Öne Çıkan

15

1

Image

AK Parti Şuhut ilçe yönetimi toplandı
AK Parti Şuhut İlçe Başkanlığı Başkan Ali Diren başkanlığında Haftalık Olağan İlçe Yürütme ve Yönetim Kurulu Toplantısını sosyal mesafe kurallarına uy..

2

Image

Avşar Maden Suları'na büyük ödül
Şehrimizin öncü markası ve ülkemizin yükselen değeri Avşar Doğal Maden Suyu ile Avşar Karadut & Frenk Üzümü aromalı içeceği Brüksel’de International T..

3

Image

'Maske ve sosyal mesafe çok önemli'
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Başhekimi Mehmet Duran, koronavirüsten korunma noktasında maske kullanımı ve sosyal mesafenin çok önemli olduğunu beli..

4

Image

Türkiye dünya şampiyonu
Dünya İnternet Klavye Şampiyonasında Türkiye 8 madalya kazanarak takım halinde dünya şampiyonu oldu..

5

Image

'Her zaman yanınızdayız'
Şuhut Devlet Hastanesi heyetini ağırlayan Şuhut Belediye Başkanı Recep Bozkurt, belediye olarak sağlık çalışanlarının her zaman yanında olduklarını sö..

6

Image

5 ayda 122 milyon dolarlık ihracat
Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, 2020’nin Mayıs ayında 18 milyon 456 bin dolarlık, 2020’nin ilk 5 ayında ..

7

Image

'Çiftçilere destek verilmeli'
Don olayı nedeniyle tarlalarındaki ekili ürünleri zarar gören çiftçilerle bir araya gelen CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, "Çiftçilerimiz..

8

Image

'SÜRÜMDEN KAZANIN'
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu, yeni açıklanan kredi paketlerinin önemli olduğunu söyleyerek firmalara fiyat artışı..

9

Image

15 milyon 500 bin TL nakdi yardım
Afyonkarahisar'da koronavirüsle mücadele kapsamında Vefa Sosyal Destek Grubu tarafından vatandaşlara 15 milyon 500 bin TL nakdi yardım ulaştırıldı ..

10

Image

'Yönetmelik iptal edilmeli'
Afyonkarahisar Sigorta Acenteleri Derneği Başkanı Bekir Özerdem, sigorta pazarını büyütmek adına Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın çıkardığı yönetmeliğin..

11

Image

'Çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz'
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, 365 oda ve borsa başkanının katılımıyla vi..

12

Image

Tutulmaz'dan teşekkür belgesi
Vali Mustafa Tutulmaz, Biz Bize Yeteriz Türkiyem kampanyasına bağış yaparak destek veren Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı..

13

Image

Vatandaşlar çorbacılara akın etti
Afyonkarahisar’da Covid-19 nedeniyle kapalı olan lokantaların açılmasıyla birlikte kentte vatandaşlar sabahın ilk saatlerinden itibaren soluğu çorbacı..

14

Image

ATSO kurucu ortak olacak
Afyonkarahisar Valiliği, Afyonkarahisar Belediyesi, İl Özel İdaresi'nin kurumsal katkılarının yanı sıra Orman ve Su İşleri Eski Bakanı, Cumhurbaşkanlı..

15

Image

Hırsız yakayı ele verdi
Afyonkarahisar'da 84 yaşındaki bir kadını darp ederek parasını çalan şahıs emniyet ekipleri tarafından yakalandı ..

16

Image

# POLİS KARŞILADI
Seyahat yasağının kalkmasıyla birlikte fuhuş şebekelerinin sosyal medya paylaşımları da arttı. Bunun üzerine harekete geçen Afyon Emniyet Müdürlüğü Ek..

17

Image

'Şehitlikler sular altında kalmayacak'
Afyonkarahisar'ın Sinanpaşa İlçesi'nde yer alan Büyük Taarruzun yaşandığı bölgede, DSİ tarafından yapılması planlanan gölet projesi CHP Afyonkarahisar..

Roma’yı da bizim Hükümet mi yaktı? | Mehmet Emin Güzbey | Gazete3.com.tr
Image

Roma’yı da bizim Hükümet mi yaktı?

Mehmet Emin Güzbey
16.03.2020
Türkiye’nin uluslararası meselelerde artık masada olması, hiç bir ülkeye taviz vermemesinin dışarıdakileri rahatsız etmesini anlıyoruz da...
İçerideki bazı kesimlerin, dışardakilerden daha fazla rahatsız duymalarını ise yadırgıyoruz.
İçeridekilerin her konuda Hükümetimizi, Devletimizi suçlamaları sonrasında insanın ‘Roma’yı da bizim Hükümet mi yaktı?’ diye sorası geliyor.
*
Feryatların asıl nedeni...
Bazı kesimlerin ürettikleri felaket senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Türkiye’nin Suriye’deki operasyonları, Libya’da yaşananlar, corona virüsü, ekonomideki gidişat...
Son olarak ta çekirgelerin Türkiye’yi işgal edeceklerine dair spekülasyonlar.
5 maddede yer alan bu konuların hiç birisi Türkiye’nin tek başına yarattığı sorunlar değil.
Tüm Dünya’nın gündeminde aslında bu sorunlar.
Ama nedense öncelikle bu 5 maddede yer alan konulardan Hükümeti sorumlu tutmak için özel çaba sarfeden bir kesim var.
Onlar ne kadar çaba sarfederse sarfetsin...
Elazığ ve Malatya depremleri başta olmak üzere devletimiz her felaket sonrasında anında müdahale ederek, yardım ve destek organizasyonundaki mükemmeliyet ile tüm dünyaya örnek oldu.
Ekonomideki sıkıntıların ana kaynağı ise Türkiye kaynaklı değil.
Tüm dünya da çeşitli sebeplerden dolayı dalgalanmalar, daralmalar mevcut.
Libya ve Suriye ilgili olarak, ‘orada ne işimiz var?’ diyenlere ne derseniz deyin, bildiklerini okumaya devam edeceklerdir.
Bugün Türkiye’de artık terörden bahsedilmiyorsa, Suriye’deki operasyonlarımız sayesindedir.
Geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu açıkladı.
Dağlardaki terörist sayısı 300’ün altına indi.
Şu anda hem MİT, hem TSK ve hem de TEM’in birlikte yürüttüğü operasyonlar ile de bu sayı da çok daha azaltılacak.
PKK’nın eskisi gibi çok rahat bir şekilde örgüte yeni eleman kazandıramadığı gerçeği de biliniyor.
Aileler de evlatlarına sahip çıkmakta.
Türkiye 40 yılı aşkın süredir PKK ile yaptığı mücadele de artık sona yaklaşmış durumda.
Her yıl terörle mücadele için harcanan milyarlarca dolarlık kaynakta önümüzdeki yıllardan itibaren halkımızın refah düzeyinin artırılmasına harcanacaktır.
İşte tüm mesele budur...
Türkiye’nin ‘süper lige’ çıkacağını anlayanların şimdiki feryat figanlarının asıl nedenlerinden birisi budur.
Hiç bir ülke, karşısında güçlü ve tam bağımsız bir Türkiye istememektedir.
Maalesef içimizdeki işbirlikçileri de o lobicilerin borazanları, işbirlikçileri olmuşlardır.
*
Sağlık Bakanlığı’na tam not...
Corona virüs ile ilgili olarak geçtiğimiz hafta önemli gelişmeler yaşandı.
Okullar tatil, maçlar seyircisiz, yurtdışından belli ülkelerden gelenlerde 14 günlük gözetim altına alınıyor...
Her konuda ülkemizi yetersiz görmeyi vazife haline getirmiş olan bir kesim, yine maalesef özellikle sosyal medya üzerinden karalama kampanyalarına hız kesmeden devam ettiler.
Tek kelime ile bunlara ‘yuh’ demek diyoruz.
Ana Muhalefet Partisi başta olmak üzere tüm muhalefet, Sağlık Bakanlığı’nın tedbirlerini ‘tam ve yeterli’, hatta tüm dünya ya örnek olarak görürken, o belli kesimin eleştirilerinin maksatlı olduğu da bir kez daha görüldü.
*
*
*
Basın özgürlüğü imiş...
HADİ ORDAN !
Her ülkenin en özen gösterilmesi, yıpratılmaması gereken kurumlarının başlarında elbette Devletin istihbarat örgütleri gelmektedir.
Devletimizin istihbarat teşkilatı da MİT’tir.
Ülkemizin tek istihbarat teşkilatı da Milli İstihbarat Teşkilatı değildir.
Emniyet’in, Genelkurmay’ın, Jandarma’nın istihbarat yapılanmaları da vardır.
Çok önceden...
Daha bir kaç yıl öncesine kadar...
Devletimizin bu yasal istihbarat yapılanmaları kendi içlerinde ayrı fraksiyonlar haline gelmiş, bazılarının yurt dışı kaynaklı bazı yapılanmalar ile birlikte hareket ettikleri dile getirilmiş, bazılarının içine Devletimizi yıkmaya yönelik oluşturulan terör örgütlerinin sızdıkları öğrenilmiş, bazılarının da birbirlerinin aleyhine faaliyetlerde bulundukları resmi raporlar ile gündeme gelmişti.
Yani Askeri istihbaratın bir birimi kendi elindeki bilgi ve belgeleri Emniyet istihbarat ile paylaşmıyor, paylaşmayı-paslaşmayı bırakın birbirleri aleyhine operasyonların bile yapıldığı yıllar sonra ortaya çıkmıştı.
15 Temmuz sonrası devletimiz ilk iş olarak öncelikle bu istihbarat birimlerini gözden geçirdi.
Faaliyet alanlarını yeniden belirledi.
Tüm elemanlar tepeden tırnağa her açıdan süzgeçten geçirildi.
Milli İstihbarat Teşkilatı daha güçlü bir yapılanma haline getirildi.
Faaliyet alanı ‘dışarıya’ daha önem verir hale hedeflendi.
İç istihbaratın tüm fonksiyon ve birimlerinin de MİT ile koordinasyon içerisinde olmasına yönelik düzenlemeler yapıldı.
Yani Devletin istihbarat birimleri her biri kendi başına buyruk hareket edemeyecek, sahte isimler adı altında Devletin önemli isimlerinin teknik takiplerini yapamayacak hale getirildi.
Devletimiz istihbarat ile ilgili tüm koordinasyon yetkisini MİT’e verirken, MİT’in karargahını da değiştirdi.
Ve tüm bunlar yapılırken bir yandan da MİT’in yurt dışına kaçan FETÖ/PDY yapılanmasının yöneticileri olmak üzere, Ülkemiz aleyhine faaliyetlerde bulunanların Türkiye’ye getirilmesine yönelik operasyonlarının neticeleri de birer birer alınmaya başlandı.
PKK ve diğer unsurlar ile TSK ve Emniyet’in yaptığı başarılı operasyonların temelinde MİT’in yaptığı çalışmalar yatmaktadır elbette.
Milli İstihbarat Teşkilatı, Genel Kurmay ve Emniyet Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’nın yaptıkları ortak çalışmalar neticesinde gelinen nokta başta İsrail ve Amerika olmak üzere pek çok ülkenin dikkatini çekmekte ve bugüne kadar ki kurgulamalarının artık işe yaramaz olduğunu görmektedirler.
İşte bundan dolayı, öncelikle MİT’in yıpratılmasına yönelik çalışmalara dış mihraklar ile iç uzantıları hız vermişlerdir.
MİT Tırları ile ilgili yaşananlar hafızalarda tazeliğini korurken, bu kez Libya’daki çalışmalar bahane edilerek yıpratılma kampanyası malum yapılanmalar tarafından yapılmaktadır.
İşin ilginç yanı da devletin yasal kurumu olan MİT’in faaliyetlerinin kamuoyuna aktarılması, MİT mensuplarının isimlerinin açıklanması kanunen yasak olmasına rağmen bunu medya vasıtasıyla yayanların tutuklanmasını savunmak için ‘Basın Özgürlüğü’ kisvesi altında yapmaları hiç bir şekilde kabul edilemez.
Milli menfaatler ve devletimizin güvenliği söz konusu olduğunda her şey bir kenardadır.
Türkiye Medyası da ‘milli hassasiyetler’ konusunda titiz olmalı, bilerek veya bilmeyerek düşmanlarımızın değirmenlerine su taşımamalıdır.
MİT’in faaliyetlerini kamuoyuna aktaranlara karşı devletimiz yapılması gerekeni yapmaktadır ve bundan sonra da elbette katıksız olarak yapılması gereklidir.
Bilerek veya bilmeyerek bu konuda söylemler içerisinde olanlar, kimlerle aynı gemiye bindiklerini sorgulamalıdırlar.
*
*
*
Binali Yıldırım’dan Afyon notları...
Son Başbakanımız Binali Yıldırım gençler buluşmak için Afyon’a gelmiş ve sonrasında bir kaç ziyarette bulunmuştu.
Binali Yıldırım salı akşamı Afyon’dan Ankara’ya gittikten sonra ertesi gün Çarşamba bir öğlen yemeğinde dostları ile buluştu.
‘Kaz’ eti yenildi öğle yemeğinde.
Konu ‘Afyon’ idi.
Bol bol Afyon konuşuldu.
Yemekte kimler vardı...
Binali Yıldırım, Cemil Çiçek, Necati Çetinkaya, Ali Coşkun ve Yavuz Donat.
Dedi ki Binali Yıldırım yemekteki dostlarına;
- Vali gayretli.
- Afyon müthiş ilerlemiş.
- Gençler harika.
- Afyon ilk müracaatında UNESCO’nun Gastronomi Yaratıcı Şehirler Ağı’na alınmış.
- Yüksek Hızlı Tren Ankara-Afyon ve sonrasında İzmir hattı tamamlandığında Afyon’u tutabilene aşkolsun.
Yemekteki dostları da Afyon ile pek çok notlarını, anılarını paylaştılar Binali Yıldırım ile.
En çok ta Yavuz Donat anlattı Afyon’u.
Yemekten sonra Cemil Çiçek ile Yavuz Donat tavla müsabakasında bir kez daha karşı karşıya geldiler.
Tavla bahane, sohbet şahaneydi.
Tavla oynarken bile Afyon’u konuştular.
Üçüncü sete uzayan tavla müsabakasının sonucu 2-1 diyelim ama, kazananı yazmayalım...
*
*
*
Hayırlı olsun...
Geçtiğimiz hafta Afyon Basın Yayın Derneği’nin Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı.
7 kişilik Yönetim Kurulumuz daha da güçlendirildi ve Yönetim Kurulu Üye sayımız 11’e çıkartıldı Genel Kurulun oy birliği ile.
Ve yine oy birliği ile Hakkı Özsoy Onursal Başkanlığa seçilirken, İsmail Akar, Ömer Elçi ile Faruk Kılınç’ta Yönetim Kurulu’nun yeni üyeleri olarak seçildiler.
Birlik ve beraberlik içerisinde yapılan Genel Kurul ile kurulduğu günden itibaren aynı hassasiyetle yoluna devam eden Derneğimizin tüm üyelerini ve emeği geçenleri bir kez daha kutluyorum.
Bir not daha aktaralım...
Yönetim Kurulu’na yeni seçilen üç arkadaşımızın, Yönetim Kurulu’na girmek gibi bir talepleri olmamıştı.
Mesleki başarıları ve meslek etiklerine olan bağlılıkları nedeniyle O arkadaşlarımızı, tüm Yönetim Kurulu Üyelerimiz oy birliği ile Genel Kurul’a önerdiler ve Genel Kurulu’muzda bu arkadaşlarımızı oy birliği ile seçtiler.
Tebrik ediyorum ve başarılı çalışmalarının devamını diliyorum.
Hayırlı olsun.
*
*
*
Tebrikler Dilara...
Gençlerimiz her zaman göğsümüzü kabartıyor.
Uzun yıllar sarraflık mesleğimde birlikte olduğumuz Ali Uğur Bayraşa’nın torunu Dilara Diler’de göğsümüzü kabartan gençlerimizden, hemşerilerimizden.
Dilara Diler, Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Bilim İnsanı Yetiştirme Yarışması’na katılmıştı.
Yüzden fazla proje içerisinde ilk 12 yarışmacı arasına girmeyi başarmıştı Dilara Diler.
Yapılan son değerlendirmede de Türkiye üçüncüsü oldu Dilara Diler ve 9 yıl boyunca Tıp Fakültesi’nin tam bursunu almaya hak kazandı.
Bahçeşehir Üniversitesi’nin Yönetimi de geçtiğimiz hafta Dilara Diler ile bir sözleşme imzaladı.
Tebrik ediyorum Dilara’yı, dedesi Ali Uğur Bayraşa ile Diler Ailesi’ni.
*
*
*
YARIN...
ERBAKAN HOCA’NIN GİZLİ ZİYARETLERİ



Yorum Birakabilirsiniz.


İlk Yorum Yazan Siz Olun..
YAZARIN DIGER MAKALELERI
28.05.2020
28.05.2020
28.05.2020
OZEL HABERLER