Öne Çıkan

15

1

Image

Müjdeyi Nihat Sarı verdi

Dinar Belediye Başkanı Nihat Sarı’nın seçim beyannamesinde bulunan Galericiler Sitesi projesi için son aşamaya gelindi...

2

Image

Afyonkarahisar’da 6.8 deprem olabilir
Afyon Kocatepe Üniversitesi Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Çağlar Özkaymak, Afyonkarahisar’ın Denizli’ye yakın bölgelerinde bulu..

3

Image

Afyon Belediyespor’da YÖNETİM İSTİFA ETTİ

Basketbol Süper Ligi’ndeki temsilcimiz Afyon Belediyespor’da yönetim kurulu üyeleri dün yazılı bir açıklama yaparak görevlerinden istifa ettikler..

4

Image

Hep beraber güzel hizmetler yaptık

Vali Mustafa Tutulmaz son yayınlanan 08/08/2019 tarihli ve 268 sayılı Cumhurbaşkanlığı Atama Kararı ile başka illere tayin olan Vali Yardımcıları..

5

Image

Şehit yakınları için duygulandıran "reçete"

Afyonkarahisar Kamu Hastaneleri Birliği Başkanı Opr. Dr. Kadir Gökhan Saçkan'ın, personele hitaben, şehit yakınlarının hastanelerde daha iyi şart..

6

Image

Proje onaylandı

Dinar İlçesine Zafer Kalkınma Ajansı Destek Projesiyle 2 adet beceri atölyesi kurulacak...

7

Image

Uygulamalı girişimcilik eğitimi için mülakat yapıldı

ATSO’da 22 Ağustos’ta başlayacak Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi için mülakat yapıldı. ..

8

Image

Zafer Haftası nedeniyle müsabakalar düzenlendi


Zafer Haftası nedeniyle değişik branşlarda düzenlenen spor müsabakaları 24-31 Ağustos tarihleri arasında yapılacak...

9

Image

Basketbolda 3x3 heyecanı yaşanacak

31 Ağustos-1 Eylül 2019 tarihlerinde Zafer Meydanı’nda düzenlenecek olan 3x3 Basketbol Turnuvası’na başvuruların devam ettiği bildirildi

..

10

Image

Tanrıkulu için veda yemeği düzenlendi

Çay Kaymakamı Erol Tanrıkulu için ilçede veda yemeği düzelendi.
..

11

Image

Saltanat Kayığı hizmete sunuldu

Bölgenin sayılı doğal güzellikleri arasında kendine yer bulan, ünü Türkiye’de hızla yayılan, sosyal medya aramalarında her geçen gün yükselişte o..

12

Image

Kilis Belediyespor’da çalışmalar iyi gidiyor

İkinci etap kamp çalışmaları için Afyonu tercih eden Kilis Belediyespor ’da teknik direktör Hasan Basut kamp yapacakları otele sabah saatlerinde ..

13

Image

Şahin, adli yıl açılış törenine katılacak

Afyonkarahisar Baro Başkanı Turgay Şahin, "2 Eylül'de yapılacak adli yıl açılış töreni, yargının bu strateji belgesine (Yargı Reformu Strateji Be..

14

Image

Özkaya; “Problemler kısa sürede çözülecek”

AK Parti Milletvekili Av. Ali Özkaya Karayolları Genel Müdürü Abdulkadir Uraloğlu’na nezaket ziyaretinde bulundu. ..

15

Image

Sadem organik ürünlerini reklam filmiyle tanıttı


Bir Özdilek markası olan Sadem, özel olarak ürettiği organik ürünlerinden oluşan koleksiyonunu, yayınladığı reklam filmiyle kullanıcılarının..

16

Image

Hastaneye kaldırılan motosiklet sürücüsü yaşamını yitirdi

Denizli'nin Çivril ilçesinde dün otomobilin çarptığı motosiklet sürücüsü, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
..

17

Image

İmzalar atıldı

Vali Tutulmaz, Özel Eğitim Uygulama Okulunun protokolünü imzaladı...

AFYON’DA 19 MAYIS KUTLANDI MI? | İbrahim Demirkan | Gazete3.com.tr
Image

AFYON’DA 19 MAYIS KUTLANDI MI?

İbrahim Demirkan
23.05.2019


Memlekette iki tür bayram kutlanıyor.
Birisi dini öteki milli bayram(lar).
Birisi inancın gereği diğeri milli şuurun temel taşını oluşturur.
*
Dini bayramlar İslamiyet ile özdeşleşirken milli bayramlar Cumhuriyet ile yakın ilişkilidir.
*
Bayramlar Türkiye Cumhuriyeti’nin milli ve manevi yapıtaşlarıdır, tuğlalarıdır.
Ayırt edilemezler.
Birisi ötekine tercih edilemez.
Dini bayramlar ne kadar elzem ise milli bayramlarda o kadar elzemdir bu vatan için.
*
Vatanın sınırları, bekası ve ortak paydası milli mücadele ile şekillenirken maneviyatı, içtimai düzeni ve ahiret hayatı din marifetiyle tasarlanır.
Dolayısıyla, milliyetçilik ve muhafazakarlığın uygun kıvamda harmanlandığı bir ülke kimseye eyvallah etmez.
*
Türklerde bayrak kutsaldır, namustur, vatandır…
Başka ülkelerin bayrakları ile kıyaslanamaz.
Rengini şehitlerin kanından almıştır.
Bu ülkede, bir yakınını şehit vermemiş bir vatandaş göremezsiniz.
*
Bu topraklar nelere şahit oldu.
Kimler geldi kimler geçti.
Malazgirt ile başladı.
İstanbul fethedildi.
Sakarya zaferi Türk’ün gücünü gösterdi.
Alparslan’dan Atatürk’e bayrak yere düşürülmedi.
Mutlaka bir bahtı kara çıkıp canı pahasına sancağı tepeye dikmeye talip oldu.
Hasta adam olsa da baş edemediler.
Dahili ve harici güçler tüm kudretleri ile bu ülkenin bekasına kast etti.
Ve ediyorlar…
*
Milli değerlere hem içeriden hem de dışarıdan saldırılar başladı.
Hassas noktalara müdahaleler artma eğiliminde.
Milli birlik ve beraberliğin çimentosunu bozmaya çalıştılar.
Beton gibi manevi değerleri zayıflattılar.
Türküm diyenin mutlu olmadığı,
Öğünüp, çalışıp ve güvenecek ortamın mazileşmeye yüz tuttuğu zamanları yaşıyoruz.
*
Şu bir gerçektir;
Türklerden bayrağı çekip alırsanız geriye içi boş bedenler kalır.
Mankurtlar türer.
Türklerden sancağı çekip alırsanız istikamet şaşar.
Hele dini çekip alırsanız ahlak dibe vurur.
Ahlakın olmadığı toplumlar Sodom ve Gomore’ye döner.
*
Son senelerde milli bayramlarda heyecan ve hevesin kademeli olarak zayıfladığını, zayıflatıldığına müşahede ediyorum.
Milli bayramlar, sanki kapalı salonlara sıkıştırılmış gibi izole ortamlarda kutlanıyor! Katlanılıyor gibi!!!
Hani derler ya “Nerede o eski bayramlar?”
Gerçekten “Nerede o eski bayramlar?”
*
Geçmişteki bayramlarda halk bir meydana toplanır, millet bir araya gelir.
Törene eşraf, esnaf, öğrenci, işçi, işsiz, ihtiyar, genç, kız, erkek, amir, memur hemen herkes iştirak ederdi.
Simitçi, çaycı, pamuk şekerci, oyuncakçı, uçan baloncu, manav, köfteci, gazozcu, patlamış mısırcı tezgahını kurar ya nasip derdi.
Herkesin elinde Türk bayrağı heyecanla sallanırdı.
Tüm binalara, pencerelere, balkonlara al bayrak asılırdı.
*
Okulların hazırladıkları faaliyetler ve gösteriler yapılırdı.
Şiirler okunur. Marşlar söylenir.
Milli duygular cilalanır.
Vatana sadakat parlatılırdı.
*
Mülki amir ve protokol tören alanını bir araç üzerinde gezerek halkın ve milletin bayramını kutlardı.
*
Askeri geçit töreni herkesin tüylerini diken diken eder, insana bir titreme gelirdi.
Uygun adım marşla yürüyen askerler zemini sarsar ve sivillere güven verirdi.
*
Hele, Mehter takımı varsa alanda,
Duygular zirve yapar, insanlar vatanı için canını verecek kıvama getirilirdi.
Vatan düşmanı kahredilir, melun zilleti çekmesi arzu edilirdi.
Altın güneş orda sırmalar saçarken,
İsimler yazılırdı mücevher taşlara,
Açık alınla çıkılırdı her cendereden,
Hakka tapan milletindi istiklal,
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştaki gençler zıpkın gibi dizilirdi tören alanına.
Bayraklar ve sancakların resmigeçidi ayakta ve hazır olda izlenirdi.
*
Gece fener alayları tertip edilirdi.
Askerler ellerinde meşaleler ve marş söyleyerek askeri araçların üzerinde caddelerde geçiş yaparlardı.
*
Eskiden herkesimden herkes bayram kutlamaları için tören alanına giderdi.
Sahi, Afyon’da 19 Mayıs kutlama töreni yapıldı mı?
*
Bu vatanın nasıl kazanıldığına dair bir hikaye;
Bir hanımefendi diyor ki;
1919 yılı idi. İstanbul baştan aşağı İngilizlerin işgali altındaydı. Liseyi yeni bitirmiştim.
Güzel bir kızdım.
Dünür gelmeye başladılar.
Biri avukatmış.
Gösterdiler uzaktan, boylu poslu yakışıklı bir delikanlıydı, beğendim.
Nişanlandık.
Nişanlımı seviyordum.
Mutlu bir yuva kurmak hevesi ile lamba ışığının altında sabahlara kadar oyalar örüyor, çeyizler hazırlıyordum.
Ama çok geçmedi ki mahallede bir dedikodu yayıldı.
(Ayşe’nin nişanlısı avukat değilmiş, ipsizin biriymiş, üstelik cami önlerinden tabut taşıyarak karnını doyuruyormuş) dediler.
Alt üst oldum.
Babam götürdü, uzaktan izledik, gerçekten de tabut taşıyordu…
Yıkıldım.
Nişanı atıp, ayrıldık.
Aradan 5 yıl geçti.
Evlenmiştim,
Bir de çocuğum olmuştu.
1924 yılıydı.
Artık ülkemiz özgürdü.
Bir gün Beyoğlu’nda rastladım ona.
Oğlum yanımdaydı.
Beni görünce titredi, ceketini düğmeledi.
Saygı göstererek durdu önümde.
Vaktiniz varsa size bir çay ikram etmek isterim, dedi.
Olur, dedim.
Bir büroya girdik.
Burası bir avukatlık bürosuydu ve kapıda adı yazıyordu.
İçerde yardımcıları çalışıyordu.
Siz gerçekten avukat mısınız, dedim.
Evet, dedi.
Peki, avukatsınız da neden cami önlerinden tabut taşıyordunuz, diye sordum.
Durdu, başı öne eğildi.
Beni affedin, dedi.
İstanbul işgal altındaydı,
Her taraf İngiliz askeri kaynıyordu.
Her şeyi didik didik arıyorlardı.
Biz de Anadolu’ya, Milli Kuvvetler’e ancak cenaze süsü vererek tabutlarla silah kaçırıyorduk.
Bu ülke için hayati bir işti.
Bunu size bile söyleyemezdim…
Bu vatanı canlarını ve aşklarını feda edebilenlere borçluyuz.
(Kaynak: Enver Haykır)

Yorum Birakabilirsiniz.


İlk Yorum Yazan Siz Olun..
YAZARIN DIGER MAKALELERI
21.08.2019
21.08.2019
21.08.2019
OZEL HABERLER