaz Perde de yerini alan tüm dünyaya yayılan</p>
<p>Buğday Tanesi Filmi yüreklere iz bıraktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VİCDANI UNUTMAYALIM!</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/vicdani-unutmayalim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ferhat YÜKSEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 06:37:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=501460</guid>

					<description><![CDATA[Son günlerin hatta son ayların en çok konuşulan bir konusu var. Sokak köpekleri… Vatandaşlar için ciddi bir tehlike oluşturan görünümlerini haber bültenlerinde hepiniz görmüşsünüzdür. Ölümle sonuçlanan vakaların da görülmesi, vatandaşları ikiye böldü. Bir kesim sokakların temizlenmesinin yanı sıra o canların uyutulmasını şiddetli bir şekilde savunurken, hayvanseverler de bu durumun katliam olacağını savundu. Önceki gün de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerin hatta son ayların en çok konuşulan bir konusu var.</p>
<p>Sokak köpekleri…</p>
<p>Vatandaşlar için ciddi bir tehlike oluşturan görünümlerini haber bültenlerinde hepiniz görmüşsünüzdür.</p>
<p>Ölümle sonuçlanan vakaların da görülmesi, vatandaşları ikiye böldü.</p>
<p>Bir kesim sokakların temizlenmesinin yanı sıra o canların uyutulmasını şiddetli bir şekilde savunurken, hayvanseverler de bu durumun katliam olacağını savundu.</p>
<p>Önceki gün de Tarım ve Orman Bakanlığı, sokakta bulunan ve vatandaşlar için ciddi bir tehlike oluşturan başıboş köpekleri toplamayan belediyelere, köpek başına 71 bin TL ceza yazılacağını duyurdu.</p>
<p>Hal böyle iken belediyeler zan altına girmeye başladı. Şimdi ne olacak diye herkes kara kara düşünüyor.</p>
<p>Çözüm belli… Hepsinin toplanıp, bir barınağa alınarak, yaşam koşullarının iyileştirilmesi gerekiyor.</p>
<p>Hem sokakta insan yaralanmaları ve ölümlerinin önüne geçilir, hem de can dostlarımız olan bu hayvanları sokaklardan kurtarırız. Can dostlar, sokakta adeta yaşam mücadelesi veriyor. Bir kap yemek ve içecek suyu bulamıyorlar. Bazı hayvansever dernekler ile can siper hane çalışan hayvanseverler, ellerinden gelen çabayı gösterse de, sokaktaki hayvan ölümleri de kaçınılmaz oluyor. Vahşi yaşam koşulları, şiddet sarmalı ve kış gününün soğuğunu düşünmek dahi istemiyorum.</p>
<p>Sahipsiz sokak hayvanlarını sahipsiz bırakmayacağız elbette. Onların da bir canı olduğunu unutmayacağız.</p>
<p>Burada tüm yetkililere seslenmek istemiyorum.</p>
<p><strong>VİCDANI UNUTMAYALIM!</strong></p>
<p><strong>VİCDANI UNUTMAYALIM!</strong></p>
<p><strong>VİCDANI UNUTMAYALIM!</strong></p>
<p>Onları incitmeden ve uyutmadan bir yuvalarının olmasını sağlayalım.</p>
<p>Yüreğinizde hep hayvan sevgisi olması temennilerimle,</p>
<p><strong>Sevgiyle kalın… Umutla kalın…</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ENFLASYONDA UMUTLAR 2028 YILINA KALDI</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/enflasyonda-umutlar-2028-yilina-kaldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Feb 2025 06:50:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=501146</guid>

					<description><![CDATA[Merkez Bankası’nın 2025 yılının ilk enflasyon raporu 7 Şubat Cuma günü TCMB Başkanı tarafından sunuldu. Raporda en dikkati çeken nokta 2025 yılı enflasyon tahmininin revize edilmesiydi. ** TCMB enflasyon tahminini 2025 yılı için alt band yüzde 19, orta nokta yüzde 24, üst band ise yüzde 29 olarak revize etti. ** Daha önceki 2025 yılı enflasyon [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Merkez Bankası’nın 2025 yılının ilk enflasyon raporu 7 Şubat Cuma günü TCMB Başkanı tarafından sunuldu. Raporda en dikkati çeken nokta 2025 yılı enflasyon tahmininin revize edilmesiydi.</p>
<p>**</p>
<p>TCMB enflasyon tahminini 2025 yılı için alt band yüzde 19, orta nokta yüzde 24, üst band ise yüzde 29 olarak revize etti.</p>
<p>**</p>
<p>Daha önceki 2025 yılı enflasyon tahmini orta noktası yüzde 21, alt band yüzde 16, üst band ise yüzde 26 idi. Yeni tahminde böylece üç’er puan artışa gidildi.</p>
<p>**</p>
<p>8 Kasım 2024’de sunulan son enflasyon raporunda 2025 tahmini zaten yüzde 14’den yüzde 21’e yükseltilmişti. Daha üç ay geçmişti ki enflasyon tahmininde bir kez daha revizyona gidilmiş oldu ve bu sefer yüzde 21’den yüzde 24’e yükseltildi.</p>
<p>**</p>
<p>2025 yılı için daha önceki yüzde 21’lik tahminin tutmayacağı zaten belliydi. Bu bakımdan bir revizyon gereklilikti. Ancak son revizyona gerekçe olarak belirtilen faktörler zaten belliydi. Bu yüzden en azından 2024 yılının son enflasyon raporunda daha gerçekçi bir tahmin yapılması gerekmekteydi. Böyle yapılsaydı yılın daha ilk raporunda bir revizyona da gerek kalmamış olurdu.</p>
<p>**</p>
<p>TCMB 2026 tahminin de bir değişikliğe gitmedi. 2026 yılında yüzde 12 enflasyon bekleniyor. 2027 için ilk kez açıklanan tahmin ise yüzde 8 olarak belirlendi.</p>
<p>**</p>
<p>Buradan çıkan sonuç tek haneli enflasyonu görmek için yolumuzun uzun olduğu. Tek haneli enflasyonu görmek için 2027 yılının sonunu bekleyeceğiz.</p>
<p>**</p>
<p>TCMB’nin tahminleri gerçekleşirse enflasyonun ineceği rakam yüzde 8, o da 2027 yılının sonunda. Diğer yandan TCMB’nin enflasyon hedefinin yüzde 5 olduğunun altını çizelim. Enflasyon 2027 yılı sonunda yüzde 8’e gelirse 2028 yılında da yüzde 5 hedefine inebilir.</p>
<p>**</p>
<p>Ezcümle her şey yolunda giderse; fiyatlardaki artışları çok hissetmeyeceğimiz, düşük faiz oranlarıyla ev ve otomobil alacağımız tarih 2028 yılı gibi gözüküyor.</p>
<p>**</p>
<p>Görünen o ki enflasyondaki düşüş ağır çekim gerçekleşiyor. Bunun en önemli nedeni kamu harcamalarındaki kesintilerin yeterli olmaması. Bu sorunun mutlaka giderilmesi ve ilave önlemlerin alınması gerekiyor. Aksi takdirde enflasyonda tek haneleri görmemiz hayal olacak.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÖRME ENGELLİLERDEN AÇIK MEKTUP</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/gorme-engellilerden-acik-mektup/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Öznur Kırman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 07:57:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=500832</guid>

					<description><![CDATA[Bir grup Görme Engelli bireylerin bana iletmiş oldukları duygularının topluma açık mektuplarını aynen siz değerli okuyucularımıza aktarıyorum. &#160; Farkındalık oluşması ve görme engellileri tanımak, anlamak adına iyi okumalar.. &#160; *** GÖRMEK, SADECE GÖZLERLE MİDİR? Karanlık… İnsanlar hep onu bir yokluk, bir eksiklik olarak tanımlar. Oysa gerçek karanlık, gözlerin görmemesi değil, kalbin hissetmemesidir. Asıl körlük, insanın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir grup Görme Engelli bireylerin bana iletmiş oldukları duygularının topluma açık mektuplarını aynen siz değerli okuyucularımıza aktarıyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Farkındalık oluşması ve görme engellileri tanımak, anlamak adına iyi okumalar..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p><strong>GÖRMEK, SADECE GÖZLERLE MİDİR?</strong></p>
<p>Karanlık… İnsanlar hep onu bir yokluk, bir eksiklik olarak tanımlar. Oysa gerçek karanlık, gözlerin görmemesi değil, kalbin hissetmemesidir. Asıl körlük, insanın içindeki ışığı kaybetmesidir. Bizler, ışığı dışarıda değil, içimizde taşırız. O ışık, bazen bir dokunuşta, bazen bir tebessümde, bazen de bir sesin sıcaklığında kendini gösterir. Gözleri gören ama kalbi hissiz olanların dünyasından daha geniş bir dünyamız vardır bizim; çünkü biz, hayatı yalnızca gözlerimizle değil, ruhumuzla görürüz.</p>
<p>Bazıları bizim için üzülür. Kimileri “Nasıl yaşıyorlar?” diye sorar. Ama bilmezler ki biz, onların fark edemediklerini fark eder, onların görmediklerini görürüz. Rüzgârın taşlara nasıl çarptığını duyarız. Toprağın yağmura nasıl teşekkür ettiğini hissederiz. İnsanların kelimelerden çok, sessizliklerinde gizlenen duygularını okuruz. Görme engelli olmak, bir eksiklik değil, başka bir bakış açısıdır. Hayatı gözle değil, ruhuyla görenlerin sahip olduğu eşsiz bir bilgeliktir.</p>
<p>Yolda yürürken birileri bize yaklaşır, yardım etmek ister. Bazıları samimidir, bazılarıysa sırf kendini iyi hissetmek için el uzatır. Ama biz biliriz ki her insan bir ayna gibidir; onlara nasıl yansırsak, onlar da öyle yansır bize. Onları nezaketle karşılamalı, teşekkür etmeyi bilmeliyiz. Kimi zaman yardıma ihtiyacımız olur, kimi zaman tek başımıza yürümek isteriz. İşte o anlarda insanları incitmeden, kırmadan, yalnızca saygıyla konuşmalıyız. Çünkü bizim davranışlarımız, diğer görme engelli bireylerin de toplumdaki yerini belirler. Biz nasıl var olursak, bizden sonra gelenler de öyle karşılanır bu hayatta.</p>
<p>Bizler, göremediğimiz için yitip gidenler değiliz. Bizler, elleriyle dünyayı hissedenleriz. Bastonlarımızla yolları arşınlayanlar, kulaklarımızla renkleri duyanlar, kalbimizle insanları tanıyanlarız. Biz, eksik değiliz! Eksik olan, kalpten görmeyi bilmeyenlerdir. Biz, hayatta engelleri değil, yolları görmeyi seçenleriz. Bize biçilen rollerin içinde sıkışıp kalmayacağız. Bizi kalıplara sokmaya çalışan bakışlara inat, dimdik duracağız.</p>
<p>Çünkü biz buradayız! Biz de varız! Hayat sadece görenlerin değil, hissedenlerindir. Kendi onurumuzla, dik duruşumuzla, varlığımızla yaşamaya devam edeceğiz. Çünkü bizim de anlatacak hikâyelerimiz, paylaşacak sevgimiz ve yürünecek yollarımız var.</p>
<p>(Alıntı)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAKIN SİZE NE ANLATACAĞIM AFYON..  KİLİSEYE GİDEN CAHİL.</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/bakin-size-ne-anlatacagim-afyon-kiliseye-giden-cahil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Murat Akarçay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Feb 2025 04:30:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=498282</guid>

					<description><![CDATA[Günün birinde Polonya’nın küçük bir köyünde yaşayan 18 yaşında oldukça fakir bir ailenin çocuğu bir genç varmış. Fikir anlamında sürekli bir şeyler düşünür, gücü yettiğince yapmaya çalışır ve ailesine destek olmaya çalışırmış. Bir gün oturduğu parktaki bankette bir gazetede çıkan ilanı mırıldanarak okuyan bir insana kulak vermiş. Gazetede ki ilanı okuyan adama sanırım yorulmuşsunuz, dinleniyorsunuz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günün birinde Polonya’nın küçük bir köyünde yaşayan 18 yaşında oldukça fakir bir ailenin çocuğu bir genç varmış. Fikir anlamında sürekli bir şeyler düşünür, gücü yettiğince yapmaya çalışır ve ailesine destek olmaya çalışırmış. Bir gün oturduğu parktaki bankette bir gazetede çıkan ilanı mırıldanarak okuyan bir insana kulak vermiş. Gazetede ki ilanı okuyan adama sanırım yorulmuşsunuz, dinleniyorsunuz çantalarınızı evinize kadar götürme karşılığında bana o gazeteyi verir misiniz; çünkü gazeteyi alacak param yok demiş. Adam gerek yok genç, al gazete senin olsun demiş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-498283" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/1-3.jpg" alt="BAKIN SİZE NE ANLATACAĞIM AFYON.. KİLİSEYE GİDEN CAHİL." width="707" height="362" title="BAKIN SİZE NE ANLATACAĞIM AFYON.. KİLİSEYE GİDEN CAHİL. 20"></p>
<p><strong>ERTESİ GÜN</strong></p>
<p>Ertesi gün genç, babasından izin alarak kenarda biriktirdiği az miktarda Polonya Para Birimi olan Zilotiyi alarak Başkent Varşova’ya gitmiş. Varşova ya gelince bir gün önce aldığı gazetedeki sayfayı göstererek buraya nasıl giderim diye önüne gelene sormaya başlamış. Bir süre sonra gazete ilanındaki adrese gelmiş. İçerideki görevli sıranı bekleyeceksin biraz sonra seni içeri alacağız demiş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>GİTTİĞİ YER BİR KİLİSE</strong></p>
<p>Gencin Varşova da gittiği yer Ülkenin en büyük kilisesiymiş. Bir süre sonra görevli sıra sende genç rahipler seni bekliyor demiş. Genç elindeki gazeteyle rahiplerin yanına geçmiş. Rahipler otur demişler ve sorular sormaya başlamışlar. Aradan baya bir zaman geçtikten sonra rahipler biz seni çok sevdik, çok farklı bir gençsin. Gazete ilanımızda yer alan <strong>“Kilise Hademeliği”</strong> işi için buraya geldiğini söyledin bizlere. Seni işe alabiliriz demişler. Hemen ardından gencin önüne bir kâğıt ve kalem koyarak bu sayfadaki bilgileri doldur imzala ve işe yarın hemen başla demişler.</p>
<p><strong>AMA BEN NE YAZIK Kİ..</strong></p>
<p>Gencin yüzü değişmiş,  rahiplerin önüne koydukları kâğıt ve kaleme bakarak <strong>“ama ben ne yazık ki Okuma ve Yazma bilmiyorum” </strong>demiş. Rahipler şaşırmış. Bu kilisede hademe olabilmen için okuma yazma bilmen gerekiyor, kabul edemeyiz ama senide çok sevdik senin için ne yapabiliriz demişler. Genç sevinçli bir ifade ile Amerika’ya gitmek en büyük hayalim demiş. Rahipler bu çok kolay sana yazılı bir kâğıt ve adres vereceğiz, Amerika’ya gitmen içinde kendi imkânlarımızdan sana yardım edeceğiz demişler ve genci birkaç gün içinde Amerika’ya göndermişler.</p>
<p><strong>30 YIL GEÇİYOR.</strong></p>
<p>Aradan tam 30 yıl geçmiş. Amerika’nın en ünlü Avukatlık Bürosunun sahibi misafirini kapıda karşılamış ve odasına buyur etmiş. Sizinle tanışmaktan ve bundan sonra birlikte çalışmaktan onur duyuyoruz demiş misafirine. Ardından Avukat elindeki dosyayı misafirine uzatarak, Hukuk büromuzu yakından tanımanız için size özel bir dosya hazırladık lütfen inceleyin diye uzatmış. Misafir dosyayı alarak yanındaki arkadaşına vermiş. Avukat ama efendim dosyadaki tüm bilgiler sizin için hazırlandı siz okusaydınız demiş. Misafir Avukata gülerek cevap vermiş. <strong>“Ama ben Okuma Yazma bilmiyorum.” </strong>Avukat şaşırarak; ABD’nin ilk 10 zengininden birisi nasıl okuma yazma bilmez demiş.</p>
<p>Misafir adam gülerek önüne bakmış, ardından derin bir iç çektikten sonra Avukata cevap vermiş. <strong>Avukat bey, eğer Okuma Yazma bilseydim bugün Varşova da bir Kilisede Hademeydim demiş..</strong></p>
<p><strong>ALLAH VERGİSİ KAVRAMI VARDIR.</strong></p>
<p>Bu hikâyeyi çok severim. Çok yakından tanıdığım ve saygı duyduğum Araştırmacı Yazar Adnan Nur Baykal’ın kitabında yer alan bu temayı sizin için biraz daha renkli ve hikâye diline taşıdım. Hepimizin bildiği “Allah Vergisi” adı verilen bir kavram vardır. On binde, yüz binde ya da milyonda birdir. 9 yaşındaki bir çocuk hafız olur Kuran-ı Kerimi ezberler hatta bülbül gibi okur. Bir genç vardır sesi muhteşemdir, bir çocuk vardır bir kâğıda sizin portrenizi tıpa tıp çizer. Bir çocuk vardır sınıfları iki iki atlar süper zekâdır, kimi çocuk vardır okumaktan sıkılır hatta istemez ama yukarıdaki hikâyedeki genç misali kafa zehir gibi ticaret ve girişimciliğe basmaktadır bir bakarsınız büyük bir servet sahibi olur.</p>
<p><strong>HIRS VAR YA O HIRS.</strong></p>
<p>Biraz önce dediğim gibi bunlar Allah vergisidir ve azdır. Önemli olan o vergiyi erken görüp ağacı yaşken anlamak ve köreltmemektir. Bugün ebeveynlerin en büyük hatası çocukları adına gelecek ve meslek çizme noktasındaki hırslarıdır. Yani mükemmeliyetçilik. Tek mükemmel olan bir şey vardır oda şüphesiz <strong>HERŞEYİN SAHİBİ OLANDIR..</strong> Öte yanda bu tür anne ve babalar, çocuklarını, dershaneler, testler derken aslında çocuklarından baya baya safkan bir yarış atı olmasını isterler. Aslında yanlış ata oynadıklarını ilerleyen yıllar sonra anlarlar ama iş işten geçer. Akıl insana bahşedilmiş en güzel zenginliklerden birisi olduğuna göre önce anne ve babalar o aklı kullanacak ve hırstan çıkacak. İşte o zaman bu Ülkenin Milli Eğitim sistemi daha yüksek trendlere çıkacak.</p>
<p><strong>HİÇ BİR ŞEYİ BİLEMEZSİNİZ.</strong></p>
<p>Bu nedenle baktınız çocuğunuz müzik aleti çalmaya mı eğilimli, çıkıp çalgıcı olamazsın demeyin. Resim çizerek paramı kazanacaksın, mühendislik varken diyerek aşağılamayın. Baba mesleğine sürdüreceksin, sana okumak yok meslek öğreneceksin kesinlikle hiç demeyin. Belki okuyarak babanın işinin daha büyütecek bir insan olacak bunu bilemezsiniz. Bu Ülkede yemeden içmeden kesip borç harçla okutulan dar gelirli ailelerin doktor olan çocukları da var öte yanda mimar mühendis bir ailenin sanayide çırak olarak işe başlayıp bugün devasa servis istasyonuna sahip olan usta çocukları da var. Afyon Eşrafı ve Sanayici Ailelerinin bugün 3. ve 4. Kuşak nesline baktığımızda babadan, dededen kalan işin dışında meslek seçimleri olduğunu yakından görüyoruz. Örnek ve ikilemler bitmez çoktur.</p>
<p><strong>DESTEK İSTEYİN.</strong></p>
<p>Baktınız çocuğunuz okumak istemiyor ve bundan çok rahatsızsınız. Baskı yapmayın neye meyilli olduğunu anlamaya çalışın. Ama benim çocuğumun doğduğu günden beri geleceği ve mesleği ile ilgili hayallerim vardı demeyin. Yok anlayamıyorum çocuğumun neye meyilli olduğunu diyorsanız da bu konuda Ülkemizde kendini ispatlamış olan Rehberlik Uzmanları ve Psikologlardan destek isteyin.</p>
<p><strong>DEVLETE BAKIN.</strong></p>
<p>Kısaca, Devlet artık beyin göçü olmasın diyor. Her yıl yapılan Teknofest gibi düzenlenen organizasyonların amacının insanları sadece eğlendirmek olduğunu mu düşünüyorsunuz?  Bugün bir kâğıda yazılan bir fikir ya da kartondan yapılan bir maket dünya da önceden hiç yapılmamış bir teknolojinin yeni adı olabilir öte yanda bir yazılım fikri birçok şeyi değiştirebilir. Devlet bir taraftan bunu gözlemlerken siz genç ebeveynler çocuklarınızı daha fazla sıkmakdan gözlemleyin lütfen.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>OKU ARAŞTIR ÖNCE KARDEŞİM, </strong></p>
<p><strong>SONRA BANA MESAJ AT.</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-498284" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/MESAJ.jpg" alt="BAKIN SİZE NE ANLATACAĞIM AFYON.. KİLİSEYE GİDEN CAHİL." width="848" height="505" title="BAKIN SİZE NE ANLATACAĞIM AFYON.. KİLİSEYE GİDEN CAHİL. 21"></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aşağıdaki watshap mesaj ekran görüntüsü,</p>
<p>21 Ocak 2025 tarihinde yayınladığımız Anıtpark konulu araştırma dosyasını yayınladığım gün telefon numaramı ortak tanıdık bir dosttan alarak bana watshaptan mesaj gönderen bir üstada ait. Bazı yakın dostlarıma bu mesajdan bahsederken bana kim bu demesinler diye rumuzla göndermiş kim olduğunu bilmiyorum dedim. Yani ismi Gazetecilik hakkım gereği saklama hakkını kullandım; sonuçta hakaret yok, bilgisizlik var. Buradan da tüm okuyucularımla paylaşarak olası bu şekilde düşünen başkaları da varsa aydınlatmak istedim.</p>
<p>Öncelikle olarak 1936 yılında Dolar tabi ki vardı hatta öncesinde de vardı. 2 Nisan 1792 tarihinde ABD Kongresi Ülkenin ulusal para birimi olarak Dolar’ı kabul etti ve 233 yıldır Dünya’da Dolar var. Allahtan bana yazdığın mesajda 1936 yılında Dünya üzerinde Dolar diye bir şey yoktu diye yazmamışın sevgili üstad. En azından buna çok sevindim.</p>
<p>1936 yılı ve öncesinde yani Osmanlı Döneminde Dolar tabi ki vardı. Bazı tarihçilere göre 1854 yılından itibaren dış ticaret borçlanması nezdinde Osmanlı da, Dolar varlığı olduğu belgelerde bilinen bir gerçektir. Yani Doları bu Ülkenin insanları 1854 yılından beri biliyor diyebiliriz.</p>
<p>Yanılmış olduğun bir diğer konu ise mesajda bana yazdığın 1930 lu yıllarda Türkiye de Dolar yoktu taşıyanlarda cezaevindeydi kısmı. Bu bilgi tema olarak doğru ama yıl olarak yanlış. Türkiye de 1980 ve öncesinde Dolar taşımak suçtu, kaçakçı sayılır ve Ağır Ceza da yargılanırdı. Türkiye ye Dolar getirecekler özellikle gurbetçiler ve iş dünyası Merkez Bankasında kayıtlı hesap açardı.</p>
<p>Bu süreç kulağımıza yabancı gelmeyen tarihi ve meşhur 24 Ocak Kararları olarak bilinen 24 Ocak 1980 de çıkartılan Kanunla sonlandırılmış ve kademeli serbest döviz kuru politikasına geçiş başlamıştır. Belirttiğin Borsa yoktu konusuna girmeyeyim çok uzun bir konu çünkü.</p>
<p>Kısaca bir yorum yapmadan önce araştırmakta her zaman yarar vardır. Doğruyu bilmeden, bildim diye düşünmek bir insanın yaşamı boyunca rotasını yanlış belirlemeyi sağlar. Manşette yazdığıma bakma yeter ki oku ve araştır sonra bana mesaj atmaya bile inan gerek duymayacaksın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>DEĞERLİ MİSAFİRPERVEKLİKLERİ İÇİN</strong></p>
<p><strong>TEŞEKKÜR EDİYORUM</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>AFYONKARAHİSAR GARNİZON KOMUTANLIĞI</strong></p>
<p>Geçtiğimiz hafta çok değerli 3 kişiyi Makamlarında ziyaret ederek sohbet etme şansı yakaladım. İlk ziyareti aynı gün Afyonkarahisar Garnizon Komutanı Tuğgeneral Fatih Dağlı’ya gerçekleştirdim. Kendisine biraz geçte olsa hem bir hoş geldiniz dedim hem de yaptığım çalışmalar ile ilgili bilgiler aktardım. Garnizon Komutanları noktasında gerçekten şanslı bir şehiriz bu vesileyle Sevgili Komutanımıza tekrar hoş geldiniz diyorum.</p>

<p>&nbsp;</p>
<p><strong>AFYONKARAHİSAR İL JANDARMA KOMUTANLIĞI</strong></p>
<p><strong> </strong>Aynı gün ikinci ziyareti göreve başladığı günden bu yana geniş vizyonu ve mesleki anlamda doluluğu noktasında son derece saygı duyduğum İl Jandarma Alay Komutanımız Jandarma Albay Tolga Yağan’a gerçekleştirdim. Tolga Albay ile uzun zamandır sohbet etmiyorduk; İlimizde uzun seneler görev yapması dileğiyle kendisine selamlarımı sunuyorum tekrar.</p>

<p><strong>AFYONKARAHİSAR DEFTERDARLIĞI</strong></p>
<p>Günün son ziyaretini ise İlimizde bir süre önce göreve yeni başlayan Afyonkarahisar Defterdarı İbrahim Gündüz’e gerçekleştirdim. Bir önceki Afyonkarahisar Defterdarı Mehmet Ar gibi mesleğinde fazlasıyla liyakatli, prensipli ve  son derece naif İlimiz olan yeni Afyonkarahisar Defterdarı İbrahim Gündüz ile tanışmaktan onur duydum. Kendilerine üstün başarılar diliyor ve selamlarımı iletiyorum.</p>

<p><strong>HER BİRİNE TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM.</strong></p>
<p>Bu vesileyle her birine öncelikle kadim misafirperverlikleri için şahsım ve Gazete 3 olarak yürekten teşekkür ediyor ve çalışmalarında bir fiil üstün başarılar diliyorum. Sağ olsunlar Var olsunlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HEYKEL VE BİR ANI  2</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/heykel-ve-bir-ani-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Veli CENGİZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jan 2025 06:05:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=496404</guid>

					<description><![CDATA[Geçen hafta, Yeşilyol-Ambaryolu kavşağına yapılan “Atatürk Heykeli” ile ilgili tartışmaları ve bir anımı anlatmıştım sizlere… Yazım o kadar ilgi uyandırdı ki, “Bu haftaki yazını merakla bekliyoruz!” diye mesaj ve telefonlar aldım, ne mutlu bana… Her heykelin bir ruhu, vermek isteği mesaj bronz ve metale en güzel şekilde işlenir; insanı bir yerlere götürür, düşüncelere dalar gidersin… [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen hafta, Yeşilyol-Ambaryolu kavşağına yapılan “Atatürk Heykeli” ile ilgili tartışmaları ve bir anımı anlatmıştım sizlere… Yazım o kadar ilgi uyandırdı ki, “Bu haftaki yazını merakla bekliyoruz!” diye mesaj ve telefonlar aldım, ne mutlu bana…</p>
<p>Her heykelin bir ruhu, vermek isteği mesaj bronz ve metale en güzel şekilde işlenir; insanı bir yerlere götürür, düşüncelere dalar gidersin… Götürmüyorsa o heykel değildir!&#8230;</p>
<p>Utku Anıtı, tam bağımsızlık için saldıran Türk gücünü gösterir. Utku Anıtı’ndaki ayaktaki figürün büyük hiddet ifadesi vardır. Gerilmiş kaslar, şişmiş boyun damarları, yukarı kalkan kollardan biri yumruk, diğeri bir kartal pençesi gibi her şeyi parçalayacakmış gibi açılmış… Alttaki figüre yukardan bakarak ezmektedir. Alta yatan figür çaresizliği, sarkan başı ve bitkin vücudu yenilgiyi ifade eder. Kaidenin dört yüzünde bulunan kabartmalar ayrı ayrı olayların simgesidir. Bir de Utku Anıtı’nın arkasındaki Afyon Kalesi’nin görünümü, heykelin muhteşemliğini arttırmaktadır…</p>
<p>Heinrich Krippel’in yaptığı Anıt Heykellere izninizle bir irdeleyelim.</p>
<p>İstanbul Sarayburnu’ndaki, Atatürk’ün Bandırma Vapuruyla Samsun’a kurtuluş yolculuğunu simgeler.</p>
<p>Samsun’daki Atatürk heykeli, bir ulusun direnişini, şahlanışını simgeler, Bu heykelin kuyruğu düzlem oluşturmak için üç noktayı tamamlamak için düşünülmüştür. Atın üzerindeki Atatürk’ün kararlı bakışı ileriye doğrudur.</p>
<p>Ankara Ulus’taki heykel dört ayak üzerinedir. Yönü birinci meclise doğrudur. Cumhuriyet ilan edilmiş, meclis açılmış her şey yerli yerine oturtulmuş, tarım ve sanayi kalkınma çalışmaları başlamış…</p>
<p>İzmir’deki Atatürk Anıtı’nın atın sol ayağı kalkmış vaziyettedir. İtalyan Heykeltıraş Pietro Canonica tarafından yapılmıştır. Yunan askerinin kaçışı ve denize dökülüşünü simgeler. Kaidesinde: Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri… yazılmaktadır.</p>
<p>Bu dört heykelde, bir parkın içine veya meydanın en yücesine dikilmiştir. Atatürk Heykelleri, trafiğin en yoğun olduğu, kaidesinin alçak bir seviyede olması uygun mu sizce?</p>
<p>Biz böyle sokağa Atatürk heykelleri koyarken 2023 yılında Kazakistan’ın Almata kentinde bir park yapılıyor; Cumhuriyetimizin 10. yılı münasebeti dolayısıyla. Parkın Adı: Atatürk Parkı.</p>
<p>Bir yıl sonra, Kazakistan Cumhurbaşkanı Sn. Kazım Çömert, Atatürk Parkı’na dikilecek Atatürk Anıtı için bir yarışma düzenliyor.  Heykeltıraş Aidas Burktbayev ve Heykeltıraş Timur Burkit’in birlikte hazırladıkları proje birinci seçiliyor.</p>
<p>Kazakistan Kültür ve Enformasyon Banı, Sn. Aide balayeva, “Atatürk, sadece Türk Ülkesine değil, ülkemizde de çok yakın parlak kendi nesline örnek olan, ahlak öğreten bir liderdir.</p>
<p>Almata  Heykel’i modern giyimi ve elinde asasıyla her zaman ileriye  bakan  gözleriyle Huzur veriyor.</p>
<p>Türkiye, dünde bugünde aynı arzu ve hedefte bizimle kardeştir.”</p>
<p>Atatürk, dünyanın birçok yerinde, en güzel yerlerinde heykelleri olan ender bir liderdir.</p>
<p>Atatürk, 1937 Afyon’a gelir, zafer evinde kaldığı odaya çıkar ve penceresini açınca “Utku Anıtı” tüm ihtişamıyla görünce çocuklar gibi sevinir, anıta koşar ve:</p>
<p>“Büyük Utku’muzu en güzel anlatan anıt. Benim söyleyeceğim; bu kadar ihtiyaç duyulursa daha büyüğünü de anlatırız.”</p>
<p>“Benim fani vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Tek güvencim gençlerdir.” Diyen Atatürk, Utku’yu anlatacak daha büyüğünü buluruz demekle neyi ifade ediyor, biliyor muyuz?</p>
<p>Mutlu Kalınız…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DOĞU TÜRKİSTAN&#8217;DA &#8220;GASSAL&#8221; YASAK!</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/dogu-turkistanda-gassal-yasak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ferhat YÜKSEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jan 2025 06:27:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=495907</guid>

					<description><![CDATA[Ülkemizde gündem o kadar çabuk değişiyor ki, yakalayabilene aşk olsun. Her gün yeni bir olay, yeni gelişmeler, yeni açıklamalar ve getirdikleri… Dün gündem olan konu, bugün unutuluyor maalesef… Ocak ayının ilk haftasında aklımdaydı ve köşeme taşımak istemiştim, lakin farklı konular birbirini kovalayınca, konu ancak bugüne kaldı. Malum Aralık ayı sonları ve Ocak ayı başlarında ortalığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde gündem o kadar çabuk değişiyor ki, yakalayabilene aşk olsun.</p>
<p>Her gün yeni bir olay, yeni gelişmeler, yeni açıklamalar ve getirdikleri…</p>
<p>Dün gündem olan konu, bugün unutuluyor maalesef…</p>
<p>Ocak ayının ilk haftasında aklımdaydı ve köşeme taşımak istemiştim, lakin farklı konular birbirini kovalayınca, konu ancak bugüne kaldı.</p>
<p>Malum Aralık ayı sonları ve Ocak ayı başlarında ortalığı kasıp kavuran bir yazı gördük. Herkes, ‘Hayırdır! Ne oluyor?’ derken birden ölüm akıllara geldi. Demek istediğimi yakaladınız sanırım. Soru şu: <strong>ÖLÜNCE BENİ KİM YIKAYACAK?</strong></p>
<p>Dünyevi hayata dalmışken herkese ölümü hatırlatan dizi ‘Gassal’ı yazmak hiç aklımda yoktu. İçerik bakımından benim de çok beğendiğim güzel bir yapım olmuş. Sadeliği, sessizliği ve düşündüren yaşamları ile gerçekten güzel bir dizi olmuş. Ki zaten ilk haftasında milyonlarca kişinin izlemesi, kaliteli olduğunu gösteriyor. Konumuz dizi değil, dizinin başlığı yani gassal… Bir okurun bana gönderdiği paylaşım, içimi sızlattı ve bunu sizlerle paylaşmak istedim. Her bir satırı bir taş gibi ağırdı. Yazının tamamı şu şekilde…</p>
<p>++++</p>
<p>Türkiye&#8217;de milyonlarca insanın izlediği Gassal dizisi, kayıpların acısını ve vedaların ağırlığını yüreklerde hissettirdi.</p>
<p>Türkiye&#8217;de Gassal dizisi, kısa sürede büyük yankı uyandırdı. Milyonlar, Gassal dizisini izlerken kendi hayatlarından izler buldu. Kimi geçmişine döndü, kimi kaybettiklerini hatırladı. Her sahne, vedaların ağırlığını ve kayıpların sızısını yeniden hissettirdi.</p>
<p>Peki, binlerce kilometre ötede, Doğu Türkistan&#8217;da Uygur Türkleri neler yaşıyor?</p>
<p>Doğu Türkistan&#8230;</p>
<p>Sessiz çığlıkların yankılandığı bir coğrafya.</p>
<p>Müslüman Uygur Türkleri&#8217;nin en temel haklarından bile mahrum bırakıldığı, yasaklar diyarı.</p>
<p>Orada bir insanın doğumu kadar ölümü de yasaklara hapsedilmiş durumda.</p>
<p>Hayatını kaybeden Müslüman Uygur Türklerinin naaşları, İslami usullere göre yıkanamıyor, kefenlenemiyor.</p>
<p><strong>Onlar için bir gassal yok&#8230;</strong></p>
<p>Cenazeler, dinin kutsal gerekliliklerinden mahrum bırakılarak toprağa veriliyor.</p>
<p>Bu, yalnızca bir bedenin değil, kimliğin ve inancın da toprağa gömülmesi demek.</p>
<p><strong>Camiye gitmek yasak&#8230;</strong></p>
<p><strong>Oruç tutmak yasak&#8230;</strong></p>
<p><strong>Tesettür yasak&#8230;</strong></p>
<p><strong>Cenaze yıkamak bile yasak&#8230;</strong></p>
<p>Bir halk, inancını yaşayamadan yok edilmeye çalışılıyor.</p>
<p>Kendi topraklarında sürgün hayatı yaşayan Uygurlar, baskılarla kimliklerinden ve dini değerlerinden koparılmak isteniyor.</p>
<p>Zulmü durdurmanın ilk adımı duyurmaktır.</p>
<p>Doğu Türkistan&#8217;da yaşananlar hakkında belki de ilk kez bilgi sahibi oluyorsunuz.</p>
<p><strong>Sevgiyle kalın… Umutla kalın…</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MERAKLI GAZETECİ KİTLESİ</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/merakli-gazeteci-kitlesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ferhat YÜKSEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2025 06:04:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=491287</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Hayatımızdaki her gün yeni bir gün… Ama doğum gününden hemen sonra başlayan ilk gün daha bir anlamlı oluyor. Geçen yılların, gelecek zamanın, biriken anıların, yaşanılan güzelliklerin insanda bıraktığı ve bırakacağı birçok satır arası notlar… Bugün benim de yeni yaşımın ilk günü. ‘Bir yıl daha yaşlanmak’ demeyelim de ‘Her yaşın bir başka güzelliği’ ile teselli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Hayatımızdaki her gün yeni bir gün…</p>
<p>Ama doğum gününden hemen sonra başlayan ilk gün daha bir anlamlı oluyor. Geçen yılların, gelecek zamanın, biriken anıların, yaşanılan güzelliklerin insanda bıraktığı ve bırakacağı birçok satır arası notlar…</p>
<p>Bugün benim de yeni yaşımın ilk günü. ‘Bir yıl daha yaşlanmak’ demeyelim de ‘Her yaşın bir başka güzelliği’ ile teselli bulurken, film şeridi gibi geçen zamanın yeni demlerine doğru yol almaya devam edelim, mücadelemizi sürdürelim.</p>
<p><strong>İyiye, güzele, doğruya, sevgiye, saygıya, arkadaşlığa, dostluğa, hoşgörüye bakalım.</strong></p>
<p>2025 ve yaşım vefa ederse bundan sonra gelecek yıllar iyi ve güzellikler getirsin. Temennim hep o yönde olacak. Oğlak burcu olarak inatçılığımı yine devam ettirmek en büyük isteğim. Kötülüğe inat iyilik isteyeceğim hep. İnsanız. Yanılırız, şaşarız bazen. Hata yaparız. Yanlışa ve hataya karşı doğruyu isteyeceğim Oğlak burcu inadıyla. Varsın kırılan biz olalım. Savaşımızın adının iyilik, güzellik ve hoşgörü olduğu bilinsin de, gerisi önemli değil elbette…</p>
<p>Yeni yıl geçtikten iki hafta sonra doğmakta insana çifte kutlama gibi geliyor. Gelen yeni yılı tekrar kutlamış gibi oluyorum. Doğum günü kutlamasından pek hoşlanmasam da ayrı bir tatlılığı var bu günlerin.</p>
<p>Yeri gelmişken doğum günümde beni yalnız bırakmayan başta canım ailem, akrabalarım, arkadaşlarım ve beni unutmayan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Hep birlikte inşallah güzel günlere şahitlik edelim.</p>
<p>+++++</p>
<p><strong>ÜÇÜNCÜ KUTLAMA DA MESLEKTAŞLARIMIN…</strong></p>
<p>Bir haftadır tatlı bir telaşımız var bir de gazeteciler ve basın mensupları olarak.</p>
<p>10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü. Oldu mu şimdi benim doğum günü, yılbaşı ve gazeteciler günü üçüncü kutlama?… Evlere şenlik tam.</p>
<p>Hafta başından başladı kutlamalar… Afyonkarahisar Belediye Başkanımız Burcu Köksal ile buluştuk ilk gazeteciler olarak. İkinci buluşma ise Afyonkarahisar Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı ve protokol üyeleri ile oldu. Burada bizleri hatırlayan Belediye Başkanımız Burcu Köksal’a şahsım ve gazeteci arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum. Valilik buluşmasında bizleri masamıza gelerek ziyaret eden ve sohbet ortamında güzel vakit geçirten Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı hanıma sıcak ve samimi davranışı için yürekten teşekkür ediyorum.</p>
<p>Daha sonra siyasi partilerimiz ile buluşmalarımız oldu ve hala devam ediyor. Bu hafta oldukça renkli geçiyor yani anlayacağınız. Ben tüm siyasi partilerimizin temsilcilerine de yürekten teşekkür ediyorum bizleri unutmayıp, özel hissettirdikleri için… Tabi en çok da oluşan siyasi ortamdaki bu buluşmalar, sohbetlere de renk katıyor kuşkusuz. Gazeteci arkadaşlarımızın görüşlerini almak, olaylara farklı bakabilmek adına bu siyasi ortamlarda görüşmeler oldukça verimli geçti diyebilirim.</p>
<p>++++</p>
<p><strong>‘MERAKLI GAZETECİ KİTLESİ’ VAR</strong></p>
<p>Gazetecinin o içindeki <strong>‘MERAK DUYGUSU’</strong> olduğu sürece sorular hiç bitmeyecek. İlla ki soracak, öğrenecek ne varsa? Öğrenecek ki karalasın satırları ve çıksın vatandaşın karşısına. Alsın tepkileri… Kimi zaman olumlu tepkiler, kimi zamansa olumsuz… Hiç kimseyi memnun edemez zaten gazeteci. Tek satır yazının içindeki bir heceye de kırılan olur, sayfalarca onore edilmiş habere üzülen de… İyi yazınca kötü anlaşılır bazen. Bizim mesleğin cilvesi bu… Merak konusu demişken futbol sahası gelir gözüme hep. Nasıl ki, bir arkadaşımızın siyasi bir ismi köşeye sıkıştırırcasına soruları terletse de, bu tarafta onları izleyen gözlerin hınzırlıkları ve gülümsemeleri kaçınılmaz oluyor. Lakin siyasiler de <strong>‘SİYASETÇİ’</strong> olduğunu işte tam orada gösteriyor ve top gidiyor hemen taca.</p>
<p>Şimdi beklenen bir forvet aldığı haber pasını nasıl gole çevirecek? İşte onun özü de o sorularda saklı… <strong>Velhasıl kelam, güzel bir mesleğimiz var.</strong> Severek yaptığımız için bizlere hiç yük olmuyor ve iş gibi gelmiyor. Yaşam biçimi desek, yanlış bir tabir olmaz sanırım. Siyasilerin dediği gibi bir kamu görevi bir yerde… Düşünen, düşündüren, sorgulayan ve yeri geldiğinde yol gösteren&#8230;</p>
<p>Farklı bakış açıları ile yolunu çizen tüm meslektaşlarımın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü canı gönülden kutluyorum. Kaleminiz keskin, haberleriniz hep size özel olsun. İyi ki varsınız.</p>
<p><strong>Son selamım da merhum üstadımız, Gazeteci büyüğümüz ve abimiz Uğur Mumcu’ya olsun. Selam olsun Uğurlara… Uğur Mumculara… Filistin’de şehit olan gazeteci kardeşlerimize bin selam olsun</strong>.</p>
<p><strong>Sevgiyle kalın… Umutla kalın…</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>20 OCAK SONRASI</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/20-ocak-sonrasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jan 2025 06:46:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=490959</guid>

					<description><![CDATA[20 Ocak 2021&#8217;de görevinden ayrılan Trump, 20 Ocak 2025’de ABD’nin 47. Başkan olarak ikinci dönemine başlayacak. Bu tarihten sonra küresel ekonomide oldukça hareketli günler bizi bekliyor. Şimdi Trump etkisinin muhtemel sonuçlarına bir bakalım. ** Trump, Çin mallarına %10, Meksika ve Kanada&#8217;dan yapılan ithalata ise %25 ek gümrük vergisi uygulama sözü vermişti. Seçildikten sonra bu söylemlerini [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>20 Ocak 2021&#8217;de görevinden ayrılan Trump, 20 Ocak 2025’de ABD’nin 47. Başkan olarak ikinci dönemine başlayacak. Bu tarihten sonra küresel ekonomide oldukça hareketli günler bizi bekliyor. Şimdi Trump etkisinin muhtemel sonuçlarına bir bakalım.</p>
<p>**</p>
<p>Trump, Çin mallarına %10, Meksika ve Kanada&#8217;dan yapılan ithalata ise %25 ek gümrük vergisi uygulama sözü vermişti. Seçildikten sonra bu söylemlerini gerçekleştirmesi mümkün. Bu durumda ek vergi uygulanan ülkeler ABD’ye karşı misillemeye girişebilir. Eğer bu gerçekleşirse küresel ticaret olumsuz etkilenebilir. Dış ticarette temel yapılar değişebilir ve ülkeler kendilerine yeni dış pazarlar arayabilir.</p>
<p>**</p>
<p>Trump döneminde ABD’de genişletici politikalar uygulanma ihtimali yüksek. Trump vergi indirimlerine sıcak bakıyor. Trump döneminde çeşitli başlıklarda vergi indirimlerini sık sık konuşacağız. Kamu harcama artışları ile beraber bu durum ABD’de yüksek bütçe açıklarına yol açabilir.</p>
<p>**</p>
<p>Trump göçmenlerin ABD’ye girmesini zorlaştırıcı uygulamalara da girişebilir. Bu durumda ABD’de işgücü maliyetleri artabilir. Özellikle inşaat sektörü gibi emek yoğun sektörlerde fiyat artışları gerçekleşebilir.</p>
<p>**</p>
<p>Ek gümrük vergileri, göçmen politikaları ve genişlemeci politikaları ABD vatandaşlarının tükettiği mallara daha fazla para ödemesine neden olabilir. Maliyetlerdeki artış konut fiyatlarını artırarak konut kredisi faizlerinde bir miktar düşme ile umutlanan hane halkı için içaçıcı olmayan bir tablo oluşturabilir. Sonuçta ABD vatandaşlarının cebine olumsuz yansıyacak bir süreç ortaya çıkacak gibi duruyor.</p>
<p>**</p>
<p>Trump’ın enflasyonist politikaları FED’in başarıyla yürüttüğü enflasyonla mücadelesini sekteye uğratabilir. 2022’deki yüksek enflasyondan kurtulan ABD kendini yeni bir enflasyon dalgasının içinde bulabilir.</p>
<p>**</p>
<p>ABD’de 2025 yılında iki faiz indirimi öngörülüyor ancak enflasyonist eğilimlerin güçlenmesi faiz indirimlerinin daha az ve hatta rafa kalkmasına yol açabilir. Bu ise özellikte gelişmekte olan ülkelerde bir kur baskısı yaratabilir.</p>
<p>**</p>
<p>Trump döneminde muhtemelen en çok sevinen kesimlerden biri cripto yatırımcıları. Trump seçimi kazandıktan sonra Bitcoin yüz bin dolara ulaşmıştı. Trump ve ekibinin cripto dostu olması cripto piyasalarının da 2025 yılında hareketli olacağını gösteriyor.</p>
<p>**</p>
<p>Trump’ın herhangi bir konuda sürpriz çıkış yapma ihtimali ülke ekonomilerini ve piyasaları olumsuz etkileyebilir. Panama kanalı üzerinde hak iddia etmesi, Grönland’ı kendi topraklarına katmak istemesi ve Kanada’ya ABD’nin 51. eyaleti olmasını önermesi Trump’ın ne yapacağının belirsiz olduğunun sadece birkaç örneği.</p>
<p>**</p>
<p>Geçen hafta borç limiti sorunu nedeniyle kendi partisinden olan eski temsilciler meclisi başkanını suçlaması ise bir başka örnek. FED’e ve FED başkanı Powell’a çok sıcak bakmadığı da aşikar. Bu çıkışlar piyasalarda dönem dönem dalgalanmalara yol açabilir.</p>
<p>**</p>
<p>Bizim gibi ekonomisinde önemli sorunlar yaşayan ülkelerin bu sorunlardan bir an evvel kurtulması gerekiyor. Aksi takdirde bu ülkelerin Trump politikalarının neden olacağı dış şoklardan olumsuz etkilenme ihtimali yüksek görünüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SİZDE SİNESTET OLABİLİRSİNİZ.!</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/sizde-sinestet-olabilirsiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Öznur Kırman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jan 2025 06:01:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=490521</guid>

					<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde değerli bir hocam ile bir konu üzerine fikir teatisinde bulunurken; Kendiminde ilk kez duyduğum duyunca da araştırdığım Çok ilginç bir o kadar da belki de hiç duymadığınız bilmediğiniz bir kelimeyi ve açılımını sizlere paylaşmak istedim.. *** Sinestezi, bilim insanlarının uzun yıllardır üzerinde çalıştığı ilginç bir konudur. Beynin nasıl çalıştığı, bilinç ve algı gibi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde değerli bir hocam ile bir konu üzerine fikir teatisinde bulunurken; Kendiminde ilk kez duyduğum duyunca da araştırdığım</p>
<p>Çok ilginç bir o kadar da belki de hiç duymadığınız bilmediğiniz bir kelimeyi ve açılımını sizlere paylaşmak istedim..</p>
<p>***</p>
<p>Sinestezi, bilim insanlarının uzun yıllardır üzerinde çalıştığı ilginç bir konudur. Beynin nasıl çalıştığı, bilinç ve algı gibi konular hakkında yeni bilgiler edinmemizi sağlamaktadır. ***</p>
<p><strong>SİNESTEZİ NEDİR?</strong></p>
<p>Bir duyu organının uyarılmasıyla beraber istemsiz ve otomatik olarak diğer bir duyunun uyarılmasına sinestezi (çoklu duyumsama) denir. Ortamda işitsel bir uyaran varken bireyin sesle beraber sesin tadını, rengini ya da kokusunu algılaması veya şekillerin görüntüsünün bir tat algılamaya sebep olması durumları sinesteziye örnek verilebilir. Bu durumda olan kişilere sinestet denir. Sinestezide iki algı birbirini iptal etmez, yalnızca birbirine eklenir. Sinestetlerin duyu organları (görme, duyma, dokunma, tatma ve koklama) sinestet olmayan diğer insanlarınkine göre çok daha farklı ve derin algılamaktadır. Çoğu sinestet, algı dünyalarının, sinestet olmayanlardan çok daha zengin olduğu görüşündedir. Sinestezi nörolojik ve psikolojik faktörlerden kaynaklanan bir fenomendir. Algılama esnasında birden fazla beyin bölümünün aktif hale gelmesinin sinesteziye sebep olabileceği düşünülmektedir. Sinestezi beş duyunun çeşitli kombinasyonuyla oluşmaktadır ve en çok görülen tipi, işitsel bir uyarıcı ile görsel duyu tetiklenmesi durumu, yani renkli duyumdur.</p>
<p>Sinestezinin varlığı bilimsel olarak kanıtlanmış olsa da varlık sebebi, kimlerde, ne sıklıkla ve neden görüldüğü bilinmemektedir. Sinestezinin çalışma, etki etme prensiplerinin nasıl işlediği tam olarak bilinmese de birtakım araştırmalar sinestezinin rastlantısal olmayıp belli prensiplere bağlı bir şekilde çalıştığını ortaya koymuştur. Örneğin renklerin parlaklık derecesi artınca sinestet bireyin algıladığı ses perdesinin de arttığı bulunmuştur (Marks, 1974). Koyu renklerse düşük perdeli seslerle ilişkilendirilmiştir.</p>
<p>Sinestezi otomatik ve istemsiz şekilde işler. Doğuştan gelmiştir yani öğrenilmiş değildir. Kişinin hayatında daima vardır ve tutarlı bir seyir gösterir, hayat boyu değişmeden devam eder. Sinestetik bağıntılar her sinestet için farklılık gösterir ve öngörülemezler. Sinestezi çocukluk döneminde (dört yaş ve öncesi) ortaya çıkar. Halüsinasyon, delüzyon (sanrı veya hezeyan) ve diğer psikotik fenomenlerden tamamen farklıdır.  Çoğu sinestet solaktır. Bu bozukluk kadınlarda erkeklere oranla çok daha sık görülmektedir. Sinestetler için günler, aylar, mevsimler ve rakamlar genellikle renklidir; rüyalarını renkli görür. Çoğu sinestet ortalamanın üzerinde IQ (zekâ bölümü) sahibidir ve sanata eğilimlidir.</p>
<p>Rus psikolog A.R. Luria tarafından incelenen Sinestet S.V. Shereshevskii, algılama sürecini şu şekilde betimlemiştir:</p>
<p>“…Bir sözcüğü sadece bende uyandırdığı imgelerle değil bu imgenin etrafında oluşan hislerin tümünü göz önünde bulundurarak tanıyorum… Bu sadece bir görüntü ya da işitme değil, tüm duyuların hepsinin bir arada işin içine girmesidir. Genellikle bir sözcüğün tadını ve ağırlığını yaşarım ve sözcüğü hatırlamak için herhangi bir çaba sarf etmeme gerek kalmaz, çünkü sözcük kendini hatırlatır. Bu süreci betimlemek kolay değil Sanki yağlı bir şey elimden akıyormuş gibi hissederim. Ya da sol elimde minik, hafif noktalardan oluşan bir yığının neden olduğu hafif bir gıdıklanma hissederim.”</p>
<p>Bu gerçekçi vaka örneğinin dışında sinestezi, edebiyatta da metafor olarak kullanılmaktadır. Bazı ünlü şairlerin sinesteziyi çağrıştıran imgelerine örnek verecek olursak:</p>
<p>Poe’nun;</p>
<p>“…Yaklaşan karanlığın sesi…”, “…Kül rengi alacakaranlığın uğultusu…” dizeleri ile</p>
<p>Dickinson’ın;</p>
<p>“…Salkım söğüdün tatlı kokusunu işitebiliyordum…”  tabiri sinestezik özellikler taşıyan güçlü sembollerdir.</p>
<p>Sinestezi, hastalık olarak kabul edilmediğinden tedavisi de bulunmamaktadır. Sinestezi bir farklılıktır ve insan hayatına olumuz bir etkisi yoktur.</p>
<p>***</p>
<p><strong>SİNESTEZİ TESTİ</strong></p>
<p>Sinestezi testleri, bireylerin sinestezi yaşayıp yaşamadıklarını belirlemek için kullanılır. Bu testler, duyusal deneyimlerin ve algıların ölçülmesine dayanarak sinestezinin tipik belirtilerini ve özelliklerini saptamaya çalışır. Sinestezi testleri, çeşitli çevrimiçi kaynaklar ve uzmanlar tarafından geliştirilmiş olup, farklı sinestezi türlerini tespit etmek için kullanılabilir.</p>
<p>Konsültasyon ve gözlem: Sinestezi şüphesi olan bireyler, öncelikle bir nöropsikolog, nörolog veya sinestezi uzmanı ile görüşmelidir. Uzmanlar, bireyin semptomlarını ve deneyimlerini değerlendirebilir ve sinestezi belirtileri arayabilirler.</p>
<p>Grafem-renk sinestezi testi: Bu test, renkler ve harfler veya rakamlar arasında istikrarlı ve güçlü bağlantılar kurma yeteneğini ölçer. Bireylerden, tekrarlanan sunumlar boyunca harfler ve rakamlar için tutarlı renk seçimleri yapmaları istenir. Testin çeşitli versiyonları çevrimiçi olarak mevcuttur.</p>
<p>Ses-renk sinestezi testi: Bu test, bireylerin sesleri ve müzikal notaları renklerle ilişkilendirme yeteneğini ölçer. Test sırasında, katılımcılardan tekrarlanan sunumlar boyunca belirli sesler için tutarlı renk seçimleri yapmaları istenir.</p>
<p>Leksikogustatif sinestezi testi: Bu test, kelimelerin ve kavramların tatlarla ilişkilendirilmesini ölçer. Katılımcılardan, belirli kelimeler için tutarlı tat seçimleri yapmaları istenir.</p>
<p>Uyaran karışıklığı testi: Bu test, bireylerin sinestezik deneyimlerini farklı duyusal uyaranlarla ilişkilendirme yeteneğini değerlendirmeye yardımcı olur. Örneğin, katılımcılara renkli harfler ve rakamlar sunulur ve hangi renklerin uyaranlarla doğru bir şekilde eşleştirildiğini belirlemeleri istenir.</p>
<p>Kişisel anlatılar ve özgeçmiş: Sinestezi uzmanları, bireylerin kendi sinestezik deneyimlerini anlatmalarını ve detaylarını sağlamalarını isteyebilir. Bu bilgiler, sinestezi türlerini ve bireyin yaşadığı belirtileri daha iyi anlamaya yardımcı olabilir.</p>
<p>Nörolojik ve görüntüleme testleri: Bazı durumlarda, sinestezi uzmanları beyin görüntüleme tekniklerini kullanarak sinestezi belirtileri arayabilirler. Bu yöntemler arasında manyetik rezonans görüntüleme (MRI), fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ve diğer nörolojik testler bulunmaktadır. Bu testler, sinestezik bireylerin beyin yapıları ve işlevlerindeki farklılıkları ortaya çıkararak sinesteziyi doğrulamaya yardımcı olabilir.</p>
<p>Sinestezi testleri, bireylerin sinestezi belirtileri ve deneyimlerini değerlendiren ve çeşitli sinestezi türlerini tespit etmeye yardımcı olan araçlardır. Bu testler, sinestezi şüphesi olan bireylerin yaşamlarındaki duyusal bağlantıları ve deneyimleri daha iyi anlamalarına ve doğru tanı alarak uygun destek ve yönlendirmelerden faydalanm</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YILBAŞI ANILARI</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/yilbasi-anilari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Veli CENGİZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jan 2025 06:29:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=487763</guid>

					<description><![CDATA[İlkokula başlamıştım; birinci sınıftım, Aralık ayının sonlarına gelmiştik. Öğretmenimiz Menduh Büyüktaş, kitabımızdaki Yılbaşı şiirini okumuştu bizlere. Kitabımızdaki şiirin altında, ihtiyar bir adam sırtındaki çuvalın üzerinde gidecek olan yılın rakamlarla adı yazılıyordu. Diğer resim kundaktaki bir bebekti, kundağın üstünde gelecek yeni yılın adı vardı. Öğretmenim Menduh Büyüktaş, şiiri bitirince beni çağırdı: “Bu akşam öğretmenler size helva [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlkokula başlamıştım; birinci sınıftım, Aralık ayının sonlarına gelmiştik. Öğretmenimiz Menduh Büyüktaş, kitabımızdaki Yılbaşı şiirini okumuştu bizlere. Kitabımızdaki şiirin altında, ihtiyar bir adam sırtındaki çuvalın üzerinde gidecek olan yılın rakamlarla adı yazılıyordu. Diğer resim kundaktaki bir bebekti, kundağın üstünde gelecek yeni yılın adı vardı.</p>
<p>Öğretmenim Menduh Büyüktaş, şiiri bitirince beni çağırdı:</p>
<p>“Bu akşam öğretmenler size helva yemeğe geleceğiz! Babana selam söyle, şekeri bizden, unu sizden” dedi. Akşam paydos olunca koşarak eve geldim, babamı sordum anneme. Annem “Biraz sonra gelir, akşam oldu.”</p>
<p>Ben, bize gelecek olan dört öğretmen ve eşlerini nasıl ağırlarız telaşı içinde, yüreğim sıktıkça sıkıyordu!&#8230; Durumu babama anlatınca, “Gelsinler bakalım, gelince düşünürüz.” demişti. O akşam şiddetli bir yağışı başlamıştı. Belli bir süre sonra kapımız çalınınca, “Geldiler!” diyerek dış kapıya koşmuştuk, kapı açılınca dört bayan ve çocuklarını gördük! Menduh Öğretmenimizin kız kardeşi Ayşe:</p>
<p>“Öğretmenler kahveye gittiler, Yusuf Çavuş buraya gelsin” dediler.</p>
<p>Ben, öğretmenlerimizin gelmeyişine sevinmiştim. Gelen çocuklarla oyuna dalmıştık. Bilmeceler sorarak belli bir süre eylendik. Sonra yüzük saklama oynadık, el el üstünde, en üstte kimin eli var oyununu sevinç çığlıkları atarak oynamıştık. Biraz sonra annem kavrulmuş nohutları ve kahve değirmenini bize bırakarak, “Nohutları çekin, kavut haline getirin, şu kavanozdaki toz şekeri üzerine dökerek, yeğin diyerek ayrılmıştı yanımızdan.</p>
<p>Nohutları kavut haline getirdik, bolca şekeri üzerine boca ettik, avuç avuç yemiştik, tadı hala damağımda!&#8230;</p>
<p>Yatsı namazından sonra belli bir süre geçtikten sonra, babam ve öğretmenlerim geldiler. Öğretmenlerim önce girdiler, arkalarından babam, elinde yuvarlanmış kar topağı ile girdi ve:</p>
<p>“Hanım, öğretmenler helva istiyorlarmış, pekmezi hazırla, kar helvasını karıvereyim.”</p>
<p>Annem büyük bir tencere getirdi, sofra bezini serdi, üzerine sofrayı koydu, tencerenin içine karı bıraktı babam ve annem karın üzerine pekmezi bolca döktü, herkese birer kaşık vererek. “Haydi bismillah!” diyerek kaşıklar tasın içine girdi çıktı, kardan eser kalmadı! Babam:</p>
<p>“Helvayı yediniz, yarın ormana gideceğim, kusura kalmayın!”</p>
<p>Öğretmenim Menduh Büyüktaş:</p>
<p>“Biz kar helvası değil, tel helva yemeye geldik, beş kilo şekeri niye getirdik?”</p>
<p>Annem, unu kavurmuştu kuzinenin üzerinde. Gazocağının üzerine suyu koyup, içine şekeri dökmüştü. Şeker macun hale gelinceye kadar kaynatıldı. Bir tepsiye macun döküldü, halka haline getirildi. Kavrulmuş unu tepsiye dökerek, erkekler tel helva çekmeye başladılar. Döndüre döndüre yapılan çekme ile tel tel, tel helva elde edildi. (Pişmaniye) Misafirler afiyetle yediler, tabii bizde.</p>
<p>Öğretmenlerim, bir helva istemişlerdi, iki helva yiyerek ayrıldılar bizden, geriye bu güzel anı kalmıştı.</p>
<p>Ortaokul ve lise yıllarımda, merkez postane önünde sıra sıra kartpostal sergileri açılırdı. Kimi arkadaşına, kimi sevdiklerine bu kartlara yazarak yeni yıllarını kutlarlardı. Cep telefonları çıkınca mesaj menüsünden mesajlar başlayınca, özene bezene yazılan kartlar kalktı.</p>
<p>Postane önünde tablalar üstüne dizdikleri piyango biletlerini satarlardı satıcılar. Bu sene onlar da yok ortalarda! Sordum, makinaya oynatıyorlarmış şimdi! Güzel kar manzaralı yurdumun resimleri yok artık!</p>
<p>İstanbul’da “Nimet Abla Bayii” en çok isabet eden bayi idi. Yılbaşının yaklaştığı şu günlerde uzun kuyruklar olurdu. Televizyonda gördüm, kimse yoktu. Muhabir oralarda dolaşan bir garibana sordu:</p>
<p>“Bilet almıyor musun?”</p>
<p>“Yılbaşında, zengin olma hayallerimiz vardı, tüpçü onu da çaldı! Alsam bile kendilerine çıkarıyorlar!”</p>
<p>Burada bir piyango fıkrasını anlatıvereyim: garibanın biri Allah’a yalvarıyormuş; yana yakıla…</p>
<p>Meleklerden biri Allah’a: “Bu sene büyük ikramiyeyi bu garibana çıkarın, ağzından alevler çıkıyor, gerçekten ihtiyacı var.” Allah:</p>
<p>“Çıkaracağımda, bilet almıyor!”</p>
<p>Şimdi bilette alsan fayda yok tüpçü varmış! Ben çıkaramadım, siz çıkardınız mı?</p>
<p>Yeni yıl, sizlere sağlık, huzur, mutluluk getirsin. Mutlu kalınız…</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KARADAĞLI’NIN GÖZÜNDEN 2024 &#8211; III</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/karadaglinin-gozunden-2024-iii/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ferhat YÜKSEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jan 2025 06:28:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=487759</guid>

					<description><![CDATA[İnce eleyip, sık dokuyarak hazırladığım Afyonkarahisar özelinde yaşananları ele aldığım, ‘Karadağlı’nın gözünden 2024’ün son bölümünde neler yaşandığına bir göz atalım… ++++ (EYLÜL) Afyonkarahisar’da emniyet güçleri dini istismar eden terör örgütlerine yönelik yaptığı baskınlarda 6 kişiyi gözaltına aldı. 2 şüpheli tutuklandı. Paris 2024 Paralimpik Olimpiyatları’nda Afyonkarahisarlı milli sporcumuz Meryem Betül Çavdar, bronz madalya kazandı ve ilimize [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnce eleyip, sık dokuyarak hazırladığım <strong>Afyonkarahisar özelinde</strong> yaşananları ele aldığım, <strong>‘Karadağlı’nın gözünden 2024’</strong>ün son bölümünde neler yaşandığına bir göz atalım…</p>
<p>++++</p>
<p><strong>(EYLÜL)</strong></p>
<p>Afyonkarahisar’da emniyet güçleri dini istismar eden terör örgütlerine yönelik yaptığı baskınlarda 6 kişiyi gözaltına aldı. 2 şüpheli tutuklandı.</p>
<p>Paris 2024 Paralimpik Olimpiyatları’nda Afyonkarahisarlı milli sporcumuz Meryem Betül Çavdar, bronz madalya kazandı ve ilimize büyük gurur yaşattı.</p>
<p>İlimizde gerçekleşen Dünya Motokros Şampiyonası ve NG Motofest’te birbirinden ünlü sanatçılar sahne aldı. Arabesk müziğin efsane sesi Gökhan Güney, Sena Şener, Ceylan Ertem, Dj Aslı Polat, Şevval Sam, Nova Norda, Madrigal grubu, Sefo ve Sıla, en güzel parçalarını Afyonkarahisarlılar için söyledi.</p>
<p>Dünya Motokors Şampiyonası kapsamında Dünya Gençler Motokros Şampiyonası, Avrupa Motokros Şampiyonası (EMX250) Türkiye Etabı, Dünya Kadınlar Motokros Şampiyonası yarışları nefes kesti. Dünyanın gözü o hafta Afyonkarahisar’da idi.</p>
<p>Polis ekipleri son yılların en büyük uyuşturucu hap operasyonlarından birine imza atarken, durdurulan bir minibüste eğitimli narkotik köpekleri ile yapılan aramada koliler içerisinde 162 bin 232 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.</p>
<p>Afyonkarahisar Belediyesi tarafından Selçuklu Mahallesi’ne bilgi evi açıldı. Açılan bilgi evine ise 2017 yılında Batman’da şehit olan Müzik Öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın’ın ismi verildi. Şehit öğretmenimizin adı bilgi evinde yaşayacak.</p>
<p>19 yaşında bir gencin cansız bedeni, bir otomobilin sürücü koltuğunda bulunmuştu. Gencin ölümüyle ilgili bir kişi gözaltına alınırken, şahsın olayda kullanıldığı tespit edilen tabancayı satmaya çalışırken JASAT ekiplerine yakalandı.</p>
<p>Son yıllarda Konya’da oluşan obruklar, herkesi korkutmuştu. Emirdağ’da bir anda ortaya çıkan yaklaşık 4 metre genişliğindeki obruk ise vatandaşları endişelendirdi.</p>
<p>31 Mart yerel seçimlerinde 74 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nden Afyonkarahisar’a Belediye Başkanı Seçilen Burcu Köksal, OCR araştırma şirketinin yaptığı ankette en başarılı belediye başkanı seçildi.</p>
<p>Bolvadin’de hastane inşaatında çalışan işçiler, paralarının alamadıkları gerekçesiyle eylem yaptı. İşçilerin eylemleri yurt genelinde büyük ses getirdi ve günlerce konuşuldu. Bazı işçiler metrelerce yüksekteki vince çıkarak eyleme katılmıştı.</p>
<p>Afyonkarahisar’ın en işlek caddelerinden biri olan Kadınana Caddesi’nin alt bölümü yapılan düzenlemenin ardından yeniden çift yönlü trafiğe açıldı.</p>
<p>Afyonkarahisar&#8217;da lösemi tedavisi gören 1,5 yaşındaki bebek, Almanya&#8217;da bulunan kök hücrenin nakliyle sağlığına kavuştu.</p>
<ol start="6">
<li>Uluslararası Gastronomi Festivali’nde dünyanın en uzun lokumu Afyonkarahisar’da yapıldı. 114 metre 70 santim olarak tescillenen lokum, Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi.</li>
</ol>
<p>Gastronomi Festivali’nde geleneksel olarak yapılan 40 hatimli kırk kazandaki yaklaşık 5 bin kişilik aşure 15 dakikada vatandaşlara dağıtıldı.</p>
<ol start="6">
<li>Uluslararası Gastro Afyon Festivali’nde Ümit Besen ve Pamela sahne aldı.</li>
</ol>
<p>Afyonkarahisar&#8217;da cinnet geçiren kocası tarafından vurulan kadın, hastanede yaşamını yitirirken, olay sırasında kurşunların hedefi olan oğlu hastaneye kaldırıldı. Olay sonrası aynı tüfekle intihar eden baba da hayatını kaybetti.</p>
<p><strong>(EKİM)</strong></p>
<p>Afyonkarahisar Belediyesi tarafından hayata geçirilen Halk Lokantaları’nın 2.si kent meydanında bulunan Anıtpark içinde açıldı.</p>
<p>Afyonkarahisar’ın en köklü termal otellerinden biri olan İkbal Thermal Hotel, bu seneyi de boş geçmedi. ‘En İyi Spa Destinasyonlar’ kategorisinde pek çok saygın rakibini geride bırakan İkbal Otel, dünya ikincisi oldu.</p>
<p>Afyonkarahisar’da DEAŞ Terör Örgütü içerisinde faaliyet gösterdiği belirlenen yabancı uyruklu bir şahıs, Özel Harekat Polisi destekli yapılan operasyon ile yakalandı.</p>
<p>Türkiye Voleybol Federasyonu Kadınlar 2. Ligi’nde mücadele eden Afyon Belediye Yüntaş Kadın Voleybol Takımı, sezonun ilk maçında Karabük Gençlik Spor İl Müdürlüğü Kadın Voleybol Takımı’nı 3-0 yendi. Daha sonra çıktığı müsabakalarda bileği bükülmeyen temsilcimiz ilimizin gurur kaynakları arasına girdi 2024’te…</p>
<p>Büyük Taarruz 3. Uluslararası Kısa Film Festivali, 4 gün sürdü. Film gösterimleri yapıldı. Oyuncu İpek Tuzcuoğlu da söyleşiye katıldı.</p>
<p>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, kardeş şehir Afyonkarahisar’a tekrar geldi ve kardeşlik tohumlarını tarlaya ekti.</p>
<p>Afyonkarahisar 2024’te depremlerle sarsılmaya devam etti. 4.4 ve 2,7 büyüklüğündeki depremler, vatandaşları sokağa döktü.</p>
<p>Afyonkarahisar Barosu 46. Olağan Genel Kurulu’nda üç başkan adayının yarıştığı seçimde İpek Yılmaz Göktürk yeni başkan seçildi.</p>
<p>Bolvadin’de kayıp şehir ‘Puruşhanda’yı bulmak için sürdürülen Üçhöyük kazısında, tahıl silosu ile birisi çift başlı kartal olmak üzere iki farklı mühür baskısı bulundu.</p>
<p>Polisin gerçekleştirdiği uyuşturucu operasyonunda bir otomobilin zula diye tabir edilen gizli bölmesinde 4 kilo 300 gram esrar ele geçirildi.</p>
<p>29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız, Türkiye Cumhuriyetimizin kuruluşunun 101. yıl dönümü yapılan etkinliklerle coşkulu bir şekilde kutlandı.</p>
<p><strong>(KASIM)</strong></p>
<p>Afyonkarahisar Belediyesi tarafından merkezde ilki düzenlenen köpek güzellik yarışması Rahvan At Merkezi’nde gerçekleştirildi. Üç cins köpeğin yer aldığı kangal, malaklı ve çoban köpekleri yarışı kazanmak için hünerlerini sergiledi. Yarışmaya ilk belirlemelere göre 106 köpek katıldı.</p>
<p>Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu’nun amcası Orhan Özgür hayatını kaybetti. Cenaze töreni için Afyon’a gelen Davutoğlu, Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı da ziyaret etti.</p>
<p>Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ü, ebediyete intikalinin 86. yıl dönümünde rahmet, saygı ve bitmeyen bir özlemle andık. Afyonkarahisar’da da çeşitli anma etkinlikleri yapıldı.</p>
<p>Bozulmuş ve etiketi değiştirilmiş sucukları satan gıda sahtekarlarına operasyon yapıldı. Jandarma piyasa değeri 250 bin TL olan bir ton 89 kilogram sucuk ele geçirdi.</p>
<p>Polis tarafından 2024 yılı içerisinde gerçekleştirilen hız tespiti uygulamasında EDS ve PTS sistemlerinde hız sınırlarına uymayan 447 bin 208 araç sürücüsüne cezai işlem uygulandığı kaydedildi.</p>
<p>Kalp piliyle yaşayan 3 yaşındaki bebeğe, yaklaşık üç ay önce bir bebeğin bağışlanan kalbi nakledildi.</p>
<p>Afyonkarahisar Kültür ve Turizm Derneği eski başkanlarından, Afyon Eğitim Vakfı&#8217;nın önemli destekçilerinden Emekli Albay Ahmet Bilginsoy vefat etti.</p>
<p>BMW marka lüks suv ve binek araçların bulunduğu tırda çıkan yangın sonrası sıfır kilometre otomobiller yanarak hurdaya döndü.</p>
<p>Afyonkarahisar&#8217;da 29 Kasım 2024 tarihinde annesi tarafından kayıp ilanı verilen 15 yaşındaki A.B.Ö., günler süren arayışın ardından 5 Aralık’ta Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube ekiplerince bulundu.</p>
<p><strong>(ARALIK) </strong></p>
<p>Türkiye’nin en büyük tatlı su gölleri arasında yer alan, son yıllarda yaşanan kuraklık dolayısıyla su seviyesi düşen Eber Gölü, kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı görüntüler yürekleri sızlattı.</p>
<p>Afyonkarahisar Kocatepe İlkokulu’nda yerli malı haftası etkinlikleri kapsamında sıra dışı bir etkinlik düzenlendi. Anasınıfı Arılar Sınıfı, öğrencilerin doğal yaşamı yakından tanıması için bir çiftlik hayvanını misafir etti.</p>
<p>Afyonkarahisar’da 226 metre yüksekliğindeki Tarihi Karahisar Kalesi, yoğun sis altında havadan görüntülenerek yine kartpostallık görüntüler verdi.</p>
<p>Afyonkarahisar’ın merkeze bağlı Gebeceler kasabasında yaşayan Kıbrıs Gazisi Kadir Demirci, hastalığa bağlı nedenlerden dolayı yaşamını yitirdi.</p>
<p>İhsaniye ilçesine bağlı Beyköy, 22 Aralık 2024 tarihinde yapılan referandumla köy statüsünden mahalle statüsüne dönüştü. Yapılan seçimde 262 evet oyu, 122 hayır oyu çıktı.</p>
<p>23 yaşındaki genç öğretmen Şeyma Candan, yolun karşısına geçmeye çalışırken minibüsün çarpması sonucu ağır yaralandı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.</p>
<p>Afyonkarahisar’a deprem semineri için gelen Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, önemli açıklamalarda bulundu. Afyonkarahisar’da büyük çapta bir deprem beklenmediğini ama depreme karşı her zaman bilinçli olunması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Afyonkarahisar&#8217;dan Denizli&#8217;deki düğüne giden aileyi taşıyan otomobil, Buldan ilçesi yakınlarında kontrolden çıkarak karşı şeritten gelen otomobille çarpıştı. Anne, baba ve 9 yaşındaki oğullarının öldüğü kazada, 3 kişi yaralandı.</p>
<p><strong>KISSADAN HİSSE</strong></p>
<p>İşte bu olaylarla <strong>ÖZETLEDİK AFYON’DA YAŞANANLARI…</strong></p>
<p>Benim için de çok tuhaf, sıradan geçen yıllardan birisi oldu 2024… Bir rüzgar gibi geçti diyebilirim. Bir baktık Ocak, bir daha baktık Aralık ayının son günleri derken 2025 gelivermiş.</p>
<p>Yazdım, çizdim, detaylı bir şekilde anlatmaya çalıştım. Ama hala görüyorum ki, değişen hiçbir şey yok… İNSANLARI HALA ÇÖZEMİYORUM. FİTNE, FESATLIK, maalesef sarmış bedenleri… Yüze gülüp de arkadan kuyu kazmak moda olmuş günümüzde… Zaten var olduğunu belirteceksiniz belki ama yine de bana göre daha da artmış. Lakin ben sözümü söyleyeyim;</p>
<p>Kıssadan hisse <strong>KÖTÜLÜKTEN, FİTNEDEN, FESATTAN</strong> insana fayda gelmez. Yüreğinizin derinliklerinde var olduğuna inandığım vicdanlarınıza sesleniyorum. İçinizdeki o masum çocuğu öldürmeyin. Bırakın yaşasın, yaşasın ki toplumumuz biraz olsun nefes alsın&#8230;</p>
<p>2025 hepimize <strong>BARIŞ, KARDEŞLİK, DOSTLUK, SEVGİ, SAYGI ve HOŞGÖRÜ</strong> getirsin. Gerisi bir şekilde geliyor zaten.</p>
<p><strong>Sevgiyle kalın… Umutla kalın…</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KARADAĞLI’NIN GÖZÜNDEN 2024 II</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/karadaglinin-gozunden-2024-ii/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ferhat YÜKSEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jan 2025 07:35:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=487479</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Afyonkarahisar gündemiyle oluşturduğumuz panorama tadındaki ‘Karadağlı’nın gözünden 2024’ bölümümüzün ikincisinde neler var? Hep birlikte hatırlayalım. ++++ (MAYIS) 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü, ilimizde coşkuyla kutlandı. Afyonkarahisar’da 15 gün içinde ikinci tren kazası yaşandı. Sandıklı’daki kazada bir kişi ağır yaralandı. 31 Mart yerel seçimlerinden sonra Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı tebrik etmek için [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Afyonkarahisar gündemiyle oluşturduğumuz panorama tadındaki <strong>‘Karadağlı’nın gözünden 2024’</strong> bölümümüzün ikincisinde neler var? Hep birlikte hatırlayalım.</p>
<p>++++</p>
<p><strong>(MAYIS)</strong></p>
<p>1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü, ilimizde coşkuyla kutlandı.</p>
<p>Afyonkarahisar’da 15 gün içinde ikinci tren kazası yaşandı. Sandıklı’daki kazada bir kişi ağır yaralandı.</p>
<p>31 Mart yerel seçimlerinden sonra Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı tebrik etmek için Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel Afyonkarahisar’a geldi.</p>
<p>19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı coşkuyla kutladık. Çünkü hepimiz hala 19 Mayıs genciyiz.</p>
<p>Motokros’ta Türkiye, Avrupa Gençler ve Balkan Motosiklet Birliği (BMU) Şampiyonaları, Afyonkarahisar’da yapıldı.</p>
<p>Yaz döneminde ilçe ve köylerdeki sergiler dikkat çekti. Afyonkarahisar’ın Çay ilçesine bağlı Çayıryazı Köyü’ndeki <strong>(aynı zamanda benim köyüm)</strong> sergi yer aldığı figürleri ile görülmeye değerdi.</p>
<p><strong>(HAZİRAN)</strong></p>
<p>Yüksek riskli lösemi türü nedeniyle ilik nakli olması gereken 14 yaşındaki çocuğun yüzü kız kardeşinden yapılan nakille güldü. Lösemi hastası çocuğa kardeşi kemik iliğiyle “can” oldu.</p>
<p>Afyonkarahisar’ın yetiştirdiği büyük devlet adamı ve Asker Ali Çetinkaya’nın Kocatepe Mezarlığındaki kabri, Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın talimatlarıyla bakımdan geçti.</p>
<p>Hava sıcaklığının artarak devam ettiği Haziran ayında termometreler 38 dereceleri gördü.</p>
<p>Artan sıcaklıklar nedeniyle orman yangınlarının önüne geçilmesi amacıyla Afyonkarahisar Valiliği tarafından 15 Haziran- 31 Ekim tarihleri arasında Erkmen Tabiat Parkı ve Akdağ Tabiat Parkına ateş yakma yasağı getirildi.</p>
<p>Haziran ayı geldiğinde Afyonkarahisar’ın adını da aldığı haşhaşlar, çiçeklerini açarak yine görsel şölen sundu.</p>
<p>Her yıl düzenlenen Caz Festivali, bu yıl da dolu dolu geçti. Birbirinden ünlü isimlerin yer aldığı festival, 5 gün sürdü.</p>
<p>Klasik otomobil severler Afyonkarahisar’da buluştu. Dinar’da gerçekleştirilen etkinlikte 500 klasik otomobil sergilendi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Afyonkarahisar, 28 yıl aradan sonra yağlı pehlivan güreşlerine ev sahipliği yaptı. Güreşin adresi Şuhut’un Karaadilli beldesi oldu.</p>
<p>AK Parti İl Başkanlığı görevine dönemin Baro Başkanı Turgay Şahin atandı.</p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi Afyonkarahisar İl Kadın Kolları Başkanlığı’na Makbule Abay seçildi.</p>
<p><strong>(TEMMUZ)</strong></p>
<p>1988 yılında Van’ın Çavdıran ilçesinde hayatını kaybeden Afyonkarahisarlı Er Osman Savsar, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimler Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı İsmail Kumartaşlı’nın başvuruları ve girişimleri üzerine şehit kabul edildi. Oğlunun şehit kabul edildiğini öğrenen annemiz gözyaşlarına hakim olamadı.</p>
<p>Dinar’da bir vatandaş, otomobilinde silahla öldürülmüş halde bulundu. Ölen kişinin eşi, cinayeti sevgilisinin işlediğini itiraf etti. Sevgilisi de cinayeti doğruladı.</p>
<p>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı ziyaret etti. İki belediye kardeş şehir oldu.</p>
<p>Şuhut’ta bir eve girmeye çalışan iki kadının hamile olduğunu görenler, bu kadarına da pes demişti.</p>
<p>Afyonkarahisar, bu yıl artçı depremlerle sarsıldı. Temmuz’da bir sabah 4.4, 3.1 ve 3.8 şiddetinde depremler meydana geldi.</p>
<p>Ünlü sanatçı Cengiz Kurtoğlu, Çay’da gerçekleşen Vişne ve Eber Sarası Festivali’nde sahne aldı.</p>
<p>Çay’daki festivale İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu katıldı.</p>
<p>Afyonkarahisar Belediye Başkanlığı ve Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimler Derneği Afyonkarahisar Şubesi Başkanlığı iş birliğinde Afyonkarahisar Hava Şehitliği’nde bulunan şehitlerimizin mezarları yeniden düzenlendi. Mezarlar ay yıldız olarak yenilendi.</p>
<p>Çay’ın Akkonak köyünde tır ile otomobil çarpıştı. Anne ve baba olay yerinde 4 yaşındaki kızları ise kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.</p>
<p>ORC Araştırma Şirketi’nin seçim sonrası yaptıkları çalışmalarla vatandaş memnuniyet düzeyi en yüksek il belediye başkanları araştırmasında Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, yüzde 58,4 memnuniyet oranıyla 2.sırada yer aldı.</p>
<p>Afyonkarahisar’da gerçekleştirilen bir düğünde konvoyun önü daha önce hiç görülmemiş bir şekilde yol ortasına kurulan ‘okey masası’ ile kesildi.</p>
<p>Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, vatandaşlara 4 çeşit yemeği 75 liraya sunan Halk Lokantası’nın açılışını protokol üyeleri ile gerçekleştirdi.</p>
<p><strong>(AĞUSTOS) </strong></p>
<p>Afyonkarahisar&#8217;da biyogaz tesisinde gazdan etkilenen 1 işçi hayatını kaybetti.</p>
<p>Uydukent bölgesinde bulunan Orhun Parkı içerisinde 19 yaşında olduğu öğrenilen genç bir kıza ait ceset bulundu. Olayla ilgili gözaltına alınan genç kızın eski sevgilisi mahkemece tutuklandı.</p>
<p>Afyonkarahisar&#8217;da bir kişi, sağlıkta olduğu gibi hastalıkta da elini hiç bırakmadığı karısını, 5 yıl önce verdiği böbrekle hayata bağladı.</p>
<p><strong>A</strong>fyonkarahisar’da 3 şahıs girdikleri besihaneden 400 bin TL değerindeki 1 ton bağırsağı çaldı.</p>
<p>Şuhut’ta büyük bir faciadan dönüldü. Bir akaryakıt istasyonunun yanındaki besihanede yangın çıktı. 5 büyük baş hayvanın telef olduğu yangın 2 saat sonra söndürüldü.</p>
<p>Afyonkarahisar’da dünya evine giren bir çift düğün konvoyunu 6 biçerdöver ve 10’a yakın traktör ile yaptı.</p>
<p>Afyonkarahisar Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Genel Kurulu yapıldı. Tek listeden aday olan Alişan Akgün federasyonun yeni başkanı olarak seçildi.</p>
<p><strong>S</strong>inanpaşa’da ormanlık bölgede çıkan yangın korkuttu. Yangın yaklaşık 40 hektar alanda etkili oldu.</p>
<p>Büyük Taarruz&#8217;un 102. yıl dönümü, bir hafta boyunca ilimizde ve ilçelerimizde yapılan birçok etkinlikle kutlandı.</p>
<p>Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Afyonkarahisar&#8217;da ziyaretlerde bulundu. Erbakan Hoca, önce Karacaören ardından da Salar beldesini ziyaret etti.</p>
<p>Zafer Haftası Etkinliklerinde ünlü sanatçı Kıraç sahne aldı.</p>
<p>Halk Müziği Sanatçısı Tolga Çandar, Afyonkarahisar’da verdiği konserde sevilen türküleri seslendirdi.</p>
<p>Gazete3, bu yıl 16. Kuruluş yıldönümünü kutladı.</p>
<p>Afyonkarahisar&#8217;ın en işlek caddelerinden birisi olan ve trafiğin geçtiğimiz aylarda tek yönlü olarak sağlanmasının kararlaştırıldığı Ambaryolu Caddesinde trafiğin tekrar çift yönlü ulaşıma açılmasına karar verildi.</p>
<p><strong> (Yarın Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık…)</strong></p>
<p><strong>Sevgiyle kalın… Umutla kalın…</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa Erişilebilirlik Yasası II  Avrupa’da Engellilere Erişim Yasalarının Evrimi</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/avrupa-erisilebilirlik-yasasi-ii-avrupada-engellilere-erisim-yasalarinin-evrimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Öznur Kırman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 06:17:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=487207</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa’da engellilere yönelik erişim yasalarının evrimi, sosyal farkındalığın ve teknolojik ilerlemelerin bir sonucu olarak şekillenmiştir. Temelde, bu yasaların amacı, engelli bireylerin sosyal, ekonomik ve kültürel hayata tam anlamıyla katılımını sağlamaktır. İlk Adımlar ve Gelişmeler Avrupa’da engellilere yönelik ilk yasal düzenlemeler 20. yüzyılın son çeyreğinde görülmeye başlandı. 90’lı yıllar, engellilere yönelik farkındalık ve politikaların belirginleştiği bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa’da engellilere yönelik erişim yasalarının evrimi, sosyal farkındalığın ve teknolojik ilerlemelerin bir sonucu olarak şekillenmiştir. Temelde, bu yasaların amacı, engelli bireylerin sosyal, ekonomik ve kültürel hayata tam anlamıyla katılımını sağlamaktır.</p>
<p><strong>İlk Adımlar ve Gelişmeler</strong></p>
<p>Avrupa’da engellilere yönelik ilk yasal düzenlemeler 20. yüzyılın son çeyreğinde görülmeye başlandı. 90’lı yıllar, engellilere yönelik farkındalık ve politikaların belirginleştiği bir dönem oldu. Örneğin, İngiltere’de 1995 yılında kabul edilen Engellilik Ayrımcılığı Yasası (Disability Discrimination Act), engellilere yönelik ayrımcılığı yasaklayarak önemli bir adım attı.</p>
<p><strong>Avrupa Birliği Etkisi</strong></p>
<p>Avrupa Birliği, engelli haklarına yönelik standartların birleştirilmesi konusunda öncü rol üstlenmiştir. Avrupa’daki bireylerin hareket özgürlüğünü artırma ve entegrasyon politikalarını destekleme amacı gütmüştür. Avrupa Erişilebilirlik Direktifi, 2019 yılında yürürlüğe giren ve üye ülkelerin ulusal yasalarına entegre edilmesi gereken bir örnektir.</p>
<p>Tarih: 2019</p>
<p>Amacı: Erişilebilirlik standartlarını üye ülkeler arasında harmonize etmek</p>
<p>Etki Alanları: Dijital araçlar, ATM ve bankacılık hizmetleri, e-kitaplar ve e-ticaret siteleri gibi geniş bir yelpaze</p>
<p>Önemli Direktif ve Yasalar</p>
<p><strong>YASALAR YIL ETKİ</strong></p>
<p>Engellilik Ayrımcılığı Yasası (İngiltere) 1995 Engelli bireylere yönelik ayrımcılığı yasaklar</p>
<p>Avrupa Erişilebilirlik Direktifi 2019 Üye ülkelerde erişilebilirlik standartlarını belirler</p>
<p>Birleştirilmiş politikalar ve teknolojik gelişmelerle, Avrupa’da engellilere erişim yasaları giderek daha kapsamlı hale geldi. Ancak bu alanda hâlâ geliştirilmesi gereken pek çok nokta bulunmaktadır. Teknoloji ve yasal regülasyonların entegrasyonu, engellilerin yaşam kalitesini artırarak daha adil ve erişilebilir bir toplum yaratma potansiyeline sahiptir. Engellilere Erişim Yasaları Avrupa, engelli bireylerin hayatını doğrudan etkileyen bir konudur. Erişilebilirlik yasalarının evrimi, sosyal adalet ve teknolojinin entegrasyonu ile sürdürülebilir bir toplum yapısına ulaşmayı hedefler. Avrupa’nın engellilere erişim konusunda attığı adımlar, diğer bölgeler için de bir model teşkil edebilir. Her yeni yasa ve düzenlemenin, engelli bireylerin toplumsal entegrasyonunu kolaylaştırma ve onlara eşit şartlarda yaşam imkanı sunma yönünde büyük bir adım olduğunu unutmamak gerekir. Devonamlı izlenim ve geliştirilmesi gereken yasal çerçeveler, toplumsal farkındalığın ve teknolojik yeniliklerin birleşimi ile şekillenmektedir.</p>
<p><strong>Web Erişilebilirliğini Artırmak için İpuçları ve En İyi Uygulamalar</strong></p>
<p>Web erişilebilirliği, farklı yeteneklere sahip kullanıcıların internet üzerindeki bilgi ve hizmetlere eşit şekilde erişebilmesi anlamına gelir. Bu bölümde, web sitelerinin erişilebilirliğini arttırmak için izlenebilecek bazı önemli ipuçları ve en iyi uygulamaları ele alacağız.</p>
<p><strong>Temel İpuçları</strong></p>
<p>Alternatif Metinler Kullanın: Görüntüler için açıklayıcı alternatif metinler eklemek, görsel içeriği göremeyen kullanıcıların içeriği anlamasını sağlar. Klavye Uyumluluğu Sağlayın: Web sitenizin sadece fare ile değil, klavye ile de kullanılabilir olmasına özen gösterin. Böylece motor becerileri kısıtlı kullanıcılar için de erişilebilir olur. Sesli Komutlar ve Yönlendirmeler Ekleyin: Sesli komutlar, görme engelli kullanıcılar için web sitelerini daha navigasyonel hale getirir.</p>
<p><strong>Renk ve Görsellik</strong></p>
<p>Yüksek Kontrast Modu: Metin ile arka plan arasında yüksek kontrast oluşturarak okunabilirliği artırın. Örneğin, beyaz bir zemin üzerine siyah metin. Renk Körü Kullanıcılar için Tasarım: Renkler arasındaki ayrımı netleştirmek için renk körü kullanıcılarını göz önünde bulundurarak tasarım yapın.</p>
<p><strong>Yapısal Düzenlemeler</strong></p>
<p>Başlık Etiketlerini Doğru Kullanın: Sayfanızın yapısını anlamak ve gezinmek için başlık etiketlerini (H1, H2, H3 vb.) mantıklı bir hiyerarşi içinde kullanın. Erişilebilir Formlar Oluşturun: Form elementlerinin açık ve anlaşılır olmasına, hataların kolayca düzeltilebilmesine olanak sağlayın.</p>
<p><strong>Teknolojik Entegrasyonlar</strong></p>
<p>ARIA Kullanımı: Gelişmiş Erişilebilirlik İpuçları Kullanımı (ARIA) etiketleri, HTML kodunuza ekstra açıklamalar getirerek teknolojik cihazların içeriğinizi doğru yorumlamasına yardımcı olur. Multimedya için Alt Yazılı ve İşaret Dilli İçerik Sunumu: Video ve ses dosyaları için altyazı ve işaret dili seçenekleri sunarak içeriğinizi daha geniş bir kitleye ulaştırın.</p>
<p><strong>Final Önerisi</strong></p>
<p>Erişilebilirlik Testleri Yapın: Web sitenizin erişilebilirliğini düzenli olarak test edin ve iyileştirmeler yapın. Çeşitli erişilebilirlik araçlarını ve geri bildirimleri kullanarak eksikleri tespit edin. Bu öneriler, web sitenizi herkes için daha kullanılabilir ve erişilebilir hale getirmek adına önemli adımlar sunar. Unutmayın ki web erişilebilirliği, sürekli bir süreçtir ve teknoloji ile birlikte evrim geçirmektedir. Her kullanıcının ihtiyacını gözeten bir web sitesi, markanızın daha fazla kişi tarafından benimsenmesini sağlar.</p>
<p><strong>Sıkça Sorulan Sorular</strong></p>
<p><strong>Avrupa Erişilebilirlik Yasası nedir?</strong></p>
<p>Avrupa Erişilebilirlik Yasası, engelli bireylerin teknoloji ve hizmetlere erişimini kolaylaştırmayı amaçlayan Avrupa Birliği düzeyinde kabul edilen bir yasadır. Bu yasa, web siteleri, mobil uygulamalar, e-kitap okuyucular gibi dijital araçların erişilebilir olmasını sağlamak için standartlar ve kurallar getirir. Bu sayede engelli kullanıcılar da bu hizmet ve teknolojilerden tam olarak yararlanabilir.</p>
<p><strong>Web Erişilebilirliği nedir?</strong></p>
<p>Web erişilebilirliği, engelliler dahil tüm kullanıcıların web sitelerinden ve web tabanlı uygulamalardan eşit ve tam anlamıyla faydalanabilmesi için gereken tasarım ve geliştirme yöntemlerini içerir. Bu kapsamda, web siteleri geniş bir kullanıcı yelpazesi düşünülerek tasarlanmalı ve herkes için kullanım kolaylığı sağlamalıdır.</p>
<p><strong>WCAG yönergeleri nedir?</strong></p>
<p>Web Content Accessibility Guidelines (WCAG), web içeriğinin erişilebilirliğini artırmak için oluşturulmuş uluslararası standartlardır. WCAG, web sitelerini ve diğer dijital içerikleri tüm kullanıcıların kullanımına uygun hale getirecek biçimde tasarlayıp geliştirmek için belirli kurallar ve kriterler sunar. Bu yönergeler dünya genelinde birçok ülke tarafından web erişilebilirlik standartları olarak kabul edilmiştir.</p>
<p><strong>Avrupa Erişilebilirlik Yasası’nın yürürlüğe giriş tarihi ne zaman?</strong></p>
<p>Avrupa Erişilebilirlik Yasası, çeşitli ülkelerde uygulama süreçleri farklılık gösterse de genel olarak 2025 yılı itibarıyla tam olarak yürürlüğe girmesi beklenmektedir. Bu tarihe kadar üye ülkelerin yasanın gerekliliklerini karşılayacak düzenlemeleri yapmaları gerekmektedir.</p>
<p><strong>AB Web Erişilebilirlik Direktifi ve Avrupa Erişilebilirlik Yasası’na kimler uymalıdır?</strong></p>
<p>AB Web Erişilebilirlik Direktifi ve Avrupa Erişilebilirlik Yasası, hem kamu sektörü hem de belirli özel sektör kuruluşlarını kapsayan geniş bir yelpazede geçerlidir. Kamu sektörü kuruluşlarının web siteleri ve mobil uygulamaları, WCAG 2.1 AA standardı gibi ortak erişilebilirlik kurallarına uymak zorundadır. Avrupa Erişilebilirlik Yasası ise bankacılık, e-ticaret ve ulaşım gibi kritik hizmetleri sunan özel sektör kuruluşlarını da bu standartlara uymaya zorunlu kılar. Ayrıca, bazı ülkelerde ulusal mevzuat, 10’dan az çalışanı olan küçük işletmelerin de erişilebilirlik kriterlerini karşılamasını şart koşabilir. Genel hedef, dijital içeriğin tüm kullanıcılar için erişilebilirliğini sağlamaktır.</p>
<p><strong>Kaynak: Emoteknoloji</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE EKONOMİSİNİN 2024 KARNESİ</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/turkiye-ekonomisinin-2024-karnesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 06:14:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=487205</guid>

					<description><![CDATA[Hem Türkiye hem de Küresel ekonomide zorlu bir yılı geride bıraktık. 2024 yılına Türkiye’de yüksek enflasyon ve yüksek faiz ortamında olumsuz bir ekonomik görünümle başlamıştık. Şimdi bakalım bu olumsuz görünüm değişmiş mi? ** 2024 yılına yüzde 65 ile başlayan enflasyon oranı Kasım ayına geldiğimizde yüzde 47 oldu.  Yıl sonunu yüzde 45-46 gibi bir oranda bitireceğiz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hem Türkiye hem de Küresel ekonomide zorlu bir yılı geride bıraktık. 2024 yılına Türkiye’de yüksek enflasyon ve yüksek faiz ortamında olumsuz bir ekonomik görünümle başlamıştık. Şimdi bakalım bu olumsuz görünüm değişmiş mi?</p>
<p>**</p>
<p>2024 yılına yüzde 65 ile başlayan enflasyon oranı Kasım ayına geldiğimizde yüzde 47 oldu.  Yıl sonunu yüzde 45-46 gibi bir oranda bitireceğiz muhtemelen ve böylece bütün bir yıl boyunca enflasyonda 20 puanlık bir düşüş gerçekleşmiş olacak.</p>
<p>**</p>
<p>Buna göre, bütün parasal sıkılaşma önlemlerine rağmen dezenflasyon performansı zayıf kalmış oldu. Bunun temel nedenleri; kamu harcamalarındaki yüksek artış, enflasyon beklentilerinin devam etmesi ve hizmet enflasyonunun yüksek kalmasıydı.</p>
<p>**</p>
<p>2024 yılında sıklıkla politika faizi konuşuldu. Hatırlayalım, başta FED ve Avrupa Merkez Bankası olmak üzere gelişmiş ülke merkez bankaları 2022 ve 2023 yıllarında faizleri artırırken TCMB tam tersine 2022 yılında faizleri düşürmüş ve 2023 yılının ortasına kadar düşük faiz politikası izlemişti. Yani onlar faizleri artırırken biz düşürmüştük.</p>
<p>**</p>
<p>2023 yılının ortalarından itibaren yeni ekonomi yönetimi ve merkez bankası başkanının göreve gelmesi ile birlikte politikalarda bir dönüş yaşanmıştı. Böylece gelişmiş ülkelerden çok daha sonra, yaklaşık bir buçuk sene sonra faiz oranlarını artırmaya başlamıştı.</p>
<p>**</p>
<p>İşte 2024 yılı geçen yıl girilen faiz artış patikasının devamı bir yıl oldu. Hatta Mart ayında politika faizi yüzde 50’ye yükseltildi ve Aralık ayında yüzde 47.5’e düşürüldü. Böylece yılın genelinde politika faizi yüksek tutulmuş oldu.</p>
<p>**</p>
<p>Bu arada gelişmiş ülke merkez bankalarının önemli bir kısmının 2024 yılının başlarından veya ilk yarısından itibaren faiz indirimlerine gittiklerinin altını çizelim.</p>
<p>**</p>
<p>Yüksek faiz ortamında başta tüketici kredileri olmak üzere bütün bireysel kredi faizleri de yükseldi. 2024 yılı adeta bankaların “bize kredi almaya gelmeyin gelirseniz de yüksek maliyetle alabilirsiniz” dediği bir yıl oldu. Hal böyle olunca hane halkları kredi kullanımlarını iyice kıstılar.</p>
<p>**</p>
<p>Döviz kurları tarafında ise; 2024, kurların enflasyonun altında arttığı bir yıldı. Yüksek faizler ile birlikte TL varlıkların cazip olması ve kur artışlarının kontrollü olması bunda ana etmen oldu. Böylece TL’nin reel değerlendiği bir yılı geride bırakmış olduk.</p>
<p>**</p>
<p>Türkiye ekonomisi 2024 yılı ikinci ve üçüncü çeyreğinde eksi büyüdü ve böylece teknik resesyona girdi. Genel olarak özel kesimin tüketim harcamalarının ve net ihracatın katkısının olduğu bir büyüme kompozisyonu çizdi. Uzun dönem ortalama büyüme oranı olan yüzde 4.5’ler seviyesinin altında büyüdü.</p>
<p>**</p>
<p>Büyümedeki zayıflığa bağlı olarak cari açıkta da bir düşme yaşandı. Mevcut verilere göre 2024 yılında yabancı sermaye girişi daha çok devlet tahvilleri kanalı ile oldu, hisse senetlerinden ise çıkış oldu. Bu dönemde, dikkat çekici bir gelişme de yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki portföy yatırımlarının önemli miktarlara ulaşmasıydı.</p>
<p>**</p>
<p>Kamu maliyesi tarafına baktığımızda ise 2024 yılı çok iyi geçmedi. Mali disiplin için önemli bir gösterge olan faiz dışı harcamalar reel olarak arttı. Bütçe açığında ise yine iç açıcı bir görünüm oluşmadı.  Böylece; daha önce de sürekli dile getirdiğimiz gibi maliye politikasının dezenflasyon sürecine olan katkısı zayıf kalmış oldu.</p>
<p>**</p>
<p>Genel olarak baktığımızda 2024 yılı tüketicileri ve üreticileri memnun eden bir görüntü vermedi. Yaklaşık bir buçuk yıldır uygulanan yüksek faiz politikası alt ve üst gelir grubu arasındaki farkı iyice açtı.</p>
<p>**</p>
<p>Bireysel yatırımcılar için baktığımızda ise 2024 yılında altın alanlar ve bankaya mevduat yatıranlar sevindi, dövizde kalanlar kaybetti, hisse senedine yatırım yapanların ise yüzü çok gülmedi.</p>
<p>**</p>
<p>2025 yılında bizi neler bekliyor bunu bir başka yazıda anlatalım. Yeni yılın herkese sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini diliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KARADAĞLI’NIN GÖZÜNDEN 2024</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/karadaglinin-gozunden-2024/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ferhat YÜKSEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Dec 2024 06:13:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=487203</guid>

					<description><![CDATA[Acısıyla, tatlısıyla 2024’ü de geride bırakıyoruz artık bugün… Her yıl panorama şeklinde klasikleşen ‘Karadağlı’nın gözünden’ yazımızda, yine gündem Afyonkarahisar olacak. 2024 dolu dolu geçti hepimiz açısından… Bakalım geçtiğimiz 12 ayda ilimizde neler yaşandı? Nelere güldük? Nelere üzüldük? En çok neyi konuştuk? Liste uzarken hayatın tam ortasından gerçeklerle can yakan, gurur veren gelişmelerin yaşandığı yıla şöyle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Acısıyla, tatlısıyla 2024’ü de geride bırakıyoruz artık bugün…</p>
<p>Her yıl panorama şeklinde klasikleşen <strong>‘Karadağlı’nın gözünden’</strong> yazımızda, yine gündem Afyonkarahisar olacak. 2024 dolu dolu geçti hepimiz açısından… Bakalım geçtiğimiz 12 ayda ilimizde neler yaşandı? Nelere güldük? Nelere üzüldük? En çok neyi konuştuk? Liste uzarken hayatın tam ortasından gerçeklerle can yakan, gurur veren gelişmelerin yaşandığı yıla şöyle bir göz atalım.</p>
<p>++++</p>
<p><strong>(OCAK)</strong></p>
<p>Afyonkarahisar’da polis tarafından durdurulan bir otomobilde yurda kaçak yollardan girdikleri belirlenen yabancı uyruklu 10 kişi yakalanırken, şahıslardan 4’ü ise otomobilin bagajında bulundu.</p>
<p>Afyonkarahisar’da bir markete giren genç şahıs boyu yaklaşık 1 metre olan bin TL değerindeki oyuncak ayıyı çalarak kayıplara karıştı.</p>
<p>Afyonkarahisar’da bir metruk evde 2 kişiden biri ölü, diğeri ise bilinci kapalı halde bulundu.</p>
<p>Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde bir hasta, kapalı tümör ameliyatı ile sağlığına kavuştu.</p>
<p>Afyonkarahisar’a yılın ilk karı Ocak ayında düştü.</p>
<p>Afyonkarahisar Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Devlet Parkı ve Hobi Bahçeleri’nin açılışı törenle gerçekleştirildi.</p>
<p>Ocak ayında termal oteller ve Frig Vadisi, yine ilimizin gözdesi oldu. Vadi kış turizmi ile dikkat çekerken, otellerde ise termal keyfi yaşandı.</p>
<p>++++</p>
<p><strong>(ŞUBAT)</strong></p>
<p>İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun’un babası Ali Olgun, Şubat ayında hayatını kaybetti.</p>
<p>Şubat ayı Afyonkarahisar siyasetini ateşleyen bir ay oldu. 31 Mart yerel seçimlerine giderken öne çıkan 4 siyasi partinin (AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti) Belediye Başkan adayları gece gündüz ziyaretlerini sürdürdüler.</p>
<p>Şubat’ta en çok konuşulan siyasilerden biri de Doktor Mahmut Koçak oldu. Birçok parti ile ismi anılmasına rağmen, belediye başkanlığı için aday olmadığını ve AK Parti adayı lehine yarıştan çekildiğini açıklamıştı.</p>
<p>Afyonkarahisar’da uyuşturucu sevkiyatına polis dur dedi. Gece yarısı yapılan yol kontrolünde şüphe üzerine durdurulan bir araçta 3 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.</p>
<p><strong>(MART)</strong></p>
<p>03.03… Yani Mart ayının 3. Günü… Yani Afyonkarahisarlılar tarafından Afyonlular Günü olarak kutlanıyor. Gün boyunca herkes bugünü kutladı.</p>
<p>Afyonkarahisar’ın Sinanpaşa ilçesine bağlı Düzağaç Belediye Başkanı ve 31 Mart se-çimlerinde YRP’den aday olan Muammer Işıklı hakkındaki zimmet iddiası suçundan dolayı tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>
<p>Afyonkarahisar’da başarılı operasyonlara yıl boyunca hız kesmeden devam eden Jandarmamız, köpek döğüşü düzenleyenlere operasyon yaptı. Şuhut ilçesinin Ağzıkara Köyü kırsalında yapılan baskında 18 kişi gözaltına alındı. Köpekler barınağa teslim edildi.</p>
<p>Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde bir kuyumcuyu soymak için gelen kasklı hırsız başarısız oldu. Bir anlık dalgınlıkta silahını çeken kuyumcu, soyguncuyu kaçırttı. O anlar güvenlik kamerasına da yansırken, olay günlerce konuşulmuştu.</p>
<p>Genel seçimlere bakış siyasi liderler yerel seçimlerde Afyonkarahisar’a fazla ilgi göstermedi. Mart ayında sadece CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İYİ Parti’nin o dönemdeki Genel Başkanı Meral Akşener, Afyonkarahisar’a gelerek, belediye başkan adaylarına oy istediler.</p>
<p>Türkiye, Mart ayının son gününde sandık başına gitti. Afyonkarahisar’da da seçim heyecanı yaşandı.</p>
<p>Mart ayında bültenlerimize yansıyan bir okul vardı. Afyonkarahisar Süleyman Demirel Fen Lisesi… İsminin yanı sıra bu okulumuzda dikkat çeken ayrıntı 8 tane ikiz öğrencinin bu okulda öğrenim görmesi oldu.</p>
<p><strong>(NİSAN) </strong></p>
<p>Tarihler 1 Nisan’ı gösterir de şaka yapılmaz mı? Tabi ki bizim haber ekibimiz de sokağa çıkarak vatandaşlarımıza muzip bir şaka yaptılar. 31 Mart seçimleri iptal edilecekmiş!&#8230; Yok canım sende daha neler… Aldığımız cevaplar hem gülümsetti, hem düşündürdü.</p>
<p>31 Mart yerel seçimleri geride kalırken Afyonkarahisar’da Belediye Başkanlığı koltuğuna CHP’nin adayı Burcu Köksal geldi. CHP, Afyonkarahisar’da 74 yıl sonra kazanmış oldu.</p>
<p>Afyonkarahisar Belediyesi’ni 74 yıl sonra yeniden CHP adına kazanan Burcu Köksal, mazbatasını alarak göreve başladı. Köksal, görevi selefi Mehmet Zeybek’ten devraldı.</p>
<p>Seçimlerden sonra mazbata heyecanı yaşandı. Siyasi partilerin merkeze bağlı belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve il genel meclisi üyeleri mazbatalarına kavuştu.</p>
<p>Afyonkarahisar Belediyesi yeni dönemdeki ilk meclis toplantısını Nisan ayında gerçekleştirdi. Toplantıya Belediye Başkanı seçilen Burcu Köksal başkanlık etti.</p>
<p>2019 yılında Bayat’ın İmran Köyünde 74 yaşındaki şahıs, İbrahim Cırık isimli şahsı kasten öldürerek kaçtı. Afyonkarahisar’da 5 yıl önce işlenen cinayetin 74 yaşındaki katil zanlısı jandarma suç araştırma timi (JASAT) dedektiflerinin fotokapanlar ve komando birliklerinin arazi araması sonrası Manisa’da yakalandı.</p>
<p>Afyonkarahisar&#8217;da otomobiliyle drift atan bir sürücüye 32 bin 233 lira ceza uygulandı.</p>
<p>Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı ve Terörle Mücadele Daire Başkanlığı, aralarında Afyonkarahisar’ın da yer aldığı birçok ilde &#8220;Kıskaç-12&#8221; operasyonu gerçekleştirdi. FETÖ&#8217;ye yönelik yapılan operasyonlarda 60 şüpheli yakalandı.</p>
<p>Afyonkahisar Belediyesi’nin makam odası ve bazı birimlerinde böcek ve gizli kamera olduğu iddiaları gündeme bomba gibi düştü. İddialar üzerine inceleme başlatıldı.</p>
<p>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı yürekten kutladık. Afyonkarahisar’da bir günlüğüne koltuklar çocukların oldu. Türk Rock Müziğinin efsane ismi Haluk Levent, muhteşem konserle Afyonkarahisarlılara unutulmaz bir akşam yaşattı.</p>
<p>Bu senede Eber Gölümüzü konuştuk. Afyonkarahisar’da Çay, Bolvadin ve Sultandağı ilçelerinin sınırları içerisinde yer alan Eber Gölü’nün maviliğinden eser kalmadı. Göl adeta can çekişiyor ve kurumaya yüz tuttu. Vatandaşlar da gölün kirliliğinden dolayı eylem yaptı.</p>
<p><strong>(Yarın Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos…)</strong></p>
<p><strong>Sevgiyle kalın… Umutla kalın…</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa Erişilebilirlik Yasası: Web Erişilebilirliği ve WCAG Yönergeleri</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/avrupa-erisilebilirlik-yasasi-web-erisilebilirligi-ve-wcag-yonergeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Öznur Kırman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Dec 2024 08:50:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=486930</guid>

					<description><![CDATA[Yeni Haber Ekle Avrupa Erişilebilirlik Yasası, günümüzde dijital platformların her kullanıcı için erişilebilir ve kapsayıcı olmasının önemini daha da öne çıkartmaktadır. Peki, Avrupa Erişilebilirlik Yasası nedir ve web erişilebilirliğine etkisi nasıl olmuştur? Bu yazıda, yasanın web siteleri ve mobil uygulamalara yönelik getirdiği standartları ve Avrupa Erişilebilirlik Direktifi‘nin öne çıkardığı zorunlulukları detaylı bir şekilde ele alacağız. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="page-title-action" href="https://www.gazete3.com.tr/wp-admin/post-new.php">Yeni Haber Ekle</a></p>
<p>Avrupa Erişilebilirlik Yasası, günümüzde dijital platformların her kullanıcı için erişilebilir ve kapsayıcı olmasının önemini daha da öne çıkartmaktadır. Peki, Avrupa Erişilebilirlik Yasası nedir ve web erişilebilirliğine etkisi nasıl olmuştur? Bu yazıda, yasanın web siteleri ve mobil uygulamalara yönelik getirdiği standartları ve Avrupa Erişilebilirlik Direktifi‘nin öne çıkardığı zorunlulukları detaylı bir şekilde ele alacağız. Ayrıca, Engellilere Erişim Yasaları Avrupa çerçevesinde, dijital alanda engelli bireylerin karşılaştığı zorluklara ve bu zorlukların üstesinden gelebilmek için önerilen en iyi uygulama ve çözümlere yer vereceğiz. İşte, bu kapsamlı rehberle, web erişilebilirliğini artırmanın yollarını keşfedeceğiz.</p>
<p>***</p>
<p>Avrupa Erişilebilirlik Yasası, günümüzde dijital platformların her kullanıcı için erişilebilir ve kapsayıcı olmasının önemini daha da öne çıkartmaktadır. Peki, Avrupa Erişilebilirlik Yasası nedir ve web erişilebilirliğine etkisi nasıl olmuştur? Bu yazıda, yasanın web siteleri ve mobil uygulamalara yönelik getirdiği standartları ve Avrupa Erişilebilirlik Direktifi’nin öne çıkardığı zorunlulukları detaylı bir şekilde ele alacağız. Ayrıca, Engellilere Erişim Yasaları Avrupa çerçevesinde, dijital alanda engelli bireylerin karşılaştığı zorluklara ve bu zorlukların üstesinden gelebilmek için önerilen en iyi uygulama ve çözümlere yer vereceğiz. İşte, bu kapsamlı rehberle, web erişilebilirliğini artırmanın yollarını keşfedeceğiz.</p>
<p><strong>Avrupa Erişilebilirlik Yasası (EAA) Nedir?</strong></p>
<p>Avrupa Erişilebilirlik Yasası nedir sorusuna cevap vermek için öncelikle bu yasanın amacını ve kapsadığı alanları anlamak gerekmektedir. Avrupa Birliği, engelli bireylerin sosyal hayata tam ve etkin bir şekilde katılımını sağlamak amacıyla çeşitli yasal düzenlemeler yapmıştır. Bu düzenlemelerin en önemlilerinden biri de Avrupa Erişilebilirlik Direktifi’dir.</p>
<p>Temel Bilgiler:</p>
<p>Amaç: Engelli bireylerin teknoloji ve hizmetlere erişimini kolaylaştırmak. Kapsam: Kamu ve özel sektördeki dijital ürün ve hizmetler.</p>
<p>Yürürlüğe Girme Tarihi: Direktif 2019 yılında kabul edildi ve uygulanmaya başlandı. Bu yasa, engelli bireylerin, özellikle internet üzerinden sunulan hizmetlere erişimini kolaylaştırmayı hedef almaktadır. Bu doğrultuda, web siteleri ve mobil uygulamalar dahil olmak üzere tüm dijital araçların kullanımını engelli bireyler için erişilebilir hale getirme zorunluluğu getirilmiştir. Avrupa’da Engellilere Erişim Yasaları Avrupa kapsamında yer alan bu direktif, özellikle işitme, görme veya hareket kısıtlılıkları olan bireylerin dijital içeriklere erişimini iyileştirmek amacıyla tasarlanmıştır. Web erişilebilirliği, bu yasanın en önemli parçalarından biridir.</p>
<p><strong>Yasanın Temel Unsurları:</strong></p>
<p>Erişilebilirlik Standartları: Tüm AB ülkelerinde uygulanacak ortak standartlar belirlenir.</p>
<p>Uygulama Süreci: İlgili kurum ve kuruluşlar, belirlenen standartlara uyum sağlamak için gerekli düzenlemeleri yapar.</p>
<p>Denetim ve Gözetim: Yasa kapsamında, uygulamaların denetlenmesi ve gözetimi sağlanır.</p>
<p>Etkin bir şekilde uygulanması için Avrupa Birliği tarafından üye ülkelerin ulusal yasalarına entegre edilmesi gereken bu direktif, bireylerin dijital dünyada daha aktif roller üstlenmelerine olanak tanır. Bu durum, sosyal inklüzyon ve eşitlik adına büyük bir adımdır.</p>
<p><strong>Avrupa Erişilebilirlik Yasası’nın Web Erişilebilirliği Üzerindeki Etkileri</strong></p>
<p>Avrupa Erişilebilirlik Yasası nedir ve bu yasaların, web erişilebilirliği üzerinde nasıl bir etki yaratması bekleniyor? İnternet, günümüzde bilgiye ulaşmada kilit bir role sahip ve bu platformun herkese açık olması gerekmektedir. Bu yasa, engelli bireylerin dijital hizmetlere erişimini garantilemek amacıyla kritik öneme sahip düzenlemeleri içermektedir.</p>
<p><strong>Yasal Zemin ve Web Erişilebilirliği</strong></p>
<p>Avrupa Erişilebilirlik Direktifi sayesinde, web siteleri ve mobil uygulamalar dahil olmak üzere tüm dijital araçlar, engelli kullanıcıların da erişebileceği şekilde tasarlanmalıdır. Bu direktif, Avrupa Birliği ülkelerindeki tüm kamu kurumları için zorunlu hâle gelmiştir. Bu düzenlemeler, engelli bireylerin sosyal ve ekonomik hayata katılımlarının önündeki bariyerleri azaltmayı hedeflemektedir.</p>
<p><strong>Değişim ve Uyum Süreci</strong></p>
<p>Kurumlar, Avrupa Erişilebilirlik Yasası gerekliliklerine uyum sağlamak için web altyapılarını ve içeriklerini gözden geçirmeli, gerektiğinde yeniden yapılandırmalıdır. Bu sürecin önemli adımları şunlardır: Web İçeriğinin Erişilebilirliğini Artırma: Metinlerin okunabilirliği, görsel içeriklerin alternatif metinlerle desteklenmesi ve işitme engelli kullanıcılar için video içeriklerine altyazı eklenmesi gibi unsurlar büyük önem taşır. Kullanıcı Arayüzü ve Navigasyon: Engelli kullanıcıların navigasyonu kolaylaştırma adına, interaktif elementlerin (buton, menü vb.) erişilebilirliği artırılmalıdır.</p>
<p><strong>GEREKLİLİK AÇIKLAMA</strong></p>
<p>Alternatif Metinler Görsel içerikleri açıklayan metinler, görme engelli kullanıcılar için önemlidir. Klavye İle Erişilebilirlik Kullanıcıların sadece klavye kullanarak tüm özelliklere erişebilmesi gerekir. Sesli Komutlar İşitme engelliler için sesli komutlar ve altyazılar hayati öneme sahiptir.</p>
<p><strong>Teknolojik Gelişmeler ve Erişilebilirlik</strong></p>
<p>Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte, web erişilebilirliğini sağlamak üzere yeni araçlar ve yazılımlar geliştirilmektedir. Örneğin, yapay zeka tabanlı sistemler sayesinde web siteleri, kullanıcıların ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verebilmektedir. Ayrıca, kullanıcılar arasında birebir etkileşim sağlayan sesli asistanlar ve metin-tanıma teknolojileri de engelli bireyler için web kullanımını daha erişilebilir kılmaktadır. Bu tür yenilikler, Engellilere Erişim Yasaları Avrupa standartlarına uyum sağlama sürecinin merkezinde yer almaktadır ve bu sayede dijital dünyanın herkes için daha adil ve erişilebilir olmasına katkıda bulunmaktadır.</p>
<p><strong>WCAG Yönergeleri ve Avrupa Erişilebilirlik Direktifinin Gereklilikleri</strong></p>
<p>Web Content Accessibility Guidelines (WCAG) (Web İçeriği Erişilebilirlik Yönergeleri); web içeriğinin engelli kullanıcılar dahil olmak üzere herkes tarafından daha kolay erişilebilir olmasını sağlamak için uluslararası bir standarttır. WCAG yüksek standartları, web erişilebilirliği sağlama konusundaki zorlukları adresleyerek, teknolojik engelleri minimuma indirger. Bu yönergeler, aynı zamanda Avrupa Erişilebilirlik Direktifi ile tam bir uyum içerisinde çalışır ve bu direktif, Avrupa Birliği içerisinde erişilebilirlik standartlarının homojen bir şekilde uygulanmasını amaçlamaktadır. WCAG Yönergeleri ve Avrupa Erişilebilirlik Direktifi kapsamında web erişilebilirliği şu başlıklar altında ele alınır: Algılama: Kullanıcıların içeriği görsel, işitsel veya dokunsal olarak algılayabilmeleri için gereklilikler. Kullanılabilirlik: Kullanıcıların arayüz ve navigasyon özelliklerini kullanabilmesi.</p>
<p>Anlaşılırlık: Bilginin ve kullanıcı arayüzünün kolay anlaşılır olması.</p>
<p>Sağlamlık: İçeriğin farklı tarayıcılar ve teknolojilerle uyumlu olması.</p>
<p>WCAG Yönergelerinin Ana Hatları</p>
<p><strong>KRİTER AÇIKLAMA</strong></p>
<p>Görüntü Metin Alternatifleri  Görüntüler için açıklayıcı metin alternatifleri sağlanmalıdır. Video Altyazıları Videolar için senkronize altyazılar eklenmelidir. Erişilebilir Navigasyon Linkler, menüler ve butonlar net bir şekilde tanımlanmalı ve erişilebilir olmalıdır. Duyarlı Tasarım Tüm cihaz ve ekran boyutlarına uyum sağlayacak şekilde tasarım yapılmalıdır. Avrupa Erişilebilirlik Direktifinin getirdiği yükümlülükler, WCAG kriterlerini esas alarak, Avrupa Birliği’nde faaliyet gösteren tüm web siteleri ve mobil uygulamalar için zorunlu hale gelmiştir. Bu direktif, Engellilere Erişim Yasaları Avrupa yasal çerçevesinin bir parçası olarak, engelli bireylerin dijital ürünlere erişiminin önündeki engelleri azaltmayı hedeflemektedir, bu da üye devletler arasında erişilebilirlik açısından bir eşitlik yaratmayı amaçlar. Bu bağlamda, WCAG Yönergeleri ve Avrupa Erişilebilirlik Direktifi kapsamındaki web erişilebilirlik uygulamaları, sadece engelli kullanıcılar için değil, geniş bir yelpazede kullanıcının teknolojiye erişimini kolaylaştırmaktadır. Web geliştiricileri, tasarımcıları ve içerik üreticileri, bu yönergeleri temel alarak daha inklüzif ve erişilebilir dijital deneyimler oluşturmak için çalışmalıdır.</p>
<p><strong>(devamı yarın)</strong></p>
<p><strong>Kaynak: Emoteknoloji</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YÜREKLERDESİN İSMET PAŞAM</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/yureklerdesin-ismet-pasam/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ferhat YÜKSEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Dec 2024 06:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=485829</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Türkiye Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten 3 yıl sonra doğdu. Yıl 1884… İzmirliydi… İsminde ‘MUSTAFA’ vardı. (Benim de en çok sevdiğim ismindeki bu ayrıntıdır.) Osmanlı Devletimizin en cevval subaylarındandı. Mustafa Kemal Paşamıza yıllar boyu CAN YOLDAŞ oldu. Ömrü cephelerde geçti elbette… Kafkasya cephesinden tanıdık O’nu… Filistin cephesinden… Garp cephesinden… Afyonkarahisarımızdan başlayan Büyük Taarruz’da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten 3 yıl sonra doğdu. Yıl 1884…</p>
<p>İzmirliydi…</p>
<p>İsminde <strong>‘MUSTAFA’</strong> vardı. <strong>(Benim de en çok sevdiğim ismindeki bu ayrıntıdır.)</strong></p>
<p>Osmanlı Devletimizin en cevval subaylarındandı.</p>
<p>Mustafa Kemal Paşamıza yıllar boyu <strong>CAN YOLDAŞ</strong> oldu.</p>
<p>Ömrü cephelerde geçti elbette…</p>
<p>Kafkasya cephesinden tanıdık O’nu… Filistin cephesinden… Garp cephesinden…</p>
<p>Afyonkarahisarımızdan başlayan <strong>Büyük Taarruz’da Batı Cephesi Komutanıydı</strong>.</p>
<p>Gençken Osmanlı Ordusu’na katılmasından belliydi savaşçı ruhu…</p>
<p>Pes etmeyen tavrı ve vakur devlet adamlığı ile tanındı.</p>
<p>Ülkesi savaşta iken yaşamını yitiren oğluna koşup gitmemişti.</p>
<p>Gözü yaşlıydı ama ülkesi can çekişiyordu, gitmek O’na yakışmazdı.</p>
<p>Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Vekili günümüzdeki adıyla Genelkurmay Başkanı olarak I. ve II. İnönü muharebelerini kazandı. (Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilk Genelkurmay Başkanı idi. )</p>
<p><strong>LOZAN FATİHİ</strong> de demişti halkı O’na… Mudanya Mütarekesi&#8217;nde ve Lozan Antlaşması&#8217;nda Türk heyetine başkanlık yaptı, antlaşmaları imzaladı.</p>
<p>1923’te Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye Cumhuriyetimizin ilk başbakanı oldu.</p>
<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatından sonra Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu ve ülkemizin ikinci Cumhurbaşkanı oldu.</p>
<p>Cephelerden sonra Cumhurbaşkanlığı ve sonrası ülke siyasetinde <strong>asker devlet adamı</strong> olarak yerini aldı.</p>
<p>1934&#8217;te, İnönü muharebelerindeki başarılarından dolayı <strong>İnönü</strong> soyadını almıştı.</p>
<p>Evet <strong>İsmet İnönü Paşamızdan bahsediyorum.</strong></p>
<p><strong>MUSTAFA İSMET İNÖNÜ… </strong></p>
<p>Unutulmaz büyük devlet adamı, Cumhuriyetimizin kuruluşuna bizzat şahitlik etmiş,</p>
<p>Cumhuriyetin kalbine doğmuş bir liderdi Paşamız.</p>
<p>25 Aralık 1973…</p>
<p>İsmet Paşamızı ölüm yıldönümünde saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz.</p>
<p><strong>Orta Doğu çukurunu gördükçe</strong> her gün teşekkür edesim geliyor hepsine…</p>
<p>Bizlere özgür bir ülke bıraktıkları için başta Gazi Mustafa Kemal Paşamızı, İsmet Paşamızı, savaşlara ömrünü adayan değerli Paşalarımızı, şanlı ecdadımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyorum.</p>
<p>Erkân-ı Harbiye Reisi…</p>
<p>Garp Cephesi Komutanı…</p>
<p>Batı Cephesi Komutanı…</p>
<p>Mirliva İsmet Paşam…</p>
<p>Sayın Başbakanım…</p>
<p>Sevgili Cumhurbaşkanım…</p>
<p><strong>YÜREKLERDESİN İSMET PAŞAM…</strong></p>
<p><strong>Sevgiyle kalın… Umutla kalın…</strong></p>

]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MÜSLÜMAN KİMDİR?</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/musluman-kimdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 06:53:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=484583</guid>

					<description><![CDATA[Âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimiz (asm)'ın “cevâmiü’l-kelim” olan, yani az kelimeyle çok büyük anlamlar ifade eden sözler söylemiştir. İşte bu güzel sözlerden birisi de Müslümanın kim olduğunu bizlere tanıtan şu veciz ifadesidir: “Müslüman, dilinden ve elinden Müslümanların zarar görmediği kimsedir. Muhacir ise, Allah’ın yasakladığı şeylerden uzak duran kimsedir.” (Buhârî, Îmân 4-5, Rikâk 26; Müslim, Îmân 64-65)]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanın en çok kullandığı organların başında el ve dil gelmektedir. Çünkü insan eliyle ve diliyle etrafındakilere kötülük yapar, başkalarına zarar verir. Dil, sövmenin, kötü sözün, lânetin, gıybetin, iftiranın, kovuculuğun ve benzeri kötülüklerin vasıtasıdır.</p>
<p>El ise dövmenin, öldürmenin, yakıp yıkmanın, çalıp çırpmanın ve benzeri kötülüklerin vasıtası olan organımızdır. Dolayısıyla bu ikisine sahip olan kendine sahip olmaktadır.</p>
<p>Bazı kişiler vardır ki hem iyilik yapar hem de arkasından diliyle o insanları üzerler. Yani yaptığı hayrın hayrını koymazlar. Onun için önce dilinden sonra da elinden Müslümanların emin oldukları kişi, gerçekten olgun ve iyi Müslümandır, buyurulmuştur.</p>
<p>Diline hâkim olan kişinin kurtulduğu <em>(bk. Tirmizî, Kıyâmet 50),</em> Allah&#8217;a ve âhiret gününe iman edenlerin ya hayır söylemesi ya da sükût etmesi gerektiği <em>(bk. Buhârî, Edeb 31)</em> yine Peygamber Efendimiz (asm)&#8217;in tavsiyelerindendir.</p>
<p>Müslüman, dilinden diğer Müslümanların emin olduğu kimsedir, bu yüzden onları sövmez, gıybet etmez, aralarına herhangi bir şer ve fesat sokmaya çalışmaz. Ayrıca onun elinden güvendedirler, bu yüzden onlara saldırmaz, haksız yere mallarını almaz ve bu türden bir şey yapmaz. Muhacir, yani asıl muhacir, Yüce Allah’ın haram kıldığını terk edendir.</p>
<p>Sahih olarak birçok hadis kaynaklarında geçen hadis-i şerifte, ideal Müslümanlardan, kötülüklerden sakınan, kendilerini tam bir güvenlik ve kurtuluş atmosferine kaptırmış samimi ve sadık müminler olarak bahsetmektedir. Bu insanlar, Müslüman ailelerde doğdukları için mümin veya Müslüman olduklarını iddia edenlerden tamamen farklıdır. Tüm yaşam tarzları, gerçek bir müminin samimiyetini yansıtmaktadır. Düşünceleri ve eylemleri bir mükemmellik göstergesidir; bu nedenle, “samimi bir mümin” denilince akla ilk olarak mükemmel bir Müslüman gelir. Bu hadiste tasvir edilen Müslüman’ın tarifi budur.</p>
<p>Hz. Peygamber’in diğer tüm sözlerinde olduğu gibi bu hadiste de her kelime büyük bir özenle seçilmiştir. El ve dile odaklanmanın elbette birçok nedeni var. Çünkü çevremizdekilere zarar vermenin iki yolu vardır. Başkalarına doğrudan veya arkalarından zarar verebiliriz. İnsanlara doğrudan zarar, eylemler yoluyla olur; Dolaylı zarar, yanımızda bulunmayan kişiye dil veya başka bir deyişle konuşma ile verilir.</p>
<p>Hadis-i Şerifte Hz. Peygamber, dili veya konuşmayı elden (eylemlerden) önce zikretmiştir. Önce dilin zikredilmiş olması, hakaret etme, aşağılama, sövme, gıybet, iftira, bühtan, şikâyet, çekiştirme vs. gibi dille verilen zararların daha kolay ve yaygın olmasından dolayıdır. Yunus Emre’nin de dediği gibi;</p>
<p><em>Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı</em><br />
<em>Söz ola ağılı aşı bal ile yağ ede bir söz</em></p>
<p>Dilin vereceği zararlara karşı kendini savunmak, doğrudan fiziksel tacize karşı savunmaktan çok daha zordur. Bu nedenle Hz. Peygamber, konuşmayı veya dili fiziksel hareketlerden önce bahsetmiştir. Bu da Allah’ın bize vermiş olduğu değerin önemini göstermektedir; hatta diğer Müslümanların haysiyet ve itibarını korumak o kadar önemlidir ki, bir müminin hem diline hem de eline hâkim olması emrolunur.</p>
<p>Bir toplumda oluşan yozlaşma hayatın her alanını olduğu gibi iş ve ticaret hayatını da etki altına almaktadır. Ahlâkî yoksunluk en fazla iş, çalışma ve ticaret alanında gerçekleşmektedir. Bir yanda aldatılan müşteriler, işçinin hakkını vermeyen işverenler diğer tarafta ise aldığı ücreti hak etmeyen ve işi suistimal eden iş görenler var. Bu nedenle iş ve ticaret hayatının pek çok safhasında ahlâk dışı davranışlar görülmektedir. Ticaret ahlâkının en temel gereği de kazancın helal olmasına dikkat etmektir. Dolayısıyla iş ve ticarette dikkat etmemiz gereken en önemli husus; doğruluk ve dürüstlüktür. Alışverişte açık sözlü ve şeffaf olmak, yalan, hile ve aldatmadan kaçınmaktır. Çünkü ahirette yaptıklarından hesaba çekileceğine iman eden her Müslümanın kazancına haram katmamaya özen göstermesi beklenmektedir. Örneğin içki ve domuz eti gibi Allah`ın haram kıldığı şeyleri alıp satmak bir Müslüman için helal değildir. Yine faizli işlem yapmak, kumar oynamak veya oynatmak, müşteri kızıştırmak, hile yapmak, stokçuluk yapmak gibi topluma zarar veren ticari usulsüzlüklerden Müslüman tüccarların uzak durması da hem dini hem de ahlâkî bir sorumluluktur.</p>
<p>Rasülüllah Efendimiz (s.a.v.) pazarda gezerken bir buğday yığını görür. Elini içine sokar ve içinin ıslak olduğunu fark eder. Satıcıya nedenini sorar. Satıcı, efendim yağmur yağdı ıslandı der. Peki, ıslak kısmını üste koysaydın da alıcılar fark ederek alsalardı ya, der ve buyurur: “<strong>Bizi aldatan bizden değildir</strong>” <em>(Müslim, Îmân, 164)</em></p>
<p><strong>Kötülüklerden uzak durmak, yasaklananları işlememek;</strong> emredilenleri yapmaktan daha önemlidir. <strong>Bu sebeple fazilet ve takvanın ölçüsü,</strong> emirleri yerine getirmekten ziyade, <strong>yasaklardan uzak durmaktır. Muhacir,</strong> dinin emirlerini hakkıyla yerine getirebilmek için, bu imkânı bulamadığı vatanını terk ederek, dininin emirlerini yaşayabileceği bir mekâna göç eden kimsedir. Buradaki anlamı ise, bu zahirî anlamı dışında, <strong>nefsin, şeytanın ve çevrenin davet ettiği kötülüklerden, haramlardan uzak durmak ve onları terk etmek</strong>  anlamına gelmektedir. Her iki gaye ile hicret etmek, yani kötülüklerden uzaklaşmak en büyük sevaplardandır.</p>
<p>Bu Hadisi şerif, Müslümanların haklarına ve mukaddes değerlerine diliyle ve eliyle zarar vermeyip saygılı olmayı, hiçbir şekilde kimseyi incitmemeyi iyi Müslüman olmanın şartı ve göstergesi kabul etmekte ve gerçek muhaciri, Allah&#8217;ın koyduğu yasaklardan uzak duran, onlara yaklaşmayan kişi olarak tanıtmaktadır.</p>
<p>Bu tespit, bir taraftan her yer ve zamanda sürekli hicret halinde bulunmanın mümkün olduğunu belirliyor, bir taraftan da Müslümanları incitmemeye özen gösteren, bu konudaki yasağa uyan kimsenin de o açıdan gerçek muhacir niteliğine kavuştuğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Bugün maalesef Müslümanlar olarak güvenirliğimizi hepten kaybettik. Son zamanlarda ülkemizde yapılan gıda denetimlerinde ürünlerin içerisine neler karıştırıldığına, insanların üç kuruş daha fazla kazanma uğruna sağlığımızla nasıl oynadıklarına hep beraber şahit olduk. Pazara gittiğimiz zaman meyve ve sebzelerin iyisi ve güzelleri ön tarafta sergileniyor. Birkaç kilo satın alıp eve gidince poşetten çürük ve kötülerinin olduğunu görüyoruz. Bir araba satın alacağımız zaman kusurları öylesine gizleniyor ki farkına bile varamıyoruz. Kendilerini savcı polis olarak tanıtıp insanları telefonla hipnoz ederek onların birikimlerine el koyanlar, birisinden borç alıp onu zamanında geri ödemeyenler, zor gününde kendisine kefil olduğu dostu tarafından yüzüstü bırakılanlar hep ahlaki çürümenin göstergesidir.</p>
<p>Hz. Muhammed (sav)’in ümmeti olmakla iftihar eden bizlerin şu soruları kendimize sormamız gerekiyor:</p>
<ol>
<li>Acaba ben Hz. Peygamberin tarif ettiği Müslüman mıyım yoksa nefsinin heva ve hevesine göre yaşayan biri miyim?</li>
<li>Çevremdekiler benim kendilerine zarar vermemden eminler mi?</li>
<li>Elimle ve dilimle başta ailem olmak etrafımdakilere ve diğer insanlara, hatta diğer canlılara zarar mı veriyorum, yoksa onlara iyilik yapıp güzel sözler mi söylüyorum?</li>
<li>Kendime yapılmasını istemediğim bir kötülüğü başkalarına yapıyor muyum?</li>
<li>Hakkım olmadığı halde bir şeye sahip olmak için haksızlık mı yapıyorum, yoksa hakkı ve adaleti mi gözetiyorum?</li>
</ol>
<p>Bütün bu soruları her Müslüman kendi vicdanında tartıp Hz. Peygamber (sav)’in tarif ettiği Müslümanlığa ne kadar uyup uymadığını sorgulamalı ve kendini yargılamalıdır. Neticede “tam da beni tarif ediyor” diyebilenlere ne mutlu! Fakat “bütün bu kötü hallerden bende de var” diyenler “şu kısacık dünya hayatı için ahiretimi hüsran etmeye değmez” diyerek tövbe kapına sığınmalıdır.</p>
<p>Dolayısıyla dünya ve ahiret saadeti için iman, ibadet, ahlâk ve hayatın her alanında Hz. Peygamber (s.a.s.)’i kendimize örnek almalıyız. Dünya ve ahirette mutlu ve huzurlu olmak istiyorsak İslâm’ın emir ve yasaklarına, koymuş olduğu ahlâk kurallarına uymak zorundayız. Ne mutlu ahlâkî yozlaşmadan korunarak güzel ahlâk sahibi olmaya özen gösterenlere!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ahmet EFEOĞLU</strong></p>
<p><strong>Cezaevi Vaizi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AFYONLUCA SAĞDIŞŞŞŞŞ 3</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/afyonluca-sagdisssss-3/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ferhat YÜKSEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Dec 2024 06:47:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=484106</guid>

					<description><![CDATA[Len valaaa sağdıç şart olsun bak beni dellendirme. Yamıldırım valla gözelcenem dur. Dumen enmiyesecenin evladı şirnime gayı. Ya len vala. Gırıdana gırıtcen, sırıdana sırıtcen. Neynecen len aman? Sen burda dikele go. Guşane aldım. Aldıgeee len şunu. Seyirt len bizim oğlan. Denk sadış le. Nediyonn lenn gı abam. İncek vaa. Nörüyon bilmom. Netcen, Nediyon gi? Ünnen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Len valaaa sağdıç şart olsun bak beni dellendirme.</p>
<p>Yamıldırım valla gözelcenem dur. Dumen enmiyesecenin evladı şirnime gayı.</p>
<p>Ya len vala.</p>
<p>Gırıdana gırıtcen, sırıdana sırıtcen.</p>
<p>Neynecen len aman?</p>
<p>Sen burda dikele go.</p>
<p>Guşane aldım.</p>
<p>Aldıgeee len şunu.</p>
<p>Seyirt len bizim oğlan.</p>
<p>Denk sadış le.</p>
<p>Nediyonn lenn gı abam.</p>
<p>İncek vaa.</p>
<p>Nörüyon bilmom.</p>
<p>Netcen, Nediyon gi?</p>
<p>Ünnen gelsin ga.</p>
<p>Le amaa neniyen</p>
<p>Şeeere gidiyon le.</p>
<p>Gede ağnat gali.</p>
<p>Ocakda köttü va.</p>
<p>Her şeyin vattı va.</p>
<p>İki gaşık Çalcek veeee</p>
<p>Gıyneşme leee, Hordan dön ge.</p>
<p>Aman bacim gı bu gızla pek şaddak delisi oluvermiş ben haşgeş yemeyom deyo</p>
<p>De gabbacik deeee, Du gari len.</p>
<p>Gadın abam gııı, gadın gızım.</p>
<p>Gızım şu iliyeni geti bulaşıkları yu.</p>
<p>Neneyen, az bi gelive de gidive emi.</p>
<p>Len abe ne len bu böne?</p>
<p>Çayını işcen hürpeden, minderine oturcen gürpeden, o günleri görcenmi gı anam?</p>
<p>Şöne gıyıda dur, çekil ayak altından ya da git emmimim yanına otuda bak.</p>
<p>Patele bisti gari.</p>
<p>Ne va ne deyon len yav.</p>
<p>Len Kime deyonn ben.</p>
<p>Netcez gali?</p>
<p>Va mı bişey? Yok bişey.</p>
<p>Ortada fol yok yımırta yok.</p>
<p>Tızığalak gidivee yetişemen soona.</p>
<p>Unneyon unneyon duymuyo.</p>
<p>Ya sadış bi çay işmeden govemen.</p>
<p>Şartlerim şart olsun doru sölüyom.</p>
<p>Yörü le eve, seni mi avutcez?</p>
<p>Hadi guzum, galeteler gızarmış gı.</p>
<p>Lee vellayi omazzzzz.</p>
<p>Varıvıdage hadisene.</p>
<p>Du le bi du, şapıldaklanma.</p>
<p>Şaddak delisi olma.</p>
<p>Haşşöne töbossun bırakmam yatıverin bu vakit gidili mi hiç?</p>
<p>Len abe Afyon’da soğuk oluyo. Gocuk geydim de geliyon.</p>
<p>Gıyneş deyon gıyneş.</p>
<p>Teneşirde yunasıca.</p>
<p>Deyven gayı lee ciyerinden yanmayasıcalar.</p>
<p>Öte git yaw.</p>
<p>Bu işle adamı dişlee vala.</p>
<p>Şiptirlenme düzgün dur.</p>
<p>Dakleşme leeen.</p>
<p>Yemeden gidesicele.</p>
<p>Soğuktan dıdıladım.</p>
<p>Anneçten annece geçerken motur çarpmış.</p>
<p>Vıı gocumansın olumu hiç öne?</p>
<p>Şirnirsen bi daha götümen bak otu şura gıyneşme.</p>
<p>Bızim oglan bizim gız haşşöne accık öte git şora.</p>
<p>Yoğurdu olan ayran babıcı olan dügüne gitsin.</p>
<p>Gomşunun sıpa üzüntüden iliz iliz erimiş.</p>
<p>Harman zamanı ge geciyozmu gı? De get kendini Afyon galesinde mi sanıyon lee?</p>
<p>Eyh nedeyyon??? Ne oluvedigiz gine.</p>
<p>Nediyog asa aba giz bugün kumpil asi bişiriyon.</p>
<p>Git hey sıracalı, daşolen döyerin.</p>
<p>şorda (orada) körmün gı şorda işte, nere getti ki ordaydi orda işte.</p>
<p>İlle gurana el mi basen?</p>
<p>Haci aba çay va ge içelim bazada. Kompil badilcan bübe alıve bana.</p>
<p>Nedcemiş le?</p>
<p>Valla gafeni yararın, bekmezini akıdırın doru dur.</p>
<p>Damın pardısından atlevedi.</p>
<p>Hadın gelın galı bekletmen gıııııı.</p>
<p>Hişşşş le, kimledensin?</p>
<p><strong>KELİMELER, İSİMLER:</strong> Şoyanni, deyya, ıhıncık, esaktan, zereeee, Viri viri (şaşırmak), Alaf aldı (alev aldı), gıııı, şu yanni, Irmızan, domat, padılcan, patatis, iliyen, gabazeyin, Aşa (Ayşe), Hadcaların İreceb.</p>
<p>Sevgiyle kalın… Umutla kalın…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASGARİ ÜCRET EN AZ NE KADAR OLMALI?</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/asgari-ucret-en-az-ne-kadar-olmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Demirhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Dec 2024 06:25:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=483838</guid>

					<description><![CDATA[2024 yılı asgari ücreti 17 bin 2 TL olarak belirlenince asgari ücretliler sadece bir kaç ay nefes alabildi. Çünkü fiyat artışları peş peşe gelince asgari ücret erimeye başladı. Bu yılın Kasım ayına geldiğimizde ise 17 bin 2 TL&#8217;lik asgari ücretin 7 bin 296 TL&#8217;si erimiş oldu. Aralık ayı enflasyonu gelince bu erime biraz daha artmış [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2024 yılı asgari ücreti 17 bin 2 TL olarak belirlenince asgari ücretliler sadece bir kaç ay nefes alabildi. Çünkü fiyat artışları peş peşe gelince asgari ücret erimeye başladı. Bu yılın Kasım ayına geldiğimizde ise 17 bin 2 TL&#8217;lik asgari ücretin 7 bin 296 TL&#8217;si erimiş oldu. Aralık ayı enflasyonu gelince bu erime biraz daha artmış olacak.</p>
<p>**</p>
<p>Asgari ücret tespit komisyonu ilk toplantısını 10 Aralık&#8217;ta, ikincisini ise 16 Aralık&#8217;ta yaptı. Şunun altını çizelim: Komisyon; işveren, işçi ve Hükümet tarafından olmak üzere 15 üyeden oluşuyor. Ancak işçi tarafının asgari ücretin belirlenme sürecinde eli zayıf.</p>
<p>**</p>
<p>Türkiye&#8217;de yaklaşık 7 milyon asgari ücretli var ve ayrıca asgari ücretin biraz üstünde maaş alan önemli bir kesim de var. Asgari ücret diğer ücretler için de bir kıstas teşkil ediyor. Bu yüzden işgücü piyasasında geniş bir kesimi ilgilendiriyor.</p>
<p>**</p>
<p>Peki asgari ücret hangi tutarda belirlenebilir? Piyasalarda genel olarak yüzde 30-40 arasında rakamlar konuşuluyor. Asgari ücret yüzde 30 artarsa 22 bin 103 TL; yüzde 40 artarsa 23 bin 803 TL olacak. Ancak yüzde 40 verilse bile asgari ücretlilerin 2024 yılında enflasyondan dolayı uğradıkları kayıp telafi edilmemiş olacak. Bunun nedenini açıklayalım:</p>
<p>**</p>
<p>Diyelim ki yıl sonu enflasyon oranı TCMB&#8217;nin enflasyon tahmini olan yüzde 44 olarak gerçekleşsin. Bu durumda 2024 yılı başındaki 17 bin 2 TL&#8217;lik asgari ücretin sene sonundaki karşılığı 24 bin 483 TL olacak. Yani sene başında bir asgari ücret ile dolan alışveriş sepeti 2024 yılı sonunda ancak 24 bin 483 TL&#8217;ye dolmuş olacak.</p>
<p>**</p>
<p>Tabii şunu ifade edelim bu hesap TCMB&#8217;nin yıl sonu tahmini olan yüzde 44 enflasyon oranında geçerli. Eğer Aralık ayı enflasyonu yüzde 2 gelirse o zaman 2024 yılı enflasyonu yüzde 45.6 olacak. Bu durumda 2024 yılı sonunda yukarıda bahsettiğimiz sepet 24 bin 755 TL&#8217;ye dolacak.</p>
<p>**</p>
<p>Eğer Aralık ayı enflasyonu yüzde 3 gelirse bu sefer de 2024 yılı enflasyonu yüzde 47.2 olarak gerçekleşecek ve sepetin maliyeti ise 25 bin 27 TL olacak.</p>
<p>**</p>
<p>Dikkat edilecek olursa asgari ücret alan bir işçi asgari ücrette yüzde 40 artış yapılması durumunda (23.803 TL) bile sene başındaki sepeti tam dolduramıyor. Yani sepetin bir kısmı boş kalıyor !</p>
<p>**</p>
<p>Bu bakımdan asgari ücretlileri 2024 yılı enflasyonundan koruyacak artışın yaklaşık yüzde 46 oranında olması gerekiyor. Bu ise 25 bin TL civarında bir asgari ücrete işaret ediyor. Bu rakamın altındaki herhangi bir asgari ücret seviyesi asgari ücretlilerin enflasyon dolayısıyla kayba uğramasını ifade edecek. Diğer bir ifadeyle asgari ücretliler enflasyon altında ezilmiş olacak.</p>
<p>**</p>
<p>Tabii açlık sınırının 20 bin TL, yoksulluk sınırının ise 67 bin TL civarlarında olduğunu hatırlatalım. Yeni asgari ücret, enflasyon kaynaklı kaybı telafi etse bile yoksulluk sınırının çok altında kalmaya devam edecek.</p>
<p>**</p>
<p>Asgari ücretin olması gereken bahsettiğimiz rakama ulaşıp ulaşmayacağını göreceğiz. Şunun altını çizelim: Enflasyondan en çok muzdarip olan kesimler dar ve sabit gelirlilerdir. Enflasyon düşük ve tek hanelere inmediği sürece bu kesimin çilesi de bitmemiş olacak. Bu bakımdan çok da iyi olmayan dezenflasyon performansının yeni yılda mutlaka artırılması gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
