<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İsmail Akar &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<atom:link href="https://www.gazete3.com.tr/author/ismailakar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<description>Gazete 3 - Afyon Haberleri - Afyon Son Dakika Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Sun, 21 Jun 2026 07:37:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/cropped-Adsiz-512-x-512-piksel-1-32x32.png</url>
	<title>İsmail Akar &#8211; Gazete3 | Afyon Haberleri</title>
	<link>https://www.gazete3.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>BABAM&#8230;</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/babam/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2026 07:37:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[aile bağları]]></category>
		<category><![CDATA[anı]]></category>
		<category><![CDATA[baba duası]]></category>
		<category><![CDATA[baba mirası]]></category>
		<category><![CDATA[baba olmak]]></category>
		<category><![CDATA[baba özlemi]]></category>
		<category><![CDATA[baba sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[babalar günü]]></category>
		<category><![CDATA[Babam]]></category>
		<category><![CDATA[babasızlık]]></category>
		<category><![CDATA[babaya duyulan sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal yazı]]></category>
		<category><![CDATA[evlat]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[hayat hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[manevi değerler]]></category>
		<category><![CDATA[özlem]]></category>
		<category><![CDATA[özlem dolu sözler.]]></category>
		<category><![CDATA[Saygı]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Vefa]]></category>
		<category><![CDATA[yas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=709340</guid>

					<description><![CDATA[Babam Haziran’ın ilk haftası veda etti. 13 sene öncesi, o günü hiç unutmam. Toprağa verirken dizlerimin bağı çözülmüştü. Başımı tepeye dikiyordum. Gözyaşlarım belli olmasın diye Haziran sıcağında gökyüzündeki maviliklere bakıyor ve güneşi selamlıyordum. Ve uyumak istiyordum sadece; uyumak ki Acaba babamın yüzü gelir mi bir saniyelik diyordum. BABA DEMEK Baba güven demek… Baba, hayat demek… [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Babam Haziran’ın ilk haftası veda etti.</p>
<p>13 sene öncesi, o günü hiç unutmam.</p>
<p>Toprağa verirken dizlerimin bağı</p>
<p>çözülmüştü.</p>
<p>Başımı tepeye dikiyordum.</p>
<p>Gözyaşlarım belli olmasın diye</p>
<p>Haziran sıcağında gökyüzündeki maviliklere bakıyor ve güneşi selamlıyordum.</p>
<p>Ve uyumak istiyordum sadece; uyumak ki</p>
<p>Acaba babamın yüzü gelir mi bir saniyelik diyordum.</p>
<p><strong>BABA DEMEK</strong></p>
<p>Baba güven demek…</p>
<p>Baba, hayat demek…</p>
<p>Baba, huzur…</p>
<p>O huzur öyle sonsuz ki, ellerini uzatsan sen gökyüzüne değersin. Yıldızları toplar, başına taç yapar.</p>
<p>Hele sıcaklığı öyle bir şey ki, sarılırsa tüm buzlar erir, gözyaşların buhar olur gider.</p>
<p>Baba öyle bir gülümser ki, tüm benliğine huzur verir.</p>
<p>Baba güç demek… Sırtını dayadığın koca bir dağdır baba. Önünde siperdir.</p>
<p>Tebessüm etmeyi andıran iki dudağın birleşerek</p>
<p>“Baba”</p>
<p>demeyi özlemektir babasızlık…</p>
<p>Herkesin sırtını dayadığı koca bir dağı varken, güçsüz ve yapayalnız kalmaktır babasızlık.</p>
<p>Her aklına geldiğinde suratına yediğin koca bir şamardır. İnsanların birbirine fısıldarken duyduğun acı bir sessizlik. Kimseye belli etmeyip güçlü olmaya çalışmaktır.</p>
<p>Sığınacak bir liman aramaktır.</p>
<p>O yüzdendir babasız çocukların boynu hep bükük.</p>
<p>Ve</p>
<p>mahzun ve ürkek bakışı…</p>
<p>Onların evi hep sessizdir, gecelerse uzun ve soğuk…</p>
<p>Babanın önceliği her daim şu olmalı</p>
<p>Çocuklarımıza en iyi bırakacağınız miras lüks yatlar, katlar, arabalardan ziyade onurlu bir isim</p>
<p>Yetmez ki</p>
<p>Ast ve esas olan kubbede hoş seda bırakmaktır.</p>
<p>Şimdi</p>
<p>Babanız hayatta ise gidin sarılın.</p>
<p>Nefesini içine çekin.</p>
<p>Öpün elini ve gözlerine bakın.</p>
<p>O yılların izini taşıyan yorgun gözlerine bakın.</p>
<p>Anlarsınız ki belli bir donem sonrası kendi yaşantısını evlatlarına harcamış.</p>
<p>Tıpkı babası dedesi gibi&#8230;</p>
<p>Babasız olanlar ise ben gibi dualarınızda yaşatın babanızı…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İnan ki</p>
<p>O bizi görür,</p>
<p>O bizi anlar….</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara….</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AFYON ALTINI MERMER</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/afyon-altini-mermer/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2026 12:28:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Afyon sanayisi]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar]]></category>
		<category><![CDATA[blok mermer fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[doğal taş]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[fuar haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[mermer]]></category>
		<category><![CDATA[mermer ihracatı]]></category>
		<category><![CDATA[RİFAT HİSARCIKLIOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[sektör temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sinnada Resort Termal]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[TOBB]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=708889</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Yaradan, bazı bölgelere servet değerinden doğal kaynaklar vermiş. Arap çöllerinde petrol ürünü ne ise Afyonkarahisar’ın mermeri de bence aynı. Hani ekmeğini taştan çıkarılması gibi Afyonkarahisar sanayisinde doğal taş çok önemli yere sahip. İşte bu kaynakları iyi değerlendiren ilimizde Salı günü 2.Uluslararası Mermer Fuarı başladı. Önce fuarla ilgili bilgileri paylaşayım. 184 YERLİ YABANCI FİRMA BOY [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Yaradan, bazı bölgelere servet değerinden doğal kaynaklar vermiş. Arap çöllerinde petrol ürünü ne ise Afyonkarahisar’ın mermeri de bence aynı.</p>
<p>Hani ekmeğini taştan çıkarılması gibi Afyonkarahisar sanayisinde doğal taş çok önemli yere sahip.</p>
<p>İşte bu kaynakları iyi değerlendiren ilimizde Salı günü 2.Uluslararası Mermer Fuarı başladı.</p>
<p>Önce fuarla ilgili bilgileri paylaşayım.</p>
<p><strong>184 YERLİ YABANCI FİRMA BOY GÖSTERDİ</strong></p>
<p>Geçen yıl mal ihracatımız 273,4 milyar dolara ulaştı. Bunun 230 milyon doları mermer. Türkiye doğal taşta 2,1 milyar dolar ihracatla, Çin ve İtalya’dan sonra en fazla doğal taş ihraç eden 3’üncü ülke.</p>
<p>Ülkemizin 2026 ihracat hedefi ise hedefinin 410 milyar dolar olduğunun altını çizelim.</p>
<p>Afyonkarahisar’a dönersek…</p>
<p>Bu yıl 40 bin metrekarelik açık alanda gerçekleştirilen fuara 184 blok mermer firması, 65 makine ve iş makinesi firması, 30 mermer sanatları ve el sanatları üreticisi ile kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının da aralarında bulunduğu toplam 308 katılımcı yer alıyor. Geçen seneye göre üçte birlik büyüme var fuarda.</p>
<p>İhracatta rakamlarını bu kadar detaylı vermemizin sebebi açık ve net. Ülkemizde cari açık en büyük ekonomik mesele. Bu cari açığın kapanması ise ithalatı azaltıp, ihracatı artırmaktan geçiyor.</p>
<p>O nedenle bu fuar bu mermer ve bu doğal taş önemli ve elzem.</p>
<p>Afyonkarahisar Valiliği, Afyonkarahisar Belediyesi, Afyonkarahisar İscehisar Mermerciler Derneği, Ege Doğaltaş Derneği, Ticaret ve Sanayi Odası ile Ticaret Borsasının paydaş olduğu bu fuarda şu anda İçişleri Bakan Yardımcısı görevinde olan Vali Kübra Güran Yiğitbaşı’nın imzasını da hatırlatmak lazım.</p>
<p><strong>TATİLİN YENİ YÜZÜ</strong></p>
<p>Gelelim toplantıya… Mermer Fuarı toplantısı yeni hizmete giren Sinnada Resort Termaland Otelde oldu. Önce bu otelden bazı bilgileri vereyim. İşadamı Dr. Mustafa Enis Arabacı’nın hayalindeki tesis olmuş… Bin kişilik, 5 yıldızlı, 396 odalı, 280 bin metrekare alana sahip, 27 havuz var, ayrıca bir de bio gölet yer alıyor.</p>
<p>Gastronomi kenti olan ilimizin otelinde Akdeniz Mutfağından Osmanlı sofrasına, çocuk menüsüne varıncaya kadar her detay düşünülmüş 7 yemek salonu bulunuyor.</p>
<p>2 bin 250 metrekarelik 2 bin kişilik kongre merkezi yanı sıra 30 kişilikten 1500 kişinin yararlanacağı 7 toplantı salonu mevcut.</p>
<p>Şu anda 400’den fazla kişiye istihdam yaratan bu tesis tam anlamıyla hizmete girdiğinde 500’e yakın kişiyi istihdam edecek.</p>
<p>‘Tatilin yeni Ritüeli’ mottosu ile yola çıkan Sinnada ekibinin çok büyük kısmı profesyonel yönetici ve çalışanlardan oluşuyor.</p>
<p>Burada iki detayı verelim.</p>
<p>Sinnada, hem antik bir kent adı hem de günümüzde kültür-sanat ve turizm bağlamında kullanılan bir isimdir.</p>
<p>Ama ilimizde genelde Şuhut için kullanılıyor. Mustafa Enis Arabacı’nın da Şuhutlu olduğunun altını çizelim.</p>
<p>Ritüel, Fransızca kökenli bu sözcük insanları bir araya getiren, ortak değerleri pekiştiren ve kültürel kimliği oluşturan önemli unsurlardır. Aynı zamanda bireylerin duygusal deneyimlerini ifade etmelerine ve anlamlandırmalarına yardımcı olur.</p>
<p>Otel bilgisi bu kadar yeterli. Şimdi sıra otelde yapılan toplantıdaki izlenimlerimize…</p>
<p><strong>UZMAN GAZETECİLER VE PANEL OLMALI </strong></p>
<p>Tanıtım toplantısına iki bakan yardımcısı, Vali Naci Aktaş, Belediye Başkanı Burcu Köksal, Milletvekilleri Ali Özkaya, İbrahim Yurdunuseven, Hasan Arslan, Mehmet Taytak, Hakan Şeref Olgun, STK temsilcilerinden oluşan yüzlerce kişi katıldı. Belediye Başkanı Köksal’ın konuşmasının içinde ‘Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle’ mealinde bir cümle sarf etmesi, ‘yeni adresine alışmış’ mesajı verdi.</p>
<p>Fuar organizasyon firması başkanı ile fuar paydaşları ve diğer konuşmalar derken Vali Naci Aktaş’ın konuşması öncesi salonun yarısı dışarıya çıkmıştı.</p>
<p>Sonraki fuarlarda bu kadar fazla konuşmacı ve uzun konuşmalara gerek yok</p>
<p>Ayrıca bu fuarın adı uluslararası olmasına rağmen ulusal düzeyde de daha fazla tanıtım olması adına ülkemizdeki uzman gazetecilerin medya temsilcilerinin davet edilmesi ile daha fazlaca kitleye ulaşır.</p>
<p>Bu konuşmalarda bir panel yapılarak daha verimli bir hale gelebilir.</p>
<p>TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na birkaç satır ayırıp yazıya noktayı koyalım.</p>
<p>Rifat Hisarcıklıoğlu 25 yıldır TOBB Başkanı. Çok sayıda üniversiteden fahri doktora ve birçok ülkeden de nişan plaket ödül alan Kayserili işadamı.</p>
<p>TSO Başkanı Hüsnü Serteser ve ATB Başkanı Mehmet Mühsürler ile diyalogu sağlam.</p>
<p>Konuşmasında hem Mühsürler hem de Serteser’e övgüler düzmesi sonbahardaki Ticaret Borsası ve Ticaret Sanayi Odası seçimlerinde Hisarcıklıoğlu tercihini de ortaya koyduğunu gördük.</p>
<p>Böylesi tanıtımlar ülke ve il ekonomisi açışından önemli.</p>
<p>Burada emek verenleri destek verenleri katkı sağlayanları tebrik ediyorum.</p>
<p>Önümüzdeki günlerde daha da güzel etkinliklerde buluşmak dileğiyle mutlu ve aydınlık yarınlara….</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;DE İKİLİ BAYRAM</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/chpde-ikili-bayram/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 May 2026 08:19:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Anıtkabir]]></category>
		<category><![CDATA[ANKARA]]></category>
		<category><![CDATA[bayramlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[Güvenpark]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kurultay]]></category>
		<category><![CDATA[Mansur Yavaş]]></category>
		<category><![CDATA[özgür özel]]></category>
		<category><![CDATA[parti içi tartışma]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi gelişmeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=700557</guid>

					<description><![CDATA[Mutlak butlan sonucu ülke gündemine oturan Cumhuriyet Halk Partisi’nde çift başlılık devam ediyor. Bayramın son günü Ankara&#8217;da CHP&#8217;de iki bayramlaşma yaşandı. Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi Genel Merkez’de yaptı. Buraya 30&#8217;a yakın milletvekili ve 2 bine yakın yurttaş katıldı. CHP ve FETÖ Kılıçdaroğlu, yeni bir başlangıç başlattıklarını belirterek, &#8216; CHP&#8217;de arınma devam edecek&#8217; diyordu. Bu arada [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mutlak butlan sonucu ülke gündemine oturan Cumhuriyet Halk Partisi’nde çift başlılık devam ediyor.</p>
<p>Bayramın son günü Ankara&#8217;da CHP&#8217;de iki bayramlaşma yaşandı.</p>
<p>Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi Genel Merkez’de yaptı.</p>
<p>Buraya 30&#8217;a yakın milletvekili ve 2 bine yakın yurttaş katıldı.</p>
<p><strong>CHP ve FETÖ</strong></p>
<p>Kılıçdaroğlu, yeni bir başlangıç başlattıklarını belirterek, &#8216; CHP&#8217;de arınma devam edecek&#8217; diyordu.</p>
<p>Bu arada Kılıçdaroğlu sürekli özür dilediği konuşmasında tam 4 kez FETÖ&#8217;yü söylemesi dikkat çekti. Bu FETÖ dolu konuşmasında bazı yorumcular Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu&#8217;na gönderme yaptığının altını çizdi.</p>
<p>Çünkü 3 yıl önce bir FETÖ itirafçısı Manisa&#8217;da verdiği ifadesinde Özel&#8217;in adını gündeme almıştı. İşte bu konuşmada, &#8216;Adres gösterme mi var&#8217; sorusu geldi akıllara.</p>
<p>Ama Kılıçdaroğlu&#8217;nun yakınındaki, Erdoğan Toprak&#8217;ın o tarihte hastalığında Gülen&#8217;e geçmiş olsun mesajını gazeteye veren milletvekili olduğunu da eklemek lazım.</p>
<p>Özgür Özel ise Güvenpark&#8217;ta gövde gösterisi yaptı.</p>
<p>Güvenpark mitinginde, 45 milletvekili ve 10 bini aşkın partili vardı.</p>
<p><strong>AFYON CHP, ÖZGÜR ÖZEL DEDİ</strong></p>
<p>Afyonkarahisar ve ilçelerinden 100&#8217;ü aşkın CHP&#8217;li Özel&#8217;e destek verdi.</p>
<p>Eski İl Başkanları, İl Yönetimi, ilçe Başkanları ve yöneticiler ile partililer Güvenpark&#8217;ta buluştu.</p>
<p>Bayramın son günü Güvenpark&#8217;ta bayramlaşma miting mottosu “Hemen kurultay” talebi.</p>
<p><strong>GÜVENPARK NOTLARI</strong></p>
<p>Ankara&#8217;da Adalet Bakanlığı ile Kızılay Meydanı arasındaki park alanı tamamen doldu.</p>
<p>Ağaçlara tırmananlar, araçların üzerine çıkanlar, iş yerlerinin üst katında balkon ve terasta yerlerini almıştı.</p>
<p>Alanda Edip Akbayram’ın, Nazım Hikmet şiirinden bestelediği “Güzel günler göreceğiz çocuklar” şarkısı, çalıyordu.</p>
<p>Gençlerden daha çok orta yaşlı partililerin ağırlığı vardı alanda.</p>
<p>Sloganlar, döviz ve pankartlardan AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderme yapılıyor,</p>
<p>AKP’nin umudu Kılıçdaroğlu sloganları var.</p>
<p><strong>YAVAŞ, ÖZEL&#8217;İN YANINDA</strong></p>
<p>CHP Lideri Özgür Özel Ankara İl Başkanlığı otobüsünün üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’la geldi.</p>
<p>Mitingde kısa bir konuşma yapan Mansur Yavaş ortak akıldan yola çıkarak kurultay talebini tekrarladı.</p>
<p>&#8216;Özgür Başkan&#8217; ve &#8216;Direne direne kazanacağız&#8217; sloganları ile konuşmaya başlayan Özgür Özel,</p>
<p>“Biz atanmış değiliz, Seçilmişiz. Paramız yok ama inançlı yüreğimiz var.</p>
<p>Bakın delegeyle yarışa varım. 2 milyon CHP&#8217;linin önüne sandığı koyalım, halk kimi istediğini seçsin. Yüzde 85&#8217;in altında alırsam, aday olmayacağım.</p>
<p>Mutlak butlan kararı kimseye meşruiyet vermez, mazbatasız genel başkan olmaz. AKP&#8217;yi yendik, müesses nizamın çarkına çomak soktuk. Kimse bu milleti emir eri sanmasın” dedi.</p>
<p>Ekrem İmamoğlu&#8217;nu da selamlayan Özgür Özel konuşmasının bitiminde partililerle Anıtkabir’e yürüdü.</p>
<p>Aslında yürüyüş ile CHP son dönemlerde özleşir oldu.</p>
<p>Bu yüzden aklıma Nazım Hikmet’in o şiiri düştü.</p>
<p>Nazım usta diyor ki</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Yürümek;</p>
<p>Yürümeyenleri</p>
<p>Arkanda boş sokaklar gibi bırakarak,</p>
<p>Havaları boydan boya yarıp ileriye</p>
<p>Bir mavzer gözü gibi</p>
<p>Karanlığın gözüne bakarak</p>
<p>Yürümek!</p>
<p>Diye başlayan o şiir&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ANKET DİLİ</strong></p>
<p>Bir anket verisini paylaşıp yazıya noktayı koyalım&#8230;</p>
<p>“Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlık görevine gelmeli&#8221; diyenlerin &#8230;</p>
<p>CHP’deki oranı yüzde 5,</p>
<p>Kılıçdaroğlu&#8217;nun başkanlığını isteyen AKP&#8217;lilerin oranı</p>
<p>yüzde 39,</p>
<p>MHP&#8217;lilerin oranı ise yüzde 31,</p>
<p>Ankette DEM Partililerin de oranı da yüzde 13 çıkmış.</p>
<p>Bu bayramı da CHP aşağı CHP yukarı diye bitirdik.</p>
<p>Görünen o ki</p>
<p>Bu göle çalınan maya da tutmadı gibi</p>
<p>Sonuçta</p>
<p>ya yeni bir yol bulmak ya da bu yolu değiştirmek lazım&#8230;</p>
<p>Ne dersiniz&#8230;</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlar dileğiyle…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAYRAM KAOSU</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/bayram-kaosu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2026 05:48:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Akar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=699801</guid>

					<description><![CDATA[Bir bayram sabahına yine uyandık. Bayramlar birlik dayanışma ve kaynaşma gunleridir. Hepimiz tüm dünyada barış kardeşlik özgürlük ve huzur isteriz ve bekleriz. İsteriz de yaşananlar o talep ve niyetimizi hiçte yakışmıyor&#8230; Emperyalist güç ABD bayram dinlemeden yine İran a saldırmaya başladı. İnsanlar ölmeye devam ediyor. Ülkemizde ise günlerdir CHP üzerinde yaşatılan kaosu kaydıyla izliyoruz. YINE [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir bayram sabahına yine uyandık.</p>
<p>Bayramlar birlik dayanışma ve kaynaşma gunleridir.<br />
Hepimiz tüm dünyada barış kardeşlik özgürlük ve huzur isteriz ve bekleriz.<br />
İsteriz de yaşananlar o talep ve niyetimizi hiçte yakışmıyor&#8230;<br />
Emperyalist güç ABD bayram dinlemeden yine İran a saldırmaya başladı.<br />
İnsanlar ölmeye devam ediyor.<br />
Ülkemizde ise günlerdir CHP üzerinde yaşatılan kaosu kaydıyla izliyoruz.</p>
<p>YINE 22 MAYIS<br />
KILIÇDAROĞLU GELDİ</p>
<p>Detaylara girmeye gerek yok aslında.<br />
Her gün her saat her an yazılı, görsel, işitsel ve dijital medyaya yansıyor Cumhuriyet Halk Partisinde yaşanan ve yaşanılanlar.<br />
Günlerce Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın CHP’den AK Parti’ye geçmesi ülke gündem olmuştu.<br />
Tam bitti derken bu kez 22 Mayıs ta beklenen butlan kararı geldi Cumhuriyet Halk Partisine&#8230;<br />
Aynı 22 Mayıs günü ama tam 10 sene önce 2016 yılında Ankara Arena kurultay Salonundayım<br />
&#8216;Halkın Umudu Kılıçdaroğlu &#8216;sloganları ile tüm delegelerin oyunu alarak Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı oldu.</p>
<p>YEREL SEÇİM BASARISI</p>
<p>Seçimlere girildi Erdogan ve Ak Partiye karşı hep kaybetti.<br />
Sonra yapılan ve butlan denilen 38. Kurultayda Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel ekibi seçimi kazandı.<br />
YSK bunu onayladı mazbatayı verdi.<br />
Akabinde yapılan yerel seçimlerde CHP adayları başarılı oldu. Nüfusun yüzde 65 i CHP li belediyeler tarafından yönetiliyordu ki<br />
Operasyonlar başladı. Başta İstanbul BB Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere çok sayıda Belediye Başkanı tutuklandı. Davalar sürüyor.</p>
<p>KURBANSIZ BAYRAM<br />
Ve<br />
Bizler bayramda kaç emekli kurban kesebilir.<br />
Sabit ve dar gelirlinin sofrasında 5 ayda kaç somun eksildi hesabını yaptık.<br />
Ocak ayında koli kahvaltılık malzemeye 30 bin lira verirken aynı ürüne Mayıs sonunda 36 bin lira verdik.<br />
Yani yüzde 20 daha fakirleştik.<br />
Bunu konuşmak lazımdı ki Butlan BUTLANI gördük.</p>
<p>YASA NE DIYOR?<br />
Mutlak butlan muhalefeti bol parçala yönet zincirinin bir parçasıdır .<br />
Çünkü<br />
Hukuki zemini araştırdım.<br />
Yorum yapmadan yasa maddelerini paylaşayım&#8230;<br />
(Anayasa Madde 79): &#8220;Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama görevi Yüksek<br />
Seçim<br />
Kurulu’nundur.<br />
YSK kararları aleyhine başka<br />
bir<br />
mercie başvurulamaz.&#8221;<br />
Bu Bir</p>
<p>Siyasi Partiler Kanunu (SPK Madde 21): Siyasi partilerin genel başkanlık ve merkez organ seçimlerinin ilçe seçim kurulu başkanının (hakiminin) gözetiminde yapılacağını hükme bağlar.<br />
Seçim sonuçlarına yapılacak itirazlar ilçe seçim kuruluna, onun kararına karşı da il seçim kuruluna veya doğrudan YSK&#8217;ya yapılır.<br />
YSK’nın bu itirazlar sonucunda verdiği<br />
kararlar<br />
kesindir.<br />
Bu iki</p>
<p>BUNDAN SONRA NE OLACAK</p>
<p>Bazı beklentiler var.<br />
Delegelerin salt Çoğunluk imzası<br />
Veya PM nin çoğunluğun kararı sonrası kurultaya gidilmesi<br />
Bu beklenti ve umut boş.<br />
En kısa zamanda kurultay falan yok&#8230;.<br />
Görünen o ki<br />
Kemal Kılıçdaroğlu sözüm ona arınma yı yapar.<br />
Belki üye kayıtlarını yeniler ve yıl sonuna doğru da kurultayı yapar.<br />
Yine de siyasette bir gun bile uzun zaman dilimidir.<br />
İsteriz ki ana muhalefet partisi bölünmeden parçalamadan güç kaybetmeden ana ilkelerine ve köklerine geri dönsün.<br />
Çünkü<br />
Demokrasinin göstergesi çok sesli muhalefetin olması yaşaması yesermesiyle olur.<br />
Ne dersınız&#8230;<br />
İyi bayramlara&#8230;<br />
Mutlu ve aydınlık yarınlara&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YA BU DEVE GÜDÜLECEK YA DA …</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/ya-bu-deve-gudulecek-ya-da/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 13:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Afyon gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti]]></category>
		<category><![CDATA[belediye meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Köksal]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[CHP krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasi Transfer]]></category>
		<category><![CDATA[yerel seçim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=693639</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Okuyucularımız hatırlayacaklar, bir önceki yazımızın başlığı ‘6 Mayıs önemli bir tarih’ demiştik. Tabii biz bu tarihi yazarken Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın CHP’den AK Parti’ye geçiş sürecinin başladığı tarih olarak kehanet etmedik. Oradaki yorumumuz, Türkiye devrimci hareketinin önemli isimleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilmesinin yanı sıra Butlan Davası’nda yargılanan CHP’nin Cumhurbaşkanı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Okuyucularımız hatırlayacaklar, bir önceki yazımızın başlığı ‘6 Mayıs önemli bir tarih’ demiştik. Tabii biz bu tarihi yazarken Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın CHP’den AK Parti’ye geçiş sürecinin başladığı tarih olarak kehanet etmedik.</p>
<p>Oradaki yorumumuz, Türkiye devrimci hareketinin önemli isimleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilmesinin yanı sıra Butlan Davası’nda yargılanan CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu dahil 12 arkadaşının yargılama günüydü 6 Mayıs.</p>
<p>Zaten bu davada aynı gün uzatıldı başka bir tarihe…</p>
<p><strong>AFYON SİYASETİ TRANSFERLERE ALIŞIK</strong></p>
<p>Ama ülke gündemine Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçeceği iddiası bomba etkisi yaptı, hem yaygın hem de ulusal medyada.</p>
<p>Neler yaşandığını tek tek buraya yazmaya gerek yok.</p>
<p>Tüm olaylar kamuoyu önünde yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor.</p>
<p>Bu gündem değişmesi sayesinde ülkenin ekonomik durumu unutuldu veya ötelendi.</p>
<p>Kurban Bayramı’nda da 4 bin lira emekli ikramiye alacak emeklinin bu parayla bırakın kurban kesmesini, 3 kilo et parası bile değil, bu da unutuldu.</p>
<p>Domatesin 200 lira olması da akla gelmedi.</p>
<p>Varsa yoksa Burcu Köksal nasıl gitti, neden gitti?</p>
<p>Peki, şimdi ne olacak?</p>
<p>Bakın, ilimizde siyasi transferler bugüne has değil.</p>
<p>Dün vardı, bugün de var. Yarın yine olacak.</p>
<p>Yaşı bizimle olanlar hatırlar.</p>
<p>Güneş Motel meselesi vardı. O dönem Rahmetli Bülent Ecevit Adalet Partisi’nden 11 milletvekilini transfer etti, bakanlık verdi. Bunlardan Afyonkarahisarlı olan Mete Tan Sağlık Bakanı, Güneş Öngüt ise Ulaştırma Bakanlığı koltuğuna oturdu.</p>
<p>Yıllar geçti. DSP’den milletvekili olan rahmetli Kubilay Uygun 7 defa parti değiştirdi. Gitti geldi. Ülkeye ‘Fırıldak Kubi’ mottosu oluşturdu.</p>
<p>Bitmedi, AK Parti’den milletvekili olan Reyhan Balandı DYP’ye geçti. Yine AK Parti Milletvekili olan Mahmut Koçak ANAP’a geçti. Son olarak 7 yıl önce de İYİ Parti adayı olarak yerel seçime girdi. Belki önümüzdeki seçimde AK Parti adayı olacak.</p>
<p><strong>KÖKSAL’IN SİYASİ YOL HARİTASI</strong></p>
<p>Gelelim Burcu Köksal meselesine.</p>
<p>Belediye Başkanı Burcu Köksal genç bir avukat olarak siyasete meraklı ve o dönem Mustafa Sarıgül’ün partileşme olamayan Türkiye Değişim Hareketi’nde yola çıktı. Sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi’nde ön seçime girdi.</p>
<p>Birinci çıktı ve 25-26-27-28 dönemlerde Afyonkarahisar Milletvekili oldu.</p>
<p>İlk seçim dışında diğer seçimlerde Genel Merkez’in adayı olarak liste başıydı.</p>
<p>Liste başı olmasının ötesinde vekil sıralamasını da baştan sona Burcu Köksal yapıyordu.</p>
<p>Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun öz kızı gibi saygı ve ilgi gördü sürekli Cumhuriyet Halk Partisi’nde.</p>
<p>Bundan dolayı da CHP Grup Başkanvekili koltuğuna oturan Burcu Köksal kurultayda Kılıçdaroğlu ekibinde yer alıyordu.</p>
<p>Kılıçdaroğlu kaybetti. Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel ekibi kurultayı kazandı.</p>
<p>Öncesinde yerelde farklı bir gelişme oldu.</p>
<p>Afyonkarahisar’da yenilikçi olarak bilinen Yalçın Görgöz ve ekibi hem merkez ilçeyi kazandı hem de İl Başkanlığı’nı aldı.</p>
<p><strong>MERKEZ İLÇE SEÇİMİNDE DANANIN KUYRUĞU KOPUYORDU</strong></p>
<p>O Merkez İlçe kongresinde yaşanan tablo ülke gündemine düştü. Şimdiki Kastamonu Belediye Başkanı o dönem CHP Milletvekili olan Hasan Baltacı ve O dönem Kastamonu İl Başkanı şimdiki CHP Parti Meclisi Üyesi olan Hikmet Erbilgin’e Köksal “Siz beni kazıyamazsınız. Hırsızlar, hadi kazı da görelim” mealinde haykırdı.</p>
<p>Sinirden bayıldı ama seçimi ekibi kaybetti. Bu olay fitilin ateşlendiği bir olaydı.</p>
<p>Daha sonra Yalçın Görgöz Parti Meclisi üyesi oldu.</p>
<p>Burcu Köksal Meclis’te bu ekip ile doku uyuşmazlığı olur düşüncesiyle kendini yerele taşıdı ve Belediye Başkan Adayı oldu.</p>
<p>Yerel seçimlerde il ve merkez ilçe başkanı sessiz kalmalarından dolayı tüm meclis listesini de kendisi yaptı.</p>
<p>Bakın şu anda 23 kişilik belediye meclisinden en az 10’a yakın istifa olacak CHP’den.</p>
<p>Bazıları İYİ Parti’ye bazıları Demokrat Parti’ye bazıları da AK Parti’ye geçebilir.</p>
<p>Sonuçta CHP mecliste çoğunluğu kaybedecek gibi.</p>
<p><strong>SİYASETÇİNİN KARNESİ OYDUR</strong></p>
<p>Burcu Köksal’ın CHP’de hükmü bitmedi. Son yapılan seçimde kendilerine milletvekili sıralamasında hayali gören İl Başkanı ve Merkez İlçe Başkanı taca çıkıyor.</p>
<p>Bir notu da ekleyelim: CHP 18 ilçeden sadece Dinar, Başmakçı ve Evciler’de başkanlığı kazanıyor&#8230;</p>
<p>Zaten Afyonkarahisar’ın genel yapısı da böyle değil mi?</p>
<p>Bakın size bir tablo sunacağım.</p>
<p>İl Merkezi dışında 17 ilçeden 3 ilçe oranı yüzde 6.</p>
<p>Beldede ise alınan belediye oranı yüzde 2,5.</p>
<p>Yerel seçimde başarılı olduk diyerek kendilerine pay çıkaran İl Başkanı Faruk Duha Erhan ve Merkez İlçe Başkanı Büşra Çetinöz’ün karnesi bu.</p>
<p>Yerine Hasan Karadeniz İl Başkanı, Murat Albayrak ise Merkez İlçe Başkanı oluyor.</p>
<p>Bu sürece kadar uzun soluklu bir siyasi yol haritasını anlattım.</p>
<p>Geldik geçen haftaya</p>
<p><strong>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN DEVREYE GİRİYOR</strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan siyasetin ustası.</p>
<p>Önüne bu anlattığım rakamlar konuluyor.</p>
<p>Afyonkarahisar’da CHP’nin oyu yüzde 20’lerde ama yerel seçimde o bahsettiğim sağdan gelen kişilerden oluşan mozaik yanı sıra AK Parti’ye tepki oyları CHP’de birleşiyor ve yüzde 51 oy alınıyor.</p>
<p>Bir ay önce yapılan ankette Ege belediyeleri içinde Köksal’a yüzde 68 memnuniyet çıkıyor.</p>
<p>Cumhurbaşkanı bu fırsatı kaçırmıyor. Bu süreçte bazı iddialar da ortada olunca çağırıyor Köksal’ı Beştepe’ye.</p>
<p>Köksal’ı AK Parti’ye çağırıyor. Mealen deniliyor ki “Ya bu deveyi güdeceksin bizimle ya da…”</p>
<p>İşte orası zor olanı.</p>
<p>Başta CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu dahil olmak üzere 22 belediye başkanı tutuklu. Yargılamaları devam ediyor.</p>
<p>Bu yazıyı okuyunca Burcu Köksal güzellemesi veya onun parti değiştirmesini olumlu bakıyorum anlamı sakın çıkmasın. Bir çeyrek asır özeti yaptığım.</p>
<p>Zaten Deniz Gezmiş ile giriş yapmamızın temeli de böyle algının oluşmamasıydı.</p>
<p>Ortada ülke gerçeği var.</p>
<p>Asıl mesele…</p>
<p>Ülkedeki siyasi yapı.</p>
<p>Asıl mesele</p>
<p>Ülkedeki siyasi partiler yasasının değişmesi lazım.</p>
<p><strong>İL YÖNETİMİ BIRAKMALI</strong></p>
<p>Şimdi Afyonkarahisar İl Yönetimi de görevden ayrılacak. Ayrılmazsa Genel Merkez görevden alacak.</p>
<p>Bu krizi yönetemiyor.</p>
<p>Genel Merkez toplanın tepkinizi ortaya koyun diyor. Acemi yönetim ilk gün 200, ikinci gün Gurup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır ve Milletvekili Umut Akdoğan geliyor alanda 400 kişi yok. 68 bin oy alan bir partinin topladığı sayı evlere şenlik.</p>
<p>Geldik yazının sonuna:</p>
<p>Evet siyaset ilkeli yapılması lazım. Siyasette omurgalı olmak lazım. Dik durmak lazım.</p>
<p>Siyasi çizginiz net ve şeffaf olması lazım. Yol arkadaşlarınız da sağlam tutarlı olması lazım.</p>
<p>Öyle rüzgar gülü gibi dönerek bugün ak dediğine sonra kara dememek lazım.</p>
<p>Bakın belediye meclisindeki bir iki kişiye kişisel ve bireysel hesaplar içinde birlikte yol yürüdüğüne ak diyenler bugün kara diyenlere bir çift sözümüz var.</p>
<p>Bugün kağıttan aslan kesilmeniz beyhude. Herkes sizlerin de yol haritasını da çok iyi biliyor. Beraber ıslandınız siz yağan yağmurda değil mi?</p>
<p>İlkesiz kazanmak görecelidir.</p>
<p>Asıl olan kendi benliğinle kazanmaktır.</p>
<p>Noktayı Adnan Yücel’in şiirindeki söz ile koyalım:</p>
<p>“Düşlerin sonsuza koştuğu yerde,</p>
<p>Sabrın çiçeklerinin açtığı yerde,</p>
<p>Asla kapanmaz yaşanan defter.</p>
<p>Çünkü tarihin en güzel yerinde,</p>
<p>Son sözü hep direnenler söyler…”</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GİTME KAL BU ŞEHİRDE BAŞKANIM</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/gitme-kal-bu-sehirde-baskanim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 12:48:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Özkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Köksal]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Enginyurt]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Afyonkarahisar İl Başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Yurdunuseven]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[parti değişikliği iddiası]]></category>
		<category><![CDATA[Sera Kadıgil]]></category>
		<category><![CDATA[Sinan Burhan]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi kulis]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi transfer iddiası]]></category>
		<category><![CDATA[Turgay Şahin]]></category>
		<category><![CDATA[Veysel Eroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[yerel seçim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=692340</guid>

					<description><![CDATA[Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın CHP’den AK Parti’ye geçeceği iddiaları yeniden gündeme geldi. Burcu Köksal’ın Perşembe gün boyu telefonları açmaması bu söylentilerin güçlendirdi. Ardından da CHP İl Başkanlığı’nın acil toplantı yaparak ‘Gitme Kal Bu Şehirde Başkanım. Cumhuriyet Halk Partisi olarak yanındayız’ mealindeki açıklaması da eklendi. Şimdi yaşananları paylaşalım. Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Sinan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın CHP’den AK Parti’ye geçeceği iddiaları yeniden gündeme geldi.</p>
<p>Burcu Köksal’ın Perşembe gün boyu telefonları açmaması bu söylentilerin güçlendirdi. Ardından da CHP İl Başkanlığı’nın acil toplantı yaparak ‘Gitme Kal Bu Şehirde Başkanım. Cumhuriyet Halk Partisi olarak yanındayız’ mealindeki açıklaması da eklendi.</p>
<p>Şimdi yaşananları paylaşalım.</p>
<p>Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Sinan Burhan’ın üç gün önce bir televizyon kanalında, “Kaynağım sağlam, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal yakında AK Parti’ye katılacak. Önceki sözlerimin arkasındayım” açıklaması kentte soğuk duş etkisi yarattı.</p>
<p>Sonra.</p>
<p>CHP Milletvekili Cemal Enginyurt ise sosyal medyadan bir açıklama yaparak, “Burcu Köksal eşi ile tehdit ediliyor ama Köksal yerinde duruyor. Duracak” sözleri geldi.</p>
<p><strong>KÖKSAL SESSİZ</strong></p>
<p>Köksal, dün Afyon’da yapılan Uluslararası Gastronomi Çalıştayı’na katılmadı.</p>
<p>Aldığım bilgilere göre, Başkan Köksal birkaç gündür Ankara’daydı. Köksal’ın Ankara’dan Sinop’a gitmesi bekleniyordu.</p>
<p>Gelişmelerden sonra haberciler Belediye Başkanı Burcu Köksal’a ulaşmaya çalıştı.</p>
<p>Ben hem aradım, hem whatsapp’tan mesaj yazdım, ulaşamadım. Şimdiye kadar Başkan Köksal’ın ağzından laf alan bir gazeteci olmadı.</p>
<p>Sanıyorum ‘bazı’ siyasetçiler de ulaşamıyor.</p>
<p>Bu esnada Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı Burcu Köksal başlıklı ACİL yönetim toplantısı yaptı. Kısa bir açıklama yayınladı. Açıklamanın özetini yukarıda verdim.</p>
<p><strong>BAKAN VE VEKİLLER NE DİYOR</strong></p>
<p>Bu gelişmeler üzerine Egemax TV’de ilimizde bu siyasi belirsizliği canlı yayında anlattım.</p>
<p>Ankara’daki gazeteci dostlarımdan bilgiler akmaya devam etti.</p>
<p>AK Parti kaynakları acaba bu işe ne diyor sorusu aklıma düştü.</p>
<p>Ali Babacan’dan sonra AK Parti de en uzun bakanlık yapan ve Cumhurbaşkanı Irak Temcilcisi Prof. Dr. Veysel Eroğlu ile konuştum.</p>
<p>Veysel Hoca, ‘Burcu Hanım’ın partimize gelmesi ilimiz açısından önemli. Ben Afyonkarahisar hizmet ve yatırımları takip eden bir isim olarak desteklerim. Katkı sunarım’ diyordu.</p>
<p>Milletvekili Ali Özkaya ile whatsapp yazışmalarında durumdan bilgi sahibi olmadığını anladım ve dua emojisi gönderiyordu Özkaya.</p>
<p>Milletvekili İbrahim Yurdunuseven de ‘Hayırlısı olsun’ diyordu.</p>
<p>Hasan Arslan’dan olumlu, olumsuz dönüş olmadı.</p>
<p>Üç açıklamada gösteriyor ki bakan ve vekiller bilgi sahibi değil. Eğer böyle bir transfer varsa Cumhurbaşkanı Erdoğan nezdinde devam ediyordu gelişmeler.</p>
<p>Yok eğer böyle bir geçme işi yoksa da biz habercilerde dâhil yine ‘Havanda su dövmeye’ devam ediyorduk.</p>
<p>Çünkü yazı hazırlanması aşamasında BİRGÜN Gazetesinde Burcu Köksal’a atfen bir açıklama geldi. Gazeteye göre Burcu Köksal ‘Asla partimden istifa etmem. Bu söylentilere inanmayın’ demiş.</p>
<p>Aslında bu kadar belirsizlik yaşamaya hiç gerek yok.</p>
<p>Başkan Köksal bir açıklama yapar.</p>
<p>Şu gitti gidiyor dedikodularına kulağı tıkar.</p>
<p>Ama şu ana dek böyle kendi ağzından açıklama yok.</p>
<p><strong>NELER OLMUŞTU?</strong></p>
<p>Neden havanda su dövme yazdım onu da anlatayım.</p>
<p>Geçen yılın sonlarında yine Gazeteci Sinan Burhan başta olmak üzere AK Parti’ye yakın gazeteciler, Köksal’ın AK Parti’ye katılacağı iddialarını gündeme getirmişti.</p>
<p>O dönemde de Köksal uzun süre sessiz kaldı ve “Atadan CHP’liyim hiçbir yere gitmiyorum. Partimdeyim” açıklaması yapmıştı.</p>
<p>Başkan Köksal son günlerde önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na sahip çıkan açıklamalarda bulunmuştu.</p>
<p>Bir başka açıklaması da TİP Milletvekili Sera Kadıgil’e oldu Başkan Köksal’ın.</p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nden milletvekilliği de yapan ve sonrasında Türkiye İşçi Partisi’nden İstanbul Milletvekili olan Kadıgil’e Burcu Köksal çok sert sözlerle yüklendi. Çünkü Sera Kadıgil, Kılıçdaroğlu hakkında olumsuz bir paylaşım yapmış, Köksal da eski Genel Başkanı’na sahip çıkmıştı geçen hafta.</p>
<p><strong>4 DÖNEM CHP VEKİLİ KÖKSAL YEREL SEÇİMDE YÜZDE 51 OY ALDI</strong></p>
<p>Burcu Köksal 25,26, 27 ve 28. dönem CHP Afyonkarahisar Milletvekilliği yaptı.</p>
<ol start="25">
<li>dönem Milletvekilliği seçimi öncesi Cumhuriyet Halk Partisi’nden yapılan ön seçimde Burcu Köksal birinci çıktı ve Afyonkarahisar’ın CHP Milletvekili olarak TBMM’ne gitti.</li>
</ol>
<p>Daha sonra yapılan tüm seçimlerde Genel Merkez tarafından 1. sıra milletvekili adayı oldu ve kazandı. Bir ara İYİ Parti’ye de Genel Merkezin isteği ile gidip gelmişti.</p>
<p>Burcu Köksal 31 Mart 2024’te yapılan yerel seçimler de yüzde 51 oy alarak Afyonkarahisar Belediye Başkanı oldu.</p>
<p>AK Parti Adayı Hüseyin Ceylan Uluçay ise yüzde 38’de kalmıştı.</p>
<p>Ve son söz…</p>
<p>Bu pilav çok su kaldırmaya devam edecek gibi.</p>
<p>Bakalım bu iddianın aslı astarı var mı?</p>
<p>Ya doğru çıkacak ya da geçen ki gibi fos çıkacak.</p>
<p>Benim kişisel görüşüm, Burcu Köksal CHP’den ayrılmaz yüzde 60.</p>
<p>Afyonkarahisar’a hizmet ve yatırım yapmak adına gidiyorum Ben Afyonkarahisar sevdalısıyım demesi ise yüzde 40</p>
<p>Ama artık bu son olsun. Kabak tadı vermeye başladı.</p>
<p>İddialar gündeme geliyor. Ulaşılmaz olunuyor. Ne CHP Genel Merkezi ne de Cumhurbaşkanlığı’ndan net bir açıklama olmuyor.</p>
<p>Nasıl kaynaksa. Her 5 ayda bir kez höykürüyor. Kaynaklardan aldığımız bilgiye göre diye diye ısıtılıp ısıtılıp gündeme geliyor.</p>
<p>Bekleyelim görelim bakalım…</p>
<p>Ne olacak.</p>
<p>Mutlu aydınlık yarınlara…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÜÇ GÜNDE HEYBEMİZDEN DÖKÜLEN</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/uc-gunde-heybemizden-dokulen/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 12:16:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar]]></category>
		<category><![CDATA[esnaf seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[gazetecilik]]></category>
		<category><![CDATA[hafta sonu]]></category>
		<category><![CDATA[kar yağışı]]></category>
		<category><![CDATA[konser]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[yerel gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=691085</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Gazetecilik alanda yapılır. Masa başında kes kopyalama yapıştır haberleri ile gazetecilik yaptığını zannedenler her daim sınıfta kalıyor. Bu düstur ile muhabirlikten gelen bir anlayışla herkesin tatil ettiği, gezmelere veya istirahate çekildiği cuma, cumartesi ve pazar günü alanlarda dolu dolu bir zaman yaşadım. Cuma 1 Mayıs sonrası Gün FM’de radyo röportajı. Aynı gün ESOB seçimleri, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Gazetecilik alanda yapılır. Masa başında kes kopyalama yapıştır haberleri ile gazetecilik yaptığını zannedenler her daim sınıfta kalıyor.</p>
<p>Bu düstur ile muhabirlikten gelen bir anlayışla herkesin tatil ettiği, gezmelere veya istirahate çekildiği cuma, cumartesi ve pazar günü alanlarda dolu dolu bir zaman yaşadım.</p>
<p>Cuma 1 Mayıs sonrası Gün FM’de radyo röportajı. Aynı gün ESOB seçimleri, cumartesi günü Basın Odasında Değerli Dostum Ahmet Tunca ile Faruk Bangir yönetimindeki Basın Odası. Cumartesi gecesi AKSAM konseri pazar sabahı Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ile basın toplantısı ve pazar gecesi kar yağışından dolayı kapanan yolların haberleri. Pazartesi sabahı ise EGEMAX TV’de canlı yayın bağlantısı derken bugüne ulaştık. Şimdi Afyonkarahisar gündeminde öne çıkanları kısa kısa paylaşmak isterim.</p>
<p><strong>OKULLARDA KAR ENGELİ</strong></p>
<p>Afyonkarahisar’da yoğun bir hafta geçirdik. Yolların kesiştiği nokta ilimizde 3 Mayıs akşamı yağan kar yağışı sonrası Antalya yolunu bağlayan Damlalı rampası Şuhut yolu, Ankara yolundaki Köroğlu beli ve İzmir bağlantısı olan Dumlupınar geçidi gibi bağlantılarda sıkıntı yaşandı.</p>
<p>Ağır araçların kayması sonucu yol açma çalışmaları da uzun sürdü ve trafik tam anlamıyla felç oldu.</p>
<p>Trafik Karayolları, Jandarma ve AKUT ekiplerinin sıkıntılı yollarda canla başla mücadele ettiklerinin de altını çizelim.</p>
<p>Aşırı yağış ve yolların geçit vermemesi üzerine Merkez İlçe, Ege havasına yatkın Dinar, Dazkırı ve Evciler ilçeleri dışındaki ilçelerde taşımalı eğitime bir gün ara verildi.</p>
<p>Senelerdir görülmeyen bir 3 Mayıs yaşandı.</p>
<p>Önümüzdeki günlerde artık bahar ve yaz ile tanışmanın zamanı geldi.</p>
<p><strong>1 MAYIS ÜÇ AYRI ETKİNLİK</strong></p>
<p>İlimizde 1 Mayıs İşçi Dayanışma ve Emekçi Günü dolasıyla etkinliklerde yapıldı. Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı’nda toplanan partili ve bir kısım işçi, Zafer Meydanı’na kadar yürüdü. Burada Belediye Başkanı Burcu Köksal önemli ve anlamlı bir konuşma yaparak emekçilerin 1 Mayıs Günü’nü kutladı.</p>
<p>Ve Gün FM mikrofonlarına Başkan Burcu Köksal özel açıklamalarda bulundu. Bir başka 1 Mayıs etkinliği İstasyon meydanında oldu. TÜRK-İŞ İl Temsilcisi Muharrem Uslu burada bir konuşma yaptı. Öğleden sonra ise KESK platformu Zafer Meydanı’nda emekçilerle buluştu. Eğitim-Sen ve Eğitim İş Başkanları konuştu. Sonrasında halaylar çekildi.</p>
<p>Alanda Cumhuriyet Halk Partisi önceki dönem Parti Meclisi Üyesi olan Yalçın Görgöz ile Afyonkarahisar Belediye Meclis Üyesi Ramazan Akgöz GÜN FM mikrofonlarına düşüncelerini anlattı.</p>
<p>Ayrıca Eğitim-Sen Afyonkarahisar Şube Başkanı Ender Karaaslan-Hürriyetçi Eğitim Sendikası Başkanı Nizamettin Şenol ile TÜRK-İŞ Başkanı Muharrem Uslu Gündem Özel yayına konuk oldular Gün Radyo’da.</p>
<p><strong>ESNAFLAR ÜSTÜN DEDİ</strong></p>
<p>Esnaf Zanaatkar seçiminde 33 oy farkla Cengiz Üstün kazandı. Bu seçim çok önemli bir seçimdi. Cengiz Üstün mevcut başkan olarak gece gündüz çalıştı. Öncesinde ilçe esnaf odası seçimlerinde kendi ekiplerinin kazanması adına yoğun çaba gösterdi. Sandıklı Esnaf Odası seçiminde Ali Çiçek’in kazanması ve Çiçek’in Cengiz Üstün listesinde başkan yardımcısı olması bu seçimde önemli rol oynadı.</p>
<p>Sabri Can Bekle ve ekibi daha önce adaylığını da açıklayan Mehmet Karagöz ile önceki Başkan A. Kadir Konak’ın desteğini almasına rağmen ilçeden gelen bir aday olmasından dolayı seçimi kazanmasına nefesi yetmedi.</p>
<p>Siyasi anlamda bakıldığında Dinar’ın CHP’li Belediye Başkanı Veysel Topçu ve CHP’ye yakın esnaflar ile bir kısım MHP’lilerin desteği Sabri Can Bekle’ye, AK Partili bir milletvekili dışındaki partililerin ise desteği Cengiz Üstün’e gitti.</p>
<p>Sonuçta yeni seçilen yönetimi tebrik ediyorum. Bu seçim ekim ayında yapılacak olan Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine de bir anlamda antrenmanı gibi olacak.</p>
<p>Afyonkarahisar’da TSO seçimleri, mevcut Başkan Hüsnü Serteser ile geçen seçimde 1 oy farkla yarışı kaybeden M. Önder Artuk arasında olacak.</p>
<p>Cengiz Üstün, Serteser’e Sabri Can Bekle ise Artuk’a yakın isimler olarak görünüyor.</p>
<p><strong>84 YAŞINDA SAHNELERİN TOZUNU ATIYOR</strong></p>
<p>Cumartesi gecesi AKSAM Türk Sanat Müziği konserinde yerimizi aldık. 15. yıl konserinde tam bir Türk Sanat Müziği ziyafeti çekildi.</p>
<p>Sahneye 84 yaşındaki ve 8 defa kalp ameliyatı olan Savaş Demiröz’ü görünce, ‘İşte yaşama sevinci bu. Her yaşı doya doya yaşamak lazım. Her şeye rağmen’ demekten kendimi alamadım.</p>
<p>Emekli Mali Müşavir olan Savaş Demiröz sekizinci ameliyatını geçen sene kalbinden oldu. Söylediği şarkı ise Abdullah Yüce’nin o dillere destan şarkısı ‘Bu ne sevgi ah/Bu ne ızdırap. Zavallı Kalbim ne kadar harap’ idi.</p>
<p>Konserde bir başka dikkatimi çeken emekli öğretmen Ali Yaman. Sandıklı’da her hafta koro çalışmalarına gelen Ali Yaman 70’li yaşları devirdi. O da sahnede ‘Çile bülbülüm Çile’ şarkısını muhteşem okudu.</p>
<p><strong>KURUCU LİDER YAZIN VE BOŞ BIRAKIN BAKALIM</strong></p>
<p>Pazar sabahı Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu basın mensuplarıyla buluştu.</p>
<p>Çok önemli mesajlar verdi Genel Başkan Ağıralioğlu.</p>
<p>Açılım sürecini eleştiren Yavuz Ağıralioğlu, ‘Şimdi bir anket yapalım. Kurucu Önder, Kurucu Lider diyerek karşısını boş bırakalım. Verilecek tek bir cevap var. Mustafa Kemal Atatürk. Atatürk varken bebek katili güvenlik güçlerimizi şehit eden Apo’ya Kurucu Lider, Önder derseniz bu olmaz. İşte bu Kurucu lider Atatürk’ün kurduğu partiye yapılanları da tasvip etmiyorum’ dedi.</p>
<p>3 Mayıs Türkçülük konusunda ise Ağıralioğlu şu görüşlerini paylaştı basın mensuplarıyla &#8220;Kökümüz bir, istikbalimiz bir! Tarih boyunca insanlığın miğferi olmuş büyük bir milletin evlatları olarak; dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın kalbi bu topraklarla atan herkesin 3 Mayıs Türkçülük Günü’nü kutluyorum. 3 Mayıs; millet olma bilincinin, ortak dilin, ortak kültürün ve tarih şuurunun güçlü bir ifadesidir. Türkçülük; ayrıştıran değil birleştiren, dışlayan değil kucaklayan bir medeniyet anlayışıdır. Köklerimizden aldığımız güçle birliğimizi ve kardeşliğimizi büyütmeye; dilimizi, kültürümüzü ve milli değerlerimizi yaşatmaya kararlıyız. Bu şuuru yaşatan herkesi saygıyla selamlıyorum&#8221;</p>
<p>Bu açıklaması sonrasında 3 Mayıs Dünya Basın Günü sebebiyle soru üzerine basın mensuplarının çok büyük özellikle de yerel basının sıkıntılar içinde olduğunun altını çizerek bazı örnekler de verdi.</p>
<p>Biz bu haftayı haber dolu geçirdik.</p>
<p>Acısıyla tatlısıyla yaşam devam ediyor. Aslında yaşam da bir yarış. Önemli olan yaşamın her anından keyif alabilmek</p>
<p>Aldığınız nefesin değerini ve kıymetini bilebilmek. Yaşınız işiniz ne olursa olsun layık olduğu ve hak ettiği gibi yaşayabilmek.</p>
<p>Ülkeye millete, vatana yakışır bir yaşamı yalandan riyadan uzak ilkeli dürüst bir şekilde gerçekleştirenlere ve her daim üretenlere selamlar olsun.</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAK ALINDI</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/hak-alindi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 10:41:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[1 Mayıs İşçi Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara yürüyüşü]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[emek]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[hak arama]]></category>
		<category><![CDATA[işçi eylemi]]></category>
		<category><![CDATA[işçi protestosu]]></category>
		<category><![CDATA[maaş krizi]]></category>
		<category><![CDATA[maden işçileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sendika]]></category>
		<category><![CDATA[sermaye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=689501</guid>

					<description><![CDATA[Bu yazımızda bir fotoğraf kullanarak başlayalım. Hafta içinde medyada bir fotoğraf vardı. Küçük bir kız baretli ve yağmurluğu olan maden işçisi babasının ayaklarına sarılıyordu. &#8211; Hadi Baba ıslandın eve gidelim artık. &#8211; Yağmur değil yavrum. Yüreğimiz ıslandı. &#8211; Özledik hadi baba eve gidelim… &#8211; Az kaldı kızım az kaldı. Ben sizin için geleceğin için buradayım [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-689502" src="https://gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Ismail-AKAR-HAK-ALINDI.jpeg" alt="HAK ALINDI" width="287" height="514" title="HAK ALINDI 2" srcset="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Ismail-AKAR-HAK-ALINDI.jpeg 287w, https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/Ismail-AKAR-HAK-ALINDI-268x480.jpeg 268w" sizes="(max-width: 287px) 100vw, 287px" /></p>
<p>Bu yazımızda bir fotoğraf kullanarak başlayalım.</p>
<p>Hafta içinde medyada bir fotoğraf vardı. Küçük bir kız baretli ve yağmurluğu olan maden işçisi babasının ayaklarına sarılıyordu.</p>
<p>&#8211; Hadi Baba ıslandın eve gidelim artık.</p>
<p>&#8211; Yağmur değil yavrum. Yüreğimiz ıslandı.</p>
<p>&#8211; Özledik hadi baba eve gidelim…</p>
<p>&#8211; Az kaldı kızım az kaldı. Ben sizin için geleceğin için buradayım</p>
<p>&#8211; Ama ben anladım Baba. Ben sen gibi işçi olmayacağım. Okuyup zengin olacağım.</p>
<p>&#8211; İnşallah evladım inşallah…</p>
<p>Madenci Baba ile küçük kız arasında böyle bir konuşma geçti mi geçmedi mi bilmiyorum</p>
<p>Ben bu fotoğrafı kendimce dillendirmeye çalıştım.</p>
<p><strong>AÇIZ EYLEMİ</strong></p>
<p>Eskişehirli maden işçileri tam 17 gündür eylem yaptılar.</p>
<p>Soyundular ‘Açız’ diye haykırdılar.</p>
<p>6 aydır alamadıkları maaş ve tazminatlarını almak adına meydanlara çıktılar.</p>
<p>Şöyle kendinizi o işçilerin yerine koyun.</p>
<p>En zor şartlarda çalışıyorsun ve yaklaşık 200 gün elinize para geçmiyor.</p>
<p>Mutfak tam takır kuru bakır.</p>
<p>Kiralar birikmiş borçlar dağ gibi olmuş. Eş dostta yok olan da zaten ya altın ya da dolar veriyor.</p>
<p>Borç ödemesi yüzde 20/30 fazla oluyor. Yani sizin maaşın birisi faize uçtu.</p>
<p>İşte bu işçiler canlarını dişlerine takarak Ankara’ya kadar yürüdüler.</p>
<p>“Duyun sesimizi” dediler.</p>
<p>Kar yağmur demeden eylemlerini sürdürdü.</p>
<p>Burada birçoğu onlar gibi emekçi çocuğu olan polisler karşılarına çıktı.</p>
<p>Polis güvenlik adına siber gazı sıktı.</p>
<p>Cop kullandı.</p>
<p>Bir polisin bunu yaparken gözyaşlarını tutamadığını görüyorduk.</p>
<p>O polis de biliyordu ki bu cop vurduğu, biber gazı sıktığı maden işçisi doğup büyüdüğü köyünden de olabilirdi.</p>
<p>Belki amcası da olurdu, dayısı da olabilirdi.</p>
<p>O polise amirleri öyle emir vermişti.</p>
<p>Emir büyük yerden geliyordu. Ve görev de kutsaldı. Hak arayan işçi dövülmeli ki sermaye savunulmalı.</p>
<p>Sonuçta ‘Hak verilmez alınır’ sözü gerçekleşti. Madencilerin eylemi olumlu sonuçlandı.</p>
<p>Sendika ve ilgili bakanlık yetkilileri ile patron masaya oturdu.</p>
<p>Ödemelerin bir kısmı yapıldı.</p>
<p>Kazasız şükür ki bir eylem sona erdi.</p>
<p><strong>1 MAYIS İŞÇİ VE EMEKÇİ BAYRAMI </strong></p>
<p>Şimdiden tüm emekçilerimizin bu mücadele ve dayanışma gününü kutluyorum.</p>
<p>Bu fotoğrafa çok dikkatli bakarak emek sermaye çelişkisini görelim. Emeğin en yüce değer olduğunu da anlayalım.</p>
<p>1 Mayıs sebebiyle ilgilisinden ilgisizine kadar yerel ve genel anlamda bir sürü mesaj ve açıklama yayınlanacak.</p>
<p>Emekçilerin çok az kısmı</p>
<p>“Yaşasın 1 Mayıs” sesleri göğe yükselecek.</p>
<p>Nazım Hikmet’in sözü ile noktayı koyalım:</p>
<p>“Yaşamak</p>
<p>şakaya gelmez,</p>
<p>büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın</p>
<p>bir sincap gibi meselâ,</p>
<p>yani,</p>
<p>yaşamanın dışında ve ötesinde</p>
<p>hiçbir şey beklemeden,</p>
<p>yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.</p>
<p>Yaşamayı</p>
<p>ciddiye alacaksın&#8230;”</p>
<p>Mutlu aydınlık yarınlara…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>6 MAYIS ÖNEMLİ TARİH</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/6-mayis-onemli-tarih/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 08:00:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[6 Mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[butlan]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem imamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[hükümsüzlük]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kurultay davası]]></category>
		<category><![CDATA[oylamaya hile]]></category>
		<category><![CDATA[özgür özel]]></category>
		<category><![CDATA[parti içi tartışma]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye siyaseti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=688458</guid>

					<description><![CDATA[Ülke siyasetinde bir butlan tartışması sürüyor. Yazıya başlarken, ‘butlan’ kelimesinin anlamı nedir, ona bakalım &#8230;. Butlan, “Geçersiz, hükümsüzlük” anlamlarına gelir ve kökeni Arapça’ ya dayanır. Hukukta ise hukuki işlemin temelinde bulunan bir eksiklik veya bozukluk hasebiyle geçersiz kılınması&#8230; CHP Kurultayları hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle uzun zamandır bir kargaşa ülke siyasetinde yerini alıyor. &#160; Olayı hatırlayalım… [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülke siyasetinde bir butlan tartışması sürüyor.</p>
<p>Yazıya başlarken, ‘butlan’ kelimesinin anlamı nedir, ona bakalım &#8230;.</p>
<p>Butlan, “Geçersiz, hükümsüzlük” anlamlarına gelir ve kökeni Arapça’ ya dayanır. Hukukta ise hukuki işlemin temelinde bulunan bir eksiklik veya bozukluk hasebiyle geçersiz kılınması&#8230;</p>
<p>CHP Kurultayları hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle uzun zamandır bir kargaşa ülke siyasetinde yerini alıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Olayı hatırlayalım…</p>
<p>CHP&#8217;nin 38. Olağan Kurultayı&#8217;nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan dava, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi&#8217;nde 23 Şubat’ta görüldü ve Mahkeme tanıkların dinlenmesi gerekçesiyle 6 Mayıs’a ertelendi.</p>
<p>Bu tarih önemli.</p>
<p>Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin de günü 6 Mayıs.</p>
<p>Davanın iddianamesine baktığımızda şunu görüyoruz:</p>
<p>İstanbul Büyükşehir seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile birlikte toplam 12 kişinin Siyasi Partiler Kanunu&#8217;nun 112&#8217;nci maddesinde yer alan ‘oylamaya hile karıştırma’ suçlamasıyla 1 yıldan 3&#8217;er yıla kadar hapis cezası istenir.</p>
<p>Bu davada önceki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise mağdur olarak yer alıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>HESAPLAR TUTARSA </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şimdi gelişmeleri dikkatli okumak lazım.</p>
<p>Yapılan hesap şu:</p>
<p>6 Mayıs veya sonraki bir tarihte CHP Kurultayı hükümsüz sayılacak.</p>
<p>Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin başına yeniden gelecek.</p>
<p>Yeni delegeler ile yeni kongreler ve yeni kurultay üç ay içinde yapılacak.</p>
<p>Kılıçdaroğlu isterse bir yıl kongreleri erteleyebilir.</p>
<p>Sonuçta Cumhuriyet Halk Partisi bölünecek.</p>
<p>Ve bu keşmekeşlik sürerken seçim kararı çıkacak.</p>
<p>Butlan sayesinde buhran yaşanması için de düğmeye basıldı hafta sonu.</p>
<p><strong>BUTLAN BUHRANA MI YOL AÇIYOR </strong></p>
<p>Bu sorunun cevabı net aslında.</p>
<p>Yaşananlar ne?</p>
<p>CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen Buket Müftüoğlu, Andımız’ın kaldırıldığı döneme ilişkin dikkat çeken (8 Ekim 2023) bir anısını paylaştı.</p>
<p>O dönem “Andımız&#8217;ın kaldırılması” yönünde çıkan haberleri gördüğünü belirten Müftüoğlu, yanında bulunan Kılıçdaroğlu’na bu gelişmeyi sorduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Kemal Ağabey adam Andımız’ı kaldırıyor” dedim.</p>
<p>Kılıçdaroğlu, “Erdoğan 40 yılda iyi bir iş yapmış” dedi.</p>
<p>“Nasıl yani” dedim. Kılıçdaroğlu şu yanıtı verdi: “Sen Karadeniz’de büyüdün, bizim gibi eksi 20 derecede zorla ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım’ diye seni bağırtmadılar ki.</p>
<p>Bu paylaşım çok ses getirdi ve bombanın fitili oldu.</p>
<p>Bu haberi alıntılayan Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat sosyal medyadan ‘Kripto kılıç artığı’ diyerek önceki Genel Başkana hakaret etti.</p>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile “Yıllardır şahsıma yaptığı her türlü hakaretine sabırla sustuğum bir sözde yazar, bu kez aayın Kemal Kılıçdaroğlu’na hadsizse saldırmış. Önceki Genel Başkanımızın hukuku en başta, bana emanettir. Tek kelime ile kınıyorum”</p>
<p>Tepkiler üzerine Kırıkkanat özür diledi.</p>
<p>13 yıl partinin genel başkanlığını yapmış, akçeli işlerle anılmayan, dürüstlüğüne kimsenin bir şey diyemediği Kılıçdaroğlu&#8217;na yapılan bu hakareti de doğru değil. Hangi unvan veya meslekte olursa olsun kimse hakaret edemez.</p>
<p>Kendinde bu hakkı bulanlar kimlerin değirmenine su taşımakta olduğunu da iyi bilmesi lazım.</p>
<p>Siyasi olarak yanlışları eleştirilir. Ama hakaret olmadan, belli bir üslupta.</p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi koltuğunda oturan Özgür Özel’in açıklaması da değerli ve önemlidir.</p>
<p>Bu yaşananlar partide ayrışmayı da su yüzüne çıkardığını gördük.</p>
<p>Yerelde Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın “Haddinizi bilin artık! Ve ‘Mutlak Butlancı Sırtlanlarla birlikte olmayız” paylaşımları ve bu açıklamalara gelen onlarca yorum…</p>
<p>Böylesi durumlarda CHP’lilerin kendi duruşu ve tutumu haklı olsan dahi sağduyulu olmak zorunda olduğunu düşünmekteyim.</p>
<p>‘Böl-Parçala-Yönet’ sistemini görmeli anlamalı ve kendi içindeki çekişmeyi yarışı kongre salonlarına taşımak lazım.</p>
<p>Bakın zorlu bir süreç yaşanıyor.</p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı da olan Ekrem İmamoğlu ile birlikte 22 Belediye Başkanı geçtiğimiz süreçte tutuklandı.</p>
<p><strong>KISIR ÇEKİŞME  </strong></p>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sahadaki yoğun temposu, toplumun farklı kesimleriyle kurduğu doğrudan temas ve dinamik dili dikkat çekiyor. Ama yetmez.</p>
<p>Çünkü CHP’de beklenti yüksek.</p>
<p>Bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi yerel yönetimlerde daha net olmalıdır…</p>
<p>Bağımsız iç denetim mekanizmaları kurulmalı.</p>
<p>Belediye başkanları için performans ve etik kriterler açıkça belirlenmeli.</p>
<p>Yanlış yapan kim olursa olsun siyasi bedel uygulanmalı.</p>
<p>Atamalarda objektif kriterler belirlenmeli.</p>
<p>Uzmanlık alanlarına göre kadro planlaması yapılmalı.</p>
<p>Özellikle liyakatli, nitelikli kadrolara alan açılmalı.</p>
<p>Ortak söylem dili oluşturulmalı.</p>
<p>İl ve ilçe örgütleri arasında koordinasyon artırılmalı.</p>
<p>Eski-yeni kadro ayrımı yerine ‘ortak hedef’ olmalı.</p>
<p>Ve Toplumun birinci gündemi ekonomi.</p>
<p>Enflasyon, işsizlik ve gelir dağılımı adaletsizliği karşısında seçmen, eleştiriden çok çözüm duymak istiyor.</p>
<p>Bir ekonomik program güçlü bir ekonomi kadrosunun vitrine çıkarılması lazım.</p>
<p>Türkiye’de seçmen değişim ister, değişimin güvenli liman olduğuna da ikna olmalı.</p>
<p>İşte bu yüzden CHP ülkeyi nasıl yöneteceğini net, sakin ve güven veren bir biçimde ortaya koymalıdır.</p>
<p>Unutulmasın ki, bu partide büyük Kuvayi Milliyecilerin ruhu var.</p>
<p>Ve Atatürk devrimcileri yer alıyor….</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara….</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EGEMENLIK VE ÇOCUK</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/egemenlik-ve-cocuk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 09:38:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=686510</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Gökyüzü kapalı, hava gel geç duruyor. Hafiften esen rüzgar iliklerimize kadar ulaşıyor Siz çocuklar için binlerce yürek çarpıyor evrende. Amaç özgürlüklerin çoğalması&#8230; Binlerce yürek yıldızlar gibi. Evet o acılara karşı direnen çocuklar&#8230; Hüzün yolculuğuna çıkmış çocuklar&#8230; Gözleri ışıl ışıl çocuklar Savaşlarla ölümlerde darmadağın olmuş çocuklar&#8230; Bir hayatın içinde, çiçeklenmiş bir evrende, yoksulluğun tam orta [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Gökyüzü kapalı, hava gel geç duruyor.</p>
<p>Hafiften esen rüzgar iliklerimize kadar ulaşıyor</p>
<p>Siz çocuklar için binlerce yürek çarpıyor evrende. Amaç özgürlüklerin çoğalması&#8230;</p>
<p>Binlerce yürek yıldızlar gibi.</p>
<p>Evet o acılara karşı direnen çocuklar&#8230;</p>
<p>Hüzün yolculuğuna çıkmış çocuklar&#8230;</p>
<p>Gözleri ışıl ışıl çocuklar</p>
<p>Savaşlarla ölümlerde darmadağın olmuş çocuklar&#8230;</p>
<p>Bir hayatın içinde, çiçeklenmiş bir evrende, yoksulluğun tam orta yerinde nefes alan çocuklar&#8230;</p>
<p>Siz çocuklara bir asır önce Mustafa Kemal Atatürk inanmış güvenmiş ve bir bayram hediye etmiş, yetmemiş cumhuriyeti kurmuş.</p>
<p>Demiş ki:</p>
<p>&#8220;Gençler yükselen nesil sizin eseriniz olacaktır.&#8221;</p>
<p>Biz bu emanete yeterince sahip çıkamadık.</p>
<p>Anlayamadık&#8230;</p>
<p>Algılayamadık&#8230;</p>
<p>Ne yazık ki, sizlere barut kan ve gözyaşı dolu bir dünya teslim ediyoruz..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İLLAKİ CUMHURİYET</p>
<p>İLLAKİ DEMOKRASİ</p>
<p>İLLAKİ HALK İRADESİ</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bugün 23 Nisan&#8230;</p>
<p>Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı&#8230;</p>
<p>Senin bayramın kutlu ola&#8230;.</p>
<p>Ve Ulusal Egemenliğin ilan edildiği gün.</p>
<p>O günlere bakalım&#8230;</p>
<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi ilk kez 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplandı.</p>
<p>Mustafa Kemal, ilk kez “Kurucu Meclis” sözünü kullanıp, yeni bir devletin doğuşunu onaylattı.</p>
<p>Cumhuriyetin kuruluş felsefesinde din, dil, ırk, mezhep, inanç ayrımcılığı ve şovenizm yoktur.</p>
<p>1961 Anayasası’nın gerekçesinde ise “egemenlik” ile “iktidar” arasındaki ayrım yapıldı ve denildi ki, &#8220;Ulusal egemenlik millet varlığının bir iradesidir.&#8221;</p>
<p>Siyasal iktidara ise &#8220;Anayasada yazılı şartlar, hükümet edenlerin, belli organlar tarafından kullanılan yetkileridir.</p>
<p>Bu yetkiler devletin idaresini sağlamak için emirler ve yasaklar koyma ve bunlara bağlı kalma araçlarını kapsar&#8221; demiştir.</p>
<p>Yani  milletin egemenliğe kayıtsız şartsız sahip olmasına karşılık, siyasal iktidar, hükümet edenlerin malı olmadığı gibi kullanılması da birtakım kayıt ve yasalarla sınırlı olduğunun altını çizer.</p>
<p>Daha açıkçası egemenlik bölünemez&#8230; İktidarda ise bölünmüşlük vardır.</p>
<p>Etrafımızda yaşanan gelişmelere baktığımızda emperyalizmin o acımasız saldırıyla</p>
<p>kan gözyaşı hüküm sürdüğü insanların çocukların katledildiği ortamda ayakta kalmanın tek yolu var:</p>
<p>Cumhuriyet ilkelerine dört elle sarılmak ve daha daha fazla demokrasi&#8230;</p>
<p>Mutlu bayramlar&#8230;</p>
<p>Aydınlık yarınlar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AFYONKARAHİSAR SINIFTA MI KALDI?</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/afyonkarahisar-sinifta-mi-kaldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 11:32:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=685410</guid>

					<description><![CDATA[İlimiz geçen hafta siyasi ekonomik ve sosyal anlamda hareketli günler yaşadı. Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olaylardan sonra öğretmen sendikaları ayağa kalktı ve Zafer Meydanı’nda açıklamalarda bulundu. Sonrasında İYİ Parti TBMM Meclisi Başkan Vekili, Balıkesir Milletvekili ve İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Turhan Çömez ile İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Av. Hakan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlimiz geçen hafta siyasi ekonomik ve sosyal anlamda hareketli günler yaşadı. Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olaylardan sonra öğretmen sendikaları ayağa kalktı ve Zafer Meydanı’nda açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Sonrasında İYİ Parti TBMM Meclisi Başkan Vekili, Balıkesir Milletvekili ve İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Turhan Çömez ile İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Av. Hakan Şeref Olgun iki günlük programında Afyonkarahisar ve ülke meselelerini ele aldı.</p>
<p><strong>                                     VEKİL OLGUN’UN İDDİASI</strong></p>
<p>Bu İYİ Parti programında önemli açıklamalar ortaya çıktı. Önce İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Av. Hakan Şeref Olgun’un açıklamasına bakalım.</p>
<p>Olgun dedi ki  “<strong>İl Özel İdaresi’nde el altından toplumlu personel alımları yapıldığı</strong> yönündeki iddialar son derece vahimdir. İşsizliğin arttığı, gençlerin umut aradığı, binlerce vatandaşın hakkaniyetli bir fırsat beklediği bir dönemde, kamu kadrolarının eşe, dosta, yakına veya siyasi referanslara göre dağıtıldığı yönündeki her iddia vicdanları yaralamaktadır. Afyonkarahisarımızın genel durumuna baktığımızda, tablo daha da ağırlaşmaktadır. Türkiye genelinde açıklanan büyük yatırım projelerinde, sanayi ve teknoloji odaklı gelişim planlarında Afyonkarahisar’ın yer bulamaması artık tesadüfle açıklanamayacak bir durumdur</p>
<p><strong>                              ÇÖMEZ 15 BİN MADEN RUHSATINI YANDAŞLARA VERDİLER</strong></p>
<p>Turhan Çömez ise Afyonkarahisar’n yatırım ve hizmetlerden sınıfta kaldığını anlattı ve Dedi ki ‘İktidara geldiğinde AKP bu ülkenin borcu tam <strong>130 milyar</strong> dolardı! Bugün ne kadar biliyor musunuz? <strong>530 Milyar</strong> dolar. <strong>Her yıl 65 milyar dolar faiz ödüyoruz</strong> biz.  O beğenmedikleri eski Türkiye var ya hani toplu yine bile yapılmıyor dedikleri eleştirdikleri eski Türkiye var ya o dönemde yapılmış ne var ne yoksa her şeyi sattılar. O parayla kendi dönemlerinde yapmış oldukları borcun bir yıllık faizini ödeyemiyorlar. 15 bin maden ruhsatı sattılar. 10.500&#8217;ünde ihale bile yapmadılar. Etrafındaki çeteleri çağırdılar, gelin bakalım sana altını verdim, sana kuruşu verdim, sana değerli madenleri verdim. Şu kalenin burcunda mücadele eden, bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele eden Anadolu evlatlarına ne kaldı? Onların çocuklarına ne kaldı? Onların çocuklarına yok olmuş bir dağ, zehirlenmiş dağlar, tarumar edilmiş ormanlar ve perişan olmuş güzelim coğrafya. Bunları bıraktılar.” Yalan Talan ekonomisi yandaşları zengin etme dürüyor. Çarşı Pazar ateş pahası…’</p>
<p><strong>                  AK PARTİ HEYETİ SOLUĞU ORGANİZE’DE ALDI</strong></p>
<p>İYİ Parti ekibi Ankara yoluna düştüğünde cevap Ak Parti’den hemen geldi. Ak Parti Afyonkarahisar Mv. Ve TBMM Katip Üyesi İbrahim Yurdunuseven, Milletvekili Dr. Hasan Arslan ve İl Başkanı Av. Turgay Şahin soluğu Sinanpaşa Organize Sanayi de aldı.</p>
<p>Bak Afyona nasıl hizmet ediyoruz mesajı ile şu açıklamayı yaptılar.  Ak Parti heyeti dedi ki ‘ Bölgede yürütülen çalışmalar yılı sonunda biter ve fabrikalar üretime başlar. Burada toplam 72 parsel var. Yaklaşık 500 bin metrekarelik alanın ön tahsisi yapıldı</p>
<p><strong>                                     KRİZİN BÜYÜĞÜ BUHRAN</strong></p>
<p>Konu Afyon ve ülkedeki yatırım hizmete açıldı devam edelim.</p>
<p>Ülkemizde siyaset diline Turpun büyüğü heybede ’sözünü çevirelim. Ekonomide krizden daha büyüğü buhran dönemine giriyoruz.</p>
<p>Çünkü kriz belli bir dönem sürer sonrasında ortadan kaybolur. Nezle grip hastalığı gibi. Bir hafta tedavi sonrası nasıl iyileşme olursa kriz de belli bir sürede düzelir.</p>
<p>Ama buhran kanser gibidir. Gün geçtikçe büyür artar.</p>
<p>Bireysel geliriniz arttı gibi görünse de harcama giderleriniz uçak hızı ile artarsa aradaki fark zenginlerin cebine gider.</p>
<p>Basit bir örnek vereyim.</p>
<p>Asım bey devlet memuru yıllık geliri bir yıl önce 800 bin liraydı. Bu sene yüzde 12 zam aldı ve maaşı yıllık 900 bin oldu.</p>
<p>Ama iğneden ipliğe bu sene zam olmasından dolayı harcamaları yüzde 50 arttı.1200 oldu.</p>
<p>Bir yılda önceki yıla göre Asım bey fakirleşti.</p>
<p>Her daim yazıyoruz. Ülkemizin kaynak sorunu bulunmuyor.</p>
<p>En büyük mesele adil olmayan gelir dağılımı. Ve az daha az demokrasi olması.</p>
<p>Gelir dağılımını düzeltici bir maliye politikası maalesef uygulanamadı. Bu durum hem enflasyonun istenen düzeyde düşmesini engelledi. Ve Kur üzerinden yapılan maliye politikası sayesinde enflasyon yükselişi sürüyor.</p>
<p>İşin kötü tarafı faizde izlenen yolu artık piyasalar kabul etmiyor. Geçen ay MB faizi dedi k faizleri 13 puan indirdik. Kredi faizi sadece 5 puan indi.</p>
<p>Örnek vermek adına yazıyı yazarken bankalara girdim sistemden.100 bin lira para istiyorum 12 ayda ödeme yapacağım dedim.</p>
<p>36 bin lira faiz istedi banka.</p>
<p>Eğer 100 bin lira paranız varsa vadeli bankaya koydunuz alacağınız faiz 25 bin lira.</p>
<p>Birisi 36 bin kaybediyor. Diğeri 25 bin kazanıyor.</p>
<p>Banka faiz vs uğraşamam dediniz ve altın aldın.</p>
<p>Geçen sene altın gramı 3 bin 200 lira şimdi 7 bin liraya dayandı.</p>
<p>Yani sizin 100 bin liranız 200 bin lira oluverdi.</p>
<p>İşte liberal ekonomi budur.</p>
<p>Zengin zenginliğini katlar ikiye hatta 3 e.Olan sabit gelirli ve emekçiye olur.</p>
<p><strong>  SOKAKTAKİ BUHRAN SANDIĞA YANSIYOR</strong></p>
<p>Bu ekonomik buhran sandığa da yansıyor.</p>
<p>Öyle ki tüm tutuklamalar açıklamalar, gözaltılara rağmen seçmenlerin tercihleri fazla değişmiyor.</p>
<p>ORC Araştırma tarafından 2026 yılının ilk üç ayında elde edilen verilerle hazırlanan anket sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı.</p>
<p>Ege Bölgesi’nde İzmir, Manisa, Denizli, Muğla ve <strong>Afyonkarahisar</strong>’da mevcut tabloya paralel şekilde CHP’nin önde. Ancak Aydın ve Uşak’ta dengelerin değiştiği dikkat çekti. Ankete göre bu iki ilde AK Parti öne çıkıyor.                                                                                                       Kütahya’da ise MHP’nin birinci parti olduğu görülüyor.</p>
<p>Şubat 2026’da açıklanan genel seçim sonuçlarına baktığımız bunu daha net görüyoruz.</p>
<p><strong>CHP: Yüzde 32,5</strong> AKP: Yüzde 31,3 <strong>DEM Parti: Yüzde 8,1</strong> MHP: Yüzde 5,5 <strong>İYİ Parti: Yüzde 5,1 </strong></p>
<p><strong>Belki de cumhur ittifakı sandığa bu sonuçları gördükçe uzak duruyor.</strong></p>
<p><strong>Ne dersiniz?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BU SON OLSUN</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/bu-son-olsun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:29:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gazete3.com.tr/?p=684425</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta gerçekleşen saldırı sonrası okulların güvenliği meselesini de yeniden gündeme getirdi. Ülkemizi yasa boğan olayları kısaca hatırlayalım: Şanlıurfa’da, okulun eski öğrencisi olduğu öğrenilen 19 yaşındaki saldırgan Ömer Ket, pompalı tüfekle 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis, 1 kantin işletmecisi olmak üzere 16 kişiyi yaralayarak kendi yaşamına son verdi. Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıda ise, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta gerçekleşen saldırı sonrası okulların güvenliği meselesini de yeniden gündeme getirdi.</p>
<p>Ülkemizi yasa boğan olayları kısaca hatırlayalım:</p>
<p>Şanlıurfa’da, okulun eski öğrencisi olduğu öğrenilen 19 yaşındaki saldırgan Ömer Ket, pompalı tüfekle 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis, 1 kantin işletmecisi olmak üzere 16 kişiyi yaralayarak kendi yaşamına son verdi.</p>
<p>Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıda ise, 14 yaşında bir öğrenci, 1’i öğretmen 8’i öğrenci olmak üzere 9 kişinin ölümüne sebep oldu. Daha sonra kendisini hedef alan öğrenci, yaşamına son verdi.</p>
<p>OKULLARDA ACİL DURUM</p>
<p>okullarda 2026 yılının ilk 4 ayı içerisinde 16 şiddet ve silahlı saldırı olayı yaşandı.</p>
<p>2023 yılının eylül ayından bu yana 6 öğretmen, 10 öğrenci, 2 okul çalışanı ve 1 veli öldürüldü.</p>
<p>Mesleki Eğitim Merkezlerinde (MESEM) çalışırken ölen ise 18 öğrencimiz var. Milli Eğitimde 16 yıldır üst düzeyde ve sonrasında 2 yıldır bakanlık yapan Yusuf Tekin döneminde okullar da 37 kişi hayatını kaybetti.</p>
<p>Burada liyakati de hatırlamak lazım.</p>
<p>Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu kim biliyor musunuz?</p>
<p>Karaman’daki Ensar Vakfı’na bağlı yurtlarda 45 çocuğa tecavüz edilmesi olayında hakkında soruşturma açılan ve sonra İl Milli Eğitim Müdürü yapılarak ödüllendirilen kişi.</p>
<p>Yönetici ve idareci, iktidarın arka bahçesinden derlenirse, onların başarısı bilgi beceri ve aldıkları puan dışında Milli Eğitim adına işadamları ve velilerden en fazla bağış alan kişiler el üstünde tutulursa sonuç olumlu mu olur?</p>
<p>Bu iki olay kafası bozulan iki çocuğun yaptığı eylem olarak görülemez.</p>
<p>Toplumsal bir yaranın gün çıkmasıdır bu yaşananlar.</p>
<p>EĞİTİMİ ISKALAMAK</p>
<p>Önce Eğitim ve öğretimin anlamını verelim.</p>
<p>Eğitim, bireylerin potansiyellerini ortaya çıkarmak amacıyla bilgi, beceri, değer ve tutumlar kazanarak davranışlarında kasıtlı ve istendik değişimler meydana getirme sürecidir. Okul gibi yapılandırılmış ortamlarda veya günlük yaşamda gerçekleşebilen bu süreç, bireyin hem kişisel gelişimini sağlar hem de toplumsal uyumuna katkıda bulunur</p>
<p>Öğretim: Daha kısa süreli, okul içi, akademik bilgi ve beceri kazandırma odaklıdır.</p>
<p>Bakanlık, müdürlük, okul, öğretmen veli ve öğrenci herkesin bu eğitim ve öğretimde payı ve rolü vardır.</p>
<p>Eğer siz eğitimi ıskalarsanız toplumda böylesi yaralar açılır.</p>
<p>Eğitilmiş toplumlarda bir emniyet mensubu evinde bu kadar (5 adet) silah bulundurmaz.</p>
<p>Eğitilmiş bir ailede çocuğun sosyal medyası kontrol edilir ve ABD de çocukları katleden katilin profil fotoğrafı görülür o çocuk derhal tedavi altına alınır.</p>
<p>Eğitilmiş toplumlarda müdür yapılacak kişiler iktidarın arka bahçesinden toplanmaz.</p>
<p>Liyakat esastır. Bilgi birikim esastır.</p>
<p>Eğitilmiş toplumlarda çocuklar şiddete yönelmez. Öfke, dışlanmışlık, değersizlik hissi ya da bastırılmış travmalar yaşamaz.</p>
<p>Aileler çoğu zaman “bizim çocuk yapmaz” diyemez.</p>
<p>Bugün birçok çocuk evde yalnız büyüyor; fiziksel olarak aile var ama psikolojik olarak ne yazık ki yok. Bakın çevrenize kalabalık ailelerde büyüyen ebeveynlerin gözetip kolladığı çocuklar daha başarılı hayatta.</p>
<p>NELER YAPILMALI?</p>
<p>Bunları yaşamamak adına neler yapılmalı?</p>
<p>İşte burada herkese çok büyük görevler düşüyor.</p>
<p>Sanal medya üzerinden yapılan tehditler tespit edilmeli ve bölgedeki güvenlik birimleri harekete geçirilmelidir.</p>
<p>Eğitim hakkını korumak eğitim ortamında güvenlik ve huzuru sağlamak için öğrenci disiplin yönetmeliği yenilenmelidir.</p>
<p>Dijital mecralar yoluyla yapılan istismar, tehditler ve akran zorbalığı konusunda ebeveynlere sorumluluk yüklenmelidir.</p>
<p>Okul polisi uygulaması yaygınlaştırılmalıdır.</p>
<p>Her okula rehber öğretmen normu verilmeli, okullardaki rehberlik hizmetleri artırılmalıdır. Sanal dünyada yapılanların gerçek ve bağlayıcı adli sonuçları olduğu bilinci öğrencilere kazandırılmalıdır.</p>
<p>Bilişim ve çocuk suçlarında adli ihtisaslaşma sağlanmalıdır.</p>
<p>İnternet üzerinden okullara veya şahıslara yöneltilen tehditlerin soruşturulmasında, adli süreçler daha etkin ve hızlı işletilmelidir.</p>
<p>Çocukları ve gençleri şiddete özendiren oyunlar ile ahlaki yozlaşmaya sebep olan sosyal medya içeriklerine karşı gerekli tedbirler ivedilikle alınmalı ve bu içeriklerin yaygınlaşması engellenmelidir.</p>
<p>Yazımıza eğitim ve adaletin önemini kayda alarak bitirelim.</p>
<p>Bir toplumda adalet bozulursa, toplumsal güven sarsılır, huzur ve refah azalır, devlete olan inanç zayıflar ve bireyler kendi haklarını aramaya çalışırken kaotik bir ortam oluşur. Suç oranları artar, kayırmacılık ve liyakatsizlik yaygınlaşır, insanların adalet mekanizmasına güveni kaybolur ve toplumsal barış ciddi bir tehdit altına girer.</p>
<p>Eğer bir toplumda eğitim bozulduğunda; eleştirel düşünme yeteneği kaybolur, ekonomik kalkınma durur, suç oranları artar ve toplumsal huzur bozulur. Ezberci ve niteliksiz eğitim, yaratıcılığı öldürerek bilimsel gerilemeye ve yoksulluğun artmasına yol açar. Ne yazık ki kültürel yozlaşma, adaletsizlik ve toplumsal bölünme kaçınılmaz olur.</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİRLİKTE ESKİMEK AMA EKSİLMEDEN</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/birlikte-eskimek-ama-eksilmeden-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 2026 19:26:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[2026 mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlık yarınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl yazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=626670</guid>

					<description><![CDATA[Koca bir yıl daha geride kaldı. 2025; kan, gözyaşı, elem ve sıkıntıyla anılacak bir yıl oldu. Dünyada ve ülkemizde ekonomik sorunlar arttı. Bu yıl da zengin daha zengin oldu. Emekçi, emekli, dar ve sabit gelirli bir kez daha fakirleşti. Ve demokrasiyi mumla arar hâle geldik. Tek tek liste yapmanın anlamı yok; yaşadıklarımız zaten ortada. Herkes [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-626671" src="https://www.gazete3.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/ISMAIL-AKAR-BIRLIKTE-ESKIMEK-AMA-EKSILMEDEN.jpeg" alt="BİRLİKTE ESKİMEK AMA EKSİLMEDEN" width="1117" height="1450" title="BİRLİKTE ESKİMEK AMA EKSİLMEDEN 4"></p>
<p>Koca bir yıl daha geride kaldı.</p>
<p>2025; kan, gözyaşı, elem ve sıkıntıyla anılacak bir yıl oldu. Dünyada ve ülkemizde ekonomik sorunlar arttı.</p>
<p>Bu yıl da zengin daha zengin oldu. Emekçi, emekli, dar ve sabit gelirli bir kez daha fakirleşti.</p>
<p>Ve demokrasiyi mumla arar hâle geldik.</p>
<p>Tek tek liste yapmanın anlamı yok; yaşadıklarımız zaten ortada.</p>
<p>Herkes kendi çapında iyilikler, güzellikler yaşadı ama, olumsuzluklar çok daha fazlaydı.</p>
<p>Ve ne yazık ki yaşamaya da devam ediyoruz…</p>
<p><strong>UMUDUNU YİTİRME </strong></p>
<p>Sararmış takvim yaprakları birer birer düşerken, yeni bir yıla yine de umutla girmeye çabalayacağız. Terörün olmadığı, ötekileştirmenin yaşanmadığı,</p>
<p>İnsan haklarına ve demokrasiye sıkı sıkıya bağlı kalınan bir yıl olması umuduyla 2026’ya “merhaba” demek istiyoruz&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sürekli okuyucularım bilir; yazılarımın çoğunu</p>
<p>“Mutlu ve aydınlık yarınlara” cümlesiyle bitiririm.</p>
<p>Bu bir umuttur.</p>
<p>Bir beklentidir.</p>
<p>Olur…</p>
<p>Olmaz…</p>
<p>Ama ben umudu her daim yeşertirim. Yeşermesini yeğlerim.</p>
<p>Çünkü;</p>
<p>Umudunu yitiren bireyler ve toplumlar, geleceğe ışık tutamaz.</p>
<p>Unutmayalım; en zifiri karanlığın ardından bile güneş doğar ve dünyayı pırıl pırıl aydınlatır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>GÖKKUŞAĞI GÖRDÜN MÜ?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şöyle bir durup bakalım…</p>
<p>Hayatta yaşadıklarımızın karşılığı gerçekte nedir?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Para mı?</p>
<p>Mevki mi?</p>
<p>Makam mı?</p>
<p>Hırs mı?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bunların peşinde koşarken farkına bile varmadığımız öylesine güzellikler var ki…</p>
<p>Bu yıl senin için iyi geçti mi?</p>
<p>Sağlıklı olduğuna sevindin mi?</p>
<p>Sorusuna cevap arasak&#8230;</p>
<p>Mesela;</p>
<p>Hiç gün ışığıyla uyandın mı?</p>
<p>Kaç kez güneşin doğuşunu izledin?</p>
<p>Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldın?</p>
<p>Kaç sabah yolda bir kediyi okşadın?</p>
<p>Yeni doğmuş bir bebeğin parmağını sımsıkı tuttu mu hiç elin?</p>
<p>Onu kokladın mı?</p>
<p>Yaz gecelerinde gökyüzündeki yıldızların çokluğuna şaşırdın mı?</p>
<p>Kaç kez gözlerinden yaş gelinceye kadar güldün?</p>
<p>Hiç tek başına kalıp gökyüzüne bakarken gözlerin doldu mu?</p>
<p>Yaşlı bir ağaca sarıldın mı bu yıl?</p>
<p>Çimlere uzandığın oldu mu?</p>
<p>Çocukluğundan kalan bir şarkıyı bağıra bağıra söyledin mi?</p>
<p>Suda taş sektirdin mi?</p>
<p>Kaç kez kuşlara yem attın?</p>
<p>Bir çiçeği dalındayken kokladın mı?</p>
<p>Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördün?</p>
<p>Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı fark ettin mi?</p>
<p>Kaç mektup aldın?</p>
<p>Eski bir dostunu aradın mı?</p>
<p>Aslında mutlu olduğunu kaç kez fark ettin bu sene?</p>
<p>Belki de iyi bir yıl;</p>
<p>Böyle küçük ama gerçek anlara bağlıdır.</p>
<p>Yeni yılda bunları düşün…</p>
<p>Bir sabah mutlaka güneşin doğuşunu izle.</p>
<p>O muhteşem gün batımına tanıklık et.</p>
<p>Yakamozu gör.</p>
<p>Kışın karla kaplı beyaz örtü üzerinde dakikalarca yürü.</p>
<p>Bahar yağmurunda ıslan; korkma, tuz değiliz, erimeyiz.</p>
<p>Ve hiç düşünmeden uzanıver yemyeşil çimenlerin üzerine…</p>
<p>Acele et…</p>
<p>Çünkü er ya da geç,</p>
<p>çimenler de yayılacak üzerimize…</p>
<p>Yeni yıl girişinde bu sene beni en etkileyen görüntü Silivri önünde yakılan ateş etrafında okunan şiir ve söylenen türkülerdi.</p>
<p>Tüm tutsaklar anısına&#8230;</p>
<p>Üzüldüğüm ise yıldızlı otellerde alkol duvarını aşarak İzmir dağlarında çiçekler açtığını zannetmeye devam eden zevatların eğlence görüntüleri oldu.</p>
<p>Ne diyelim herkes çapına göre davranıyor&#8230;</p>
<p>Ve yazıya noktayı iki ustanın şiiri ile koyalım&#8230;</p>
<p>Nazım Hikmet diyor</p>
<p>Senelerle birlikte eskimek lazım</p>
<p>Ama</p>
<p>Eksilmeden.</p>
<p>Kayıp vermeden&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cahit Sıtkı Tarancı ise der ki</p>
<p>&#8220;Öyle bir yıl olsun ki;</p>
<p>Ne zengin fakir,</p>
<p>ne sen ben farkı olsun.</p>
<p>Kış günü herkesin evi barkı olsun.</p>
<p>Öyle bir yıl olsun ki;</p>
<p>Yaşamak sevmek gibi gönülden</p>
<p>olsun.</p>
<p>Olursa bir şikayet ölümden olsun.</p>
<p>O&#8217;da</p>
<p>gençlerden uzak olsun&#8221;&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlar dileğiyle…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MUTLU KENTİN YÜZSÜZLERİ</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/mutlu-kentin-yuzsuzleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 17:26:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[AfyonkarahisarGündem]]></category>
		<category><![CDATA[AfyonkarahisarMutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[EkonomiGündemi]]></category>
		<category><![CDATA[HayatMemnuniyeti]]></category>
		<category><![CDATA[termalturizm]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK2025]]></category>
		<category><![CDATA[VergiBorçları]]></category>
		<category><![CDATA[VergiKaçakçılığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=619725</guid>

					<description><![CDATA[araştırma Bilgisayarın başına oturdum. Kocatepe, Tınaztepe ve Çiğiltepe Vergi Daireleri ile ilçelerdeki Vergi Daireleri ilan tahtasında yer alan 5 milyon ve üzeri vergi borcu olan şirket firmaları yazmak adına araştırma yapıyorum. Tam o sırada Bakanımız Veysel Eroğlu’ndan bir mesaj geldi. TÜİK bu sene de mutlu iller sıralaması yapmış ve geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, Afyonkarahisar, Sinop’un [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>araştırma</p>
<p>Bilgisayarın başına oturdum. Kocatepe, Tınaztepe ve Çiğiltepe Vergi Daireleri ile ilçelerdeki Vergi Daireleri ilan tahtasında yer alan 5 milyon ve üzeri vergi borcu olan şirket firmaları yazmak adına araştırma yapıyorum.</p>
<p>Tam o sırada Bakanımız Veysel Eroğlu’ndan bir mesaj geldi.</p>
<p>TÜİK bu sene de mutlu iller sıralaması yapmış ve geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, Afyonkarahisar, Sinop’un ardından en mutlu ikinci İl seçilmiş.</p>
<p>Boyu posu devrilsin</p>
<p>Yazım veya konuşma dilinde genel kabul görmüş bir kural vardır. İki haberim var. İyi haber önce, kötü haber sonra diye.</p>
<p>Biz de bu kurala uyalım ve kıssadan hisse verip konuya girelim.</p>
<p>Hani meşhur bir hikaye vardır.</p>
<p>Ayşe’nin kocası Hasan aniden ölmüş. Köylü oturup düşünmüş. Bu ölüm haberini Ayşe’ye nasıl verecekler?</p>
<p>Kimse cesaret edememiş. Ayşe cevval kadın ama kocasının da çok eziyetlerini görmüş.</p>
<p>Sonunda Hoca bu görevi almış.</p>
<p>Çağırmış kadını huzura</p>
<p>&#8211;           Kızım Ayşe kocan nerelerde?</p>
<p>&#8211;           Ne bileyim hocam 3 gündür orta yerde yok. Boyu posu devrilesice</p>
<p>yine hangi deliğe girdi bilmem ki?</p>
<p>&#8211;           &#8211; Ha işte kızım dediğin oldu Ayşe. Kocanın boyu devrildi öldü. Başın sağ olsun.</p>
<p>Şimdi biz de önce iyi haberi paylaşalım.</p>
<p>Önce gelen mesaj ve bilgileri paylaşalım sonra da Afyonkarahisar ve ilçelerinde 5 milyondan fazla vergi borcu olan firmalar ve şirketleri yazalım.</p>
<p><strong>SEN MUTLULUĞUN RESMİNİ YAPABİLİR MİSİN ABİDİN?</strong></p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Hayat Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, Türkiye’nin en mutlu şehirlerini belirledi. İşte en yüksek mutluluk oranlarına sahip ilk 10 ilimiz:</p>
<ol>
<li>Sinop – %77,66</li>
<li>Afyonkarahisar – %76,43</li>
<li>Bayburt – %75,91</li>
<li>Kırıkkale – %75,48</li>
<li>Kütahya – %73,76</li>
<li>Çankırı – %73,50</li>
<li>Düzce – %72,77</li>
<li>Uşak – %72,34</li>
<li>Siirt – %71,65</li>
<li>Şırnak – %71,36</li>
</ol>
<p>Bu şehirler, sakin hayat tarzları, tabii güzellikleri ve güçlü sosyal bağlarıyla öne çıkarak, sakinlerine yüksek hayat memnuniyeti sunuyor. Eğer siz de bu huzurlu ve mutlu şehirleri yerinde görmek ve keşfetmek isterseniz, bu şehirleri ziyaret listenize ekleyebilir, seyahatinizi planlayabilirsiniz.</p>
<p>Afyonkarahisar’a seyahat ediniz.</p>
<p>Termal oteller,/ Frig vadisi, / Bininler, / Ulu cami, / Afyon Kalesi, / Mevlevi Cami, / İmaret Camii, Paşa Camii, / Tarihi evler,/ İstiklal Tanıtım Merkezi,/ Afyon Müzesi / Çeşmeli Konak</p>
<p>Hattat Ahmet Şemsettin Karahisari Türk İslam Sanatları Galerisi / İsmail Kumartaşlı Yumurta Sanatları Tanıtım Merkezi/ İstiklal Tanıtım Merkezi/ Kültür ve Sanat Evi/ Oyuncak Müzesi</p>
<p>Sultan Dîvânî Mevlevîhânesi/ Şuhut Büyük Taarruz Karargâhı / Zafer Müzesi/ Akdağ Milli Parkı, Gastronomi kenti de olan ilimizde yöresel tadlar yanı sıra doğal tarihi güzellikleri de görmek lazım Zafer kenti Afyonkarahisar’da.</p>
<p><strong>ÜLKEMİZDE 200 VERGİ VAR</strong></p>
<p>Şimdi gelelim ilimiz ve ilçelerimizdeki 5 milyondan fazla borcu olan şahıs ve firmalara.</p>
<p>Önce bu listeye dikkatli baktığımızda en fazla Petrol İstasyonlarının devlete çalım attıklarını görüyoruz. Hem devasa bir çalım.</p>
<p>Çünkü günümüzde Petrol İstasyonları vergi dairesinin veznesi gibi çalışıyor. Bir aracın deposu 3 bin 500 TL’ye doluyor. Satışın yüzde 95’i kredi kartı ile oluyor.</p>
<p>2025 Kasım ayında bir litre benzin 56, mazot 57 lira.</p>
<p>İşte buradan iş patlıyor.</p>
<p>Bu fiyatın yüzde 40’dan fazlası vergi.</p>
<p>Biz yakıtı aldık, karttan geçtik.</p>
<p>Satıcı bu bedelin yarısını kendi adına, diğer yarısını ise devlet adına bizden tahsil ediyor. Ve aldığı parayı götürüp devlete yatırmıyor, iç ediyor.</p>
<p>Ülkemizde 200 çeşit vergi olduğunu ve başlıca vergilerin de 7 başlıktan oluştuğunun altını çizerek listeye gelelim:</p>
<p><strong>VERGİ ALACAĞI DEVLETİN SADECE AFYON DA 10 MİLYAR</strong></p>
<p>Şimdi Afyonkarahisar da vergi alacağı 10 milyara yakın 9 milyar 500 milyon lira.</p>
<p>Şöyle anlatırsak konu daha net anlaşılır.</p>
<p>Ticari hayata girmiş faturalandırılmış ve giderlerinde de arındırılmış, beyan edilmiş bir gelir var. Bu gelirlerden beyan edilen vergi var. Bunların KDV, Kurumlar veya Gelir Vergisi olması hiç önemli değil.</p>
<p>Örnek vereyim</p>
<p>500 lira cironuz var. 300 lira gider. Kalan 200 lira, hem KDV, hem gelir veya kurumlar vergisine tabidir.</p>
<p>Siz bunu tek başınıza kendi paranız gidi görür ve harcama yaparsanız.</p>
<p>Tıkanır ve batarsınız.</p>
<p>Burada şunu da eklemek gerekir. Faizlerin çok yüksek olduğu ülkelerde bazı işadamları kredi almak yerine devletin parasını da kredi gibi kullanmaya başlar.</p>
<p>Önü de tıkanmaz. Ticari faaliyetine de devam eder.</p>
<p>İşte bu vergi yüzsüzleri de bu paraları almışlar ve cebe atmışlar.</p>
<p>Sonra konkordato vs diyerek ben iflas ettim demiş devlete.</p>
<p>Afyon gibi en mutlu ikinci kentte 10 milyara yakın vergi alacağı var devletin.</p>
<p>Allah bilir ama bunun yüzde 60-70’ini alamaz.</p>
<p>Çünkü bu firmalar ya kayıp, kaçak ya da üzerinde hiçbir mal varlığı yok</p>
<p><strong>YARAYI BÜTÜMEDEN ÖNLEM ALINMALI</strong></p>
<p>Benim burada bir önerim var.</p>
<p>Afyon’dan devam edelim.</p>
<p>Bir firmanın 305 milyon borcu var. Bu borç sadece bir döneme ait borç değildir. Bir hatta 2-3 yıllık borç toplamıdır.</p>
<p>Önce konkordatoyu kaldıracaksın.</p>
<p>Kötü niyetli tüccarın önünü tıkayacaksın.</p>
<p>Örneğe devam edersek, beyan edilen vergi 3 ay ödenmedi.</p>
<p>Kartopu gibi üs üste biniyor.</p>
<p>Deprem, sel gibi olağanüstü bir durum yok ise hemen bu firmanın röntgenini alacaksın.</p>
<p>Üç ayda tek kuruş ödemesi yok. Firma sahibi ve Mali Müşavirini çağıracaksın. Sana 1 ay süre. Bu vergi ödenmediğinde sana sistemi kapatıyorum. Fatura alamaz fatura veremezsin. Beyanda da bulunamazsın. Ticari hayatına fren koyuyorum. Ödedin, yoluna devam et. Ödeme olmadı mı birçok işletmede olduğu gibi buraya kayyum atayıp borçları alacakları tahsil edip hemen kapatacaksın.</p>
<p>Yani demem o ki yara büyümeden tedbir alınmalı.</p>
<p>300 milyona ulaşmadan borç önünü tıkayacaksın.</p>
<p>Bir başka yüzsüzlerin izledikleri yol şu:</p>
<p>İflas ettim demeden önce mal devri yapıyor. Ama kullanım hakkı kendinde oluyor. Adamın milyarlık borcu var ama lüks yaşantısı hiç değişmeden devam ediyor. Lüks evlerde, lüks araçlarla devlete ödemesi gereken parayı çatır çatır yemeye devam ediyor.</p>
<p>İşte onun tapu veya ruhsatına bakmadan iktisap hakkından yola çıkıp hemen haciz işlemi yapacaksın.</p>
<p>Bu yolu da tıkamak lazım.</p>
<p>Sonuçta temelinde insanoğlu var.</p>
<p>Ahlaki mesele var, tabii ki.</p>
<p>Rahmetli babam vergiciydi benim.</p>
<p>Her zaman şunu söylerdi; ‘Aman oğlum sakın devlete hile etme. Devletine hile eden yetimin hakkına göz koyandır. Onlardan da hayır gelmez. Bu vatana millete de hayır gelmez.’</p>
<p>Burada vatandaşın da sorumlu olduğu unutmamak gerekiyor.</p>
<p>Ve devletin de vatandaşın etinden sütüne kadar vergi alma çabasını da gözden geçirmesi gerekiyor. Çünkü gelir dağılımı adaletsizliğin en büyük sebeplerinden biridir.</p>
<p>Ülkemizde az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi almak anlayışı hala sürüyor. Teşvikler istisnalar bunun canlı örneği.</p>
<p>Yazıya kıssadan hisse ile başladık bir fıkra ile noktayı koyma zamanı artık.</p>
<p>Bir sabah ormana maliyeciler gelmiş. Tilki hemen kaçmaya başlamış, yolda kaplumbağaya rastlamış: &#8220;Hayrola tilki, nereden böyle, niye kaçıyorsun?&#8221;</p>
<p>Tilki nefes nefese: &#8220;Maliyeciler gelmiş!&#8221;</p>
<p>&#8220;Sana ne?&#8221;</p>
<p>Sana ne olur mu? Bende kürk, hanımda kürk, çocuklarda kürk, maliyeci bu kürklerin hesabını sorarsa!&#8221;</p>
<p>Tilki kaçıp giderken, kaplumbağa koşmaya başlamış&#8230;</p>
<p>Göçmen kuşlardan kırlangıç, kaplumbağanın kaçtığını görünce yukarıdan bağırmış:</p>
<p>&#8220;Hayrola, ne oldu?&#8221;</p>
<p>Maliyeciler gelmiş!&#8221;</p>
<p>&#8220;Sana ne?&#8221;</p>
<p>&#8220;Sana ne olur mu? Bende yazlık ev, hanımda yazlık ev, çocuklarda yazlık ev!&#8221;</p>
<p>O da başlamış kaçmaya&#8230;</p>
<p>Maymun merak etmiş: &#8220;Nereye yahu?&#8221; &#8220;Maliyeciler gelmiş&#8230;&#8221;Maymun lafın sonuna gelmeden başlamış kaçmaya, kaçmış kaçmış, sonra bir ara durmuş: &#8220;Ulan aptal maymun, niye kaçıyorsun? Senin kıçın açık, hanımın kıçı açık, çocukların kıçı açık, maliyeci bize ne yapar?</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara….</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KURULTAY VE OPERASYON</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/kurultay-ve-operasyon/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 18:17:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[afyon chp]]></category>
		<category><![CDATA[chp kurultay]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem imamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik kotası]]></category>
		<category><![CDATA[kadın kotası]]></category>
		<category><![CDATA[özgür özel]]></category>
		<category><![CDATA[PM listesi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[tutuklu başkan]]></category>
		<category><![CDATA[tüzük değişikliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=617374</guid>

					<description><![CDATA[CHP 39. Olağan Kurultayını yaptı. Kurultayı canlı olarak izledim. Heybemizde olanları sizlerle paylaşalım. Cuma günü Tüzük Kurultayı oy birliği ile kabul edildi. Tüzük değişiminde önemli maddeler yer alıyor. Gençlik ve Kadın kotaları düşürüldü. Büyük şehirde Belediye iştiraklerinde çalışanların partide görev almaları yasaklandı ve benzeri yol haritasını belirleyecek değişmeler var. DOĞRU DUVAR YIKILMAZ Cumartesi günü basın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP 39. Olağan Kurultayını yaptı. Kurultayı canlı olarak izledim. Heybemizde olanları sizlerle paylaşalım.<br />
Cuma günü Tüzük Kurultayı oy birliği ile kabul edildi. Tüzük değişiminde önemli maddeler yer alıyor. Gençlik ve Kadın kotaları düşürüldü. Büyük şehirde Belediye iştiraklerinde çalışanların partide görev almaları yasaklandı ve benzeri yol haritasını belirleyecek değişmeler var.</p>
<p>DOĞRU DUVAR YIKILMAZ</p>
<p>Cumartesi günü basın kartımızla salona giriyorum. Canlı müzik eşliğinde her kurultayda yaptığım gibi pankart ve afişlere bakıyorum tek tek.<br />
Kurultay salonuna ‘Güçlü Yurttaş’, ‘Güvenli Gelecek’, ‘Kazanan Türkiye’ pankartları var. Ayrıca tutuklu belediye başkanlarının fotoğraflarının bulunduğu bir pankart ve &#8220;Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz&#8221; yazan bir afiş en tepeye asılmış.<br />
Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş&#8217;ın resimlerinin olduğu “Doğru duvar yıkılmaz” pankartı asıldı.<br />
CHP Gençlik Kolları, CHP’nin kurultayında Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve tutuklu başkanların bulunduğu 43 metrelik pankart açtı.<br />
Salonda ki &#8216;Baba Ocağı&#8217; pankartı da dikkat çekici.<br />
Bu arada salonda ki &#8216;Özgür Gelecek&#8217; pankartı da CHP lideri Özgür Özel&#8217;i duygulandırdı. Özel, bu pankartın ilk genel başkan seçildiği dönemde memleketi Manisa&#8217;da açıldığını söyledi</p>
<p>İMAMOĞLU YAPAY ZEKA İLE KONUŞTU</p>
<p>Silivri de tutuklu bulunan CHP’nin cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu salona seslendi.<br />
İmamoğlu, “Kurultayımız yeni programla partimize yön verirken ülkemize de yol gösterecek, seçeceğimiz yeni yönetimle partimizi güçlendirirken milletin de yolunu açacak” dedi.<br />
Ekrem İmamoğlu, Meclis’in felç edilmiş halde olduğunu ve ülkenin Meclis’ten değil danışmanlarla doldurulmuş saraydan yönetildiğini söyledi.<br />
İmamoğlu, “Kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü prensipleri askıda, bağımsız ve tarafsız olması gereken yargı sarayın emrinde. Medya tek tip, fikir hürriyeti yok, ağzını açan Silivri’ye kapatılıyor” dedi.</p>
<p>BİRLİKTE GEÇTİK KÖPRÜLERİ</p>
<p>Birlikte geçtik köprülerden, birlikte türküler söyledik. Birlikte göğüsledik zoru biz. Güzeli birlikte düşledik. Sesimiz kısık çıktı bazen. Yine de türküler söyledik. Sendeledik yolda ilerlerken ama hiç geriye dönmedik. Kim demiş sustuk, kim demiş sustuk? Kim demiş direnmeyip teslim olduk?’</p>
<p>Sözleriyle kürsüye gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel 1 saat 45 dakika süren tarihi bir konuşma yaptı.</p>
<p>İŞTE DİRENENLER BURADA</p>
<p>81 ilde, 973 ilçede baba ocağının bacası tüttürenler burada. Milletimizin desteğiyle, ‘Alınamaz’ denilen yerleri, mucize gibi düşünülen ilçeleri, şehirleri kazandık. Kilis’i, Adıyaman’ı, Kütahya’yı, Afyon’u, Uşak’ı, Kastamonu’yu, canım Manisa’mı, Denizli’yi, Bursa’yı, Balıkesir’i kazandık. O gece 411 belediye başkanlığı ile nüfusun yüzde 85’ine hizmet etme imkanı yakaladık. Bunu tek başımıza biz değil, her biri birbirinden kıymetli adaylarımızla evet ama tek başımıza değil. Örgütümüzle ve milletimizle birlikte başardık. Yerel seçimlerden sonra da durmadık. İllerimizi dolaştık. 21 halk buluşması gerçekleştirdik. Yetmedi, partimizi yeniden sokağa, meydanlara ısındırdık</p>
<p>72 EYLEM YAPTIK ALANLAR DAR GELDİ</p>
<p>255 günde 72 eylemde toplamda 11 milyon yurttaşımızla meydanlarda buluştuk. Ve iki yılda 62 ilde 208 kez meydanları doldurduk, meydanlara dolmadık, meydanlardan hep birlikte taştık. Ankara’da oturmadık. Ankara merkezli siyaset yapmadık. Bize istikamet çizenlere de teslim olmadık. Millet merkezli siyaset yaptık, milleti de bu siyasete kattık, bu siyasete ortak ettik. Baba ocağına katılımları artıracağımızın sözünü vermiştik. İki sene önce 1,2 milyon olan üye sayımızı tam 2 milyona ulaştırdık. Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40’ncı kurultay, iktidardaki ilk kurultayımız olacak. Artık iktidar zamanıdır. Şimdi iktidar zamanıdır.’</p>
<p>GÖRGÖZ PM NEDEN BAŞVURMADI İŞTE YAŞANANLAR</p>
<p>Gazete3’ün dünkü sayısında, Gün Haber sitesinde ve sosyal medyada heybemizdeki olanları geniş bir şekilde fotoğraflarla yer verdik.<br />
Bu yüzden uzun uzun konuşmalar yerine Afyonkarahisar’ı ilgilendiren kısmına geçelim.<br />
2 dönem Parti Meclisine giren ve Afyon da bir ilke imza atan Yalçın Görgöz’e yeni Afyon CHP ekibi sıcak bakmıyordu.<br />
Şimdi özetle 40 yıldır tanıdığım Yalçın Görgöz’ü anlatayım.<br />
1989 senesinde siyasete Gençlik Kolları İl Başkanı olarak başladı. 2 dönem Merkez İlçe ve iki dönem İl Başkanlığı yönetiminde Genel Sekreter olarak çalıştı.<br />
2012-2015 arası ve 2020-2023 arası 2 dönem İl Başkanı olarak çalıştı. Son dönem Milletvekili adayı oldu. Ön seçimde 4. Sıraya geldi. Son dönem listeye giremedi. Ve son olarak değişim ekibinde yer almıştı. 2 yıldır da PM üyesi olarak partisine hizmet etti.<br />
Yalçın Görgöz CHP’de doğdu, CHP’de büyüdü ve CHP’de yürümeye devam ediyor.<br />
Başka partilerde dolaşıp son liman CHP diyenlerden değil.<br />
Rahmetli Ahmet Toptaş Milletvekili. Yalçın Görgöz de İl Başkanı. Burcu Köksal’ın önünü o dönemler bu ikili açmıştır. Sonradan aralarına kara kedi giriverdi.<br />
Geçen hafta içinde kurultay ile ilgili çok sayıda paylaşım yaptım.<br />
Dedim ki:<br />
Yalçın Görgöz, PM anahtar listesinde.<br />
PM’nin sayısının 80’e çıkacağını ve yeni katılacaklarla birlikte PM’nin 15’e yakın isimde değişim olacağını söyledim.<br />
PM’ne giremeyenler, yeni açılan Cumhurbaşkanı Çalışma Ofisinde parti çalışmalarına katkı sunmaya devam edecek. Mesleklerinde uzman olanlar ve Kılıçdaroğlu ekibinden bazı isimler ile DEVA, DP, Gelecek Partisinden CHP’ye gelenler PM yer bulacak.<br />
Bu bilgilerden sadece son anda Yalçın Görgöz’ün yaşananları fark etmesi sonucu başvuru yapmadığından dolayı anahtar listede de yer almadığını gördük.<br />
Hani olur ya 43 yıldır bu işin içinde olan bir gazeteciyim. Algılardan uzaktayım ve kimsenin yancısı olmadım. Biline…<br />
Düsturum akıl ve vicdan. Hak ve adalettir…</p>
<p>EY CHP Lİ ARKADAŞ BU ZAFER SARHOŞLUĞU KİME?<br />
Gelelim Pazar akşamı yaşananlara.<br />
Belediye Başkanı ve İl yönetimi Merkez İlçe yönetiminin de talebi olunca Görgöz de başvuru yapmayınca Genel Merkez iki derede bir arada olmaktan kurtuldu.<br />
Peki Afyon CHP ekibi ne yaptı?<br />
Birlik beraberlik diye yola çıkanlar Pazar akşamı Burcu Köksal’ın Afyon CHP Kongresinde yaptığı konuşmasının bir bölümünü sosyal medyadan dolaşıma soktular.<br />
Köksal, Yalçın Görgöz’e veryansın ediyordu bu konuşmasında<br />
Köksal o günkü konuşmasında genel başkanın kendi arkasında olduğunu anlatıyordu.<br />
Ey CHP’li arkadaş, bu zafer sarhoşluğu kime?<br />
Kendi partiliniz yerine sizleri ve ekibinizi mahkeme kapılarında dolaştıran muhaliflere bir kafa kaldırın. Oraya bir ses verin.<br />
Unutmayın ki dün karşı karşıya olduğunuz kişi ve ekipler ile şimdi kol kola yan yana siyaset yapıyorsunuz ne güzel.<br />
CHP bundan böyle enerjisini iç çekişmeye değil de çalışmaya harcamalı.<br />
Ne diyor CHP Genel Başkanı Özgür Özel,<br />
“Birlikte geçtik köprülerden, birlikte türküler söyledik. Birlikte göğüsledik zoru biz.<br />
Gün sen ben kavgası değil gün biz olma günüdür.”<br />
Nokta koymanın zamanı geldi.<br />
Şair Adnan Yücel der ki;<br />
Düşlerin sonsuza koştuğu yerde/ Sabrın çiçeklerinin açtığı yerde / Asla kapanmaz yaşanan defter. / Çünkü tarihin en güzel yerinde,<br />
Son sözü hep direnenler söyler…<br />
Mutlu ve aydınlık yarınlara….</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitim, kültür ve bilgi aydınlığa açılan en geniş penceredir</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/egitim-kultur-ve-bilgi-aydinliga-acilan-en-genis-penceredir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2025 15:07:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=614151</guid>

					<description><![CDATA[Bugünkü yazımızda Pazar günü yapılan İYİ Parti Afyonkarahisar İl Kongresi, Afyon Mali Müşavirler Odası&#8217;nın Ağaçlandırma Seferberliği ve Öğretmenler Günü ile ilgili gündemi paylaşalım. Başkan Bolluğu Pazar Günü Uydukent’te yer alan Derya Düğün Salonundayız. Hemen her kongrede olduğu gibi salona gelenleri davul zurna ekibi karşılıyor. Ülkede her iki kişiden birisinin başkan olduğunu bilen davul zurna ekibi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünkü yazımızda Pazar günü yapılan İYİ Parti Afyonkarahisar İl Kongresi, Afyon Mali Müşavirler Odası&#8217;nın Ağaçlandırma Seferberliği ve Öğretmenler Günü ile ilgili gündemi paylaşalım.</p>
<p>Başkan Bolluğu</p>
<p>Pazar Günü Uydukent’te yer alan Derya Düğün Salonundayız.<br />
Hemen her kongrede olduğu gibi salona gelenleri davul zurna ekibi karşılıyor.<br />
Ülkede her iki kişiden birisinin başkan olduğunu bilen davul zurna ekibi her gelenin önüne geçiyor ve ‘Başkanım Hayırlı Olsun’ diyerek bahşiş bekliyor.<br />
Özelikle takım elbiseli ve kravatlı olanlara daha fazla ilgi gösteriyor ve bahşişi kapıyor.<br />
Dogrusu salon çok iyi organize edilmiş. Turk Bayrağı Atatürk ve Genel Başkan Musavat Dervişoğlu posterleri yer alıyor.<br />
Zaten Derya Düğün Salonu böylesi toplantılar ve organizasyonlar adına biçilmiş bir kaftan.<br />
Tek göze çarpan ise protokolde olan bir konuk saygı duruşu ve istiklal marşı esnasında başındaki şapkası oldu.</p>
<p>Alper Yağcı Yoktu</p>
<p>Salona girişte çok sayıda dost ve tanıdık ile selamlaşıyoruz. Siyasi tercihlerini bilmediğim fazlaca kişinin kongre salonunda olduğunu görüyorum.<br />
İYİ Parti Kongresinde çok sayıda genç ve kadın var.<br />
Oldukça şık giyimli kadınlar kongreyi izlemeye gelmiş. Bazıları küçük çocuğunu kucağına almış. Hatta çocuk arabası ile salonda yerlerini alan gençleri görüyorum.<br />
MHP ve Saadet Partisi dışında ilimizdeki tüm siyasi parti temsilcileri ve başkanları salonda.<br />
Göremediğim geçen seçimde Belediye Başkanı Adayı Alper Yağcı.<br />
IYI Parti Kongresine Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı temsilen ise Kemal Demirkırkan katıldı.<br />
Şunu eklemek lazım&#8230;.<br />
Yerel seçimlerde İYİ Parti’nin, CHP Adayı Burcu Köksal’a yoğun destek verdiği biliniyor.<br />
Yağcı da bu yüzden olmamıştır.<br />
Kongre başlarken İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun’a partililerce ilgi fazlaca. Divan Başkanlığına Tekirdağ Milletvekili, basından tanıdığımız Genel Başkan Yardımcısı Sercan Taşçı seçildi. Yine İYİ Parti Milletvekili Hasan Toktaş da salonda.<br />
Tüm ilçe Başkanları ayrı ayrı tanıtılıyor. STK temsilcileri de tanıtımda yerlerini alıyor.</p>
<p>Mısırlıoğlu yine döktürdü</p>
<p>Mali Müşavirler Odasının Ağaç Dikme Töreni dolayısıyla İYİ Parti Kongresinden erken ayrılıyorum. Ama gazetecilikte haber takip elzem olması sebebiyle İYİ Parti İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu’nun konuşmasını paylaştığı videoyu izliyorum.<br />
Mısırlıoğlu’nu izlerken, yıllar önce canlı izlediğim Ata Demirer geliyor aklıma.<br />
İnanın ki Ata ile şov konusunda yarışır bizim Muhammet Başkan.<br />
Kulaklıklı mikrofon ile gezinerek, ellerini açarak sesini yükselterek salona coşku veriyor.<br />
Allah var, ilimizdeki il başkanları arasında en fazla çalışan il başkanıdır Muhammet Mısırlıoğlu. Her hafta basın açıklamaları yaparak ülke ve il gündemindeki konulara İYİ Parti’nin bakışını anlatır.<br />
Böylesine yoğun ilgi ve çalışma olmasına rağmen, sandıkta İYİ Parti’nin bir arpa boyu yol almadığını görünce seneler önceki bir siyasetçi geliyor aklıma. Rahmetli Osman Bölükbaşı.<br />
Bölükbaşı’nın mitingleri dolu ve coşkulu geçer.<br />
Seçimde oy çıkmayınca, Osman Bölükbaşı seçmenlere şöyle demişti; ‘Sizin harmanınız büyük de, taneniz çıkmıyor&#8230; &#8216;<br />
Konuşmalar sonrası İYİ Parti’nin yeni yönetimi ve diğer kurulları da belirlendi.<br />
Şimdi ülke seçmenlerinin yüzde 50’si kadın ve yüzde 30’a yakını ise genç.<br />
İYİ Parti listesinde kadın ve genç isimlerin daha fazla olmasını beklerdim doğrusu.</p>
<p>Fidanlar Ağaca<br />
Ağaçlar Ormana</p>
<p>Afyonkarahisar Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası ülkemizde yaşanan orman yangınlarına dikkat çekmek adına Susuz mevkiinde ağaçlandırma seferliğine girdi.<br />
Önce bir rakam vereyim.<br />
Son 10 yılda<br />
28 bin orman yangını,<br />
29 bin 500 kırsalda yangın çıktı.<br />
Bu yangınlarda toplam 255 bin hektar alan yandı.<br />
2025&#8217;te 2 bin 800 orman,<br />
4 bin kırsal olmak üzere 6 bin 800 yangın çıktı, bu yangınlarda toplam 80 bin hektar alan yandı.<br />
İşte böylesi bir ortamda mevsimi de olduğundan yüzlerce fidanlar toprakla buluştu.<br />
ASMM Oda Başkanı Erdal Sayar, emeği geçen arkadaşlarını ve katılımcıları kutlayarak ormanlarımıza sahip çıkılmasının önemine vurgu yaptı.<br />
Emeğe geçenler deyince Sinem Hocaoğlu ve Oda Sekreteri Yusuf Tür’ün gayretli çalışmalarını ekleyelim<br />
Ancaj katılım azdı. Mali Müşavirler sanırım ağaç dikme yerine tatil veya piknik yapmayı tercih etti.<br />
Bu arada tören alanında ağaç, orman ve yeşil deyince emeği fazlaca olan Veysel Hocamı ağaç dikerken aradım.<br />
Prof. Dr. Veysel Eroğlu Mali Müşavirleri başta Başkan Erdal Sayar’ı böylesi duyarlığından dolayı kutladı. Ağaçlandırmanın önemine vurgu yaptı.</p>
<p>Öğretmenim canım benim<br />
canım benim<br />
bilsen seni severim</p>
<p>Pazartesi günü Öğretmenler Günü kutlaması oldu.<br />
Her sene olduğu gibi nakaratlı sözler söylendi. Öğretmenlerin ışık ve başımızın tacı olduğundan dem vuruldu.<br />
Şimdi eğitime bakalım&#8230;.<br />
Daha önce eğitimde 52. sırada olan ilimizde son 3 yıldır her sene 2-3 basamak çıkmaya devam ediyor.<br />
Bu iyiye işaret.<br />
İlimizde 10 bin 600’e yakın öğretmen 858 okulda 147 bin öğrenciye ders veriyor.<br />
Ülke genelinde ise bu rakam 1 milyon 200 bin öğretmen ve 16 milyon öğrenci. Bu rakamlar neredeyse bir ülke nüfusu&#8230;<br />
İllerin eğitimdeki başarıları şöyle;<br />
Ankara 1, Eskisehir 2’nci olduğu bu sonuçlara göre komsu illerimiz Konya 9.,<br />
Burdur 12.,<br />
Uşak 15.,<br />
Isparta 22.,<br />
Kütahya 37. sırada<br />
Dünyadaki sıralama: Finlandiya birinci<br />
Güney Kore,<br />
Hollanda,<br />
Danimarka ve İngiltere.<br />
Şöyle bir maziye gidelim&#8230;<br />
Biz liseden mezun olduğumuzda yaklaşık 40 kişilik sınıftan üniversiteyi kazanan en fazla ¾ öğrenci olurdu.<br />
O dönem açık öğretim, meslek yüksek okulu vs yok ve tekli sınav sistemi var.<br />
Kazanılan üniversiteler de öyle eli boş mezun veren değil, gerçek anlamda üniversite.<br />
Özel üniversite falanda yok.<br />
Ve bazılarına çok ilginç gelir. Afyon’da ÖSYM sınavı da yok. Denizli Eskişehir, İzmir, Ankara gibi illerde girilirdi sınavlara.<br />
Üniversiteye yerleşemeyenler ise genelde polis ve askeri okula giderdi.<br />
Kızlar ise bankacı olurdu.<br />
Burayı da kazanamayanlar ise bir dönem Ecevit, bir dönem Milliyetçi Cephe iktidarları zamanlarında eğitim veren Eğitim Enstitüsüne giderdi.<br />
Burada eğitim 2 yıldı ama 3 ay içinde 2 senelik eğitimi vererek ülkeye öğretmen yetiştirdiler.<br />
İşte bu öğretmenlerimizin bir çoğu da mesleklerinden emekli oldular.<br />
Son soze gelince<br />
Eğitim, öğrenci, öğretmen, veli, idare, sivil toplum ve diğer paydaşlarla olur.<br />
Eğitim, bilimsel süreçlerin bütünüdür.<br />
Eğitim, adaletli olmayı gerektirir.<br />
Eğitim, şeffaflık ister.<br />
Eğitim liyakat ister.<br />
Baş öğretmen Mustafa Kemal Atatürk ne demişti bir asır evvel<br />
‘Eğitim, kültür ve bilgi aydınlığa açılan en geniş penceredir.’<br />
Bu vesileyle ebediyete intikal eden hocalarımıza Allah tan rahmet diliyorum.<br />
Öğretmenler Gününüz kutlu olsun&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vergi affı değil, ödeme kolaylığı zamanı geldi</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/vergi-affi-degil-odeme-kolayligi-zamani-geldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2025 20:23:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=608358</guid>

					<description><![CDATA[Kasım-Aralık ayları içinde herkesin konuşmaya başladığı asgari ücret ne olacak? Ve emekli maaşlarına ne kadar zam yapılacak? Önce şunun altını çizmek lazım. Asgari ücret veya emekli zammı hesaplama yapılırken sadece enflasyon oranları dikkate alınmıyor. Zaten ülkemizde enflasyon rakamları arasında da afaki farkların olduğu bir gerçek. Ekonomi ile ilgisi az olan kişiler enflasyonu da aslında yanlış [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kasım-Aralık ayları içinde herkesin konuşmaya başladığı asgari ücret ne olacak? Ve emekli maaşlarına ne kadar zam yapılacak?</p>
<p>Önce şunun altını çizmek lazım.</p>
<p>Asgari ücret veya emekli zammı hesaplama yapılırken sadece enflasyon oranları dikkate alınmıyor.</p>
<p>Zaten ülkemizde enflasyon rakamları arasında da afaki farkların olduğu bir gerçek.</p>
<p>Ekonomi ile ilgisi az olan kişiler enflasyonu da aslında yanlış biliyor.</p>
<p>İktisatta enflasyon</p>
<p><strong>Enflasyon, ürün ve hizmetlerdeki fiyat artış hızı anlamına gelir. Enflasyonun düşmesi, fiyatların düşmesini değil, fiyat artış hızının yavaşlamasını ifade eder.</strong></p>
<p><strong>Peyniri Karga yemiş.</strong></p>
<p>Yani demem o ki;</p>
<p>Marketten alınan ürünlerin fiyatlarının artması, faturaların kabarması ya da birikimlerin değerini koruma telaşı, gibi unsurlar enflasyonun hayattaki yansımalarıdır. Ekonomistler tarafından sürekli takip edilen enflasyon oranı genellikle aylık ya da yıllık enflasyon verileriyle ölçülen bir göstergedir.</p>
<p>Peki, bu rakamlar tam olarak neyi anlatır?</p>
<p>Neden bazen hızla yükselir, bazen ise kontrol altına alınmaya çalışılır?</p>
<p>Enflasyon, sadece cebinizi değil, iş dünyasından finansal piyasalara, hatta gelir dağılımına kadar her şeyi etkileyen bir domino taşı gibidir.</p>
<p>Dolayısıyla Türkiye’de ve dünyada ekonomik kararların merkezinde yer alan bu olgu, herkes için farklı anlamlar taşır.</p>
<p>Biliyoruz ki ürün ve hizmet fiyatlarının artması en çok sabit ve dar gelirliyi etkiliyor. Bir gerçek daha var ki gelir dağılımını da daha fazla bozmaya devam ediyor.</p>
<p>Tüketiciler için doğrudan satın alma gücünün azalması enflasyonun en önemli etkisidir.</p>
<p>Aylık enflasyon yükseldikçe aynı gelirle daha az mal ve hizmet alınabilir</p>
<p>Örneğin aylık geliri Ocak ayında 50 bin lira olan birey Ocak başında 200 kilo peynir alırken aynı birey Kasım ayı içinde 120 kilo alabiliyor.</p>
<p>80 kilo peyniri kargalar yemiş oluyor.</p>
<p>Ülkemizde TÜİK’e göre enflasyon oranı yüzde 33 civarı, başka ölçümlere göre ise 2025 enflasyon oranı yüzde 40</p>
<p>Bu kadar teknik bilgiye göre 2026 yılında emekli maaşı en düşük 24-25 bin asgari ücret ise 28-29 bin arasında olacağını tahmin ediyorum.</p>
<p><strong>Konkordato ve iflas bir hortumlama yöntemi olmaktan çıkacak</strong></p>
<p>Geçen hafta açıklama yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, <strong>&#8220;Vadesi geçtiği halde ödenmemiş vergi ve cezaların toplamı 914,9 milyar lira ancak tahsil kabiliyeti olmayan alacak tutarı da 812,8 milyar lira, bu alacakların yüzde 88,8&#8217;inin tahsilat imkanı bulunmuyor”</strong> dedi.</p>
<p>Bu vergilere ayrıntılı baktığımızda 2025 Ocak-Haziran döneminde KDV ve ÖTV’nin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 48,44; dolaylı vergilerin payı yüzde 63,26 ve dolaysız vergilerin payı ise yüzde 36,74 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Merkezi yönetim bütçesi 2024 yılı Haziran ayında 275 milyar 280 milyon TL açık vermiş iken 2025 yılı Haziran ayında 330 milyar 176 milyon TL açık vermiştir.</p>
<p>Ödenmeyen vergimiz ne kadar? 915 milyar Lira bunun da 813 milyar Lirası batık.</p>
<p>Çünkü ülkemizde öyle bir kesim var ki:</p>
<p>Devlete vergi ödeyeceğini beyan etmiş. KDV’sini de karşı taraftan almış, cebine atmış sonrada dönmüş yine devlete demiş ki ben battım. İflas ettim. Konkordato istiyorum.</p>
<p>Devlet demiş ki, peki sana bir şans vereyim. Makinelerin susmasın, çalışmaya devam et ve borçlarını öde.</p>
<p>Kötü niyetli işadamı ne yapmış?</p>
<p>Şirketin kaynaklarını yatlara yatırmış, lüks araçlara aktarmış, katlar, villalar almış tabiî ki kendi adına değil. Bir başkasının adına alınmış.</p>
<p>Lüks ve şatafat içinde yaşamaya devam etmiş.</p>
<p>İşte benim batık dediğim, 813 milyar lira iç edilmiş.</p>
<p>Çözüm ne?</p>
<p>Aslında basit. Konkordato işlemini yasal düzenlemeler yaparak oldukça zorlu hale getirmek lazım.</p>
<p>Bu vergi veya SGK borçlusu olan kişi ve yakınlarının tapu veya trafik tescili önemli değil, kullandığı iktisap ettiği varlıklarına da el koyacaksın.</p>
<p>Bunlara yardım ve yataklık edenlerde dahil olmak üzere en ağır yaptırım ve cezalar getireceksin ki tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan bu kaynakları hortumlamasının önüne geçilmesi lazım.</p>
<p><strong>Ekonomik kararlardan etkilenen firmalar zorda</strong></p>
<p>Şimdi gerçek anlamda ekonomik darboğaz yaşayan bir kesim var. Ücretli, dar gelirliler ve emeklilerin yanı sıra.</p>
<p>Bunlar yaklaşık 100 milyar lira vergi yine aynı rakama yakın SGK borcu olan dürüst mükellefler.</p>
<p>Çünkü bu insanlar vergilerini beyan etmişler.</p>
<p>Ama nakit sıkıntısından dolayı ödemeyi yapamamış.</p>
<p>İşte bu kesim ödeme kolaylığı bekliyor.</p>
<p>Yanlış anlaşılmasın vergi affı değil.</p>
<p><strong>Ödeme kolaylığı olması lazım.</strong></p>
<p>Vergi affı; stok/kasa affı ile matrah artırımı gibi mekanizmaları topluca ifade eder. Tepkiler de büyük ölçüde bu aflara yönelmektedir.</p>
<p>Neden?</p>
<p>Matrah artırımı uygulamasıyla, belirli bir para öder ve vergi incelemesinden kurtulursunuz.</p>
<p>Stok affında da kayıt dışı stoklarınızı veya kayıt dışı satışlarınızı kurtarmış olursunuz.</p>
<p>Ama yapılandırma gerçekten farklı bir şey.</p>
<p>Borcunuzu ödeyemediniz, taksit başvurusunda bulundunuz.</p>
<p>Yıllık faizi %48 faiz.</p>
<p>500 bin borcunuz var bir yılda bu rakam 740 bin, iki yılda ise 480 bin faizi ile 980 bin lira oluyor.</p>
<p>Bu faiz ve zam oranları oldukça yüksek</p>
<p>Merkez Bankası politika faizini %39,5 seviyesine çekti.</p>
<p>Yıllık TÜFE, Ekim 2025 itibariyle %32,87.</p>
<p>Yeniden değerleme oranı ise %25,49.</p>
<p>Faizler düşüyor, enflasyon düşüyor, yeniden değerleme oranı düşüyor ama kamu alacaklarına yönelik faiz oranları aynı.</p>
<p>Bu haksızlık.</p>
<p>Beklenen ne?</p>
<p>Vergi affı değil altını bir kez daha çizeyim</p>
<p>Ödeme kolaylığı olması lazım.</p>
<p>Teminat vermeden taksit imkânı,12, 18 veya 24 ay gibi daha uzun vadeler,</p>
<p>Ve daha düşük faiz uygulaması yapılmalı.</p>
<p>Böylece mükellefler rahatlıyor.</p>
<p><strong>Toplam 33 vergi affı 34. Yolda mı</strong></p>
<p>Yapılandırmaya başvuran mükellefler ödemelerini hâli yoluna koyuyor. Zaten bir yıl içinde 3 kez ödenmediği takdirde yapılandırma bozuluyor ve hak kaybediliyor;</p>
<p>Evet süresinde vergi ve SGK primi ödeyenler ile ödeme yapamayanlar arasında adaletsizlik oluyor, tamam.</p>
<p>Her 2/3 yılda nasılda af çıkacak diyerek devlete borçlanıp kaynaklarını başka alanlara kaydıran art niyetli kişi veya firmalarda var o da tamam.</p>
<p>Fakat gerçek anlamda ekonomik darboğaza giren özellikle tekstil sektörü gibi bazı işletmelerde taca atılmadan ekonomiye kazandırılması elzemdir.</p>
<p>Her ne kadar bakanlar veya Cumhurbaşkanı ‘Yok yapmayacağız. Boşuna beklemeyin’ demelerine rağmen en geç bir içinde olabiliyor.</p>
<p>Bu yüzden vergi affı değil ama ödeme kolaylığının eli kulağında.</p>
<p>Çünkü,</p>
<p>Ülkemizde bu zamana kadar her 1.5 yılda vergi affı çıktı. Toplam vergi affı sayısı 33.</p>
<p>Bakalım 34’üncü kez ödeme kolaylığı çıkacak mı?</p>
<p>Bekleyip, görelim.</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlar dileğiyle…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet kutlamaları göğsümüzü kabarttı</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/cumhuriyet-kutlamalari-gogsumuzu-kabartti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 14:54:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=603637</guid>

					<description><![CDATA[Cumhuriyet Bayramı’nın 102. senesi büyük bir coşku ile yurdumuzda kutlandı. İlimizde de bayram sevinci vardı. Çocuklarımız en güzel giysileri ile bayramı yaşadı. Okul ve işyerleri bayraklarımız ile donatıldı. Cumhuriyet yürüyüşleri yapıldı. Valilikte protokol bayramlaşması yapıldı. Bu bayram da halkın katılımı önemliydi. Yurdun dört bir yanından yaşlı, genç, kadın, erkek demeden halkımızın Mustafa Kemal Atatürk ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Bayramı’nın 102. senesi büyük bir coşku ile yurdumuzda kutlandı. İlimizde de bayram sevinci vardı. Çocuklarımız en güzel giysileri ile bayramı yaşadı. Okul ve işyerleri bayraklarımız ile donatıldı. Cumhuriyet yürüyüşleri yapıldı. Valilikte protokol bayramlaşması yapıldı. Bu bayram da halkın katılımı önemliydi. Yurdun dört bir yanından yaşlı, genç, kadın, erkek demeden halkımızın Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyete sahip çıktığını, göğsümüz gerinerek izledik.</p>
<p>İlimizde Çarşamba gecesi Cumhuriyet resepsiyonu yapıldı. Milletvekillerinden sadece İbrahim Yurdunuseven’in katıldığı resepsiyonda bazı ayrıntıları paylaşarak yazımıza devam edelim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Atanmış ve seçilmişe yoğun ilgi</strong></p>
<p><strong> </strong>Askeri ve sivil erkan ile ilimizdeki protokol üyelerinin de hazır bulunduğu gecede Vali Kübra Güran Yiğitbaşı çok iyi hazırlanmış bir konuşma yaptı. Dünyadaki mazlum ülkelerin kaderlerine de vurgu yapan Yiğitbaşı geceye katılanlara teşekkür etti.</p>
<p>Ayrıca Vali Yiğitbaşı’na çocukların yoğun ilgisi vardı. Cumhuriyet pastasını salondaki çocuklarla kesen Vali Kübra Güran Yiğitbaşı’na özellikle aileler yoğun ilgi gösterdi.</p>
<p>Aileler, çocuklarını yanına alıp ve bazen de Vali’nin kucağına verip yüzlerce fotoğraf çekildi.</p>
<p>Belediye Kadın Meclis Üyesi grupla salona gelen Belediye Başkanı Burcu Köksal da salonda ilgi gördü. Başkan Köksal da yemek sonrası giriş salonunda çok sayıda kişi ile fotoğraf çekildi.</p>
<p>Hem atanmış hem seçilmiş iki kadın yöneticiyi ilimizin bağrına bastığını görmek önemliydi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hoş gelir, sefa gelir</strong></p>
<p>Salonda konuşulan en önemli konu Cumhuriyet Bayramı’nın yanı sıra Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçip geçmeyeceğiydi.</p>
<p>Köksal’ın defalarca yaptığı açıklamalara rağmen bu konu ilimiz gündeminde hala yerini koruyor.</p>
<p>Salonda görüştüğüm AK Parti’nin dört, beş ismi konu hakkında fazla yorum yapmaktan kaçındı. Ve şu değerlendirmeyi yaptılar; “Bizde malum Reis ne derse o olur. Cumhurbaşkanımız uygun gördüğü takdirde bize söyleyecek söz düşmez. Hoş geldi sefa geldi deriz”</p>
<p>Bakalım süreç nasıl işleyecek?</p>
<p><strong>Cumhuriyet ve Basın</p>
<p></strong>Afyonkarahisar’daki Cumhuriyet resepsiyona basın emekçileri de ilgi gösterdi<strong>. </strong>Günümüzdeki yerel ve ulusal medya ile 102 sene önceki medya ve siyasi atmosfere bakınca bir asır geçmesine rağmen yaşananların çok benzer olduğunu fark ediyoruz.</p>
<p>Bu tespiti aşağıdaki değerlendirme ışığında yaparsak yanılmayız sanırım.</p>
<p>Bu araştırmada Gazeteci dostum <strong>M. Zafer Masalcı</strong> tarafından uzun uğraşlar sonucu kitaplaştırıldı.</p>
<p><strong>Atatürk ve Batıcılar</strong> isimli TBMM tutanaklarından yola çıkan Mehmet Zafer Masalcı’nın üçüncü kitabının hazırlığında olduğunu belirtelim.</p>
<p>Masalcı kitabında diyor ki; İstanbul Basını; “Cumhuriyet bir tılsım değildir. Cumhuriyet alkış ile, şenlik ve dua ile yaşamaz. Sıkboğaza getirilmiş bir hal.&#8221;</p>
<p>&#8220;Efendiler, acele ediyorsunuz.&#8221;</p>
<p>Atatürk Cumhuriyetin ilanı konusunda diyor ki:</p>
<p>Efendiler, saltanat devrinden Cumhuriyet devrine geçebilmek için, herkesin malumu olduğu üzere, bir intikal devresi yaşadık.</p>
<p>Bu devirde iki fikir ve görüş birbirleriyle devamlı olarak mücadele etti.</p>
<p><strong>    </strong>O fikirlerden biri, saltanat devrinin devam ettirilmesiydi. Diğer fikir saltanat idaresine son vererek Cumhuriyet idaresi tesis eylemekti. Bu bizim fikrimizdi. Biz fikrimizi açıkça söylemekte sakınca görüyorduk. Ancak görüşümüzün tatbik kabiliyetini saklı bulundurup münasip zamanda tatbik edebilmek için, <strong>saltanat taraftarlarının fikirlerini tatbik sahasından uzaklaştırmak mecburiyetinde idik. </strong>Yeni kanunlar yapıldıkça, bilhassa Teşkilatı Esasiye kanunu yapılırken, saltanat taraftarları, padişah ve halifenin haklarının salahiyetinin açıkça belirtilmesinde ısrar ederlerdi. Biz de bunun zamanının gelmediğini veya lüzum olmadığını beyan ederek o yönü söylenmemiş bırakmakta fayda görüyorduk.</p>
<p>Devlet idaresini, Cumhuriyetten bahsetmeksizin, milli hakimiyet esasları dairesinde her an cumhuriyete doğru yürüyen şekilde temerküz ettirmeye çalışıyorduk.</p>
<p>Efendiler, Cumhuriyet&#8217;in ilanı bütün milletçe sevinç sebebi oldu. Her tarafta parlak gösteriler sevinç sebebi oldu.</p>
<p>Yalnız İstanbul&#8217;da iki üç gazete, Ahmet Emin Yalman&#8217;ın Vatan Gazetesi, Hüseyin Cahit Yalçın&#8217;ın Tanin Gazetesi, Ahmet Cevdet&#8217;in İkdam Gazetesi, Ebuziya Velid&#8217;in başyazarlığını yaptığı Tevhid-i Efkar Gazetesi ve yalnız İstanbul&#8217;da toplanan bazı zevat, milletin genel ve samimi olan sevincine iştirakte tereddüde düştü, cumhuriyet ilanına ön ayak olanları eleştirmeye başladı.</p>
<p>Bu kişiler Konya&#8217;dan toplantı için İstanbul&#8217;a gelen ve <strong>Rauf Bey, Refet Paşa, Adnan Bey(Adıvar) </strong>tarafından 28 Ekim 1923 tarihinde karşılanan Ali Fuat Paşa ile Erzurum&#8217;dan toplantı için gelmek üzere yolda olan <strong>Kazım Karabekir Paşa</strong>.</p>
<p>Cumhuriyet&#8217;in hemen ilanından sonra, bu gazetelerde Cumhuriyet&#8217;i eleştiren yazılar çıktı. Bunlar Rauf Orbay&#8217;la görüşmeler yaparak, onun Cumhuriyeti eleştiren yazılarını yayınladılar. Bu generaller ve gazeteciler Rauf Orbay&#8217;ı Ankara&#8217;ya Cumhuriyeti kuranlardan hesap sormak üzere uğurladılar.</p>
<p>Bu gazeteler &#8220;Yaşasın Cumhuriyet&#8221; başlığı altındaki yazıları bile cumhuriyetin ilan ve tespit tarzının garip olduğunu bunda &#8220;sıkboğaza getirilmiş bir hal&#8221; bulunduğunu ilan ediyorlardı. &#8221;</p>
<p>(Atatürk ve Batıcılar-M.Zafer Masalcı.s51-52-Kaynak Yayınları-NutukII. s-316-317)</p>
<p><strong><br />
Atatürk&#8217;ten öğrendiklerimiz</p>
<p></strong>    1-Cumhuriyet ilanı sırasında İstanbul basınının önde gelenleri Cumhuriyete karşıdır. Padişahlığın ve halifeliğin devamından yanadır.</p>
<p>2-Rauf Orbay, Refet Paşa, Ali Fuat Paşa, Kazım Karabekir, Adnan Adıvar da padişahlık ve halifeliğin devamından yana ve Cumhuriyete karşıdırlar.</p>
<p>3-Bu generaller ve gazeteciler, 1926’daki İzmir suikastından sonra politikadan dışlanmışlardır.</p>
<p>4-Bunlardan Adnan Adıvar ve Halide Adıvar İzmir suikastı öncesi, İngiltere&#8217;ye kaçmışlardır. Atatürk&#8217;ün ölümünden sonra Türkiye&#8217;ye dönmüşlerdir.</p>
<p>5-Rauf Orbay, İsviçre&#8217;ye kaçmıştır. Annesinin ölümü nedeniyle 1936&#8217;da izin alarak Türkiye&#8217;ye dönmüştür. İzmir suikastı davasından on yıl hapis cezası almıştır.1933 Onuncu yıl genel affından yararlanmak için Türkiye&#8217;ye gelmediğinden bu aftan yararlanamamıştır.</p>
<p>6-Bu gazetecilerden, Hüseyin Cahit Yalçın, Rauf Orbay milletvekili Kazım Karabekir Meclis Başkanı Ali Fuat Paşa bakan yapılmıştır. (İsmet İnönü dönemi)</p>
<p>Şimdi doğrusunu isterseniz; Türkiye 11 Kasım’dan sonra ikinci Tanzimat dönemine girmiş ve emperyalizme teslim olmuştur. Burada cumhuriyete karşı olan üst düzey gazeteci siyasetçi ve askerlerin artık söz sahibi olmalarının büyük etkisini vardır. KEZA</p>
<p>CHP&#8217;den sonra 1950&#8217;de İktidar olan Demokrat Parti de CHP&#8217;nin yolundan giderek Amerikan emperyalizmiyle işbirliğini sürdürmüştür. NATO&#8217;ya giriş için başvuran CHP döneminde Nato&#8217;ya giremedik ama DP&#8217; döneminde Kore de 727 şehidimizin ardından Amerika bizi NATO&#8217;ya alıyordu.</p>
<p>Emperyalizme karşı olanlar dünde, bugünde ayakta kalmak zorundadır. İşte bu yüzden basını ile siyasetçisi ile cumhuriyet sevdalılarının Atatürk devrimlerini tamamlaması ve saflarını sıklaştırması gerekiyor.</p>
<p>Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyetimizi, yeniden devrimcileştirmek vatanseverlere düşüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YÜK YİNE VATANDAŞIN SIRTINA</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/yuk-yine-vatandasin-sirtina/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 16:31:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Afyonkarahisar]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomihaberleri]]></category>
		<category><![CDATA[EkonomikDüzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[GelirVergisi]]></category>
		<category><![CDATA[İşverenPrimleri]]></category>
		<category><![CDATA[KiraVergisi]]></category>
		<category><![CDATA[MeslekHarçları]]></category>
		<category><![CDATA[TapuHarçları]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[VergiPaketi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=602291</guid>

					<description><![CDATA[Vergi paketi Perşembe günü TBMM komisyonunda geçti. Önümüzdeki günlerde mecliste görüşülüp yasalaşacak olan 36 maddelik paket özellikle orta gelir durumundaki (Kaldıysa) Ek külfetler getiriyor. AK Parti tarafından meclise sunulan düzenlemenin gerekçesi şöyle açıklanıyor: Vergi dışında kalan alanların kapsama alınması, bazı istisnaların kaldırılması, kayıt dışılıkla mücadele edilmesi, vergi adaletinin güçlendirilmesi amaçlanmış olup, ayrıca çek kanununda ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vergi paketi Perşembe günü TBMM komisyonunda geçti. Önümüzdeki günlerde mecliste görüşülüp yasalaşacak olan 36 maddelik paket özellikle orta gelir durumundaki (Kaldıysa) Ek külfetler getiriyor.</p>
<p>AK Parti tarafından meclise sunulan düzenlemenin gerekçesi şöyle açıklanıyor: Vergi dışında kalan alanların kapsama alınması, bazı istisnaların kaldırılması, kayıt dışılıkla mücadele edilmesi, vergi adaletinin güçlendirilmesi amaçlanmış olup, ayrıca çek kanununda ve sosyal güvenlik konularında da ciddi değişimler yapılıyor.</p>
<p><strong>KİRALARA VERGİ ZAMMI KAPIDA</strong></p>
<p>Şimdi önemli maddelerine bakalım: Mesken kira gelirlerine uygulanan istisna kaldırılacak. Ancak, sosyal güvenlik kurumlarından emekli, maluliyet, dul ve yetim aylığı alanlarda bu istisna devam edecek.</p>
<p>2025 senesinde meskende 47 bin işyerlerinde ise 330 bin liraydı bu istisna.</p>
<p>2026 senesinden elde edilecek mesken işyeri kira bedeli emekli-malul- dul ve yetim aylığı almıyorsa 2027 senesinde beyanda bulunup vergisini de ödeyecek.</p>
<p>Bir örnek vereyim.</p>
<p>Hasan beyin konutundan aylık 20 bin lira kira geliri var. Emekli malul vb. değil.</p>
<p>Bir yıllık aldığı kira bedeli 240 bin olsun. Götürü gider uygulaması sonrası yaklaşık 30 bin vergi öder.</p>
<p>Bu konut kira bedeline ek zam demektir. Ülkemizde ne yazık ki böylesi farkları mülk sahipleri kiracıya yansıtır. Ve kiralarda enflasyon zammı dışında yüzde 10/15 vergi zammını da görür.</p>
<p>Bu işyerleri için ise devasa rakamlara ulaşır.</p>
<p>Bugünden benden söylemesi.</p>
<p><strong>TAPU HARCI VE ARAÇ ALIM SATIMLARINA DA VERGİ</strong></p>
<p>Komisyondan geçen taslağı incelemeye devam ettiğimizde vergi zamlarını da görüyoruz.</p>
<p>Geçici vergi mükellefiyeti bulunanlar için dördüncü geçici vergilendirme dönemi sisteme dahil edilerek, mükelleflerin kazançları artık 3, 6, 9 ve 12 aylık dönemlerle tespit edilecek ve yılın son çeyreğine ait geçici vergi beyannamesi verilecek.</p>
<p>Geçen dönemde son Geçici Vergi kaldırılmıştı.</p>
<p>Halk arasında peşin vergi olan bu vergi şahıslarda Mart-Kurumlarda Nisan ayında verilen yıllık vergi olduğu sürece son dönem GGV verilmesi anlamsız diyeceğim de devlet 2 ay öncesinden parasını almaya yeniden niyetlenmiş diyerek bir başka önemli maddeye bakalım.</p>
<p>Tasarı diyor ki:</p>
<p>Gayrimenkullerin devir ve iktisaplarında; emlak vergisi değerinden az olmamak üzere mükelleflerce beyan edilen alım satım bedeli üzerinden tapu harcı hesaplanıp beyan edilen alım satım bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespiti halinde, aradaki farka ilişkin tapu harcı %100 nispetinde vergi ziyaı cezası alınacak.</p>
<p>Sıfır araçların ilk tescil işlemleri ile tescil edilmiş araçların (ikinci el) satış ve devirlerinde, noterler tarafından satış ve devir bedeli üzerinden, asgari 1.000 TL’den az olmamak üzere binde 2 oranında nispi noter harcı alınması.</p>
<p><strong>BAZI MESLEKLERE YILIK HARÇ</strong></p>
<p>Ve yetmiyor devamla.</p>
<p>Mevcut durumda harca tabi olmayan birçok ruhsat ve yetki belgesinden yıllık harç alınacak</p>
<p>Kuyum işletmeleri: 30.000 TL</p>
<p>İkinci el araç ticareti (galeriler): 20.000 TL</p>
<p>Taşınmaz ticareti (emlak ofisleri): 20.000 TL</p>
<p>Büyükşehirlerde bu tutarlar iki katı.</p>
<p>Muayenehane uygunluk belgesi: 20.000 TL</p>
<p>Özel poliklinik ruhsatı: 30.000 TL</p>
<p>Tıp merkezi ruhsatı: 50.000 TL</p>
<p>Ağız ve diş sağlığı muayenehanesi: 20.000 TL</p>
<p>Ağız ve diş sağlığı polikliniği: 30.000 TL</p>
<p>Diş sağlığı merkezi veya hastanesi: 40.000 TL</p>
<p>Büyükşehirlerde bu harçlar da bir kat artırımlı olacak.</p>
<p>Veteriner muayene ruhsatı: 10.000 TL</p>
<p>Veteriner poliklinik ruhsatı: 20.000 TL</p>
<p>Hayvan hastanesi ruhsatı: 40.000 TL</p>
<p>Ve geldik otellere Turizm işletmeleri ise sınıfına göre oldukça yüksek harçlar var.</p>
<p>Dördüncü sınıf: 367.000 TL</p>
<p>Üçüncü sınıf: 612.200 TL</p>
<p>İkinci sınıf: 734.800 TL</p>
<p>Birinci sınıf: 980.400 TL</p>
<p>Lüks sınıf: 1.470.800 TL</p>
<p>Bu harçlar da artık bir defalık değil, her yıl düzenli olarak alınacak.</p>
<p>Burada önemli bir konunun da altını çizelim.</p>
<p>Malum emlak vergisi değerlerine afaki zam oluyor.</p>
<p>Peki bu ne getirecek?</p>
<p>Kiralara artışın ötesinde işyerlerinde 850 bin basit usul olan ülkemizdeki bu mükelleflerin çok büyük bir kısmı defter ile tanışır.</p>
<p>Çünkü yasa diyor ki kira bedeli bir iş yerinin emlak değerinden yüzde10 aşağı olamaz.</p>
<p>Afyon için yıllık kira bedeli 48 bin.</p>
<p>Yani aylık işyeri kirası 4 bin olursa basit usule devam.</p>
<p>Ama bir örnekte konuyu anlaşılır kılalım:</p>
<p>İşyeri emlak değeri 400 bin lira olan bir mülk en düşük yıllık 40 bin lira kira geliri olursa vergi yoktu.</p>
<p>Emlak değeri 800 bin olduğunda kira bedeli de en az yıllık 80 bin eder ki. O işyeri basit usulden faydalanamaz diye düşünüyorum.</p>
<p>Sosyal güvenlik konularında yapılacak düzenlemeleri de özetleyip noktayı koyalım.</p>
<p>İşveren prim teşviği imalat hariç 4 puandan 2 puana indirilecek.</p>
<p>Prime esas kazanç tavanı asgari ücretin 7,5 katından 9 katına çıkarılacak.</p>
<p>Yani işveren daha fazla prim ödeyecek.</p>
<p>Bu arada uzun zamandır uygulaması olan genç girişimcilere bir yıl süreyle sağlanan prim desteği sona erecek.</p>
<p><strong>GELEN YIL GİDENİ MUMLA ARATACAK</strong></p>
<p>Ancak, son 2 yılda yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle iş piyasasının;</p>
<p>Birikmiş kamu borçlarına yapılandırma yapılıp yapılmayacağı,</p>
<p>– 31/12/2025 itibariyle enflasyon düzeltmesinin yapılıp yapılmayacağı,</p>
<p>– Çok yüksek belirlenen 2026-2029 yılları arası emlak vergisi değerlerinin düşürülüp düşürülmeyeceği,</p>
<p>– Matrah artışı, stok affı, fiktif hesapların düzeltilmesi gibi bir düzenlemelerin yapılıp yapılmayacağı,</p>
<p>Cevapları bu tasarı da maalesef yok.</p>
<p>Sonuçta:</p>
<p>2026 yılı 2025 yılını mumla aratacak. Hazine&#8217;nin yeni gelir kaynağı yaratması bekleniyor ancak vergi adaleti açısından tablo karmaşık.</p>
<p>Emekli, ücretli ve küçük işletmelerin üzerindeki dolaylı yük artarken, sermaye kesiminin kullandığı istisna ve muafiyetlerin toplamı 2026 itibarıyla 3,6 trilyon TL&#8217;ye çıktığını da ekleyelim.</p>
<p>Her daim söylüyoruz.</p>
<p>Vergi adaletini sağlayabilmek için yalnızca gelir artırıcı değil, harcama politikalarını da dengeleyen bir mali reform gerekiyor. Eşit ve adil bir şekilde. Açığı az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınması. Yetmez bu kaynaklarında adil kullanılması elzemdir.</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Biz bu filmi görmüştük</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/biz-bu-filmi-gormustuk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 20:40:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=598693</guid>

					<description><![CDATA[Yazının başlığına bakarak, ‘Hangi filmi gördük’ sorusuna cevabımız belli. CHP Kongrelerinde yaşananları bir film haline getirseniz Pazar günkü yaşananlar da dahil olmak üzere izlenme rekoru kıracağı kesin. Önce şunu belirteyim yazının başında. TÜRMOB Genel Kurulu olmasından dolayı hafta sonu Ankaradaydım. Ve CHP İl Kongresini basından takip edebildim.   Özkan Yalım, senin dünyadan haberin yok Basından [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><br />
</strong>Yazının başlığına bakarak, ‘Hangi filmi gördük’ sorusuna cevabımız belli. CHP Kongrelerinde yaşananları bir film haline getirseniz Pazar günkü yaşananlar da dahil olmak üzere izlenme rekoru kıracağı kesin.</p>
<p>Önce şunu belirteyim yazının başında. TÜRMOB Genel Kurulu olmasından dolayı hafta sonu Ankaradaydım. Ve CHP İl Kongresini basından takip edebildim.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Özkan Yalım, senin dünyadan haberin yok </strong></p>
<p>Basından denilince, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım malum daha önce CHP Milletvekiliydi. Yerel seçimlerde Uşak Belediye Başkanı olmuştu.</p>
<p>Yalım, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın ısrarlı talebi üzerine Afyon CHP Kongresinde Divan Başkanı oldu. Eski Yeşilçiftlik Belediye Başkanı Mehmet Ali Sakal ile Mahmut Gümüş de katip üye olarak divanda yer aldılar.</p>
<p>Başkan Yalım, kongre başladıktan sonra ‘Görüntüleri aldınız. Basın, Divan Heyetinin aldığı karar sonucu dışarı çıkacak’ diyordu. Yalım, ‘CHP Kongrelerinde böyle kararlar alınıyor. Adayların konuşma metni de dağıtılacak zaten’ diye ekliyordu.</p>
<p>Bak, Başkan Özkan Yalım. Ben 45 yıldır gazeteciyim. Yüzlerce değişik partilerin kongrelerini izledim. CHP’nin tüm kurultay ve kongrelerini de (Bu haftaki hariç) izledim.</p>
<p>Basın özgürlüğünü şiar eden CHP’nin hiçbir kongresinde böyle tavır görmedim.</p>
<p>Gazeteciler ve adaylar bu kararın yanlış olduğunda ısrar edince Yalım ve ekibi geri adım attı. Basını ötekileştirme çabası önlendi.</p>
<p>Basın mensuplarının hapislerde çürüdüğü her cümlesinin didik didik arandığı gazete ve televizyonların iktidara biat edilmeye zorlandığı bu günlerde, basına en büyük destek ve katkı verecek olan CHP’nin, CHP’li bir belediye Başkanın bu tavrı kocaman ayıptır.</p>
<p>Bu arada bu konuda bu karara direnen başta Gazeteci Mustafa Bayer ve Hakan Dilek olmak üzere diğer gazeteci meslektaşlarımı da kutluyorum. Birlik beraberlik içinde haksızlığa karşı dik duranları da selamlıyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Yakışmıyor, Yakışmadı</strong></p>
<p>Bu kongrede de yine bildik görüntüler yaşandı.</p>
<p>Yeni İl Başkanı Hasan Karadeniz konuşmasında, Faruk Duha Erhan’a ağır yüklendi. Bir kişi kürsüye kadar gelerek konuşmaya müdahale etti. Başta Belediye ekibi ve Belediye Başkanı yanlıları adamın üzerine çullandı. İteklemeler, ağzına vurmalar…Bir arbede oluştu. Şükür ki bu sefer bayılan falan olmadan bu hengamede kısa sürede sonuçlandı.</p>
<p>Şimdi hak, hukuk, adalet diye diye seçmen karşısına çıkan bu düşüncedeki üyelerin oyları ile delege olan hatta İlçe Başkanı olanların sözlü itiraza böylesine tepki göstermeleri bu partiye yakışmadı, yakışmıyor.</p>
<p>Yani ağzını açanın düştüğü hale bakın. Sende ağzını açarsan seni de daha beter ederiz.</p>
<p>Burası Cumhuriyet Halk Partisi beyler. Derebeyi, kabadayı yeri değil. Burada fikirler yarışır Biliniz.</p>
<p><strong>      </strong></p>
<p><strong>Ayrışmalar birleşmeler</strong></p>
<p>Kongrede Belediye Başkanı Burcu Köksal videosundan izlediğim kadarıyla daha önce sosyal medyadan yaptığı açıklamaları salonda da tekrarladı. ‘CHP’deyim, hiçbir yere gitmiyorum. Bundan sonra da susmayacağım artık.’ diyerek İl Başkanı Faruk Duha Erhan, Aday olan Ömer Akyıldız, PM Üyesi Yalçın Görgöz, Eski Gençlik Kolları Başkanı Muhammed Turalı ve bazı isimleri delegelere şikayet etti. ‘Parti içinde siyasi yarışı anlarım ama iftiraya izin vermem. Bakın Kemal Demirkırkan ve Ramazan Akgöz ile de yarıştık geçmişte ama centilmence siyasi bir yarıştı’ diyordu Burcu Köksal.</p>
<p>Şöyle eskilere gittim.</p>
<p>Bolvadin ilçesinde CHP ziyareti var.</p>
<p>Kemal Demirkırkan İl Başkanı, Burcu Köksal Milletvekili, Gürsel Tekin ile Enis Berberoğlu ve partililer ile Bolvadin’de esnaf ziyaretindeler. Bende gazeteci olarak yanlarındayım.</p>
<p>Burcu Köksal bir kükredi ve ‘İkidir ayağıma basıyorsun. Nedir senin benle derdin’ dedi. Kemal Demirkırkan elini havaya kaldırdı. ‘Kadın olmasan ağzının ortasına bir yapıştıracağım’ dedi. Ve Burcu Köksal’ın bağırmaları iyice arttı…</p>
<p>Sonrasında Yasin Köksal beni aradı telefonla. Yaşananları sordu. Yanımda rahmetli Kamil Göcen var. Araçtayız ve mezar ziyaretine gidiyoruz.</p>
<p>Yasin Köksal’ı yatıştırmak adına dakikalarca dil döktük.</p>
<p>Ramazan Akgöz ve ekibi ile Köksal’ın sert tartışmalarını da burada yazmaya gerek bile görmüyorum.</p>
<p>İşte bizzat tanık olduğum olaya rağmen Köksal ve Demirkırkan aynı safta. Ramazan Akgöz de onlarla birlikte.</p>
<p>Buradan neden ve nasıl birlikte oluyorsunuz, ayrı ayrı olun anlamı da çıkmasın.</p>
<p>Meramım bu partide böylesi tartışmalar dün de vardı bugün de var.</p>
<p>Yarın da olacak. Olur.</p>
<p>Çünkü ilkeler değil çıkarlar öncelikli ne yazık ki.</p>
<p>Demem o ki, dün yan yana olanlar bugün ayrışır</p>
<p>Dünkü ayrışanlar ve guruplar birleşir.</p>
<p>Kafasında her şart ve ahvalde ben hedefime gideyim, bir koltuk alayım veya vekil olayım gerisi tufan olanlar çıkar.</p>
<p>Yağmur yağar tüm yarıklar örtülüverir.</p>
<p>Büşra Çetinöz ve Faruk Duha Erhan da bunlardan en fazla nasibini alan genç siyasetçiler olarak ortada kalır.</p>
<p>Çünkü bu iki gence de Milletvekilliği yolu gösterilmişti.</p>
<p>Sonuç ağabeyler gelir ve gençler taca çıkar.</p>
<p>Burcu Köksal’ın konuşmasında bir başka dikkatimi çeken konu şu:</p>
<p>Milletvekili, Meclis Gurup Başkanı ve Belediye Başkanı görevlerinde AK Parti’ye sert eleştiriler yapardı Burcu Köksal.</p>
<p>Dünkü konuşmasında mevcut iktidara ve yaşananlara ses çıkarmadı. Şaşırdım</p>
<p>Sonucu belli olan bir kongre de bitti.</p>
<p>Şimdi sırada CHP’nin Mutlak Butlan davası var.</p>
<p>Silivri zindanındaki Ekrem İmamoğlu’nun iddianamesi savcılık tarafından teslim edildi. Önümüzdeki günlerde davası da başlayacak.</p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi gündemimizde daha çok yer alacağa benziyor.</p>
<p>Her an her şey olabilir.</p>
<p>Siyasette bir gün bile uzun sayılır. Her daim sürpriz yaşanabilir.</p>
<p>Bekleyip göreceğiz…</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÖZGÜR ÖZEL RÜZGARI</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/ozgur-ozel-ruzgari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 05:44:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Akar]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[sondakika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=590806</guid>

					<description><![CDATA[&#160; &#160; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve partinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart’ta yolsuzluk suçlaması kapsamında tutuklandığı günden bu yana “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginin 57. cumartesi günü Afyonkarahisar da gerçekleşti. &#160; ALAN DAR GELDİ 5 BİN KİŞİ Cumartesi yeni Parti Meclisi toplantısını yaptıktan sonra Özel karayolu ile ilimize [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve partinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart’ta yolsuzluk suçlaması kapsamında tutuklandığı günden bu yana “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginin 57. cumartesi günü Afyonkarahisar da gerçekleşti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>ALAN DAR GELDİ 5 BİN KİŞİ</p>
<p>Cumartesi yeni Parti Meclisi toplantısını yaptıktan sonra Özel karayolu ile ilimize geldi.</p>
<p>Bu parti Meclisinde alınan kararı hatırlatalım.</p>
<p>CHP Meclis açılışına son aylarda yaşananları protesto etmek adına açılış ve akşamki resepsiyona oy birliği ile katılmama kararı aldı.</p>
<p>Toplantını akabinde hemen Afyonkarahisar’a gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve ekibi alandaki 5 bin kişiye hitap etti..</p>
<p>Evet</p>
<p>Afyon dışından gelenler de vardı alanda ama hangi mitingde komşu illerden mitinglere gitmiyor ki insanlar.</p>
<p>Miting alanına biraz erken gittim</p>
<p>.Alandaki insanlarla konuştum.</p>
<p>Pankart ve dovizleri not ettim.</p>
<p>En fazla İmamoğlu na özgürlük isteyen pankartlar vardı.</p>
<p>İlçe örgütleri kendi doviz ve flamaları ile alanda yerlerini almıştı.</p>
<p>Alanda CHP dışında başka partilerde yer alan isimleri de gördüm.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>KİM NEDEN ORADA İŞTE CEVABI</p>
<p>Miting alanını genç yaşlı kadın erkek köylü kentli her kesimden insanları görmek mümkündü.</p>
<p>Şimdi isimlerini vermeden miting alanında yer alan kişilerin neden buradanız soruma verdikleri yanıtları paylaşayım.</p>
<p>Orta yaşlı bir adam</p>
<p>‘ Hak-Hukuk Adalet için buradayım .İmamoğlu ve diğer tutuklu olanların bırakılması için buradayım. Suçu olan yargılansın. Ama tutuksuz yargılama olsun. .Hırsızlığın yolsuzluğun partisi olmaz ki</p>
<p>Genç bir kız</p>
<p>‘Öğretmen adayıyım ama iki senedir atamam yapılmadı bekliyoruz. Sabır taşına döndük’</p>
<p>Adını söylemeyen ve şapka ile yüzünü de siper eden genç adam</p>
<p>Bir değil iki lisans diplomam var. Ama bir yılı geçti iş bulamadım. Görüntülerde çıkarsam ömür boyu işsiz kalırım valla ‘.’</p>
<p>70 yaşlarında bir adam</p>
<p>‘Ben emekliyim. Kahveye gidiyorum. Yanıma tanıdık veya arkadaş gelirse görmemek için sırtımı kapıya veriyorum. görmezden geliyorum. Bir bardak çay ısmarlayacak gücüm kalmadı’. Gerisini sen düşün artık</p>
<p>Yaşlı bir teyze söyledikleri ise canımı yaktı.</p>
<p>Dedi ki’</p>
<p>Bak oğlum koca bir yaz geçti. tek bir kiraz tek bir erik yemedim. Canım çekti alamadım. Param yoktu. Çocukluğumda evimizde kasa kasa kira erik olurdu’</p>
<p>Ve Köyünden tarlasını bırakıp mermer fabrikasında çalıştığını söyleyen genç adam:</p>
<p>&#8216; Köyde rızkımızı kazanamadık. Buraya geldik. Bodrum katında 10 bin lira kira veriyorum.30 bin lira alıyorum.2 çocuk okula başladı .Borç dert giysilerini aldım. Şimdi o borçları ödeme zamanı. Nasıl ödeyeceğim ki?</p>
<p>Başörtülü bir kadın;</p>
<p>‘ Aylardır evime et girmedi. Serada çalışıyorum. Aldığım asgari ücret kocamda asgari ücretle çalışıyor uz ama ay sonunu getiremiyoruz ‘</p>
<p>Diye anlatıyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>CHP&#8217;Lİ GENÇLER YÜRÜYÜŞ DÜZENLENDİ</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>CHP Gençlik Kolları, miting öncesinde “Gençlik Korteji” düzenledi.</p>
<p>Yürüyüş, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklular adına gerçekleştirildi.</p>
<p>Tartışmalı İBB soruşturmasında tutuklanan Medya A.Ş. Genel Müdürü Dr. İpek Elif Atayman&#8217;ın oğlu Efe Çakır, annesinin cezaevinden mitinge gönderdiği mektubu okudu.</p>
<p>Mektupta 7 aydır bekleyen yargılamanın yapılması isteniyordu.</p>
<p>Belediye Başkanları ve PM Üyesi Yalçın Görgöz kürsüye çağrıldı.</p>
<p>Ve .Belediye Başkanı Burcu Köksal konuştu.’</p>
<p>&#8220;Asgari ücretlinin, dar gelirlilerin bütçelerini rahatlatmak için şehrimizde çayı 5 liradan vermeye başladık. Diyen  Köksal ‘ Zaferin Çocukları Gündüz Bakımevini. Bölgenin en büyük parkı Bülent Ecevit Parkı&#8217;nı açtık. Halk Lokantalarımızda günlük dört çeşit yemeği 75 liradan vermeye devam ediyoruz. Halk Gıdayı faaliyete geçirdik. Aylık desteklerle ısınma yardımı yapıyoruz. Okula başlayan çocuklarımız için maddi sıkıntı yaşayan ailelere yine Zafer Kart üzerinden kırtasiye yardımı yapıyoruz.. LGS&#8217;ye hazırlanan öğrencilerimize Bilgi Evlerimizde ücretsiz kurslar düzenliyoruz’ Diyerek icraatlarını anlattı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İMAMOĞLU ‘ ZALİMLEŞTİLER’</p>
<p>19 Mart sivil darbesiyle özgürlüğü elinden alınan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, seçilmiş İBB ve TBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu İl Başkanı Faruk Duha Erhan okudu.</p>
<p>Ülkemiz çok uzun zamandır büyük krizler yaşıyor. İktidarın yol açtığı ekonomik, siyasi, idari krizler birbirini besliyor ve büyütüyor. Diyen İmamoğlu ‘ Krizlerin ağır faturasını millete ödeten iktidar, milli iradeyi baskı altına alabilmek, önümüzdeki seçimleri bugünden dizayn edebilmek için attığı hukuk dışı adımlarla, ülkeyi bir uçurumun eşiğine getirmiştir. Onlar; vicdanlarını, adalet duygularını çoktan kaybettiler. Sokaktan, çarşıdan, pazardan, vatandaştan koptukça zalimleştiler.“Vatandaşın devletin adaletine duyduğu güven, ciddi bir biçimde sarsılmıştır ve bu, başta ekonomi olmak üzere, ülkemizin bütün dengelerini sarsmaktadır. İktidar hukuk ve demokrasiden uzaklaştıkça, vatandaşın refaha ve berekete ulaşması mümkün değildir. Tek çare, derhal millete gitmek ve milli iradenin hakemliğinde, hızla hukuka ve demokrasiye dönmektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>EBER KURUDU HAVAALANI 220 MİLYON ÖDENDİ</p>
<p>Daha sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuştu..</p>
<p>Erdoğan, Afyon&#8217;u unuttu. Eber Gölü kurumaya yüz tuttu. Zafer Havalimanı bu sene 220 milyon TL daha uçmayan yolcu için başta garanti verdikleri için ödeme yaptılar diyen Özel .</p>
<p>Afyon&#8217;da söz verilen hızlı tren 13 yıldır yok. İsrail&#8217;le güya kayıkçı kavgası yapıyorlar haşhaş tohumunu İsrail&#8217;den getiriyorlar ve İsrail meşeli tohumlarla üretimi bitirme noktasına getirdiler. Patates 10 liraya maliyeti var. 5 liraya tarlada alıyorlar markette 25 e satılıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>EMEKLİ ASGARİ ÜCRETLİ BİTTİ</p>
<p>Tayyip Erdoğan&#8217;dan kurtulursam asgari ücret 50.000 lira olur. Tayyip Erdoğan&#8217;dan kurtulursam emekli maaşım 56.000 lira olur. Herkes hesabı böyle yapsın. Memurun aldığı 14,5 çeyrek altının bugün geldiği nokta tam tamına 5,5 çeyrek altın. Memur ayda 9 çeyrek altın kaybetmiş diyen Özgür Özel konuşmasında soru cevap kısmına geçti ve ‘Bu iktidar emekliye iyi gelmedi. Geldi mi? Asgari ücretliye Öğrenciye iyi geldi mi?. Peki çiftçiye iyi geldi mi? Hayır. Bunlar bu haldeyken esnaf ne yapsın. Esnafa iyi geldi mi? Hayır. Bu iktidar sadece ve sadece zengine iyi gelen, yandaşa iyi gelen işi gücü tıkırında olanlara iyi gelen bir iktidardır. Buradan ısrarla söylüyorum. Bu memlekette zengin yüzde 20. Yani en zengin yüzde 20 toplam gelirin yüzde 90&#8217;ını alıyor. Geri kalan yüzde 80 sadece yüzde 10&#8217;unu alıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>DENİZ GEZMİŞ GİBİ FİLİSTİNE DESTEK</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyaretine de değinen Özel ‘Amerika&#8217;ya giderken hediye paketi yaptırmış. Hediye paketinin içinde yok yok. 225 tane Boeing uçak sıvılaştırılmış gaz yetmiyor. Bademden pirince cevizden Amerikan otomobiline Amerikan viskisine makyaj malzemesine kadar tamamının gümrük vergilerini sıfırladı. Bizim Amerika&#8217;da parası ödenmiş, bitmiş üzerine Türk bayrağı yapışmış 6 tane F35 uçağımız var. Geçen dönem geçen dönem bunlara el koydular. Bizi F35 programından attılar. İsrail&#8217;de F35 var. Yunanistan&#8217;da var. Türkiye&#8217;de parasını ödediği F35&#8217;ler Amerika&#8217;da Hangarda duruyor. İsrail büyük bir katliam yapıyor. Gazze&#8217;de çok büyük çok büyük bir insanlık dramı yaşanıyor. 65 bin çocuk ve kadın öldü. 165 bin kişi sakat kaldı. Savaştan etkilendi. Bu soykırıma karşı Erdoğan Amerika&#8217;da ses vermedi. Biz Deniz Gezmiş ve arkadaşları Filistin&#8217;e nasıl destek verdiyse Filistin&#8217;e o desteği veririz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>BOZUK TOHUM</p>
<p>CHP 192 gündür saldırı altında. 192 gündür direniyoruz, mücadele ediyoruz. Şimdi de Mansur başkanımıza saldırı başlattılar. MASAK raporu kim tarafından Melih Gökçek&#8217;in oğlunu biliyor musunuz? Bozuk tohum tarafından MASAK raporunu almışlar. Bu kişiyi güya itirafçı iftiracı yapmışlar. Etrafındakilere kara çalıyor ama kendi elleri kara. Bozuk tohumun babasının 97 dosyası var. 97 yolsuzluk dosyası var. Kapağını açıp bakan yok.</p>
<p>İmamoğlu ve tutuklu belediye başkanı ve belediye görevlilerine selam gönderen Özgür Özel konuşmasını tamamlıyordu.</p>
<p>Partililer tarafından yoğun ilgi gören CHP Genel Başkanı Özel alandan ayrılması sırasında minibüsü durdurdu ve Ankara’dan tanıdığı Emniyet Müdürü Ahmet Birkan Erol’a Emniyet mensuplarının mitingdeki emeklerinden dolayı teşekkür ediyordu.</p>
<p>İlçe kongreleri devam eden CHP de Genel Başkan Özgür Özel ve ekibinin Afyonkarahisar’a gelmesi örgüt üzerinde önemli bir motivasyon sağlar diye düşünüyorum..</p>
<p>Bugünkü kıssadan hisse ise;</p>
<p>Che Guevara&#8217;nın saklandığı yeri bir çoban ihbar eder.</p>
<p>O çobana sorarlar,</p>
<p>&#8220;Hayatını seni ve haklarını savunmakla geçiren bir adamı nasıl ihbar edebilirsin?&#8221;</p>
<p>Çoban,</p>
<p>&#8220;Düşmanla savaşı, koyunlarımı korkuttu!”</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hak, Hukuk, Adalet mi ?</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/hak-hukuk-adalet-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2025 05:45:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Akar]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=588672</guid>

					<description><![CDATA[&#160; &#160; Öncelikler uzun bir ayrılıktan sonra kavuşturan Rabbime şükürler olsun. Son yıllarda Cumhuriyet Halk Partisi tarafından ısrarla dile getirilen kamuoyuna da mal olan bir sloganı başlık seçtik. Sebebine gelince yaşananlar bu ülkede ne derece haksızlık olduğunu adil olmayan tutum ve davranışlara yerelde de  tanıklık ediyoruz. Haksızlığı ve hukuksuzluğu paylaşmaktır niyetimiz. &#160; Böyle bir tesadüf [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öncelikler uzun bir ayrılıktan sonra kavuşturan Rabbime şükürler olsun.</p>
<p>Son yıllarda Cumhuriyet Halk Partisi tarafından ısrarla dile getirilen kamuoyuna da mal olan bir sloganı başlık seçtik.</p>
<p>Sebebine gelince yaşananlar bu ülkede ne derece haksızlık olduğunu adil olmayan tutum ve davranışlara yerelde de  tanıklık ediyoruz.</p>
<p>Haksızlığı ve hukuksuzluğu paylaşmaktır niyetimiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Böyle bir tesadüf mümkün mü ?</strong></p>
<p>Geçtiğimiz günlerde Afyon İl Özel İdaresi 65 kişilik personel alımı ilanına çıktı. Binlerce başvuru oldu.</p>
<p>Öyle bir tesadüf oluyor ki Ak Parti önceki dönem son sırada Milletvekili adayı olan kişinin başına konuyor talih kuşu.</p>
<p>Yetmiyor yine meclis üyesinin evladının başında konuyor diğer talih kuşu.</p>
<p>Daha neler ve kimlere kimlere konuyor.</p>
<p>Başına talih kuşu konmasını bekleyen aş, iş beklentisi olanlar siyasi kayırmacılıktan ötürü havalarını alıyor. Bu iş beklentisi de suya düşüyor.</p>
<p>Ak Partili isen kapılar açık değilse kapılar kapalı.</p>
<p>İşte ülkemizde adalet.</p>
<p>Bunu adında Adalet kelimesi geçen bir parti her yerde yaptığı gibi Afyonkarahisar da yapıyor.Kimseden çıt çıkmıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>CHP Kongresinde çifte standart</strong></p>
<p>Kayyumdu, kurultaydı diye günlerdir haber manşetlerinde olan CHP’de yaşananlar ise evlere şenlik.</p>
<p>Malum mahalle delegelerini seçen CHP’de İlçe kongreleri sürüyor.</p>
<p>Pazar günü Sandıklı İlçe Kongresini izledim.</p>
<p>Raşit Güneş ve Rahmi Orhan ekipleri ile görev almak adına yarıştı.</p>
<p>Divan başkanlığına kongrede tek liste ile Hasan Karadeniz getirildi. 45 yıldır partiyi takip eden bir Gazeteci olarak Hasan Karadeniz adını ilk kez geçen günlerde Merkez İlçe Başkanı Büşra Çetinöz’e tepki koyan ekibin başında duymuştum.</p>
<p>Dahası Sandıklı CHP Kongrelerinde de sürekli Rahmetli Ahmet Toptaş olurdu. Milletvekili olduğunda da, olmadığı dönemlerde de.</p>
<p>Öyle ki Toptaş’ın divan başkanlığı yaptığı kongrelerde delege olmayanlar konuşma yapmasın talebini Ahmet Toptaş elinin tersi ile iterek, ‘Burası demokratik bir platform her partili çıkıp konuşacak’ diyordu.</p>
<p>Bir başka olumsuzluk ise hemen hemen tüm eski İlçe Başkanları kongre salonundaydı. Süleyman Çetin, SHP döneminden bu yana 50 yılı aşkın bu partiye hizmet veren bir isim,  orada duruyor. Afyon’dan gelen çok az kişinin tanıdığı bir kişi divan başkanı oluyor. Vefa bu olmamalıydı.</p>
<p>Neyse, kongre başlangıcında konuşmacı olarak  söz alacak isimleri istedi Divan Başkanı Hasan Karadeniz</p>
<p>Ramazan Akgöz, Umut Kılınç ve Mert Efe Aydeniz ellerini kaldırdı. 3 kişi dışında söz isteyen olmadı.</p>
<p>Karadeniz dedi ki, ‘Tüzüğümüz gereği delege olmayanlara söz hakkı vermiyorum. Geçen kongrede verdim eleştirildim. O yüzden Umut Kılınç ve Mert Efe Aydeniz’e söz veremiyorum. Buyrun Ramazan Akgöz’</p>
<p>İl Başkan Vekili olduğunu öğrendiğim Karadeniz’e kürsüye kadar gittim</p>
<p>‘Bu haksızlık bu söylediğiniz eski tüzükte ve çok fazla konuşmacı olmasının önüne geçilmesi için getirilen sınırlamaydı o zamanlar. Şu an zaten  üç kişi söz istedi. Geçen sene Eylül ayında yapılan yeni tüzüğün 34 ve 40 maddesi açık. Bu söz isteyenler konuşur’ diye uyardım.</p>
<p>Tüzükten bihaber olan veya öyle talimat alan Hasan Karadeniz bildiğini okudu.</p>
<p>Şimdi soru şu:</p>
<p>Farzet ki eski tüzüğü biliyorsun, Ramazan Akgöz de İlçe Delegesi değil ki?</p>
<p>O zaman ne çıkıyor, adamına göre, ekibe guruba göre muamele.</p>
<p>Çifte standart.</p>
<p>CHP Kongrelerinde herkes konuşun. Köşe başlarında, kahve, lokal köşelerinde konuşmak yerine kongrelerde herkes eteğindeki taşı döker.</p>
<p>Hele ki, hak, hukuk ve adalet diye alanlarda olan bir siyasi partiye bu yakışmadı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Makamlar da, mevkiler de baki değildir </strong></p>
<p>GASTRO Lezzet Festivali yapılıyor.</p>
<p>Hani şu 15 bin yumurta, 1 tona yakın sucukla rekor kırılan festival.</p>
<p>Bu konuda Belediye ile birlikte 20 paydaş var. Valilikten tutun Zafer Kalkınma Ajansına kadar. Geçen sene ve bu sene belli kişi ve kurumlara reklam verildi. Belediye ve Başkana ‘Topluklu Efe’ diye alkış tutmayan kurum ve gazeteciler ötekileştirildi.</p>
<p>Sakın yanlış anlaşılmasın biz basındaki yerimizi oradan gelecek üç beş lira adına devam etmiyoruz.</p>
<p>Derdimiz ayrım yapılması, ötekileştirmek.</p>
<p>Herkes görev yaparken adil olmak zorundadır.</p>
<p>Hukuka uymak zorundadır.</p>
<p>Haktan yana olmak düsturu olması lazım.</p>
<p>Yoksa kulağınıza küpe olsun ki:</p>
<p>Yetkiniz yokken makam sahibi gibi dolaşmak tehlikelidir.</p>
<p>Dahası o çok bildik ve güvendiğiniz güç aldığınızı zannettiğiniz makamlarda</p>
<p>mevkilerde geçicidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Böl Parçala Yönet</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/bol-parcala-yonet-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 07:27:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=548378</guid>

					<description><![CDATA[Pazartesi günü sadece CHP’de değil ülke siyasetinde ve dünya siyasi tarihini de yakından ilgilendiren bir karar çıkacak mahkeme tarafında]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pazartesi günü sadece CHP’de değil ülke siyasetinde ve dünya siyasi tarihini de yakından ilgilendiren bir karar çıkacak mahkeme tarafından.</p>
<p>Bu karar CHP Kongresine istinaden Butlan veya Kayyum ataması ve kurultayda bir şaibe yok kararı şeklinde olacak.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Butlan mı Kayyum mu?</strong></p>
<p>Analize geçmeden önce özellikle ticarette sıkça kullanılan iki terimin anlamına bakalım.</p>
<p>Butlan’ın TDK’ya göre 2 anlamı var. İlki çürük, temelsiz olma durumu. İkincisi ise hükmü olmama durumu, geçersiz olma, geçersizlik.</p>
<p>Burada parti ile ilgili olmasından dolayı 2. açıklamayı dikkate almak lazım. Kayyum ise belli bir malın belli bir süre yönetilmesi ya da belli bir işin yapılması için resmi makamlarca yetkili olarak görevlendirilmiş kimse.</p>
<p>Burada resmi makamlarca görevlendirilen kimse olarak bakmak lazım kayyuma.</p>
<p>Şimdi tüm gözler CHP önceki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na döndü. Çünkü Kılıçdaroğlu’nun partinin başına geçeceği bilgileri var. İşte konu hakkında Kemal Kılıçdaroğlu’nun en son yaptığı açıklama şöyle <strong>“Mahkeme kararını ‘Tanımıyorum’ demenin hukuki olarak bir karşılığı yok. Görevi kabul etmezsem o zaman kayyum riski var. Umarım böyle bir karar çıkmaz. Neden bu kadar korkuyorlar? Kayyum gelse daha mı iyi olur?”</strong></p>
<p>&#8220;Bugüne kadar hiçbir CHP Genel Başkanı vesayetle görev yapmadı&#8221; diyen Kılıçdaroğlu, &#8220;<strong>CHP vesayeti kabul etmez. Özgür beyi görevi devrederken uyardım, ama şu anda karar almakta zorlanıyor</strong>&#8221; diyor.</p>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise bu açıklamalara karşı şunları söylüyor ‘Biz kayyuma da partiyi bırakmayız, butlana da bırakmayız. Siyasi Partiler Kanunu’nda kayyum değil, Çağrı Heyeti var. Onda da ‘40 gün içinde seçim yapılır’ yazıyor. Kayyum dediğiniz yapı partiyi yönetmiyor zaten, seçimleri yapıyor. <strong>Biz kayyuma da partiyi bırakmayız, butlana da bırakmayız. Seçmen siyasetçinin, delege genel başkanın eline bir bayrak verir. O bayrağı taşımayı bilmezseniz size de kurumunuza da güven kalmaz.&#8221; </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dananın kuyruğu Pazartesi kopacak</strong></p>
<p>Peki ne olacak? Pazartesi günü bana göre Kılıçdaroğlu ve ekibi CHP’nin başına gelecek.</p>
<p>Özgür Özel ve ekibi ise direnecek. Belki Genel Merkez’de eylemler yapacak. Bu konuda örgüt var. 81 İl Başkanının açıklamalarına baktığımızda butlan ya da kayyum kararıyla dananın kuyruğunun kopacağını görüyoruz. CHP’nin son yaşananlara baktığınızda bu parti üzerinde kimlerin, kimlerle eli olduğunu günümüzde daha iyi anlıyoruz.</p>
<p>Onur Öymen dış siyasette önemli etkili bir isimdir ki. CHP’nin en güvendiği isimlerin başında olan bir siyasetçi. CHP’de Genel Başkan Yardımcılığı da yapmış olan Onur Öymen’i seneler önce GÜN FM’de canlı yayına almıştım. İlk kez onda gördüm cebinden ses kaydını çıkarttı. ’Yanlış anlamayın ama ben tüm konuşma, yorum ve değerlendirmeleri kayda alıyorum. Sizce bir sıkıntısı olmazsa buradaki röportajı da kayda almak isterim.’ Demesi ne kadar dikkatli olduğunu gösteriyordu.</p>
<p>Yayın bitti sohbete geçtik. O günlerde iç ve dış siyaset konusunda özelikle ABD hakkında önemli analizleri paylaşmıştı. İşte bu Öymen, ‘Baskılara Direnirken’ kitabını yazdı. Orada anlattıkları var ki çok önemli.</p>
<p>Kısaca o kitaptan alıntı yapayım. Onur Öymen diyor ki;</p>
<p>“ABD ile iyi ilişkileri olan Svante Cornell, Baykal operasyonundan 3 ay öncesi beni ziyaret etti. Türkiye ile ilgili 77 sayfalık bir rapor bıraktı. Raporda 3 senaryodan birisi “Deniz Baykal istifa etmek zorunda bırakılır. Onun yerine Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlığa seçilirse…”</p>
<p><strong>Baykal’a suikast</strong></p>
<p>Devam edelim kitaba…</p>
<p>O günlerde Baykal’a yönelik bir suikast ihbarı partiye ulaşır. İhbar İstanbul kaynaklıdır. Yılmaz Ateş, İstanbul Emniyeti’ne giderek olayı araştırır. Kendisine Baykal’a suikast yapacak kişinin sonradan vazgeçtiği bilgisi verilir. Ve ertesi gün kaset olayı patlar. İstifasını veren Baykal, evinde Önder Sav, Mustafa Özyürek, Yılmaz Ateş ve Onur Öymen’le yaptığı toplantıda “Partinin başına kim geçebilir?” diye sorar. Peşinden “Aranızda konuşun ve mutabık kalacağınız bir arkadaşın ismini bana bildirin” der. Onur Öymen ve arkadaşları Baykal sonrasını görüşmeye vakit bulamadan sürpriz şekilde Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olacağı haberiyle karşılaşırlar. Ve Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’nin merkeze gönderdiği Nisan/ 2008 tarihli telgrafta şu satırlar okunmaktadır:</p>
<p>“&#8230;Baykal’ın uzaklaştırılması ve yerine hiç değilse daha münasip bir muhalefet liderinin işbaşına getirilmesi, Erdoğan’ın iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’ne karşı askeri ve adli baskılara nazaran daha etkili bir yol olabilir.” CHP’nin Kemalist, laik ve milliyetçi bir parti olmasının ABD nezdinde rahatsızlık yarattığı” görülür.</p>
<p>Yine kitaptan devam edelim.</p>
<p>Kasetten 16 ay önce Wikileaks belgelerine göre. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton 1 Ocak 2009’da büyükelçiye şu soruları soruyor. CHP Genel Başkanı Baykal’ın partisindeki gücü nedir? Parti içinde Baykal’ın liderliğini tehdit edebilecek durumlar var mıdır? Muhtemel adaylar öncekilere nazaran daha iyi olabilecekleri umudunu nereden alıyorlar? Baykal’ın Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu ile ilişkileri nasıldır? Baykal kendini Kılıçdaroğlu’nun popülaritesine karşı korumak için hangi önlemleri alabilir? Parti liderliği için başka güvenilir muhtemel adaylar kimlerdir?</p>
<p>Yıllar önce Baykal’a kaset tuzağı hazırlanmasında ABD’nin direk eli olması ve FETÖ taşeron kullanması bu kitapta yazılanları da okuyunca net açık, şeffaf bir şekilde ortaya çıkıyor.</p>
<p>Bugün de yaşananların belki de 10 yıl sonra neden, niçin, nasıl yaşandığını daha net anlayabiliriz.</p>
<p>Ama biz günümüze ve davaya dönerek gelişmelerden çıkacak beklentiyi de yazalım.</p>
<p>Davanın hukuksuz olduğuna dair yüzlerce yorum var.</p>
<p>Siyasi gözlemciler ve hukukçular diyor ki: Her şeyden önce, medeni hukukta dahi nadir görülen butlan uygulamasının siyasi partiye uygulanması bir hukuksuzluk. Bir dernekte, vakıfta genel kurul yapılmazsa, yapılmış gibi gösterilirse ve bu tespit edilirse o genel kurul butlan sayılır.</p>
<p>CHP hem dernek değil, hem CHP’nin kurultayı herkesin önünde gerçekleşti. Delegeler temiz. Kurultay’ı yapan Divan temiz. Delegelerin bir gün sonra çarşaf listeyle seçtiği Parti Meclisi temiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kötümser Senaryo daha yakın gibi geliyor </strong></p>
<p>Pazartesi ne olur?</p>
<p>Kötümser bakışa göre:</p>
<p>Kılıçdaroğlu gelir. İl başkanları dahil herkes değişir. Atanmış delegeler ile kongreye gidilir. Haftada 2 gün olan mitingler de biter. Genel Merkez bu kararlara direnir. Belki de Genel merkez de il başkanlıkları da nöbet tutar.</p>
<p>Milletvekillerini hatta belediye başkanlarını da sahaya sürer. Yaygın ve yereldeki yazılı, görsel, işitsel ve dijital medyaya sıkça çıkarak bu kararları tanımadığını da anlatır.</p>
<p>Ve</p>
<p>Sonuç</p>
<p>Böl parçala yönet</p>
<p>Gerçekleşmiş olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Böl Parçala Yönet</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/bol-parcala-yonet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jun 2025 05:30:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Akar]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=548289</guid>

					<description><![CDATA[&#160;   Pazartesi günü sadece CHP’de değil ülke siyasetinde ve dünya siyasi tarihini de yakından ilgilendiren bir karar çıkacak mahkeme tarafından. Bu karar CHP Kongresine istinaden Butlan veya Kayyum ataması ve kurultayda bir şaibe yok kararı şeklinde olacak.   Butlan mı Kayyum mu? Analize geçmeden önce özellikle ticarette sıkça kullanılan iki terimin anlamına bakalım. Butlan’ın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Pazartesi günü sadece CHP’de değil ülke siyasetinde ve dünya siyasi tarihini de yakından ilgilendiren bir karar çıkacak mahkeme tarafından.</p>
<p>Bu karar CHP Kongresine istinaden Butlan veya Kayyum ataması ve kurultayda bir şaibe yok kararı şeklinde olacak.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Butlan mı Kayyum mu?</strong></p>
<p>Analize geçmeden önce özellikle ticarette sıkça kullanılan iki terimin anlamına bakalım.</p>
<p>Butlan’ın TDK’ya göre 2 anlamı var. İlki çürük, temelsiz olma durumu. İkincisi ise hükmü olmama durumu, geçersiz olma, geçersizlik.</p>
<p>Burada parti ile ilgili olmasından dolayı 2. açıklamayı dikkate almak lazım. Kayyum ise belli bir malın belli bir süre yönetilmesi ya da belli bir işin yapılması için resmi makamlarca yetkili olarak görevlendirilmiş kimse.</p>
<p>Burada resmi makamlarca görevlendirilen kimse olarak bakmak lazım kayyuma.</p>
<p>Şimdi tüm gözler CHP önceki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na döndü. Çünkü Kılıçdaroğlu’nun partinin başına geçeceği bilgileri var. İşte konu hakkında Kemal Kılıçdaroğlu’nun en son yaptığı açıklama şöyle <strong>“Mahkeme kararını ‘Tanımıyorum’ demenin hukuki olarak bir karşılığı yok. Görevi kabul etmezsem o zaman kayyum riski var. Umarım böyle bir karar çıkmaz. Neden bu kadar korkuyorlar? Kayyum gelse daha mı iyi olur?”</strong></p>
<p>&#8220;Bugüne kadar hiçbir CHP Genel Başkanı vesayetle görev yapmadı&#8221; diyen Kılıçdaroğlu, &#8220;<strong>CHP vesayeti kabul etmez. Özgür beyi görevi devrederken uyardım, ama şu anda karar almakta zorlanıyor</strong>&#8221; diyor.</p>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise bu açıklamalara karşı şunları söylüyor ‘Biz kayyuma da partiyi bırakmayız, butlana da bırakmayız. Siyasi Partiler Kanunu’nda kayyum değil, Çağrı Heyeti var. Onda da ‘40 gün içinde seçim yapılır’ yazıyor. Kayyum dediğiniz yapı partiyi yönetmiyor zaten, seçimleri yapıyor. <strong>Biz kayyuma da partiyi bırakmayız, butlana da bırakmayız. Seçmen siyasetçinin, delege genel başkanın eline bir bayrak verir. O bayrağı taşımayı bilmezseniz size de kurumunuza da güven kalmaz.&#8221; </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dananın kuyruğu Pazartesi kopacak</strong></p>
<p>Peki ne olacak? Pazartesi günü bana göre Kılıçdaroğlu ve ekibi CHP’nin başına gelecek.</p>
<p>Özgür Özel ve ekibi ise direnecek. Belki Genel Merkez’de eylemler yapacak. Bu konuda örgüt var. 81 İl Başkanının açıklamalarına baktığımızda butlan ya da kayyum kararıyla dananın kuyruğunun kopacağını görüyoruz. CHP’nin son yaşananlara baktığınızda bu parti üzerinde kimlerin, kimlerle eli olduğunu günümüzde daha iyi anlıyoruz.</p>
<p>Onur Öymen dış siyasette önemli etkili bir isimdir ki. CHP’nin en güvendiği isimlerin başında olan bir siyasetçi. CHP’de Genel Başkan Yardımcılığı da yapmış olan Onur Öymen’i seneler önce GÜN FM’de canlı yayına almıştım. İlk kez onda gördüm cebinden ses kaydını çıkarttı. ’Yanlış anlamayın ama ben tüm konuşma, yorum ve değerlendirmeleri kayda alıyorum. Sizce bir sıkıntısı olmazsa buradaki röportajı da kayda almak isterim.’ Demesi ne kadar dikkatli olduğunu gösteriyordu.</p>
<p>Yayın bitti sohbete geçtik. O günlerde iç ve dış siyaset konusunda özelikle ABD hakkında önemli analizleri paylaşmıştı. İşte bu Öymen, ‘Baskılara Direnirken’ kitabını yazdı. Orada anlattıkları var ki çok önemli.</p>
<p>Kısaca o kitaptan alıntı yapayım. Onur Öymen diyor ki;</p>
<p>“ABD ile iyi ilişkileri olan Svante Cornell, Baykal operasyonundan 3 ay öncesi beni ziyaret etti. Türkiye ile ilgili 77 sayfalık bir rapor bıraktı. Raporda 3 senaryodan birisi “Deniz Baykal istifa etmek zorunda bırakılır. Onun yerine Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlığa seçilirse…”</p>
<p><strong>Baykal’a suikast</strong></p>
<p>Devam edelim kitaba…</p>
<p>O günlerde Baykal’a yönelik bir suikast ihbarı partiye ulaşır. İhbar İstanbul kaynaklıdır. Yılmaz Ateş, İstanbul Emniyeti’ne giderek olayı araştırır. Kendisine Baykal’a suikast yapacak kişinin sonradan vazgeçtiği bilgisi verilir. Ve ertesi gün kaset olayı patlar. İstifasını veren Baykal, evinde Önder Sav, Mustafa Özyürek, Yılmaz Ateş ve Onur Öymen’le yaptığı toplantıda “Partinin başına kim geçebilir?” diye sorar. Peşinden “Aranızda konuşun ve mutabık kalacağınız bir arkadaşın ismini bana bildirin” der. Onur Öymen ve arkadaşları Baykal sonrasını görüşmeye vakit bulamadan sürpriz şekilde Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olacağı haberiyle karşılaşırlar. Ve Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’nin merkeze gönderdiği Nisan/ 2008 tarihli telgrafta şu satırlar okunmaktadır:</p>
<p>“&#8230;Baykal’ın uzaklaştırılması ve yerine hiç değilse daha münasip bir muhalefet liderinin işbaşına getirilmesi, Erdoğan’ın iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’ne karşı askeri ve adli baskılara nazaran daha etkili bir yol olabilir.” CHP’nin Kemalist, laik ve milliyetçi bir parti olmasının ABD nezdinde rahatsızlık yarattığı” görülür.</p>
<p>Yine kitaptan devam edelim.</p>
<p>Kasetten 16 ay önce Wikileaks belgelerine göre. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton 1 Ocak 2009’da büyükelçiye şu soruları soruyor. CHP Genel Başkanı Baykal’ın partisindeki gücü nedir? Parti içinde Baykal’ın liderliğini tehdit edebilecek durumlar var mıdır? Muhtemel adaylar öncekilere nazaran daha iyi olabilecekleri umudunu nereden alıyorlar? Baykal’ın Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu ile ilişkileri nasıldır? Baykal kendini Kılıçdaroğlu’nun popülaritesine karşı korumak için hangi önlemleri alabilir? Parti liderliği için başka güvenilir muhtemel adaylar kimlerdir?</p>
<p>Yıllar önce Baykal’a kaset tuzağı hazırlanmasında ABD’nin direk eli olması ve FETÖ taşeron kullanması bu kitapta yazılanları da okuyunca net açık, şeffaf bir şekilde ortaya çıkıyor.</p>
<p>Bugün de yaşananların belki de 10 yıl sonra neden, niçin, nasıl yaşandığını daha net anlayabiliriz.</p>
<p>Ama biz günümüze ve davaya dönerek gelişmelerden çıkacak beklentiyi de yazalım.</p>
<p>Davanın hukuksuz olduğuna dair yüzlerce yorum var.</p>
<p>Siyasi gözlemciler ve hukukçular diyor ki: Her şeyden önce, medeni hukukta dahi nadir görülen butlan uygulamasının siyasi partiye uygulanması bir hukuksuzluk. Bir dernekte, vakıfta genel kurul yapılmazsa, yapılmış gibi gösterilirse ve bu tespit edilirse o genel kurul butlan sayılır.</p>
<p>CHP hem dernek değil, hem CHP’nin kurultayı herkesin önünde gerçekleşti. Delegeler temiz. Kurultay’ı yapan Divan temiz. Delegelerin bir gün sonra çarşaf listeyle seçtiği Parti Meclisi temiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kötümser Senaryo daha yakın gibi geliyor </strong></p>
<p>Pazartesi ne olur?</p>
<p>Kötümser bakışa göre:</p>
<p>Kılıçdaroğlu gelir. İl başkanları dahil herkes değişir. Atanmış delegeler ile kongreye gidilir. Haftada 2 gün olan mitingler de biter. Genel Merkez bu kararlara direnir. Belki de Genel merkez de il başkanlıkları da nöbet tutar.</p>
<p>Milletvekillerini hatta belediye başkanlarını da sahaya sürer. Yaygın ve yereldeki yazılı, görsel, işitsel ve dijital medyaya sıkça çıkarak bu kararları tanımadığını da anlatır.</p>
<p>Ve</p>
<p>Sonuç</p>
<p>Böl parçala yönet</p>
<p>Gerçekleşmiş olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afyonkarahisar’a imza atanlar</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/afyonkarahisara-imza-atanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2025 06:17:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=545526</guid>

					<description><![CDATA[&#160;   Afyonkarahisar çok önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. 200’e yakın firma, 1500’ün üzerinde mermer bloğunun sergilendiği fuar gerçekleşiyor. Altını çizerek söylüyorum panayır ve fuarımsı bir çalışma da değil. Tam anlamıyla bir fuar yapılan bu çalışma. Öyle ki katılımcı firmaların 60’dan fazlası yurtdışından gelmiş. Özellikle sektörün en fazla talep eden ülkeleri olan Çin, ABD, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Afyonkarahisar çok önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. 200’e yakın firma, 1500’ün üzerinde mermer bloğunun sergilendiği fuar gerçekleşiyor. Altını çizerek söylüyorum panayır ve fuarımsı bir çalışma da değil. Tam anlamıyla bir fuar yapılan bu çalışma.</p>
<p>Öyle ki katılımcı firmaların 60’dan fazlası yurtdışından gelmiş. Özellikle sektörün en fazla talep eden ülkeleri olan Çin, ABD, İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri gibi dünya ekonomisinde söz sahibi ülkelerden gelenler Afyon mermeri ile tanışıyor bu etkinlikte.</p>
<p>Şimdi mermerin ülkemiz açışından önemini bazı rakamlar vererek paylaşalım.</p>
<p>Geçen sene 234 milyar dolarlık doğal taş ihracı yaptık. Bu rakamla dünyanın en fazla doğal taş ihracatı yapan üçüncü ülkesi durumundayız. Ham ve işlenmiş mermer alanında ise dünya birincisiyiz. Sadece 2024 değil, bu seneki son üç aylık verilere baktığımızda da ihracatın yüzde 3.5 oranında arttığının altını çizelim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İhracatta rakamlarını bu kadar detaylı vermemizin sebebi açık ve net. Ülkemizde cari açık meselesi en büyük ekonomik mesele. Bu cari açığın kapanması ise ithalatı azaltıp, ihracatı artırmaktan geçiyor. Yani 500 dolarlık alıp, 100 dolarlık sattığınızda makas arasındaki uçurum artıyor. Bu ise ülkeye ekonomik kriz olarak yansıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tekrar Blok Mermer Fuarına dönecek olursak, başta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hüsnü Serteser ve oda ekibinin yansıra bu taşın altına elini, yüreğini koyan Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı, Belediye Başkanı Burcu Köksal ve fuar paydaşı olan firmaların emeği yadsınamaz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Vali Yiğitbaşı’nın imzası bu fuardır</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Burada şöyle geçmişe baktığımızda ilimizde görev yapan valilerin hizmetleri önemli, ama bazı konularda attıkları imzalar ise hala hafızlarımızda yer tutuyor.</p>
<p>Hatırlayabildiklerimi paylaşayım.</p>
<p>İlimizde 7 sene 3 ay görev yapan Ahmet Özyurt, eğitim alanında önemli çalışmalara imza attı. Şu anda kullanılan okulların yapımında önemli işler yaptı.</p>
<p>Muzaffer Dilek, Şuhut Atatürk Evi ve Zafer Yolu çalışmaları ile ilimizde gönüllerde yer eden valimizdi.</p>
<p>Haluk İmga, ilimizin kültürel ve doğal güzelliklerin tanıtımı konusunda emek verdi.</p>
<p>İrfan Balkanlıoğlu ise cephane patlaması sonrası 25 genç şehidimizin olduğu ilimizde dönemin Genel Kurmay Başkanına kilim hediye etmesiyle ‘Kilimci Vali’ olarak aklımızda yer etti.</p>
<p>Hakan Yusuf Güner Valimiz oldukça enerjik olarak kısa bir dönem yaptığı valilik sırasında şimdiki Hükümet Konağını ilimize kazandırdı.</p>
<p>Aziz Yıldırım Valimiz, FETÖ davalarında dik duruşu ve tavizsiz tavırları ile akıllarda yer etti.</p>
<p>Mustafa Tutulmaz Valimiz, Belediye Başkanı Burhanettin Çoban ile ilimize Gastronomi konusunu kazandıran isimdi.</p>
<p>Gökmen Çiçek ise aktif bir Vali olarak Ayazini, Frig Vadisi ve Kadın Kültür Evleri ile öne çıkan valimizdi.</p>
<p>Ve işte ilimizin ilk kadın valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı da bu Mermer Blok Fuarı ile ilimizde imza atan valiler arasında yerini aldı. Vali Yiğitbaşı denilince aklıma geldi. Çarşamba günü yapılan açılış töreninde yurt dışından 60’dan fazla firma olmasından dolayı İngilizce çeviriler de yapıldı.</p>
<p>Bu esnada İngilizce sunan sunucu Yiğitbaşı’yı kürsüye davet ederken Doçent unvanı yerine Profesör olarak kürsüye çağırdı.</p>
<p>Konuşmalardan sonra ayaküstü sohbet ettik Valimiz Yiğitbaşı ile.</p>
<p>-Sayın Vali profesör mü oldunuz yoksa çeviri hatası mı yapıldı? diye sordum.</p>
<p>-Aslında sürem doldu Profesörlüğe ama malum görevimden dolayı başvuru yapmadım ve evet hatalı bir çeviri. Akademik unvanım hala doçent, cevabını aldım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Sen değil, biz yaptık, yapıyoruz</strong></p>
<p>Gelelim fuar notlarımıza</p>
<p>‘Taş yerinde ağırdır’ mottosu ile fuarın açılış töreninde çok ince siyasi atışmalara da tanıklık ettik.</p>
<p>Belediye Başkanı Burcu Köksal konuşmasına başlarken ‘Bir seçim vaadini daha gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum’ demesi üzerine Milletvekili Ali Özkaya ve Milletvekili ve TBMM Katip Üyeliğine seçilen İbrahim Yurdunuseven bu fuar alanının Burhanettin Çoban döneminde yapıldığını ve dönemin bakanlarının da bu alanın yapımı sırasında büyük destek verdiklerini belirttiler.</p>
<p>Yani Köksal’a ‘Sen değil biz yaptık’ diyorlardı.</p>
<p>Törende bir başka dikkatimi çeken meseleye gelince; Fuar alanı girişinde Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın panosu var. Başkan Köksal ‘Hoş geldiniz’ diyor.</p>
<p>Kürsüye geldiğimizde ise bu kez Vali Kübra Güran Yiğitbaşı’nın devasa bir panoda ‘Hoş geldiniz’ diye konukları karşılayan panosunu görüyorduk.</p>
<p>Öte yandan törende Sanayi ve Ticaret Bakan Yardımcısı da olmak üzere 15’e yakın konuşmacı vardı. Kürsüye çıkan her konuşmacı da uzun uzun konuşma yapıyordu. 35 dereceye varan sıcaklıkta güneşin altında olan görevlilerden bir genç kız baygınlık geçirdi. Doktor da olan Milletvekili Hasan Arslan hemen yerinden fırladı ve ilk müdahaleyi yaptı.</p>
<p>Buradan alınacak bir ders var ki böylesi toplantılarda konuşmacılar kısa ve net konuşma hazırlığı yapmalı. Uzun uzadıya konuşmalar sorun yaşatıyor.</p>
<p>Bunun farkına varan organizasyon ekibi akşam verilen yemekte çok az kişiye söz verdi ve kısa konuşmalar yapılmasını sağladı.</p>
<p>Bu yemekte ise Belediye Başkanı Burcu Köksal ile Vali Kübra Güran Yiğitbaşı yoktu. Vekiller konuştu yemekte.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Protokol Krizi çözüldü mü ?</strong></p>
<p>Ve uzun zamandır protokol krizi olduğu söylenen ilimizde bu törende gördük ki protokol sıralaması değişti.</p>
<p>Son durum şöyle:</p>
<p>Milletvekili İbrahim Yurdunuseven yeni görevinden dolayı protokolün başına yerleşti. Sonra DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun ile Milletvekilleri Ali Özkaya, Hasan Arslan ve Mehmet Taytak olarak devam ediyor il protokolü.</p>
<p>Cumartesi günü sona erecek Afyonkarahisar Mermer Blok Fuarı ilimizde ilk kez yapılan ama bundan sonra da büyüyerek devam edecek bir fuar. İlimizin tanıtımında önemli bir ivme olan fuara emek veren, ter akıtan tüm paydaşları tebrik ediyorum.</p>
<p>Daha iyilerinin önümüzdeki yıllarda yapılması temennisiyle mutlu ve aydınlık yarınlar diliyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyi savaş, kötü barış yoktur</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/iyi-savas-kotu-baris-yoktur-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2025 06:03:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Akar]]></category>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=544272</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Cuma sabahı İsrail’in İran’a saldırı haberleri ile uyandık. Şu ana kadar ise İran, İsrail’e misilleme yapıyor. İsrail saldırılarına devam ediyor. Peki neden? Emperyal paylaşım ve BOP projesini kenara atıp İsrail diyor ki, “Sen yarın nükleer silah sahibi olacaksın, onunla da beni vuracaksın, en iyisi ben seni şimdiden vurayım.” İran’da ‘karşılığını görürsün’ diyor. Ama İran [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Cuma sabahı İsrail’in İran’a saldırı haberleri ile uyandık. Şu ana kadar ise İran, İsrail’e misilleme yapıyor. İsrail saldırılarına devam ediyor.</p>
<p>Peki neden?</p>
<p>Emperyal paylaşım ve BOP projesini kenara atıp İsrail diyor ki, “Sen yarın nükleer silah sahibi olacaksın, onunla da beni vuracaksın, en iyisi ben seni şimdiden vurayım.”</p>
<p>İran’da ‘karşılığını görürsün’ diyor. Ama İran bence çaresiz.</p>
<p><strong>Silah para demek para ekonomiyi bitirir</strong></p>
<p>İsrail ilk başlarda yaptığı Hamas’la savaş özellikle ilk evrelerinde çok pahalıydı. Hamas’ın birkaç yüz dolara mal ettiği ‘füze’lerini havada yakalamak için yüz binlerce dolarlık savunma füzeleri kullandı.</p>
<p>Hamas bunlardan binlercesini attı ve İsrail halkı o füzeleri havada avlamanın bedelini enflasyon olarak halkın sırtına bindirecek.</p>
<p>Burada Türkiye ve diğer ülkelerin bakışına bakalım. Devletimiz Hükümet Sözcüsü Ömer Çelik aracılığı ile ilk gün şu açıklamayı yaptı ‘Cumhurbaşkanımızın Netanyahu hükümetinin soykırımcı eylemlerinin sonuçları konusundaki uyarılarına tüm dünya dikkat kesilmelidir. Gazze konusunda İsrail&#8217;in soykırımcı faaliyetlerine karşı uluslararası baskı artmışken İsrail, bir kere daha gözleri soykırımcı eylemlerinden uzaklaştırmak için yeni bir saldırı başlattı. <strong>ABD ile İran arasındaki müzakereler sürerken İsrail&#8217;in bu saldırıyı yapması, İsrail&#8217;in tüm diplomatik çabalara düşmanca davrandığını bir kere daha gösterdi. İsrail saldırganlığı tüm dünya için tehdittir.</strong> Buna karşı tüm dünya ortak somut tedbirler almalıdır.&#8217;</p>
<p>Diğer ülkelerin yaptığı resmi açıklamalar şöyle:</p>
<p>İran’a yapılan saldırıya tepki gösteren ve kınayan ülkeler:</p>
<p><strong>Rusya</strong>, Çin, <strong>Irak</strong>, Malezya, <strong>Pakistan</strong>, Japonya, <strong>Umman</strong> Ürdün, <strong>Birleşik Arap Emirlikleri ve </strong>Suudi Arabistan.</p>
<p>Orta yolu açıklama yapanlar ise:</p>
<p><strong>Birleşmiş Miletler</strong>, NATO, <strong>Avrupa Birliği</strong>, Avusturya, <strong>Yeni Zelenda</strong>, Lübnan</p>
<p>İsrail’e destek olanlar:</p>
<p><strong>Fransa</strong> İngiltere<strong>, Belçika</strong>, İtalya, <strong>Almanya </strong>ve büyük ağabey Amerika.</p>
<p>Senelerdir Gazze de insanlık dramı yaşatan İsrail’e sessiz kalan batı ve Avrupa ülkeleri bu konuda da İsrail’in sırtını sıvazlamaya devam ediyor.</p>
<p>Bu savaşın uzunca süreceği öngörülüyor. Bu süreçte alana Rusya Çin bir tarafta Avrupa ülkeleri ABD ve özelikle İngiltere’nin İsrail saflarında olması kaçınılmaz. Sonuçta silah ve mühimmat satacaklar…</p>
<p><strong>İran Kağıttan Kaplan</strong></p>
<p>Silah ve mühimmat karşılaşmasına girmeden görülen bir gerçeği yazalım. İran’ın bir hava savunma sistemi yok. Bunu İsrail daha önce yok etmişti, bu yüzden de şimdi İsrail uçakları İran içlerine kadar girip çıkabiliyor rahatça.</p>
<p>Peki Neden?</p>
<p>Aslında tüm ülkelerin özelikle Türkiye’nin ders alması gereken bir yarım asır yaşadı İran.</p>
<p>1979’da sözde devrim yaşandı İran’da. Devrim sonrasında denildi ki, <strong>Amerika büyük ve İsrail küçük şeytan. </strong>İç politika dahil her şey İran’da 46 yıldır bu iki dış düşmanla mücadeleyle geçti.</p>
<p>İran halkı yıllar geçtikçe fakirleşti. ‘<strong>Önce kendimizi savunabilmeliyiz, yoksa onlar saldırır ve bizi yutar’ </strong>yalanı ile rejim devam etti. Düşman gösterildi. Halk ise dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri olan İran da refahı arar halde. Öylesine ki şimdilerde İran da ne yazık ki benzin kuyrukları var, elektrik verilemediği için okullar tatil.</p>
<p>Rejim muazzam bir algı daha yarattı fakir İran halkına. <strong>‘Acayip silahlarımız var, üstümüze gelirlerse onlara cehennemi yaşatırız. </strong>İran dehşet içinde fark etti ki 46 yıldır kurdukları polis devleti aslında delik deşik. İsrail, İran’ın içine koca koca silahlar sokmuş, onlarla vurdu.</p>
<p>Bu onur kırıcı duruma İran hemen cevap vermek istedi. Yine yüzlerce füze yolladı, bu kez biraz daha başarılıydı. Birkaç füze İsrail savunmasını geçti, hatta biri bir askeri hedefin yakınına isabet etti.</p>
<p>İsrail’in buna cevabı çok ağır oldu. 200 savaş uçağı ve bine yakın jet motorlu dronla gittiler, İran’ın hava savunma sistemini neredeyse tamamen yok ettiler. Burada verilen mesaj açık.</p>
<p><strong>Evinin çatısı bile yok</strong></p>
<p>İran dersini aldı, o saldırıya cevap vermediği gibi önce Lübnan’da Hizbullah’ı ardından Suriye’de Esad’ı ortada bıraktı, evine geri döndü. Şimdi İsrail işte o çatısı olmayan evi bir daha vurmaya başladı. İran’ın yapabileceği hiçbir şey yok. Karşı saldırıları da işe yaramıyor, Dermanı kalmamış.</p>
<p><strong>Humeyni Rejimi</strong></p>
<p>İran’ı daha iyi anlamak adına rejim meselesini açalım. 1979 senesinde Şah devrildi ve Humeyni geldi İran’ın başına. İki farklı yapı var İran da.</p>
<p>Otuz yıldır Dini Lider olan Hamenei, kendisine hizmet eden ve onu koruyan bir sistem inşa etti ve İran&#8217;ın başlıca kurumlarına çok sayıda sadık adam yerleştirdi.</p>
<p>Mesud Pezeşkiyan ise geçen sene yapılan seçimde oyların %53,6&#8217;sını alarak İran&#8217;ın 9. Cumhurbaşkanı oldu.</p>
<p>Hem Cumhurbaşkanı var. Hem dini lider var İran da. Onların da ayrı ayrı ekipleri. Ordular bile ayrı. İran ordusunda 523 bin aktif personeli bulunuyor. Bunların 350 bini ordunun ana gövdesinde, 150 bini Devrim Muhafızları&#8217;nda, 20 bini ise Devrim Muhafızları&#8217;nın donanma birliklerinden oluşuyor.</p>
<p>Böyle olunca da mevcut rejim yüzünden fakir halkı algı ile kandıran yöneticiler sayesinde kendi üst düzey askerlerini ve Genel Kurmay Başkanını koruyamayan bir ülke haline dönüştü İran İslam Cumhuriyeti….</p>
<p>Biz tekrar savaş ve saldırıya dönelim</p>
<p><strong>Bundan sora ne olur?</strong></p>
<p>Tarihsel sürece iyi bakmak iyi anlamak lazım. Irak, Suriye ve diğer Orta Doğu ülkelerinde ne oldu ise yarın da o olacak İran da. Rejim kendini kurtarmak için hemen oturup ABD ile nükleer anlaşma yapar. Ama İran’da mevcut rejim kısa zamanda çöker.</p>
<p>Ülkemiz açışından beklentim ise bu süreçte İran sermayesinin bir kısmı ülkemize gelir. Para sahibi ve sermaye kuş gibi ürkek ve kırılgandır. Kargaşa sevmez.</p>
<p>Sonuçta eli kanlı emperyalist güçler çeşitli bahane ve gerekçelerle masum ve mazlum insanları katlediyor. Sözüm ona gelişmiş ülkelerde bu savaşı izliyor ve bu savaştan bana ne düşer diye ellerini ovuşturuyor.</p>
<p>Unutmayın ki;</p>
<p>Dünyanın hiçbir yerinde <strong>iyi savaş ve kötü barış</strong> yoktur…</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara……</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İyi savaş, kötü barış yoktur</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/iyi-savas-kotu-baris-yoktur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2025 05:15:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=544189</guid>

					<description><![CDATA[Cuma sabahı İsrail’in İran’a saldırı haberleri ile uyandık. Şu ana kadar ise İran, İsrail’e misilleme yapıyor. İsrail saldırılarına devam ediyor. Peki neden? Emperyal paylaşım ve BOP projesini kenara atıp İsrail diyor ki, “Sen yarın nükleer silah sahibi olacaksın, onunla da beni vuracaksın, en iyisi ben seni şimdiden vurayım.” İran’da ‘karşılığını görürsün’ diyor. Ama İran bence çaresiz. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cuma sabahı İsrail’in İran’a saldırı haberleri ile uyandık. Şu ana kadar ise İran, İsrail’e misilleme yapıyor. İsrail saldırılarına devam ediyor.</p>
<p>Peki neden?</p>
<p>Emperyal paylaşım ve BOP projesini kenara atıp İsrail diyor ki, “Sen yarın nükleer silah sahibi olacaksın, onunla da beni vuracaksın, en iyisi ben seni şimdiden vurayım.”</p>
<p>İran’da ‘karşılığını görürsün’ diyor. Ama İran bence çaresiz.</p>
<p><strong>Silah para demek para ekonomiyi bitirir</strong></p>
<p>İsrail ilk başlarda yaptığı Hamas’la savaş özellikle ilk evrelerinde çok pahalıydı. Hamas’ın birkaç yüz dolara mal ettiği ‘füze’lerini havada yakalamak için yüz binlerce dolarlık savunma füzeleri kullandı.</p>
<p>Hamas bunlardan binlercesini attı ve İsrail halkı o füzeleri havada avlamanın bedelini enflasyon olarak halkın sırtına bindirecek.</p>
<p>Burada Türkiye ve diğer ülkelerin bakışına bakalım. Devletimiz Hükümet Sözcüsü Ömer Çelik aracılığı ile ilk gün şu açıklamayı yaptı ‘Cumhurbaşkanımızın Netanyahu hükümetinin soykırımcı eylemlerinin sonuçları konusundaki uyarılarına tüm dünya dikkat kesilmelidir. Gazze konusunda İsrail&#8217;in soykırımcı faaliyetlerine karşı uluslararası baskı artmışken İsrail, bir kere daha gözleri soykırımcı eylemlerinden uzaklaştırmak için yeni bir saldırı başlattı. <strong>ABD ile İran arasındaki müzakereler sürerken İsrail&#8217;in bu saldırıyı yapması, İsrail&#8217;in tüm diplomatik çabalara düşmanca davrandığını bir kere daha gösterdi. İsrail saldırganlığı tüm dünya için tehdittir.</strong> Buna karşı tüm dünya ortak somut tedbirler almalıdır.&#8217;</p>
<p>Diğer ülkelerin yaptığı resmi açıklamalar şöyle:</p>
<p>İran’a yapılan saldırıya tepki gösteren ve kınayan ülkeler:</p>
<p><strong>Rusya</strong>, Çin, <strong>Irak</strong>, Malezya, <strong>Pakistan</strong>, Japonya, <strong>Umman</strong> Ürdün, <strong>Birleşik Arap Emirlikleri ve </strong>Suudi Arabistan.</p>
<p>Orta yolu açıklama yapanlar ise:</p>
<p><strong>Birleşmiş Miletler</strong>, NATO, <strong>Avrupa Birliği</strong>, Avusturya, <strong>Yeni Zelenda</strong>, Lübnan</p>
<p>İsrail’e destek olanlar:</p>
<p><strong>Fransa</strong> İngiltere<strong>, Belçika</strong>, İtalya, <strong>Almanya </strong>ve büyük ağabey Amerika.</p>
<p>Senelerdir Gazze de insanlık dramı yaşatan İsrail’e sessiz kalan batı ve Avrupa ülkeleri bu konuda da İsrail’in sırtını sıvazlamaya devam ediyor.</p>
<p>Bu savaşın uzunca süreceği öngörülüyor. Bu süreçte alana Rusya Çin bir tarafta Avrupa ülkeleri ABD ve özelikle İngiltere’nin İsrail saflarında olması kaçınılmaz. Sonuçta silah ve mühimmat satacaklar…</p>
<p><strong>İran Kağıttan Kaplan</strong></p>
<p>Silah ve mühimmat karşılaşmasına girmeden görülen bir gerçeği yazalım. İran’ın bir hava savunma sistemi yok. Bunu İsrail daha önce yok etmişti, bu yüzden de şimdi İsrail uçakları İran içlerine kadar girip çıkabiliyor rahatça.</p>
<p>Peki Neden?</p>
<p>Aslında tüm ülkelerin özelikle Türkiye’nin ders alması gereken bir yarım asır yaşadı İran.</p>
<p>1979’da sözde devrim yaşandı İran’da. Devrim sonrasında denildi ki, <strong>Amerika büyük ve İsrail küçük şeytan. </strong>İç politika dahil her şey İran’da 46 yıldır bu iki dış düşmanla mücadeleyle geçti.</p>
<p>İran halkı yıllar geçtikçe fakirleşti. ‘<strong>Önce kendimizi savunabilmeliyiz, yoksa onlar saldırır ve bizi yutar’ </strong>yalanı ile rejim devam etti. Düşman gösterildi. Halk ise dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri olan İran da refahı arar halde. Öylesine ki şimdilerde İran da ne yazık ki benzin kuyrukları var, elektrik verilemediği için okullar tatil.</p>
<p>Rejim muazzam bir algı daha yarattı fakir İran halkına. <strong>‘Acayip silahlarımız var, üstümüze gelirlerse onlara cehennemi yaşatırız. </strong>İran dehşet içinde fark etti ki 46 yıldır kurdukları polis devleti aslında delik deşik. İsrail, İran’ın içine koca koca silahlar sokmuş, onlarla vurdu.</p>
<p>Bu onur kırıcı duruma İran hemen cevap vermek istedi. Yine yüzlerce füze yolladı, bu kez biraz daha başarılıydı. Birkaç füze İsrail savunmasını geçti, hatta biri bir askeri hedefin yakınına isabet etti.</p>
<p>İsrail’in buna cevabı çok ağır oldu. 200 savaş uçağı ve bine yakın jet motorlu dronla gittiler, İran’ın hava savunma sistemini neredeyse tamamen yok ettiler. Burada verilen mesaj açık.</p>
<p><strong>Evinin çatısı bile yok</strong></p>
<p>İran dersini aldı, o saldırıya cevap vermediği gibi önce Lübnan’da Hizbullah’ı ardından Suriye’de Esad’ı ortada bıraktı, evine geri döndü. Şimdi İsrail işte o çatısı olmayan evi bir daha vurmaya başladı. İran’ın yapabileceği hiçbir şey yok. Karşı saldırıları da işe yaramıyor, Dermanı kalmamış.</p>
<p><strong>Humeyni Rejimi</strong></p>
<p>İran’ı daha iyi anlamak adına rejim meselesini açalım. 1979 senesinde Şah devrildi ve Humeyni geldi İran’ın başına. İki farklı yapı var İran da.</p>
<p>Otuz yıldır Dini Lider olan Hamenei, kendisine hizmet eden ve onu koruyan bir sistem inşa etti ve İran&#8217;ın başlıca kurumlarına çok sayıda sadık adam yerleştirdi.</p>
<p>Mesud Pezeşkiyan ise geçen sene yapılan seçimde oyların %53,6&#8217;sını alarak İran&#8217;ın 9. Cumhurbaşkanı oldu.</p>
<p>Hem Cumhurbaşkanı var. Hem dini lider var İran da. Onların da ayrı ayrı ekipleri. Ordular bile ayrı. İran ordusunda 523 bin aktif personeli bulunuyor. Bunların 350 bini ordunun ana gövdesinde, 150 bini Devrim Muhafızları&#8217;nda, 20 bini ise Devrim Muhafızları&#8217;nın donanma birliklerinden oluşuyor.</p>
<p>Böyle olunca da mevcut rejim yüzünden fakir halkı algı ile kandıran yöneticiler sayesinde kendi üst düzey askerlerini ve Genel Kurmay Başkanını koruyamayan bir ülke haline dönüştü İran İslam Cumhuriyeti….</p>
<p>Biz tekrar savaş ve saldırıya dönelim</p>
<p><strong>Bundan sora ne olur?</strong></p>
<p>Tarihsel sürece iyi bakmak iyi anlamak lazım. Irak, Suriye ve diğer Orta Doğu ülkelerinde ne oldu ise yarın da o olacak İran da. Rejim kendini kurtarmak için hemen oturup ABD ile nükleer anlaşma yapar. Ama İran’da mevcut rejim kısa zamanda çöker.</p>
<p>Ülkemiz açışından beklentim ise bu süreçte İran sermayesinin bir kısmı ülkemize gelir. Para sahibi ve sermaye kuş gibi ürkek ve kırılgandır. Kargaşa sevmez.</p>
<p>Sonuçta eli kanlı emperyalist güçler çeşitli bahane ve gerekçelerle masum ve mazlum insanları katlediyor. Sözüm ona gelişmiş ülkelerde bu savaşı izliyor ve bu savaştan bana ne düşer diye ellerini ovuşturuyor.</p>
<p>Unutmayın ki;</p>
<p>Dünyanın hiçbir yerinde <strong>iyi savaş ve kötü barış</strong> yoktur…</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara……</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baba Koca Bir Çınar</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/baba-koca-bir-cinar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 05:30:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Akar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=542724</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Babam Halis Akar, 2013 senesinin ilk haftasında bu dünyadan göçtü gitti. Aradan 12 yıl geçti. Baba hasreti her gün artarak sürüyor. Şöyle geçen yıllara bakınca babasızlığın nasıl bir duygu olduğunu daha çok anlıyor insanoğlu. Bunu babalarını kaybedenler daha çok bilir ve anlar diye düşünüyorum. Son görüşme hala gözümün önünde Babam 3 Haziran Pazartesi veda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Babam Halis Akar, 2013 senesinin ilk haftasında bu dünyadan göçtü gitti. Aradan 12 yıl geçti.</p>
<p>Baba hasreti her gün artarak sürüyor. Şöyle geçen yıllara bakınca babasızlığın nasıl bir duygu olduğunu daha çok anlıyor insanoğlu. Bunu babalarını kaybedenler daha çok bilir ve anlar diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>Son görüşme hala gözümün önünde</strong></p>
<p>Babam 3 Haziran Pazartesi veda etti bizlere. Babam ile Cuma akşamı telefonla konuşmuştuk ve Cumartesi sabahı radyoya geldi. Fazlaca gelmezdi. Faruk bir kahve yaptı. Kahvesini içti. Hemen kalktı. Başka zaman kapıdan uğurlardım.  O gün asansöre kadar gittim yanında.</p>
<p>Döndü bana baktı.</p>
<p>-Kendine dikkat et. Allah ömrünü versin. Diyerek sarıldı ve ayrıldı. İşte son görüş son görüşme bu. Pazartesi sabah saatlerinde ise kalp krizi sonrası vefat etti.</p>
<p><strong>Sen mi ben mi güçlüyüm ?</strong></p>
<p>Geçtiğimiz günlerde bir yazı okudum. Etkileyici olan bu yazıyı sizlerle de paylaşmak istiyorum. Babası mevkii, makam sahibi olan oğlunun iş yerine ziyarete gider. Çay, kahve ve sohbet sonrası babası izin ister. Her ikisi de ayağa kalkar. Baba oğlunun omzuna elini koyar ve der ki;</p>
<p>-Evlat söyle bakayım sen mi güçlüsün yoksa ben mi ?</p>
<p>Oğlu cevap verir.</p>
<p><strong>-Ben güçlüyüm Baba.</strong></p>
<p>Baba suratını asar tekrar sorar.</p>
<p>-Sen mi güçlüsün ben mi, bi daha söyle bakayım.</p>
<p><strong>-Tabii ki ben güçlüyüm.</strong></p>
<p>Baba elini omuzdan çeker kapıya yönelir ve kapıda son kez sorar.</p>
<p>-Gerçekten sen mi güçlüsün, ben mi güçlüyüm evlat?</p>
<p>Genç bu sefer;</p>
<p>&#8211;<strong>Sen güçlüsün Baba tabiî ki sen güçlüsün.</strong></p>
<p>İyi de oğul ilk ikisinde ben güçlüyüm dedin. Şimdi de sen güçlüsün diyorsun? Nasıl iştir bu?</p>
<p>Oğul herkese ders olacak bir cevap verir.</p>
<p><strong>Baba, sen bana ilk ve ikinci sorduğunda senin elin benim omzumdaydı. Tabii ki ben güçlüydüm</strong>. <strong>Şimdi elini omzumdan çektin ya güçlü sensin.</strong></p>
<p>Birbirlerine tekrar sarılıp ve veda ederler.</p>
<p><strong>Baba ne ifade eder?</strong></p>
<p>Baba, <strong>hayat</strong> demek. Baba, <strong>huzur</strong>…</p>
<p>O huzur öyle sonsuz ki, ellerini uzatsan sen gökyüzüne değersin. Yıldızları toplar, başına taç yapar. Hele sıcaklığı öyle bir şey ki, sarılırsa tüm buzlar erir, gözyaşların buhar olur gider. Baba öyle bir gülümser ki, tüm benliğine huzur verir.</p>
<p>Baba <strong>güç demek</strong>…Sırtını dayadığın koca bir dağdır baba. Önünde siperdir. Herkesin sırtını dayadığı koca bir dağı varken, güçsüz ve yapayalnız kalmaktır babasızlık. Her aklına geldiğinde suratına yediğin koca bir şamardır.  İnsanların birbirine fısıldarken duyduğun acı bir sessizlik. Kimseye belli etmeyip güçlü olmaya çalışmaktır. Sığınacak bir liman aramaktır.</p>
<p>Babamı mezara koyarken dizlerimin bağı çözülmüştü. Başımı tepeye dikiyordum. Gözyaşlarım belli olmasın diye Haziran sıcağında gökyüzündeki maviliklere bakıyor ve güneşi selamlıyordum.</p>
<p>Ve acaba babamın yüzü gelir mi bir saniyelik diyordum.</p>
<p>İşte değerli okur…</p>
<p>Tebessüm etmeyi andıran iki dudağın birleşerek “Baba” demeyi özlemektir babasızlık</p>
<p>Baba <strong>güven</strong> demek…</p>
<p>O yüzdendir babasız çocukların hep boynu bükük.  Eğer dikkatli bakarsanız görürsünüz, onlardaki mahzun ve ürkek bakışı. Onların evi hep sessizdir, gecelerse uzun ve soğuk.</p>
<p>Baba demek, sevgi demek…</p>
<p>Baba aslında rol modeldir.  Onun gibi giyinmeye çalışırsın. Onun gibi bakarsın.</p>
<p>Onun gibi sevinirsin, onun gibi üzüntülerini yüreğine gömersin. Onun adını yaşatmak adına o gibi olursun…</p>
<p>Sonuçta:</p>
<p>Hepimiz göçüp gideceğiz bu dünyadan. Burada esas olan  kubbede hoş seda bırakmaktır.</p>
<p>Çocuklarınıza en iyi bırakacağınız miras lüks yatlar, katlar, arabalardan ziyade onurlu bir isim bırakabilmek.</p>
<p>Şimdi babanız hayatta ise gidin ona sarılın. Nefesini içine çekin. Öpün elini ve;</p>
<p>‘İyi ki senin evladınım’ deyin ve gözlerine bakın. O senelerin izini taşıyan gözlerine dikkatli bakın.</p>
<p>Babasız olanlar ise ben gibi dualarınızda yaşatın babanızı.</p>
<p>O bizi görür, o bizi anlar….</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara….</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>  Nefes almaktır Bayram</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/nefes-almaktir-bayram/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2025 07:10:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=538987</guid>

					<description><![CDATA[Bayramlar toplumların kutsal günleridir. Küslerin barıştığı, sevginin, barışın, paylaşmanın, hoşgörünün temellendiği gelenekselleşen günleri içerir. Ne var ki sistemin insanı sarıp sarmalayan sorunları, bayram sevincini kedere, neşeyi onarılmaz acılara dönüştürebiliyor. &#160;                      Bayramlar artık yasak savıcı olmuş Bireyler artık bayramlarda bile tasada ve kıvançta ortak değil. Yıllardır bu topraklara serpiştirilen ayrımcılık tohumları giderek boy veriyor. İnsana [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayramlar toplumların kutsal günleridir.</p>
<p>Küslerin barıştığı, sevginin, barışın, paylaşmanın, hoşgörünün temellendiği gelenekselleşen günleri içerir.</p>
<p>Ne var ki sistemin insanı sarıp sarmalayan sorunları, bayram sevincini kedere, neşeyi onarılmaz acılara dönüştürebiliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>                     Bayramlar artık yasak savıcı olmuş</strong></p>
<p>Bireyler artık bayramlarda bile tasada ve kıvançta ortak değil.</p>
<p>Yıllardır bu topraklara serpiştirilen ayrımcılık tohumları giderek boy veriyor. İnsana özgü yaşama sevincine, özgür olma, özgür düşünme yetisine, adalet arayışlarına, devlet gücü kullanılarak ket vurulduğu bir döneme geldik.</p>
<p>Aslına bakarsanız çağ hızla değişiyor.</p>
<p>Küreselleşen çağa ayak uyduran insanlar da dönüşüm yaşıyor elbette&#8230;</p>
<p>Değişime bizim toplumumuzun da uzak kalacağını düşünmek safdillik olurdu. Ne kadar ayak dirense de kimi geleneklerin yerini kapitalizmin yenilenen kuralları alıyor.</p>
<p>Bayramlar yasak savarcasına geçiştiriliyor.</p>
<p>Başta İstanbul olmak üzere büyük kentler akın akın insan akıyor.</p>
<p>Gazetelerde, ekranlarda bayram kaçkını yurttaşların trafik izdihamını görüyorsunuz.</p>
<p><strong>          Yoksul insanlar kara kara düşünüyor</strong></p>
<p>Bu trafik akışını görerek bazı aklı evvel kişiler diyor ki ‘Bak ekonomi kötü diyorsunuz. Yollar arabadan geçilmiyor. Nasıl kötü olurmuş ekonomi’</p>
<p>Şaşmamak elde değil.</p>
<p>Bakın bir rakam vereyim:</p>
<p>Afyonkarahisar’dan geçen bayram <strong>5 milyon 800</strong> bin araç geçti.</p>
<p>Giden aracın dönüşünü hesaplarsak 3 milyon araç demektir.</p>
<p>Türkiye’de 31 milyon motorlu araç var. Bunun yüzde 52’si otomobil.</p>
<p>Yani motosiklet, traktör dışında yaklaşık 25 milyon araç var.</p>
<p>Eğer kendinize ait villa veya apartınız yoksa otele gidersen bir ailenin</p>
<p>4 günlük bayram faturası ise en az 800 bin lira.</p>
<p>Asgari ücretin 23 bin, emekli maaşının ortalama 15 bin olduğu ve memur, esnaf gibi çalışanların aylık gelirinin ortalama 40 bin lira olduğu bir ortamda aracına atlayıp 80 bin lira ödeyip, 4/5 gün tatil yapabilen kaç babayiğit var?</p>
<p>Bu ülkenin kaymağını ve kaynağını alan yüzde 10’luk bir kesim dışında.</p>
<p>En lüks lokantalarda milyonluk hesabı onlar öder.</p>
<p>En güzel tatil köşelerinde tatillerini onlar yapar.</p>
<p>Bizler bakarız… Torunlarına, çocuklarına bile vereceği bayram harçlığını düşünmeye devam eder.</p>
<p>Şimdi Kurban Bayramı ya bir koyun 15/25 bin, bir büyükbaş hayvanın 500/700 bin lira.</p>
<p>Aile geleneği diyerek nasıl karşılarız bunu?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Değişime karşı konulamıyor</strong></p>
<p>Ama ortada olan bir gerçek var.</p>
<p>Değişim.</p>
<p>İşte ona karşı konulamıyor.</p>
<p>Benim ismimde kurbandan gelir. Rahmetlik dedemin adını taşıyorum.</p>
<p>O yüzden Kurban Bayramı’nı önemserim. Çünkü bu bayram yoksul ve fakirlerin beklentileri tavan yapar.</p>
<p>Dayanışma yardımlaşma duyguları yüksektir.</p>
<p>Öyle ki kesilen kurbanın ¾ dağıtmak zorunda olanlar kendi imkanla ve kaynaklarını fakir ve yoksullar ile bir bayram günü de olsa paylaşır.</p>
<p>Bu ülkede evine bayramdan bayrama et giren hane sayısı az değildir.</p>
<p>İşte bu yüzden bu bayram önemli ve değerlidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>               Kurbanlık koç resmi olan tebrik kartları</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Her bayram yıllar öncesine giderim.</p>
<p>Yaşları 50’yi geçmiş, 60’lara dayanmış okuyucu şöyle maziye yolculuk yaparsa:</p>
<p>Aile içinde toplu bayram yemekleri ki hazırlığı bir hafta önceden başlardı, kaç evde var şimdi?</p>
<p>Ya aile büyüklerini ziyaretler, el öpmeler. Bunu gerçekleştirebilmek uğruna dolaşmalar, bayram armağanı işli mendiller, şekerleme, baklava götürmeler.</p>
<p>Yaldızlı koç resmi bulunan tebrik kartlarını kaç kişi hatırlıyor ki?</p>
<p>İçinde yaşadığımız hızlı tüketim toplumunda bayramlık giysi telaşı da kalktı.</p>
<p>Mahallemizde kurulan bayram yerlerini, salıncakları, seyyar satıcıların tezgahlarında ki renkliliği,</p>
<p>At arabalarında paytonlarda bayram gezintisi…</p>
<p>En güzel manzara önünde çekilen siyah beyaz fotoğrafı…</p>
<p>Salıncaklarla çevrili mini lunaparkları…</p>
<p>Şeker macunu, şeker helvası, açık alanda ciğer ve sadakat satan ustaları…</p>
<p>Hatırlayanlarınız mutlaka vardır…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Yazıyı ve anıları fazla uzatmaya gerek yok artık.</strong></p>
<p>Sözü Can Yücel’e bırakmanın zamanı…</p>
<p>Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde</p>
<p><strong>Soluksuz kalınca anlar insan</strong>&#8230;</p>
<p>Görmenin nasıl bir bayram olduğunu</p>
<p><strong>karanlık öğretir; </strong></p>
<p>Sevmeninkini</p>
<p><strong>yalnızlık&#8230;</strong></p>
<p>Sızlamayan her organ,</p>
<p><strong>hele de burun direği bayramdır.</strong></p>
<p>Bayramdır,</p>
<p><strong>Elden ayaktan düşmemek</strong>,</p>
<p>zihinden önce bedeni</p>
<p><strong>kaybetmemek, </strong></p>
<p>kurda kuşa yem olmayıp</p>
<p><strong>çok şükür bugünü de gördük&#8221; diyebilmek&#8230;</strong></p>
<p>Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır….</p>
<p>Mutlu bayramlara…/ <strong>Aydınlık yarınlara</strong>…/ Sağlıcakla…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mayıs Ayı</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/mayis-ayi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 May 2025 06:36:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=533670</guid>

					<description><![CDATA[Mayıs baharın müjdecisi bir ay. Kar, yağmur, soğuk, kuru ayaz yerini Nisan sonrası Mayıs ayına bırakır. Mayıs, doğanın yeniden değişimi ve yenilenmesidir. Alman Felsefeci Engels’in bir kuramı vardır.  Diyalektik materyalizm; der ki Değişmeyen tek şey değişimdir. Yani doğada ve tarihte belirleyici olan süreçlerin, kendi içlerindeki karşıtlık yoluyla oluştuğunu ve bütün olayların bu maddi temelli ilişkilerle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mayıs baharın müjdecisi bir ay. Kar, yağmur, soğuk, kuru ayaz yerini Nisan sonrası Mayıs ayına bırakır. Mayıs, doğanın yeniden değişimi ve yenilenmesidir.</p>
<p>Alman Felsefeci Engels’in bir kuramı vardır.  Diyalektik materyalizm; der ki <strong>Değişmeyen tek şey değişimdir</strong>. Yani doğada ve tarihte belirleyici olan süreçlerin, kendi içlerindeki karşıtlık yoluyla oluştuğunu ve bütün olayların bu maddi temelli ilişkilerle açıklanması gerektiğini savunan felsefi görüşü anlatır.</p>
<p>Burada önemli olan değişimin daha ileri, daha iyiye daha güzele yönelmektir. İnsan yaşamı da öyle değil midir? Bakın bu uzun bir yolculuk içinde insanoğlu iyi kötü, kederli mutlu günleri yaşar.</p>
<p>İşte bunlar da mevsimler gibidir. Yaz, kış, ilkbahar ve sonbaharın yaşanması gibi.</p>
<p><strong>Ekonomiye yön verenlerden eğitime desteğin adı Afyon Eğitim Vakfı</strong></p>
<p>Bu Mayıs ayında ilimizde çok sayıda kültürel ve sanatsal etkinlik düzenlendi. Düzenlenmeye de devam ediyor.</p>
<p>Mayıs’ın ikinci haftasında Afyon Valiliğince organize edilen Ferhat Göçer ve Ekin Uzunlar konserinde gençler coşkulu saatler geçirdi. Pazartesi gecesi ise Belediye tarafından Candan Erçetin konseri düzenleniyor.</p>
<p>Cumartesi akşamı Afyon Eğitim Vakfı’nın yemeğine katıldım. Gündüz 35. Genel Kurulunu yapan AEV çalışmalarının kısa özetini Başkan Hüsnü Serteser yaptı. Afyon Eğitim Vakfı 38 senedir ilimizde. 2015 yılına kadar 125 öğrenciye burs veren kurum, son 10 yıl içinde büyüdü, serpildi. Şu anda ihtiyaç sahibi ve başarılı 910 öğrencimize el uzatmış durumda. 125 yerine şimdi 910 öğrenciye burs veriyor. Her senede büyüyerek, gelişerek çalışmalarına devam ediyor.</p>
<p>Afyonkarahisar’da ve ülkemizde ekonomiye yön veren iş insanlarının eğitimi öncelediklerini görmeleri önemli bir aşama…</p>
<p><strong>Adalet hakkı bilmektir</strong></p>
<p>Pazar günü 28. Hamza Şeyh Dedeyi Anma Kültür Bahar etkinliğine gittim. Festival sahnesinde devasa Türk Bayrağı yanında Mustafa Kemal Atatürk posteri ile Pir Sultan Abdal ve Hz. Ali posterleri bulunuyordu. Semah gösterileri, yöresel giysiler ve oyunları ile yerel saz sanatçılarının sahne aldığı festival akşam saatlerine kadar sürdü. Özümüzü, sözümüzü anlatan halkın bağrından çıkan türküler ses buldu bu etkinlikte.</p>
<p>‘Adalet Her İşte Hakkı Bilmektir’ mottosu ile yapılan etkinlikteki yazıyı görünce şu anda ülkemizde en fazla ihtiyacı olan meselenin aslında adalet, hak ve had bilmek olduğu geldi aklıma. CHP ve İYİ Partili yetkililerin olduğu etkinlikte gözlerim MHP ve Ak Partilileri aradı.</p>
<p>Her sene olduğu gibi bu senede cumhur ittifakı yok yazıldı…</p>
<p>Bu hafta sonu Sandıklı Selçik Köyünde Sarı Selçuk Dedeyi anma etkinliklerinin de olacağı bilgisini paylaşalım.</p>
<p><strong>Biz abartmayı seviyoruz ne yazık ki</strong></p>
<p>19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramı bünyesinde Pazar gecesi ise 1000 metrelik bayrak, eski Müze önünden gençler tarafından alınarak Zafer Meydanına kadar özenle taşındı. Gençler, genç sporcular, Cumhuriyet ve Atatürk ruhunu içlerine kadar hissettiler. Son zamanlarda Cumhuriyete yapılan saldırılar Lozan anlaşmasını eleştiren yapılara dünyada en erdemli rejimin halkın kendi kendini yönetmesi fırsatını veren Cumhuriyet olduğunu ve bunu da Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları sayesinde kavuştuğumuzu idrak etmek önemlidir.</p>
<p>Bu arada 5 yıl üst üste şampiyon olan Galatasaraylılar alanlara çıkmıştı.</p>
<p>Akşam 20.30’da başlayan kutlamalar gece yarısına kadar sürdü. Bu kutlamalarda gördük ki bu toplum bunalmış. Kamyon, motosiklet, otomobil, traktörler hatta ve hatta dorsesi ayrılmış tırlar, Afyon caddelerinde tezahüratlar eşliğinde mekik dokudu saatlerce. Böylesi abartılı coşkuyu yaşayanlara bir Galatasaraylı olarak sitemimi de iletmek zorundayım.</p>
<p>Aynı coşkuyu Cumhuriyet yürüyüşlerinde, Atatürk’ün anma gecesinde de yapsaydınız.</p>
<p>Ki bu spor kulüpleri de <strong>Cumhuriyet ve Atatürk sayesinde Tük takımı oldu öyle değil mi</strong>?</p>
<p>Tabiî ki Mayıs ayında Sosyal Güvenlik Haftası var. Yine Engelliler Haftası vardı. İlimiz 17-18 Mayıs arasında da Avrupa Gençler Motokros Şampiyonasına ev sahipliği yaptı. Bu hafta içinde 21 Mayıs Çarşamba günü Şuhut Karaadilli Güreşleri yapılacak.</p>
<p>Afyon Belediyesinin desteği ile 38. kez yapılacak olan Karaadilli güreşlerinde milli sporumuz güreşte önemli güreşçileri izleme şansına sahip olacağız.</p>
<p><strong>GÜN FM 30 YAŞINI DOLDURDU</strong></p>
<p>Mayıs ayı benim açımdan önemli bir ay demiştim yazının girişinde.</p>
<p>Ben Mayıs ayında doğdum. Elektrik Elektronik Mühendisi kızım Gülgün Akar da Mayıs ayının 3. Haftasında dünyaya gözlerini açmıştı. Mimar Anıl Halis Akar Mayıs ayında Milletvekili adayı olmuştu.</p>
<p>Ve her daim üçüncü evladım dediğim GÜN FM 20 Mayıs’ta kuruldu.</p>
<p>Kısaca onun hikayesini de paylaşmak istiyorum.</p>
<p>Sandıklı ilçesinde Sandıklı Postası Gazetesi çıkıyor haftalık gazete. Sene 1984</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Rahmetli Ahmet Toptaş Yazı İşleri Müdürü. Sahibi Faruk Demirel, Yayın Yönetmeni Mehmet Zafer Masalcı. Yazarlar arasında rahmetli Nurettin Burhan, Özdek Işık, Tacim Çiçek gibi önemli isimler var.</p>
<p>Askeri faşist darbe sonrası, özgürce doğru dürüst yayıncılık yapan Sandıklı Postası o günlerde 1500 aboneye posta ile dağıtılan tek yerel gazeteydi.</p>
<p>Ben Spor Muhabiri olarak girdim bu ekibin içine. Tam 5 yıl sonra köşe yazmaya başladım bu gazetede. Aynı süreçte ajans temsilciliğine de devam ettim.</p>
<p><strong>GÜN FM de 30 Yıl</strong></p>
<p>Yıllar yılları kovaladı. Yazının başında dedik ya değişmeyen tek şey değişimdir diye. Şartlar değişti ve yerel haftalık gazete zarar eden misyonunu da kaybeder duruma geldi. 1994 yılında Sandıklı da iki radyo vardı. Üçüncü radyo olarak Sandıklı Gün FM’i kurduk. 1995 yılında ise Afyon GÜN FM yayına başladı. Süreç içinde ortaklık sona erdi. Ben Afyon GÜN FM’i aldım. Ortakta ise radyo ve gazete kaldı. Ve Sandıklı GÜN FM ve Sandıklı Postası, Sandıklı Belediye Başkanlığı yapan Mustafa Çöl ile Ak Parti İlçe Başkanı Ahmet Mahmut Saylık’a satıldı. Bu iki ortak da ilçedeki gazete ve radyoyu Afyon Turkuvaz Gurubuna geçen ay sattılar.</p>
<p>Afyon Gün FM olarak 30 yıldır Türkülerin dili olarak özgür, özgün yayıncılığa o yıldan bu yana devam ettik. Etmeye devam ediyoruz. Bu vesile ile GÜN FM’e başından günümüze kadar emek veren yayıncısından, teknik ekibe teşekkür ediyorum. 30.senesini de kutluyorum. 31. yılına merhaba diyorum….</p>
<p>Değişime ve gelişime devam…</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara…</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mutlu kent Afyon</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/mutlu-kent-afyon/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 May 2025 05:56:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Akar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=531420</guid>

					<description><![CDATA[&#160; &#160; AK Parti Genel Merkezi tarafından düzenlenen Teşkilat Akademisi Liderlik Okulu programı Ankara’da yapıldı. AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Turgay Şahin, toplantıda konuştu ve en mutlu 2. olan kentin İl Başkanı sıfatı ile ekonomide pembe tablolar çizdi. Şahin “Türkiye ihracatının artması büyük bir başarı. Ayrıca, asgari ücreti vergi dışında bırakan AK Parti, 2025 yılı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>AK Parti Genel Merkezi tarafından düzenlenen Teşkilat Akademisi Liderlik Okulu programı Ankara’da yapıldı. AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Turgay Şahin, toplantıda konuştu ve en mutlu 2. olan kentin İl Başkanı sıfatı ile ekonomide pembe tablolar çizdi.</p>
<p>Şahin “Türkiye ihracatının artması büyük bir başarı. Ayrıca, asgari ücreti vergi dışında bırakan AK Parti, 2025 yılı itibariyle 853 milyar TL’lik vergiden vazgeçmiş olacak. Kamu borcunun milli gelire oranı %24 seviyesinde. Bu da borçluluk oranımızın oldukça düşük olduğunu gösteriyor “Kişi başı gelir 3.608 dolardan 15.463 dolara çıktı. Satın alma gücü ise 9.279 dolardan 46.511 dolara yükseldi. <strong>Bu tablo, ekonomik büyümemizin en somut göstergelerindendir</strong>” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Günde 5.5 milyar dolar faiz ödemesi</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Bu açıklamaları okuyunca şaşırmamak elde değil. Kendimce dedim ki hukukçu olan Şahin’in ekonomistliğe de soyunmuş.</p>
<p>Peki öyle mi?</p>
<p>Rakamlara bakalım isterseniz…</p>
<p>Türkiye’nin brüt dış borç stoku 31 Aralık 2024 itibarıyla <strong>515,5</strong> milyar dolara yükseldi.</p>
<p>2023 yılı sonunda <strong>499,9</strong> milyar dolar olan dış borç böylece <strong>yüzde 3,1</strong> oranında artış gösterdi.</p>
<p>Faiz ödemesi ise dudakları uçuklatacak düzeyde:</p>
<p>1 trilyon 950 milyar lira olan 2025 yılı faizi, <strong>ayda ortalama 162 milyar 500 milyon</strong>; günde ortalama 5 milyar 416,7 milyon, <strong>saatte ortalama 225,7 milyon</strong>, dakikada ortalama 3 milyon 761,5 bin ve <strong>saniyede ortalama 62 bin 693 TL</strong>. ödemesine denk düşüyor iyi mi?</p>
<p>İhracat/ithalat rakamlarına bakalım:</p>
<p>2025 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %2,5 artarak 65 milyar 323 milyon dolar, ithalat %4,5 artarak 87 milyar 811 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>65 milyar</strong> dolarlık satıyorsun yerine <strong>88 milyar</strong> dolarlık alım yapıyorsun.</p>
<p><strong>Yüzde 73 fark.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> Emekli maaşı bizde 224, Lüksemburg da ise 2 bin 734 Euro</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Gelelim asgari ücretin vergi dışı bırakılması meselesine…</p>
<p>Önce ülkemizde emekli sayısını verelim, 16 milyon kişi. Bunun yüzde 80’e yakını 14 bin 469 TL alıyor. <strong>Yani 237 Euro</strong> alıyor bizim emeklimiz.</p>
<p>Bu ücret ile Avrupa ülkeleri arasında sondan ikinci sıradayız.</p>
<p>Bizim altımızda 224 Euro alan Bulgaristan var.</p>
<p>Ya diğer ülkeler ne durumda?</p>
<p>Lüksemburg, <strong>2 bin 734</strong> en yüksek asgari ücret ödeyen ülke. Bir başka deyişle bizim emeklimizin maaşından 12 kat fazla. Benzetmek gibi olmasın bir Lüksemburg emeklisi 11 emeklimize karşılık geliyor.</p>
<p>İkinci 2 bin Euro alan Hollanda ve sonrasında diğer Avrupa ülkeleri sıralanıyor.</p>
<p>İyi de emekli böyle de asgari ücretli nasıl?</p>
<p>Ülkemizde <strong>15 milyon 400</strong> bin asgari ücretli var. Asgari ücretlinin 17 bin olan maaşı bu sene 22 bin lira oldu. Yani 500 Euro civarı. Diğer ülkelere baktığımızda Bulgaristan&#8217; bile 550 Euro</p>
<p>Lüksemburg&#8217;da 2 bin 637 Euro Bizim emeklimizin 5 katı olarak yine lider.</p>
<p>İrlanda, Hollanda ve Almanya&#8217;da asgari ücret 2 bin Euro’nun üzerinde. Fransa&#8217;da bu rakam 1.801 Euro, İspanya&#8217;da ise 1.323 Euro</p>
<p>Haksızlık etmeyelim bizden daha düşük asgari ücret veren ülkelerde var.</p>
<p>Macaristan Karadağ Arnavutluk, Moldova ve Ukrayna gibi.</p>
<p>Enflasyona gelince…</p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu, Nisan ayı enflasyon oranı <strong>%3</strong> olarak açıklandı. Bu verilere göre yılık enflasyonun <strong>yüzde 50’yi</strong> geçmesi bekleniyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Gelir dağılımı makası açılıyor</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Ve ülkemizde en büyük meselesi gelir dağılımındaki adaletsizliktir.</p>
<p>TÜİK verilerine göre;</p>
<p>Türkiye’de en zengin yüzde <strong>20’lik kesim, toplam gelirin yaklaşık yüzde 48,</strong>1’ini alırken,  En yoksul <strong>yüzde 20’lik kesim sadece yüzde 6,</strong>3’ünü alabilmektedir.</p>
<p>Servet dağılımı ise uçurumu daha net ortaya koymaktadır.</p>
<p>En zengin %1’lik kesim, Türkiye’deki toplam servetin <strong>%42,04</strong>’üne sahip.</p>
<p>En zengin %5’lik kesim, toplam servetin %59,2’sini kontrol ediyor.</p>
<p>En zengin <strong>%10’luk kesim ise toplam servetin %69,</strong>8’ine sahip</p>
<p>Kalan yüzde 90 kesim servetin yüzde 30’na sahip.</p>
<p>Basit dille anlatalım.</p>
<p>10 torunu olan bir babasınız.</p>
<p>Tüm torunlarınız ile birlikte 100 liralık bir kaynak sağlandı. Bu paranın 70 lirasını en sevdiğiniz toruna veriyorsunuz. Kalan 30 lirayı ise diğer dokuz toruna dağıtıyorsunuz.</p>
<p>Bu, zengin ve yoksul arasındaki makasın oldukça açık olduğunu gösteriyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> Gelir dağılımındaki uçurum sebepleri</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Neden böylesi bir adaletsizlik var.? Sorusuna cevap arayalım isterseniz…</p>
<p>Kapitalist sistemde, üretim araçlarına sahip olanlar (fabrikalar, şirketler, gayrimenkuller) üretimden daha büyük bir pay alır. (Yukarıda yazdık dağılımı) İşçiler ise emeğinin tam karşılığını alamaz.</p>
<p>Türkiye’de dolaylı vergiler (KDV, ÖTV gibi) toplam vergi gelirlerinin büyük kısmını oluşturur. Bu vergiler zengin-fakir ayrımı yapmadan herkesten aynı oranda alındığı için, düşük gelirlileri orantısız şekilde etkiler.</p>
<p>İyi eğitime erişim, daha yüksek gelir demek. Ancak kaliteli eğitime erişim, ailenin gelir düzeyine bağlı olduğundan, yoksulluk döngüsü kırılamaz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ekonomi toplumsal sorunları tetikler</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Gelir dağılımı eşitsizlik toplumsal sorunları da artırır. Yoksul ailelerin çocukları sınıf atlayamaz, zengin ailelerin çocukları ise ayrıcalıklarını korur. Eşitsizliğin yüksek olduğu toplumlarda suç oranları, toplumsal kutuplaşma ve siyasi istikrarsızlık daha yaygındır.</p>
<p>Geniş kitlelerin alım gücünün düşük olması, iç talebi sınırlar ve büyümeyi engeller.</p>
<p>Yoksulluk; yetersiz beslenme, kötü barınma koşulları ve sağlık hizmetlerine sınırlı erişim nedeniyle sağlık sorunlarına yol açar.</p>
<p>Peki çözüm?</p>
<p>Yüksek gelirlilerden daha yüksek oranda vergi alınması, servet vergisinin etkin uygulanması.</p>
<p>Temel ihtiyaçların sağlık, eğitim, barınma herkes için erişilebilir olması. Özelleştirmeler yerine kamusal hizmetlerin niteliğinin artırılması. Herkesin nitelikli eğitime erişiminin sağlanması, bölgesel eşitsizliklerin giderilmesini sayabiliriz.</p>
<p>TÜİK verilerine göre en mutlu iler sıralamasında ikinci sırada yer alan Afyonkarahisar’da sıradan bir ev kirası 15 / 25 bin TL arasında değişiyor…</p>
<p>4 kişilik bir ailenin sadece mutfak masrafı bu mutlu kentte 30 bin lira. Bir bardak çay 25-30 lira.</p>
<p>Ekonomik girdap yaşayan üreticiyi bu seferde don vurmuş.</p>
<p>Esnaf sıkıntılı, emekli emekçi borçlu, Gençler iş derdinde. Yüzler asık gelecek kaygılı.</p>
<p>İnanın çok merak ediyorum. Egenin parlayan yıldızı Afyonkarahisar’da yaşayanlar gerçekten mutlu mu?</p>
<p>Değilseniz</p>
<p>Bir önerim var.</p>
<p>Hafta sonu kentte üç ayrı konser var. Halka açık hem de ücretsiz. Gidin eğlenenin şarkılar türküler söyleyin. Parlayan yıldız Afyonlu olarak. Mutlu kentte yaşamanın farkına varın.</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>        Temkinli olmak lazım</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/temkinli-olmak-lazim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 May 2025 05:55:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[12. Kongre]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[PKK]]></category>
		<category><![CDATA[terör örgütü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=530085</guid>

					<description><![CDATA[                             Terör örgütü PKK, 12. Kongre&#8217;nin sonuç bildirgesini dün açıkladı. Sonuç bildirgesinde; PKK 5-7 Mayıs tarihleri arasında toplanan 12. Parti Kongremiz başarıyla tamamlandı&#8221; dedi. &#160; Kongre sonrası yapılan açıklamalarda iğneleyici göndermeler var. Deniyor ki; Kongre, çatışmaların devam ettiği alanlar üzerindeki kuşatma ve KDP ambargosunun devam [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong></p>
<p><strong>                           Terör örgütü PKK, 12. Kongre&#8217;nin sonuç bildirgesini dün açıkladı. Sonuç bildirgesinde; PKK 5-7 Mayıs tarihleri arasında toplanan 12. Parti Kongremiz başarıyla tamamlandı&#8221; dedi.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kongre sonrası yapılan açıklamalarda iğneleyici göndermeler var.</p>
<p>Deniyor ki;</p>
<p>Kongre, <strong>çatışmaların devam ettiği alanlar üzerindeki kuşatma ve KDP ambargosunun devam ettiği zorlu koşullara rağmen</strong> güvenlikli bir şekilde gerçekleştirildi. Güvenlik nedeniyle iki farklı alanda eş zamanlı olarak yapıldı. Toplamda 232 delege katılım sağladı.</p>
<p>Ve devamla Turgut Özal’ın derin devlet tarafından ortadan kaldırıldığından dem vurulup deniyor ki,</p>
<p>1990’lı yılların koşullarında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Kürt sorununu siyaset yoluyla çözme arayışı gelişti. Öcalan bu arayışa 17 Mart 1993 ateşkesiyle cevap vererek yeni bir süreç başlattı. Ancak reel sosyalizmin ağır etkileri, savaş çizgimize dayatılan <strong>çeteci anlayışlar ve derin devletin Turgut Özal ve ekibini ortadan kaldırması</strong> neticesinde bu yeni süreç sabote oldu. Her iki taraf açısından savaş temel seçenek haline getirildi.</p>
<p>Bildirgede, &#8220;PKK&#8217;nın Olağanüstü 12. Kongresi, Kürt sorununu demokratik siyaset yoluyla çözme noktasına getirdiğini ve bu yönüyle PKK&#8217;nın tarihi misyonunu tamamladığını yazmışlar..</p>
<p>Sol ve sosyalizme gönderme yapılan bildirgede biz üzerimize düşeni yaptık şimdi söz TBMM de göndermesi yapılarak şunlara yer verilmiş:</p>
<p>Kongremizin aldığı PKK’nın fesih ve silahlı mücadele yöntemini sonlandırma kararı kalıcı barışa ve demokratik çözüme güçlü bir zemin sunmaktadır. Söz konusu kararların uygulanması Öcalan süreci yürütüp yönlendirmesini, <strong>demokratik siyaset hakkının tanınmasını</strong> ve sağlam bütünlüklü bir hukuki güvenceyi gerektirir. Bu aşamada Türkiye Büyük Millet Meclisinin tarihi sorumlulukla rolünü oynaması önemli olmaktadır. Aynı şekilde hükümet ve ana muhalefet partisi başta olmak üzere mecliste temsili bulunan tüm siyasi partileri, <strong>sivil toplum örgütlerini</strong>, din ve inanç topluluklarını, <strong>demokratik basın kuruluşlarını,</strong> kanaat önderlerini, <strong>aydınları, akademisyenleri</strong>, sanatçıları, <strong>işçi-emekçi sendikalarını,</strong> kadın-gençlik örgütlerini, ekolojist hareketleri sorumluluk altına girerek <strong>barış ve demokratik toplum sürecine katılmaya çağırıyoruz.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Nerden Nereye Geldik</strong></p>
<p>Bu sürece nasıl gelindiğini özetin özeti vererek yazımıza devam edelim<strong>.</strong></p>
<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli&#8217;nin çağrısıyla başlayan iktidarın <strong>Terörsüz Türkiye</strong> adını verdiği süreçte terör örgütünün kendini feshetmesine ve silah bırakmasına yönelik çağrı İmralı&#8217;dan gelmişti. Yapılan ilk açıklamada Öcalan&#8217;ın çağrısı temelinde tarihi önemde kararlar alındığı söylendi. PKK, 9 Mayıs&#8217;ta yaptığı açıklamada, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi&#8217;nde tutulan Abdullah Öcalan&#8217;ın, 27 Şubat&#8217;ta yaptığı &#8220;Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı&#8221; üzerine 12. Kongresi&#8217;ni gerçekleştirdiğini duyurdu.</p>
<p>Peki terör örgütü PKK&#8217;nın kendini feshettiğini açıklamasıyla birlikte nasıl bir yol haritası izlenecek?</p>
<p><strong>Bundan sonra ne olacak? Beklenti Ne ?</strong></p>
<p>Şu ana kadar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ve AK Parti&#8217;den yapılan açıklamalarda sürecin adım adım ilerleyeceği kaydedilmişti. <strong>Olumlu bir adıma karşılık, bir başka olumlu</strong> adımın gelebileceği belirtilmişti.</p>
<p>Ankara, terör örgütü PKK&#8217;nın bütün unsurlarıyla feshini bekliyor. Bu noktadan sonra <strong>silahların teslimi </strong>gündeme gelecek.</p>
<p>İkinci aşamada yasal düzenlemeler gündeme gelecek. Dağda olan ve Türkiye içinde eyleme karışmamış olan terör örgütü üyeleriyle ilgili bir yasal düzenleme yapılması da beklentiler arasında.</p>
<p>Üst düzey PKK&#8217;lı teröristlerin durumuyla ilgili olarak ise üçüncü bir ülke formülü üzerinde duruluyor. Bir başka nokta da infaz düzenlemesiyle ilgili beklenen düzenlemeler.</p>
<p>DEM Parti, terör örgütü lideri Abdullah Öcalan&#8217;ın İmralı&#8217;daki şartlarının iyileştirilmesine yönelik adımlar atılmasını da bekliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>15 bin şehit 30 bin gazi </strong></p>
<p>Terörün son bulması aklı evvel her vatandaşın beklentisi ve talebi.</p>
<p>Terör belasına 15 bin şehit verdik.30 bine yakın gazimiz var. 50 bine yakın terörist etkisiz hale getirildi.  Ekonomik maliyeti ise 40 yıl boyunca 2 trilyon dolar.</p>
<p>100 adet İstanbul 3. Köprüsü veya 100 adet büyük çaplı baraj,100 km yol demektir bu rakam.</p>
<p>Şimdi emperyalizmin oyuncağı olan PKK 40 yıl başta ABD olmak üzere emperyalist güçler tarafından beslendi ve destek verildi. Yurt dışında ofisler açtı. Oralarda yuvalandı.</p>
<p>Son yıllarda PKK terör örgütü güçten düştüğün Suriye de yaşananlar gösteriyor. Suriye’de iç savaş başladığında orada 500’den fazla Kürt oluşumu vardı. Suriye’nin en büyük Kürt şehri olan Afrin’de siyaset uzun on yıllardır aslında Kuzey Irak’taki Barzani aşiretinin etrafında devam ediyordu ve Barzani’nin KDP’si Suriye’de de en güçlü örgüttü. Ama PKK silahını çekti ve herkesi bastırdı.  Kısa süre içinde başka hiçbir Kürt örgütü kalmadı bölgede, hepsinin yerine YPG geldi.</p>
<p>Sonra aradan zaman geçti, Suriye’de Esad rejimi yıkıldı ve yerine yeni bir Sünni Arap rejimi geldi.  PKK lılar bu kez Mesut Berzani nin kapısına kul oldu. PKK nın bu konuda daha önceden de olduğu gibi samimi olmadığını düşünüyorum. Keşke barış süreci devam etse barış ve huzur hakim olsa. Atılan adımı önemsiyorum ama yinede temkinli olmakta yarar var.</p>
<p>Yazımıza Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın sosyal medyada yaptığı paylaşımla noktayı koyalım.</p>
<p>Özcan diyor ki; Daha önce de sözde PKK terör örgütü silah bırakma, kendini fesih etme gibi kararlar almıştı! Irak, İran ve daha önemlisi Suriye kolları aktif.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevginin en yücesi Anne kalbidir</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/sevginin-en-yucesi-anne-kalbidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 May 2025 06:11:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=528814</guid>

					<description><![CDATA[Pazar Anneler Günü. Bazı kesimlerce tüketimi artırmak adına hazırlanan gün. Bazı kesimlerce annesini erken kaybedenlere saygısızlık oluyor çekincesi ile fazlaca ilgi gösterilmeyen bir gün. Ama çoğu kesimlerce de en yüce ve kutsal varlıkların yaşadığı günü hatırlamak anlamak olarak algılanıyor Anneler Günü de. Son cümleden yola çıkarak anneliği annemi anlatmak isterim size… Samimi içten ve biraz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pazar Anneler Günü.</p>
<p>Bazı kesimlerce tüketimi artırmak adına hazırlanan gün. Bazı kesimlerce annesini erken kaybedenlere saygısızlık oluyor çekincesi ile fazlaca ilgi gösterilmeyen bir gün.</p>
<p>Ama çoğu kesimlerce de en yüce ve kutsal varlıkların yaşadığı günü hatırlamak anlamak olarak algılanıyor Anneler Günü de.</p>
<p>Son cümleden yola çıkarak anneliği annemi anlatmak isterim size…</p>
<p>Samimi içten ve biraz da duygusal bir değerlendirme olacak bu yazımız…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Anne toplumun temel taşıdır</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Anne fedakarlık demek, kendi canından daha çok evladının canını düşünen güzel yürekli insan demek. Canın yandığında senin acını paylaşan, hastalandığında başucunda ağlayarak sabahlayan merhametli kalptir anne yüreği.</p>
<p>Bizler deriz ki &#8221; Cennet annelerin ayakları altındadır.&#8221;</p>
<p>Deriz ki ‘Anadolu’</p>
<p>Deriz ki ‘ Kadınanam’</p>
<p>Deriz ki ‘Devlet Ana’</p>
<p>Eriz ki ‘ Ana gibi yar olmaz’</p>
<p>Deriz ki ‘Ağlarsa anam ağlar gerisi yavan ağlar’</p>
<p>Kısacası Bir anne her şeydir;</p>
<p>Annedir öncelikle,</p>
<p>Eştir,</p>
<p>Aşçıdır,</p>
<p>Temizlikçidir,</p>
<p>Sağlık görevlisidir, hemşiredir,</p>
<p>Öğretmendir anne çocuklarının ödev ve okul-aile birliği sorumlusudur,</p>
<p>Maaşsız memur, sigortasız işçidir.</p>
<p>Velhasıl kelam Anne ailenin ve toplumun her şeyidir. Öyle ki anne her güzel sıfata layık bir bireydir. Bir elinde beşik diğer elinde hamur ile dünyaya kafa tutar. Dünyayı sallar.</p>
<p>İşte her şeyin anlamı burada başlıyor, yoklukta sefalette karnında taşıyıp büyütüp, okutup çabalayan cefakarlık ve fedakarlıktır anne.</p>
<p>Varlığı ile var olmayı öğreten gülüşüyle sevgisiyle huzuru veren bir limandır anne.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Evin asıl reisi annedir</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dünyadaki herkes bir anneden doğdu. Hepimizin annesi var. Benim annem 3 yıl önce yaşamını yitirdi. Babası Hafız Mustafa Şuhut’ta çok bilindik bir din adamıydı. Ben çocukken dedem ölmüştü. Ninem uzun süre kendi evinde teyzemlerle yaşadı. Emine ninemin sağında Naciye teyzem, solunda Samiye teyzemin evleri vardı. İhtiyaçları genelde onlar görürdü.</p>
<p>Annem ise babamların evinde kalmasına rağmen gün aşırı annesine ziyarete giderdi.</p>
<p>En mutlu olduğu anlar annesinin yanına gittiği zamanlardı.</p>
<p>Annem babasından ötürü Kuranı ezbere bilirdi. Beş vakit namazını da kılardı.</p>
<p>Herkese saygı ve sevgi beslerdi. Mesela çevreye rahatsız vermemek için hayatı boyunca soğan ve sarımsak yememişti. Babam, ağabeyim ve benim sakal bıyık bırakılmasına müsaade etmezdi. Çocukken bize kollarınız yanar diye kısa kollu gömlek tişört ve kısa pantolon bile giydirmezdi.</p>
<p>Yıllar geçti ve ölümünden bir yıl önceydi. Abdest alırken düştü ve bir yılı aşkın yatağa bağlı kaldı. Kendisine yardım eden bakıcı elinden bir bardak su içse ‘Allah razı olsun kızım. Allah seninde çocuklarının ekmeğini yedirsin’ diye dua ederdi.</p>
<p>Hani derler ya ağzı dualı bir kadındı.</p>
<p>Bakın size bir sır vereyim. Birçok evde olduğu gibi ailenin reisi bizim Anadolu da erkek bilinir. Ama bizde aile ile ilgili son ve nihai kararları annem verir. Saygısızlık olmasın diye o kararları babama dikte ettirirdi. Babam söylerdi ama onun annemin kararı olduğunu da hepimiz bilirdik.</p>
<p>Annem kocaman yüreğinde her daim sevgi taşırdı. Ablam ve ağabeyimle 3 kardeşiz biz. Bizlerden sonra 7 torunu oldu. Torunlarından şu anda öğretmen ve mühendis olan iki kız onun için oldukça özeldi. Birgün bana dedi ki ‘Bak oğlum kız çocuklarını aileden yeterince sevgi saygı ve merhameti görmezse bunu dışarıda arar. O yüzden kızına zaman ayır. Sevgiyle büyüt.’</p>
<p>Birçok ailede olduğu gibi bizim ailede de çocukların yetişmesinde anneler babadan daha fazla emek harcar. Çocuklar hangi okula gidecek? Dersleri nasıl gidiyor.  Hangi mesleği seçer?</p>
<p>Kiminle evlenecek?</p>
<p>Kısacası yaşamına yön verici kararların hepsinde annenin imzası olur.</p>
<p>İşte anne için bir elinde beşiği bir elinde dünyayı sallar’ sözünün özü burada yatıyor.</p>
<p>Doğuştan yaşamın son noktasına kadar anneler için o çocuk o minicik çocuktur. Yaşı mevkii makamı ne olursa olsun.  O yeni doğan ve beşikte sallanan yavrudur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Dünya malı dünyada kalır ne bu halin?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hayatıma etki eden bir anımı daha paylaşayım. Ablam ve ağabeyim dedemlerle birlikte Şuhut İlçesindeki yaşanan evde doğmuş ve büyümüş. Sonraki yıllarda babam Afyonkarahisar’a tayin olmuş ve Maliye memuru iken Marulcu Mahallesinde ben doğmuşum. Annemin içinde kendi başına çocuk büyütme uhdesi mi nedir bilinmez 7-8 yaşına kadar annem beni hep kucağında uyuturdu.</p>
<p>Ve O anne kokusunu duyardım o yaşta. Aradan seneler geçti. Evli ve iki çocuk babası oldum.</p>
<p>Babam ölmeden bir sene önceydi. Annemin evine ziyarete gittim. Evde annem kuran okuyordu. Yalnız olunca TV falan seyretmez bol bol okurdu.</p>
<p>Gazetelerde yazı yazıyorum. Bu gazeteleri babam eve getiriyor annem benim yazdığım yazı ve fotoğrafımı kesip saklıyor. Bir tomar olmuş. Çekyattan çıkardı. Önüne koydu. Tabii ki o fotoğraflar 5-6 sene önceki fotoğraflar bir onlara baktı, bir benim yüzüme baktı. Yanına çağırdı o gazeteleri gösterdi ve dedi ki ‘Dün gece babanla birlikte televizyonda da seyrettik seni. Gelmeyeli iki haftayı da geçti. Bu kadar arayı uzatmazdın hiç. Bir beklentimiz ve isteğimizde yok senden oturmasan da şu kapıdan başını göster hal hatır sor bu bize yeter. Bak saçların iyice ağarmış yorma kendini bu kadar. Ağabey ve ablanda tek bir ak bile yok. Sen en küçüklerisin şu haline bak. Ne bu böyle dünya malı dünyada kalır.’</p>
<p>İşte o anda duygularım tavan yaptı. Başımı göğsüne koydu. Uzun süre saçımı okşadı. Seneler öncesi o kucağında uyutan anne kokusunu özlemiştim. Uzun süre öylece kilitlendik kaldık.</p>
<p>Bir kez daha anladım ki. Anne sevgisi, dünyanın en güçlü sevgisi. Anne yüreği en büyük yürek. Onun sinesi en güvenli liman. Anne kokusu, dünyanın en güzel kokusu ve   huzurun en saf yansıması.</p>
<p>‘Dünyadaki en güzel şeylerden birisi, senin çocuğun olmaktı annem. Allah ömrünü versin. Başımızdan eksik etmesin seni ‘diyebildim.</p>
<p>Annem mekanın cennet olsun. İnsanoğlunun fıtratında var işte.  Varlığında anlamıyor bazı değerleri yokluğunda anlamış olsa da vakit geç oluyor.</p>
<p>Bu vesile ile başta sevgili karım olmak üzere tüm annelerin günlerini kutluyorum.</p>
<p>Değerli okur..</p>
<p>Eğer anneniz hayatta ise gidip elini öpün, ona sıkı sıkı sarılın. Benim gibi annesi yaşama veda edenler ise onlara bolca dua edin. O sizi görüyor.</p>
<p>Anneler anne adayları son sözümde sizlere….</p>
<p>Unutmayın ki…</p>
<p>Annelik kalbin sevginin en güzel halidir.</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uçurtmayı vurmasınlar</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/ucurtmayi-vurmasinlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 May 2025 06:09:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=527573</guid>

					<description><![CDATA[Yıllar önce bir film izlemiştim. Uçurtmayı Vurmasınlar filmi. Bu film kadınlar hapishanesindeki bir mahkûmun oğlu olan Barış adındaki çocuğun, annesinin cezası sebebiyle hapishanede yaşamasını anlatır. Barış henüz algılayamadığı garip bir dünyanın içinde, her yanı soğuk ve sağır duvarlarla çevrili bir hapishane avlusunda gökyüzünü ve özgürlük uçurtmalarını gözlemektedir. Afyonkarahisar’da önemli bir adım atıldı geçen hafta. Afyonkarahisar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllar önce bir film izlemiştim. Uçurtmayı Vurmasınlar filmi. Bu film kadınlar hapishanesindeki bir mahkûmun oğlu olan Barış adındaki çocuğun, annesinin cezası sebebiyle hapishanede yaşamasını anlatır. Barış henüz algılayamadığı garip bir dünyanın içinde, her yanı soğuk ve sağır duvarlarla çevrili bir hapishane avlusunda gökyüzünü ve özgürlük uçurtmalarını gözlemektedir.</p>
<p>Afyonkarahisar’da önemli bir adım atıldı geçen hafta. Afyonkarahisar Kampüs Açık Ceza İnfaz Kurumu içerisinde inşa edilecek kreş ve anaokulunun temel atma töreni gerçekleştirildi.</p>
<p>Bu gelişmeyi görünce Barış ve bu film çağrışım yaptı.</p>
<p>Temel atmada Vali Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Karabacak ve Yarım Elma Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Erol Öztürk kreş ve anaokulunu anlattı konuşmalarında.</p>
<p>Vali Yiğitbaşı, &#8220;Bazı çocuklarımız, bazı evlatlarımız bazen kendileri dışında olan kişisel hikayeler nedeniyle hayata biraz <strong>dezavantajlı başlayabiliyorlar</strong>. İşte devletimiz ve devletimizin <strong>bütün ilgili kurumları devreye giriyor’</strong> cümlesi ile devletin şefkatine vurgu yapıyordu.</p>
<p>Ülkemizde ilk olan bu proje diğer illere de örnek olur.</p>
<p>Masum yavrularımız büyüklerinin cezalarına en azından ortam olarak ortak olmaz ve yaraları hep birlikte sarılır. Dezavantajlı bireyler olmasından kısmen de olsa kurtulur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Cuma hutbesi</strong></p>
<p>Cuma namazını Afyon Yeşil Cami’de eda ettik. Her cuma olduğu gibi Cuma hutbesini dikkatli dinledim.</p>
<p>Cuma hutbesinde denildi ki: Aralarında dinen evlenme engeli olmayan bir erkek ve bir kadının baş başa kalması ya da ev arkadaşlığı adı altında bir arada bulunması <strong>haramdır.</strong></p>
<p>‘Flört, dost hayatı, arkadaşlık, kaçamak, aldatma’ gibi kavramlarla bu büyük günah asla masum gösterilemez. ‘Gönül ilişkisi, yasak aşk, gençlik hevesi, düzeyli birliktelik’ gibi sözlerle zinayı meşrulaştırmak, harama giden yola kapı aralamaktır. ‘<strong>Çapkınlık’ denilerek övünülen şey, esasında bir zinakârlıktır.</strong></p>
<p>Gençler;</p>
<p>Flört yok, arkadaşlık yok, gönül ilişkisi yok, hatta aynı yerde birlikte yan yana veya karşı karşıya oturmak da yok.</p>
<p>Bunları yaparsanız bunun adı zinakarlıktır.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığınca yazılan ve Cuma günü tüm camilerde okutulan hutbede bunlar söyleniyor ki Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2025 bütçesi 130,1 milyar lira.  Ve bunun 110 milyarı aşan kısmı personel maaşları.</p>
<p>Bu bütçe ile ülkemizdeki diyanet bütçesi tam 6 bakanlığın bütçesinden daha fazla bütçeye sahip bir kurum.</p>
<p>Fazla söze gerek yok. Yüce dinimiz adı altında böylesi fetvalar ile sözüm ona gençlere yol gösteriliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>11 Yılda 4 saldırı</strong></p>
<p>CHP Liderlerine saldırılar kanıksanmaya başlandı artık. İlk Genel Başkan Atatürk’e yapılan sayısız suikast girişimleri sonrası 2. Genel Başkan İsmet İnönü’ye yapılan saldırılar aklımızda ama son 11 yılda 4 kez CHP Genel Başkanlarına saldırı olduğunu görmekteyiz.</p>
<p>8 Nisan 2014&#8217;te Grup toplantı salonuna girerken bir kişi Kılıçdaroğlu’na yumruk attı.</p>
<p>25 Ağustos 2016&#8217;da Artvin&#8217;in Şavşat ilçesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun konvoyunun geçiş güzergahında çatışma çıktı. Güvenlik güçlerine PKK&#8217;lı teröristler ateş açtı. Jandarma Er Fatih Çaybaşı şehit oldu, iki askerimiz yaralandı.</p>
<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara&#8217;nın Çubuk ilçesinde şehit Sözleşmeli Piyade Er Yener Kırıkcı&#8217;nın cenaze namazı sonrası Osman Sarıgün isimli at hırsızı Kılıçdaroğlu&#8217;na yumruk attı. Saldırıyı yapan adli kontrol şartıyla serbest kaldı.</p>
<p>Bu kez CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder için Atatürk Kültür Merkezi&#8217;nde (AKM) düzenlenen anma töreninin ardından Selçuk Tengioğlu (66) yumruklu saldırıda bulundu.</p>
<p>‘<strong>Osmanlı torunuyuz</strong>’ diyen kendi <strong>iki çocuğunu öldüren</strong> ve 5 yıl önce cezaevinden çıkan meczup diyor ki ‘Bana yemek kartı vermediler ve gençleri sokağa çağırdı Özel, o yüzden kızgındım ve karşımda görünce vurdum.’</p>
<p>Ey utanmaz katil seni yemek kartına muhtaç eden düzene sesini çıkarma ama bunu eleştiren partinin liderine tokat at. Özrü kabahatinden büyük işte….</p>
<p>Aylardır yazıyorum. Siyasette kirli dil son bulmalı. İnsanları hedef göstermek,</p>
<p>Ötekileştirmek toplumu germek. Bu gerginlikten oy devşirmeye çalışmak yanlıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hakan Şeref Olgun açık ve net olmalı</strong></p>
<p>Hafta sonu ilimizde de gerginliğe yol açacak ifadeler gündeme geliyordu.</p>
<p>10 kişilik danışman ekibi ile çalıştığını belirten İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hakan Şeref Olgun internet sitesine konuştu.</p>
<p>Dedi ki ‘AK Parti çok kan kaybetti. Kamuoyunda da algısı da düşüyor. Bu algıyı düzeltmek ya da güçlendirmek istiyorlar. İşte basın mensubu iktidara aykırı yazmasın, belediye başkanı konuşmasın… Siyasetçi konuşmasın… <strong>Bunları nasıl tespit ederiz derdindeler</strong>. Siyasi partilerin görevi ne? Siyaset yapmak. <strong>Devletin memurunun görevi ne</strong>? Devleti yönetmek. <strong>Bir siyasi partinin yöneticisi gibi davranmamak.</strong></p>
<p>Vekil Olgun saldım çayıra mevlam kayıra misali devam ediyor. Duyumlarımı söylüyorum. Kim, kime nasıl demeç veriyor, <strong>bir gazeteci yazı yazarsa yandaş gazeteciye buna nasıl cevap</strong> verdirelim gibi şeyler var.</p>
<p>Bu örtülü konuşmaya bakıp açık ve net sorularımızı biz soralım.</p>
<p>Konuşan siyasetçiyi muhalefet yapan gazeteciyi <strong>fişleyen kim veya kimler</strong>?</p>
<p>Bir siyasi parti yöneticisi gibi davranan <strong>devlet memuru</strong> kim veya kimler ?</p>
<p>Bir partinin Genel Başkan Yardımcısı koltuğunda oturan Hakan Şeref Olgun şimdi elinde somut delil ve belgeleri ortaya koymalı.</p>
<p>Hukukçu olan Milletvekili Olgun’a son zamanlarda moda olan gizli tanıkları mı var ki böylesine isnatları iddia diye sıralıyor. Herkesi zan altında bırakıyor.</p>
<p>Bekleyip görelim…</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara….</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1 Mayıs Bayram değil, dayanışma günü</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/1-mayis-bayram-degil-dayanisma-gunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 May 2025 05:47:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Akar]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=525714</guid>

					<description><![CDATA[&#160;   Her 1 Mayıs geldiğinde bu şarkı gelir aklıma. İçimde kırılır kalır ağlayan sesin/ Susar yüreğimde hüznün soluğun susar Sarınıp yarama gitsem çare değil ki/ Yüreğimde yangın çıkar bu şehir yanar Oy dilsizim oy gülmezim yağmur yüreklim / Oy çiçek bakışlı yarim rüzgarım benim Bensiz yaralıdır zaman yıllar yaralı/ Sararır içimde hüznün ömrüm sararır [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Her 1 Mayıs geldiğinde bu şarkı gelir aklıma.</p>
<p>İçimde kırılır kalır ağlayan sesin/ Susar yüreğimde hüznün soluğun susar</p>
<p><strong>Sarınıp yarama gitsem çare değil ki/ Yüreğimde yangın çıkar bu şehir yanar</strong></p>
<p>Oy dilsizim oy gülmezim yağmur yüreklim / Oy çiçek bakışlı yarim rüzgarım benim</p>
<p><strong>Bensiz yaralıdır zaman yıllar yaralı/ Sararır içimde hüznün ömrüm sararır</strong></p>
<p>Belki kavuşamam sana ölüm de gelir/ Bulutlara yazdım seni yağmur yüreklim&#8230;</p>
<p>Aydın Öztürk’ün bu şiiri Onur Akın tarafından bestelendi.</p>
<p>Onur Akın, GÜN FM adına 2000 yılı Mayıs ayında Afyon Kapalı Spor Salonu’nda muhteşem bir konser vermişti. Bu şarkıyı ışıklar kapatılıp binlerce seyirci ile hep bir ağızdan söylemişti.</p>
<p>Sohbetimiz sırasında Onur Akın, bu sözlerin sevgiliden çok halkı anlattığını, şarkıyı konuşamayan yüzü gülmeyen halka adadığını söylemişti. Sonra ekledi ve dedi ki “Hocam gülmek devrimci bir eylemdir. Herkesin yüzü gülsün”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Taksim 1977 aklımızda</strong></p>
<p>Birileri hala 1 Mayıs’ı Bahar Bayramı, İşçi Bayramı vs. gibi görüyor. Bunalan, ezilen, sömürülen insanların bayramı mı olur? 1 Mayıs bayram değildir. Birlik Dayanışma ve Mücadele Günüdür 1 Mayıs.</p>
<p>Önce kısaca tarihsel gelişimine bakalım.</p>
<p>Birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs 1886&#8217;da ABD&#8217;de, kitlesel bir grev dalgası yaşandı. Sekiz saatlik işgünü talebiyle yapılan grevlere ve gösterilere yarım milyon işçi katıldı. Grevler yapılırken çıkan kargaşada polis işçilere ateş açtı; 4 işçi öldü, onlarcası yaralandı. İkinci Enternasyonal, 1889&#8217;da Paris&#8217;te yaptığı toplantıda, 1 Mayıs&#8217;ı, bütün işçilerin sermaye sınıfına ve emperyalizme karşı birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak kutlama kararı aldı.</p>
<p>Ülkemizde 1909 yılında 1 Mayıs, Üsküp ve Selanik&#8217;te kutlandı. İstanbul’da 1912 yılında Pangaltı’nda bulunan Belvü Bahçesi’nde 1 Mayıs kutlaması yapıldı. 1935’de 1 Mayıs</p>
<p>‘Bahar Bayramı’ adını aldı.</p>
<p>51 yıllık aradan sonra 1976 yılında 1 Mayıs, İstanbul’da Taksim Meydanı’nda kutlandı.</p>
<p>1977’de 1 Mayıs ‘İşçi Bayramı&#8217;nı kutlamak üzere yaklaşık 500 bin kişi Taksim Meydanı&#8217;ndaki kutlamalara katıldı. İşçilerin üzerine açılan ateş sonucu 41 kişi hayatını kaybetti. Böylece Taksim Meydanı ve 1 Mayıs özdeşleşmiş oluyordu.</p>
<p>12 Eylül 1980 darbesiyle yine 1 Mayıs yasaklandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>20 İşkolu ve 227 sendika var  </strong></p>
<p>Günümüze döndüğümüzde işçi sayısı, sendikalaşma rakamlarına bakalım…</p>
<p>29 Mart 2025 tarihinde açıklanan işgücü istatistiklerine göre işsizlik oranı</p>
<p><strong>2025 yılı Mart ayında yüzde 7,9 seviyesinde gerçekleşti.</strong></p>
<p>İstihdam edilenlerin sayısı <strong>32 milyon 597 bin</strong> kişi, istihdam oranı ise yüzde <strong>49,2</strong> oldu. İşgücü 35 milyon 404 bin kişi, işgücüne katılma oranı <strong>yüzde 53,4</strong> oldu.</p>
<p>Buna göre, 2025 Ocak ayı itibarıyla Türkiye genelindeki toplam 16 milyon 863 bin işçiden 2 milyon 500 bin işçinin bir sendikaya üyeliği bulunuyor. Yani işçilerin <strong>%14,97&#8217;si sendikalı, %85,03&#8217;ü</strong> ise halen sendikasız.</p>
<p>Ülkemizde 20 işkolunda 227 sendikanın olduğunun altını çizelim.</p>
<p>Türkiye’de işçi sınıfı hareketi, 1980 sonrası dönemde ciddi düzeyde geriledi. Bu dönemde 1980 sonrası uygulanan neo-liberal politikalar kadar işçi sınıfının daha önceki dönemlerden almış olduğu mirasın da etkisi büyüktür.</p>
<p>Genel olarak sanayileşme devlet eliyle yaşama geçirildiğinden işçi sınıfı kültürü de bundan etkilendi, işçiler arasında “devlet baba” anlayışı ve tebaa kültürü gelişti.</p>
<p>Güçlü bir sınıf mücadelesi, emekçilerin ve işçilerin kendi özgürlüğü ve güçlenmeleri için mücadele etmeye ikna olmalarıyla olur.</p>
<p>Emekçiler alanlarda ne istiyor?</p>
<p>Demokrasi adalet, özgürlük istiyor. Yetmez eşitlik, barış ve kardeşlik istiyor.</p>
<p>Umutlarımızı her daim diri tutalım.</p>
<p>Egemen sınıf sermayenin saltanatı bir gün gelip sona erecek. Çünkü emek en yüce değerdir.</p>
<p>Alın teri ile evine ekmek götürmeye çalışan tüm emekçilerin bu dayanışma birlik ve mücadele gününü tebrik ediyorum.</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yıllara…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gazetecilere çek senet para veriliyor mu?</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/gazetecilere-cek-senet-para-veriliyor-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Apr 2025 06:20:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=522692</guid>

					<description><![CDATA[Uzun zamandır gazeteci ve siyasi parti ile belediye başkanları arasındaki hoş olmayan iddialar var. Bu haftaki Basın Odası’nda da sordum; ‘Yaptığı, yapacağı veya kaldırdığı haber ve yazı ile yorum, analizler karşılığı irili ufaklı belediyelerden para alan gazeteci varsa açıklansın. Çünkü benzeri soruyu geçen hafta Belediye Başkanı Burcu Köksal’a da basın toplantısında sormuştum ve aldığım cevap [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zamandır gazeteci ve siyasi parti ile belediye başkanları arasındaki hoş olmayan iddialar var.</p>
<p>Bu haftaki Basın Odası’nda da sordum; ‘Yaptığı, yapacağı veya kaldırdığı haber ve yazı ile yorum, analizler karşılığı irili ufaklı belediyelerden para alan gazeteci varsa açıklansın.</p>
<p>Çünkü benzeri soruyu geçen hafta Belediye Başkanı Burcu Köksal’a da basın toplantısında sormuştum ve aldığım cevap ‘Abonelik dışında hiçbir gazeteye, gazeteciye ödeme yapmadık. Yapmıyoruz.’</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>GAZETECİ YAKAR TOPU MU?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Akabinde CHP İl Başkanı Faruk Duha Erhan’ın açıklaması düştü. Erhan dedi ki;</p>
<p>“Yargı mekanizmasını etkilemeye çalışan bazı AK Parti yetkililerinin, kamuoyunu yanlış yönlendirmek amacıyla bazı basın mensupları üzerinden algı operasyonu yürüttüğüne dair duyumlar aldık. Erkmen, <strong>Işıklar</strong>, Hocalar<strong>, Değirmenayvalı, </strong>Emirdağ<strong>, Gebeceler, </strong>Haydarlı,<strong> Kocaöz, </strong>Çayırbağ<strong>, Kılıçarslan, </strong>Bayat<strong>, Sülün, </strong>Çobanlar,<strong> İscehisar, </strong>Seydiler,<strong> Tınaztepe, </strong>İhsaniye,<strong> Güney, </strong>Dazkırı<strong>, Pazarağaç, </strong>Döğer,<strong> Kayıhan </strong>belediyelerinden bazı gazetecilere düzenli olarak ödeme yapıldığı iddiası doğru mu?”</p>
<p>Bu soruya,</p>
<p>AK Parti Afyon İl Tanıtım ve Medya Başkanı Halil İbrahim Sevim, “CHP’li Afyonkarahisar Belediyesine kestiği boy boy faturaları ortalığa saçılan, Park Bahçeler İhalecisi CHP İl Başkanı’nın ‘CHP’de Rant, İhale, Rüşvet Bulamazsınız, Yandaşlara Peşkeş Bulamazsınız” cevabı böyleydi.</p>
<p>Adı geçen ilçe ve belde belediye başkanlarından da şu ana kadar bir açıklama da gelmedi.</p>
<p>Ağızda sakız gibi, ortada dolaşan yakar top gibi siyasiler birbirlerinin kucağına gazetecileri atıyor. Gazeteciler siyasi malzeme yapılıyor. İddia veya duyumdu denilerek bir meslek rencide ediliyor. Edilmeye çalışıyor.</p>
<p>Bu arada gazeteciliğin temel ilkesi güvendir. Halkın gözü kulağı sesi olmak için kamu adına iş yapan yapmaya çalışan gecesini gündüzünü bilmeden, kar çamur demeden, sadece haber vermek adına çalışan, ekmeğini bu işten kazanan insanlar, meslektaşlarına böylesi bir isnat iddia atılıyorsa, hep bir ağızdan karşı çıkarak ‘<strong>Kim bunlar getirin evrak belgeyi. Gösterin çek senetleri’ </strong>diyerek ayağa kalması lazım değil mi?</p>
<p>Her meslekte olduğu gibi gazetecilikte her daim net, şeffaf ve açık olmak elzemdir. Hakkında olumsuz iddialar olan bir gazetecinin yazdığı, yazacağı yolsuzluk yapıyor, hırsızlık yapıyor, çalıyor, çırpıyor yazması güven verir mi?</p>
<p>“Kazan dibin kara. Senin ki beden kara” anlayışındaki siyasi anlayışa gazetecilerin malzeme olması da doğru değil.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>GAZETE, RADYO VE TV SAYISI</strong></p>
<p>Şimdi ülke genelinde doğruları yazdığı ve yaratılmaya çalışılan algıyı kırmaya çalışan bunun bedeli olarak sabahın erken saatlerinde evlerinden alınarak günlerce ifade veren gazetecilerin olduğu diğer tarafta ise her türlü algıyı gerçekmiş gibi paylaşan kamuoyunu etkilemeye çalışan gazeteci adını kullanan halkla ilişkiler elemanları var bu belli.</p>
<p>Burada George Orwell’ın ünlü sözünü paylaşayım  “<strong>Gazetecilik, birilerinin yayımlanmasını istemediği şeyleri yazmaktır; gerisi halkla ilişkilerden ibarettir</strong>” sözü, medya dünyasında bugün de önemini koruyor.</p>
<p>Gazeteciliğe bakışımızı yazının son bölümüne bırakıp, sektörün ne kadar büyük ve sorumluluk gerektiren bir meslek gurubu olduğunu belirtmek adına bazı verileri paylaşalım.</p>
<p>Basın İlan Kurumu verilerine göre ülkemizde 855 resmi ilan alan gazete var.</p>
<p>Bunun 820’si yerel, 24’ü ulusal ve 11 gazete bölgesel yayında.</p>
<p>32 ulusal 76 Bölgesel ve 750 yerel radyo</p>
<p>Türk-sat uydudan yayını yapan 523 TV kanalı yer alıyor.</p>
<p>Radyo TV’lerin malum resmi ilan gelir hakkı yok.</p>
<p>Son iki yıldır internet siteleri de resmi ilan almaya başladı, buna göre 1210 site resmi ilan alıyor. Bu ilan alan internet sitelerinin dağılıma baktığımızda</p>
<p>İstanbul 42, Antalya 13, Balıkesir, Konya,</p>
<p>Bursa ve Diyarbakır’da 12 site resmi ilan alıyor.</p>
<p>Ve <strong>18 bin basın kartı sahibi</strong> gazeteci var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>AFYON MEDYASI</strong></p>
<p>İlimizde 7 resmi ilan alan gazete var. Bu gazetelerden Odak-Türkeli ve Kocatepe gazetelerine ait internet siteleri aynı zamanda resmi ilan da alıyor.</p>
<p>Bu yıl içinde Afyon Postası da resmi ilan alacaklar arasına girecek ve sayı 4 olacak.</p>
<p>Yayında olan 1 TV kanalı olan Afyon’da <strong>7 radyo</strong> da yayın yapıyor.</p>
<p>Afyon’da bugün itibari ile <strong>135 basın kartı sahibi gazeteci var.</strong></p>
<p>Öte yandan internet sitesi sahipleri ve çalışanlarının büyük kısmının hem ilimizde hem de ülke genelinde basın kartı olmadığının altını çizelim.</p>
<p>Yukarıda dedik ki gazetecilik ile halkla ilişkiler farklıdır.</p>
<p>Şimdi şunun altını çizmek lazım ki…</p>
<p>Yazılı, görsel, işitsel ve dijital medyada yapılan reklam karşılığı belediye, başka bir kurum veya kişi, şirket firmalardan fatura karşılığı ödeme almak doğaldır. Zaten medyanın ayakta kalması ilan reklamdır.</p>
<p>Burada anlattığımız parti, belediye veya iş adamından aldığı çek karşılığı o kurum veya kuruluşa kalkan olmak. Adına karaya ak, beyazı ise para karşılığı siyah gösterip gerçekten uzaklaşıp algı yaratmakta olanları haklı çıkarmak değildir…</p>
<p><strong>ÖZLENEN VE BEKLENEN GAZETECİLİK</strong></p>
<p>Gazetecilik, yalnızca haber aktarmak değil, aynı zamanda toplumu bilgilendiren ve gerçekleri ortaya koyan bir meslek.</p>
<p>Bir dönem dördüncü kuvvet olarak görülen medya, kamusal denetimin bir aracı olarak önemli bir işlevi var. Gazetecilik, yalnızca popüler ve ilgi çekici konular üzerine haber yapmaktan ibaret değildir. Toplumu ilgilendiren ve bazen tartışmalara neden olabilecek konuların ele alınması, basının sorumluluğu dâhilindedir. Ancak bu süreçte, haberciliğin dengeli ve güvenilir bir şekilde yürütülmesi de büyük önem taşımaktadır.</p>
<p>Ama ne yazık ki medya sahiplerinin politik ve ekonomik tercihleri doğrultusunda yayın politikalarını şekilleniyor ve haberciliği de olumsuz etkiliyor.</p>
<p>Böylesi durumlarda medya, bilgilendirme işlevinin yanı sıra belirli yaklaşımları öne çıkarma eğilimine yöneliyor.</p>
<p><strong>Gazetecilik yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bilinç ve sorumluluk gerektiren bir alandır.</strong></p>
<p><strong>Aslında bağımsız gazeteciliğin sürdürülmesinde yalnızca medya kuruluşlarının değil, aynı zamanda okuyucuların da sorumluluğu var.</strong></p>
<p>Bilgi kaynaklarının doğruluğunu sorgulamak, farklı perspektiflerden haber almak ve medya okuryazarlığını geliştirmek, bireylerin daha sağlıklı bir bilgi akışına erişmesine katkı sağlayabilir.</p>
<p>Aklımızdan çıkarmayalım ki;</p>
<p>Gazeteciliğin güçlü ve bağımsız olması, topluma daha sağlıklı ve objektif bilgi ulaştırılmasını sağlar. Bu nedenle, gazeteciliği desteklemek ve sağlıklı bir medya ortamının oluşmasına katkıda bulunmak hepimizin ortak sorumluluğudur.</p>
<p>Gerçek peşinde olan akıl ve vicdan muhasebesini yapabilen halkın her daim gözü kulağı ve sesi olma yolunda ilerleyen meslektaşlarımızı bu duyum ve iddialardan arındırmak asli sorumluluğumuz olmalıdır.</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkanlar Karneyi alıyor</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/baskanlar-karneyi-aliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2025 05:35:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Akar]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=521319</guid>

					<description><![CDATA[ 

Salı günü Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal basın mensupları ile buluşarak bir yıllık değerlendirme yaptı. Buradan yola çıkarak diğer ilçe belediye başkanlarının da bulundukları ilçelerdeki basın mensuplarıyla buluşarak yapılanları anlatmasında yarar var.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>29 Mart yerel seçimlerinde birçok ilde olduğu gibi Afyonkarahisar da Belediye Başkanı değişti.</p>
<p>Seçmenler CHP adayı Burcu Köksal’a oy verdi ve Belediye Başkanı seçti. Her 2 kişiden bir kişi Köksal’a oy verdi. Burada mevcut iktidara olan tepkiler seçmenin tercihinde önemli rol oynadı. Tabii ki Burcu Köksal ve ekibinin de seçim döneminde çabasının katkısını görmek lazım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Köksal’ın başını ağrıtan meseleler</strong></p>
<p>Önce şunu hatırlatmakta yarar var. Genel anlamda Seçmenimiz adayların vaatlerine bakarak sandığa gitmez. Ama seçim sonrası adayın vaatlerini sorgulamaya başlar.</p>
<p>Toplantıya gitmeden önce Burcu Köksal’ın 50 yi aşkın seçim vaatlerine tek tek baktım ve not ettim. Malum 29 Mart seçimlerinde MHP Adayı Sezer Küçükkurt, Ak Parti Adayı Hüseyin Ceylan Uluçay, İYİ Parti Adayı Alper Yağcı ve Saadet Partisi Adayı Beytullah Karataş’da 50 den fazla vaatlerini seçmenlerine anlattı.</p>
<p>Tabii ki bu seçim vaatleri kısa, orta ve uzun vadeli vaatlerden oluşuyordu. Zaten bu vaatlerde ilin temel meselelerini çözme adına yapılan önerilerden oluşuyordu. Bir anlamda ihtiyaçtan kaynaklanan vaatleri içeriyordu. Seçmen sandığa gitti ve yukarıda da yazdığım gibi vaatleri çok birinci plana almadan, ama anlatılanları da kimin nasıl yapacağına kanaat getirerek tercihini yapmıştı.</p>
<p>İşte bu seçimden sonra vaatler gündeme geliyordu. Burada bu bir yıllık süre içinde Burcu Köksal ve ekibinin başını ağrıtan meselelere kısaca baktıktan sonra salona geçelim.</p>
<p>Böcek vakası, sandalye krizi, arsa satışı, mültecileri işyerlerinin kapanması, CHP İl Başkanı Tuğrul Duha Erhan’ın belediye ye yedek parça satışı, Afyonspor, görevden alınan ve atanan personeller, alkol ruhsatı verilmesi ve son olarak ta yapılan arsa satışı gibi meseleler kamuoyuna yansımıştı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Toplantının mottosu 1 yıl 1 Şehir ve 1 Değişim</strong></p>
<p>Toplantıya dönecek olursak:</p>
<p>Kahvaltı salonunda Burcu Köksal, Afyon Basın Cemiyeti Başkanı Selcen Dilek Çöygün, Afyon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Önder Artuk, yan tarafta ise Belediye</p>
<p>Başkan Yardımcıları Ömer Yıldız, Cem Kasapoğlu, Erkan Uysal ve Eylem Ayar yer almıştı.</p>
<p>Kahvaltı esnasında Belediye Başkanı Köksal ile aralarında benimde bulunduğum bazı basın mensupları ve başkan yardımcılarıyla gündemde yer alan Malatya-Afyon sucuğu temin edilmesi masaya yatırıldı. Başkan Köksal’a Afyonlu kasapların bu ihaleden haberi olmadığını, dahası sucuk imalatçısı ve Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Mühsürler’in benimle olan görüşmesi sırasında’ Birçok et imalatçısı gibi benimde haberim yok. Bilgim olsaydı bu sucukları 400 TL den verirdim, daha önceden belediye işletmelerine sucuk temin ettim’ sözlerini ilettim.</p>
<p>Başkan Yardımcıları ve Başkan Köksal buna itiraz ettiler. ‘İhalenin ilanı var. Bilgileri de var. Olması lazım. Her nedense ihaleye katılmadılar. Afyon Belediyesi olarak sadece bu dönem değil, bundan önceki yıllarda da Eskişehir, Diyarbakır gibi yerlerden sucuk alındığını anlattı.</p>
<p>Kahvaltı bittikten sonra gazeteciler salona geçti.</p>
<p>Basın toplantısının mottosu 1 yılı-1 Şehir ve 1 Değişim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kendi personelimizin iş yapması ile belediye kar ediyor</strong></p>
<p>Toplantı salonun tam karşısındaki pano da Afyonkarahisar değerlerini gösteren fotoğrafı paylaşmak isterim. Yukarıda Afyonkarahisar Belediyesi ve Burcu Köksal logosu var. Atatürk Evi, Zafer Müzesi, Utku Anıtı, Kocatepe sülieti, Afyonkarahisar Kalesi, Türk Bayrağı, Burcu Köksal fotoğrafı, alt kısımda ise T.C. Afyonkarahisar Belediyesi-Hoş Geldiniz ve kalp işareti yer alan bir dizayn yapılmış.</p>
<p>Oturma düzeninde kıdemli, etkin ve alanda olan gazetecilere öncelik tanınmış.</p>
<p>Ayrıca gazeteci meslektaşlarımızın da toplantı süresince sorular ve alınan cevaplarda bir birbirlerine saygı, sevgi ve dayanışmalarını fark ettim. Bu konuda Antalya’dan gelen tecrübeli Basın Müdürü Metin Özdemir’i tebrik etmek lazım.</p>
<p>Bu arada ilimizde Ak Parti ye yakın olarak bilinen bazı gazetecilerin ise salonda olmadığının altını çizelim. Toplantı da Cemiyet Başkanları Artuk ve Çöygün kısa birer konuşma yaptı.</p>
<p>Sonrasında 6 dakikalık bir sinevizyon görüntüsü yansıdı ekranlara. Kürsüye gelen Başkan Köksal 40 dakika süre içinde icraatlarını anlattı. Sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı.</p>
<p>Konuşmalardan heybemize düşenlere ara başlıklar halinde baktığımızda:</p>
<p>Başkan Burcu Köksal şunları söyledi.;</p>
<p>Belediye borçları <strong>%80 seviyelerinde</strong> azaldı.1 milyar 574 milyon olan borç şimdi 321 milyona düştü.</p>
<p>Uydukentteki kanalizasyon sorunu çözüldü. Altyapı çalışmalarını personellerimiz yapıyor ve böylece 20 milyona yakın kar ettik.</p>
<p>33 bina yıkımı personel tarafından yapıldı. Yıkımdan 6 milyon 800 bin kar ettik.</p>
<p>Hafriyatta tasarrufumuz ise 38 milyon.</p>
<p>Çalışan personelimiz en az 32 bin lira alıyor. Şu anda 2 bin 428 çalışanımız var.</p>
<p>Sosyal kültürel etkinliklerimiz oldu ve devam edecek.</p>
<p>Halk Lokantası ile 100 bin insanımıza 4 çeşit yemeği 75 liradan veriyoruz.</p>
<p>Her muhtarımıza aylık bin lira destek veriyoruz.</p>
<p>“1583 öğrencimize eğitim ve beslenme yardımı olarak 4 milyon TL,</p>
<p>2 bin 736 hemşerimize ise ısınma yardımı olarak 11 milyon TL nakdi destek sağladık.</p>
<p>Günde 30 bin ekmeği 5 liradan satıyoruz.</p>
<p>Uzun Çarşıdan, Ulu Cami’ye ulaşacak nostaljik tramvay hattı ise 2026 yılı içerisinde olacak.</p>
<p>Sorular üzerine basına kendi cebinden abonelik bedeli ödemesi dışında hiçbir ödeme yapmadığını da anlatan Burcu Köksal AKP lilerin eleştiriyi aşan açıklama ve yorumlarına üzüldüğünü anlattı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kentsel dönüşüme destek için görüşebileceğini de söyleyen Köksal yeniden adaylığı konusunda ilginç bir açıklama yaptı.</p>
<p>Dedi ki ‘Cumhurbaşkanı seçiminde Erdoğan kazanırsa siyaseti bırakacağım. Hiçbir yere de aday olmayacağım’</p>
<p>Ve</p>
<p>Ali Özkaya’nın bizim radyoda söylediği ‘Hayırlı olmadı ki Hayırlı olsuna gideyim’ açıklaması aklından çıkmayan Burcu Köksal’ın ‘“Haşa… Allah mısın sen ya? Hayırlı olsuna gelsen ne gelmesen ne?”demesi dikkat çekti.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Toplantı da tebessüm ettiren notlarımız</strong></p>
<p>Basına ödeme yapmadığını söyleyen Köksal’a bir gazeteci ‘Bayram ve özel günlerde bari kutlama verseniz. Otobüs için ücretsiz kartı verseniz’ sorusuna tasarruf tedbirleri var ama ‘Bundan sonra kendi cebimden kutlama mesajı ödemesi yapayım’ demesi ilginçti.</p>
<p>Yine bir gazetecinin arka sırada oturmasına sitem ederek soruya başlaması bir başkasının benim belediye adına yaptığım kültürel çalışmaları anlatmadınız diye sözüne başlaması üzerine Kültür Müdürüne dönen Köksal ’Bi dahaki toplantıya not edin. Unutmayın sakın ha’ önermesi yapıyordu.</p>
<p>Bu ve benzeri toplantılar önemli ve elzemdir. Seçilenler seçenlerin karşısına basın aracılığı ile çıkar yaptıklarını ve yapamadıklarını anlatır. Köşe başlarında konuşulan eksik/ fazla veya yerli /yersiz konularda cevaplanmış olur. Önemli olan şudur. Bu konuşmalar ve açıklamalar kayda girer. Böylece kantarı belinde olan halkımızda ona göre değerlendirme yapar.</p>
<p>Seçilmişler ve atanmışların her daim kamuoyuna doğru düzgün açık net ve şeffaf bilgiler vermesi elzemdir.…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ALGI VE GERÇEK</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/algi-ve-gercek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 07:37:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=519991</guid>

					<description><![CDATA[Hafta içinde Afyonkarahisar Belediye Meclisi karıştı. Bu konuda yaşananları tekrar tekrar yazmayacağım. Konuya ilgi gösterenler bir şekilde hem resimleri, hem video kayıtlarını hem de yazılanları takip etmiştir umarım. Burada gerçek ve algı ayrımı yapmak istiyorum. Bunu yaptığımızda bu yaşananların neden sonuç ilişkilerini de daha rahat kurabileceğiz. Önce tanımı verelim ki konu daha iyi anlaşılsın. Gerçek:  [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hafta içinde Afyonkarahisar Belediye Meclisi karıştı. Bu konuda yaşananları tekrar tekrar yazmayacağım. Konuya ilgi gösterenler bir şekilde hem resimleri, hem video kayıtlarını hem de yazılanları takip etmiştir umarım. Burada gerçek ve algı ayrımı yapmak istiyorum. Bunu yaptığımızda bu yaşananların neden sonuç ilişkilerini de daha rahat kurabileceğiz.</p>
<p>Önce tanımı verelim ki konu daha iyi anlaşılsın.</p>
<p>Gerçek:  El ile tutulup göz ile görülecek biçimde tam anlamıyla var olan, varlığı hiçbir biçimde yadsınamayan, bir durum, bir olgu, bir nesne ya da bir nitelik olarak var olan.</p>
<p>Algı ise: Yaptığımız veya yapmadığımız şeylerin başkaları üzerindeki etkisinin ne olduğunun farkında olmak, bunu önemsemek ve bunu yönetmek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>                 İNSAN ONURU HERŞEYİN ÜSTÜNEDİR</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Bunu Belediye Meclisi ve ülke genelinde yaşananlara uyarlayalım;</p>
<p>Gerçek belli:</p>
<p>Afyonkarahisar halkı yüzde 51 oy ile CHP adayı Burcu Köksal’a ve meclis üyelerine oy vererek ‘5 yıllık dönemde bu ilimize hizmet edeceksiniz ’demiş.</p>
<p>Aynı gerçek Ak Parti ve MHP ye oy vererek ‘Siz Belediye Meclisinde çalışmaları takip edeceksiniz. Eksik, noksan, hata ve yanlış varsa müdahil olacaksınız’</p>
<p>Ama nasıl? Kırmadan dökmeden kavga etmeden, insanların onuru ile oynamadan. Çünkü insan onuru her şeyin üstündür.</p>
<p>Ülke genelinde ise aynı seçmen CHP’li Belediye Başkanlara ağırlıklı olarak yetki vermiş ve yerel yönetimlerde Cumhuriyet Halk Partisini birinci yapmıştır. İşte bu aşamada gerçek bir tarafa bırakılıp algı üstüne algı yaratılmaya başlandı. Siyasi anlamda rol çalmaya çalışanlar algıyı köpürttükçe köpürtmeye başladı.</p>
<p>Bakınız…</p>
<p>Mevkiiler, makamlar, koltuklar gelip geçicidir. Baki kalan kubbeden hoş seda bırakabilmektir. Bulunduğunuz makamdan, mevkiden güç alarak gerçekten uzaklaşıp algıyı yönetmeye kalkarsanız bir gün gelir o algıda sizi önüne alır, sel önündeki kütük gibi savurur geçer. Bu algı yaratmaya çalışanlar farkına varsın ki yaptıkları ve yapmaya çalıştıkları algı toplum tarafından kabul görmüyor.</p>
<p>Öyle bir duruma düştük ki CHP Lideri Özel Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘Cuntanın başı’ diyor. Erdoğan CHP’ye İnönü’den başlayıp Özel’e kadar saydırıyor ve uyuşturucu baronu Kolombiyalı ‘Escobar’ sıfatını yakıştırıyor. Bahçeli oturduğu yerden daha önce Erdoğan’a saydırdığı sıfatları unutup CHP’ye ağır dille yükleniyor.</p>
<p>Cuntacı yakıştırması da Escobar benzetmesi de yanlıştır. (Escobar Kolombiya da yaşamış uyuşturucu baronu ile herkesi satın almaya çalışan kirli yüz) Toplum kutuplaşıyor. Geriliyor. Gergin ip bilirsiniz ki çabuk kopar…</p>
<p>Bu sözler bu ülkenin yetiştirdiği, siyasetçilere yakışan sözler değildir. Tepede böylesi hakaretler gırla gidiyor. Yerelde bundan nasibini alıyor. Yereldeki siyasetçiler de kendilerine sinirlerine ve duygularına hakim olamıyor. Parmak sallayanlar çıkıyor.’Sallanan o parmağı kırarım’ diyenler çıkıyor. Birbirlerinin üzerine yürümeler ağız dolusu hakaretler. Salondan atılmalar…Neler neler…</p>
<p>İşte algıcılara bir fırsat daha düşüyor. Afyonkarahisar olumsuz haberler ile ülke gündeminde bir kez daha yer alıyor.</p>
<p>Neden?</p>
<p>Sözde siyaset yaptığını zanneden bir elin parmağını geçmeyen kişilerin öfkelerine hakim olamadığı. Ve bu koltuktan güç alarak rol çalmaya kalkanlar yüzünden. Bu konuda çok fazla söze gerek yok.</p>
<p>Sadece şunu paylaşayım ki.</p>
<p>Doğru düzgün dürüst insanlar bulundukları koltuktan güç almazlar. Bu insanlar bulundukları konuma güç ve değer katar. Katması lazımdır. Beklenen budur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>   ALGI YARATMAK TERS TEPİYOR</strong></p>
<p>Bakın sizlere bir şeyi hatırlatayım. Verileri de sunarak. Bu toplum öyle bir toplum ki….</p>
<p>Gerçek ile algıyı çok iyi ayırt edebiliyor. Ey siyasiler…. Siyaset yaptığını zannedenler…</p>
<p>Hem yerelde hem de genelde bunun farkına varın artık.</p>
<p>Bir kişiye en son söylenmesi gereken ‘Sen hırsızsın’ ‘Sen yolsuzluk yaptın’ demek söylemi ters tepiyor. Eylem yapan gençleri hapse atmak ters tepiyor.</p>
<p>Gizli tanıkların ifadelerine göre siyasetçileri gazetecileri gözaltına almak ters tepiyor. Toplum vicdanlarında bu olanlar ve yaşananlar kabul görmüyor.</p>
<p>İşte son yapılan anketin sonuçları ortada:</p>
<p>Ankara Araştırma ve Danışmanlık (Ank-Ar) tarafından 4-8 Nisan 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen anket,</p>
<p>Bu ankette 28 il, 57 ilçe ve 141 mahalle/köyde, 18 yaş üstü 2004 kişiyle yüz yüze yapılan görüşmelerde, cinsiyet, yaş ve eğitim dağılımı dikkate alınmış.</p>
<p>“Yarın milletvekili seçimi olsa hangi partiye oy verirsiniz?”</p>
<p>Kararsızlar dağıtıldığında;</p>
<p><strong>CHP yüzde 33,7</strong> ile birinci parti konumuna yerleşirken,</p>
<p>AKP yüzde 26,7 ile ikinci sıraya geriledi.</p>
<p><strong> DEM Parti yüzde 9,9</strong>,</p>
<p>MHP yüzde 7,7,</p>
<p><strong>Zafer Partisi yüzde 6,4, </strong></p>
<p>İYİ Parti yüzde 5,1 ve</p>
<p><strong>Yeniden Refah Partisi yüzde 4,2</strong> ile sıralamada yer aldı.</p>
<p>Burada şunun altını çizelim;</p>
<p>CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu hapiste. Yüzde 6 ankete göre oy alan Zafer Partisinin Genel Başkanı da hapiste. Yüzde 10’a yakın oy alan DEM in önceki cumhurbaşkanı adayı da hapiste. Yani seçmenlerin ankete göre yüzde 50’sinin tercih ettiği siyasi aktörler hapiste.</p>
<p>İşte algı ve gerçek ayrıntısı bu.</p>
<p>Katılımcıların yüzde 65,2’si “Evet, erken seçim yapılmalı” derken, Yüzde 28,3’ü buna karşı çıktı. Yüzde 6,5’lik kesim ise kararsız kaldı. Neden peki her 3 kişiden 2 si seçim diyor.</p>
<p>Çok net:</p>
<p>Ekonomik kriz, enflasyon ve siyasi gerilim…</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> SİYASETÇİSİ GENCİ HAPİSTE OLAN ÜLKE OLMAK</strong></p>
<p><strong> BİZE YAKIŞMIYOR</strong></p>
<p>Ankette başkaca sorularda sorulmuşmuş.</p>
<p>Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptaline:</p>
<p><strong>Katılımcıların yüzde 72,8’i bu kararı “Siyasi” ve “Yanlış” </strong>Yüzde 19,8’i “Usulsüzlük var” diyor. Yüzde 7,4’lük kesim ise görüş bildirmedi</p>
<p>Anket sonuçlarına bakmaya devam edelim.</p>
<p>Yargının İmamoğlu’nun tutuklanması konusunda sunduğu delilleri ikna edici buldunuz mu?</p>
<p><strong>Yüzde 61.3 “İkna edici bulmadım” diyor. </strong>İkna oldum diyenlerin oranı sadece yüzde 26.2.</p>
<p>Ankette CHP nin başlattığı boykot sorulmuş:</p>
<p><strong>Yüzde 66.8: Katılmadım.</strong></p>
<p>Yüzde 24.8: Katıldım</p>
<p>Yüzde 4.6 : Haberim olsaydı katılırdım.</p>
<p>2 Nisan boykot çağrısında bulunan insanların gözaltına alınmasını nasıl buluyorsunuz” sorusuna verdikleri cevaplar da şöyle:</p>
<p><strong>Yüzde 73.2 yanlış buluyorum</strong>. Yüzde 19.3 doğru buluyorum.</p>
<p>Her 10 Türk’ten sadece 2,5’i iktidarın yanında</p>
<p>Ve çok daha önemli bir veri var ki;</p>
<p>Her 10 kişiden sadece 2’si gençlere verilen cezaları tasvip ediyor, <strong>8’i yanlış diyor</strong>.</p>
<p>Sonuçta:</p>
<p>İktidar gerçeğe alışmalı ve gerçekle yüz yüze gelmeli. Algı peşinde koşanlar ve yeni algı yaratmaya çalışanlar bilsin ki kısa vadede etkili gibi görülen algılar ters tepiyor ve rakibin daha da güçlenmesine yol açıyor.</p>
<p>Unutmayalım ki;</p>
<p>Bizim milletimiz mağdura sahip çıkar…</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara…</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir kurultay daha böyle geçti</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/bir-kurultay-daha-boyle-gecti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Apr 2025 06:33:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=519219</guid>

					<description><![CDATA[Cumartesi sabahı yoğun yağmur altında Ankara yollarına düştük. Afyon CHP ekibinde olanları yazalım. Şuhut Eski Belediye Başkanı Ekrem Özsoy, İhsaniye önceki dönem Belediye Başkanı Tunay Türkmen, önceki dönem Merkez İlçe Başkanı Ömer Ayyıldız ve Merkez İlçe Yöneticisi Ali Ateş olmak üzere iki ayrı araçla yolculuğa koyu sohbet eşliğinde devam edildi. Diğer kurultay delegelerini de eklemek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumartesi sabahı yoğun yağmur altında Ankara yollarına düştük. Afyon CHP ekibinde olanları yazalım. Şuhut Eski Belediye Başkanı Ekrem Özsoy, İhsaniye önceki dönem Belediye Başkanı Tunay Türkmen, önceki dönem Merkez İlçe Başkanı Ömer Ayyıldız ve Merkez İlçe Yöneticisi Ali Ateş olmak üzere iki ayrı araçla yolculuğa koyu sohbet eşliğinde devam edildi.</p>
<p>Diğer kurultay delegelerini de eklemek lazım. Yalçın Görgöz PM üyesi, Faruk Duha Erhan İl Başkanı, Ali Arıkan Dinar ilçe Başkanı, İsmet Özener Dinar- Selçuk Gönüllü Başmakçı Belediye Başkanı, Çetin Aytekin Evciler, Büşra Dişçioğlu Çetinöz Merkez İlçe Başkanı ve önceki dönem Şuhut İlçe Başkanı Caner Peynirci Afyonkarahisar adına sandıkta oy kullanan CHP delegeleriydi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>BERHAN ŞİMŞEK’E YAKIŞMADI</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Pazar sabahı kurultay başladı. 3 isim Genel Başkanlık için aday olacaktı. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Soysal adaylıktan çekildi. İstanbul İl Başkanlığı ve Milletvekilliği de yapmış ve Deniz Gezmiş filminde Deniz Gezmiş’i canlandırarak gönüllere giren Berhan Şimşek ve mevcut Genel Başkan Özgür Özel aday olarak katıldı.</p>
<p>Ancak Berhan Şimşek listeyi geç teslim etti. Divan Başkanı Denizli Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve Divan Heyeti bu başvuruyu geçersiz saydı ve tek aday Özel kaldı.</p>
<p>Burada Berhan Şimşek’e parantez açalım. Sanatçı ve partili kimliği ile CHP ye büyük katkılar sağlayan Şimşek’in başvurusu kabul edilmedikten sonrası yaptığı çıkış kurultaya gölge düşürdü. Sevenlerini de üzdü. Dahası yandaş kanallara çıkarak Genel Başkan Özgür Özel’e ‘<strong>Ben parti adına afişler asarken Özgür Özel kısa don giyiyordu’ </strong>sözleri şık olmadı.</p>
<p>Dahası divan heyeti PM listelerin verilmesi konusunda salonda uyarılarını da yapmıştı. Önceki kurultay 2 gün sürdü, uzun uzun konuşmalar yapılmıştı. Bu kurultay adı üzerinde olağanüstü kurultay ve özel bir dönemde yapılan kurultay olayı böyle görmek lazım. Zaman mekan kısıtlamasına sığınmamak gerekir. Öte yandan listeyi bilerek geciktirmek ve kendi hatasını başkalarına fatura etmek Berhan Şimşek gibi parti emektarına yakışmadı. Çünkü bu olay ve çıkışlar muhalefetin ekmeğine yağ sürdü.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>MİLLET BÜYÜKTÜR</strong></p>
<p>CHP’nin 21’inci Olağanüstü Kurultayın teması <strong>&#8221;İrade Milletindir&#8221;</strong> oldu. Neden irade milletindir ona bakalım. Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından, CHP’ye kayyum atanması ihtimali üzerine Özgür Özel’in 21 Mart’ta kurultay kararı almıştı.</p>
<p>O yüzden iradeyi millete bırakmıştı. Ekrem İmamoğlu kurultayla ilgili Sosyal medyada yaptığı paylaşımda şu konuların altını çiziyor ‘Türkiye’nin bu kritik döneminde tüm siyasi partilere, düşünce dünyasına, sivil topluma, sendikalara ve meslek kuruluşlarına da ortak sorumluluğumuzu hatırlatmayı bir borç biliyorum. Egemenliğin millete ait olduğunu, milli iradeye kimsenin dokunamayacağını ve milletin bir kişiden, bir hükümetten, bütün iktidarlardan büyük olduğunu hatırlatmak da boynumuzun borcudur. <strong>Millet büyüktür</strong>.&#8221;</p>
<p>Salona ve oylamaya dönelim;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>KUÇAKLAŞMA VE EL SIKMA</strong></p>
<p>Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde kurultayın yapılacağı salona, Mustafa Kemal Atatürk ve Türk Bayrakları ile Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu&#8217;nun posterleri asıldı. Salonda, &#8220;<strong>Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu&#8217;na Özgürlük</strong>&#8220;, &#8220;Adayımı Yanımda Sandığı Önümde İstiyorum&#8221; ve &#8220;<strong>Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz</strong>&#8221; yazılı pankartlar da yer alırken, salon dışındaki koridorlara da Türk bayrakları ve aynı içerikte pankartlar asılmıştı.</p>
<p>Salonda <strong>1323</strong> delegenin yanı sıra kurultaya, önceki Genel Başkanlar Altan Öymen, Hikmet Çetin, Murat Karayalçın ve Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı. Sosyalist Enternasyonal Onursal Başkanı, eski Yunanistan Başbakanı George Papandreou da kurultayı izleyenler arasında yer aldı.</p>
<p>Özel, salondakilerle selamlaştıktan sonra, Hikmet Çetin, Altan Öymen ve Murat Karayalçın ile kucaklaştı. Ve Ekrem İmamoğlu için ayrılmış ve üzerinde “Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı Adayı” yazılı koltuğun yanında kendisi için ayrılan yere oturdu.</p>
<p>Kemal Kılıçdaroğlu, salona Özgür Özel kürsüde konuşmaya başladığı sırada geldi. Özel konuşmasını tamamlayıp kürsüden indikten sonra Kemal Kılıçdaroğlu ile tokalaştı</p>
<p>Kurultayda Divan Başkanlığının oluşturulmasının ardından Özgür Özel 1 saat 45 dakika süren müthiş bir konuşma yaptı. Özel&#8217;in konuşması &#8220;Mustafa Kemal&#8217;in askerleriyiz&#8221;, &#8220;<strong>İktidar, iktidar</strong>&#8221; sloganlarıyla kesiliyordu ara ara. Kurultayda, Ekrem İmamoğlu’nun gönderdiği mesaj da okundu.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>ÖZEL FİRE VERMEDİ</strong></p>
<p>CHP&#8217;nin 21. Olağanüstü Kurultayı&#8217;nda delegelerin Genel Başkanlık oylaması için 12.30&#8217;da başlayan oy kullanma işlemi 14.15’te tamamlandı.  Özgür Özel, kayıtlı 1323 delegeden 1276’sının katıldığı oylamada, 1171 delegenin oylarıyla yeniden Genel Başkanlığa seçildi. 105 geçersiz oy çıktı.  38&#8217;inci Olağan Kurultay’da birinci turda 682, ikinci turda 812 oy alan Özgür Özel, oylarını 359 artırarak ikinci kez Genel Başkan oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Genel Başkanlık seçiminin ardından, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelikleri için başvurular alınarak, seçimlere geçildi<strong>. PM için 181, YDK için 52</strong> başvuru oldu.</p>
<p>CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı öncülüğünde hazırlanan Denge ve Dayanışma Listesi ile Elazığ Milletvekili Gürsel Erol da &#8220;Ortak Akıl Ortak Vicdan&#8221; başlıklı listesinde 52 kişilik bir liste çıktı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>KONAK-AKBAYRAM TÜRKÜLERİ VE GENÇLER</strong></p>
<p>Kurultayda Antalya&#8217;da kameralara yansıyan, dünya basınına da konu olan Pikaçu karakteri ile Batman karakteri kurultay salonuna taşındı. Madenci baretleri olan gençler ve tüm salon yakın zamanda kaybettiğimiz sanatçılar Volkan Konak ve Edip Akbayram türküleriyle coştu.</p>
<p>Ekrem İmamoğlu’na söylediği “<strong>Herşey güzel olacak</strong>” sözleriyle hafızalara kazınan ve son eylemler sırasında tutuklanan Berkay Gezgin ile Ankara’da öldürülen motokurye Samet Özgül’ün ablası Berna Özgül, Özgür Özel’in Parti Meclisi anahtar listesinde yer aldı.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>    AFYON EKİBİ</strong></p>
<p>Malum bu seçimde de önceki delegeler oy kullandı. Delege sayısı ildeki milletvekili sayısının 2 katı olmasından dolayı Afyonkarahisar da 12 kurultay delegesi yer alıyor.</p>
<p>Yalçın Görgöz 2. Kez parti meclisine girmeyi başardı. Bu arada Yalçın Görgöz’ün  PM deki yakın çalışma arkadaşları Kastamonu önceki dönem İl Başkanı Hikmet Erbilgin ile Aksaray CHP den Ali Abbas Ertürk PM listesinde. Genelde Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ekibi PM de yerlerini korudu.</p>
<p>Özgür Özel, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;na yakın isimlerden eski Grup Başkanvekili Engin Özkoç&#8217;u PM listesine aldı. Ve 2023 Kurultayı&#8217;nda, listeyi delerek PM&#8217;ye giren 8 isimden 5&#8217;ini bu kez kendi listesinden aday gösterdi.</p>
<p>Müslim Sarı, Orhan Sarıbal ve Koza Yardımcı ise Özel&#8217;in listesinde yer almadı.</p>
<p>Ayrı liste çıkaran Oğuzhan Kaan Salıcı’nın listesinde Yardımcı ve Sarıbal&#8217;ın yanı sıra eski parti sözcüsü Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç&#8217; vardı, ama PM yedekte kaldılar.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>YENİ KURULTAY YAKIN MI ?</strong></p>
<p>Olağanüstü kurultayda dahi bu kurultay sonrası en geç 1 yıl içinde yeni bir kurultay beklentisini dillendiriyordu. Ancak ilerleyen zamanlarda CHP yeni bir kurultay daha yapılarak gruplaşmalara yol açmaz. Şimdi yaşanan olaylardan dolayı kenetlenmiş, birlik ve beraberlik içinde seçim sandığını bekleyen bir kitle var.</p>
<p>Öte yandan Özgür Özel Genel Başkanlık koltuğunu pekiştirdi. Son aylarda yaptığı çıkışlar çalışma ve çabasından bunu da görmekteyiz. Ekrem İmamoğlu rüzgarını ve desteğini de aldığını görüyoruz.</p>
<p>Bu kurultay parti üzerindeki puslu havayı da dağıttı.</p>
<p>Sonuçta;</p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi hem Cumhurbaşkanlığı hem de genel seçime yön verecek bir ekibi ile kaldığı yerden yoluna devam edecek.</p>
<p>Mutlu ve aydınlık yarınlara….</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Görmek duymak ve anlamak lazım</title>
		<link>https://www.gazete3.com.tr/gormek-duymak-ve-anlamak-lazim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Akar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Mar 2025 06:28:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Akar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gazete3.com.tr/?p=515149</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Pazar erken saatlerde CHP İl Başkanlığının önüne geldim. CHP’ye üye olanlar bina içinde misafir olanlar ise dışarıda kurulan sandıkta oy kullanıyordu. Toplam 5 sandık vardı. İlerleyen saatlerde yoğunluk artınca hemen bir sandık daha kuruldu. &#160; Cuma Gecesi Zafer Meydanı Cuma gecesi iftar sonrası ülke genelinde olduğu gibi Afyonkarahisar’da da gösteriler vardı. İl Başkanlığı önünde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Pazar erken saatlerde CHP İl Başkanlığının önüne geldim. CHP’ye üye olanlar bina içinde misafir olanlar ise dışarıda kurulan sandıkta oy kullanıyordu. Toplam 5 sandık vardı. İlerleyen saatlerde yoğunluk artınca hemen bir sandık daha kuruldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Cuma Gecesi Zafer Meydanı</strong></p></blockquote>
<p>Cuma gecesi iftar sonrası ülke genelinde olduğu gibi Afyonkarahisar’da da gösteriler vardı.</p>
<p>İl Başkanlığı önünde toplanan 1500 aşkın kalabalık sloganlar atarak Yeşilyol, Ordu Bulvarı üzerinden Zafer Meydanına kadar yürüdü.</p>
<p>Zafer Meydanında CHP’li Belediye Başkanları Devrim Ölmez, Hüseyin Şahin, Berrin Uğurlu ve Selçuk Gönüllü konuştu. DP İl Başkanı Hikmet Bülbül ile CHP Merkez İlçe Başkanı Büşra Dişcioğlu Çetinöz ile İl Başkanı Faruk Duha Erhan da konuşma yaptılar.</p>
<p>Tüm ilçe başkanları kürüye çıkarak alandakileri selamladı. Bolvadin İlçe Başkanı Ömer Çengel’i görmedim. Vekili vardı kürsüde.</p>
<p>Demokrat Parti kökeninden gelen bu dönem CHP’den Dinar Belediye Başkanı seçilen Veysel Topçu da anonsta adı geçmesine rağmen yoktu alanda… O gece belediye meclisi, il genel meclisi ve başkan vekilleri alandaydı. Ama Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal yoktu.</p>
<p>Köksal Pazar günü parti binasında oyunu kullandı ve aynı gece Zafer Meydanı’nda toplanan kalabalığa bir konuşma yaptı. Polisin müdahalesine de karşı koyduğu bilgisi de geldi.</p>
<p>Bu arada son seçimde ittifakta yer alan partilerin DP dışındaki il başkanlarını gözlerim aradı. Göremedim.</p>
<p>Cumartesi günü Basın Odasında Gazeteci dostlarım Ahmet Tunca ve Polat Yılmaz ile 1 saati aşkın süreçte gelişmeleri dinleyenler ile paylaştık. Onlardan gelen soru görüş ve mesajları değerlendirdik.</p>
<p>Cumartesi gecesi soruşturmalar sonuçlandı ve kararlar da tek tek açıklanmaya başladı.</p>
<p>Pazar gününe geçtik.</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Afyon’da 11 bin 295 oy kullanıldı </strong></p></blockquote>
<p>Beklenenin üzerine sandığa bir ilgi vardı.</p>
<p>CHP Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu adına oy kullanılmasında parti üyesi 10 kişi oy kullandı ise misafir/dayanışma sandıklarda bu sayı 4 katına ulaşıyordu. Bu zamana kadar hiç görmediğim kadar genç vardı. Yeni evliler el ele sandığa koşuyordu. Kadını erkeği yaşlısı genci köylüsü kentlisi, işçisinden memuruna, emeklisinden öğrencisine kadar.</p>
<p>CHP İl Yönetimi ve Merkez İlçe Yönetimi de oldukça hazırlıklı ve koordineli olarak çalışıyordu. Zaten 3-4 gün öncesinden tüm üyelere Merkez İlçe Başkanlığı telefonla ulaşarak sandığa çağırmıştı. Hem Genel Merkezden, hem il Başkanlığından gelen mesajlarla sandığa davet de taze tutuluyordu.</p>
<p>Afyonkarahisar’da 3 bin 800 CHP üyesi bulunuyor.</p>
<p>Bu üyelerden sandık başına gelen sayı 2 bin 732 oldu.</p>
<p>Dayanışma/misafir sandığında ise 8 bin 563 oy kullanıldı.</p>
<p>Toplam il merkezinde kullanılan oy 11 bin 295 oldu.</p>
<p>İlçelerde de benzeri tabloları görmek mümkündü.</p>
<p>Türkiye geneline baktığımızda bu 2 milyon 900 bin parti üyesinden sandığa giden oran yüzde 90’lara ulaştı.</p>
<p>Toplam oy kullanan sayısı ise 14 milyon 862 bin oy.</p>
<p>AKP’nin son seçimde aldığı oy 16 milyon 340 bin olduğunu da hatırlatalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Yaşlı Teyze Ve Genç Kız sohbeti</strong></p></blockquote>
<p>Pazar günü oyumuzu kullandıktan sonra bir süre daha alanda bekledim.</p>
<p>Arkadaşlarla sohbet ederken yaşlı bir teyze geldi yanıma. Yürümekte zorluk çekiyor. Sandalye istedi. Gençler sandalye getirdi. Oturdu. Yanında kızı ve torunu var.</p>
<p>Dikkatli dikkatli bana baktı. El hareketi yaparak yakınına çağırdı, ‘Sen gazeteci değil misin’ dedi.</p>
<p>‘Evet’ dedim.</p>
<p>Eğil bakayım dedi ve başladı konuşmaya:</p>
<p>&#8211; ‘Bak oğlum ben 85 yaşımı geçtim. Adım atacak halim ve dermanımda yok. Şu yaşıma kadar da hep Erdoğan’a oy verdim Şimdi bu çocuğa (İmamoğlu) yapılanlar reva mı? Çık yarış en iyisini millet bilir, millet.’</p>
<p>Üç kız yanıma geldi. ‘Bize Z kuşağı diyerek hafife alanlar bakın buradayız. İstanbul, İzmir Ankara her yerde alanlardayız. Sayın bakalım kaç kişiyiz’ diyordu.</p>
<p>Gazeteci merakı ile sordum, ‘İyi de siz neden alana çıktınız?’</p>
<p>Birisi atıldı:</p>
<p>&#8211; ‘Abi ben İstanbul’da okuyorum. Belediyenin yaptığı yurtta kalıyorum. Kent Lokantasında   karnımı doyuruyorum. Bunlar olmamış olsa benim emekli maaşı ile okumam mümkün değil.’</p>
<p>Alanda bazı sohbetlerimiz daha oldu. Onlara bir virgül koyalım. Ve günde yaşananlara bakalım…</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>Süreç nasıl hızlandı</strong></p></blockquote>
<p>Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı aday adayı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı olarak ülkenin dört bir yanından mitingler yapmaya başladı. Erdoğan’ı 4 kez yendiğini ve 5. kez yenmek için cumhurbaşkanı adayı olduğunu anlatıyordu. 23 Mart Pazar günü de sandığa davet ediyordu partilileri.</p>
<p>Önce yatay geçiş yaptığı İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü 30 sene önce alınan diplomayı geçersiz saydı. Ki 3 yıl önce Üniversitenin Dekanlığı bu diplomanın geçerli olduğuna dair görüşünü CİMER’e bildirmişti, yazıda ‘Ekrem İmamoğlu’nun kusuru yoktur ve diploma geçerlidir’ denildi.</p>
<p>Şimdi bu kez dekanlık değil Rektörlük geçiş usulsüz ve diploma geçersiz diyerek İmamoğlu ile birlikte 23 diplomayı da geçersiz sayıyordu. Bizler sakince diploma konusunda son sözü yargının söyleyeceğini bekliyorduk ki turpun büyüğü heybeden fırladı çıktı.</p>
<p>İmamoğlu 19 Mart’ta gözaltına alındı.,</p>
<p>22 Mart’ta adliyeye sevk edildi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı adayı ilan edileceği ön seçimlerin yapıldığı 23 Mart günü tutuklandı. İstanbul Valiliği’nin 19-23 Mart arasında fiili bir sıkıyönetim ilan etmesi, her şeyin haftalar önce planlandığını, birilerinin zaten İmamoğlu’nun tutuklanmasına karar verdiğini ve ilgililere talimat verdiğini gösteriyordu.</p>
<p>İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla ilgili olarak ‘suç örgütünden tutuklandı, kuvvetli suç şüphesi olsa da terörden tutuklanmasına gerek yoktur’ mealindeki açıklama yapıldı.</p>
<p>Bugüne kadar Esenyurt, Beşiktaş ve Beykoz Belediye Başkanları tutuklanmıştı. Ardından bir önceki dönem Sarıyer Belediye Başkanı olan Şükrü Genç tutuklandı. Arada Ataşehir, Kartal, Maltepe gibi belediyelerin personeline operasyon yapıldı. Şimdi Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra Şişli ve Beylikdüzü Belediye Başkanları ile İmamoğlu’nun en yakınındaki isimler ceza aldı.</p>
<p>Bu arada dünya medyası ülkemizdeki basın ve ilimizdeki yerel gazeteler bu süreci bugün nasıl haberleştirdiler onlara bakalım.</p>
<p><strong> </strong></p>
<blockquote><p><strong>Dünya basını gazete ve ajanslarda başlıklar</strong></p></blockquote>
<p>The Guardian: İmamoğlu protestoları &#8216;demokrasi savaşına&#8217; dönüştü.</p>
<p>Le Monde: Türkiye&#8217;nin on yılı aşkındır görülmeyen toplumsal huzursuzluğu.</p>
<p>The Wall Street Journal: Türkiye Erdoğan&#8217;ın ana rakibini tutukladı.</p>
<p>BBC: İstanbul Belediye Başkanı Erdoğan&#8217;a karşı yarışacağı seçim öncesinde tutuklandı.</p>
<p>Reuters: Türk mahkemesi İstanbul Belediye Başkanı İmamoğlu&#8217;nu tutukladı.</p>
<p>Al Jazeera: Türk mahkemesi İstanbul Belediye Başkanı İmamoğlu&#8217;nun tutuklu yargılanmasına karar verdi.</p>
<p>Pazartesi gazete başlıkları</p>
<p>Nefes Gazetesi: ‘Dimdik ayaktayım. Asla eğilmeyeceğim her şey çok güzel olacak.’</p>
<p>Türkiye: ‘İmamoğlu Silivri’de.’Akit: ‘Haramiler Cezaevinde.’ Takvim: ‘EKO sistemin sonu.’</p>
<p>Birgün: ‘Erdoğan’ın tükenişi.’ Korkusuz ‘Bir Ekrem Silivri’de 15 milyon Ekrem sandıkta.</p>
<p>Ve Sözcü Gazetesi: ‘Seçimi kazanma şüphesiyle tutuklandı.’</p>
<p>Aydınlık-Yeni Şafak Karar-Akşam-Posta-Hürriyet yolsuzluk/ tutuklama başlığı var.</p>
<p>Yerel gazetelerde pazar günü yapılan oy kullanılma konusu haber olmuş.</p>
<p>İmamoğlu tutuklama konularına yerelde yok. İki gazete bu oylamayı 1 sayfadan görmüş diğerleri iç sayfada Kadınana ve Ana Haberde hiç yok.</p>
<p>Türkeli: ‘CHP Teşkilatı cumhurbaşkanı adayını belirlemek için sandık başına gitti.’</p>
<p>Afyonşehir:  İç sayfada ‘CHP’de cumhurbaşkanı adaylığı için ön seçim yapıldı’ başlıklı haber ve Basın Odasındaki konuşmaların özeti yer alıyor.</p>
<p>Gazete 3 iç sayfada ‘Aday tek-Oy kullanan çok’ başlığı ve Basın Odasındaki yorumlar gazete sayfasına taşınmış.</p>
<p>Kocatepe 1. sayfadan ‘CHP’de ön seçim ve dayanışma heyecanı yaşandı.’</p>
<p>Odak 1. sayfadan ‘Sonunda Millet kazandı’ başlığı ile İl başkanı Erhan’ın açıklamasına yer verilmiş.</p>
<p>Afyonlu Bakan Göktaş’ın ziyareti, Vali Yiğitbaşı açıklaması, MHP iftar yemeği, ADD seçimi ve benzeri haberler var yerel basında.</p>
<p>Siyasi yolculukta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir şiir okumasından dolayı aldığı cezalardan başlayıp Ergenekon’da PKK’lı Şemdin Sakık gibi gizli tanıklardan yola çıkarak TSK’yı tasfiye etme ve Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un cezaevine atılması. Yetmedi Kozmik odaya girilmesi ve FETÖ yaşattıkları bir film şeridi gibi gözümün önüne hala…</p>
<p>“Bütün tarihsel büyük olaylar ve kişiler, hemen hemen iki kez yinelenir. İlkinde trajedi, ikincisinde komedi olarak.” Denir ya.</p>
<p><strong>O yüzden sokağı dinlemek lazım. Sokaklar caddeler alanlar yalan söylemez…</strong></p>
<p><strong>Yeter ki görmek duymak istensin…</strong></p>
<p><strong>Mutlu ve aydınlık yarınlara…</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
