Açıklamada, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12,19, memur emeklilerine ise yüzde 18,60 oranında zam yapılmasına rağmen, TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 31,07 olarak duyurmasının kabul edilemez olduğu belirtildi. Anahtar Parti’den yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Bu tablo bir hata değildir. Bu tablo bilinçli bir tercihtir. TÜİK kendi açıkladığı enflasyonu yüzde 31,07 olarak ilan ederken, emekliye bunun yarısı bile reva görülmemiştir. Bu durum ekonomik bir zorunluluk değil, vicdani bir çöküştür. Bu rakamlar emekliye açıkça şunu söylemektedir: ‘Sen geçinme. Dayanamazsan çalış. Çalışamazsan aç kal.’ Yıllarca prim ödemiş, bu ülkenin yükünü omuzlamış, alın teriyle emekliliği hak etmiş milyonlarca vatandaşımız bugün hayatta kalma mücadelesine mahkûm edilmiştir. Bugün Türkiye’de emekliler: Et alamaz hale gelmiş, pazara fileyle değil hesap makinesiyle gitmek zorunda bırakılmış, faturasını ödeyip ilacını alamaz duruma düşmüştür. Ve tüm bu gerçeklere rağmen kamuoyuna ‘zam yaptık’ denilmiştir. Buradan açıkça soruyoruz: Enflasyon yüzde 31 ise, emekliye neden yüzde 12 veriyorsunuz? Bu fark kimin cebine gitmektedir? Emekli bu fark yüzünden ekmeğinden mi, ilacından mı, onurundan mı vazgeçecektir? TÜİK’in açıkladığı rakamlarla pazardaki, marketteki fiyatlar arasında artık uçurum değil, derin bir çukur vardır. Etiket başka, kasa başka; söylenen fiyat başka, ödenen fiyat başkadır. Bu düzende rakamlar makyajlanmakta, gerçekler gizlenmekte, bedel emekliye, işçiye ve dar gelirliye ödetilmektedir.”
“BU EKONOMİ YÖNETİMİ İFLAS ETMİŞTİR”
Anahtar Parti, mevcut ekonomi yönetiminin ve sosyal politikaların iflas ettiğini savunarak, emekli maaşlarının derhal gerçek enflasyon oranlarına göre yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu: “Anahtar Parti olarak açıkça ilan ediyoruz: Bu ekonomi yönetimi iflas etmiştir. Bu sosyal politika anlayışı çökmüştür. Emekliyi yoksulluğa mahkûm eden, alın terini yok sayan, hayat pahalılığını rakam oyunlarıyla gizlemeye çalışan bu anlayışı reddediyoruz. Emekliye verilen zamlar derhal gerçek enflasyon oranlarına göre yeniden düzenlenmelidir. TÜİK, iktidarın değil milletin kurumu olmak zorundadır. Emekli sadaka değil, hakkını istemektedir. Bu düzen değişene kadar; emeklinin sesi olmaya, yoksulluğa karşı haykırmaya, adaletsizliğin karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. Çünkü bu millet susarsa, bu adaletsizlik kalıcı hale gelir. Anahtar Parti olarak; emeklilerin, dar gelirli vatandaşlarımızın ve alın teriyle geçinen herkesin yanında olmaya, bu adaletsiz tabloyu dile getirmeye ve çözüm üretmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
