Diyarbakır’da, 17 yaşındaki lise öğrencisi Kübra Sofioğlu’nun hayatını kaybettiği elim trafik kazasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, tutuklu bulunan 16 yaşındaki sürücü C.G. için 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası istendi.
Kaza Detayları ve İlk İfadeler
İddianamede yer alan bilgilere göre, kaza 6 Mayıs tarihinde merkez Kayapınar ilçesi Mahabat Bulvarı’nda meydana geldi. Sürücü belgesi bulunmayan C.G. yönetimindeki otomobil, yolun karşısına geçmeye çalışan Kübra Sofioğlu’na çarptı. Genç kız, kaza yerinde hayatını kaybetti.
Tutuklu yargılanan C.G., iddianameye yansıyan ifadesinde, olay sırasında amcasına ait araçta üç arkadaşıyla birlikte olduğunu ve hızının yaklaşık 75-80 kilometre olduğunu öne sürdü. Önündeki aracın ani fren yapması üzerine çarpışmayı önlemek amacıyla şerit değiştirdiğini ve bu esnada iki öğrencinin aniden önüne çıktığını iddia etti. Araçta tanık olarak bulunan B.G. ise sürücü C.G.’yi kaza öncesinde yavaşlaması konusunda uyardığını belirtti.

Diyarbakır’da 17 yaşındaki Kübra Sofioğlu’nun öldüğü trafik kazasında ehliyetsiz sürücü tutuklu suça sürüklenen çocuk C.G. hakkında, ‘bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Bilirkişi Raporlarındaki Çelişkiler
Soruşturma dosyasına giren bilirkişi raporları arasında kusur oranları konusunda farklılıklar gözlendi. İlk trafik kazası tespit tutanağında hem yaya Sofioğlu hem de sürücü C.G. kusurlu bulunurken, farklı kurumlar tarafından hazırlanan raporlarda çelişkili sonuçlar yer aldı. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, sürücü C.G.’yi “tali”, hayatını kaybeden Sofioğlu’nu ise “asli” kusurlu olarak değerlendirdi.
İddianamede “Bilinçli Taksir” Vurgusu
Savcılık, Adli Tıp Kurumu raporunun aksine, suça sürüklenen çocuk C.G.’nin “bilinçli taksirle” hareket ettiğini değerlendirdi. İddianamenin sonuç bölümünde, kaza anına ait video görüntüleri üzerinden yapılan incelemelere dikkat çekildi. Uzman bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda, azami hız limitinin saatte 70 kilometre olduğu yolda, sürücünün hızının bilimsel verilerle saatte 145,4 kilometre olarak tespit edildiği vurgulandı.
Ayrıca, tanık beyanları, sürücünün takip mesafesine uymaması, çarpma anında fren lambalarının yanmaması ve en önemlisi sürücü belgesinin bulunmaması gibi unsurlar göz önüne alındığında, C.G.’nin öngördüğü neticenin gerçekleşmeyeceğine olan güvenle hareket ettiği ve bu durumun “bilinçli taksir” koşullarını oluşturduğu belirtildi. Bu gerekçelerle, C.G.’nin “bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma” suçundan cezalandırılması talep edildi.