Öne Çıkan

15

1

Image

Karakol ailesinin acı günü
MÜSİAD Afyonkarahisar Şube Başkanı Ahmet Karakol’un amcası Süleyman Karakol, vefat etti. Merhum Karakol, Tınaztepe beldesinde son yolculuğuna uğurland..

2

Image

'Biz birlikte güçlüyüz'
Afyonkarahisar Basın Yayın Derneği Başkanı Sezer Küçükkurt ve yönetim kurulu üyeleri, kuruluşunun 16. yılı nedeniyle Kadınana Gazetesi’ne bir kutlama ..

3

Image

Özdilek engellileri unutmadı
Özdilek Afyonkarahisar, 3 Aralık Engelliler Günü dolayısıyla özel eğitim ve rehabilitasyon gören çocuklara, ev sahipliği yaptı. Afyonkarahisar Özel Eğ..

4

Image

Sorunlar tespit edildi ÖNERİLER SUNULDU
Afyonkarahisar’da, 27 Kasım’da düzenlenen Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı’nda; kentimizle ilgili sorunlar belirlenerek sorunların gideril..

5

Image

‘Çalışmalarımız artarak devam edecek’
Engelliler Meclisi üyelerini makamında ağırlayan Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, Afyonkarahisar Belediyesi’nin engellilere yönelik çalışmalarının arta..

6

Image

Afyon mutfağı gökyüzünde tanıtılıyor
Türk Hava Yolları’nın (THY) kabin içi dergisi olan ve ayda yaklaşık 500 bin tirajıyla Türkiye’nin en fazla okunan dergisi Skylife’ın, aralık sayısı çı..

7

Image

‘Hizmetlere ve görevlerinize odaklanın’
Kızılören ilçesinde muhtarlarla bir araya gelen Vali Mustafa Tutulmaz, vatandaşlara hizmet noktasında muhtarlara büyük görevler düştüğünü söyleyerek; ..

8

Image

Kaplıca misafirleri ilçeyi geziyor
Sandıklı Hüdai Kaplıcaları’na gelen misafirlere, Sandıklı ilçe turları devam ediyor. ..

9

Image

Tiyatro Festivali düzenlenecek
Afyonkarahisar Belediye Meclisi, 2019 yılının son toplantısını yaptı. Toplantıda; Liselerarası Tiyatro Festivali düzenlenmesi için belediye ile İl Mil..

10

Image

SEVGİ BOHÇALARI ARMAĞAN EDİLECEK
Sevgi Bohçası protokolü
AFSÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Türk Kızılayı Afyonkarahisar Şubesi arasında “Sevgi Bohçası” iş birliği proto..

11

Image

‘Herkesi kucaklayalım’
Vali Mustafa Tutulmaz, Evciler ilçesinde muhtarlara çağrıda bulunarak vatandaşlara hizmet noktasında herkese eşit davranılması gerektiğini belirterek,..

12

Image

Askerlere mektup yazdılar
Afyonkarahisar’da anaokulu öğrencileri, İl Jandarma Komutanlığı’nı ziyaret etti. Ziyarette anaokulu öğrencileri askerlere yazdığı mektupları iletilmek..

13

Image

‘Yaşam standartlarını yükselteceğiz’
Yeniden Refah Partisi İl Başkanı İbrahim Derviş Suna; Yeniden Refah Partisi iktidarında, vatandaşların yaşam standartlarının yükseltileceğini söyledi...

14

Image

‘Engelleri hep beraber aşacağız’
Afyonkarahisar protokolü, 3 Aralık Engelliler Günü dolayısıyla mesajlar paylaştı. Engellilerin, hayatın önemli bir parçasının olduğunun ifade edildiği..

15

Image

Camiler restore edilecek
Sandıklı Belediye Başkanı Mustafa Çöl, ilçede bulunan Hamamönü ve Müradin camilerinin restore edilmesi için Kütahya Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Aydın’..

16

Image

6 bin fidan dağıtıldı
Afyonkarahisar Orman İşletme Müdürlüğü tarafından İscehisar ilçesinde 6 bin adet fidan dağıtıldı. ..

17

Image

Kooperatifler Fuarı düzenlenecek
Ticaret Bakanlığı tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan Türkiye Kooperatifler Fuarı "Küresel Ekonomiye Kooperatif Etkisi" teması ile 5-8 Aralık..

AFYON’DA 19 MAYIS KUTLANDI MI? | İbrahim Demirkan | Gazete3.com.tr
Image

AFYON’DA 19 MAYIS KUTLANDI MI?

İbrahim Demirkan
23.05.2019


Memlekette iki tür bayram kutlanıyor.
Birisi dini öteki milli bayram(lar).
Birisi inancın gereği diğeri milli şuurun temel taşını oluşturur.
*
Dini bayramlar İslamiyet ile özdeşleşirken milli bayramlar Cumhuriyet ile yakın ilişkilidir.
*
Bayramlar Türkiye Cumhuriyeti’nin milli ve manevi yapıtaşlarıdır, tuğlalarıdır.
Ayırt edilemezler.
Birisi ötekine tercih edilemez.
Dini bayramlar ne kadar elzem ise milli bayramlarda o kadar elzemdir bu vatan için.
*
Vatanın sınırları, bekası ve ortak paydası milli mücadele ile şekillenirken maneviyatı, içtimai düzeni ve ahiret hayatı din marifetiyle tasarlanır.
Dolayısıyla, milliyetçilik ve muhafazakarlığın uygun kıvamda harmanlandığı bir ülke kimseye eyvallah etmez.
*
Türklerde bayrak kutsaldır, namustur, vatandır…
Başka ülkelerin bayrakları ile kıyaslanamaz.
Rengini şehitlerin kanından almıştır.
Bu ülkede, bir yakınını şehit vermemiş bir vatandaş göremezsiniz.
*
Bu topraklar nelere şahit oldu.
Kimler geldi kimler geçti.
Malazgirt ile başladı.
İstanbul fethedildi.
Sakarya zaferi Türk’ün gücünü gösterdi.
Alparslan’dan Atatürk’e bayrak yere düşürülmedi.
Mutlaka bir bahtı kara çıkıp canı pahasına sancağı tepeye dikmeye talip oldu.
Hasta adam olsa da baş edemediler.
Dahili ve harici güçler tüm kudretleri ile bu ülkenin bekasına kast etti.
Ve ediyorlar…
*
Milli değerlere hem içeriden hem de dışarıdan saldırılar başladı.
Hassas noktalara müdahaleler artma eğiliminde.
Milli birlik ve beraberliğin çimentosunu bozmaya çalıştılar.
Beton gibi manevi değerleri zayıflattılar.
Türküm diyenin mutlu olmadığı,
Öğünüp, çalışıp ve güvenecek ortamın mazileşmeye yüz tuttuğu zamanları yaşıyoruz.
*
Şu bir gerçektir;
Türklerden bayrağı çekip alırsanız geriye içi boş bedenler kalır.
Mankurtlar türer.
Türklerden sancağı çekip alırsanız istikamet şaşar.
Hele dini çekip alırsanız ahlak dibe vurur.
Ahlakın olmadığı toplumlar Sodom ve Gomore’ye döner.
*
Son senelerde milli bayramlarda heyecan ve hevesin kademeli olarak zayıfladığını, zayıflatıldığına müşahede ediyorum.
Milli bayramlar, sanki kapalı salonlara sıkıştırılmış gibi izole ortamlarda kutlanıyor! Katlanılıyor gibi!!!
Hani derler ya “Nerede o eski bayramlar?”
Gerçekten “Nerede o eski bayramlar?”
*
Geçmişteki bayramlarda halk bir meydana toplanır, millet bir araya gelir.
Törene eşraf, esnaf, öğrenci, işçi, işsiz, ihtiyar, genç, kız, erkek, amir, memur hemen herkes iştirak ederdi.
Simitçi, çaycı, pamuk şekerci, oyuncakçı, uçan baloncu, manav, köfteci, gazozcu, patlamış mısırcı tezgahını kurar ya nasip derdi.
Herkesin elinde Türk bayrağı heyecanla sallanırdı.
Tüm binalara, pencerelere, balkonlara al bayrak asılırdı.
*
Okulların hazırladıkları faaliyetler ve gösteriler yapılırdı.
Şiirler okunur. Marşlar söylenir.
Milli duygular cilalanır.
Vatana sadakat parlatılırdı.
*
Mülki amir ve protokol tören alanını bir araç üzerinde gezerek halkın ve milletin bayramını kutlardı.
*
Askeri geçit töreni herkesin tüylerini diken diken eder, insana bir titreme gelirdi.
Uygun adım marşla yürüyen askerler zemini sarsar ve sivillere güven verirdi.
*
Hele, Mehter takımı varsa alanda,
Duygular zirve yapar, insanlar vatanı için canını verecek kıvama getirilirdi.
Vatan düşmanı kahredilir, melun zilleti çekmesi arzu edilirdi.
Altın güneş orda sırmalar saçarken,
İsimler yazılırdı mücevher taşlara,
Açık alınla çıkılırdı her cendereden,
Hakka tapan milletindi istiklal,
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştaki gençler zıpkın gibi dizilirdi tören alanına.
Bayraklar ve sancakların resmigeçidi ayakta ve hazır olda izlenirdi.
*
Gece fener alayları tertip edilirdi.
Askerler ellerinde meşaleler ve marş söyleyerek askeri araçların üzerinde caddelerde geçiş yaparlardı.
*
Eskiden herkesimden herkes bayram kutlamaları için tören alanına giderdi.
Sahi, Afyon’da 19 Mayıs kutlama töreni yapıldı mı?
*
Bu vatanın nasıl kazanıldığına dair bir hikaye;
Bir hanımefendi diyor ki;
1919 yılı idi. İstanbul baştan aşağı İngilizlerin işgali altındaydı. Liseyi yeni bitirmiştim.
Güzel bir kızdım.
Dünür gelmeye başladılar.
Biri avukatmış.
Gösterdiler uzaktan, boylu poslu yakışıklı bir delikanlıydı, beğendim.
Nişanlandık.
Nişanlımı seviyordum.
Mutlu bir yuva kurmak hevesi ile lamba ışığının altında sabahlara kadar oyalar örüyor, çeyizler hazırlıyordum.
Ama çok geçmedi ki mahallede bir dedikodu yayıldı.
(Ayşe’nin nişanlısı avukat değilmiş, ipsizin biriymiş, üstelik cami önlerinden tabut taşıyarak karnını doyuruyormuş) dediler.
Alt üst oldum.
Babam götürdü, uzaktan izledik, gerçekten de tabut taşıyordu…
Yıkıldım.
Nişanı atıp, ayrıldık.
Aradan 5 yıl geçti.
Evlenmiştim,
Bir de çocuğum olmuştu.
1924 yılıydı.
Artık ülkemiz özgürdü.
Bir gün Beyoğlu’nda rastladım ona.
Oğlum yanımdaydı.
Beni görünce titredi, ceketini düğmeledi.
Saygı göstererek durdu önümde.
Vaktiniz varsa size bir çay ikram etmek isterim, dedi.
Olur, dedim.
Bir büroya girdik.
Burası bir avukatlık bürosuydu ve kapıda adı yazıyordu.
İçerde yardımcıları çalışıyordu.
Siz gerçekten avukat mısınız, dedim.
Evet, dedi.
Peki, avukatsınız da neden cami önlerinden tabut taşıyordunuz, diye sordum.
Durdu, başı öne eğildi.
Beni affedin, dedi.
İstanbul işgal altındaydı,
Her taraf İngiliz askeri kaynıyordu.
Her şeyi didik didik arıyorlardı.
Biz de Anadolu’ya, Milli Kuvvetler’e ancak cenaze süsü vererek tabutlarla silah kaçırıyorduk.
Bu ülke için hayati bir işti.
Bunu size bile söyleyemezdim…
Bu vatanı canlarını ve aşklarını feda edebilenlere borçluyuz.
(Kaynak: Enver Haykır)

Yorum Birakabilirsiniz.


İlk Yorum Yazan Siz Olun..
YAZARIN DIGER MAKALELERI
04.12.2019
04.12.2019
04.12.2019
OZEL HABERLER